Etiketler

Հարգելի հայրենակիցներ, / Dear compatriots,

Ձեզ ենք ուղարկում ԼՂՀ արտաքին գործերի նախարարության կողմից պատրաստված Խոջալուի հայտնի դեպքերի վերաբերյալ վավերագրական նյութը (հայերեն, ռուսերեն և անգլերեն): Խնդրում ենք Ձեր աջակցությունը Ձեր բնակության երկրում գործող հայկական թերթերում ինչպես նաև այլ լրատվամիջոցներում այս նյութերը հնարավորության դեպքում հրապարակելու, տպագրելու և լուսաբանելու նպատակով: / We would like to send you documentary information on Khojalu events prepared by the Ministry of the Foreign Affairs of the Nagorno-Karabakh Republic (Armenian, Russian and English). Thus, we kindly ask your assistance for publishing, highlighting and posting these materials through mass media of the Armenian Diaspora, and if there is an opportunity, also through other media of your country of residence.

“KHOJALU” IS A SPECULATIVE POLITICAL CAPITAL FOR OFFICIAL BAKU

Azerbaijan has started its traditional anti-Armenian campaign related to the 1992 events in the settlement of Khojalu - a village in the territory of Nagorno Karabakh, which, in 1988-1990, was intensively populated by the AzSSR authorities, in particular, with Meskhetian Turks from the Fergana valley of Uzbekistan, to give it a status of a town. The official propaganda doesn't disdain any means to make the Armenian party guilty of the tragedy and inject a new portion of hatred towards Armenians into the international publicconscious and the thought of its own people.

Bu Ülkede Ermeni, Kürt, Alevi, Süryani, Yahudi, Rum Cümle Öteki Olmak Zor Zanaat..

Zeynep Tozduman
Hemen hepimiz birkaç gündür İstanbul’da radyo reklamlarıyla, billboardlarda, yaya trafiğinin yoğun olduğu yerlerde şu siyah pankartlara tanık olmaktayız.‘ERMENİ YALANINA SESSİZ KALMA’ diye koca koca harflerle duyurulan miting çağrısından bir türlü kaçamıyoruz… TC. İstanbul belediyesi destekli binlerce dolarlık  bol reklamlı Hocalı katliamı mitingi  ile yapılmak istenen tek bir şey vardır bu ülkede  1915'i örtmek... Bir gazeteci olarak soruyorum. Medya ve reklamlarla yeni bir 6-7 Eylül vakası mı? Tezgâhlanıyor  bu ülkede...

İHD Basın Açıklaması: Hocalı Katliamı Bahane Edilerek Ermeniler Terörize Edilmeye Çalışılıyor!

İstanbul  “ERMENİ YALANINA KANMA” afişleriyle donatıldı. Metro istasyonları, bilboardlar bu afişlerle kaplı… Afişlerin amacı Hocalı katliamını protesto etmek değildir. Öyle olsaydı, başlık olarak, çarpıcı büyük harflerle yazılı “Ermeni yalanı” ifadesi seçilmezdi. Bu sözle doğrudan Ermeni kimliği ve bütün Ermeniler hedef alınmıştır. Yapılan ırkçılıktır. Nefret söylemidir. Bir toplumu ve onun bireylerini düşman olarak hedef göstermektir. Bu afişler Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Ermenileri hedef almaktadır. 

Hocalı afişinin finansmanına açıklama yok

Hocalı katliamının 20. yıl dönümü nedeniyle 26 Şubat’ta Taksim’de Meydanı’nda bir basın açıklaması yapılacak. Taksim’de kamusal bir hak olan basın açıklamaları her zaman yapılır. Ancak bu kez yapılacak basın açıklaması için günler öncesinden kentteki ilan panolarına çağrı metinleri asıldı. Gazetelere tam sayfa ilanlar verildi. ‘Ermeni iddialarına sessiz kalmayın’ başlığıyla hazırlanan çağrı metnin diliyle ilgili tartışmaların da hedefi oldu… Soykırımını Anma Gönüllüleri Komitesi üyelerden Mesut Ülker, Asla Ermeni kardeşlerimizle alakalı, Türkiye’de yaşayan tüm azınlıklarla ilgili bir rövanş ve öç alma gibi bir amacımız yok. Sadece Hocalı katliamı gibi; Humuslar, Gazzeler gibi katliamlar olmasın diye, tüm katliamlarla ilgili bir hassasiyetimiz var.” Ülker, organizasyonun finansal destekçileriyle ilgili ısrarlı sorularımızı ise yanıtlamadı. Ülker, derin devlet, farklı bir organizasyonun asla söz konusu olmadığını ifade etti.  

Kilise İbadete açılıyor

Urfa Haber Ajansı muhabirinin sorularını yanıtlayan Grenpark Hotel Kurumsal İletişim Yetkilisi Sema Sucu " Urfa Belediye Başkanlığı ve Urfa Valiliği'nin yol göstericiliğiyle kilise ve camii olan mahallenin restorasyonu yüzde 50 tamamlanmış durumda. Okulun boşaltılıp yeni bir bölgeye taşınmasıyla proje bütünlenecek. Camii ve kiliseyi ibadete açıp dünya da konsept otelciliğini ön plana çıkararak, dini turizme de destek vermek istiyoruz." dedi. 

Demirkol’dan ilginç ‘Hocalı’ yorumu

Yalçın Bayer
Kendisini Azerbaycan’ın ‘gerçek muhalif’ liderlerinden sayan ATASAM Başkanı ve öğretim üyesi Ferman Demirkol, ‘Hocalı’ katliamının yıldönümü dolayısıyla görüşlerini dile getirdi. Farklı ve tartışma yaratacak bir bakış: Türkler, Ermenileri katletmemiştir diyor isek Ermeniler de Türkleri katletmemiştir dememiz gerekmez mi?Hocalı’da katliamı sadece Ermeniler yapmamıştır. Bu durumu Azerbaycan halkı iyi biliyor. ‘Hocalı zulmü’nün aynısı Azerbaycan’ın her tarafında devam ediyor. Bu zulüm sonucunda Azerbaycan halkı patlamaya hazır bekliyor. 

