Etiketler

İnkâr sonrası

Cengiz Aktar - caktar@gazetevatan.com
Adına ne derseniz deyin Ermeni ve Süryanilerin başına gelenler, şanlı inkâr ve örtbas tarihimizin beslendiği şahdamar olarak ruhumuzu ve şuurumuzu esir almış durumda… Ama inkârın kendisi şizofrenik, iki ruhlu. Ve o ölçüde de yaşanması çok yorucu bir ruh hali. Zira inkâr edilen madem olmadı neden aksini ispat etmek ve ettirmek için bu kadar çaba sarf edilir? Dışarıdan ve artık içeriden inkâr konusunda itirazlar yükseldikçe kızılır, köpürülür? Lobicilik için paralar harcanır, kitaplar yazdırılır, Azerbaycan’dan, Türk Dünyası’ndan, bölgede “denize düşmüş” olan Başkan Obama’dan medet umulur? Yaygın inkâr halinin giderek çözüldüğü kanısındayım. Onyıllardır biriken bilgiyle her akımdan, her cenahtan gençlerin sorguları bize ezberlerimizin, tabularımızın, mitlerimizin, masallarımızın, riyalarımızın şahdamarını kurutmanın vaktinin geldiğini söylüyor.

ՀՐԱՒԷՐ ՅԱՐԳԱՆՔ ԿԵԴՐՈՆԱԿԱՆՑԻՆԵՐՈՒ

Խնամակալ, հիմնադիր, տնօրէն, ուսուցիչ, սան 29 Ապրիլ 2012, ժամը՝ 14:30 Շիշլիի Գերեզմանատան Մէջ Շիրիմներու այցելութիւն և յիշատակի ոգեկոչում Հանգուցեալ կեդրոնականցիներու Եկէ՜ք միասնաբար ոգեկոչենք մեր վաստակաւորները:
 125ամեակի Կարգադիր Յանձնախումբ

Utanç kültürü’nden ‘suç kültürü’ne dönüşümün izleri mi?

İsmet Berkan
Araştırmacılardan biri, ünü sosyolog ve antropolog, Ruth Benedict’ti.Benedict, Japon halkının ‘utanç kültürü’ diye adlandırılan bir kültüre sahip olduğunu, Batılı Amerikalıların ise ‘suç kültürü’nden geldikleri için bu ‘utanç kültürü’nü anlayamayacaklarını söylüyordu. Sadece Japonlar değil, çoğu Asyalı halk, bana göre Türkler de utanç kültürüne mensuplar. Kabaca söylemek gerekirse, ‘utanç kültürü’ geçmişin suç ve kabahatlerinin çok konuşulmamasını arzulayan bir kültür. Oysa Batılıların ‘suç kültürü’ suçun veya kabahatin yüze vurulmasını, bir daha aynı suçun veya kabahatin işlenmemesi için bundan ders çıkarılmasını, suçlu veya kabahatli yaptıklarının cezasını çekmeden suçun veya kabahatin etkilediği insanların rahat edemeyeceğini varsayan bir kültür. Bu son yüzleşmeler, ‘utanç kültürü’nün yerine acaba ‘suç kültürü’nün ülkemizde ağır ağır yayılmakta olduğunu mu gösteriyor? Bazı şüphelerim var.

Ermeni meselesi ve çözüm

9-10 Nisan tarihlerinde Radikal’de peş peşe iki yazı yayımladım Ermeni meselesinin hukuki boyutu ve kendi çözüm önerilerim üzerine… İki amacım vardı bu yazılarda. Bir tanesi Türkiye’nin yaptırıma uğrama konusundaki korkusunun temelsizliğini göstermek ve ikincisi de çözüm için üzerine düşünülecek bir yol haritası ortaya koymaktı. Sonradan fark ettim ki yazdıklarım çözümsüzlük lobisinde büyük bir panik yaratmış, yazılı ve görsel medyada tezlerim orasından burasından çekiştiriliyor. Yüz yıl daha Türkiye’nin bu meselenin prangasında yaşamasını istiyorlar ve bunu da “vatanseverlik” kisvesiyle yapıyorlar. Gerçekten çok yazık...

Sivas'tan 1915'e hafızaya saldırı

Bu bir iktidar taktiğidir. Sivas'tan 1915'e ortak bir taktik: “Şöyle hatırlayın” diyorlar. “Şöyle hatırlamıyorsanız unutun” diyorlar. Unutmayana “terörist, hain” diyorlar... özetle, hafızaya saldırıyorlar. Hafızaya saldırı bir iktidar yöntemidir daima. Hafızayı emreder, saptırır, tahrip eder. Resmi eğitim, resmi yayın buna çalışır. Benlik çünkü sadece hafızayla sürdürülebilir. Devlet taleplerine uygun hafızaya ve ona uygun söze, söyleme sahip olmayan “terörist, hain, ideolojik davranan kişi” oluverir hemen. Bir amacı ve sonucu daha var hafızaya saldırmanın: Saldırılanı korumak için var gücünle saldırılana sarılırsın. Ona yapışırsın, ona gömülürsün. Böylece yaşayan ölüye dönebilirsin.

Statement by the Prime Minister to the ArmenianCanadian Community

Prime Minister of Canada Stephen
Harper declared a speech on 97th Commemoration of Armenian Genocide. ''On this day we remember the terrible loss of life during the demise of the Ottoman Empire in 1915, and in particular the horrific suffering endured by the Armenian people.Both houses of Parliament have adopted resolutions referring to these events as ''the first genocide of the twentieth century".

Fransız Başkan Adayları Ve Türkiye

Ömer Engin Lütem
Her iki adayın Ermeni görüşlerini desteklemesi Ermeni oylarının ikisi arasında paylaşılması sonucunu vermiştir. Diğer bir deyimle ortada ayrıca kazanılması gereken Ermeni oyu kalmamıştır. Hal böyle iken her iki adayın da 24 Nisan günü Paris’te Ermeni anıtını, alışılmışın dışında bir jestle, ziyaret etmeleri açıklanması gereken bir durum yaratmaktadır… Ermeniler lehine yapılan her hareket, Ermeni olmayanların da takdiri toplamakta ve bir kısmının oylarını etkilemektedir. İkinci bir olgu olarak Fransa’da gitgide yayılan İslam korkusunu (islamofobi) ve bunun bir parçası olan ve Türkiye’nin AB üyesi olması ihtimalinden kaynaklanan bir tür Türk korkusunu dikkate almamız gerekmektedir.

Ermeniler şimdi de Norveç'te iş başında

Norveç'te Ermeni asıllı bir grup vatandaş, soykırım iddialarının parlamentoya taşınması için imza topladı.  Ülkenin güneyindeki Vegårshei Belediyesi'ne yapılan başvurunun ardından Norveç Dışişleri Bakanlığı'ndan konuyla ilgili görüş istendi. Bakanlık ise soykırımın cezalandırılmasına dair BM kararının 1948 yılında alındığını hatırlatarak, bu tarihten önceki olayların 'soykırım' diye ele alınmasının uygun bulunmadığı cevabını verdi.

