Etiketler

Dışişleri elçiliklere kripto geçti ‘2015’ alarmı verdi

1915 olaylarının 100. yıldönümü olan 2015 için sözde Ermeni Diasporası’nın tüm dünyada başlattığı propaganda çalışmaları Dışişleri Bakanlığı’nı da harekete geçirdi, büyükelçiliklere “Dikkatli olun. Diaspora ile yakın temasa geçerek, bu faaliyetleri engelleyin” denildi.

Baskın Oran: Bu bir ‘tek maddelik devrim’ olmaktan uzak

Baskın Hoca her zamanki çarpıcı ve net üslubuyla durumu özetledi.  “Tamam. AKP hükümetleri şimdiye kadarki bütün Cumhuriyet hükümetlerinden daha fazla eğildi Gayrimüslim sorunlarına. Fakat bu bir “tek maddelik devrim” olmaktan uzak. Kamulaştırmaları ve satışları dışarıda bırakıyor. Kamulaştırmaların çoğu zaten birer gasptan ibaret. Satışlarda ise, devlet el koyup eski malike bedavadan iade etmiş, o bir daha satmış. Ne tazminatını kimden alacaksın?

Kâfirlerin malları nasıl geri verilir

Roni Margulies
“Savaştan kaçarken bırakılan mallar” yanılgısı nereden çıkmış acaba? “Ermeniler bizi savaşta arkamızdan vurdu” iddiasının akrabası olsa gerek. Ama Ermeniler kaçmadı ki yahu, devlet eliyle, zorla, göç ettirildiler. Sonra başlarına neler geldiği malûm. Bu yanılgı ne kadar yaygındır, bilemiyorum, ama n’olur n’olmaz, arkadaşıma şu cevabı yazdım:“İade edilen mülkler savaştan (veya herhangi başka bir şeyden) kaçan azınlıkların malları değil. ‘Kaçmak’ hiç söz konusu değil.Bu mülkler bireylerin değil, azınlık vakıflarının mülkleri. Bu vakıfların pek çoğu Osmanlı döneminde kurulmuş. Çoğu bir ibadethaneye, okula, ihtiyarlar yurduna veya mezarlığa gelir temin etmek için kurulmuş; bu gelirle kilise veya okulun yaşaması sağlanıyor. 

Kaçak Ermeni'lere okul yolu

Türkiye'de çalışan Ermenilerin çocuklarına okul kapıları açıldı. Ancak bu tablonun arkası, şimdilik o kadar da pembe değil...Dün Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre aileleriyle birlikte ‘gayri resmi’ olarak Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklar, misafir öğrenci olarak, azınlık okullarına kabul edilecek. Çocuklar, Üsküdar Kalfayan, Feriköy Merametçiyan ve Kumkapı Bezciyan dahil 10 kadar okulda eğitim görecek.Yaklaşık 1000 kadar Ermeni çocuğun hayatını yakından ilgilendiren haber sevindirici olsa da, bir dizi sorunu da gündeme getirdi. Çünkü halen 14’ü ilköğretim, 5’i lise, biri de bağımsız anaokulu olarak 3 bin öğrenciye hizmet veren Ermeni okullarının başta altyapı, eğitim materyali, eğitmen ve maddi eksikliklerden oluşan bir dizi sorunu bulunuyor.

Gayrimüslim hakları

Ali Bulaç
Türkiye'nin temel bir zihniyet dönüşümü yaşamasına ihtiyacı vardır… Gayrimüslimlerin ağır mahrumiyetlere uğradığı yer Türkiye'nin cumhuriyet sonrası dönemidir. Batı'yı referans alan Türkiye, gayrimüslimleri "millet sisteminin mensubu zımmiler" olmaktan çıkarıp "azınlık (ekalliyet)" statüsüne soktu, zorunlu mübadeleye tabi tuttu, onlara ikinci sınıf vatandaşlığı bile çok gördü, onları potansiyel tehdit ilan etti, nefret objesi yaptı, onlara mahsus hukuksuz vergiler ihdas etti, milliyetçi unsurları provoke ederek kalanları da kaçırtıp 1910'dan sonra yaptığı gibi mallarını mülklerini Türkleştirdiği unsurlara geçirip "milli burjuvazi"yi besleyip semirtti. Ağır, ama istikrarlı adımlarla normalleşiyoruz. Normalleşme gayrimüslimlerin öncelikle "bir Batı musibeti olan azınlık" statüsünden çıkarılıp "yurttaş" konumuna çıkarılmalarıdır.

Önemli ama yarım bir adım

Mehmet Y. Yılmaz / Hürriyet
Çalışmak için kaçak olarak Türkiye’de bulunan Ermenistan vatandaşlarının çocuklarına, Türkiye’deki Ermeni cemaatine ait okullarda okuma izni verilmesi önemli bir karardır.Çalışmak için kaçak olarak Türkiye’de bulunan Ermenistan vatandaşlarının çocuklarına, Türkiye’deki Ermeni cemaatine ait okullarda okuma izni verilmesi önemli bir karardır… Bu çocukların bir bölümü zaten karne, diploma vs. almadan o okullarda eğitim görüyorlardı. Alınan karar şimdi sadece bu eğitimi meşru hale getirecek, hepsi o kadar.AKP hükümeti bazen böyle önemli ve cesur kararlar alabiliyor ama sonunda ne oluyorsa o adım yarım kalıyor.Üstelik aynı durumda olan Romanya, Gürcistan, Moldavya gibi ülkelerden gelenlerin çocukları da var. Sayıları belki Ermeniler kadar çok değil ama onlar da çocuk ve eğitim görmeye ihtiyaçları var.

