Etiketler

'Alevileri devlet değil sol örgütler asimile etti'

BugünTV de yayınlanan Erkam Tufan ile Analiz programına katılan Cafer Solgun, Kemalizm bir devlet ideolojisi olarak Alevilerin doksanlı yıllara kadar asimile olmasında pek etkili olmamıştır. Ama radikal sol örgütler devrim, sosyalizm, özgürlük, savaşın sömürünün olmadığı dünya Ankara İstanbul'a okumaya gelen alevi gençleri son derece etkileyen sloganlarla bu potansiyeli kendi yanlara çektikleri için bilmem kendi bünyelerinde işte din Afyondur, din gericiliktir Alevilik daha da gericiliktir daha marjinal bir inanç grup olduğu için. Böyle ideolojik bir eğitimden geçirildikleri için bu devrimci örgütlerin aleviler üzerindeki asimilasyoncu etkisi devletinkinden daha fazla olmuştur. (Bu fikre katılmamak mümkün değil.Bu örgütlerin biz Ermeniler ve diğer azınlıklar üzerindeki benzer etkileri de incelemeye değer. HYETERT).

Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Gazeteciler özgürlük istiyor


11 basın meslek örgütünden oluşan G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’yle ilgili açıklama yaparak “kısmen değil, tam özgür bir ülkenin gazetecileri olmak istiyoruz” dediler.  G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu Dünya Basın Günü'nde Türkiye'nin Freedom House'un Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda 120. sıraya gerilediğini hatırlatarak 'kısmen değil, tamamen özgür' bir ülke istediklerini söylediler.

Papa Türkleri ‘soykırımcı' ilan etti

Yeni Papa seçilen Mario Jorge Bergoglio, 2010'da yazdığı yeni çıkan kitabında Türkler için ‘soykırımcı' diyor. Şubat ayında sağlık sorunlarını gerekçe göstererek koltuğunu bırakan 16. Benedikt'in yerine seçilen Papa Fransuva, 3 yıl önce yazdığı bir kitapta Türkleri Nazilere benzetmiş. Papa seçilmeden önce Jorge Mario Bergoglio adını kullanan Arjantinli kardinalin, 2010 yılında Arjantinli Haham Abraham Skorka ile birlikte kaleme aldığı “Cennette ve Yeryüzünde” (Sobre el Cielo y la Tierra) adlı kitabı, geçtiğimiz günlerde gözden geçirilerek bir kez daha yayınlandı.

Asimder'den Ermeni Patriği Ateşyan'a Tepki

Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Başkanı Göksel Gülbey, "O şehirde yaşayan Türk, Kürt ve Zazaları da yok saymaktır. Ayrıca o şehirde yaşayan Ermeni vatandaşlarımızı da orada yaşayan halkla karşı karşıya getirip çeşitli gerginliklere sebebiyet verebilir. İnsanların ibadetgahlarını bile ırk ayrımına sokan kafatasçı zihniyet, her Hıristiyan'ın Ermeni kilisesine kayıt olamayacağını, ancak Ermeni ise olabileceğini söyleyerek dini inançta bile ne kadar ırkçı bir zihniyete hakim olduklarını göstermektedirler. Osmanlıyı ırkçılıkla suçlayan bu zihniyet hiç kendi yaptıkları işlere veya kararları göz önünde bulundurdular mı acaba. ASİMDER olarak iftiracı ve faşist düşünceye sahip olan bu yönde çalışma yapan Ermeni Patrikhanesi Genel Vekili Aram Ateşyan'ı şiddetle kınıyoruz. Devlet yetkililerimizi bu patriğin çalışmalarını incelemeye ve kontrol altına alınmasını istiyoruz" diye konuştu.

''İlk Taşı Günahsız Olanınız Atsın''

Anjel Dikme
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, Baydemir’in ‘hayırlı olsun’ temennisinin yerinde bir dilek olmadığını vurgulayarak, “Burada kul hakkına girilmiştir. Hayırlı bir iş yapılmamıştır” dedi. Müslümanların, rızaları olmadan Hıristiyanların paraları ile kendilerine ibadethane kurmalarının söz konusu olmadığını belirten Yalman, Ermeni cemaatine de çağrı yaparak, bu 1 trilyon parayı Belediye’ye iade etmesini tavsiye etti." Okuduğum bu haberde ana soru: Müslüman vergisi Hıristiyan’a helal mi? Peki simdi ben soruyorum; Hıristiyan’ın vergisi Müslüman’a helal midir? Yüz yıldır Hıristiyan inancına mensup bireylerin, ödedikleri vergilerden; kendi kiliseleri, okulları, hastaneleri için tek bir kuruş alma hakkına sahip ol(a)mama halleri Müslüman inancının, nefsinin neresine sığıyor?

Israel: The Politics Behind The Armenian Genocide


By: Akiva Eldar for Al-Monitor Israel Pulse .
People in the Armenian Church in Jerusalem's Old City light candles during a special prayer on April 24, 2012, marking the anniversary of the mass killings of Armenians in the Ottoman Empire in 1915. 

Dersim Tertelesi Adalet Arayışında Yüzegelen Bir Iceberg’in Su Yüzünde Görünen Parçasıdır !