Cami, kilise ve havraya bağış vergiden düşecek

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Yozgat'ta yaptığı açıklamada ibadethanelere (cami, kilise, havra) yapılan yardımların vergi giderinden düşeceğini açıkladı.

Ungor: Turkey Has Acknowledged the Armenian Genocide

Posted by Ugur Ungor (*)
“Turkey denies the Armenian Genocide” goes a jingle. Yes, the Turkish state’s official policy towards the Armenian Genocide was and is indeed characterized by the “three M’s”: misrepresentation, mystification, and manipulation. But when one gauges what place the genocide occupies in the social memory of Turkish society, even after nearly a century, a different picture emerges. Even though most direct eyewitnesses to the crime have passed away, oral history interviews yield important insights. Elderly Turks and Kurds in eastern Turkey often hold vivid memories from family members or fellow villagers who witnessed or participated in the genocide.

Ապրիլ 24ի ժամը 20ին, Արժանթինի մայրաքաղաք՝ Պուէնոս Այրէսի մէջ



'Ermeni Lobisi'nin Yüz Senelik Balayı Bitmiştir'

Alparslan Esmer | Washington
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) Başkanı Ergün Kırlıkovalı, Ermenilerin 1915 iddialarının yüzüncü yılı için yapacağı girişimlere hazırlıklı olduklarını açıkladı. Kırlıkovalı, Amerika'nın Sesi'ne konuştu..  Kongre’deki Türk dostları sayısı, tarihimizde ilk defa olarak 137’ye ulaştı. Biz halbuki 135’e ulaşmayı bile büyük bir mutluluk sayıyorduk, çünkü Ermeni dostu sayısı 135. Yani onları geçtik. Bu o kadar önemli bir olay ki. Tarihimizde ilk defa, bu işte yeni olmamıza rağmen arkadan geldik, daha süratle koştuk ve onları geçtik. 137 tane Türk dostu var (Amerikan Kongresi’nde). Bu açıklayabilir neden 80’de kaldıklarını. Niyetimiz, Haziran sonuna kadar bu rakamı 150’ye çıkarabilmek.

Kanadalı milletvekili: Benzeri bir şeyin tekrar etmemesi için Ermeni soykırımını hatırlamalıyız

Kanada-Ermenistan Milletvekili Dostluk Grubu  bşk. Harold Albrecht, Kanada Parlamemtosu alt kanadında yaptığı konuşma esnasında Ermeni soykırımı kurbanlarını andı. Albrecht konuşması esnasında yaklaşık 100 yıl önce 1.5 milyon Ermeninin Türkiye tarafından ısrarlı bir imha siyaseti sonucu katledildiğini belirtti. Milletvekili Kanada Parlamentosu her iki meclisinin 1915 olaylarını «20. yy.’ın ilk soykırımı» olarak nitelendiren tasarılar kabul ettiğini hatırlattı.Albrecht ″ Biz bu günü geriye bakmak için değil, tarihten ders almak ve benzeri trajedilerin artık gerçekleşmemesi için hatırlıyoruz″ dedi ve sözlerinin devamında Kanada Ermenilerinin kendi kültürlerini muhafaza ettiklerini kaydetti.

Aya İrini'de üç semavî dinin korolarından ilahi şöleni

Zeynep Özonar 
Aya İrini Müzesi önceki akşam dinlerin ve kültürlerin beşiği Anadolu'ya yakışır bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "Music For The One God" (Tek Tanrı'ya Müzik) konserlerinde bir araya gelen 3 semavî dinin koroları, ilahiler seslendirdi. Türk, Ermeni, Yahudi ve Süryani solistlerin 'amin' diyerek söylediği eser büyük alkış aldı… Eyüp Musiki Vakfı'nın koordinatörlüğünde gerçekleşen konserde Ahmet Özhan, Lombardi Mazzuli, Bizans Korosu, Yahudi Hazan Yaka Taragano ve Korosu, Ermeni Muganni Nişan Çalgıcıyan ve Korosu, Süryani solist Sarah Ego, Chamber Choir of Europe Korosu ve İstanbul Tasavvuf Müziği Korosu, Mehmet Yeşilçay yönetmenliğinde buluştu.

Kan Ve Gözyaşı Ülkesinde

Türk Hükümeti’nin Ermenistan Muhalefetiyle Gizli Londra Görüşmesi İddiası

Dün bölge basınında ‘Anonymous’ hacker internet grubunun 2012 yılı başlarında Türkiye, İngiltere ve Meksika Dışişleri Bakanlıklarının enformasyon ağına yönelik hacker saldırıları sonucunda elde ettikleri bilgiler paylaşıldı. Bu bilgiler içerisinde konumuz bakımından önemli olan İngiltere’nin arabuluculuğuyla Türk Dışişleri Bakanlığının Ermenistan muhalefeti ile görüştükleri iddiasıdır.

İçimizdeki ses


Ekim ayında yayın hayatına başlayan Paros Dergisi’nin genel yayın yönetmeni Mayda Saris, toplumun farklı inanç gruplarını tanımadığına dikkat çekiyor. Paros’un çok kültürlü yaşama değer verenleri hedeflediğini anlatan Saris, “Bu dergi, farklı kimliklerin doğru algılanmasını sağlamak için tasarlandı. Amacımız toplumların sosyal, kültürel, sanatsal yaşamını belgeleyerek görünür kılmak” diyor.

Acıyı paylaşabilmek: 1915'te geride kalan kadınlar

Alin Ozinian* 
Soykırım, insanların hayatlarını etnik kökenleri sebebiyle kaybetmeleri, anlatılamayacak kadar büyük bir acı. Ölenlerin yasını tutamamak kalanlar için çok trajik. Ama belki de 1915 ile ilgili en acıklı ve bilinmeyen kısım, bu toplum mühendisliği yapılırken gözleri önünde tüm aileleri katledilmiş küçük kız çocuklarının durumu. Her kızın hikâyesi farklı zorluklar ve ruh hallerini barındırsa da aslında hayatları benzer bir çizgi takip etmiş. 1915 yılında zaten Ermeni ailelerin çocukları dışındaki erkek üyeleri çoğu ilden toplanmış ve götürülmüş durumda. Kalan kadınlar katledilirken bazı küçük kız çocuklarına ve genç kızlara özellikle güzel olanlarına dokunulmuyor, kaçmalarına göz yumanların yanı sıra onları evlerine, eşlerine yardımcı veya evlatlık alanlar da oluyor.

Ermeni diasporasını THY uçakları taşısın!

Hakan Çelik / hakan.celik@posta.com.tr
Başlıkta söylediğim şey ilk bakışta size şaşırtıcı gelebilir. Ne demek istediğimi biraz açayım: Ben, Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul ile Ermenistan’ın başkenti Erivan arasında sefer düzenlemesinin iyi bir fikir olacağına inanıyorum. “Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkiler çok kötü seviyede” diyebilirsiniz. Bu doğru ama diplomatik görüşmeler belli bir kanaldan sürdürülüyor. Yani bütün köprüler atılmış değil. Örneğin, şu anda Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler de en alt seviyede; ancak THY’nin İstanbul-Tel Aviv uçuşları devam ediyor. Üstelik yüksek doluluk oranıyla...