Ermeni Misafir Öğrenciler Ve Ruhban Okulu /Murat Bebiroğlu

Bu günkü Hürriyet gazetesinde Hyetert’e de aldığımız önemli bir haber var: “Ermeni Çocuklar Okullu Olacak.” Habere göre Milli Eğitim Bakanlığı, aileleri ile birlikte gayri resmi olarak Türkiye’de yaşayan Ermeni çocuklarının misafir öğrenci olarak Ermeni okullarında okumalarına izin veriyor. Haber, hiç yoktan iyi cinsinden palyatif bir çözümü işaret etmektedir. Diğer bir haberde de Heybeliada Ruhban Okulunun açılması konusunda çalışmaların başlatıldığı belirtiliyordu. Her iki konuda kesin çözüm için de 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun   değiştirilmesi gerekir.

Azınlıklara Mülk Düzenlemesi ve Ruhban Okulu

Azınlıklara ait taşınmaz malların iadesine yönelik değişiklik bayram öncesi resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğü girmişti. Düzenlemeye Yunanistan ve Avrupa birliği temsilcilerinden olumlu tepki gelirken, hükümet şimdi de Heybeliada Ruhban okulunun açılması için çalışma başlattı. Hükümet o tartışmalara nokta koyarak Ruhban Okulu'nun lise kısmının Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel din lisesi statüsünde açılması, yüksek okul bölümünün de YÖK'e bağlı olması üzerinde bir çalışma başlattı. Her ikisi için de yasal değişiklik şart. Bir başka formül ise Ruhban Okulu'nun bir vakıf bünyesinde açılması. Ruhban okulunun yeni değişiklikle azınlık vakfına devredilirse son formül uygulamaya konulacak.  

Kan ve gözyaşları ülkesi

Ragıp Zarakolu
Şu sıralarda, elimde Jakob Künzler’in “Kan ve Gözyaşları Ülkesinde. Dünya Savaşı Sırasında Mezopotamya’da Yaşananlar” adlı kitabı var… Bayram vesilesi ile artık bu coğrafya, “Kan ve Gözyaşları Ülkesi” olmasın derken kitabın önsözünün bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum… Urfa’da daha 1895 yılının sonlarında üzerlerine gazyağı dökülen üç bin Ermeni’nin büyük şehir kilisesinde yakıldığı olaylarda, orada bulunan Amerikan Misyoner Corinne Shattuck’un deyimiyle, “Holocaust” yaşanmıştı. Neredeyse tamamen erkeklerden oluşan bir o kadar insan da aynı zamanda Urfa sokaklarında ve evlerde katliama kurban gitmişlerdi.

Ermeni çocuklar okullu olacak

Okan KONURALP
Verilen sözler tutuldu. Aileleriyle birlikte “gayri resmi” olarak Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklar, misafir öğrenci olacak, azınlık okullarında dersbaşı yapacak. Milli Eğitim Bakanlığı, Ermeni Cemaati’ne bağlı azınlık okullarını, aileleriyle birlikte “gayri resmi” olarak Türkiye’de yaşayan Ermenistanlı çocuklara açtı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayını alan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, çocukların, 2011- 2012 eğitim öğretim yılında misafir öğrenci olarak Ermeni azınlık okullarında okumaları için izin verdi.

Türkiye'ye İncirlik notası!

Vatan gazetesinin haberine göre, Osmanlı döneminde yaşayan Dikran Efendi ile Kalina Hatun isimli Ermeniler’in yakınlarının, ABD’de İncirlik Üssü’nün kurulduğu arazinin bir kısmının kendilerine ait olduğu iddiasıyla açtığı davada kritik bir gelişme yaşandı. İncirlik’in yüzde 3.671’i üzerinde hak iddia eden 3 Ermeni’nin California Federal Mahkemesi’nde açtığı davada ABD Dışişleri’nin bir diplomatik nota ile Ankara’yı uyarmasına rağmen savunma göndermeyen Türkiye’nin “sorumluluklarını yerine getirmediği için gıyabında mahkum” (default) ilan edilmesi tehlikesi belirdi. 

AİHM'deki azınlık davaları düşecek


Mine Tuduk
'Azınlık mallarının iadesi' kararnamesi sayesinde AİHM'de Türkiye'ye açılan milyarlarca liralık tazminat davaları düşecek.

Kamp Armen İade Edilebilir mi?

Azınlık vakıflarına mallarının iadesi kararının uygulanmasında, Tuzla'daki, Gedikpaşa Ermeni Yetimhanesi'ne ait arazi gibi birden fazla el değiştirmiş taşınmazların durumunun ne olacağı belirsiz… Bir zamanlar Gedikpaşa Ermeni Yetimhanesi'ne bağlı olarak Ermeni çocuklarının gittiği bir yaz kampı olan Kamp Armen'in arazisi 1950'li yıllarda Yetimhane'ye geçiyor. Dolayısıyla 1936 Beyannamesi'nde tapuya tescil ettirilen taşınmazlar arasında değil. Ancak, geçtiğimiz günlerde, 28 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayınlanan kanun hükmünde kararname, azınlık vakıflarının 1936'dan sonra edindikleri ve 1974'ten sonra Hazine'ye devredilen gayrimenkullerin de iadesini sağlıyor. 