Armenia Fund Western US Chairman to Receive St. Nerses Shnorhali Medal

Armenia Fund U.S. Western Region Chairman Ara Aghishian, Esq. to Receive St. Nerses Shnorhali Medal at the Celebration of the Divine Liturgy on the Fifth Sunday of the Great Lent on Sunday, March 18,2012 at 10:30 AM

Denying the Right to Deny

By RENÉ LEMARCHAND/ The New York Times
The decision of the French Senate to give final approval to a bill that threatens deniers of the Armenian genocide with a fine of €45,000 or one year in jail, or both, is politically inept and ethically objectionable. Although France’s Constitutional Council has yet to issue a ruling on the constitutionality of the law, it is not too early to denounce the limitation it sets on freedom of expression.

Ask Congress to Press Clinton for Answers on Armenian Issues

Dear Friend, Secretary of State Hillary Clinton, in the wake of her offensive dismissal of the Armenian Genocide "as a matter for historical debate," will testify and answer questions before four separate U.S. House and Senate panels this coming week.

Patrik'in o sözleri Yeniçağ'da manşet

Fener Rum Patrikhanesi Bartholomeos'un sözleri MHP'ye yakın olarak bilinen Yeniçağ Gazetesi'nde manşet olarak değerlendirildi…  Uzun zamandır devam eden yeni anayasa tartışmalarına Fener Rum Patriği Bartholomeos’un yaptığı Türklük ve vatandaşlık tanımı damgasını vurdu. TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na öneri paketi sunan Bartholomeos’un tanımı, sadece AKP ve BDP’lileri memnun etmedi.

Tarihi Karar! Ermeni Lobisine Büyük Darbe

Amerika Birleşik Devletleri'nde hukuk, Ermeni lobisine "dur" dedi.Kaliforniya 9'uncu Bölge Mahkemesi, 1915 olaylarında ölen Ermenilerin mirasçılarının, sigorta şirketlerinden tazminat talep edebilmesine imkan sağlayacak davada, ret kararı verdi.

Dink raporunda sansürlenen altı sayfa

Devlet Denetleme Kurulu'nun "devlet sırrı" gerekçesiyle Hrant Dink raporunda sansürlediği 6 sayfalık bölümde, emniyet ve jandarmaya yönelik suçlamalar yer alıyor.

Bize inkâr sözü ver

Arzu Çakır Morin
Fransa’da Ermeni Diasporası nisan ve mayıs aylarında düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye karşı açık ara önde giden Sosyalist Parti adayı François Hollande’ı şimdiden markaja aldı.

Exit Plan: Armenians of Syria may need escape if Assad regime collapses

By Gayane Abrahamyan / ArmeniaNow reporter
The anti-government uprising in Syria that has taken more than 6,000 lives has become an issue of serious concerns for the 80,000-Armenian community residing in various parts of the country.

Avant-garde Novel Journey to Virginland by Armen Melikian Wins 2012 Written Art Award

California author Armen Melikian won the 2012 Written Art Award in the General Fiction Category, second place, for his novel Journey to Virginland: Epistle I. The category's first-place winner was Stephen Maitland-Lewis, for his novel Emeralds Never Fade.

E.O.Y.D. Maral Müzik Ve Dans Topluluğu Gösterisi

Esayan Okulundan Yetişenler Derneği, MARAL Müzik ve Dans Topluluğu 26 Subat 2012 Saat 20.00'de Cevahir Kongre Merkezi'nde MARALNUR gösterisi...

Temel sorular

Etyen Mahçupyan
Tarihsel olayları anlamaya, onları yansız bir biçimde değerlendirmeye çalışmak kolay iş değil… 1915 Ermeni tehcirine ilişkin olarak da en azından üç temel soru var… Birincisi 'erkekler nerede' sorusu... İkincisi 'mallar nerede' sorusu... Üçüncüsü 'belgeler nerede' sorusu...

Ermenistan kaçmıyor, kovalıyor!

Av. Gülseren Aytaş
Türkiye, tarihi bir hata yapmış ve 2005 yılında Ermenistan’a “Ortak Tarih Komisyonu” kurma teklifinde bulunmuştur. Uluslararası komisyon Türkiye aleyhine karar verirse ne olacaktır? Türkiye hangi yükümlülükleri üstlenmek zorunda kalacaktır? Türk halkına bunlardan hiç bahsedilmemiştir ama hep “Ermenistan Tarih Komisyonu teklifinden kaçıyor” propagandası yapılmıştır.Oysa Ermenistan Türkiye’nin tarih komisyonu teklifini derhal kabul etmiştir.

Parlamento seçimleri günü belli oldu

Ermenistan Millet Meclisi olağan seçimleri 6 Mayıs 2012'de yapılacak.

Türkiye’de Ermenistan’ı öncüler temsil edecek

1-14 Mart’ta Türkiye’nin Gaziantep kentinde Avrupa Kadınlar Bireysel Satranç Şampiyonası gerçekleştirilecek. Şampiyona sonrasında 19 Mart’a kadar Avrupa Kadınlar Hızlı ve Yıldırım  Satranç Şampiyonaları gerçekleştirilecek.

Ermeni şarkıcılarin «Eurovision-2012» Boykot Çağısı

Ermeni şarkıcılar bugün 23 Şubat’ta Avrupa Yayıncılar Birliği (EBU) ve Ermenistan Kamu Televizyonuna yönelik ortak bir duyuruda bulunarak Bakü’de gerçekleştirilecek«Eurovision-2012» Şarkı Yarışmasına katılmayacaklarını bildirdiler.