24 Nisan

Fatih Polat / fpolat@evrensel.net
24 Nisanda Ermenistan’da gerçekleştirilen anma eylemlerini bile Ermenilere dair nefret söyleminin izlerini taşıyan bir tarzda sunan medya organları ya da gözünü resmi argümanların ötesindeki gerçeklerden esirgeyenler açısından bunun sorumlusu Ermeniler ve onların “dış destekçileri”nden başkası değil.Böyle bakanlar açısından ABD Başkanlarının 24 Nisanın yıldönümlerinde doğrudan soykırım kelimesini kullanmak yerine, ‘büyük felaket’ demesi “Bu yıl da atlattık” duygusu yaratıyor. Oysa eski takvimle 11 Nisanda gerçekleşen soykırımdan mucize sonucu kurtulan Gazeteci ve Yayıncı Teodik’in  11 Nisan Anıtı adıyla kaleme aldığı ve Belge yayınları tarafından yeniden basılmış olan kitapta o tarihte can veren 761 aydın tek tek sıralanıyor.

1915 Ve Güle’e Yapılan Çağrı

Yazar Markar ESAYAN
New York Times’ın uluslararası edisyonu olan International Herald Tribune’a ABD’li Ermeniler bir ilan vermişler. İlanda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün büyük bir boy fotoğrafı var. Deniyor ki “Bir gün bir Türk lider, Anadolu topraklarında işlenen günahları kabul ederek ulusal itibara daha iyi hizmet ettiğini görecek kadar iyi bir devlet adamı olacak. Belki o lider Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olur...”Bu ilanı çok önemsedim. Bu girişim Türkiye’deki değişimin Ermeni diasporasında fark edildiğini, algılandığını gösteriyor çünkü. Abdullah Gül’ün muhatap seçilmiş olması tesadüf değil… Liderler neyi ne zaman yaparlar bilemem, ama bir gün bu ülkede 1915’in kurbanları hak ettikleri saygı ve tanınmaya kavuşacaklar. Çünkü 1915, tıpkı diğerleri gibi, bizim ortak acımız ve yeni Türkiye ancak doğru bir hafıza ve yeni bir ahlakla kurulabilir.

Tarihe doğru uzun yürüyüş

Nabi Yağcı
24 Nisan 1915’e doğru uzun ve büyük yürüyüşün adımları sıklaşıyor. Adımlarımız sıklaştıkça kafalarımızın içinde bir tanyeri aydınlanması gibi ışımayı elle tutarcasına hissediyoruz. Tarihe doğru yürüdükçe öğreniyoruz, öğrendikçe yalanlar çürüyen et gibi lime lime dökülüyor; döküldükçe yalanlarla örtülen cinayetlerin, kırımların, insanlık suçlarının çirkin iskeleti çıkıyor orta yere. İçimizde, ruhumuzda, bilincimizde ise gerçeği görebilmiş olmanın hayat pınarları canlanıyor. Bu yıl 24 Nisan Ermeni Tehciri’ni, Büyük Acı’yı hatırlamak ve hatırlatmak için yapılan etkinlikler bir yıl öncesine göre daha kalabalık, daha yaygın, daha derin ve daha çoğulcuydu.

Türk-Ermeni dostluğu

Rahim Er / rahim.er@tg.com.tr
İlâhî iradenin tayin ettiği coğrafî şartları kim değiştirebilir? Türk, Arap, Kürt, Ermeni, Rum, Bulgar, Makedon, Boşnak, Yahudi, Çingene ve daha kim varsa, Müslüman, Hırıstiyan, Musevi ve daha kim varsa. Sünnî-alevî ve daha kim varsa, katolik-protestan ve daha kim varsa .... Onlar, bu iklimde uzun asırlar içinde birlikte yaşadılar. Bu topraklarda inşa edilen medeniyette şu veya bu kadar herkesin payı var. Tanzimat sonrası İstanbul’daki görkemli mimari yapının hemen tamamı Balyan ailesinin imzasını taşır. 

'Ermeni günü' tepkisi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Oktay Vural, BDP'nin, 24 Nisan'ın 'Ermeni soykırımı ulusal yas günü' olarak ilan edilmesi teklifine sert tepki gösterdi. Vural, teklifin Türk milletinin alnına sürülmek istenen kara bir leke olduğunu söyledi.

Erivan'da şimdi de bu anıt açıldı

Ermeni soykırımı iddialarını iç ve dış politikasının ana eksenlerinden biri yapan Erivan şimdi de Süryani soykırımına takıldı. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da bu kez de Süryani soykırımı anıtı açıldı.Ermenistan geçmişin acılarını tazelemeye kararlı görünüyor. Soykırım iddiasına Süryanileri ve Rumları da kattılar.

Vekil-gazeteci Ermeni kavgası!

Önder toplantıda “İttihak ve Terakki’nin birinci elden sorumlusu olduğu, daha sonra Cumhuriyet’in hafıza imhasıyla unutturmaya çalıştığı bir politika yaşandı. Her dilde bunun karşılığı soykırımdır” dedi. “Soykırımı kabul edersek tazminat isterler“ mantığıyla soykırımın reddedildiğini savunan Önder, “Bundan daha alçakça reddediş gerekçesi olamaz” diye konuştu… bir gazetecinin “Demagoji yapıyorsunuz. Soykırımı kim yaptı? Siz tarihçi misiniz?” diye çıkışması üzerine “Saygılı konuş biraz” dedi… Daha sonra gazeteci, Önder’den özür diledi.

Stockholm'de soykırım konferansı

Stockholm - İsveç Ermeni Federasyonu’nun soykırımının 79. yıldönümü dolayısıyla Stockholm’de düzenlediği konferansta konuşan bilim adamları, tarihçi ve sanatçılar yaraların sarılması için Türk Devletine soykırımı kabul etmesi çağrısında bulundular. Konferans yönetmen Suzanne Khardaian’ın “Büyükannemin Dövmeleri” filminin bir kesitin gösterilmesi ile başladı.

Saint Auntuan 1 milyonluk cezası silindi

İstanbul’un en büyük ve cemaati en geniş Katolik kilisesi Saint Antuan’a, tapuda arsa olarak görünen avlusu için kesilen yaklaşık 1 milyon liralık emlak vergisi ve cezası silindi.

Paris’te 1915-2015 Konulu Konferans

Getronaganlılara Duyuru

Getronagan Lisesinden Yetişenler Derneğinin OLAĞAN GENEL KURULToplantısı 30 NİSAN 2012 PAZARTESİ AKŞAMI SAAT 21:00'de dernek lokalinde yapılacaktır.

Şişli’den Haberler

Şişli Genç ve yıldız erkek  basketbol takımlarının maçları devam ediyor.Şişli Genç erkek takımı bugüne kadar yaptığı 9 maçta 6 galibiyet ve 3 mağlubiyet alarak grubunda 3. sırada bulunuyor.

