Etiketler

10 -17 Aralık 2011 İnsan Hakları Haftası

Bugün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 63. yıldönümü.Evrensel Bildirge, Birleşmiş Milletler’in kurulmasından üç yıl sonra, 10 Aralık 1948 yılında kabul edilmiş böylece insanlık, çağdaş dünyanın en temel insan hakları belgesine kavuşmuştur. Ne yazı ki Evrensel Bildirge’de yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır. İnsanların ırkından, renginden, cinsinden, cinsel yöneliminden, dilinden, din ve mezhebinden, etnik kimliğinden, siyasi-vicdani ve felsefi kanaatinden bağımsız olarak, insan olmaktan gelen hakları ve dokunulmazlıkları olduğu temel fikri dünya çapında yeterli koruma bulamamaktadır.  

'Soykırım' kanunu telafi edilemez

Türkiye, Ermeni soykırımı iddialarının reddini suç sayan tasarının yeniden gündeme geldiği Fransa'yı uyardı: "Bu ciddi konunun ülkemiz için ne derece hassas olduğu Fransız yönetimi tarafından bilinmektedir. Türkiye ve Fransa'nın ikili ve uluslararası düzeyde işbirliği imkanlarını arttırabilecekleri istikrarlı bir döneme girilmişken, bu defa telafisi mümkün olmayacak adımların atılmaması ümit edilmektedir. Bu tür adımların ileri noktalara varmasının sorumluluğu da girişim sahiplerine ait olacaktır. Fransa'dan beklentimiz, Türkiye ve Ermenistan arasında tarihe ilişkin ihtilafın diyalog yoluyla görüşülmesine yapıcı katkılarda bulunması, ifade özgürlüğü ile açıkça çelişen, konunun hak ettiği bilimsel ve adil yaklaşımdan uzak kararlardan kaçınmasıdır."

Dersim'den açıklama var: Özrü kabul etmiyoruz

Ferit DEMİR

Tunceli'de bazı belediyeler ve sivil toplum örgütlerinin 'Dersim olaylarına' ilişkin düzenlediği mitingde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dersim' özrü kabul edilmedi. Mitingde okunan 6 maddelik deklarasyonda; yaşanan vahşetin tespit edilmesi, sorumluların belirlenmesi, Seyir Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması, Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun kurulması, Meclis’te devlet adına Dersim halkından özür dilenmesi ve Tunceli adının kaldırılarak Dersim adının iade edilmesi istendi.

A walk in Ushbeg

By Dr. Louis M. Najarian
In September 2011, Elenne, my wife, and I participated in a pilgrimage to historic Armenia (Anatolia) with Armen Aroyan. Aroyan is an encyclopedia on the villages and life in historic Armenia during the 20th century.

5o Yıl Sonra Feriköy Ermeni Orta Okulu Merametciyandan Mezun Olanlar Paris'te Buluştular.

Arto Kilimli ve Hrayr Arzumanyan'in düzenledikleri, aralarında Boston'dan, İsviçre’den, Almanya'dan, Türkiye’den gelen katılımcılar bulunan ve 3 gün sürecek olan büyük toplantı başladı; Gündüz Paris şehir turu, Sacre Coer ziyareti ve aksam tanınmış ses sanatçısı eski İstanbullu Marten Yorgantz’in mekânında unutulmaz bir gece yaşadılar ve okul anılarını paylaştılar.

2012 Yılı Bütçe Eleştirilerine Yanıt

Ali Babacan, gayrimüslim vakıfların taşınmazların iadesine ilişkin eleştirilere yönelik de şunları söyledi:''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu halde sadece gayrimüslim oldukları için dönem dönem bazı yanlış, haksız uygulamalar maalesef yapılmıştır. Ancak güçlü bir devlet, büyük bir ülke, bir haksızlık varsa, bunun gereğini er ya da geç yerine getirmelidir.

Western Diocese e-Newsletter

New publications are scheduled to be presented at the Western Diocesan Zorayan Museaum on December 14, 2011 at 7 pm. Primate Archbishop Hovnan Derderian will preside. The following are the new books:A third edition of the SHARAGANS (Hymnbook of the Armenian Church) translated into modern Armenian by His Eminence Archbishop Yeprem Tabakian.

Getronagan Pajagi Or

Foto Galatasaray Projesi Kitabı Okuyucularla Buluşuyor

Foto Galatasaray, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve 1985’e kesintisiz hizmet veren Foto Galatasaray’ın tarihine ışık tutuyor.