Diasporadan Anayasa Konseyi'ne tehdit

Kısaca 'inkar yasası' olarak adlandırılan 'Fransa'da yasa tarafından tanınan soykırımların inkarının cezalandırılmasına ilişkin yasa teklifi' hakkında görüş belirtmeye hazırlanan Anayasa Konseyi'ne Ermeni diasporasından tehditler yağıyor. Daşnak Partisi'nin Batı Avrupa kanadı (FRA Dachnaktsoutioun), Anayasa Konseyi'nin olası iptal kararını "siyasi" görmeleri halinde Konsey'e karşı Fransa'da "ihbar kampanyası" başlatacağını duyurdu.

Vartanans

Fransız 'inkâr yasası' bizi nereye götürdü?

Prof. Dr. Garip Turunç, Bordeaux IV Üniversitesi, İktisadi Bilimler Öğretim Üyesi      
Ne var ki sonuçta Fransa söz konusu yasayı bütünüyle iptal etse dahi, soykırımın bir tarihî gerçek olduğuna inanmaya devam edecektir. Dünyadaki akademik yayınların büyük bir kısmı da "soykırım" diyor, merak edenler de onları okuyup kabul ediyor. Utah Üniversitesi'nden beş yıl önce yayımlanan Yahudi asıllı Guenter Lewi'nin soykırım tezini reddeden kitabı gibi akademik yayınlar hayli azdır. Bizim yayınlarımız ise sayıca çok, fakat bazı istisnalar dışında, içerikçe zayıf, hatta 'çiğ propaganda' niteliğindedir. 1915'te Ermenilere hiçbir şey olmamış veya bir meydan savaşında birbirimizi kesmişiz gibi bir anlatım inandırıcı olmuyor elbette. Daha özenli ve geniş görüşlü bir tarihçilik geliştirmeliyiz.

Şişli’den haberler.

Şişli A bayan voleybol takımı Türkiye deplasmanlı 2. liginde karşılaştığı Es spor takımını 3-0 mağlup ederek puanını 33 e yükseltti… Şişli A erkek basketbol takımı Türkiye 3. liginde deplasmanda Batman Petrolspor takımına 91-74 mağlup oldu.

Tarihî hafıza ve insanlık aleyhine suçlar

Prof. Dr. Hamlet İsahanlı,Hazar Üniversitesi'nin kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı 
Tek taraflı bakış, etnik ve dinî önyargılar tarihin tahrif edilmesine, siyasete alet edilmesine, tarihî mitlerin oluşmasına neden olmak suretiyle, başkalarının aşağılanmasına, başkalarına karşı sorumsuzluğa, milletler, dinler ve ülkeler arasında gerginliğin artmasına, nefrete, bazen savaşlara bile yol açabilir.Tarih, toplumsal etki gücüne sahiptir. Tarihi, insan evladı yaratıyor ve yazıyor, sonra kendi mitlerinin etkisi altında kalıyor. Tarihî geleneğin yarattığı milli, etnik veya dinî ideolojiyi kontrol etmek çok zordur. .. Hafızanın tek işlevi büyük katliam yapanların lanetlenmesini sağlamak değildir. Hafızanın işlevlerinden biri de insanların özelliklerine göre takip edilmesi, fiziksel ve manevi açıdan yok edilmesi tehlikesi konusunda uyarıda bulunmak, devletleri, halkları ve insanları söz konusu tehlikeyle mücadelede birleştirmektir. Kimliğine bakılmaksızın sivillerine yönelik saldırı, toplu katliam, soykırım yapılan bir devletin bunu araştırması ve suçluların cezalandırılması için elinden geleni yapması gerekmektedir. Yakın tarihte yaşanmış, tanıkları ve mağdurları bulunan facialar için devlet yetkilileri üzüntülerini dile getirmeli, facianın ideologları ve onu gerçekleştirenler şiddetle kınanmalı, katliamın sorumluları cezalandırılmalıdır. Kanaatimce bu, halkın, devletin medeni adlandırılması için gerekli olan şartlardan biridir. Aksi takdirde facianın sorumlularının Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili uluslararası ceza mahkemeleri tarafından yargılanması gerekir.

Bir Ermeni’ye sahip çıkmak

Ve en acısı, Hrant Dink’in öldürülmesinden yargı sürecinin karartılmasına kadar giden yolda en kritik görevi basın üstlenmiştir. Hani bugün özgürlüğünün olmadığını iddia eden basın.Bu ülkede bir kısım medya ve onun sözcüleri, basın özgürlüğünü devlet adına hedef gösterme, devletin suçlarını örtme, patronunu zenginleştirme özgürlüğü olarak anlamıştır.Hrant Dink, Hürriyet Gazetesi tarafından hedefe oturtulmuştur. Aynı gazete cinayet soruşturmasının milliyetçi duygularla hareket eden 3-5 okeyci çocuğun üzerine yıkılması için çaba harcamıştır.Derin Devlet-medya ilişkisinin en çarpıcı örneklerinden biri Hrant Dink cinayetidir aslında.Bugün Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu’nun vermiş olduğu rapor, karanlık ilişkileri bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.

Dink davası, Susurluk'a döndürülmemeli...

Hüseyin Gülerce
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporu, Dink davasının yeniden açılması için şimdi hukukî bir zemin sağlıyor. Yine rapor, söz konusu kamu görevlilerinin soruşturmasının ve yargılanmalarının cinayet davasına dâhil edilmesini gerekli kılıyor. Dink davası, Türkiye'nin demokratikleşmesi yolundaki önemini koruyor... Bu konuda samimi herkes, bu davanın takipçisi olmalıdır.