Sarkis Hatspanian
Ermeni Soykırımı sırasında tarihte ‘erken Dersimliler’ adlandırılan ve 'proto-Ermeni' olarak tanımlanan Dersimli Kırmanc Alevi Zaza aşiretlerden bazılarının soydaşları Dersim Ermenilerini Osmanlı hükümetine teslim etmeyi reddetmiş olduklarıyla, Ermeni kaynaklarına göre 20.000 ile 36.000 arası insanımızı vahşi katliamlardan kurtardıkları bilinen bir gerçektir.

‘Çankaya Köşkü’nün gerçek sahibi Kasapyan ailesidir’

Cumhurbaşkanlığı Köşkü içerisinde bulunan Müze Köşk’ü ‘Ankaralılar Atatürk’e hediye etti’ ifadesine, ‘Gerçek sahibi Kasapyan ailesidir’ diyen okurlardan itiraz var. Türkiye’nin kendi tarihiyle yüzleşmesi üzerine son birkaç yıldır düzenlenen toplantılarda tarihçiler genellikle iki konuya dikkat çekmekte: Birincisi her ülke kendi tarihinin hafızasını oluşturur. İkincisi milli kimliklerimizin oluşmasında bu tarihin rolü büyüktür. Dolayısıyla geçmişe ait birbiriyle çelişkili, zıt hafızaları ortak toplumsal bir bilince dönüştürme çabası yüzündendir ki; bugün gerçek, inandırıcı, objektif çalışmalara olan ihtiyacımız giderek artıyor.

ABD'den 'Ruhban Okulu' çağrısı

ABD Temsilciler Meclisi'nde, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması çağrısını içeren bir karar tasarısı sunuldu.Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'ne sunulan 188 numaralı tasarı, "Türk hükümetine, Heybeliada Ruhban Okulu'nun koşulsuz olarak ve gecikmeksizin yeniden açılmasını kolaylaştırması çağrısı" başlığını taşıyor. Meclis'deki Elen Grubu'nun Eşbaşkanlarından Cumhuriyetçi Parti Florida Milletvekili Gus Bilirakis tarafından sunulan tasarıya, 12 milletvekili de ortak imzacı oldu. Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_abdden-ruhban-okulu-cagrisi_2085444.html

«Soykırm Bilimi» master programı başlıyor


Erivan Devlet Üniversitesi (ECÜ), Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisiyle (EUBA) işbirliği içinde «Soykırım Bilimi» master programının başladığını duyurdu. Ermeni Soykırımına yönelik her geçen gün artan ilgi konuya hakim uzman ihtiyacını artırmakta. Ermeni Soykırımının 100. Yılı yaklaşırken konu özellikle Ermeni eğitim kuruları açısından önem arz etmekte. Öyle ki bütün bunları dikkate alan EDÜ ve EUBA Soykırım Müze-Enstitüsü insiyatifiyle «Soykırım Bilimi» master programı başlamış bulunmakta.

The Turkish Parliament and the Denial of the Armenian Genocide

 
On 28 April 2005, after months of preparation, the Turkish Grand National Assembly launched a new initiative to deny the Armenian Genocide thesis, with an attack on the 1916 British Parliamentary Blue Book, The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire, 1915-17. The Turkish effort soon turned into a debacle, raising questions about the judgment of Turkish Parliamentarians when dealing with Armenian issues.

28. Sevan Gölü savaşı


II. Aşot, 921 yılında küçük bir birlikle Sevan adasında mevzilenir. Arap orduları komutanı Beşir adayı işgal etmeyi dener, fakat II. Aşot sisli bir günde, en iyi savaşçılarını kayıklara yerleştirir ve daha kıyıya varmadan Arapları aniden güçlü bir şekilde ok atışına tutar. Ermeni veliahdının bu ani ve cesur ameliyesi sonucunda Araplar paniğe kapılır. Prens Gevorg’un birliği, panik halinde kaçan düşmana saldırarak imha eder. Prens Gevorg’un bu cesur adımı, yazar Muratsan’ın “Gevorg Marzpetuni” eserinde yer bulmuştur.

“Ermenistan’ın Ekonomisi Güçten Düşüyor”

TurkishNY.com - ″Çok Uluslu Gürcistan″ Partisi Genel Başkanı Arnold Stepanyan gazetecilere yaptığı bir açıklamada, Dağlık-Karabağ sorununa dair konuştu. APA’nın haberine göre Dağlık-Karabağ sorununun er ya da geç çözüleceğini belirten Stepanyan, “Ermenistan’ın ekonomisi gittikçe güçten düşüyor. Ekonomisi güçten düşen bir devletin geleceği nasıl olabilir? Dağlık-Karabağ sorunundan dolayı Ermenistan, Güney Kafkasya’da yürütülen en büyük uluslararası projelerin dışında kaldı. İş eksikliği ve zayıf ekonomi, özellikle gençler olmak üzere, nüfusun göç etmesine neden oldu. Ermenistan’daki göç, şimdiden rekor bir seviyeye ulaştı. Dolayısıyla, Dağlık-Karabağ sorununun en kısa sürede çözüme kavuşturulması Ermenistan için yararlı olabilir” şeklinde konuştu.

Richard Hovannisian and Elie Wiesel in Conversation on Genocide and the Obligation to Remember


by Jano Boghossian
Orange, CA – On April 17, Professor Richard Hovannisian, First Holder of the AEF Chair in Modern History at UCLA and Distinguished Visiting Scholar at Chapman University and the University of California, Irvine, engaged in “Conversation” with Dr. Elie Wiesel, Nobel Laureate and Holocaust survivor, regarding the moral obligation of mankind to honor and preserve the memory of the victims of the Armenian Genocide and the Holocaust by documenting and preserving witness and survivor testimonials, advocating for recognition, and promoting education.