Bozcaada Kilisesi Tapusuna Kavuştu

Çanakkale'nin Bozcaada İlçesi'nde kilise ve Rum Mezarlığı'nın tapularını almak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuran Kimisis Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı, AİHM ve Çanakkale İdare Mahkemesi'nin kararıyla açtığı davaları kazandı ve tapulara kavuştu… Bozcaada 'da 21, Gökçeada 'da ise 15 Rum Ortodoks cemaat vakfının taşınmazının tapusunun verilmesine ilişkin dosyadan, 9'unun tapusu, mahkeme kararıyla geçen temmuz ayında vakfa teslim edildi. " 

Halaçoğlu "Usta işi azınlık projesi"

Fatih Erboz
Halaçoğlu, dünyanın her yerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da mülk alabildiğini ama sadece mülkün kullanım hakkını alabildiklerini söyledi. Halaçoğlu, “Türklere yurtdışında aldıkları mallar için sadece kullanım hakkı veriliyor. Türkiye’de ise tam aksi yapıldı. Doğrudan doğruya mülkiyet verildi. Bu son derece yanlış tabii ki. Bu 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başlarında Yahudi ve Ermeniler tarafından da sık sık yapılan bir olaydı. Mesela Ermeniler, Çukurova Bölgesi’nde Sarıçam’dan Gavur dağlarına kadar 650 bin dönüm arazi aldı aldılar. Sonra Abdülhamit Han buraları devletleştirdi. Çünkü özel mülkiyet hangi hukuk sistemi gelirse gelsin kişilerin üzerinden alınamıyor. Tasarruf hakkı tamamen kişilerin oluyor. Dolayısıyla bunlar sakıncalı” dedi. (Halaçoğlu yine doğru söylemiyor. Türk Vatandaşlarının batı ülkelerinde aldığı mülklerin sadece kullanma hakkını aldığı tamamen yanlış. İkinci olarak Halaçoğlu TC vatandaşı olan biz azınlıkları başka ülke vatandaşı olarak göstererek bile bile okuyucularını yanıltıyor. Her zamanki gibi nerem doğru ki dedirtecek bir görüş. Ne diyelim, yakışır. HYETERT)

Başbakan yetimhanenin harap halini görünce bu işi çözün dedi

Erdinç Akkoyunlu
Devlet tarafından el konulan azınlıklara ait vakıf mallarının iadesine ilişkin 25 yıldan bu yana mücadele eden Fener Rum Patrikhanesi’nin avukatı Kezban Hatemi o süreçte yaşananları anlattı. Hatemi, devlet içindeki Ergenekon yapılanmasının son ana kadar malların iadesine karşı direndiğini ama Başbakan Erdoğan’ın kararlılık gösterip, Ergenekon’u adım adım gerileterek konuyu ilerlettiğini söyledi. Hatemi “Erdoğan ile Bülent Arınç kimsenin yapamadığını yapıp, tarihe geçti” dedi

Kilisede namaz vakti

Erzurum'daki Haho Kilisesi, 600 yıldır cami olarak kullanılıyor. Yapıdaki Hıristiyan motiflerini korumaya alan cemaat, haçın altında saf tutuyor... İmam ve cemaat, kubbesinde haç, duvarlarında freskler, çeşitli eklentilerinde haç ve hayvan motifli paganlar olan camide namaz kılıyor. Camiye çevrilen kiliseyi ziyarete gelen Hıristiyanlar da hem camiyi geziyor hem de dış yapıdaki günah çıkarma bölümünde mum yakıp kendi ibadetini ediyor. Cami imamı Osman Aydın ise bu hoşgörüyü şöyle anlatıyor: "İslam hoşgörü dini, bu yüzden yüzyıllardır freskleri tahrip etmedik koruduk." 

‘Buraların hepsi eskiden bizimdi!’

İlker Akgüngör / Vatan Haber Merkezi
Park olan Rum Sokağı da iade listesinde. Eski Hasköy İskelesi’nin olduğu Vapur İskelesi Sokak’taki bu mülklerin yerinde şimdi yeller esiyor. 1985’te İstanbul’un eski Belediye Başkanı Bedrettin Dalan tarafından yol ve park yapılan bu alanda Aya Paraskevi Kilisesi Vakfı’na ait kahve, arsa, dükkan hatta gazino bile bulunuyor. Birçok mülkün bulunduğu ve bugün yol ve park yapılan sokaktaki mülklerle ilgili durumun önümüzdeki dönemde nasıl çözüleceği ise bir muamma.

Cemaatler arası diyalog ve karşılıklı tolerans

Avusturya Başbakanı Faymann, aralarında Türklerin de bulunduğu ülkedeki Müslüman toplumu ileri gelenleri ile birlikte katolik, musevi, ve ermeni cemaat liderlerine bayram yemeği verdi. Kent merkezindeki başbakanlık binasında verilen yemekte ülkede yasal olarak faaliyet gösteren Katolik, Ortodoks, Musevi, Süryani ve Ermeni cemaatlerinin dini liderleri de hazır bulundu.

ԳՆԱԼԸ ԿՂԶԻՆ ԵՒ ՊՈԼՍՈՀԱՅՈՒԹԻՒՆԸ.

