Etiketler

Primate’s Christmas Message

Published on Dec 23 2011 by Divan of the Diocese
“And put on the new nature, created after the likeness of God in true righteousness and holiness” (Ephesians 4:24). The Blessed Birth of our Lord and Savior Jesus Christ is the most significant miracle in the life of humanity, which leads it to a New Life. This New Life is conditioned through our relationship with the Almighty, as we are filled with prayer and spiritually empowered by the strength of the Christian faith. For us as Christians, the New Life begins with the Birth of Christ, through His Incarnation, the Descent of the Only Begotten from Heaven for the salvation of souls of humanity.

Nefret suçları ve inkârcılık

Akın ÖZÇER/Taraf GAZETESİ
özünde AB çerçeve yönergesine dayanan önerinin öyle öne sürüldüğü gibi ifade özgürlüğüne aykırılığı nedeniyle Anayasa Konseyi’nden ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) dönecek bir hukuki zafiyeti yoktu; aşağıda izah edeceğim gibi yasanın da yok aslında. Boyer Yasası Ermeni konusunda, yine Türkiye’nin tepkilerine karşın bundan on yıl önce çıkarılmış olan “Fransa’nın 1915 Ermeni soykırımını tanıdığına” ilişkin 29 Ocak 2001 yasasına dayanıyor. Ancak yasanın temelinde Yahudi soykırımının (shoah) inkârını yasaklayan 1990 tarihli Gayssot Yasası ve 9. maddesinin olduğunu vurgulamakta yarar var. Bu madde de, 1945 tarihli Londra Anlaşması’nın eki Nürnberg Uluslararası Askerî Mahkemesi Statüsü’ne atıfta bulunuyor ve Statü’nün 6. maddesinde zikredilen “insanlığa karşı suçların” inkârını suç sayıyor. Bu suçlar arasında sivil topluluklara karşı uygulanan “cinayet, imha, kölelik ve tehcir (déportation)” ile her türlü gayrı insani eylem sayılıyor. Madde ayrıca savaş sırasında ve öncesindeki suçları kapsamak suretiyle cezaların geriye doğru işlemesini de mümkün kılıyor. Tehcirin insanlığa karşı bir suç sayılması olsun, bu suçlarda cezaların geriye doğru işlemesi olsun ayrı bir tartışma konusu kuşkusuz.

‘Boyer Yasası’ sonrası bilanço

Cengiz Aktar - caktar@gazetevatan.com /Taraf
Yasa tasarısına ifade özgürlüğü penceresinden baktığımızda her iki ülkede de tartışmanın büyük ölçüde saptığını söylemek mümkün. Türkiye’de, kaba inkârın dışındaki en temel itiraz ifade özgürlüğü temelindeydi. İfade özgürlüğüne son dönemde ciddì darbeler indiren, yazar, siyasetçi, öğrenci, akademisyen, gazeteci, vicdan-i retçi çevreci binlerce vatandaşın olur olmaz nedenlerden hapiste olduğu Türkiye’nin, Fransa’da ifade özgürlüğünden dem vurması pek inandırıcı değildi. Yasa tasarısının özünü oluşturan konuda ise, fiilen ‘Ermeni Soykırımı’ demek her ne kadar tabu olmaktan çıktıysa da hukuken ‘Ermeni Soykırımı’nı kabul etmek Türkiye’de mümkün değil. Buna mukabil Fransa’daki yasa tasarısında da ‘Ermeni Soykırımı’nı reddetmek mümkün değil!

Türkiye teyakkuz halinde

Roni Margulies / ronmargulies@btinternet.com / Taraf
Soykırıma uğrayan bir halkın soykırıma uğradığını inkâr etmek suç olmamalı, öyle mi? Yüz binlerce, milyonlarca masum insanın devlet politikası olarak ve sistematik bir şekilde katledildiğini reddetmek, katledenleri suçsuz saymak, yapılan katliamı haklı ve meşru göstermek herkesin en doğal hakkıdır, öyle mi? İnsan hakkıdır, ifade özgürlüğüdür, öyle mi? Yahu bu Başbakan, bu Dışişleri Bakanı farkında değil mi? Çakamıyorlar mı?“Soykırımı inkâr etmeyi suç haline getirmek yanlıştır, yapamazsınız” diye tepindikleri zaman ne demiş olduklarının farkında değiller mi? “Kimse itiraz etmezken, niye bunlar işi gücü bırakıp bar bar bağırıyor” diye sorulacağını anlayamıyorlar mı? Herkesin en basit ve doğru sonucu çıkaracağını, “Ha, demek ki bunlar soykırım yapmış” diye düşüneceğini fark edemiyorlar mı? Başbakan televizyonlara çıkıp “Fransa önce kendine baksın, Cezayir’de yaptıklarına baksın” dediğinde, “Sarkozy soykırımın ne demek olduğunu öğrenmek istiyorsa, Cezayir’de askerlik yapan babasına sorsun” dediğinde, ne demiş olduğunu gerçekten mi çakamıyor? Bu kadar aymazlık içinde olabilir mi acaba gerçekten? “Evet, biz soykırım yaptık, ama siz de yaptınız. Ya, gördün mü, böyle olur işte, yürrü” demiş olduğunu anlamıyor mu? Anlamıyorsa, anlayıp Başbakan’a anlatacak bir danışman yok mu?

İnkâra davet!

Orhan Miroğlu / orhanmir@hotmail.com / Taraf
Kimse aksini ispat edemez, Fransa parlamentosunda kabul edilen yasaya tepkilerin ortak paydası milliyetçi dayanışma ve inkârdır. Fransa’da onaylanan ve soykırım inkârını suç sayan yasanın, Türkiye’de “İfade ve düşünce özgürlüğünü” kısıtlayacağına dair iddiaların gerçeklikle bir alakası yoktur. Tam tersine, Türkiye gerçek bir demokrasiye, ancak geçmişi inkârdan vazgeçerek ulaşabilir. Şimdiye kadar Ermeni soykırımı yirmi ülkenin parlamentosundan geçti ve onaylandı. Eğer Türkiye’nin demokratikleşme süreci bundan etkilenmiş olsaydı, şimdi başımızda ülkeyi AB’ye taşımak isteyen, Kürt meselesini çözmeyi amaçlayan bir hükümetin değil, bir diktatörün bulunması gerekirdi! Aynı yasa Almanya’da da var. Almanya’da Yahudi soykırımını inkâr etmek suçtur. Bu yasayı kabul edenler de o soykırımı gerçekleştirmiş olanların torunlarıdır. Ama Ermeni soykırımını gerçekleştirenlerin torunları aradan yüzyıl geçmiş, hâlâ inkârın çeşitli biçimlerini denemeye çalışmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Soykırım mıydı?

Orhan Kemal Cengiz /  Radikal
Türkiye’nin resmi tezi, ‘tehcir’ sırasında 300-500 bin Ermeninin telef olduğu yönünde ya, işte bu telef olma hali c fıkrasına giriyor. Özellikle de Talat Paşa’nın 6 Temmuz 1914 tarihinde Meclis’te yaptığı konuşmayı göz önüne alacak olursak... Rumların neden ‘Zor’ bölgesinde iskân edilmediğini açıklarken Talat Paşa “muhacirleri... oralara  gönderip çöllere serpecek olsaydık oralarda cümlesi açlıktan öleceklerdi...” diyor. Ve aynı Talat Paşa sadece 10 ay sonra Ermenilerin Zor bölgesine tehcir edilmesine karar veriyor. Çok açık ki Talat Paşa bu ‘tehcirin’ ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Velev ki bu ‘tehcir’ sırasında toplu infazlar yapılmamış, insanlar teknelere doldurulup Karedeniz’de boğulmamış, yollarda Teşkilatı Mahsusa’nın sırf bu iş için hapishanelerden topladığı katil sürülerinin saldırılarına ve tecavüzlerine uğramamış olsunlar, sadece bu ‘tehcirin’ kendisi korkunç bir şey değil mi? Yukarıda Lemkin’in ‘soykırım’ tanımına nasıl ulaştığını anlattım. Bunun anlamı şu; eğer bugün 1915 olayları herhangi bir uluslararası mahkemenin önüne gidecek olsa, BM Sözleşmesi çerçevesinde, bu olayların ‘hukuken’ nasıl tanımlanacağı apaçık bir şekilde ortada... Ama ne Nazileri yargılayan Nürnberg Mahkemesi gibi bir mahkemenin kurulması ve ne de uzun yıllar önce vefat etmiş olan İttihatçıların ve Teşkilat-ı Mahsusa üyelerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılanması söz konusu bugün... Kısacası Türkiye’yi “Ermenilere soykırım yaptın” diye yargılayacak bir mahkeme yok. O yüzden bu hukuki tanımın hiçbir önemi yok aslında...