Ermeni tarihçiden Türkiye'ye övgü


Ermeni asıllı İngiliz tarihçi Türkiye'de yaşadıklarını bir devrim olarak niteledi. 24 Nisan sözde Ermeni soykırımı seremonisi için İstanbul'a gelen Ermeni asıllı İngiliz tarihçi Ara Sarafian İstanbul'da yaşadıklarını bir devrim olarak niteledi.Çok memnun bir şekilde yaşadıklarını dile getiren tarihçi Sarafian bir Ermeni mezarlığında yaptığı konuşmayı tarihi bir olay olarak niteledi ve "Serbest bir şekilde konuşabiliyordum, istediğimi söyleyebiliyordum ve bana kimse karışmıyordu" dedi.

Cemaatlerin hukuki statüsü masaya yatırılıyor

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezi gayrimüslim cemaatlerin hukuki sorunlarını masaya yatırıyor. Konu, 13 Mayıs Pazartesi günü T.C. Cemaat Vakıfları’nın işbirliği ile ‘Gayrimüslim Cemaatler ve Cemaat Vakıflarının Hukuki Statüsü ve Tüzel Kişilik Sorunu’ başlığı altında konuşulacak. Saat 10.30’da başlayacak konferansın açılış konuşmasını Cemaat Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas yapacak. (AB tarafından din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınan, Venedik Komisyonu kararlarıyla da desteklenen, Müslüman olmayan  cemaatlerinin tüzel kişiliğinin tanınması ve örgütlenmesine izin verilmesi hayati önemdedir. Umarız bizim pozitivist, laikçi güçlü lobiye rağmen gerçekleşir.HYETERT)

"Soykırım Sadece Benim Değil, Türkiye Toplumunun da Meselesi"

Elif Akgül elif@bianet.org
Türkiye ve Ermenistan arasında ortak projeler yürüten sivil toplum örgütü Civilitas'ın Direktörü Salpi Ghazarian bianet’e Civilitas’ı ve toplumların değişim için neler yapılabileceğini anlattı. Civilitas 2008’de kurulan Yerevan merkezli bir sivil toplum örgütü. Güçlü bir demokrasi için sivil toplumu güçlendirmeyi amaçlayan Civilitas bunun için raporlar üreten, halka açık forumlar düzenleyen ve kamuoyunu tartıştıran bir örgüt. bianet’e konuşan Civilitas Direktörü Salpi Ghazarian “Önemli olanın topumun konuşmaya, söylem üretmeye başlamasıdır” diyor.

Azınlıkların Luys Gazetesi çıktı

30 Nisan'da Piyasaya çıkan Luys gazetesi, Ermeni, Yahudi, Rum ve Süryani toplumlarının cemiyet hayatını renkli karelerle okuyucusuyla buluşturacak. Cemiyet hayatı, kültür sanat, spor ve sağlık haberlerinin yer alacağı gazete, artık Ermeni, Yahudi, Süryani ve Rum toplumlarında gerçekleşen etkinliklerin magazinini yapacak. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Şahnur Kazancı, yarın bayilerde yer alacak gazete için “Hayatın gülen yüzüne odaklanacağız” diyor.

Türkiye'nin 2015 stratejisi: “Soykırım” kelimesinden mutlak şekilde kaçınmak

By : Orhan Kemal Cengiz for Al-Monitor Turkey Pulse
Bir tarafta, uzun yıllara dayanan bir tabuyu yıkmış, daha önce hiç olmadığı kadar özgür bir şekilde 1915’de neler olduğunu tartışan bir Türkiye var: Sadece 24 Nisan günü yapılan anma törenlerinde değil, yazılı ve görsel medyada da 1915’den “soykırım” olarak bahseden insanlar özgürce görüşlerini ifade edebiliyorlar. Ama diğer yandan Türk Hükumeti’nin resmi düzeyde verdiği reaksiyonlara bakınca, en küçük bir değişikliğin bile olmadığı görülüyor. Peki neden? Türkiye nasıl oluyor da kendi içinde özgürce tartışılmasına izin verdiği bir sorunu, hala dünyanın tartışmasına izin vermemeye çalışıyor? Neden başkan Obama’nın sözleri, içinde soykırım ibaresi geçmemesine rağmen, bu denli sert bir reaksiyonla karşılaşıyor? Türkiye, Kürt meselesi gibi büyük sorunları çözmek için ciddi adımlar atarken nasıl oluyor da hala, Ermeni sorunu konusunda yüz yıllık katı kalıplarını tekrar edip duruyor?

Avustralya Parlamentosu Süryani soykırımını tanıdı

Murat Kuseyri - Stockholm
İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’ta Avustralya Parlamentosu tarihi bir karar alarak Süryani ve Rumlara soykırımı yapıldığını oy birliğiyle kabul etti. Böylelikle Avustralya, İsveç’ten sonra Asuri-Süryani ve Rum soykırımını tanıyan ikinci ülke oldu. İsveç Parlamentosu 11 Mart 2010 tarihinde Ermeni, Rum ve Asuri-Süryanilere soykırım yapıldığını kabul etmişti.

Ermeni Patriği İsrail’e Ermeni Soykırımının tanınması çağrısında bulundu


Ermeni Apostolik Kilisesi Kudün Patriği Başepiskopos Nurhan Manukyan, Kudüs Konferansı  esnasında okunan mesajında 1.5 milyon Ermeni'nin kırımının Soykırım olarak tanınmasına yönelik İsrail’in reddini anlayamadığını ifade etti.