Türk-Ermeni ilişkileri, uluslararası sempozyumla tartışılacak

Türk-Ermeni ilişkileri, yurt içi ve dışından akademisyenlerin katımıyla Erzurum'da masaya yatırılacak. 2-4 Mayıs tarihleri arasında 15 oturum halinde yapılacak sempozyuma 12'si yabancı 75 bilim adamı katılacak.

Meclis'te 'soykırım' kavgası

Ermeni iddialarının ''soykırım'' olarak tanınmasını teklif eden Gürcü vekil ile Azeri asıllı Suleymanov arasında yumruklu kavga çıktı.

'Ermenilerin acılarını paylaşmak istiyoruz'

1915'te yaşananların soykırım olduğunu söyleyen BDP'li Sırrı Süreyya Önder, 24 Nisan'ın 'Ermeni halkının ulusal yas ve acılarının paylaşım günü ilan edilmesi için Meclis'e teklif vereceklerini açıkladı

Ermeni iddialarına karşı Türkiye'nin ilk lobicisi ABD'li gazeteci

Yıllardır Türkiye'nin başını ağrıtan Ermeni meselesine karşı uluslararası arenada lobicilik faaliyetlerini ilk başlatanın Muhammed Alexander Webb isimli Amerikalı gazeteci olduğu ortaya çıktı.

Ayvazovsky’nin Boğaz Manzarası rekor kırdı



İngiltere’nin ünlü müzayede evi Sotheby’s 3 gün sürecek müzayedelerinde “Türk-İslam”, “Oryantalist” ve “Çağdaş Türk Sanatı” eserlerinden oluşan bir koleksiyonu satışa sundu

Sosyalistler ‘büyük yalan’a karşı (1) : Jean Jaurès

Halil Berktay
Yanılmışım; ASMEA’dan ITS’ye ve oradan eski YÖK’e, milliyetçi-devletçi ideolojinin bilim kurumları ve hayatını nasıl enstrümantalize ve dejenere ettiğini yazamazmışım henüz. Her nasılsa, bu yazının 24 Nisan’dan bir gün sonra çıkacağını unutmuşum. Gerçi, 1915 Ermeni tehciri ve katliamlarının (Ermeni soykırımının) 97. yılı, bazı “T.C. üniversiteleri”nde bir kere daha böyle dejeneresans gösterilerine tanık olmuyor değil. Ve “Hocalı katliamı” mitingine bakılırsa, herhalde bunlar, Büyük Felâket’in 2015’teki 100. yıldönümüne doğru berbat bir tırmanış gösterecek.

Ermeni lobisinden Gül'e çağrı

1915 olaylarının yıl dönümünde, Amerika'daki Ermeni lobisi New York Times'ın uluslararası baskısı International Herald Tribune gazetesine bir ilan verdi. İlanda Abdullah Gül'e doğrudan çağrı yapıldı.İlanda "Bir gün bir Türk lider, Anadolu topraklarında işlenen günahları kabul etmenin ulusal itibara daha iyi hizmet ettiğini görecek kadar iyi bir devlet adamı olacak" ifadesi yer alıyor.

Türkiye'den Sarkozy ve Hollande'a tepki

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve cumhurbaşkanı adayı Hollande'ın, bugün Paris'te katıldıkları anma töreni vesilesiyle yaptıkları ve ülkedeki seçim kaygılarını da yansıttığı anlaşılan açıklamalar, ihtilaflı tarihi konuların siyasi hesaplara malzeme yapılarak istismarının yeni bir örneğini teşkil etmiştir" denildi.

Adını siz koyun!

Etyen Mahçupyan
Organize bir gücün karar alarak ve plan yaparak, sistematik bir biçimde belirli bir kimliğe sahip insan gruplarını imha etmesi veya onların hayat koşullarını vahim bir biçimde sınırlandırması, yakın dönem tarihçiliğinin en popüler alanlarından biri… Ortaya çıkan insani felaketleri tek bir ad altında toplamak zor... Bir toplumsal olgu 'bilimselleştirildiğinde' örnekler arasındaki farklılaşmalar yeni tanımlar doğuruyor. Soykırım kelimesi revaçta olmakla birlikte, günümüzde 'etnik temizlik' veya 'insanlığa karşı suç' gibi kavramlar da yaygın.

Türkiye'den Obama'ya sert tepki

"ABD Başkanı Obama, 24 Nisan 2012 tarihinde yayınladığı mesajla, Türkler ile Ermeniler arasında ortak tarihlerinin acılı bölümüne ilişkin anlaşmazlıkta, bu sene de Ermeni görüşlerini yansıtan mesnetsiz bir yaklaşım ortaya koymuştur. Tarihi gerçekleri çarpıtan bu açıklamayı her bakımdan fevkalade sorunlu buluyor ve esefle karşılıyoruz…

Ermeni anıtı önünde söz verdiler

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Sosyalist Parti lideri Francois Hollande, Paris'te, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddiaları kapsamında düzenlenen törene ayrı ayrı katıldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalan Sarkozy ve Hollande, yaptıkları konuşmalarda, Anayasa Konseyi tarafından reddedilen 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasayı tekrar Fransa Parlamentosu'nda getirilmesi sözünü verdi.

Ermenilerden özür diledi!

AKP'nin kurucu kadrosundan İsmet Uçma 1915'te yapılan tehcir için özür diledi... AK Parti'nin kurucu kadrosundan İsmet Uçma, 1915'te yapılan tehciri trajik bir "soy sürgün" olarak nitelendirerek özür diledi. Radikal'in haberine göre AKP’nin ‘kurucu kadrosu’ arasında yer alan İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, 1915 olayları için “Trajik bir soy sürgündü” dedi. Sorumlunun İttihat ve Terakki olduğunu belirten Uçma, Ermenilerden ‘şahsen’ özür diledi.

Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ Ամենայն Հայոց Կաթողիկոս / Sayın II. Karekin Hazretleri Tüm Ermeniler Katolikosu

Այսօր՝ 24 Ապրիլ 2012, Հայոց Ցեղասպանութեան սկիզբը խորհրդանշող Պոլսահայ մտաւորականներու ձերբակալման 97-րդ տարելիցն է: / Bugün  24 Nisan 2012.  Ermeni Soykırımı’nın  başlangıcını temsil eden, İstanbullu Ermeni aydınların tutuklanışının 97. yıl dönümü.

Ermeni ve Türkler karşılıklı eylem yaptı



Ermenilerin 1915 yılı olaylarının yıldönümü olarak kabul ettikleri 24 Nisan dolayısıyla Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği önünde, Türkler ve Ermeniler karşılıklı gösteri yaptı.

Hrant'ın sesiyle 'Ortak Acı'

Her 24 Nisan'da gündeme gelen Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili Türkiye'den ilk kez farklı bir çalışma geldi. El Cezire kanalında yayınlanmak üzere 1915'de yaşananları anlatan bir belgesel hazırlandı

Soykırımdan dolayı affınızı diliyorum!