Տքթ. Սարգիս Ատամ
Աւելի քան 35 տարիէ ի վեր ամառուայ  արձակուրթս ընտանիքիս հետ միասին Իսթանպուլի Իշխանաց Կղզիներէն  Հայահոց Գնալը Կղզիի մէջ կ'անցնեմ:

"Büyük Devlete Yakışanı Yaptık"

Egemen Bağış, 162 azınlık vakfının mülklerinin iadesiyle ilgili düzenlemeyi "Bir büyük devlete yakışanı yaptık" şeklinde değerlendirdi… Bağış, "Ramazanın son gecelerinde Türkiye’de bin yıllardır bir arada yaşadığımız farklı inançlara mensup kardeşlerimizin 30’lu yıllardan bu yana çektikleri bir çileye son verdik ve sayın başbakanımızın cesur davranışıyla, kararnamesiyle bazı azınlık vakıflarının uzun yıllardır uluslararası yargıya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yansımış mülklerinin iadesiyle ilgili olarak bir büyük devlete yakışanı yaptık" dedi.

Ermenistan Rusya ve İran’la, İran-Ermenistan Demiryolu Projesinin finansmanı meselesini müzakere ediyor

Hükümet başkanı; İran ve Rusya’nın ilgili bakanlıklarıyla, İran-Ermenistan Demiryolu inşaatı taslaklarının hazırlanması, demiryolu inşaat takvimi ve finansmanı konusunda çalışmalar yürütüldüğü bilgisini verdi.

Yeni yayın: Gözetmen rahip Nerses Melik-Tankyan «Ermeni Kilise Hukuku»

Ana Taht Aziz Etchmiatsin Yayın Dairsi, Gözetmen rahip Nerses Melik-Tankyan «Ermeni Kilise Hukuku» eserinin yeni baskısını yayımladı. eser iki ciltten oluşan bir minografi-ders kitabıdır. Nerses Melik-Tankyan eseri St. Petersburg Üniversitesinde eğitimini tamamlaması sonrası yazmış olup Ermeni kanonik hukuk meselelerinin incelenmesine yöneliktir. Eser Ermeni dünyasında kilise hukukuna ilişkin kapsamlı bir eser olarak kabul edilmektedir. 

Ermeni Kilisesi'nden Bayram Yemeği

Feriköy Kilisesi'nde düzenlenen yemeğe; Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Ermeni Patrikliği Ruhani Meclis Başkanı Başrahip Tatul Anuşyan, Feriköy Kilise ve Okulu Vakfı Başkanı Murat Öğer ve Ermeni cemaati ve Şişli halkı katıldı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yaptığı açıklamada, gayrimüslim yurttaşlara ve vakıflara ait olan yerlerin geri iade edilmesinin son derece önemli bir karar olduğunu söyledi. Kararı desteklediğini belirten Sarıgül, bu gelişmenin yıllardan beri süren bir olayı ortadan kaldıracağını dile getirdi. 

Azınlık mallarının iadesi

Kadir Has Üniversitesi'nden uluslararası siyaset uzmanı Soli Özel, Azınlık mallarının iadesiyle ilgili tartışmaları değerlendirdi… Türk yargı düzeni Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gayrimüslimlerce kurulan vakıfların mallarının, haklarının gasp edilmesine uzun zaman seyirci kaldı. Daha doğrusu "yerleşik yabancılar" gibi kavramlar üretip, bu gaspın yasallaşmasını sağlayarak suç ortaklığı yaptı.Bu nedenle, yönetmelikteki düzenlemelerin nasıl yapılacağını henüz bilmesek de azınlık mallarının iadesiyle ilgili kararname Cumhuriyet'in vatandaşlık anlayışı ve laiklik ilkesinin tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi açısından küçümsenemez önemdedir. AİHM kararlarının baskısıyla da alınmış olsa hükümeti vatandaşlık hukuku ve yurttaş eşitliği yönündeki bu radikal adımdan dolayı kutlamak bir borçtur.

Dünya Barış Günü`nüde Türkiye`de barış yok

DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipleri Birliği İkinci Dünya Savaşı`nın başladığı gün olan 1 Eylül`de anılan Dünya Barış Günü dolayısıyla ortak açıklama yaptı ve tüm kesimleri barışın sağlanması için çaba göstermeye devam etti.Sendika ve sivil toplum örgütleri, İkinci Dünya Savaşı`nın başladığı gün olan 1 Eylül için ilan edilen Dünya Barış Günü dolayısıyla ortak açıklama yaptı. `2011 yılının 1 Eylül`ündeyiz ve ne yazık ki bizde barış yok. Barış ne kelime bugünlerde ülkemizde uçaklar yıllardır şiddetle, savaşla çözemediğimiz Kürt sorununun `çözümü` için, bir kez daha yine savaş için kalkıyor. Suriye için benzer süreç kapıda’. (Dünya Barış Günü, 2001 Yılından bu yana, Türkiye gibi bir kaç ülke dışında  bütün ülkelerde 21 Eylül'de kutlanıyor. http://www.pen.org.tr/tr/node/527 HYETERT)

Siyaset uzmanı: Dini kurumlara ait emlakin geri verilmesine ilişkin Türk yasa tasarısı devede kulak

Siyaset bilimci Dr. Levon Şirinyan’dan geldi. Şirinyan’a göre anılan yasa tasarısı devede kulak ve hiçbir değer taşımıyor.Şirinyan ″Hay Dat″ Amerika ofisi yöneticisi Ken Haçikyan’ın Ermeni Soykırımı yıllarında zorla müsadere edilen kilise ve kilise emlakinin % 1’nin geri verileceğini dikkate alarak  « ″Hay Dat″ Washington ofisi de bunu çok küçük bir adım olarak kabul ediyor» dedi. Dr. Şirinyan, yasa tasarısının Türk politik hesaplarının bir ürünü olduğunun altını çizerek, Türk siyasetinde benzeri hiçbir yasa tasarısının sonuna kadar götürülmediğini de hatırlattı. 