Biz Ermeniler İyi Kalpli İnsanlara Minnettarız


Almanya Ermeni Cemaati ruhani lideri Karekin Bekçiyan*, 2012'de Almanya'nın Hamburg kentindeki St. Petri Kilisesi'nde düzenlenen 1915 Ermeni Soykırımını anma etkinliğinde şu konuşmayı yaptı. "Biz şimdi dualarımızı 1915'teki 1,5 milyon soykırım kurbanımız için ilahi pedere yönelteceğiz. Biz aynı zamanda bu trajediyi benliğinde hisseden Süryani, Yunan, diğer Hıristiyan ve hem de Müslüman halk grupları için de dua ediyoruz. Bu dua aynı zamanda, bizler için, sayısız Ermeni'nin sürgüne gönderilmesini ve öldürülmesini engellemek için yaşamını tehlikeye atan Türk devlet adamları ve bazı özel kişiler için de geçerlidir. Birçok Türk, Kürt, Arap ve diğerleri, insanlarımızı kurtarmak için, insanlıklarını ve vicdanlarını ortaya koyarak bunun faturasını yaşamları ile ödediler.Biz Ermeniler, bu iyi kalpli insanlara minnettarız. 

ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ « ՄԱՐՄԱՐԱ » Գ.

Ի՞ՆՉԵՐ ՄՏԱԾԵԼ ԿՈՒՏԱՅ ԱՐԱՄ ՍՐԲԱԶԱՆԻՆ ՀԵՏ ՀԵՌԱՏԵՍԻԼԷՆ ԿԱՏԱՐՈՒԱԾ ՀԱՐՑԱԶՐՈՅՑԸ
                                      Գ.
 Արամ Սրբազանի հետ հարցազրոյցի հաղորդավարը, իր իսկ ունեցած տուեալներուն վրայ հիմնուելով ըսեր է որ Հայերը Օսմանեան Կայսրութեան շրջանին ունէին 2170 գործօն եկեղեցի ու աւելի քան 2000 գործօն վարժարան։ Ասիկա մեծ թիւ մըն է, եւ սակայն անկասկած այդ շրջանի Կրօնական Առաջնորդներէն կամ Պատրիարքներէն ո՜չ մէկը կրնար ըսել որ այդքանը շատ էր մեր ժողովուրդին համար։ 

ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ « ՄԱՐՄԱՐԱ » Բ.


Ի՞ՆՉԵՐ ՄՏԱԾԵԼ ԿՈՒՏԱՅ ԱՐԱՄ ՍՐԲԱԶԱՆԻՆ ՀԵՏ  ՀԵՌԱՏԵՍԻԼԷՆ  ԿԱՏԱՐՈՒԱԾ ՀԱՐՑԱԶՐՈՅՑԸ
                                                    Բ.
Արամ Սրբազանի հետ հեռատեսիլի կայանէն կատարուած զրոյցի նիւթերէն մէկն ալ« ըստ մեր մօտ հրատարակուած կրճատեալ ձեւինՀայ համայնքին թիւն էր, նաեւ թիւը այժմու մեր եկեղեցիներուն եւ դպրոցներուն։ Արամ Սրբազան Հայ համայնքին թիւը գնահատած է որպէս 70 հազար, որուն երկու հազարը կը բնակի Անատոլուի մէջ։

ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ « ՄԱՐՄԱՐԱ » Ա.

Ի՞ՆՉԵՐ ՄՏԱԾԵԼ ԿՈՒՏԱՅ ԱՐԱՄ ՍՐԲԱԶԱՆԻՆ ՀԵՏ   ՀԵՌԱՏԵՍԻԼԷՆ ԿԱՏԱՐՈՒԱԾ ՀԱՐՑԱԶՐՈՅՑԸ
                                                          Ա.
Շաբաթ օրուան մեր թիւով մանրամասնօրէն արձագանգ հանդիսացած էինք Պուկիւն Հեռատեսիլի Կայանէն Պատրիարքական Ընդհանուր Փոխանորդ Գերշն. Տ. Արամ Արք. Աթէշեանի հետ կատարուած հարցազրոյցի մը։

1915: Zorluk nerede?

Önce barış olacak, ardından demokrasi doğru gidilecek, bunun sonucunda ‘yeni' bir devlet kurulacak ve ancak o zaman Türkiye'de 1915'e ilişkin sahici bir tartışma yaşanacak. Öte yandan asıl önemli olanın ‘özür' değil, ‘tanıma' olduğunu ekleyelim. Her iki tarafa da gerçekten iyi gelecek olan şey yapılanların ve yaşananların tanınmasıdır. Böylece devletin özür dileme baskısından kurtularak geçmişle ve gerçekle helalleşmesinin de önü açılabilir. Ne de olsa ‘tanıma' akılla yapılacak bir eylem olduğu ölçüde devlete daha uygun. Özür ise bir gönül, vicdan ve duyarlılık meselesi olduğu ölçüde devletlerin ağzında araçsallaşmaya çok müsait… Devletten özür bekleyerek özrün muhtaç olduğu tevazuyu ve samimiyeti anlamsızlaştırmaktansa, herhalde artık daha sahici, eskiyi kucaklayan bir ‘yeni' birlikteliğin peşinden gitmeliyiz. e.mahcupyan@zaman.com.tr