Aris Nalcı /  Radikal
Önemli olan özrün, kelimenin anlamsızlaştırılmadan dilenmesidir. 2015 için karşı atak hazırlıklarının başlatıldığı bir ortamda öncelikle 'özür' kelimesinin altı boşaltılacaktır. Ki dilenebilsin özür...

Sevgili Hrant, bugün yine 24 Nisan, soykırım acını paylaşıyorum kardeşim


Hasan Cemal / Milliyet
İnsanlık, acıları paylaşmaktır!

‘Your Demands are our Demands’: Turkish Human Rights Group Sends Letters to Etchmiadzin, Antelias


The Committee Against Racism and Discrimination of the Istanbul Branch of the Human Rights Association sent letters today to the Catholicos of all Armenians Karekin II and the Catholicos of Cilicia Aram I, expressing solidarity with their demands for truth and justice. The Armenian Weekly presents below the full texts of both letters.

Soykırım kurbanları için karanfiller bırakıldı


Ermeni aydınların tutulduğu, şu anda Türk-İslam Eserli Müzesi olan cezaevi önündeydiler… İnsan hakları savunucuları, bundan 97 yıl önce bugün Ermeni aydınların gözaltına alınarak tutuldukları ve buradan Anadolu'ya sürüldükleri cezaevi önündeydi. Bugün Türk-İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan cezaevi önüne, soykırım kurbanları için karanfiller bırakıldı. İHD İstanbul Şubesi, buradaki anmanın ardından Ermenistan'daki Katolikos 2. Karekin Hazretleri ve Beyrut'a sürülen Kilikya Katolikosu 1. Aram Hazretleri'ne mektup gönderdi.  Daha sonra ise 24 Nisan 2011'de askerlik yaptığı sırada öldürülen Ermeni asker Sevag Şahin Balıkçı'nın mezarı ziyaret edildi.

Ermeni Tehciri 95 Yıl Sonra İstanbul'da Sessizce Anıldı


Türkiye’de aydın ve insan hakları savunucularının da aralarında bulunduğu 500’ü aşkın kişi, 95. yılında anılan Ermeni tehcirini İstanbul Taksim Meydanı’nda çevresinde mumların yandığı “Bu acı bizim acımız, bu yas hepimizin” yazılı bir afişin etrafında oturarak sessizce andı.

Obama yine 'soykırım' demedi

ABD Başkanı Barack Obama, 24 Nisan açıklamasında soykırım iddiaları için geçen yıl olduğu gibi "Büyük Felaket" anlamına gelen "Meds Yeghern" ifadesini kullandı. Obama, 'soykırım' demese de ağır ifadeler kullandı: "Bugün, 20. yüzyılın en kötü mezalimlerinden biri olan Meds Yeghern'i (Büyük Felaket) anıyoruz. Bunu yaparak, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde acımasızca katledilen ya da ölüm yürüyüşüne zorlanan 1,5 milyon Ermeninin anısını onurlandırıyoruz."

Ermenistan'da '24 Nisan' protestosu

Ermeniler 1915 olaylarıyla ilgili “soykırım” iddialarının yıldönümünde sokaklara döküldü. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, Türkiye karşıtı sloganlar atıldı.

Soykırım Karşıtları Derneği (SKD) Basın Açıklaması

1915 Soykırımının inkârını ve soykırım katillerinin putlaştırılmasını protesto ediyoruz! T.C. devletinin soykırımı tanımsını ve soykırımdan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesini talep ediyoruz!

“Music for the One God- Tek Tanrıya Müzik” Konseri

24 Nisan Salı Akşamı saat 21.00'da Aya İrini'de.

1915'in Denek Taşında Türk ve Kürt siyaseti I


Hovsep Hayreni
Geçtiğimiz aylar boyunca Türkiye'nin tarihsel adalet sorunları bir bir yeniden tartışma konusu oldu. Başbakan Erdoğan'ın “devlet adına” bir ilk olarak Dersim 1938 için “özür” beyan etmesine karşılık, 1915 hakkında geleneksel inkârcılığı kaskatı sürdürmesi izahı güç bir tezat olarak kaldı. 1915 bu ülkede toplumsal adalet duygusunun, tarihle yüzleşme cesaretinin, demokratikleşme niyetinin en esaslı test edilme konusu, bir anlamda denek taşı veya turnusol kâğıdı olmaya devam ediyor. 

24 Nisan Nedir?

Hüseyin Şengül
Sonuç olarak 24 Nisan, İttihatçı hükümetin bir insanlık suçudur! Bir Düşünün! 24 Nisan nedir sorusuna daha pratik ve somut bir cevabı şöyle verebiliriz: Yatağınıza tek başına yatın, ışığı söndürün ve düşünün. Bırakın tarihi, bırakın siyaseti; çıplak bir insan olarak, insanı merkeze alarak ve aklınızı vicdanınızla test ederek bir düşünün.Siz bir ülkenin tebaasısınız veya yurttaşısınız.Sizin kimliğinizden birilerinin kurdukları ve kimlik haklarınızı savunan partiler var ve hükümete karşı siyasi ve velev ki silahlı mücadele ediyorlar. Siz Sivas'ın, Maraş'ın, Harput'un, Çankırı'nın veya Tokat'ın bir köyündensiniz. Bu partilerle hiçbir ilişkiniz yok. Diğer kimliğe sahip komşu köylüler gibi geçiniyor, ibadetinizi ediyor, arasıra kimliğinizden dolayı aşağılanıyor ve bazı mallarınız gasp ediliyor olsa da, kırsal hayatın tekdüzeliğinde yaşayıp gidiyorsunuz. Bir gün köyünüze sürgün emri geliyor ve o kimliğe ait olmanız nedeniyle devlet tarafından sürgüne çıkarılıyorsunuz. Suçunuz, kimliğiniz!

Soykırımı inkârın beş teranesi

Ali Topuz / alitopuz@gmail.com
'Atalarımız soykırım yapmaz' demek, pek övünülen ileri demokrasi çağında Ermenilerin hâlâ 'biz'den kabul edilmediğinin çok açık bir itirafıdır. 1915 hakkında konuşmayı kolaylaştırabilecek iki yol var: İnkar ve yas. İnkar yolu, devletin ve devlet tedrisatından başarıyla geçmişlerin önerdiği, seçtiği yol. Yas, böyle bir suça ortak olmak istemeyenlerin, böyle bir suçun tekrarını kabul etmeyenlerin yolu.  İnkarı seçenler, her sıkıştırdıklarında yeni bir argüman üretiyor. İçinde bulunduğumuz dönemde çok sevilen, 1980 sonrası üretilen, 90’larda yükseltilen bir argüman: ‘Tarihi tarihçilere bırakalım.’ Bunu diyenler, tarihin tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli olduğunu çok iyi bildiklerinden, hemen ekliyorlar: ‘Atalarımız öyle şey yapmaz.“Yani atalarıMIZ”, “SOYkırım’yapmaz”. Bu kalıbın kendisi, tarihçilerin olası ikna edici çıkışlarına karşı, o çıkışları suya düşürecek söylemi önceden ortaya koyuşuyla, örtülü ama yadsınamaz bir itiraf içeriyor aslında.