Kırmızı yoyo

Ahmet ALTAN/Taraf Gazetesi
Bu Fransızların çıkardığı yasa da bizim için “kırmızı yoyo” gibi bir şey oldu, lastiğinden tutan zıplatıp duruyor. “Yasanın içinde ne yazıyor” desen, detaylı cevap verecek kaç kişi var bilmiyorum. Fransız Parlamentosu’nun kırk küsur kişiyle çıkardığı yasanın içinde Ermeni sözcüğü bile yok, yıllar önce Ermeni soykırımıyla ilgili yasa çıkarmışlar zaten, şimdi çıkardıkları yasada, o zamanki yasaya“isim” vermeden atıfta bulunup “inkâr etmek yasaktır” diyorlar. Bırak desinler, gelip senin memleketine karışmıyorlar ya, kendi memleketlerinde yasa çıkartıyorlar, beğenmiyorsan yasalarını memleketlerine gitmezsin. Nedir bu kopan kıyamet? Türkiye, enerjisinin önemli bir kısmını Ermeni meselesinde dünyayı susturabilmek için harcıyor, böyle bağıra çağıra kimseyi susturamazsınız… İttihatçılar yüz binlerce Ermeni’yi sırf Ermeni oldukları için öldürdü. Öldürmekle kalmadı bir de mallarına mülklerine el koydu. Hem kendi vatandaşlarını öldüreceksin, hem mallarına el koyacaksın sonra da Kırk Haramiler gibi bu zorbalığı hatırlamaya kalkanı tehdit edeceksin.

Merry Christmas

CorISTAnbul BEŞ DİLDE YENİ YIL KONSERİ

25 Aralık Cumartesi Saat 15.30 Büyükada San Pasifico Latin Katolik Kilisesi Büyükada.

Kürtler, Ermeniler ve Arınç

Ahmet Altan /  TARAF
Fransa’ya kızmayı tercih ediyoruz, daha kolay çünkü.Oturup da 1915’te neler oldu diye araştırmıyoruz. İttihatçıların önderleri, özellikle de Enver Paşa, Almanlarla “vatana ihanet” olarak nitelenebilecek türden alengirli ilişkiler kurmuş, kolay cinayet işleyen adamlardı. Şakır şakır Ermeni öldürdüler, kadınları, bebekleri, yaşlıları öldürdüler. “Öldürmediler” diyen kimse yok bildiğim kadarıyla, onun yerine “sürgüne giderken kendi kendilerine öldüler” ya da “onlar da Müslümanları öldürdüler” gibi bir şeyler söylüyorlar. Rus sınırında Müslümanları öldüren Ermeni çetecilerle, Bursa’daki kadının, Malatya’daki ihtiyarın, Adana’daki çocuğun, Ermeni olmak dışında nasıl bir ilişkisi vardı ki öldürüldüler? Ya da bu nasıl bir “sürgün yolculuğuydu” ki yüzbinlerce insan “sürgün yolunda” hayatını kaybetti? İttihatçıların günahlarını reddetmek, o günahları sahiplenmektir, o cinayetlere ortak çıkmaktır. Boşverin Fransızları, ne derlerse desinler, asıl önemlisi siz neden İttihatçı katillerin cinayetlerine suç ortaklığı yapıyorsunuz? İttihatçıların “cinayeti vatanseverlik olan gören” anlayışını benimsiyorsanız, aynı zihniyetin işlediği bütün cinayetlere de sahip çıkacak mısınız?

Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...

 Hürriyet - Mehmet Ali Birand 
"Siz de soykırım yaptınız" gibi yaklaşımları bırakalım. Bu söylem, "Biz yaptıksa siz de yaptınız, neden üstümüze geliyorsunuz?" anlamına gelir. Yanlış bir yaklaşımdır. Ters etki yapar. Karşı tarafı korkutmaz. Hiç bir işe yaramayacağı gibi, etkinliği de olmaz.
- Tehdit etmek, özellikle boykot veya ambargolara başvurmak da sadece kendi kendimizi yaralamaktan başka bir işe yaramaz. Türkiye ile Fransa arasındaki ticaret 13 milyar euro. Neden ambargolarla kendimizi cezalandıralım? Örneğin, Renault'unun kaptılmasıyla, asıl zarar Fransa değil, Türkiye'ye yazılır.
- Senatodaki oylama öncesinde, Fransız kamuoyuna yönelik yoğun bir kampanya sürdürülmeli ve en önemlisi, şimdiye kadar olduğu gibi geç kalınmamalıdır.
- Fransa’da 170 bin Türk kökenli Fransız vatandaşı var. Vatandaş olarak bu yasanın anayasaya aykırı olduğunu ileri sürüp, Fransa Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilirler. -Ankara, Ermeni iddiaları konusunda artık sona yaklaşıldığını görmelidir. Artık, sert tepki, tehdit, belgesel yayınlamak veya stratejik değerimizi kullanıp etkileme dönemi kapandı. Daha doğrusu, bu yaklaşım eskide kaldı. Ermeniler, uluslararası kamuoyunu inandırdılar ve biz hiçbir şey yapmadık. Eğer şimdi, son derece cesur ve şimdiye kadar alışılmadık adımlar atılabilirse, göreceğimiz zararı bir oranda hafifletebiliriz.

Dersim'den 1915'e bakmak

Mahmut Övür / Sabah
Binlerce yıl birlikte yaşadığımız halkları küfürle özdeş hale getiren bir tarih anlayışı işte bu duyguyu yarattı. Bunu biz değiştirmeliyiz.Bunun yolu da, öyle tarihi belgeleri yeniden tartışalım falan demekle olmaz. Açık açık adını koyup Dersim'le yüzleşmeye başladığımız gibi 1915'le de yüzleşmeliyiz.Bu konuda yeteri kadar belge de bilgi de var.Gerçekten de Ahmet Altan'ın şu dedikleri doğru değil mi? "Beş yıl ya da on yıl önce, Fransa, 'Dersim'de katliam olmadı demek yasaktır' gibi bir yasa çıkartmaya kalksaydı, biz gene aynı tepkileri verir, 'Dersim'de katliam olmadı, isyan bastırıldı' diye yalanlar söyleyerek kendimizi kandırırdık.Sonunda Dersim gerçeğini gördük, kabullendik. Ermeni meselesindeki gerçeği de görüp kabulleneceğiz..." Türkiye toplumu artık bu ağır yükü taşıyamıyor.Taşımamalı da... Bülent Arınç’ın “hükümet adına” Meclis’te yaptığı tarihî konuşma “yeni bir başlangıcın” işaret fişeğidir diye umuyoruz.“Kürdüm diyen bir insana bu ülkede hepimiz kadar, en az hepimiz kadar hayat hakkı, bilgi, eğitim, dil, kültür, kimlik hakkı ne varsa vereceğiz. Bir insanın kimliğini inkâr etmek o insanı inkâr etmek demektir. Kendisini Kürt kimliği ile, Arap kimliği ile, Boşnak kimliği ile, artık ne gelirse aklınıza... Hepsi, kim, ne varsa bu topraklar üzerinde kendi kimliğini rahatlıkla söyleyecektir. O kimliğe saygı duyacağız. O kimliğin bütün kültürel haklarını, Anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız,” dedi ArınçTürkiye’nin yapması gereken budur, uygar olmak isteyen bir ülkenin yapması gereken budur.

Tarık Ümit Ermeni miydi?

Mehmet ALTAN  mehmetaltan@stargazete.com
Bir tartışmanın önünü yasayla kesmek, ne demokrasiyle ne de fikir özgürlüğüyle bağdaşır. Bu nedenle Fransa’da olup biteni bir iç siyaset şarlatanlığı olarak algılıyorum. Ancak yasanın geçmesi için militanca uğraşan Fransız Parlamentosu’nun onda biri kadar milletvekilinin yasa taslağını dayandırdığı hukuki zemini de küçümsememek lazım. Yasa teklifi, AB Konseyi’nin 28 Kasım 2008 tarihli ‘ırkçılık ve yabancı düşmanlığının çeşitli tezahürlerine karşı ceza hukuku yoluyla mücadele edilmesi’ hakkındaki ‘çerçeve kararı’na atıf yapıyor. ‘Çerçeve kararı’nın birinci maddesinde bütün üye devletler ‘soykırım suçlarının’ övülmesi, inkârı ya da küçümsenmesinin cezalandırılması için gerekli tedbirleri almaya çağırılmakta... Ermeni soykırımının inkârı böylece ırkçılıkla ilişkilendirilmiş oluyor. Fransa, 2001’de, Ermeni soykırımını resmen tanıdığı için ‘inkârının cezalandırılması’ hususu da ‘Fransa’nın AB’ye uyumu’ çerçevesinde teklif ediliyor. Bu nedenle tasarının senatodan geçme ihtimali yüksek. Ayrıca, yasanın AİHM normlarına da uygun olacağı, çünkü Avrupa hukukunun nefret suçlarında düşünceyi kısıtlayabileceği ön kabulü var. Nitekim Yahudi soykırımının inkârının suç sayılmasını öngören yasanın iptaline yönelik AİHM’e açılan bir davada, mahkeme yasayı onaylayan bir karar vermiş.