Ayıklamalar

Etyen Mahçupyan
Öncelikle 'Türk tezinin' parçası olan 'Ermeniler de Ruslara katılmıştı' türünden önermelerin 'konu dışı' olduğunu görmekte yarar var. Bu önermeler gerçek olmadığı için değil... 'Soykırım' kavramının mağdurların daha önce veya daha sonra ne yaptığıyla değil, failin sözü edilen eylemdeki yaklaşımıyla ilgili olması nedeniyle. Ayrıca Ermenilerin homojen bir grup olmadığı, ama tehcirin neredeyse tüm Ermenileri kapsadığı da biliniyor. 'Onlar da bizi öldürdü' biçimindeki önermelere gelince, 1915 öncesindeki çete savaşlarının ayrı bir tarihi var. Nedenleri belli...  Öte yandan 1894'ten itibaren bizzat devletin faili olduğu binlerce ölümü de es geçmek mümkün gözükmüyor. Burada kritik nokta Osmanlı devletinin hem Müslümanların hem de gayrimüslimlerin devleti olduğudur. Nitekim 'soykırım ortamı', devletin etnikleşip taraf tutmasını, aslında devletin devlet niteliğini yitirmesini ifade etmekte... Bu itirazlara ek olarak milliyetçi tarihçilerin çok sevdikleri iki argüman var. Birisi Osmanlı devletinin tehcirde 'hatalı' davranmış olanları daha 1915 yılında yargılayıp, birçoğunu da astığı. Ne var ki bunlar Ermenilere kötü davrandıkları, zulüm yaptıkları için değil, İttihatçı merkeze ait olduğu varsayılan Ermeni mallarını zimmetlerine geçirdikleri için yargılandılar. İkinci argüman ise Malta'ya götürülen katliam zanlılarının İngilizler tarafından serbest bırakılmalarının suçsuzluk karinesi olduğu. Ancak Malta'da iki sebeple mahkeme yapılamadı. Uluslararası hukuk bir devletin kendi vatandaşına karşı suçlarının başka bir devlet tarafından yargılanmasına müsait değildi ve bu alanda yeni bir karar çıkartılamadı… Öte yandan meselenin başka bir yönü de var: Osmanlı devleti 1919-22 arasında Ermeni tehcirini bizatihi bir suç olarak yargıladı.

TBMM'den Hocalı katliamı bildirisi

TBMM Dışişleri Komisyonu, Hocalı katliamıyla ilgili bildiri yayımladı… Hocalı'da yaşananlar insanlık tarihi için büyük bir ayıp, uluslararası hukuka göre,  insanlığa karşı suç kapsamındadır. Azerbaycan Türklerine karşı yapılan bu katliamın acılarını kardeş Türk milleti olarak yüreğimizde hissediyor ve bu katliamı kınıyoruz.

Dersim'de 'tazminat' tuzağı

Erdal Er -Brüksel
Dersim Soykırımı davası avukatı Erdal Doğan, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin çok ciddi bir özür dillendirilmesi gerekiyor. Soykırımın sonlandırılmasını sağlamak, halkın tüm mağduriyetinin tespiti ve halka yaşatılan tüm vahşetin açığa çıkması için belgelerin tüm açıklığıyla halka açıklanması, soykırımda yaşamını yitirenlerin kemiklerinin usule uygun çıkartılarak, ailelerin kendi inançları doğrultusunda gömülmesinin koşullarının sağlanması. Daha sonra da halkın, dil, inanç ve doğanın hukuki ve idari güvenceye alınmasıdır. Sürgün edilenlerin toprağının ve Dersim'e ait tüm isimlerin geri verilmesidir. En son da maddi ve manevi tazminat. Soykırım kolektif bir bütünü ve kimliği hedef aldığı için ayrı ayrı dava ve tazminatlar yerine devletin BM, gözetiminde Dersim için oluşturulacak uluslararası bir vakfa tazminatı ödemesi gerekiyor ve bu tazminat da Dersim ve Dersimliler için harcanmalıdır.”... “Tazminat talepli davalarda da bu soykırım politikasının devam etme riski yüksektir. Bu konu olayın kapatılması ve unutulması için geçtiğimiz aylarda Kamer Genç tarafından da dillendirilmiştir. Böylelikle soykırımın bazı mağdurları, para ile “terbiye” edilmeye devam edecek, soykırım bir daha açılmamak üzere kapatılacak.”

"Soykırım" kurbanları

Sözde soykırımı onaylayan Fransa’dan ithal et ve dana alımı durdu.İthalatçıya Fransa’dan getirilecek canlı hayvan ve karkas et için kontrol belgesi verilmezken kontrol belgesi olanlara ise “Veteriner yok” deniyor Sözde Ermeni soykırımının inkârını suç sayan yasa tasarısını kabul eden Fransa’yla Türkiye arasında ipler gerilirken, ticari yaptırımlar da başladı. Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallarına aykırı olduğu için ithalatı durduramayan Türkiye, bu ülkeden gelen ve toplam et ithalatının yüzde 30’unu oluşturan Fransız danasını sınırdan sokma konusunu ağırdan alıyor.