Her Şeyin Başladığı Yerdeydim”


Ayça Söylemez / ayca@bianet.org
Ermeni oyuncu Arsinee Khanjian bu yıl katıldığı 24 Nisan anması için “Her şeyin başladığı gün, başladığı yerdeydim” diyor. Khanjian ile soykırımı, ailesini, kimliklerini, çözüm için neler yapılması gerektiğini konuştuk. “Buraya sizinle karşılıklı oturup konuşmak için geldim. Karşılıklı konuşmamız, kavga da etsek düşüncelerimizi, duygularımızı paylaşmamız çok önemli. Sorunu ancak birlikte çözebiliriz.” Sanatçı Arsinee Khanjian “Ani” rolünü canlandırdığı Ararat filmi için, “O bir soykırım filmi değil, soykırımın inkarı filmiydi” diyor. Ermeni oyuncu Khanjian’ın çocukluğu Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta geçti, orada soykırımı büyükannesinden dinleyerek büyüdü. Şimdi Kanada’da yaşıyor. Büyükbabası ve büyükannesinin tüm ailesi soykırımda öldürülen Khanjian, “Biz hayatta kalmayı başaranlarız” diyor.

Parliament of NSW Recognized Assyrians and Greeks Genocide

Assyrian Universal Alliance-Australian Chapter
Today, Wednesday 1st May 2013, in a historically unprecedented move at the request of the Assyrian Universal Alliance, the Australian Hellenic Council and the Armenian National Committee, the Parliament of NSW Legislative Council passed unanimously a motion recognizing the Assyrian, Greek and Armenian genocide.

Uydurma haberin kara lekesi: 6-7 Eylül Olayları


M. Latif SALİHOĞLU / latif@yeniasya.com.tr
Yakın tarihimizde yer alan "6-7 Eylül Olayları", temel insan hak ve hürriyetleri noktasında tam bir yüzkarası mahiyetini taşıyor. Zira, gayr-ı müslimlerin, bilhassa Rum asıllı vatandaşların ev, işyeri ve kiliselerine yönelik olarak 6-7 Eylül 1955  tarihinde yapılan vahşiyane saldırı ve yağmalama vak’ası—sonradan açıkça anlaşıldığı üzere—tümüyle yalan ve uydurma bir habere dayanıyordu. Evet, düpedüz yalan ve provokatif maksatlı habere göre, Selanik'teki Mustafa Kemal'in doğduğu eve bomba atılmış imiş...

Mor Gabriel Manastırına 24 Nisan’da Yine Bir Acı Düştü

Zeynep Tozduman / zeynoege@mynet.com
Türkiye kamuoyu Süryanileri, Mor Gabriel manastırına yapılan haksız uygulamalar ve hukuksuzlukla tanıdı. Süryanilerin; bu ülkenin yerli halkı olduğunu, yaklaşık altı bin yıldır bu topraklarda yaşadıklarını, basın-medya yoluyla yüzyıl aradan sonrada olsa eh nihayet öğrenebildik. Nihayet öğrenebildik diyorum. Çünkü resmi tarih Süryani halkını yüzyıldır ya hiç görmemezliğe geldi, ya da yok saydı. 1924 Lozan antlaşmasında azınlık kabul edilen ama azınlık haklarından yararlandırılmayan tek halktır. 

Ո՞ՒՐ Է ԵՐԻՏԱՍԱՐԴՈՒԹԻՒՆԸ


Մամուլի մէջ  կարդացի որ Արեւմտեան թեմի Ազգային երեսփոխանական ժողովը իր 41րդ նստաշրջանը գումարած է Ուրբաթ եւ Շաբաթ, Ապրիլ 19-20ին, Ֆրեզնոյի Ս. Երրորդութիւն մայր եկեղեցւոյ յարկին տակԱնմիջապէս հետաքրքրութիւնս գրաւեց հաղորդագրութեան հետ դրուած նկարը, զոր նոյնութեամբ կը վերարտադրեմ այստեղ, ընթերցողներուն ուշադրութիւնը անգամ մը եւս սեւեռելու համար այս կարեւոր իրողութեան վրայ:  

Eruh'ta Ermeni kilisesi yurt yapılıyor

Tarihi Kilisesi’nin taşlarını inşaatta kullanmışlar… İHD Siirt Şubesi, Eruh'ta Ermenilere ait kilise ve mezarlıkların tahrip edilmesine ilişkin yaptığı incelemede, Ermenilere ait tarihi Surp Hovhannes Yuhanna Kilisesi'nin arazisinde bir cemaat tarafından Eruh Belediyesi'nden imar izni alınmadan bir kız yurdunun yapımına başlanıldığını kaydetti. "Bu Ermeni halkının inanç ve yaşam hakkına tecavüzdür. Mevcut durum içerisinde sorumluluğu olanlar hakkında idari ve adli soruşturmalar başlatılmalıdır" denildi.