Ermeni Kilisesinden bayram yemeği

Feriköy Ermeni Kilisesi, Ramazan Bayramının ikinci günü öğle yemeği verecek. Şişli Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, Feriköy Ermeni Kilisesi’nin bir ilke imza attığı, bu kapsamda kilise yönetiminin Ramazan Bayramı’nın ikinci günü bölgedeki yurttaşlar için öğle yemeği vereceği bildirildi.

Türkiye, Ermeni-Türk Protokollerinin bu şekilde açık, süresiz mümkün olmadığını anlamalı

Ermenistan cumhurbaşkanı sözlerinde «Türkiye yükümlülüklerinden vazgeçtiğinden, bizse devasa siyasi sermaye harcadığımızdan, çokları bizlerin Ermenistan-Türkiye  ilişkilerinde inisiyatif göstermemizden ötürü esef duymamız gerektiği zannına kapılabilirler. Sanıyorum bu salonda hazır bulunanlar bu inisiyatifin Ermenistan’ın uluslararası itibarını artırdığını, Ermeniler için tarihi deneyimle bilindik siyasetin günümüz yansımalarını ifşa ederek yeni ve modern Türkiye’ye ilişkin partnörlerimizin tahayyüllerini dağıttığını anlıyorlar.Buna rağmen biz Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin önkoşulsuz normalleşmesi yönündeki yolumuz ve tutumumuza sadığız. Türkiye modern bölgesel devlet kabulüne onur getirmeyen taleplere taviz vermeyerek, kendisi tarafından üstlenilen yükümlülüklere saygı gösterecek gücü kendinde bulmalı» dedi.************* 

Bakan Bağış: Gerekirse Patrikhane'ye kira veririz

Zeynep Gürcanlı“
AB Bakanlığı’nın İstanbul ofisine ilişkin anlaşmazlığın kökeni şöyle; O mülk, belediye tarafından kamulaştırılmış. İstimlak bedeli de ilgili vakfa ödenmiş. Ancak bedel konusunda anlaşmazlık çıkmış. İş de mahkeye gitmiş. Şu anda dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde. Biz o mülkte kiradayız. AİHM’den gelecek kararı bekliyoruz.”Peki ya AİHM’den belediye aleyhine karar çıkarsa? “Ben daha İstanbul ofisini tuttuğumuzda söylemiştim; AİHM’den çıkacak karara saygılıyız” diyor Bakan Bağış ve devam ediyor;“AİHM’den çıkacak karara göre, ya binayı boşaltırız ya da eğer AİHM mülkü eski sahibine iade ederse ve kiraya vermek istemeleri halinde, onlara memnuniyetle kira öderiz.”

Azınlıkların mülküne iade bilmecesi

Mine Tuduk- Fatih Yağmur
Rum Vakıfları İdare Heyeti Üyesi Andonis Pereziyanos daha önce 100 bin kişiyken şimdi 2 bin 500 kişi kaldıklarını vurguladı: “Devlet bize mülkleri hangi koşullarla geri verecek bilemiyoruz. 100 bin kişinin kurduğu bir sistemde 2 bin 500 kişi kaldık, bunun içinden de en fazla 100 kişi bu işlerle ilgilenebiliyor. Gayrimenkuller iade ediliyor fakat bunları idare edecek kimse yok. Onu nasıl sağlayacağız bu çok zor. İadelerin idaresini yapabilmek sorun. En büyük sorunumuz vakıfların birleştirilmesine müsaade edilmemesi. Vakıflar Kanunu’nda böyle bir olanak yok.”

Şimdi gerçek vatandaş olduk

Helin Şahin
Gayrimüslim vatandaşların temsilcileri bu düzenlemeyle birlikte kendilerini daha artık daha çok vatandaş gibi hissettiklerini belirtiyor, Başbakan Erdoğan’ın ‘insana insan gibi yaklaştığını’ söyleyen azınlık cemaati temsilcileri, “Tarihi bir adım” niteledikleri kararname ile hükümetin ‘azınlıklarımdan korkmuyorum’ deyip kendilerine sahip çıktığını söyledi.

Azınlık vakıflarının mülklerinin iadesi kararına AB'den destek

Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden ve komşularla ilişkilerden sorumlu üyesi Stefan Füle, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Komisyon üyelerinin Başbakan Tayyip Erdoğan'ın gayrimüslim cemaatlerinin temsilcileriyle iftar yemeğinde buluşmasının önemine dikkat çeken Füle, bunun dini özgürlüklere saygının olumlu bir göstergesi olduğunu belirtti. Füle ayrıca yeni yasanın uygulanması sürecinin Türk makamları ve gayrimüslim cemaatleriyle koordineli bir şekilde takipçisi olacaklarını ifade etti. AP Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten de, Türk hükümetinin azınlıklara ait mülkleri iade etmesini takdirle karşıladığını söyledi.

Azınlıklara İade Edilecekler Arasında Paha Biçilmez Mülkler Var

Azınlıklara verilecek mülklerle ilgili liste TESEV'in 2009 yılında hazırladığı "Türkiye'de Gayrimüslim Cemaatlerin Vakıf ve Taşınmaz Mülkiyeti Sorunu" başlıklı raporda yer alan liste Milliyet gazetesinde yayınlandı. İşte o liste:

Azınlık vakıflarının mallarına nasıl el konulmuştu?