Talat Paşa Bulvarı

Gülay GÖKTÜRK /  gokturkgulay@yahoo.com  
Ermeni soykırımını inkâr etmeyi suç sayan bir yasa yapmak besbelli ki en temel insan hakkı olan ifade özgürlüğüne kökünden aykırı… Ve elbette hak ettikleri cevabı almalılar. Ne var ki, bir yanlışı ortaya koymak sizi otomatik olarak doğru pozisyona getirmez. Bugün Fransa'yı suçlarken kendilerini çok sağlam zeminde hissedenlere şunu sormak isterdim: Siz bu ülkenin dört bir yanında hâlâ Talatpaşa İlkokulları, Talatpaşa Caddeleri, Talatpaşa Bulvarları görmekten utanmıyor musunuz? Ermeni yurttaşlarınızın bu "Büyük felaket"in bir numaralı sorumlusunun adını taşıyan caddelerden geçerken, okullarda okurken ne hissettikleri hiç mi ilgilendirmiyor sizi?Siz hâlâ ders kitaplarında bu olaylardan tek satır bile bahsetmemekle, tarihimizin bu kara sayfasını cumhuriyet kuşaklarından gizlemekle İttihatçılar'ın suçlarını örtbas etmiş, hatta suçlulara sahip çıkmış olmaktan rahatsızlık duymuyor musunuz?

Ermeni Kökenli Futbol Adamından Sözde Soykırımı İnkâr Yasasına Tepki

Sözde Ermeni Soykırımı’nı reddedenlere yaptırım getiren yasa teklifi Fransa parlamentosundan geçti. Türkiye tarafında büyük infial uyandıran düzenleme, Ermeni kökenli aydın ve sanatçıların ardından futbol adamlarını da kızdırdı. Bunlardan Garo Hamamcıoğlu, Nicolas Sarkozy'nin oy kaygısı böyle bir karar aldığını ifade etti. Uzun seneler Sarıyer Spor’da forma giyen, şu an amatör kümede oynayan Taksim Spor’un başkanlığını yürüten Hamamcıoğlu, "Bizim Türkiye ile olan bağlarımız Fransa'yı ilgilendirmez. Kanımca onlar bizi kullanıyorlar, ne olur artık bizi kullanmasınlar." dedi.

İsviçre parlamentosundan, Süryani, Ermeni, Keldani ve Pontus iddialarının kabulüne ret

İsviçre Ulusal Meclisi, 1915 olaylarında Süryani, Ermeni, Keldani ve Pontus Rumlarının soykırıma uğradığını ve bundan Osmanlı Devleti'nin sorumlu olduğunu iddia eden metnin kabulünü 69 evet oyuna karşı 115 hayır oyuyla reddetti… Ulusal Meclis, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını tanıyan bir önergeyi 16 Aralık 2003 yılında Federal Meclis'in karşı yöndeki kararına rağmen  kabul etmişti. İsviçre, 2005 yılında da Ermeni iddialarını reddeden ve olmadığını söyleyenlere ceza öngören yasayı kabul eden ilk ülke olmuştu.

Lahey’den başka çare yok

Zülfü Livaneli - zlivaneli@gazetevatan.com
 Fransa Parlamentosu’nun, soykırımı inkâra ceza getiren yasayı kabul etmesinden sonra insanın aklına ister istemez şu sorular geliyor: Bu iş nereye kadar gidecek? Türkiye her yıl çeşitli parlamentoların kararlarını engelleme peşinde mi koşacak? Hiçbir mahkeme kararına dayanmayan “soykırım“ damgası, dünya ölçeğinde kabul görerek Türkiye’nin alnına vurulmuş durumda. Her yıl gündeme gelen bu damgadan kurtulmanın yolu, tek tek mücadeleden ve tasarıyı kabul eden her ülkeye ekonomik yaptırım tehdidinden mi geçiyor?2015 bu olayların 100. yıldönümü. Bu gidişle 2015’e kadar ABD ve AB dahil olmak üzere, kararı kabul etmeyen ülke kalmayacak gibi görünüyor.Türkiye ise bu kararlar karşısında şaşkın bir görüntü sergiliyor.Türk hükümetleri önce “Ne Ermeni’si? Böyle bir şey duymadık“ tavrı içine girdi. Uluslararası baskı karşısında gerileye gerileye “mukatele“ (karşılıklı öldürme) noktasına kadar geldi. Yani bu konuda başından beri uyguladığı temel bir strateji yok. Günün gelişmelerine göre tavır takınıyor… Belli ki 2015’e kadar ABD dâhil bütün parlamentolar “soykırım” yasasını kabul edecek.Bu durumda tek çare Türkiye Cumhuriyeti’nin BM’nin Lahey’deki Adalet Divanı’na başvurması.

Yeni Anayasa için Öneriler- / Proposals for the New Constitution

Ali Bulaç / Zaman
Yeni anayasada “din ve vicdan özgürlüğü” kuvvetli bir biçimde vurgulanmalı, şu dört temel hak ve özgürlük özellikle teminat altına alınıp işlerlik ve hayatiyet kazanması için gerekli düzenlemeler yapılmalı: a) Din seçiminde bireyler özgür olmalı, kimseye şu veya bu tarzda baskı uygulanmamalı; b) Herkes dinî inancını açıklama, başkasına anlatma (tebliğ etme) hakkına sahip olmalı; arzu etmiyorsa dinî inancını açıklamaya da mecbur edilmemeli; c) Herkes dinî inancına göre yaşama hak ve özgürlüğüne sahip olmalı. Devlet sadece başkalarının dinine müdahale veya baskı uygulanması durumunda müdahale etmeli; d) Herkes ve her topluluk dinî inancına göre örgütlenme, faaliyet gösterme hak ve özgürlüğüne sahip olmalı.

Yeni Anayasa için Öneriler- / Proposals for the New Constitution

Ali Bulaç / Zaman
Yeni anayasada “din ve vicdan özgürlüğü” kuvvetli bir biçimde vurgulanmalı, şu dört temel hak ve özgürlük özellikle teminat altına alınıp işlerlik ve hayatiyet kazanması için gerekli düzenlemeler yapılmalı: a) Din seçiminde bireyler özgür olmalı, kimseye şu veya bu tarzda baskı uygulanmamalı; b) Herkes dinî inancını açıklama, başkasına anlatma (tebliğ etme) hakkına sahip olmalı; arzu etmiyorsa dinî inancını açıklamaya da mecbur edilmemeli; c) Herkes dinî inancına göre yaşama hak ve özgürlüğüne sahip olmalı. Devlet sadece başkalarının dinine müdahale veya baskı uygulanması durumunda müdahale etmeli; d) Herkes ve her topluluk dinî inancına göre örgütlenme, faaliyet gösterme hak ve özgürlüğüne sahip olmalı.

Times: Tepkiler Fransa'ya geri adım attırabilir

Times "Ankara ve Paris arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi" ifadesini kullandı. Alain Juppe'nin, kendilerine verdiği mülakatta, girişimle arasına mesafe koymaya çalıştığını belirten Times, Fransa'nın Türkiye'nin tepkisi karşısında geri adım atabileceği tahmininde bulundu.Gazetenin yorumu şöyle:"Meclis Başkanı teklifin Mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminden önce meclisin her iki kanadında da onaylanmasının pek olası olmadığını söyledi. Gerek Cumhurbaşkanı Sarkozy gerekse Sosyalist rakibi François Hollande kamuoyu önünde teklifi desteklemiş olsalar da, yorumcular son noktada geri adım atabileceklerini belirtiyor.