Toprağına gömülememiş anaların izleri

Sevda Aydın
Yönetmen Tayfur Aydın’ın ilk uzun metrajlı filmi İz-Reç önceki gece gala yaptı. Topraklarına gömülemeyen anaların anısına çekilen film bugün vizyona giriyor. İz, köyleri yok edilince bir Kürt’le evlendirilen ve ölüm döşeğine kadar Ermeniliğini gizleyen Şeristan Anne’nin yıllar süren özlemini, yaşadığı acıları anlatıyor… Bu ülkede bu konuda çok fazla sıkıntı var. Özellikle tek bir noktadan bakmamak gerekir. 1915’te yaşananlar, son günlerde tekrar gündeme gelen tartışmalarla Dersim’de yaşananlar... Hal böyle olunca bizim anlattığımız hikayede bu tartışmalara yakın olsun ve yaşanılanları gösterebilsin istedik. Çevremizde pek çok böyle aile var; ya  kökenini araştırmıyor ya da saklamaya çalışıyor. Bazen de utandırılmaya çalışıyorlar. Bu noktalardan yola çıktım ve zor bir iş yaptığımın farkındaydım. 

'Türk liderler soykırım anıtını ziyaret edecek'

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, "Er ya da geç Türk yetkililer de Erivan'daki 'soykırım anıtı'nı ziyaret edecek" dedi… Sarkisyan yaptığı konuşmada, Türkiye'yi 'soykırımı' resmi olarak tanımaya davet etti. “Burada söz konusu olan ne bir önkoşul ne de bir intikam hissinin tatminidir. Türkiye kendi tarihiyle yüzleşmeli” diyen Sarkisyan, “Bir gün Türkiye yetkilileri Ermeni soykırımına ilişkin yaklaşımlarını yeniden değerlendirebilecek cesareti bulacaklar” şeklinde konuştu.***********

14-16 Aralık’ta Gümrü-Kars Ekonomi Forumu gerçekleştirilecek

Gümrü Gelişim Fonu 14-16 Aralık’ta II. Gümrü-Kars Ekonomi Forumunu gerçekleştirecek. Etkinlik 14 Aralık sat 11:00’de Gümrü «Araks Oteli» konferans salonunda aralarında peynircilik, balcılık, şarapçılık, et ve süt üretimi, turizm ve restoran işletmeciliği  yanı sıra Gümrü, Vanadzor ve Kars’tan taş işleme ustalarının da yer aldığı 30 Ermeni ve Türk firmasının katılımıyla start alacak.Avrasya İşbirliği Fonu (AİF), etkinliği aydınlatacak olan medya mensupları için Erivan-Gümrü-Erivan güzergahlı  bir otobüs tahsis etmektedir. Otobüs AİF Ofisinden(Zarubyan 56) 14 Aralık sabah 09:00’da harket edecektir. Kayıt çin 13 Aralık saat 15:00’e kadar İzabella Sarkisyan’a 58-60-95 (303) başvurulması rica edilmekte.

TBMM'den azınlık dini liderlerine anayasa daveti

Ebru Toktar Çekiç
TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu, azınlıkların dini liderlerini yeni anayasa konusundaki görüşlerini dinlemek üzere TBMM'ye davet etme kararı aldı… Bu çerçevede, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni Patrik Genel Vekili  Episkopos Aram Ateşyan, Musevi Hahahmbaşı  İsak Haleva ve Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Yusuf Çetin, TBMM'ye gelerek, önerilerini bizzat anlatacaklar. Dini cemaat liderleri, komisyona gelmezse, işaret edecekleri azınlık vakıfları çağrılacak.

Saro Dadyan'dan İki Kitap

İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölümü Öğrencisi Saro Dadyan'ın iki kitabı, iki farklı yayınevi tarafından peş peşe yayımlandı…Yeditepe Yayınları'ndan çıkan 'Osmanlı'nın Gayrimüslim Tarihinden Notlar' ve Everest Yayınları tarafından yayımlanan 'Osmanlı'da Ermeni Aristokrasisi' adlı kitaplar, Osmanlı tarihi içinde genelde gayrimüslimlerin özelde de Ermeniler'in yaşadıkları olayları, geçirdikleri tarihsel süreci ele alıyor.

Sürpriz Ermenistan görüşmesi

Uğur Ergan
Litvanya’da yapılan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda Ermenistan konusunda sürpriz görüşme trafiği yaşandı.Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan, önceki gün AGİT Başkanı’nın özel temsilcisi Anjey Kasprzyk denetiminde bir araya geldi. Bu görüşme sonrası taraflar, iki ülke arasındaki Dağlık Karabağ sorununun askeri yöntemlere başvurulmadan barışçıl yollarla çözülmesi için mutabık kaldı.