Hasan Hakan
Üst mahkemelere yapılan başvurularda da farklı bir netice alınamadı. Yargıtay Genel İdare Kurulu 1974 yılında verdiği karar ile konu hakkında son sözünü söyledi: “Türk olmayanların meydana getirdikleri tüzel kişiliklerin taşınmaz mal edinmeleri yasaklanmıştır.” Kısacası Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gayrimüslimler Türk değillerdi ve bunların vakıfları taşınmaz mal edinemezdi. Yargıtay’dan çıkan bu kararın ardından azınlık vakıflarının mallarına el koyma işlemi daha da hızlandı. O tarihlerden bugüne kadar azınlık vakıflarına ait el konulmuş taşınmazların sayısı tam olarak belli olmamakla beraber Rum vakıflarına ait 100, Ermeni vakıflarına ait ise 40 kadar taşınmaza el konulmuş olduğu belirtilmektedir.

Türklüğe hakaret davaları

1926- 1929 Yıllarında Açılan Türklüğe Hakaret Davaları 

T.C. Cemaat Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas'ın Arkeoloji Müzesindeki Cemaat Vakıfları İftarındaki Konuşması

Sayın Başbakanımız ve hanımefendileri, Değerli Bakanlarımız, Şehrimizin Mülk-i Amirleri, Cemaatlerimizin Saygıdeğer Ruhani Önderleri, Büyük Vakıflar ailesinin sayın yönetici ve temsilcileri, Dostlar, Bayanlar ve Baylar. Hoş geldiniz,şeref verdiniz. Türkiye Cumhuriyetinin Rum, Ermeni, Musevi, Süryani, Keldani, Bulgar, Gürcü toplam 162 cemaat vakfının ortaklaşa düzenlediği iftara, başta Sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan beyefendi olmak üzere hepinizin soframızı şereflendirdiği için büyük onur ve mutluluk duymaktayız. Sağ olun, var olun.

Azınlıklara çifte bayram

Mine Tuduk
Türkiye Cumhuriyeti Cemaat Vakıfları'nın iftar yemeğine hükümetin gayrimenkullerin iadesiyle ilgili girişimi damga vurdu. Başbakan Erdoğan azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle 400 seçkin davetlinin katıldığı iftarda buluştu… Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan ise “Bu ramazanın en özel iftar akşamlarından bir tanesi. Başbakanımızın ve hükümet yetkililerinin gösterdiği ilgi bu gün bizlerin arasında olması bizim için bir bayram. Hatta bugün çifte bir bayram. Başbakanın azınlıklarla ilgili kararnamesi bizim için bu akşamı çifte bayram yaptı. Başbakana müteşekkiriz.”

Arınç: Gayrimüslimlerle güçlü olunduğuna inanıyoruz

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bu ülkede gayrimüslim azınlıklarla güçlü olunduğuna inandığını belirterek, ''Hiçbirinizin üzülmesini, haklarınızdan mahrum olmasını arzu etmeyiz. Geçmişte bütün yapılan hatalar, yaşanan tüm acı olaylar artık bir yerde kaldı. Artık Türkiye yeni bir Türkiye'dir. Yeni bir Türkiye'de hepimize yetecek kadar yer var diye düşünüyorum'' dedi… Kendilerinin her yerde Vakıf  Duasını okumak ve Vakıf Bedduasından kaçınmak gibi bir sorumlulukları olduğunu işaret eden Arınç, ''Allah Vakıf Duasında kendisine dua edilenlerden bizleri kılsın'' diye konuştu.

Türkler nasıl Müslüman oldu

Ayşe Hür
Hazreti Muhammed 27 Recep 632 günü öldüğünde, daha cenazesi kalkmadan Ebu Bekir, Ömer, Sad bin Ubade, Ebu Ubeyde, Abdurrah bin Avf, İbni Hişam gibi önde gelenler, halifenin kim olacağının pazarlığını yapmaya başlamışlardı. İlk Halife Ebu Bekir’in döneminde, Arabistan yarımadası ‘Müslüman’ oldu ama ne pahasına... İslam dünyasının Herodot’u sayılan Taberi’ye göre Ebu Bekir’in orduları “kadın, çocuk demeden demirle dağlanıp ateşte yakıldılar”.

Karabağ sorunu: Tünelin sonunda ışık var mı?

Prof. Dr. Süha Bölükbaşı
Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan her ne kadar ılımlı davranmaya çalıştığı izlenimi verse de Dağlık Karabağ konusunda tavize tahammülü olmayan siyasi partilerin ve halk kitlelerinin muhalefetini hesaba katmak zorunda. AGİT’in ana ilkeleri bu gruplar ve partilerce Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığının tanınmamasına rağmen Ermeni tavizleri olarak algılanmakta ve Sarkisyan’ın -olup olmadığı belirsiz olsa da- yumuşama yanlısı siyasetini mahkum etmede kullanılmaktadır.

Ama Hangi Kuran’ı Esas Alacağız!

Ayşe Hür / Taraf
Geçen haftaki “Türkler nasıl Müslüman oldu” yazısına okurlardan ağırlıklı olarak eleştiri mailleri aldım. Bu maillerin neredeyse tümü oldukça nazik bir dille kaleme alınmıştı. (Eleştirisinin neye olduğunu söylemeden “Bir daha da Taraf almayacağım” diyen iki kişiyi de bu gruba sokuyorum.) Eleştirilerin özünü, Kuran ayetlerini lafzıyla eleştirmemin yanlışlığı oluşturuyordu. Her biri kendi çapında kelam, hadis ve tefsir âlimi olduğu anlaşılan bu okurların bana tavsiyesi Kuran’ın nasıl indirildiğini, sure ve ayetlerin nasıl okunması gerektiğini, vb. konuları öğrenmeden ağzımı açmamamdı. Ben de öyle yaptım. Bu hafta ağırlıklı olarak islamic-awareness.org adlı internet sitesindeki makalelerden yararlanarak Kuran’ın yazılış hikâyesini anlatmaya çalışacağım. Umarım amatör tefsircilere bir katkım olur...