Ahmet Altan: Ecdadımız palavraları


Bizim "ecdadımız" dediğimiz halifelerimiz efendilerimizin, o "attan inmeyen" padişahlarımızın hemen hemen hepsinin dedesinin Hıristiyan olduğunu hatta bir kısmının da papaz olduğunu biliyorsunuz değil mi? Aranızdan bir kişinin, Başbakan da dâhil, Kanunî'nin dedesinin adını bilmediğine eminim. II. Bayezid diye öyle öyle bilgiç bilgiç gülümsemeyin, o babasının babası, annesinin babası kimdi? Peki, halife efendilerimizin sarayı Topkapı'nın bahçesinde neden bir kilise var? Peki, bizim ecdadımız dediğimiz Osmanlı'dan önceki atalarımız kimler? Osmanlı kim peki? Osmanlı'nın Kayı Aşireti'nden çıktığını biliyorsunuz diyelim, Kayı Aşireti hakkında ne biliyorsunuz? Çok fazla bir bilginiz olamaz çünkü tarihte de çok fazla bir bilgi yok, Kayı Aşireti'nin varlığı bile kuşkulu.

Batman-Bişerili Ermeniler


Eyyüp Güven
İlçemizin kuruluşundan günümüze kadar sürekli iç içe yaşadığımız ve hiçbir zaman ayrı bir millet olarak görmediğimiz, adeta vücudumuzun beş duyusu kadar önemli olan unsurlardan biri Ermenilerdir. Dünya tarihinde, bugün hâlâ yeryüzünde yaşayan en eski kavimlerden biri olan Ermenilerin tarihi ve geçmişlerinden ziyade, onların ilçemizdeki var oluşları ve ilçemizde yaptığı çalışmalar ve yenilikler hiçbir zaman azımsanamayacak düzeydedir.

Acef Continues to See Steady Growth

The Armenian Church Endowment Fund has continued to see steady growth throughout 2012, and remains at the heart of investment strategies for parishes across the Diocese. Thanks to its uninterrupted annual distribution, the fund helps parishes maintain vital programs that benefit ministry, youth and the elderly, as well as look forward to future projects.

Turkey Should Acknowledge The Armenian Genocide

By: Yavuz Baydar for Al-Monitor Turkey Pulse
Human rights activists hold up pictures of Armenian victims at Taksim Square in central Istanbul, April 24, 2013, during a demonstration to commemorate the 1915 mass killing of Armenians in the Ottoman Empire. (photo by REUTERS/Osman Orsal)

2015 թ.` 100-ամյա տարելիցի սինդրոմի շուրջ

Ինչպես «Ակունքի» խմբագրությունը նախապես տեղեկացրել էր, այսօր, ժամը 14:00-ին հանդիպում էր կազմակերպվելու թուրք հայտնի պատմաբան Սայիթ Չեթինօղլուի հետ: Սակայն Չեթինօղլուն հարկադրված է եղել հարգելի պատճառներով ավելի վաղ հեռանալ Հայաստանից, որի համար այսօրվա հանդիպումը չի կայանա: Հայցելով հանդիպմանը մասնակցելու բոլոր ցանկություն ունեցողների ներողամտությունը` ստորև թարգմանաբար ներկայացնում ենք Չեթինօղլուի այն ելույթը, որ նա պետք է այսօր ունենար Արևմտահայոց հարցերի ուսումնասիրության կենտրոնում:
Սայիթ Չեթինօղլու

Diocese Helps Mark 50th Anniversary of “Letter From Birmingham Jail”

It was a letter written by a young pastor, at a time of trial, 50 years ago. And this month it received a special response. Leaders of the ecumenical group Christian Churches Together gathered in Alabama on April 14-15 to formally respond to the "Letter from Birmingham Jail"—one of the most important documents written by the Rev. Martin Luther King, Jr. The Very Rev. Fr. Aren Jebejian, pastor of the St. Gregory Armenian Church of Chicago, took part in the ecumenical event, speaking on behalf of Orthodox Christian communities.

Hartford Parish Celebrates Pastor’s Milestone

On Sunday, April 14, parishioners of St. George Church of Hartford, Conn., gathered to celebrate a special milestone—the tenth anniversary of the ordination of their pastor, the Rev. Fr. Gomidas Zohrabian, to the holy priesthood of the Armenian Church.

Dünya Dans Günü Kutlu Olsun


Dünya Dans Günü veya Uluslararası Dans Günü, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı STK Uluslararası Dans Komitesi tarafından 1982 yılında tanıtılmıştır ve her yıl 29 Nisan'da kutlanmaktadır.

Papaz Doğum: Metropolitlerimiz serbest kalmadıkça bayram kutlamayacağız


Antakya Ortodoks Kilisesi papazlarından Dimitri Doğum, kaçırılan metropolitleri Pavlus Yazıcı ile Yuhanna İbrahim serbest bırakılmadığı takdirde Paskalya Bayramı'nı kutlamayacaklarını açıkladı

Kimlik önerisi

Ali Bulaç
Her ne kadar gayrimüslimler “azınlık” kategorisinde ayrı tutulduysa da, bu statü onlara mutluluk getirmedi. Osmanlılar zamanında özerk cemaatler iken, hukukun batılılaştırılmasıyla “azınlık derekesi”ne düşürüldüler. “Azınlık” onların psikolojik gettoları ve mahrumiyetlerinin sebebi oldu...  Benim önerim şu: Gayrimüslimler dışındaki bütün etnik gruplar ve kavimler Müslüman’dır. Gayrimüslimleri de diğerleriyle “eşit yurttaş” kabul etmek şartıyla “İslam” üst kimlik seçilir. Buradaki “İslam” Müslümanlara bakan yüzüyle “din kardeşliği”, gayrimüslimlere bakan yüzüyle “hukuk temelinde eşitlik ve yurt birliği” anlamında kullanılır. Tarihte görüldüğü üzere İslam üst kimliği gayrı Müslimleri Müslüman yapmaya veya Müslüman gibi yaşatmaya mecbur etmez. (Sosyolojik azınlıkların hukuki azınlık olmalarında bir sorun yok. Sorun cemaatlerin tüzel kişiliği tanınmadığı için özerk cemaatler oluşturulamaması. Sorun azınlık haklarında değil. HYETERT) 