"Uluslararası Süryani Sempozyomu"

Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından Süryaniler ve Diğer Kültürlerle Etkileşimlerini konu alan Türkiye'nin en kapsamlı "Uluslararası Süryani Sempozyumu" Nisan ayında Mardin'de düzenlenecek

Ermeni meselesini 'siyaset'ten kurtarmak

Bu yazıyı Zaman için kaleme alan Profesör Hee-soo, Hanyang Üniversitesi Antropoloji bölümünde öğretim üyesidir. Uzun süre Osmanlı yönetiminin gölgesinde yaşayan Avrupa'nın her seçim öncesi Ermeni meselesi ile sahne alıp bir yandan siyasî rant peşinde koşarken diğer yandan uluslararası arenada Türkiye'yi zora sokmaya çalışmasına karşın Türkiye'deki sağcı partiler, milliyetçilik damarı ile savaş sırasında yaşanan olayları dahi inkâr ediyor. Özellikle Fransa'nın bu Ermeni meselesine bu kadar eğilmesindeki ilk sebep, yaklaşan seçimlerle ülkesinde yaşayan 500 bin Ermeni kökenli vatandaşın oyuna tamah etmesi. İkinci neden ise Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği sürecinde en büyük engel olan Fransa'nın uluslararası ortamdan hassas olan Ermeni meselesi ile elini güçlendirmeye çalışıyor olması.

DDK raporu dava dosyasına girdi

DDK’nın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla hazırladığı Hrant Dink suikastında kamu görevlilerinin ihmali olduğunu ortaya koyan raporu, Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda devam eden dosyaya girdi. Savcı Muammer Akkaş’ın kendisine ulaştırılan raporu incelediği ve soruşturmayı genişletebileceği kaydedildi.

El ele veren Vanlı girişimciler, Ermenistan'a peynir satacak

Ercan Baysal- Van
Bugüne kadar 14 milyon liralık yatırım yapılan Van Ticaret Borsası Organize Tarım İşletmeleri AŞ (VOTAŞ), önümüzdeki yıldan itibaren süt üretimine süt ürünlerini de ekleyecek. VOTAŞ Genel Müdürü Münür Karam, günlük 100 ton süt mamulü üretimi planladıklarını ifade ederek hedef pazarın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki şehirler olduğunu söyledi. Yurtdışına açılmayı da planladıklarını aktaran Karam, Irak ve Ermenistan'a peynir gibi süt ürünleri satmayı planladıklarını kaydetti.

New York'ta Hocalı Katliamı protestosu

Azerbaycan'ın Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde 20 yıl önce Ermeniler tarafından yapılan katliamda hayatını kaybedenler bu New York'ta anılacak… “Bütün vatandaş ve soydaşlarımızın, bu yüzyılın en acımasız katliamına ve en büyük insanlık suçuna duyarsız kalmayarak tepki vermelerini, New York ve çevresinde yaşayan ve çalışanların senede bir saat bile olsa gelip, Ermeni terörüne karşı durmalarını ve  'HEPİMİZ AZERBAYCAN TÜRK'UYUZ - HEPİMİZ HOCALILIYIZ' diye haykırmalarını istiyoruz".

Suryaniler Meclis’e önerilerini sundu

Midyat Süryani Deyrulumur Mor Gabriel Manastırı Vakfı Vekili Avukat Rudi Sümer, "Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlar azınlık olarak kabul ediliyor. Lozan Anlaşması kapsamında Süryanilerin azınlık statüsüne kavuşturulmasını ve anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedik. Şahıs ve birey bazında mülkiyet sorunlarının çözülmesini talep ettik. Kültürel haklarla ilgili Süryani dilinin eğitiminin verilmesi, bunun geliştirilmesi, yaşatılmasını istedik. Din ve vicdan özgürlüğünün anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedik. Diyanet İşleri Başkanlığı'nda diğer gayri müslimlerin temsilini istedik. Devletin sağladığı finansmandan tüm dinlerin yararlandırılmasını, tüm ibadethanelere, imamlara sağlanan sosyal güvence ve maaşların diğer din adamlarına da verilmesini istedik." ifadelerini kullandı.

Bayburt Belediye Başkanı:Dininin, namusunun, kininin davacısı gençlik istiyoruz

Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluşunun 94’üncü yıldönümü törenlerinde konuşan AKP'li Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, "Bu sahneleri tekrarladığımızda bazıları bunu, ’Nefret müsameresi’ diye niteliyor. Yeni nesile dost ve düşmanı tanıtmak zorundayız. Üstadın dediği gibi, ’Dininin, namusunun, kininin davacısı’ bir gençlik istiyoruz" dedi.(Kin ve nefret söylemi budur işte. HYETERT)

Dink cinayetinde gerekçeli karar hazır

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin, Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin dava kapsamında 216 sayfalık gerekçeli kararı yazdığı öğrenildi.

Ermeni medyası Egemen Bağış'ı hedef aldı

İsviçre'nin Zürih kentinde "Ermeni soykırımı yoktur" dediği için hakkında ön soruşturma açılan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ermeni medyasının hedefi oldu. Ermeni Panorama sitesi, Bağış için çok ağır ifadeler kullandı. (Panaroma'nın İngilizce yazısı haberin devamında.HYETERT)

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Hrant Dink Raporu

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fırat (Hrant) DİNK’in öldürülmesi ile ilgili olarak; olay öncesi ve sonrasında yürütülen idari tasarruf ve işlemlerin hukuka uygunluğu ile doğruluk ve yeterliliğinin araştırılması ve incelenmesi ve bu kapsamda AİHM kararlarında da eleştirilen kamu görevlilerinin yargılanması ile ilgili iç hukuk düzenlemelerinin geliştirilmesi amacıyla konu ile ilgili mevzuatın genel bir değerlendirmesinin yapılması. Aynı konu ile ilgili olarak Savcılıkça yürütülmekte olan hazırlık soruşturmasının gizliliği ve diğer hususlar nedeniyle internet sayfamızda Rapora sınırlı olarak yer verilmiştir.