Obama 'soykırım' demeyecek

Ermeni lobisine gönderdiği mektupta sinyali verdi. ABD Dışişleri Bakanı Clinton’in Amerika Ermeni Ulusal Komitesi’ne yazdığı mektup, Başkan Obama’nın bugünkü “soykırımı anma günü”nde de “soykırım” kelimesini kullanmayacağı sinyalini verdi. Clinton mektubunda Obama yönetiminin tutumunun geçen yıldan farklı olmayacağına işaret etti.

Kendimizi "Soykırım"a teslim ediyoruz...

Mehmet Ali Birand / mabirand@e-kolay.net
Bugün 24 Nisan. Koskoca bir ülke her yıl olduğu gibi yine rahatsız birkaç gün geçirecek.  Geçen hafta bu ülkede dağıtılmaya başlanan ve Ermeni Soykırımı hakkındaki Alman belgelerini açıklayan bir kitap, kendi kendimizi nasıl soykırım cenderesine soktuğumuzun ve giderek teslim ettiğimizin son örneğiydi, diyebilirim… Şimdi tüm Türk yetkililere sormak istiyorum: Son 50 yıldır, böylesine çalışmalar yaptınız mı ? Yabancı kaynakları araştırıp - ne kadar taraflı veya tek yanlı olursa olsun- böyle kitaplar yayınlayabildiniz mi? Kendi kaynaklarımızın dışına çıkıp, uluslararası kamuoyunu inandırıcı ne çalışma yaptınız?İnandırıcı olacak belge veya kanıt bulamadığınız için mi sadece Türk arşivleriyle yetindiniz? Birbirimizi aldatmayalım, bu sorulara doğru yanıt verirseniz, son derece büyük gerçekleri de bizlere açıklamış olursunuz. Biliyorum, bundan dolayı sessiz kalacaksınız.

Utanmak ve af dilemek: 1915 soykırım değil de nedir?

Eren Keskin  / keskineren@gmail.com         
“Aghavni’nin babası 1915’te öldürüldü. 1915’te Sivas boşaltılmadan yaklaşık 1 ay önce, Aghavni bölgedeki siyasi liderlerin çoğunun tutuklandığını hatırlıyordu. Bir gün 60 erkek asıldı. Ertesi gün otuz Ermeni erkek daha asıldı. Bir gün sonra 25 kişi daha onları izledi… Evet bu hikaye, bir filmden ya da romandan alınma değil. Bu bir insan, bir aile, bir ulusun dramı. Bu bir soykırım fotoğrafı! Bugüne kadar görmeyenler, görmek istemeyenler, inanmayanlar, inansalar da hiçbir şey yapmayanlar, resmi devlet yalanlarına inananlar, susanlar hepiniz, hepiniz suçlusunuz! Ve yapacağınız tek şey var: Utanmak ve af dilemek!..

ÇANAKKALE’DE ARTİN AĞA’NIN KAHVESİ O GÜN NEDEN BURUKTU / Yervant Özuzun

Bu yazı Çanakkale Ermenilerinin 1915 deki son günlerini ve sürgünlerini anlatıyor. Bu yaşanmış bir olayın buruk anlatısıdır. Bu 24 Nisan 1915 tarihi ile simgelenen, 30 Mayıs 1915  tarihli yasa ile resmiyet kazanan, adına “Ermeni Tehciri” dedikleri bir yok oluşun canlı tarihidir. Anadolu ve Trakya şehirlerinde yaşananlardan sadece biridir. Buradaki kahramanlarımızın tek suçu “farklı kökenden” olmalarıydı. “Ermeni Tehciri”nin Doğu Vilayetlerinde asi Ermenilere uygulandığını ileri süren sözde araştırmacı-tarihçilerimizin de bu mezarsız ölüler diyarına yolculuğu okumalarını dilerdim.

24 Nisan 1915




Sarkozy, yarın Ermeni törenlerine katılacak

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yarın Paris'te düzenlenecek 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını anma törenine katılacak. Fransa'daki Ermeni dernekleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, Sarkozy'nin Paris'in merkezindeki Komitas heykelinin önünde akşam saatlerinde düzenlenecek anma törenine katılacağı bildirildi.

Turgut Özal'ın gizli planı ortaya çıktı

Özal, zaman zaman ortaya yeni fikirler atar, tartışılmasını isterdi. Ermeni meselesinin de resmî ve gayri resmî kamuoyunda tartışılmasını istiyordu. Bu, çok akıllıca bir tavırdı. Bunu yaparken de içeride ciddi bir arşiv çalışması yürüttü. Türkiye'deki arşivlerin açılmasının ardından Dışişleri'ne komşu ülkelerdeki arşivlerin açılması için diplomatik girişimlerde bulunması talimatını verdi. Özal'ın, Ermeni meselesindeki tutumu katı değildi, Türk kamuoyunun kabul edebileceği bir orta noktada anlaşma taraftarıydı. Zira iddiaların daha da yayılacağını hesap ediyordu.

Rusya'da Sözde Soykırım Protestosu

Rusya'nın başkenti Moskova'da yaşayan Ermeni diasporası, 1915 olaylarının yıl dönümü nedeniyle dev bir pankart açtı.

Profesör de imzaladı çoban da, ev hanımı da muhtar da...

Profesörler, çobanlar, avukatlar muhtarlar, ev kadınları imamlar, öğrenciler pilotlar bu notayı 14 bin sivil imzaladı. Bir imza da siz verin!Türk siviller, sözde Ermeni soykırımı konusunda 97 yıllık sessizliğini bozuyor. Yarın, 24 Nisan’da dünya çapında sözde soykırımı anacak olan Ermenilere karşın, Türk sivilleri de harekete geçecek. Soykırımı tanıyan ülkelerin büyükelçiliklerine siyah çelenk ile şehit diplomatların resimleri ve 14 bin kişinin imzaladığı Sivil Nota bırakılacak. 

City of Las Vegas Mayor, Carolyn Goodman Proclaims April 24, 2012 as "Armenian Genocide Commemoration Day"


Bir İslâmsızlaştırma hamlesi olarak 1915

Hilal Kaplan /  hasiralti@gmail.com 
24 Nisan 1915'ten itibaren, yüz binlerce Osmanlı Ermeni’sinin başına gelen korkunç zulmün sebebi Ermeni olmalarıydı. İttihat Terakki, Ermenileri ve aslında tüm gayrimüslimleri Anadolu'yu 'Türk yurdu' kılmaya engel teşkil edecek varlıklar olarak görüyordu. Anadolu'nun bir 'İslâm yurdu' olduğunu ve öyle kalması gerektiğini söyleyen Boğazlıyan Müftüsü Abdullahzade Efendi gibiler o dönemde 'Allah var ve O'nun gazabından korkun' dediyse de sözünü dinletemedi. Ve en nihayetinde Cumhuriyet sonrasında devam ettirilen politikaların da yardımıyla şehirlerinde üç semâvî dinin de ibadethânesinin bulunduğu 'İslâm yurdu' dokusu yok edildi.