Abhazya Demiryolu Sorunu: Gürcistan’ın Stratejik Çıkarları Ve Gerçekler


Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın 11 Mart’ta, Rusya gezisinden birkaç gün önce Abhazya’nın Başkanı Aleksandr Ankvab’ın da Rusya’ya gezi düzenlemesinin bir rastlantı olmadığına ilişkin çeşitli görüşler dile getiriliyor. Bu takdirde, Gürcistan’ın meseleye nasıl yaklaştığı oldukça önemlidir. Gürcistan, toprak bütünlüğünün sağlanmasından sonra Abhazya demiryolunun açılmasının mümkün olduğunu bildirse de, toprak bütünlüğünün sağlanması mümkün görünmüyor. Gürcistan’ın Rusya ile sadece ekonomik ilişkilerin kurulmasına karşılık, Abhazya demiryolunun açılmasına izin vermesi İvanişvili hükümetinin çöküşü ile sonuçlanabilir.

Ermeniler İncirlik davasını kaybetti


ABD’de üç Ermeni’nin 100 milyon dolarlık İncirlik davasında karar çıktı. Hakim, ‘Dava siyasi, mahkemenin işi değil’ dedi. Davacılar bu kez Antep’teki müzeyi delil gösterdi.ABD’de yaşayan üç Ermeni’nin 2010′da California’da açtığı dava, uzun mahkeme sürecinin ardından sonuçlandı. Adanalı Osmanlı vatandaşı Dikran Efendi ile Kalina Hatun’un torunlarının 4 parsel arazi için Türkiye Cumhuriyeti, Merkez Bankası ve Ziraat Bankası aleyhinde açtığı davaya bakan ABD’li yargıç Dolly M. Gee, ‘Siyasi Doktrin’ gerekçesiyle Türk tarafının ‘Mahkeme bu konuda yetkili değildir’ iddiasını yerinde gördü.

300 yıllık Süryanice kitap ele geçirildi


Van'da polis tarafından gerçekleştirilen operasyonda, 300 yıllık olduğu belirtilen Süryanice kitap ele geçirildi.

Oryort Agavni’nin yetimhanesinde yeniden kurulan hayatlar


Nadya Uygun
Viktorya, Tokat’ta annesi, ba  bası, küçük kardeşi Hagop ve bekar halası Maritsa ile yaşamaktadır. Aile Tokat’ın  dışında Çengel boğazı denen mevkide bir han-otel işletmektedir. Adı, Çengel Han’dır..  Bir serin sonbahar sonu akşamı, birtakım insanlar gelip Babası Hacadur’u  götürürler. Bu, babalarını son görüşleri olur… Neye uğradıklarını anlamadan, iki gün sonra evlerini terk edip yola revan olmaları emredilir. Genç bir kız olan halası Maritza’yı Türk komşular sahiplenip saklar.

Türkiye tarafından ceza ödenmesi için platform kurulacak

Fransa Ermeni Meseleleri Bürosu ve Ermeni Meseles Komitesi, 1915 yılında  Ermeni Soykırımı esnasında Ermeni halkına verilen zararın Türkiye tarafından tazminini hedefleyen bir platform kurulması yönünde ortak  duyuruda bulundu...« Fransa Ermeni Meseleleri Bürosu ve Ermeni Meselesi Komitesi, iki katolikosun insiyatifini tamamıyla desteklemektedir; bu bildirinin devamı olarak dünya üzerinde faaliyet gösteren tüm «Ermeni Davası» (Hay Dat) kuruluşları Ermeni halkına tazminat ödenmesi yönünde platformlar kuracaklardır, şu anda bu yönde uluslararası uzmanlarla çalışmaktalar. Biz Ermeni Soykırımının yüzüncü sene-i devriyesine kadar  Türkiye’nin Ermeni halkına verilen zararın tazmini sürecinde tüm çabayı hayata geçireceğiz, bu Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin istikrar, barış ve gelişimi için tek araçtır.»

Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?


Şeyma Kısakürek Sönmezocak
Son yazdığım yazıdan ötürü benim Ermenilere çalıştığımı iddia edenlerden tutun da, beni aşağılama kaygısıyla “Ermeni'sin” diyenler oldu. Bu mantıkla konuşan ve bir kimliği aşağılama taktiğiyle konuşan hiçbir zavallı benim muhatabım olmaz ve olamaz. Rabbinin, “İnsanları küçümseyip, yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme!” buyruğundan habersiz, içinde yaşadığı ve bir türlü yüzleşemediği acziyetinin hararetiyle, “tarihimizle yüzleşelim” demenin hissettirdiği kin ve nefretle konuşan hiç kimse muhatabım olamaz!