Süryaniler, 6000 Yıldır Geciken Haklarını İstediler

Zeynep Tozduman /zeynoege@mynet.com
Süryaniler, Mezopotamya dediğimiz coğrafyada kan, zulüm ve acıyla örülü bir hayatın Altı bin yıllık kadim Yolcularıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca devletle belli bir mesafede ve hoş görü içerisinde iletişimlerini, bu güne değin hiç sorunsuz sürdürmüşlerdir. Sorunsuz, çünkü yok sayılmıştır. Âdeta devletinde, Türkiye coğrafyasının da unuttuğu/görmemezlikten geldiği bu halka; devletinde, bu ülkede yaşayan bütün halklarında insanlık borcu vardır.

Bartholomeos: Yeni bir Türkiye doğuyor

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ikinci sınıf vatandaş olmak istemediklerini belirterek, ''Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu. Bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor'' dedi.TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonuna yeni anayasa konusunda önerilerini sunan Bartholomeos, toplantı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, kendilerine yapılan daveti çok önemli bir olay olarak değerlendirdiklerini ifade ederek, ''Cumhuriyet döneminde ilk defa azınlıklara böyle resmi bir davet oluyor'' açıklamasında bulundu.

"Hrant Dink" Raporu Yayınlandı"

Devlet Denetleme Kurulu Hrant Dink suikastini inceleyen raporunu tamamladı.649 sayfalık raporda, çarpıcı başlıklar öne çıktı. Raporda istihbarat birimlerinin Dink'i korumak için gerekli çalışmayı yapmadığı ve iş birliğine gitmediği vurgulanıyor.

Süryaniler, yeni anayasada 'azınlık vatandaşlık' istedi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na önerilerini sunan Süryani cemaatleri; Rum, Ermeni ve Yahudilere tanınan azınlık vatandaşlığın kendilerine de verilmesini talep etti. Süryani dilinin öğretilmesini de isteyen cemaatler, Süryani din adamlarına da imamlara verilen maaşlar gibi para ödenmesini, anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedi.

Torino Belediyesi Sözde Ermeni Soykırımı'nı Tanıdı

Torino Belediyesi 6 Şubat 2012 günü yayınladığı bildiri ile 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıdığını duyurdu. Belediye Başkanı ve encümen heyeti imzalı kararda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun 1985 yılında 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamış olmasının temel alındığı belirtilerek Torino Belediyesi'nin tarihi gerçeğin tanınmasını için mücadele eden Ermeni halkıyla dayanışma içinde olacağı bildirildi

Sözde Ermeni soykırımını anlatan belgesel, İsveç devlet televizyonunda gösterildi

İsveç Devlet Televizyonu'nun sözde Ermeni soykırımını anlatan bir belgesel göstermesi üzerine İsveç'te yaşayan Türk, Azeri, Türkmen, Uygur Türklerinin tepki göstererek İsveç televizyonuna binlerce protesto maili gönderdi."Babaannemin Dövmeleri" isimli belgeselin bütün masrafları İsveç Devlet Televizyonu tarafından ödendi ve kanal bu belgeseli bilhassa herkesin seyredeceği saatlere koyarak tam 3 kere gösterdi.

Zorunlu Eğitim 12 Yıl Oluyor

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve bazı milletvekillerinin, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını içeren yasa teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu.Teklif, İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı kanunlarda değişiklik yapıyor. Teklif, zorunlu eğitimin (4+4+4) şeklinde uygulanmasını içeriyor.

Ermenistan Cumhuriyeti, Süryani Soykırımını Kabul Edecek!

Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi, Seyfo Center'ın başkanı Sabri Atman'ın imzasının yer aldığı ve altmışa yakın uluslararası kurum ve soykırım uzmanı şahsiyetin desteklediği mektup, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serzh A. Sargsyan olmak üzere Ermenistan'daki politik parti başkanlarına gönderildi.Gönderilen mektupta Ermeni halkıyla birlikte 1915 yılında soykırıma uğratılan Süryani halkının, Ermeni halkını anlayıp ve desteklediği, vurgulandı.Uluslararası alanda 1915 Soykırımının kabul edilmesini isteyen Ermenistan'ın da Süryani halkını anlaması gerektiğini ve bu anlamda İsveç'ten sonra Süryani Soykırımının Ermenistan Cumhuriyet'i tarafından kabul edilmesi, istendi.

Yelken yarışına "inkâr" engeli

Fransız Parlamentosu'nun kabul ettiği ve 1915 olaylarının soykırım olarak tanınmamasını cezalandıran yasa Akdeniz'i böldü. Hürriyet gazetesi yazarı Zeynel Lüle'nin haberine göre, Türkiye, Fransa'ya gösterdiği tepki çerçevesinde uluslararası yelken yarışı Europa Race'ten desteğini çekiyor.

Sevanyan 'Kaya Mezar' açtı, yeni mezar modası patlayabilir!

Turistik Şirince Köyü’nde Muğla Dalyan’da bulunan kaya mezarlarının benzerini yaptıran Sevan Nişanyan, açılışını, aralarında Şirince Matematik Köyü kurucusu Ali Nesin’in de bulunduğu yaklaşık 200 kişinin katıldığı bir parti ile yaptı. Sıra dışı sözleri ve hareketleri ile dikkati çeken ve açılışı ’bürokrasiye karşı kazandığı zafer’ olarak nitelendiren Nişanyan, sınırsız şarap, helva ve çayın ikram edildiği partide, mezarın açılışını orta parmağını göstererek yaptı.

Rus uzman: Muhtemel savaş Azerbaycan için sonuncu, Ermenistan içinse sıradaki savaş olur

Dağlık Karabağ Cumhuriyetinin (DKC) 20. Bağımsızlık Yıldönümü vesilesiyle düzenlenen uluslararası konferansta Alman delege; Ermenistan ve Karabağ’ı abluka altına alanların DKC ve Ermenistan halkının ablukaya adapte olduğunu ve bu koşullarda da geliştiğini anladıklarını söyledi. 