Açık Mektup: Berlin Kentinde Katil Kültü İstemiyoruz!

1921 ve 1922 yılları arasında vurulan ve adları, meydan,bulvar, şehir, semt, okul ve hatta cami gibi kamu alanlarına verilen soykırım suçluları, resmi olarak Türkiye’nin “milli şehitleri” ilan edilmişlerdir ve mezarları “Abide-i Hürriyet Şehitliği” içinde koruma altına alınmıştır. Türkiye sınırlarını aşan bu tuhaf katil kültü, Türkiye kökenli diasporaya kadar uzanmaktadır. Hem Kuzey Kıbrıs’ta bütün Türk yerleşim alanlarında, hem de Berlin'de bu tespiti doğrulayan çokça örnekler bulunmaktadır. Berlin’de, yukarda adı geçen Columbiadamm mezarlığını mercek altına alan katil kültü, 2011’de Cemal Azmi’nin ve Bahaddin Şakir’in mezarlarını mermer taşlarla muhteşem bir şekilde restore ettirdikten sonra, sadece ikisi için değil, aynı zamanda 1943 yılında kemikleri oradan alınan Talat için de anma töreni düzenlemektedir.

''Sünnetsizlere Ermeni adı verin''

Genelkurmay Başkanlığı’nın merakla beklenen Dersim arşivi TBMM’ye ulaştı... 4. Umumi Müfettişi H. Alpdoğan’ın 30 Aralık 1937’de İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği yazıda şu ifadeler kullanılıyor: “Batı vilayetleri hapishanelerine gönderilen mahkumların götürüldükleri yerlerde idam edilecekleri, sünnetsiz erkek çocukların Ermeni ad verilerek Hıristiyan memleketlere sürülecekleri, evli olmayan Tuncelili kızların Türk gençlerle ve Türk kızlarının da Tuncelili erkek gençlerle evlendirilecekleri ve henüz evlenme çağına girmemiş olanların kendi aralarında çabuk evlendirilmeleri, gelecek sene ilk baharında Tunceli halkının başka yerlere nakil edileceği bildirilmektedir.”

23.5 Nisan Esmer Yürekli Çocuklara Kutlu Olsun

Zeynep Tozduman
2015’e 3 yıl kala 23,5 Nisan kutlamaları tüm görkemiyle kutlanmaya çalışılıyor. Oysa biz büyükler bilmeliyiz ki, Çocukların geceleri karanlık olduğu sürece, Biz büyükler Asla ay, aydınlık olamayız… ‘’Çocuk bayramı’’ adıyla kutlanacak bayram, buraya kadardı beyler. Şapka düştü, kel göründü diye bir söz vardır hani. Yani gerçekler artık su yüzüne çıktı, siz arşivleri açmamakta direnseniz de. Güneşi balçıkla sıvayamazsınız. Acıyla, kan ile örülmüş bu cumhuriyette, ırkçılık tohumlarını gelin hep birlikte sökelim. ‘’Türkiye Türklerindir.’’ Söylemine inat hep bir ağızdan ‘’bu ülke hepimizin’’ diye avaz avaz haykıralım.

1915 için son roman yeğen Aznavour’dan

Fransız film yönetmeni Raffy Shart, Ermeni diasporası tarafından ‘soykırım’ olarak nitelenen 1915 olaylarını konu alan ‘Les Enfants de l’oubli’ (Unutulmuş Çocuklar) adlı ilk romanını yayımladı. Annesi Adapazarı göçmeni olan dünyaca ünlü şarkıcı Charles Aznavour’un yeğeni olan Shart, daha önce ‘Karımın Adı Maurice’ adlı bir oyun yazmıştı.

AİHM’e gitmeye utanırım!

Burcu Purtul /Vatan
Er Sevag'ın acılı annesi Ani Balıkçı ve abla Lerna Özder, Sevag’ı VATAN’a anlattı... “Hakim son duruşmada bize ‘Öyle bir karar vermeliyim ki her iki ailenin de yüzüne bakabilmeyim’ dedi. Ben de ‘İnşallah’ diye karşılık verdim. Ancak bu lafı yeterince anladığımı söyleyemem. Çünkü burada önemli olan adaleti adil bir şekilde tecelli ettirmek. İnşallah adalet burada yerini bulur. Beni AİHM’e muhtaç ettirmezler, utanırım” (AİHM iç hukukun devamıdır, utanılacak ya da yadırganacak bir şey yoktur. Yargıtay’a gitmek kadar doğal ve hukukidir. HYETERT)

Clinton için ilginç benzetme: 'Etekli talat Paşa'

ABD’deki Ermeni Lobisi, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a öfke kusuyor.Ermeni lobisi yanlısı “Lragir” internet sitesinde yer alan bir yazıda, Clinton için “Etekli Talat Paşa” ifadesi kullanıldı. Sitede, Clinton’ın Demokrat Parti içinde bir uzlaşma sonucu Dışişleri’ne getirildiği ve Amerikan dış politikasının her alanında bir fiyasko yaşandığı iddia edildi. Clinton’ın Türkiye politikasının “Bizden sonra tufan” kafasıyla ve anlamsız tavizlerle yürütüldüğü ve karmaşık sorunlara yol açacağı ileri sürüldü.

Aravudun Temin / Sabaha Karşı / At the Break of Dawn…

Bir anonim Ermeni gelin türküsünü (Aravodun Temin: Sabaha Karşı, derleyen: Arusyak Sahakyan) Ayşe Tütüncü düzenledi, 42 müzisyen biraraya gelip çaldı. 24 Nisan kurbanları anısına... http://vimeo.com/40639618

Azerbaycan’la el ele, 2015’e…

Baskın Oran
İki gün sonra 24 Nisan, neşe dolmuyor insan. Sadece çok hazin bir yıldönümü olduğu için değil; Türk devletinin hendek savaşında milim değişiklik olmadığı için… Özette ve sonuçta, 2015’e gelirken “politika” hep aynı: 1) Aktör: Yakınlaşma teşebbüslerini, sivil toplum yapacağına, “Biz kesmedik, kesildik” ezberini sürdüren Türk Devleti yapmaya devam ediyor; 2) Konu: 1915 katliamının izahı, “aramıza fitne sokuldu” diye devam ediyor; 3) Amaç: “Aman soykırım tanınmasın” olmaya devam ediyor. 2015’e bodoslama böyle gidiliyor.

Hürriyet Gazetesi’ne Tepki: Irkçı, ayrımcı ve kışkırtıcı üslubu terk et!