Davutoğlu: Nerede Ermeni varsa konuşacağız

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Avrupa'daki entelektüellere sesleniyorum, değerlerinize sahip çıkın. Biz zaten sesimizi yükselteceğiz. Yasak olduğu yerde gidip biz bunu tanımıyoruz diyeceğiz. Avrupa Konseyi’nde sesimizi yükselteceğiz. Eğer Avrupalar sahip çıkmıyorsa biz bu değerlere sahip çıkacağız.Bundan sonra sınavda olan biz değil, Fransa’dır. Fransa Senatosu sınavdadır. Fransa’da Türkler ayağa kalktı, kalkacaktır. Bu tedbirler ilk aşamadır. Her aşama Ankara’da değerlendirilecektir. Dikte ettirilen bir Türkiye yok artık.Fransa’nın bağnaz tutumuna karşı nerede bir Ermeni varsa gidip konuşacağız. Fransa’nın ve diğer ülkelerin aramıza nasıl fitne soktuğunu anlatacağız. Bizim tarihten çekineceğimiz bir şey yok, gücümüzü tarihimizden alıyoruz. Bizi kaybeden tarih akışının ritmini de kaybeder. Tercihlerini onlar yapacaktır."

Fransa Dışişleri Bakanı Juppe: 'Türkiye aşırı tepki göstermemeli'

Başbakan Erdoğan'ın Fransa'ya açıkladığı yaptırımların ardından Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, Türkiye'ye aşırı tepki göstermeme ve 'sağduyu ve ılımlılık' çağrısında bulundu.

Davutoğlu: Dünkü kararla birlikte Avrupa, Ortaçağ'a dönmüştür

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Fransa meclisinin dün kabul ettiği 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa tasarısının Avrupa'yı Ortaçağ'a geri götürdüğünü belirterek, "Fransa ulusal meclisinin aldığı kararla Ortadoğu'daki diktatörler arasında hiçbir fark yoktur" dedi.

Soykırımı bilmiyorsa gitsin babasına sorsun"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Cezayir’de 1945 yılından itibaren tahminen nüfusun yüzde 15’i orada Fransızların katliamına uğramıştı. Bu bir soykırımdı. Cezayirliler fırınlarda topluca yakıldı. Eğer Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Sarkozy bu soykırımı bilmiyorsa, gitsin babası Sarkozy’ye sorsun. Babası, 1940’larda Cezayir’deki Fransız lejyonunda askerlik yaptı. Eminim ki oğluna katliam hakkında söyleyecek çok sözü vardır."

Erdoğan Sarkozy'ye ateş püskürdü!

Başbakan Erdoğan, "Sayın Sarkozy, Türkiye'nin tarihinde soykırım bulamaz. Eğer Türkiye tarihine bakarsa, eğer kendi ailesine, kendi aile şeceresine şöyle bir derinliğine bakarsa, orada Türkiye'nin, Türklerin yardımından, hoşgörüsünden, şefkatinden başka hiçbir şey görmez ve göremez" dedi.

ABD'den ilk 'soykırım yasası' yorumu

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, Fransa parlamentosunda kabul edilen 'Ermeni teklifi'yle ilgili, Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini desteklemeye devam ettiklerini söyledi.

Fransa'ya Sekiz Yaptırım

Türkiye, Ermeni Soykırımını inkarı yasaklayan yasa nedeniyle Fransa'ya uygulanacak yaptırım paketini açıkladı. Pakette ikili askeri faaliyetlerin iptali, askeri uçuşlar için verilen toptan izinlerin iptali gibi yaptırımlar yer alıyor.

Halavurt "Soykırım Tasarısı"nı Yorumladı: Yasanın Nasıl Uygulanacağı Önemli

Ekin Karaca
Şahsen yasanın ifade özgürlüğü önünde engel teşkil etmeyeceğini tahmin ettiğini belirten Avukat Cem Halavurt, mahkemelerin, "Soykırım olmamıştır" diyen kişilerin bunu ne kasıtla söylediğine bakacağını söyledi:"Önemli olan, bunu Fransa'nın değerlerini aşağılamak amacıyla mı söylediğiniz, yoksa bilimsel, tarihi bir tartışma aşamasında mı söylediğiniz olacaktır.""Olumsuz kullanıma elverişli"Kanunun düzenleniş biçimi yönünden olumsuz kullanılmaya da elverişli olduğunun altını çizen Halavurt, bu açıdan bakıldığında da ifade özgürlüğü önünde engel teşkil edebileceğini söyledi ve ekledi:* Almanya da dahil pek çok ülkede Hitler'i övmek veya "Yahudi soykırımı olmamıştır" demek suç.* Önemli olan bu gibi yasaların, ifade özgürlüğünü engellemeyecek şekilde, büyük bir ciddiyetle düzenlenmesidir.* Türkiye'de de Mustafa Kemal'e, devletin temel değerlerine söz söyleyemezsiniz. 301. madde gibi bir maddenin kapsamını çok geniş tutarak pek çok kişiyi cezalandırabilirsiniz.

1915 ve paradigmanın iflası

Markar ESAYAN
Sarkozy ayarında birinin ciddiye alınması, Türkiye’nin şu “tam seferberlik” hali de midemi kaldırıyor, Zaman makinesine binmiş, yine 70’lere dönmüş gibiyiz. Aynı laflar, hiçbir akıl barındırmayan aynı klişe sözler, babalanmalar. İş dünyası ve STK’lar Fransa’ya çıkarma yapıyor. AK Parti, CHP, MHP konu Ermeni olunca aynı söylemde hemen buluşuveriyor. Cumhurbaşkanı Gül telefonuna çıkmayan Sarkozy’ye gönül koyuyor. Bizim zavallı Patrikhane, Patrik seçme hakkını gasp eden hükümete sesini çıkarmazken, otomatik olarak harekete geçip “Daha aşure yapacaktık, aşure kabımızı kırmayın noolur” türünden mıy mıy bir açıklama yapıyor. (Acaba, bir açıklama yapıverseniz ne iyi olur diye bir rica almışlar mıdır yine tepelerden?)Medya o kadar işgüzar ve cahil ki, bu sanki onun sözleriymiş gibi Patrik Mesrob II’nin koca koca resimlerini açarak veriyor haberi. Yahu adam ölüm döşeğinde!

Fransızlar Erdoğan'ın tepkisini böyle verdi

Konuyla ilgili sert bir çıkış yapan Başbakan Erdoğan, ‘Bu kararı şiddetle kınıyoruz. Fransa ile her türlü siyasi istişareyi durduruyoruz. İkili askeri faaliyetler ve askeri tatbikatları iptal ediyoruz. Askeri uçuşlar için verilen bütün izinleri iptal ediyoruz ve her uçuş için ayrı izin talep ediyoruz. Askeri gemilerin liman ziyaretleri için yaptığı izin başvurularını bugünden itibaren iptal ediyoruz. 2012 yılında yapılacak Türkiye ve Fransa Ekonomik ve Ticaret toplantısına katılmıyoruz. Bunlar ilk etapta uygulayacağımız maddelerdir’ dedi… Başbakan Erdoğan’ın bu resti Fransız haber ajansları ve ülkenin önde gelen gazetelerinin internet sitelerinde son dakika olarak duyuruldu.

''Ermeni teklifi'' ABD basınında

Fransa Parlamentosu'nda 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa tasarısının kabul edilmesinin ardından Türkiye'nin tepkileri ABD basınında da yer aldı. CNN'in internet sitesinde yer alan haberde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin Fransa ile ilişkilerini yeniden gözden geçireceği, Türkiye'nin Paris Büyükelçisini istişare için Türkiye'ye çağrıldığı, iki ülke arasındaki tüm ikili ziyaretlerin iptal edildiği ve AB çerçevesindeki eşleştirme projelerinde Fransa ile artık işbirliğine gitmeyeceklerine yönelik açıklamalarına ayrıntılarıyla yer verildi.

"Bu da Sarko'ya kapak olsun"

En ilginç yorum ise Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'tan geldi. Bağış yaptırımları, Twitter hesabında şu sözlerle değerlendirdi: "Başbakanımızın açıkladığı Fransa'ya yaptırım kararları Sarko'ya kapak olsun. Umarım aklını başına toplar ve bu akla ziyan tasarıyı geri çeker."

Amerika'da Noel Ağacı Tartışmaları Yine Gündemde

Carla Babb | Washington
Amerika’da Noel kutlamaları devam ederken, her yıl yaşanan bir tartışma yine gündeme geldi. Din ve devlet işlerinin ayrıldığı Amerika’da federal ve yerel hükümetlerin Noel kutlamlarına katılması, kamu alanlarına Noel ağacı koyması doğru mu? Noel ağacı, Amerika’da ulusal ve dini bayramların üstüste kutlandığı bu dönemin en belirgin sembolü. Ancak Rhode Island eyaleti bu yıl bir değişiklik yaparak ağacı “Noel” değil, “Bayram Ağacı” olarak adlandırdı.