Egemen Bağış:"Başkası söyledi diye mi soykırım olacak"

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 24 Nisan'da Obama Yönetimi'nin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları için "soykırım" ifadesini kullanma ihtimali konusunda, "Kullansa ne olur, kullanmasa ne olur. Başkası söyledi diye mi soykırım olacak, söylemediği zaman 'olmadı' mı olacak-" dedi.

Sanatçımız Sibil Pektorosoğlu Armenia Music Awards’da The Magical Voice Katagorisinde Birinci Seçildi.

Armenia Music Awards 07 Nisan tarihinde Moskova’da düzenleniyor. Sibil 13.000 kişinin katıldığı oylamada 9317 kişinin oyunu alarak birinci seçildi. 

Paregentan

Her Türk Müslüman doğmaz!

Özlem Çelik
Bugünkü yazımızın kahramanları: Sevna Somuncuoğlu ile kızı. Konumuz: Zorunlu din dersi...Ankara'da özel bir okulda okuttuğu kızının zorunlu din dersinden muaf tutulması için yıllardır mücadele eden Sevna Somuncuoğlu'nun yaşadıklarını okuyun ve 'inanmamanın' da 'inanç özgürlüğü' kadar kutsal olduğunu bir türlü anlayamayanlara niye 'sizden demokrat olmaz!' diyoruz görün!.. Bu kez devreye giren MEB'in ortaöğretim birimidir.'Bu öğrenciye karne veremezsiniz' diyen bakanlığa okul, velinin 'gayrimüslim' dilekçesini gösterince 'ispatlasın!' denir. Sevna Hanım bir kez daha İlçe Milli Eğitim'i arar. Telefondaki ses genel kültür bilgisiyle saç baş yoldurur!
- Hanımefendi siz ve kızınız T.C. vatandaşı değil misiniz?
- Evet.
- O zaman nasıl Müslüman değilsiniz? Sizin kökeniniz ne? Türk değil misiniz?
- Beyefendi, bu ülkede farklı dinlere mensup Türk vatandaşları da yaşıyor, bilmiyor musunuz?
'Her Türk Müslüman doğar!' sloganının devlet kurumlarını/bürokrasiyi esir aldığının örneği bu diyalog Sevna Hanım'ı çıldırtır. Bırakın dinsizliğini anlatmayı, karşısındaki zatı muhterem Türkiye'de sadece Müslümanların yaşadığını zannetmektedir.

Fransa'da geri sayım

Bülent Erandaç
Konsey kararını 29 Şubat veya 1 Mart'ta verecek. Yani 12 gün sonra bomba tesiri yaratacak karar çıkacak.Fransız Anayasa Konseyi, kendi 9 atanmış üyesinden birisini raportör tayin etmiş. Raportör son rötuşları yapıyormuş. Bu karar, hem Sarkozy'nin hem de Türkiye'nin geleceğini belirleyecek özellikler içeriyor.Sarkozy, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamış durumda. Son anketlere göre, durumu parlak değil. İptal kararı çıkarsa, "siyasi mevta'' haline gelecek Ermeni soykırımını kabul etmeyenlere ceza verilmesini isteyen kanunun Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesinin ardından morali bozulan Sarkozy, mücadelesini sürdüreceğinin mesajını vermiş, iptal halinde yeni bir yasa tasarısı sunabileceği tehdidinde bulunmuştu.Anayasa Konseyi'nin Ermeni yasasıyla ilgili iptal kararı verirse, Fransız hükümetin tekrar yeni bir yasa sunabilmesi için parlamentoda sadece bir haftası kalıyor.

Ermeni İsyanı belgeseli

Sefa Koyuncu / sefa.koyuncu@tg.com.tr
Ermeni İsyanı belgeselini izlediniz mi?Ermeni kuruluşlarının baskısıyla ABD‘de yasaklanmış! Fransa ve İsviçre‘de kamuya açık mekânlarda izlemek ise cesaret ister.Ama internette alabildiğine serbest…  Belgeselden satır başları:Osmanlı’ya isyan eden Ermeni çeteleri Doğu Anadolu’yu ele geçirmek için Müslüman Türk ve Kürtleri katlettiler. Osmanlı‘da hiçbir topluma karşı asla bir soykırım olmadı ama Müslümanları katlederken, Ermenilerde soykırım düşüncesi vardı.  (Sayın yazar bu belgeselin yasaklanma nedeni yalan ve yanlış olmasının yanında nefret suçu oluşturmasıdır. Yalandan kim ölmüş? HYETERT)

TBMM Diyarbakır’da anayasa turunda

  İstanbul Rum Patriği Bartholomeos’la görüşmeye geçilecek. Bartholomeos’a rahipler İlias Billis ve Pandelis Lakis Vingas ile Galatasaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emre Öktem eşlik edecek.Rum ve Süryani azınlık temsilcilerinin önerilerinin şu eksende toplanması bekleniyor:
-  Lozan Anlaşması’na göre devletin eğitimde gayrimüslim vakıflara eşit yardım yapmasının sözkonusu, 1974 yılına kadar bu destek kısmen verilmesine rağmen sonradan kaldırıldı. Yeniden başlatılmalı.
-  Cemaatlerin din adamı yetiştirmesinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu sorunu ortadan kaldıracak okullar açılmasının (başta Ruhban Okulu) önündeki engeller kaldırılmalı.
-  Azınlıkların kamuda görev alamıyor, hâkimlik, savcılık gibi üst düzey bürokrasi yolu açılmalı.
-  Türkiye’de imamlar gibi papaz ve hahamların maaşının da devlet tarafından ödenmeli.
-  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden azınlıklar için de pay ayrılmalı.
-  Cemaatlere tüzel kişilikleri verilsin. Böylece mal edinebilsin, vakıf senetlerini değiştirebilsin, AB fonlarından yardımlar kullanabilsin.