Ne Okuyalım?

Eğer azınlıklar konusunda Türkiye’deki vahim bilgisizliğin bir sebebini arıyorsanız, o da şudur: Bu konuda çalışma yok denecek kadar azdır. Bir elin beş parmağını geçmez. İşte, Profesör Samim Akgönül’ün çalışmaları ve BGST Yayınları’ndan piyasaya çıkan AZINLIK adlı kitabı bu noktada önem kazanıyor.

"Ermeni soykırımı" yine seçim malzemesi

Kayhan Karaca
"Ermeni soykırımı" iddialarını inkar edenlerin cezalandırılmasını savunan bir yasa teklifi dün akşam Meclis Yasa Komisyonu'nda ezici oy çoğunluğuyla kabul edildi. Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin iktidar partisi Halk Hareketi Birliği (UMP) milletvekili Valerie Boyer öncülüğünde hazırlanan yasa teklifi "Ermeni soykırımının varlığını inkar edenlerin" 1 yıl hapis ve 45 bin Euro para cezasına mahkum edilmelerini öngörüyor.

Türkiye Ermenileri, Yeni Anayasa ve Lozan II

Murat Bebiroğlu
Azınlık Olmak ya da olmamak, Temsil ve Şeffaflık.
"Grup, özel niteliklerini ve geleneklerini korumaya istekli olmalıdır. Yoksa söz konusu grubun asimile olmak istediği anlaşılır ve ona azınlık denmez. Nasıl sınıf bilinci olmadan sosyal sınıf olmazsa, azınlık bilinci olmadan da azınlık olmaz"
Görüleceği gibi bir toplum farklı olduğunu kabul etmiyor ve onu korumak kaygısı taşımıyorsa zaten asimile olmuş demektir.

İstanbullu Rumların dönüşü

Prof. Dr. Nikolaos Uzunoğlu* 
Lozan Antlaşması'ndan sonra Rum azınlığın tarihî süreci ve karşılaştığı sorunlar son on yılda gerek uluslararası kaynakçalarda ve gerek Türkiye'de, araştırmacılar tarafından teferruatlı bir şekilde incelenmiştir ve yayınlanmıştır. Bu araştırmaların sonucunda, Rum azınlığın (yok olma derecesinde azalmasının) yazgısının, zamanın Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uyguladığı siyaset olduğu ispatlanmıştır. Ciddi verilere dayanan çalışmalar, ilk etapta azınlıklara karşı alınan önlemlerin anayasanın birçok maddesi ile birlikte (1924-1960), çağdaş Türkiye'nin kuruluşunda çok önemli yeri olan Lozan Antlaşması'nın vahim derecede ihlal edildiğini gösterir. Azınlıklara karşı uygulanan siyasetin, uluslararası insan hakları standartlarının, Türkiye'nin de kurucu üyesi olduğu Birleşmiş Milletler'in prensiplerinin ve taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali olduğu apaçıktır.

Sıra Ruhban Okulu’nda

Mensur AKGÜN / mensurakgun@gmail.com
Önce Başbakan Erdoğan’ın Dersim özrü geldi, hafta sonunda da Dışişleri Bakanı Davutoğlu Köln’de devletin etnik ve dini açıdan kör olduğunu söyledi. Bunu da Köln’deki Ermiş Demetrios Kilisesi’ni ziyareti sırasında açıkladı. Devletin Hıristiyan vatandaşların da hizmetinde olduğunu vurguladı. Böylece Türkiye, bir ilkle daha tanıştı. Cumhuriyet’in dini farklı vatandaşlarının da eşit haklara sahip olduğu en üst düzeyde tescil edilmiş oldu. Şimdi sıra o vatandaşların uluslararası antlaşmalarla korunmuş haklarının tesciline, azınlıkların çoğunlukla eşit olması için pozitif ayrımcılıktan tam olarak yararlanmasına geldi.

Türkiye Ermenileri, Yeni Anayasa ve Lozan I

Murat Bebiroğlu
Bu yazının birkaç amacı var. Yazının ilk amacı yeni anayasa yapılırken Türkiye Ermenilerinin bu konudaki temel görüşlerinin belirlenmesidir. İkinci olarak konu gündeme gelmişken toplumdaki eksik ve yanlış bilinen bazı kavramların açıklığa kavuşturulması amaçlanmıştır. Son olarak konuyla ilgili önerilere yer verilmiştir. 