Türkiye tepkili, Ermenistan minnettar

Fransa Ulusal Meclisi, soykırım tasarısını kabul etti. Türkiye, Fransa’ya yönelik ağır yaptırımlar uygulanacağını açıklarken, Ermenistan ise Fransa’ya teşekkür etti.Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ile görüşmesinden sonra düzenlenen basın toplantısında konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Girişimin haksız, isabetsiz olduğunu ve kararı Türkiye’nin kınadığını belirten Erdoğan, Fransa’ya bazı yaptırımlar uygulanacağını açıkladı. Bu yaptırımlara göre, iki ülke arasındaki tüm siyasi istişareler durdurulacak ve askeri tatbikatlar iptal edilecek. Ayrıca, siyasi askeri ve ekonomik faaliyetler, personel değişim, eğitim gibi bütün faaliyetler iptal edilecek. Fransız askeri uçakları her uçuş için Türkiye'den ayrı ayrı izin alacak, AB eşleştirme projelerinde Fransa'yla işbirliğine gidilmeyecek, askeri gemilerin liman ziyaretleri ile izin başvuruları reddedilecek ve 2012 yılında ekonomi bakanları arasında yapılacak Türkiye Fransa ortak ekonomi toplantısına Türkiye katılmayacak.

Azınlık vakıfları da işi ağırdan alıyor

Bülent Şanlıkan /Akşam
Azınlık vakıflarının taşınmaz mallarının iadesini öngören KHK'nın yürürlüğü girmesinin üzerinden 4 ay geçti. Ancak dün itibarıyla Vakıflar Bölge müdürlüklerine sadece 10 cemaat vakfı, 28 gayrimenkul için başvurdu. Başbakan Erdoğan, Ramazanda cemaat vakıfları tarafından verilen iftarda müjdeyi vermişti. İade için gerekli KHK 27 Ağustos'ta yürürlüğe girmiş ve 12 aylık süre başlamıştı. Ancak şu ana kadar çok az başvuru var.

'Soykırım' tasarısı Fransa meclisinden geçti

Arzu Çakır Morin /Hurriyet
 Kamuoyunda "soykırımı inkar yasası" olarak bilinen ve 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifi, Fransız Ulusal Meclisi’nde kabul edildi.Fransa Meclisi Genel Kurulu'nda yapılan oylama sırasında salonda yaklaşık 50 vekil bulunuyordu. Bu da 577 üyeli meclisin yaklaşık yüzde 10'una denk geliyor.  Meclisten geçen yasa tasarısı, şimdi senatoya gönderilecek. Tasarı senatoya geldiğinde ‘değişiklik önergesi verilmeden’ geçerse yasalaşabilecek. Değişiklik önergesi verilirse yeniden ulusal mecliste ele alınacak. Parlamento, yasayı görüştüğü akşam, 9 Ocak’a kadar sürecek Noel tatiline girecek. Bu tarihte parlamentodan geçen yasa senatoya sevk edilecek.Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle her iki meclis de 22 Şubat’ta yeniden tatile girecek. Yasa bu tarihe kadar yetişmezse kadük (geçersiz) kalacak.

Ermeni iddiaları 20 ülkenin parlamentolarında kabul gördü

1915 olaylarına dair Ermeni tezleri bugüne dek 20 ülkenin parlamentosunda kabul gördü. Ermeni karar tasarılarının kabul edilmesi süreci 1965'de Uruguay Parlamentosuyla başladı. Bu iddialar genellikle 24 Nisan öncesine ya da hedef ülkedeki kritik seçim dönemlerinde gündeme getiriliyor, asıl hedef ise ABD...

Sözde Çağdaşlığın Sözde Aydınları

/Etyen Mahçupyan*
Ancak genelde karşımızda daha 'ince' türden bir hamaset var:Türkiye'deki Ermenilerin 'basiretleri' nedeniyle pohpohlanması ve hamur olarak hiç de farklı olmayan Ermenilerin buna aynı hamasetle yanıt vermesi.Önce Ermenilerden başlarsak bu tutum utanç vericidir.Gerçek hatıraları,bilgileri ve talepleri aksettirmeyen;tedirginlikten kaynaklandığı belli olan bu lafların Türk toplumunu tatmin etmesi mümkün müdür?Geleceğin Türkiye'si bu yapay dili aşan insanlarca kurulacaksa;iki toplumun müstakbel beraberliği bu tür bir iletişime dayandırılabilir mi?Tarihsel gerçeklerin seslendirilmesi birlikte yaşamanın engeli değil;tam aksine bunu sağlayacak güven ortamının yerleşebilmesinin önkoşuludur. Türkiye'deki Ermenileri "oyuna gelmedikleri için" kutlayanlar ve Fransa'nın girişiminin "Ermeni kökenli vatandaşlarımızı zora soktuğunu" belirtenler ise;gerçekte aba altından sopa göstermekte,hamaseti otoriter zihniyetlerinin kılıfı olarak kullanmaktadırlar.

FRANSA'YA KARŞI 3 PARTİDEN ORTAK TEPKİ

Sabah
AK Parti, CHP ve MHP Fransa Meclisi'ndeki sözde Ermeni soykırımı yasa teklifine karşı ortak bildiri yayınladı. Bildiriye BDP imza koymadı... ''Sözde Ermeni Soykırımını reddedenlerini cezanlandırılmasını öngören tek yanlı, haksız ve asılsız teklifin Fransa Ulusal Meclisi Genel Kurulunda görüşülecek olması vahim, kabul edilemez ve tarihi bir hatadır.Türk halkını derinden yaralayan, Türk tarihini tek taraflı bilgilere dayanarak karalayan ve bu haksızlığa karşı kendini savunma hakkını elinden alan kanun teklifinin gündeme getirilmesini şiddetle kınıyoruz. Tarihte yaşanan olaylar bilimsel, tarafsız araştırmalarla ele alınmalıdır. Kendilerini tarihçilerin ve yargıçların yerine koymakta sakınca görmeyen parlamentoların bu tür tasarrufları siyasi olduğu kadara hukuki ve ahlaki son derece sorunludur.''

TASARIYA TAŞKÖPRÜ'DE YAŞAYAN ERMENİLER DE TEPKİLİ

Ermeni asıllı Namık Özçelik (75), Bu iddialar yersizdir. Biz senelerden beri buradayız, kimseden zarar ziyan görmedik . Biz Türkiye'de yaşıyoruz ve Türk vatandaşıyız. O iddialara hayır diyorum. Adamlar haksız yere suçlama, yersiz propaganda yapıyorlar. Onlara katılmıyorum. Olmaz öyle şey dedi.8 yıl önce Müslüman olduğunu ve Manuk olan ismini Namık olarak değiştirdiğini belirten Özçelik, Müslüman olurken de kimsenin zoruyla, yada etkisiyle olmadım. Allah tarafından içime bir ışık geldi ve kelimeyi şahadet getirerek Müslüman oldum dedi. (Bir eksik vardı o da tamam oldu. HYETERT)

Meksika'dan Ermenistan ve Paris'i şok edecek karar

Fransa Meclisi'nin 'sözde Ermeni soykırımı iddialarını inkâr edenlere hapis cezası öneren' yasa tasarısını kabul etmeye çalıştığı bir sırada Meksika Kongresi Ermenistan'ı ve Paris'i şok edecek bir karar kabul etti.Meksika Kongresi, silahlı Ermeni güçlerinin Azerbaycan'ın Hocalı kentinde yaptıkları katliamı kınayan bir karar kabul etti. Meksika,'Hocalı katliamını', 'soykırım' niteliğinde değerlendirdi.

MARKAR ESAYAN: SARKOZY OY İÇİN İKİYÜZLÜ DAVRANIYOR

Zaman
Esayan, "Yarın oylanacak tasarı da buna bağlı bir tasarı aslında. Biliyorsunuz Fransa'da Yahudi soykırımını inkarı reddeden bir yasa var. 2001 yılında Fransa Ermeni soykırımına da kabul edince, o yasaya bağlı bu tasarının kendi içinde bir mantığı var. Ermeni katliamları da eğer soykırım ise bunun inkarı suç olması gerekir mantığından yola çıktılar. Daha önce iki defa bu yasa parlementoya geldi. İnkarı suç sayan yasayı Sarkozy engellemişti. Burada Sarkozy'nin iki yüzlülüğünü de görmek mümkün aslında." diye konuştu. Tasarının düşünce ve fikir özgürlüğüne darbe vurduğunu belirten Markar Esayan, sadece tarihçilerin değil, sıradan vatandaşların da tarihsel konuları istedikleri gibi değerlendirebilmeleri gerektiğini ifade etti.