Erdoğan'dan Rum çifte: Sizin daha 1 tane mi?

Erdoğan, iftarın ardından çıkışta Kafe Aman İstanbul Orkestrası'nın üyeleriyle ayak üstü sohbet etti. Verdikleri mini konserden dolayı tebrik eden Erdoğan, Stelyo Berber ve Pelin Suer Berber ile "çocuk muhabbeti" yaptı.Başbakan Erdoğan, eşiyle azınlık cemaatleri tarafından verilen iftara katıldı. Erdoğan, müzisyen Rum çiftle sohbet etti, bir konu hakkında da 'çok ağır gidiyorsunuz' dedi.

Azınlık vakıfları

Eser Karakaş / Star
Bu KHK için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne ve doğal olarak da en başta Sayın Erdoğan’a ne kadar teşekkür edilse yeridir; azınlık vakıflarına senelerdir uygulanan insanlık, mantık, izan dışı bu uygulama böylece sona eriyor ve böylece bizler de bu yurttaşlarımızın suratına daha az utanarak bakabileceğiz. Ortalarda bir de “bu mesele bir mütekabiliyet meselesidir” diyebilen cahil vicdansızlar var; bir devlet kendi yurttaşlarına karşı mütekabiliyet esasını işletemez.

Azınlık cemaati liderleri: Bütün dünyanın takdir ettiği bir adımdır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'deki Rum, Ermeni, Musevi, Süryani, Keldani, Ortodoks Bulgar, Ortodoks Gürcü ve Latin Katolik cemaat vakıflarından oluşan 162 vakfın ev sahipliğinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde verilen iftara katıldı. Azınlık gayrimenkullerinin iadesiyle ilgili kararı değerlendiren azınlık cemaati liderleri, "Çok muhteşem, olumlu bir adımdır. Bütün dünyanın takdir ettiği bir adımdır.'' yorumunu yaptılar.

Davutoğlu, Azınlık Gayrimenkullerinin İadesi Kararını Değerlendirdi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, azınlık vakıflarıyla ilgili kararı tarihi bir adım olarak niteledi. Davutoğlu, "Aslında bu gerçekten tarihi bir adım. Bugün gazetelere de baktım. Bu, azınlıklara jest olarak değerlendiriliyor. Ancak bu bizim açımızdan eşit hukuka sahip olduğumuz vatandaşlarımıza hukuklarının iadesidir. Bu anlamda Türkiye, evrensel hukuk bağlamında da vatandaşlarımızın hukuku bağlamında da ne kadar ciddi mesafe almış olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Herêdanlı Axparik Sarkis

Türkiye Ermenilerinin yaşayan en büyük kalemi, üstat Mıgırdiç Margosyan’ın hangi kitabını okursanız bir şekilde yolunuz ata, dede toprağı Herêdan köyüyle kesişir. Gitmeseniz de, görmeseniz de yaklaşık bir asır evvel yaşanan / yaşatılan büyük acı’nın o “uzak” köydeki trajedisinin bir şekilde tanığı, sanığı ya da olmadı tarafı olursunuz.

Van’da Ermeni Ayini Hazırlıkları

Van'ın Gevaş ilçesindeki Akdamar Adası ile aynı ismi taşıyan tarihi Ermeni Kilisesi ikinci kez ayine hazırlanıyor.  Geçtiğimiz yıl ilki 19 Eylül'de gerçekleştirilen Akdamar Kilisesi ayininin ikincisi bu yıl 11 Eylül'de yapılacak. Geçen yıla oranla daha çok kişinin katılması beklenen ayin için Van'ın Gevaş İlçesi'nde de hazırlıklar hız kazandı.
(Ne yazık ki bu arkadaşlara adanın isminin Akdamar değil Ahtamar ya da Ağtamar olduğunu kilisenin isminin ise Ağtamar Surp Haç Ermeni kilisesi olduğunu hala öğretemedik. HYETERT)

Erdoğan cemaatlere bayram sürprizi yaptı

Geçtiğimiz yıl farklı inanç temsilcileriyle hükümet arasında düzenlenen iftara Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın katıldığını aktaran Hatemi, Arınç'ın anlattığı olayı şöyle aktardı: "TBMM'de, cemaatler tartışması yapılırken Sayın Başbakan'ın şöyle bir konuşma yaparak grubumuzu etkilediğini söyleyeyim. Başbakanımız, 'Arkadaşlar, cemaatlerin vakıflarına haklarının iadesi söz konusu. Bu, gerçekten hakları değil mi?' diye sordu. Biz de hep beraber 'evet' dedik. Uzman arkadaşlarımız da 'evet haklarıdır' dedi. O zaman Başbakanımız, 'Hak, haklının en mukaddes malıdır. Bize düşen, onu yerine getirmektir. Bu insanlarımızın taleplerini mutlaka karşılayacağız' dedi." Hukuk Profesörü Dr. Hüseyin Hatemi de yayınlanan kararnamede ile ilk defa gayrimenkullere ilişkin tazminattan bahsedildiğini belirterek, "3. kişiye devredilmiş olsa da mal varlıkları için tazminat ödenecek. Bu da AİHM kararları beklenmeksizin hakkın teslimi anlamında olumlu bir gelişme. Hukukun gereği hukuk devleti tarafından gerçekleştiriyor" değerlendirmesi yaptı.