Sosyal medya aracılığı ile Hürriyet Gazetesi’nin ırkçı ve nefret söylemleri içeren tutumu protesto ediliyor. Hürriyet Gazetesi’nin  son zamanlarda sıklıkla kullandığı ırkçılık, faşizm ve nefret içeren haberlerini  ve uzun süredir ısrarla vurguladığı “Türkiye Türklerindir!” sloganını protesto etmek amacıyla sosyal medya üzerinden bir boykot başlatıldı. Nadya Uygun ve Dr.Sarkis Adam’ın öncülüğünde başlatılan eylemde, Hürriyet Gazetesi’nin bu tutumunu devam ettirdiği sürece okunmaması ve takip edilmemesi çağrısı yapılıyor.

İhtida ve asimilasyon

Etyen Mahçupyan
Akçam'ın temel bir tespiti var: Dünyada soykırım çalışmaları çeşitli nedenlerle tek tek olayların ele alınıp Yahudi soykırımı ile mukayese edilmesine dönüştü… Yahudi soykırımında hiç yer almayan ama 1915 tehciri etrafında yoğun olarak yaşanan olaylardan biri Ermenilerin Müslümanlaşması ve Ermeni çocukların Müslüman ailelere verilmesi. Akçam buradan hareketle asimilasyonun (zamanın terimiyle 'temessül') kritik öneminin altını çiziyor ve İttihatçı hükümetin 'yönetebilirlik' kapasitesine bağlı olarak tehcir stratejisinin asimilasyon ile imha politikaları arasında salındığı önermesini yapıyor. Buna göre hükümet Ermeni nüfus yoğunluğunu 'yönetilebilir' bulduğunda asimilasyonu, 'yönetilemez' bulduğu yer ve zamanlarda ise imhayı teşvik ediyor.

Bu soykırımdır Sayın Başbakan

Taner Akçam
Talat Paşa, Cemal Paşa'ya 7 Ekim 1916’da telgraf çekip tehcirden sonra Ermenilerin mallarına neden el konduğunu anlatıyor: "Maksat bu yerin vücudunu tamamıyla kaldırmaya matuftu." Sayın Başbakan buna ne diyecek şimdi?

Dindarlar da Ermeni soykırımını anacak

Serkan Ayazoğlu
Ermeni soykırımının kurbanları, 24 Nisanda, Türkiye’de üçüncü kez anılacak… Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe inisiyatifinin çağrısıyla düzenlenen anma etkinlikleri İstanbul’un yanında Bodrum, İzmir ve Ankara’da gerçekleştirilecek. Taraf ’a konuşan Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi Sözcüsü Cengiz Algan, bir avuç solcunun yapacağı anmayla bir sonuca ulaşılamayacağını belirterek “Büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede Müslümanları da bu işe dahil etmeden yol almamız mümkün değil" dedi.

Bartholomeos İzmir'de Ayine Katıldı

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Yunanistan'ın İzmir Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Paskalya ayinine katıldı.İzmir Flemenk Kilisesi'nde düzenlenen Paskalya ayinine, İzmir'deki Yunan vatandaşlarının yanı sıra Midilli Adası'ndan gelen 40 kişilik bir grup da katıldı.

Para bitti, 636 yıllık kilisede onarım ve restorasyon durdu

Ferit ASLAN -DHA
Ermeni Cemaatinin Ortadoğu’daki en büyük kilisesi konumunda bulunan 30 yıldan bu yana kullanılmadığı için yıkılmaya yüz tutan Diyarbakır’daki Surp Gragos Ermeni Kilisesi’ndeki restorasyon ve onarım çalışmaları parasızlık nedeniyle durduruldu.

Anneler bu kez çocuklar ve Ermeniler için eylemdeydi

Cumartesi Anneleri, 369. kez Galatasaray Meydanı'nda buluştu. Bu hafta, 23 Nisan Çocuk Bayramı nedeniyle gözaltında kaybedilen çocuklar ile 1915'te katledilen Ermenilere dikkat çekildi. Ermenilere yönelik soykırımı da hatırlatan İHD, "İki gün sonra 24 Nisan. 24 Nisan bu topraklarda, tektipleştirmenin, devlet eliyle yurttaşları kaybetmenin tarihi açısından önemli bir gündür" dedi.

Fransa'da Nefesler Tutuldu


Arzu Çakır | Paris
Anketler 10 aday arasında geçecek yarışta, Halk Hareketi Birliği UMP’nin adayı Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Sosyalist Parti PS’in adayı François Hollande’ı favori olarak gösteriyor… Sarkozy, Türkiye’ye karşı sert üslubu ile Türkiye-Fransa ilişkilerini kopma noktasına getirdi. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkarken, ‘Ermeni soykırımını inkar edenlerin hapis ve para cezasına çarptırılmasını’ öngören ve Anayasa Konseyi tarafından iptal edilen inkar yasasını da yeniden getireceğini açıkladı. Hollande ise, Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyor, ancak önümüzdeki 5 yılda koşulları tamamlayamayacağını savunuyor. Ermeni diasporasının radikal kanadı Daşnak partisine yakın olan Hollande, Sarkozy gibi inkar yasasını da yeniden getirme sözü verdi.

Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü

Ayşe HÜR/Taraf GAZETESİ
Yazıma bir duyuru ile başlayayım. Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi, bizleri İstanbul’daki Ermeni cemaatinin ileri gelenlerinin Çankırı’ya ve Ayaş’a doğru bir ölüm yolculuğuna çıkarıldığı o meşum günün 97. yıldönümü olan 24 Nisan 2012 günü saat 19:15’te Taksim’e davet ediyor. O gün orada olacağım. Bugün de, “Özür literatüründe Almanya ve Japonya örneği” (Taraf, 27.112012) başlıklı yazımda söz verdiğim gibi, 1915-1917 arasında tehcir adı altında yapılan soykırımda Alman uzmanların rolünü ele alacağım.

Sevag'ın ölümünün 1. yılında adalet arayışı

Batman'ın Kozluk İlçesi Gümüşörgü Jandarma Karakolu'nda askerliğini yaparken er Kıvanç Ağaoğlu'nun tüfeğinden çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ermeni asıllı er Sevag Şahin Balıkçı, ölümünün birinci yıldönümünde anıldı… Balıkçı'nın annesi Ani Balıkçı, "Adalet yerini bulsun istiyorum. Tek istediğim bu. Ama tabi doğru şekilde bulsun. 1 saniyede toprağa soktular ama bir yıldır içeri alamıyorlar. Adalet buysa diyeceğim başka bir şey yok" dedi.

Ermeniler, Acar köyünü yeniden istiyor

Ermeniler, Batman'ın Sason ilçesindeki Acar köyü için hukuk mücadelesi başlattı. Geçmişte Ermenilere ait olan ve şimdi geri istenen köy; Heybeli, Balbaşı ve Çağıl köylüleriyle Ermeniler arasında bir hukuk mücadelesine neden oldu. Şu an köyde yaşayanlar, köyün zamanında kendileri tarafından satın alındığını ileri sürerken; Ermeniler ise, satın almanın söz konusu olmadığı belirtiyorlar.

Ermeni Soykırımı kurbanları, Los Angeles Belediyesince anıldı

Los Angeles Kent Meclisi 20 Nisan’da Ermeni Soykırımı kurbanlarını anma etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik Meclis üyesi Paul Krekorian tarafından organize edildi.