Şişli’den Haberler

Şişli A bayan voleybol takımı 2. Ligde karşılaştığı lig lideri Karşıyaka takımına 3-0 mağlup oldu… Şişli A erkek basketbol takımı Deplasmanlı Bölgesel ligde 2. devrenin ilk maçında Denizgücü takımını 76-64 mağlup ederek 3. sıradaki yerini korudu.

Fransız Parlamentosu’nu Bırakalım, İnkara Karşı Sesimizi Yükseltelim

Fransa Parlamentosu’nda 22 Aralık 2011 Perşembe günü görüşülecek olan soykırımın inkârını yasaklayan yasa tasarısına karşı Türkiye, en geniş kesimleriyle birleşmiş durumda. Devletin bildik inkâr ve tehdit politikalarına, iş kuruluşlarından tüketici derneklerine kadar sivil toplumdan gelen desteğin yani sıra, Türkiye’nin aydın kamuoyunda da yasa tasarısına karşı güçlü bir görüş birliği oluşmuş görünüyor. Yasaya karşı argümanların ortak noktası düşünce ve ifade özgürlüğü. Ermeni soykırımı da dâhil olmak üzere Fransa’nın resmen tanıdığı soykırımların inkârının yasaklanmasının düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geleceği öne sürülüyor. İHD İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon olarak bizler, soykırım gibi bir insanlık suçunun inkârının hiçbir şekilde düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçekleşmesi ve düşünceyi ifade hakkinin kullanılması olarak kabul edilemeyeceğini savunuyor ve bunda ısrar ediyoruz.

Hrant'ın kardeşinden Fransa'ya tepki

Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, Fransız Meclisi'nde görüşülecek Ermeni soykırımı tasarısıyla ilgili, 'Kendi soydaşlarıma sesleniyorum. Siz karşı çıkın buna kardeşim. Onurumuzu, acımızı böyle insanların eline bırakmayın' dedi.

'Fransa hukuk devleti olduğunu kanıtlayacak'

Ermenistan, Ermeni yasa teklifini görüşmeye hazırlanan Fransa'ya destek verdi. Erivan, yasa teklifinin kabul edilmesinin, Fransa'nın bir hukuk devleti olduğunu kanıtlayacağını savundu.

“Kimse Azınlık Olmak İstemiyor”

Neşe Mesutoğlu
Prof. Dr. Samim Akgönül, ‘Azınlık’ adlı kitabını çıkardı.
Strasbourg Üniversitesi’nin öğretim üyesi Akgönül, “Kanımca azınlıkların İstanbul’un İstanbul olmasına yaptığı katkı baştacı edilmeli, ama bugünkü mozaik de göz ardı edilmeden, ezilmeden, bastırılmadan…” diyor

Ermeni yazar Baronyan’dan Şark Dişçisi

Metin Boran / metin.boran@hotmail.com
Hagop Baronyan 1891 yılında tüberkülozdan öldüğünde geride bir tanesi İtalyan oyun yazarı Goldoni’den adaptasyon olmak üzere beş oyun ve çeşitli konularda yazılmış bir yığın dergi yazısı bıraktı. Yaşadığı dönemde yazdığı oyun ve denemeleri ile Osmanlıda saray yönetiminin tepkilerini çeken ve sansüre uğrayan Baronyan yazdıkları ile yaşadığı dönemin toplumsal sorularını mizah ve hicivle ele alan yoksul bir edebiyat emekçisi olarak tarihe geçti. Yaşadığı dönemde hiçbir oyunu sahnelenmeyen Baronyan’ın yazdığı Bağdasar Ağpar (Bağdasar Kardeş) adlı oyunu ancak ölümünden sonra sahnelenir.

Türkiyeli Ermeniler Cumhurbaşkanı Sarkozy ve Fransa'ya Karşı Tepkili

Vercihan Ziflioğlu /İstanbul - Hurriyet Daily News
Türkiye'deki Ermeniler başta Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink olmak üzere Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'e ateş püskürüyor. Dink dün akşam özel bir kanala telefonla bağlanarak, tasarıyı düşünce özgürlüğüne aykırı bulduğunu söyledi. En sert açıklamalarsa Taraf Gazetesi'nin yazarı Markar Esayan'dan geldi. Esayan gazetede bugün kaleme aldığı "Sarkozy Ermenileri de kandırıyor" başlıklı makalesinde şu ifadelere yer verdi: "1915'te Anadolu'nun herhangi bir bölgesinde katledilen bir kişi eğer bugün canlanıp Sarkozy'e ulaşsa suratına tükürür, benim acımdan siyasi kazanç sağlamaya çalışıyorsun derdi." 

DIOCESAN SUNDAY SCHOOL WORSHIP PROGRAM SUCCESSFULLY UNDERWAY

In 2009, the Eastern Diocese launched a Sunday School Pilot Program to cultivate attendance at the Divine Liturgy each Sunday as the goal and core of the traditional Sunday School curriculum. 

Luys Vocal Quintet

www.luys-quintet.org
The vocal quintet “Luys” (meaning “Light”) was  founded in 2003 and consists of five feminine voices: soprano – Hasmik Baghdasaryan, Mariam Mailyan, alto – Marine Nazaryan, Sofya Konjoyan, Shahane Zalyan. “Luys” repertoire consiste of Armenian medieval spiritual songs, pieces from Divine Liturgy, folk songs and songs arranged by Komitas (1869-1935), as well as works by modern armenian composers.

Aleviler, Cumhuriyet Ve Atatürk

Mustafa Elveren (Em. Öğrt.)
Alevilik, cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili yapılan en ufak bir eleştiriyi içine sindiremeyen bazı kişilerin; “Atatürk ve Cumhuriyeti yıkmak, ülkeyi kardeş kavgasına sürüklemek...”(1) paronası içinde olduklarını görüyorum.

Cengiz Aktar:"Avrupa'da Yahudi Soykırımıyla İlgili Benzer Yasalar Var"

Fransa'da Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasayı değerlendiren Cengiz Aktar, yasanın konunun tartışılmasını değil, aşağılayıcı ifadeler kullanılmasını yasakladığını ve aynı yasanın Yahudi soykırımı için pek çok ülkede geçerli olduğunu söyledi… Bahçeşehir Üniversitesi Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Aktar, Avrupa'nın pek çok ülkesinde Yahudi soykırımıyla ilgili benzer yasalar olduğunu hatırlattı. Dolayısıyla Fransa'nın böyle bir yasa çıkarmasına fazla şaşırılmaması gerektiğini söyleyen Aktar, yasanın dayanağı olarak Avrupa Birliği'nin (AB) 2008 tarihli çerçeve yönergesini işaret etti."Sadece Ermeni soykırımı değil, tüm soykırımları kapsıyor" Çerçeve yönergenin AB ülkelerinde ulu orta soykırım inkarcılığı yapılmasının engellenmek önerildiğini ifade eden Aktar, bu bağlamda sadece Ermeni soykırımının değil, tüm soykırımların yönerge kapsamında olduğuna dikkat çekiyor…"Soykırım inkarı, nefret söylemine giriyor" 

Mor Gabriel Manastırı Davası Neden Çözülemiyor

 Vercihan Ziflioğlu / Istanbul-Hurriyet Daily News
 Son yıllarda Süryani toplumuyla özdeşleşen Mor Gabriel (Süryanice: Deyrulumur) Davası nedeniyle hem Türkiye'deki hemde dünyadaki Süryaniler tepkili. Türkiye'de tıkanan dava artık AIHM'den çıkacak kararı bekliyor. 

Feriköy'de Konser

21 Aralık Çarşamba, Saat 20.45'de Nazar Şirinoğlu Salonu

1915 için ‘korkunç kara leke’ diyelim

Hüseyin Aygün, Ermeni iddialarını "Osmanlı döneminin kara lekesi olarak" tanınmasını önerdi.Tunceli Milletvekili Aygün, “Biz bunu Teşkilat-ı Mahsusa üzerinden 'Osmanlı dönemindeki korkunç bir kara bir leke' olarak tanıyabiliriz. Kendi tarihimizle yüzleşebiliriz. Bundan kimse zarar görmez, ülkemiz de zarar görmez” dedi. Yaşanan olaylara “soykırım” demeyen Hüseyin Aygün, gerekçesini şu sözlerle açıkladı:“Devletlerin kavramlarıyla konuşmak istemiyorum. ‘Soykırım’ dendiğinde mesele çok çıkmaza giriyor… Hüseyin Aygün, Fransa'da soykırımın inkarını suç sayan yasa tasarısının ise düşünce özgürlüğü açısından yanlış olduğu ifade etti.