ABD Dışişleri: Türk-Ermeni İlişkilerinde Protokollerin TBMM'de Onaylanmamasına Saplandık

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Eric Rubin şöyle dedi: "Ermeni-Türk ilişkileri konusunda diyalog ve müzakerelerle büyük bir yatırımda bulunduk. Protokoller üzerinde uzlaşmanın tarihi olduğuna inanıyoruz. Neyin olası bulunduğunu gösterdiğine inanıyoruz. Her iki hükümetin sadece taslak protokoller üzerindeki uzlaşmayla değil aynı zamanda şu aşamada kamuoyuna ilişkilerin normalleştirileceğini açıklamaları da cesaretlendirici. Yani şimdiki durum anormal ve normalleştirilmeli ve her iki ülkenin bundan kazanacağı çok şey var."

Getronagan Pajagi Or

7 Aralık 1988 Ermenistan Depreminde Hayatini Kaybedenlerin Anısına.

Dr. med.Sarkis Adam
23 senedir Ermeni dünyası , her sene  7 Aralık günü ,   resmi veriler göre 25.000 , resmi olmayan  verilere göre ise  50.000 den fazla can kaybının olduğu 7 Aralık 1988  Ermenistan Deprem Felaketini  yas içinde saygı ile anmaktadır..

Fark etmemek kandırmak olur

Gohar Hakobyan * /Taraf
 Resmî verilere göre milli azınlıklar Ermenistan nüfusunun % 4’ünü oluşturmakta. Sayı olarak en geniş topluluk ise 50.000-60.000 ile Yezidiler.

Almanya, soykırım diyeti ödüyor

Almanya hükümetinin, 16 bin Yahudi soykırımı mağduruna daha aylık bağladığı bildirildi.New York'ta faaliyet gösteren ve Yahudilerin Almanya'dan maddi tazminat talep eden kuruluşu Claims Conference tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık bir yıldır Alman hükümetiyle yapılan görüşmeler sonucu varılan anlaşma gereği, Nazi ölüm kamplarında bulunan veya ölüm korkusuyla saklanmak zorunda kalan 16 bin Yahudi soykırımı mağduru bu aylıktan yararlanacak.

Suçun ve özrün sonsuzluğu

Talin Suciyan / Azadalik
Öncelikle özür dilemek, olanı olmamış yapmaz. Yani hiç kimse özür diledi, pişmanlık ifade etti diye suçtan kurtulmaz, arınmaz. Hele ki söz konusu olan, soykırım gibi planlı, örgütlü bir insan topluluğunu yok etmeyi amaçlamış ve amacına ulaşmış suçlarsa... Özür, bir durumun geri döndürülememesinden duyulan nedamet ve bundan doğan sorumlulukla ilgilidir. Yani özür dileyen aslında, sonsuz bir yola çıkar, çünkü felaket sonsuzdur. İster Dersimlilerden, ister Ermenilerden, ister Süryanilerden, ister Rumlardan, ister sistematik işkence kurbanlarından, ister Alevilerden, ister Kürtlerden, kimden isterseniz özür dileyin; usulünce dilenmiş özür bir son değil, inkârın toplumda ve devlette yeniden kök salmasını engellemek için çıkılan sonsuz bir yolun başlangıcıdır ancak. Çünkü Türkiye, bir daha asla 1915 öncesindeki topluma sahip olmayacaktır.

Azınlık duygusu

Osmanlı üç kıtada egemenlik kurmuştur. Bu cümledeki gizli başarı vurgusu, çoğu zaman abartıya ve övünme nedenine dönüştürülür. Bu başarı, dünyada tek örnekmiş gibi söylenir. Dünyada tek! Tarihe, akıl, bilim ve eleştiri süzgecini atlayarak bakmanın sonucudur bu. Bunun ne sakıncası var, bırakın fukara övüncü olsun, denebilir. Ama sorun o denli masum değildir. Çünkü bu tekçiliğin altında ırkçılık yatar.  Azınlıkta olana horgörü ve baskı yatar. Yaratılan “azınlık duygusu” ile bu algı sürekli kılınır. Bu duygu, sürekli açık/fiili saldırı “ihtiyacını” ortadan kaldırır.

Dersimin Nobel adayları...