Ermeni tehciri

Etyen Mahçupyan
Toplumsal meselelerle yüzleşmekten korktuğumuzda, o meseleyi 'millileştirir' ve bunun bir devletlerarası sorun olduğunu düşünerek kendimizi avuturuz.Oysa devletlerin toplumsal meseleleri çözme ihtimali son derece zayıftır. Çünkü özellikle ulus-devletleri ayakta tutan ideoloji çatışmadan beslenir ve bu nedenle de olası çatışma ihtimalini canlı tutar. Ayrıca devletler arası ilişkilerde gücün hakimiyeti söz konusu olduğu için, sonucu belirleyen hak ve adalet duygusu değil, yaptırım yeteneğidir. Böylece sorunlar bastırılabilir ama toplumsal meseleler çözülmeden kalır.Türk/Ermeni meselesi de yüzleşme korkusuna kurban gitmiş durumda. Türkiye devleti bu korkuyu ayakta tutarak bilmeyen, düşünmeyen, devlet bağımlı bir makbul vatandaş üretmeyi sürdürüyor. Bu stratejinin temel aracı soykırım kavramının bir tehdit olarak sunulması...Kısacası elimizde çok geniş tutulmuş bir soykırım tanımı var ve daha ilginci, bu tanımın üretilmesinde yararlanılan somut olaylardan biri de zaten 1915 Ermeni tehciri. Bu durumda 1915 ve sonrasının bir soykırım olmadığını savunmak çok zor gözüküyor. Velev ki BM soykırım tanımını öyle daraltsın ki bu olay tanım dışı kalsın...

Rembetiko öldü de asıl uzun havaya ne oldu!

Erkan Araz
İçimiz sıkıldığında, derdimizi dile getirmek için çektiğimiz ‘aman’lar, ne çok zamandır yankı buluyor bu topraklarda kim bilir. ‘Aman’ın ortak bir kültürü işaret eden bir yakarış olduğunu biliyor muydunuz. Rum, Ermeni, Arap, Kürt... ‘Aman’ çeken bizdendir, Anadolu’dur... Bu iç çekiş, dünyanın neresine gidersek gidelim, hep tanıdık gelecektir bize. Bu ortak duyguların birleştiği mekanlardan biri de Cafe Aman’lar olmuş vakti zamanında. 19. yüzyıl Osmanlı döneminde, ‘müzikli veya semai kahvehaneler’ olarak biliniyor Cafe Aman’lar. Zorunlu göçlerle yurtlarından kopartılan Rumlar, acılarını ‘Cafe Aman’larda, ‘Rembetiko’ şarkılarıyla dile getirmişler.

Türkiye'de gazeteciler fazla cesur

David Barsamian
ABD'li muhalif entelektüel Noam Chomsky, "Kürt ve Ermeni sorununu tartışabilen Türk gazeteciler çok cesur. Canı istediğinde yazan ve başına hiçbir şey gelmeyen bir New York Times muhabiri gibi değiller" diyor. Türkiye’de olan bitenler oldukça kötü. Diğer yandan 1990’larda olanlarla kıyaslamaya gidilmemiş. O dönemde Türk devleti, Kürt nüfusa karşı büyük bir terör savaşı yürütüyordu: On binlerce kişi öldürüldü, binlerce köy ve kasaba imha edildi. O zamanlar The Times bunlardan hemen hemen hiç söz etmemişti. Silahların yüzde 80’inin ABD’den geldiğinin, Clinton’ın bu mezalimin destekçisi olduğu haberini kesinlikle yapmamışlardı. Dolayısıyla şimdi insan hakları ihlallerinden rahatsızlarsa, bu tepkiye şüpheyle yaklaşmamız lazım. İnsan hakları ihlallerine ışık tutmak istiyorlarsa, bu kez ABD’nin desteğiyle yapılmamasından ve ABD’ye kafa tutan bir ülkenin söz konusu olmasından ötürü. İşte bundan hoşlanmıyorlar.

Beşikçi: 'Yüzleşmeye, gayrimüslim mallarına el koyanlardan başlanmalı...'

Bir yılı aşkın bir süredir kuruluş çalışmaları süren İsmail Beşikçi Vakfı, tescil edilerek tüzel kişilik kazandı. Vakfın tanıtım toplantılarının ilki İsveç’in Stockholm kentinde yapıldı... İsmail Beşikçi; Osmanlı'nın son dönemlerinde, İttihat ve Terakki yönetiminin Osmanlı'yı bir Türk İmparatorluğu'na dönüştürme çalışmaları kapsamında yapılan operasyonlardan söz etti.'Tek dil, tek din, tek ırk' yaklaşımı ile yürütülen operasyonlar kapsamında gerçekleştirilen 'Ermeni Soykırımı', Rumlara ve diğer gayrimüslim halklara uygulanan sürgünlere, zorunlu göçlere değinen Beşikçi, bugünkü Türkiye burjuvazisinin birikiminin özünü Ermeni ve diğer halkların mallarının oluşturduğunu vurguladı.

Turkish Group Pressures Google to Become Complicit in Genocide Denial

On Aug. 11, the Turkish Coalition of America (TCA) launched an online campaign to pressure internet giant Google into complicity in its denial of the Armenian Genocide, reported the Armenian National Committee of America (ANCA).

Google: ‘I love Armenians’ Translated as ‘I love Turkey’

A screenshot of Google's translation of 'I love Armenians'Google’s online translation service (translate.google.com) is translating “Ես սիրում եմ հայերին” (I love Armenians) to “I love Turkey.”

AGBU Hye Geen Young Circle Speakers Selected for March 2012 Conference “Symbolism in Art, Architecture and Design”