'Fransa’ya kızıyoruz da kendimize de bir baksak...'

İsmet Berkan – Hürriyet
Geçmişte Türkiye’nin Paris Başkonsolosu, konsolosluğun web sitesinde soykırımla ilgili yazılanlardan ötürü ‘Soykırımı inkar’la suçlanmıştı, Fransa’da. Şimdi bu tür suçlamaların cezası çok artıyor. Bu girişimin ifade özgürlüğünün ve hatta akademik özgürlüğün kısıtlanması yönünde olduğuna kuşku yok. Yok ama ‘Vay efendim Avrupa’nın göbeğinde ifade özgürlüğü kısıtlanıyor, Fransa Ortaçağa, dogmalar dönemine geri dönüyor, kendi 18. yüzyıl Aydınlanmasına bile ihanet ediyor’ gibisinden sözleri söyleyecek ülke Türkiye midir?Bu ülkede de ‘Soykırım vardır’ demek, ‘Türklüğe hakaret’ suçu değil mi? Yani tersinden bir kısıtlama yok mu?Bu ülkede ifade özgürlüğü ve akademik özgürlükler sonuna kadar kullanılıyor mu ki?

Türk Ermenilerinden Fransa'ya yanıt!

Türkiye Ermeni Patrikliğinden 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifinin Fransa meclisi genel kurulundaki oylamasına ilişkin yapılan açıklamada, "1600 yıllık koskoca bir tarihi ve hepimizi bekleyen aydınlık bir geleceği o acı olayların gölgesine terk edemeyiz" denildi. Patriklikten yapılan yazılı açıklamada, Türk ve Ermenilerin kökenlerinin birbirine karışmış olduğu ifade edilerek, yapılan her olumsuz müdahalenin iki ülke arasındaki sürece zarar vereceğinin düşünüldüğü bildirildi. 

Cumhurbaşkanı Gül: Tarihi yargılamak izansızlık

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sözde soykırım iddialarının reddedilmesini suç sayan tasarıyı Parlamento'ya taşıyan Fransa'ya sert tepki göstererek, "Bir ülkenin tarihi hakkında siyasi bir kurum olan Parlamento aracılığıyla yargıda bulunmak, tarihi siyasi amaçlarla tahrif etmek en hafif tabiriyle izansızlıktır" dedi

Fransa'dan Türkiye'ye 'yaptırım' uyarısı

Fransa Dışişleri Bakanlığı, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, Türkiye'nin olası bir ekonomik yaptırıma gitmemesi konusunda uyarıda bulundu.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bernard Valero, konu ile ilgili olarak Türkiye'nin uluslararası taahhütlerine saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.

CHP ve MHP'den 'soykırım' teklifi

CHP ve MHP'li milletvekilleri, Cezayir'de Fransa tarafından gerçekleştirilen eylemlerin "soykırım" olarak kabul edilmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. (Demek ki parlementolar böyle kararlar alabiliyormuş.HYETERT)

Sarkozy Gül’ün telefonuna çıkmadı

Cumhurbaşkanı Gül’ün Fransa Meclis’ndeki Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili tasarıyı görüşmek için iki gündür Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’i aradığı, ancak yanıt alamadığı öğrenildi.

Hataylı Ermenilerden Fransa'ya Tepki

Vakıflı Köyü Muhtarı Berç Kartun, "Fransa'yı ben şahsen kınıyorum. Yani bugün Fransa kendi siyasi çıkarları amacıyla yaptığı bu çalışmayı bu Anayasa'dan geçirme maratonunu ben kınıyorum. Yani bugün bıraksın yani siyasetçiler bu işi bıraksın." dedi.Vakıflı köyü muhtarı Berç Kartun, konunun tarihçilere bırakılmasını istiyor.
Muhtar Berç Kartun, "Değil ki kendi Anayasalarında yahutta parlamentosunda görüşmeyi, tarihçilere yardımcı olsunlar. Tarihçiler bir an önce bunları çıkarsınlar." dedi. (Muhtar Bakan gibi konuşmuş aferin ona (!) HYETERT)

Sarkozy Ermenileri de kandırıyor

Markar ESAYAN/Taraf GAZETESİ
 Bir “Acıları pazara çıkaralım, en yüksek fiyata satalım” mevsimi daha geldi. Fransa’da birkaç gün sonra parlamentoda oylanacak soykırımı inkârı suç sayan yasadan bahsediyorum. Yasa geçerse, 1915 Ermeni soykırımını reddedenlere 45 bin avro para cezası ve bir yıl hapis cezası verilecek.1915’te Anadolu’nun herhangi bir bölgesinde katledilen bir kişi eğer bugün canlanıp Sarkozy’ye ulaşabilseydi, muhtemelen onun suratına tükürür “Benim acımdan siyasi kazanç çıkarıyorsun” derdi. Ama torunlarının böyle bir berrak duruşu olamaz. Çünkü bu bir kan davası artık ve “karşı tarafa” indirilecek bir darbe için her şey mubah.

Dink'ten diasporadaki Ermenilere çağrı

Fransa meclisinde 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasa teklifi görüşülmeyi beklerken konu, CNN TÜRK'te Tarafsız Bölge'de masaya yatırıldı. Programa telefonla bağlanan Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, diasporadaki Ermenilere seslendi. Tasarıyı düşünce özgürlüğüne aykırı bulan Dink, Ermenilerin bu tasarıya karşı çıkmasını istedi.

Fransa’daki yasa, meydanı Talat Paşa Komitesi ve Halaçoğlu’na bıraktı

Saadet ORUÇ / soruc@stargazete.com
Türkiye, kendi tarihinin kara sayfalarıyla yüzleşme olgunluğuna her geçen gün daha fazla yaklaşıyor… Dünündeki acı sayfaların sızısını da, en iyi halklar arasındaki dolaysız iletişim dindirecektir.“Züccaciye dükkanına dalan fil” gibi adımlar atan Fransız siyasetçiler değil...Fransa’da gündeme getirilen yasa tasarısı, Pazar günü Concorde Meydanı’nda toplanan ve Türkiye’nin katettiği mesafenin fersah fersah gerisinde kalan Talat Paşa Komitesi ve resmi tarih tezinin, kendisinin bile inanmadığı bir inançla, savunucusu olan Yusuf Halaçoğlu anlayışına bırakmıştır meydanı... Türkiye bu marjinal isimlerden ibaret değil oysa genç ve modern insanlarıyla Monsieur Sarkozy! 

Meclis’te ‘katliam’ gerginliği

TBMM’deki bütçe görüşmeleri sırasında BDP’li Sırrı Sakık’ın “1915’te Ermenilere katliam yapıldı” demesi tansiyonu yükseltti. CHP’li Başkanvekili ile AK Parti ve MHP’li milletvekilleri Sakık’a tepki gösterdi… Sakık, ''Bunu ben değil, tarih söylüyor. Gerçek tarihten neden rahatsız oluyorsunuz. Yalan yanlış tarihtir sizi buraya getiren. Kürtlere karşı siz bu politikaları uygulamadınız mı? Kahramanmaraş'ta 'Allahu ekber, Bismillahirrahmanirrahim' sloganlarıyla orada Aleviler katledilmedi mi? Sivas'ta, Çorum'da, Gazi'de yakılmadı mı?'' dedi.

ARA GÜLER

Hasan Pulur/ h.pulur@milliyet.com.tr
Ve Ara Güler der ki:“Yalnız Cumhurbaşkanlığı ile LÈgion d’Honneur, biraz zor alınan ödül olduğu için tabii heyecanlandım, hoşuma gitti. Çünkü LÈgion d’Honneur gâvurun bana verdiği şeydir. Ama benimkinin bana vermesi çok daha mühimdir benim için. Cumhurbaşkanlığı ödülü LÈgion d’Honneur’den daha önemlidir benim için, benim milletimin beni takdir etmesi mühimdir, yoksa elin gâvuru vermiş ne olacak!”

Lusavoriç Korosu Konseri

25 Aralık Pazar günü saat 20.30da Beyoğlu  Surp Yerrortutyun (Üç Horan) Ermeni Kilisesinde.

Fransa'ya 'soykırım' çıkartması

Fransa meclisi önümüzdeki perşembe günü 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifini görüşmeye hazırlanırken, TBMM'den bir heyet Fransız vekilleri ikna turuna çıktı… TBMM heyeti Başkanı Volkan Bozkır, Türk Büyükelçiliği binasında düzenlediği basın toplantısında, ''Teklifin yasalaşmasının, Türk-Fransız ilişkilerine yapacağı tahribatı anlatmaya geldik'' dedi.