1915 Soykırımının T. C. Merkez Bankası Kayıtlarındaki İzleri-3. bölüm

Sait Çetinoğlu
Kemalist iktidar azınlık malları üzerine kuruludur. Sahipleri tarafından aranmadığı, işlem yapılmadığı vb gerekçelerle hazineye devredilen mallaırn sahipleri çoktan ölümle tanışmış ve yeryüzündeki izleri silinmişti. Sağ kurtulmayı başaran çok küçük bir azınlık ise bir daha dönememek üzere bu toprakları terketmişlerdi.

Dini Özgürlükler Komisyonu Anayasa Reformu Çağrısında Bulundu

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu yetkilileri The Hill gazetesinde Türkiye’deki dini özgürlüklerin sınırlandırılmasını eleştiren bir yorum yayınladı… Türkiye’de dini özgürlüklerin ihlali veya bu özgürlüklerin ihlal edilmesine göz yuman laik sistemin anayasal olarak silahlı kuvvetler tarafından muhafaza edildiği belirtilen yorumda, Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) “sivil yönetimi güçlendirme yönündeki adımlarının dini özgürlükler dahil uluslararası insan hakları normlarına saygı gösterilmesine olumlu etkisi var,” deniyor. Prodromou ve Shea, AKP hükümetinin kamusal alanda “Sünniler açısından” dini ifade özgürlüğünü genişlettiğini ve Türkiye’de “Sünni İslam’ın konumunun güçlendiğini” yazıyor. Ancak yorumda, Türkiye’nin dini azınlıklarla ilgili tutumunun “hayal kırıklığı yarattığı” belirtiliyor.

Tek maddelik devrim

Erdal Şafak / Sabah
Resmi Gazete'de dün bir kanun hükmünde kararname yayınlandı… Türkiye, Lozan Antlaşması'nın 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45'inci maddelerinde "Doğuş, milliyet, dil, ırk ya da din farkı gözetmeyeceğini", "Gayrimüslim azınlıklara mensup Türk uyrukluların Müslümanlarla aynı yurttaşlık ve siyasal haklara sahip olacağını", "Herkesin din farkı gözetilmeksizin yasa karşısında eşit olacağını", "Gayrimüslim azınlıkların her tür hayır kurumu, dini ve toplumsal kurum, her türden okul ya da eğitim ve öğretim amaçlı başka kuruluş kurmak hakkına sahip olacağını" taahhüt etmesine ve "38 ile 44 arasındaki maddelerle yer alan hükümleri temel yasa kabul edeceğine, hiçbir yasa, yönetmelik, ya da resmi uygulamanın bu hükümlerle çelişmeyeceğini peşinen kabul etmesine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan Lozan'ı açıkça çiğneyen tüm düzenlemeler, anlayışlar tarihin çöplüğüne gönderiliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde başımızı sürekli ağrıtan bir ayrımcılık sona eriyor. Ve nihayet, AB'nin Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanların sürekli başımızın üstünde sallayıp durdukları "Demokles'in Kılıcı" ellerinden alınıyor.

Bir daha asla

Engin Ardıç
Orta yaşlı insanlardı, kimisi kalp yetmezliği, kimisi yüksek tansiyon, kimisi şeker illeti çeken... Çoğu da bunların hepsini birden...Bin dört yüz kişi kadardılar, sekiz yüz otuz altısının adını biliyoruz.Taş kırdılar, kar kürediler, yol yaptılar. Zorla götürüldüler. Hayvan vagonunda... Ahırlarda yatıp kalktılar. Kışın Erzurum-Aşkale'de, eksi otuz derece soğukta, ertesi yaz Eskişehir-Sivrihisar'da, artı otuz derece sıcakta çalıştılar.İçlerinden 21 kişi öldü. Biri bileklerini keserek intihar etti.Ölü sayısının daha da fazla olduğu sanılıyor ama elimizde ancak 21 kişi için kanıt var.Hiçbiri Müslüman değildi.Kimisi Yahudi, kimisi Rum, kimisi Ermeni.Çoğu ticaretle uğraşıyordu, yapabilecekleri başka iş yoktu, devlet memurluğuna girmeleri yasaktı… Varlık vergisi denilen korkunç pisliği üzerlerine salan dönemin başbakanı Şükrü Saracoğlu'nun adını taşıyan stadyuma göğsünü gere gere giden Fenerbahçe taraftarı Yahudi okurlarımın da gözlerinden öperim.

Azınlıklara 37 yıl sonra hakları teslim ediliyor

Ebru Toktar Çekiç
Başbakan Erdoğan, 162 azınlık vakfıyla iftar buluşmasından bir gün önce tarihi bir jestte bulundu. 1974'te Yargıtay kararıyla el konulan azınlık gayrimenkullerinin iadesini sağlayacak çok önemli bir kararnameyi imzaladı. AK Parti iktidarı, 162 azınlık vakfına, 1974 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla el konulan mallarını yeniden edinme, üçüncü şahıslara geçen gayrimenkullerini de Maliye Bakanlığı'nın belirleyeceği rayiç bedeli üzerinden ödeme kararı aldı.