Ali Adamhasan 
Esasen Ermeni açılımı yapan AKP liderinin, Ermenilerden de özür dilemeye gideceği kuşkusunu taşımaya başladım. Dersim meselesini bugün özür dileme noktasına getirilmesinin amacının Ermeni meselesine dayandırılacağı kuşkusunu taşıyorum. Bu meseleyi bütün boyutlarıyla ele almamız daha doğru olacaktır. Dersim Ermenileri Derneği Başkanı Mihran Prgiç Gültekin, Ermenistan'da düzenlediği basın toplantısında şu sözleri sarfediyor.“Dersim köylerindeki nüfusun yüzde 75’i Ermeni’dir. İnsanlarla konuştuğumuz zaman Ermeni olduklarını söylüyor, ancak mahkemeye gidip Ermeni kimliğine dönmekten korkuyor. Bugünkü hükümet tehlikeli değil. İnsanlar eski hükümetin dönmesinden ve tarihin tekrarlanmasından korkuyor. AKP Hükümetinin Ermeni kökenli vatandaşlarımızın rahatça kendilerini ifade etmeye özendirmesiyle artık Ermeni Kliselerine gidebiliyoruz. Osmanlı’da İttihat ve Terraki anlayışının yaygınlaşmasından sonra Dersimli Ermeniler, Dersim’de Aleviliği tercih ederek yaşamaya çalışmıştır. Ancak Dersim’de çok sayıda Ermeni fertleri Kürt Alevi Aşiretleri içinde kendini ifade etmeye çalışıyor.

Hangi din ve etnik kökenden olursa olsun herkes insanımızdır

Bülent Keneş

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu dün Almanya'nın Köln kentinde Hıristiyan ve Alevi vatandaşlarla buluştu. .. Davutoğlu, Anadolu'nun farklı din ve kültür çeşitliliğinin en önemli merkezi olduğunu belirterek şöyle dedi: "Bu kardeşlik duygumuz dünya var oldukça yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sizlere herhangi bir zarar gelmesini engellemek için devlet olarak hemen seferber oluruz. Devletimiz etnik, dini, dilsel farklılık gözetmez, bu anlamda kördür. Temsilciliklerimiz sizlerin evinizdir. Devlet sizin hizmetinizdedir."

Ani’nin toprağı, Van’ın suyu, Erivan’ın hasreti

Ermenistan’ın başkenti Erivan dört ay sürecek uzun kış uykusuna hazırlanıyor. Sırtını verdiği dağlar, güneybatı ufkunda tüm heybetiyle yükselen Ağrı çoktan beyaza boyanmış. Kent merkezinde hâlâ sonbahar hüküm sürse de Cumhuriyet Meydanı’nın, parkların havuzları boşaltılıp üstleri kapatılmış. Turist kalabalıkları çekilmiş, yazarların, bestecilerin heykelleriyle süslü caddeler, meydanlar Erivanlılara kalmış. Kültür merkezlerinde, konser salonlarında, caz kulüplerinde, restoranlarda hayat tüm canlılığıyla devam ediyor. Önceki hafta üç gazeteciyle İstanbul’dan uçağa atlayıp, bir gece yarısı Erivan’a indim. Üç günde şehri ve çevresini, gizli renklerini keşfetmeye çalıştım.

İsrail Parlamentosu Knesset Komisyon başkanının ricasıyla Ermeni Soykırımı Tasarısına ilişkin görüşme ertelendi

İsrail Parlamentosu Knesset Eğitim, Kültür ve Spor Komisyon başkanının ricasıyla Ermeni Soykırımı Tasarısına ilişkin görüşme Aralık ortasına kadar ertelendi. Gerekçe Knesset başkanı Reuven Rivlin’in oturumda hazır bulunma arzusu.Hatırlatalım; IzRus portalının verdiği habere göre Alex Miller’ın başkanlığını yaptığı Komisyon  oturumunun 5 Aralık’ta yapılması öngörülmekteydi, ancak bu tarihin 4 gün öncesinde görüşmenin 1-2 haftalığına ertelenmesi kararı alındı.

Diyanet ve zorunlu din dersleri kaldırılsın / Diyanet and compulsory religion classes should be abolished

Meclis Uzlaşma Komisyonu bünyesindeki üç ayrı alt komisyondan biri olan sivil toplum örgütleri, cemaat ve vakıfların anayasa önerilerini dinleyecek olan alt komisyon bugün TÜSİAD, MÜSİ- AD, TESEV, TESAV, Diyanet Vakfı ve Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın görüşlerini alacak. Alt komisyona görüşlerini aktaracak olan Hacıbektaş Vakfı ise Alevilerin “Diyanet İşleri Başkanlığı ve zorunlu din derslerinin kaldırılması”na ilişkin ‘olmazsa olmaz’ şartlarını komisyona iletecek.