Fransa: Türkiye Bizim Önemli Müttefikimiz

Fransa Dışişleri Bakanlığı, Fransa meclisinde, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifinin gelecek hafta oylanması nedeniyle Paris ve Ankara arasında ortaya çıkan gerginlikle ilgili yaptığı açıklamada, ``Fransa için Türkiye`nin önemli bir ortak ve müttefik olduğunu`` belirtti.

50 yıl sonra dizi için döndü

İngiltere’de oyunculuk yapan Kevork Malikyan, Star TV’nin “Bir Ömür Yetmez” dizisi için 50 yıl sonra ülkesine döndü.

Ermenilerin vakıf kavgası / Fight over Armenian foundations

Ermeni Cemaati’nin İstanbul’da bulunan en zengin vakfı, Beyoğlu Üç Horan Kilisesi’nde sular durulmuyor. Kilise Vakfı’nın 2009′daki yönetim kurulu seçimleri öncelikle hile karıştırıldığı için tekrarlanmış ardından da seçimlerde karşı karşıya gelen “sarı liste ve beyaz liste”nin adayları birbirini “taşıma seçmen getirdiniz” iddiasıyla suçlamıştı.

Paris Büyükelçisi'nin dönüş bileti hazır

Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, soykırım yasa teklifinin görüşüleceği 22 Aralık Perşembe günü Fransa'yı terk edecek şekilde uçak biletini cebine koydu.

Askeri araziye Ermeni manastırı

Ankara Etlik’teki askeri arazi GATA’ya hastane yapması için TOKİ’ye devredilince, Kültür Bakanlığı devreye girdi. Kültür Bakanlığı, Amsterdam’daki Rijksmuseum’da bulunan “Ankara” tablosunda görülen ve 252 yıl önce Ermeniler tarafından yapılan Vank Manastırı’nın yapılmasını şart koştu. TOKİ şimdi orijinaline uygun şekilde Ermeni Manastırı yapacak.

Mer YAN’eri Ci Minats!

Şeyhmus Diken / seyhmusdiken@birgun.net /
Soy adındaki “YAN” ekinin ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu Mıgırdiç Margosyan’ın Tespih Taneleri kitabındaki kendi soyadı hikâyesinden bilirim. Bir kez daha hem de kendi kavminden biri, bir İstanbul Ermenisine kendi diliyle “Mer YAN’eri ci minats” bizim YAN’larımız kalmadı ki! diyen Anjel Dikme… İçerden ve onurlu bir dert dökme ve “kin” yerine “insani yan”ımıza sıkça gönderme yapan anlama ve algılama kitabı Anjel Dikme’nin “Kimlik İstemem” kitabı…

Erivan “Tsaghkazart” Korosu Almanya Turnesinde

Erivan'ın “Tsaghkazart”  korosu, Ermenistan Cumhuriyeti Diaspora Bakanlığı ve Ermenistan'ın Almanya'daki Büyükelçiliği himayesiyle düzenlenen “Almanya Konserler Turnesinin”  ilk ayağı,16.12.2011 tarihinde Berlin’de kalabalık bir müziksever dinleyicilerin de hazır bulunduğu başarılı bir konserle başladı.

Süryani Metropoliti Çetin Kapadokya'da

Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Reisi ve Patrik Vekili Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin, Kapadokya'ya geldi…    Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin, temsil ettiği Süryani Ortodoks cemaatinin de bu ülkenin mozaiğinin bir parçası olduğunu da ifade ederek, Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün dinler ve diller ile birlikte bir bütün ülke olduğunu kaydetti.

Fransa, Ermeni yasasında geri adım atmıyor

Fransız haber ajansı AFP'ye açıklamalarda bulunan tasarının mimarı iktidar partisi Halk Harekat Birliği (UMP)'nin milletvekili Valeri Boyer, tasarıdan geri adım atmalarının mümkün olmadığını belirtti. Boyer, Fransa'nın 2001 de soykırım tasarısını kabul ettiğini belirterek 2006'da meclisten geçen yasanın Mayıs ayında senatodan geri döndüğünü, fakat bu sefer kararlı olduklarını dile getirdi… Senatör Philippe Kaltenbach da Türkiye'nin Fransa'ya karşı sert tavrını şantaj olarak niteleyerek "Bu tutum karşısında Fransa değerlerinden vazgeçmemeli" diye konuştu.

«Ermenistan Seninle» filmi ülkemizi uluslararası farklı platformlarda temsil edecek

Dört yıllık bir çalışma sonrasında «Ermenistan Seninle» belgesel filmi hazırlandı. Filmi hazırlayan «AZDproduction» Genel Yayıncısı Hayk Harutyunyan NEWS.am muhabirine yaptığı açıklamada, filmin Ermenistan’a ilişkin en kapsamlı film rehber olduğunu ve üç saat süren filmin, Ermenistan’ın tarihi ve kültürel değerlerini ve genel olarak tüm profilini ayrıntı betimleyen filmlerden olduğunu kaydetti.

Hrant Melkumyan, Avrupa Yıldırım Satranç Şampiyonu

Grand master (GM) Hrant Melkumyan Varçova’da yapılan Avrupa Yıldırım Satranç Şampiyonasında 26 olası puandan 20 puan kazanarak şampiyonluk unvanını kazandı.

Akıl hocası Mason locası

Araştırmacı Aytunç Altındal ile Takvim gazetesinden Arda Uskan'ın yapmış olduğu röportajdan ilgili kesit… Yani Mason Locası ile Sarkozy arasında gizli ama adı konmamış bir anlaşma. Öyle.. Ancak çok önemli bir anlamı daha var... Bugünlerde İlluminati çok gündemde ya... Dünya siyasetini etkileyen gizli örgütler konuşuluyor. İşte, gizli, daha doğrusu yarı gizli bir örgütün dünya politikasını ve dünyadaki liderleri belirleme girişiminin somut belgesi bu. Zaten İlluminati ve Masonluk neredeyse kardeş... Mason locaları önce kurulmuş, İlluminati ise sonradan ona eklemlenmiş ama zihniyet aynı. Bir örgütün bir şahsı destekleyip iktidara taşıması. Bütün Masonlar, İlluminati prensiplerini benimsemiş değil. Bu yüzden geçen hafta Fransa'da kıyamet koptu. ( Dünyanın bütün gizli örgütleri sırlarını bu beye veriyor, nedense. Bu tip de medyanın Halaçoğlusu at Martini de bre Hasan dağlar inlesin. HYETERT)

Düğün davetiyesinde Hrant Dink şiiri

Öldürülen Agos gazetesinin ilk genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in kızı Delal Dink ile derginin şimdiki yayın yönetmeni Rober Koptaş sade bir düğünle evlendi. Düğün davetiyesinde Hrant Dink'in bir şiiri yer aldı.

Fransa'yla 'soykırım' atışması

Suriye’ye yönelik yaptırımların devam edeceğini belirten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Ermeni Soykırımı”nı gündemine alan Fransa’ya “Cezayir ve Ruanda’yı” hatırlattı. 

O eski semt ve Nazaryan

Selim İleri
"İstanbul sosyetesinin yaşayan efsanesi, dünyaca ünlü büyük ayakkabı ustası Mıhitar Nazaryan..."Nazaryan adıyla ne çok anı, ne çok çağrışım, birden başlayan geçmişe yolculuk!"... Mıhitar Nazaryan, yetmiş yılı aşkın çalışma hayatını noktaladı. Ünlülerin ayakkabıcısı Nazaryan son yıllarda oldukça zor günler yaşıyordu. Ayakta kalma mücadelesini tek başına sürdüren usta, gelişen teknoloji karşısında büyük bir savaş vermekteydi. Son dönemde dükkân kirasını ödeyemediği için mallarının sokağa atılarak kapı dışarı edilmesi onu çok sarstı. Son anda kendisine uzanan yardım ellerine rağmen yeniden başlama imkânlarını değerlendirecek gücü kendinde bulamayarak, tek başına hayata gözlerini yumdu."İçim sızladı.
Mardin'in Midyat İlçesi'nde yerel yöneticiler, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluş temsilcileri, 'Süryaniler'in Mülkiyet Hakkı' konulu toplantıda bir araya geldi.Hollanda Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Süryaniler Birliği ve Güneydoğu Turabdin Süryani Derneği'nin birlikte yürüttüğü 'Çok Kültürlü Yaşamda Süryaniler ve Mülkiyet Hakkı Projesi'nin sonuç raporu toplantıda ele alındı.