İstanbul'da, bir dilek mabedi

Gül Kireklo
Unkapanı'ndaki Ayın Biri Kilisesi, her ayın ilk günü, binlerce insanı ağırlıyor. Bebek isteyen, işsizlik çeken, hep buraya koşuyor. Sadece Hıristiyanlar değil Müslümanlar da akın ediyor kiliseye.

Patrik’le 1 saat

İsmail Aktaş /Hürriyet
Başbakan Tayyip Erdoğan ile evinde görüşen, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, saat 16.00’da Balat’taki Fener Rum Patrikhanesi’ne gitti… Görüşmede, Türkiye’deki din özgürlüğü, insan hakları ve Ruhban Okulu’nun açılması konuları ile Hristiyan Katolikler ile Ortodokslar arasındaki diyalogun konuşulduğu belirtildi.

Rus uzman: Karabağ sorununun barışçıl çözümü imkansız

″Dağlık Karabağ sorununu çözmek nasıl mümkün olur? ″ sorusuna Khramchikhin ″Hiçbir şekilde barış yoluyla değil. Tarafların tutumu 180 derece birbirine karşı ve bunların yakınlaşmasına ilişkin herhangi bir söz yok.″ şeklinde yanıtladı. Rusya Siyasi ve Askeri Analizler Enstitüsü Analiz Bl. bşk.’nın kanaatine göre bu anlamda zaman, daha fazla paraya sahip olduğundan Azerbaycan’ın yararına çalışıyor. Khramchikhin ″ Çatışmada tırmanış ne kadar çabuk gerçekleşirse Ermenistan için o kadar elverişli. Bu kaçınılmaz, örneğin eğer Ermenistan Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını tanıması durumunda. Bakü’nün yanıtı askeri işlemlere başlanması olur″ dedi.

Gürcistan, «Eurovision Çocuk Yarışması-2011» galibi

«Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması-2011» biraz önce sona erdi. Yarışmada oylama sonrasında Gürcistan’ı temsil eden CANDY Grubu ″Candy Music″şarkısıyla birinci oldu.Oylama sonrasında Gürcistan 108 puan kazandı. Hollanda 102 puanla 2, üçüncülüğü ve dördüncülüğü Belarusya ve Rusya kazanırken, Ermenistan bu sefer 5. oldu.

Van Gölünde bir tarih...

Hasan Hastürer
Van Gölü içinde en büyük ada Akdamar Adası’dır. Sahilden tekne alıp gitmiştim Akdamar Adası’na.O küçük adayı ünlü kılıp, çekim merkezi yapan Akdamar Kilise’si.Akdamar Kilise’sin neden ünlü?“... Akdamar Kilisesi yörede hüküm süren Vaspurakan hanedanınca, Kral I. Gakik tarafından M.S. 915-921 yılları arasında Mimar Keşiş Manuel'e yaptırılmıştır.Kilise, Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet edilen Hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak amacıyla inşa edilmiştir.Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise, mimari açıdan Ortaçağ Ermeni sanatının en parlak eserleri arasında sayılır. (Sammiyetinden hiç kuşku duymadığımız bu insanlar bile gerçeği bilmiyor. Adanın ismi Ahtamar ya da Ağtamar adasıdır. Çok daha önemlisi Ahtamar kilisesi diye bir kilise yoktur. Kilisenin ismi Ahtamar Surp Haç Ermeni Kilisesidir.)


************

Akdamar Kilise’si küçük bir kilise ancak tarihi önemi ve sahip olduğu sanatsal özellikler bilindiği zaman o küçücük adada ve Akdamar Kilise’sinde neredeyse bir tam gün geçirilebilir. Adadan başı karlı dağları seyretmen ve görüntü almak insana farklı bir heyecan veriyor.
Doğu dendi mi kaçakçılık ve Kürt sorunuyla bağlantılı çatışmalar akla gelir öncelikle. Halbuki Türkiye’nin doğusu, Van yöresi turizm amaçlı ilk akla gelebilecek bir yöre. Farklı bir yöreyle tanışmak isteyenlere mutlaka salık veririm

Van Erciş Depremi nedeniyle Başaran Düzgün ve Hüseyin Ekmekçi ile geçenlerde Van’a gitmiştik.
O gidişim Van’a ikinci gidişimdi.
2009 Eylül ayının son haftasında ilk kez gitmiştim o yöreyi.
Van’a uçakla indikten sonra Ağrı, Doğu Beyazıt’a ulaşmıştım.
Tarihi İshak Paşa Sarayı’nda Türkiye Devlet Operası’nın Ağrı Dağı Efsanesi Galasını dinleyip, o tarihi mekanı farklı duygularla yaşamıştım.
Eylül ayı olmasına rağmen müthiş soğuktu.
O yörede seyahat etmenin farklı bir hazzı vardı.
Bizler hep Türkiye’nin batı yüzünü yaşarız... Türkiye’nin bir de doğu yüzü var halbuki.
Farklı bir coğrafya, farklı bir kültür.
Anadolu’nun sonsuz bir tarih zenginliğine sahip olduğunu görmek için inanın bana bir ömür yetmez.

*     *     *

Van’da iki gün kalmıştım dönüş öncesi.
Van gölünün kenarında Merit Şahmaran Oteli’nde kalıp Van Gölünün yirmi dört saatini gözleme şansım olmuştu.
Adı göl ama deniz gibi.
Zaten o yörenin insanlar Van Denizi diyor.
Van Gölü Canavarı da bir msal gibi anlatılır.
Londra’daki ablam şakayla karışık, “Çekebilirsen Van Gölü Canavarı’nın fotoğrafını çek” demişti.
Ben de parmağımla Van Gölü’nde bir noktayı işaret edip sonra o noktaya teknolojik destekle bir canavar yerleştirmeyi denemiştim.

*     *     *

Van da gidilecek, gezilecek çok farklı ve güzel yerler var.
Anadolu’nun farklı bir kültürü el değmemiş olarak oralarda yaşıyor.
Farklı bir kültür, farklı bir bir mutfak...
Van’ın kahvaltısı ünlüdür.
Son gidişimizde arkadaşlarla da tattık.
Van Kahvaltısı Menüsü’nü anlatın dediğimiz zaman bir çırpıda şöyle özetlendi:
“… Bal ve Kaymak, Süt, Tereyağ, Murtuğa, Yumurta, Özel Van Pidesi, Açık Ekmek, Lavaş, Cacık . Van yöresinde cacık süzme yoğurtla yapılır ve içinde biber yeşil soğan gibi farklı tatlar vardır. Ekmeğe sürülecek kıvamdadır. Tereyağla servis edilir. Çok lezzetlidir. Tahin Pekmez, Sucuklu yumurta, Karakovan balı, Kavurmalı yumurta.”
Van’ın otlu peyniri ayrıca ünlüdür.
Otlu Peynir şu bilgilerle özertlenerek anlatılır:
“İlkbahar’da Van’da kadınlar rengârenk kıyafetleriyle dağlara çıkar ve Otlu peynirde kullanılacak taze otları toplarlar. Otların hepsi dağda doğal ortamda yetişir. Bu amaçla hiç bir ot tarımsal olarak üretilmemektedir. İhtiyaçta yoktur üretmeye çünkü Van dağları biraz kar ve yağmur aldımı bereketini Ot olarak sunar. Lezzetli dağ kekikleriyle beslenen yayla hayavanlarının sütünden yapılan peynire katılan otlar doyumsuz bir lezzet olarak sunulur.”

*     *     *

Van Gölü içinde en büyük ada Akdamar Adası’dır.
Sahilden tekne alıp gitmiştim Akdamar Adası’na.
O küçük adayı ünlü kılıp, çekim merkezi yapan Akdamar Kilise’si.
Akdamar Kilise’sin neden ünlü?

“... Akdamar Kilisesi yörede hüküm süren Vaspurakan hanedanınca, Kral I. Gakik tarafından M.S. 915-921 yılları arasında Mimar Keşiş Manuel'e yaptırılmıştır.
Kilise, Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet edilen Hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak amacıyla inşa edilmiştir.
Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise, mimari açıdan Ortaçağ Ermeni sanatının en parlak eserleri arasında sayılır.

Kilise merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca biçimli haç planında olup kırmızı kesme tüf taşlarıyla inşa edilmiştir. Kilisenin dış cephesi, alçak rölyef şeklinde işlenmiş zengin bitki ve hayvan motifleriyle ve Kutsal Kitap'tan alınma sahnelerle bezenmiştir. Kilise bu özelliğiyle de Ermeni mimari tarihi içinde eşsiz bir konuma sahiptir.

Tarihçi Anne R. Redgate, 'The Armenians' adlı kitabında, Ermeni Kralı Gagik'in bu kiliseyi yaptırmak için bütün civar medeniyetlerin saraylarından mimar ve ustalar getirdiğini yazıyor.
1021 yılında Vaspurakan Krallığı ortadan kalkınca 1113'te yapılar manastıra çevrilmiştir ve 1895 yılına kadar kilise bölgedeki Ermeni Patrikliği merkezi olmuştur. Akdamar kilisesi manastır olduktan sonra "Kutsal Haç Kilisesi" adıyla anılır.

Kutsal Haç Kilisesine, XIII. yüzyıl sonlarında Stephanus şapeli, 1293'te Zacharias şapeli, 1763'te kilisenin batısındaki jamatun (cemaat evi) ve son olarak da XIX. yüzyılın başlarında çan kulesi yapılmıştır.”

*     *     *

Akdamar Kilise’si küçük bir kilise ancak tarihi önemi ve sahip olduğu sanatsal özellikler bilindiği zaman o küçücük adada ve Akdamar Kilise’sinde neredeyse bir tam gün geçirilebilir. Adadan başı karlı dağları seyretmen ve görüntü almak insana farklı bir heyecan veriyor.

Doğu dendi mi kaçakçılık ve Kürt sorunuyla bağlantılı çatışmalar akla gelir öncelikle. Hâlbuki Türkiye’nin doğusu, Van yöresi turizm amaçlı ilk akla gelebilecek bir yöre. Farklı bir yöreyle tanışmak isteyenlere mutlaka salık veririm.

http://www.arcaajans.com/kose.asp?kose_id=3999

Bize bırakın

Engin Ardıç / Sabah
İnsanlara ne Ermeni kırımı anlatılmıştı, ne mübadele... Atatürk'ün bir üvey babası ve üvey kardeşleri olduğunu, annesini sevmediğini, iki kere kalp spazmı geçirdiğini öğrenince de dehşete kapılıyorlar, "galeyana" geliyorlar, söyleyeni linç etmeye kalkıyorlardı. Kürtler de "dağ Türkleri'ydi" tabii, karda yürürken kırt kırt diye ses çıkarırlardı.İzmir'i de kahpe Yunan kaçarken yakmıştı.Kırdık bu cehalet ve melanet zincirini. Kırdık. Şimdi Dersim rezilliği bile sorgulanıyor. Eskiden böyle konularda ağzını açanı sürüm sürüm süründürürlerdi. Kırdık. Bir avuç aydın, küfürden, hakaretten, tehditten, dayaktan, öldürülmekten, hepsinden önemlisi "yalnız kalmaktan" korkmayan bir avuç kişi başardık bunu. Herkes kendi meşrebine göre... Kimisi molla denilsin diye ağır oturarak, kimisi benim gibi sokak çocuğunu oynayarak... Mecbur kalınca deli numarası yaparak...Tüzüklerle ve büzüklerle çatışarak çalıştık kardeşim (o büzükler kendilerini iyi bilirler.) Velhasıl onlar vurdu, biz büyüdük kardeşim. Başardık. İnsanlarımıza "bir şeyler" öğrettik. Onları sarstık, sarsaladık, kendilerine getirdik.Memleketin "ruh iklimini" değiştirdik.Görevimizi yaptık. Bizi besleyen bu topraklara, bizim halklarımıza karşı borcumuzu ödedik.Başka türlü yapamazdık, elimizden gelmezdi, bile bile susamazdık. Öğrenip de unutamazdık. Bilip de söylemeyen olamazdık. Çünkü, Ermeni kırımına katılmayı reddeden ve bu uğurda İttihatçılar tarafından asılmayı göze alan ak sakallı bilgenin dediği gibi Allah'tan korkardık.

Ateşyan’dan Demir’e ziyaret

Türkiye Ermenileri Patrikhanesi Patrik Genelvekili Başpiskopos Aram Ateşyan, Hürriyet Ankara Temsilcisi Metehan Demir’i ziyaret etti. Ateşyan, ziyareti sırasında Ankara’da yaşayan cemaatine bağlı yaklaşık 500 Türkiyeli Ermeni’nin kentteki yaşamıyla ilgili bilgi verdi.

Erdoğan-Biden görüşmesinin detayları

Amerikalı üst düzey bir yetkiliye göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın görüşmesinin yarıya yakın bölümünde Irak konuşulurken, terör örgütü PKK ile mücadele, Suriye, İran, Türkiye-İsrail arasındaki gerginlik, Kıbrıs, Balkanlar, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, Heybeliada Ruhban Okulu, yeni Anayasa süreci gibi konular da gündeme geldi.

Kardashian gerçekten 'kardaşyan'

İngiltere’nin meşhur tabloid gazetesi The Sun’un kardeş gazetesi The Scottish Sun, Ermeni asıllı Kim Kardashian’ın büyük babasının doğduğu Kars'ın Karakale Köyüne gitti ve seksi TV yıldızını sordu…