Ermeni diasporasından Türkiye'ye teklif

Ermeni lobisinin en güçlü adamı Aleksi Gövciyan, Sadece ‘evet bir soykırım oldu’ denmesi yeterli. Bu kadar. Biz de sonra affederiz. Affetmek meselesi yanlış anlaşılmasın. Affedeceğimiz zaten bugünkü Türk insanı değil. Onlarla bir sorunumuz yok ki. Affedeceğimiz şey geçmişte yapılanlar. Türk tarihinin özel bir döneminden bahsediyoruz. İttihat ve Terakki dönemi ile bizim sorunumuz. Talat Paşa’nın, Enver Paşa’nın bunu planladığı söylenebilir. Elbette bir gün bu olursa, o zaman o kişilerin isimlerini taşıyan sokak ve caddelerin değiştirilmesi de gerekmez mi? Mesela Ankara’daki Talatpaşa Bulvarı. Düşünsenize Avrupa’da herhangi bir şehrin göbeğinde Goebbels meydanı olsa ya da Göring bulvarı. Şakasını bile yapamazsınız. (Göveciyan bütün diaspora ve Ermenistan adına konuşabilir mi? Bu tartışmalı. HYETERT)

International Genocide Conference


The Assyrian Center for Genocide Studies, the Armenian National Committee, and the Asia Minor and Pontos Hellenic Research Center invite you to attend a major international academic conference entitled The Ottoman Turkish Genocide of Anatolian Christians: A Common Case Study. The Conference will be hosted by the prestigious Illinois Holocaust Museum and Education Center in Skokie, Illinois, on May 10-11, 2013.

'Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni var'

Yusuf Uyanık/STAR Batman
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Batman’da yaptığı konuşmada, “Türkiye'de 100 bin kaçak Ermeni var. Biz bu kadar hoşgörü içerisindeyken Ermenistan'da bir tane Türk vatandaşı bulamazsınız. Onlar bizi mahkum etmeye çalışıyor, biz 100 bin tanesini besliyoruz.” dedi. (BBP Başkanının yanlış bilgilendirildiği açık. Türkiye'de 100.000 kaçak Ermeni olduğu sözünün yanlış olduğu, sayının 10-15.000 'i[i] geçmediği açıklandı. Ermenistan'da bir tane Türk Vatandaşı bulamazsınız sözü de başka bir yanlış. Her isteyen Türk kapıda vize alarak Ermenistan'a giriyor ve her zaman orada buluna Türk Vatandaşları var. HYETERT)

Güney Kafkasya: Üç Büyük Devletin Mücadelesinde Yeni Sayfa

Yazarlar, İran’ın Kafkasya’daki nüfuzunun Rusya’dan ziyade Türkiye’yi rahatsız ettiğini düşünüyor. Fakat aslında görünüm bundan daha karmaşıktır. Moskova bölgede kendinden başka bir jeopolitik gücün mevcut olmasını istemiyor. Mevcut durumda ise, bazı manevralar yapmak durumunda kalıyor. Rusya’nın Kafkasya konusunda Türkiye ve İran’la ilişkileri ekseninde, bu nedenle yeni açılar kendini gösteriyor. Bu bakımdan Türkiye-Rusya, Rusya-İran ve Türkiye-İran ilişkilerine bakarsak, düşündürücü hususlar görebiliriz.

Ermeni bilinçaltının kapıları mı açılıyor…


Prof. Dr. Sabri Eyigün
Türkiye'de yaşayan bir kısım Ermenilerin özellikle son bir yıl içerisinde sarf ettiği sözler, kamuoyunun büyük bir kısmını ciddi biçimde kaygılandırmaktadır. Konuşulanlar, yıllardır baskılanıp da dışa vurmayı bekleyen Ermeni kolektif bilinçaltının, kapılarını açtığı izlenimini veriyor. Bilinçaltında yatan önyargılar ve rahatsız edici düşünceler açılan kapıdan etrafa saçıldıkça, 1915 öncesi olaylarından dolayı Anadolu insanında Ermeni toplumuna karşı oluşan, ancak yok olmaya yüz tutan yargılar ve kaygılar da yavaş yavaş uyanmaya başlıyor. En temiz ve masum zihinlerde bile “acaba…?” sorusu cirit atıyor. Bunun en son örneğini, Ermeni Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan'ın bir yerlere mesaj gönderen haksız ve mesnetsiz sözleri oluşturdu. Ateşyan, bir kısım Ermeni'nin 1950'li yıllarda zorla Müslümanlaştırıldığını(!), dolayısıyla Türkiye'de Müslüman olarak yaşayıp da, gizli Ermeni olanların sayıca çok fazla olduğunu, bunların Hıristiyanlığa dönemediklerini, eğer dönerlerse ve devlet dairesinde çalışıyorlarsa işten atılacaklarını iddia etti. Sayın Patrik, eniştesinin  “eğer Müslüman olmazsan seni öldüreceğiz “ denilerek zorla Müslüman yaptırıldığı gibi bir suçlamayı da sözlerine ekledi.

Ermenistan için pazarlık

ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Türkiye'ye gerçekleştirdiği sık ziyaretlerde gündemin sadece İsrail ve Suriye olmadığı ortaya çıktı. ABD ile Ankara arasında Ermenistan ile Azerbaycan arasında sorun yaratan Karabağ konusunda yeni bir açılım gerçekleşebileceği konuşuldu. Ermenistan, Karabağ'da işgal ettiği 7 bölgenin en az birinden çekilirse iki ülke arasında çözüm başlayacağı konusunda uzlaşıldı. http://www.takvim.com.tr/Siyaset/2013/04/28/ermenistan-icin-pazarlik

1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler


AYŞE HÜR /  hurayse@hotmail.com» 
İttihat ve Terakki Cemiyeti, tehcir ve imhayı gerçekleştirirken, Kürt, Türk, Çerkes, Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Hıristiyan, Ezidi toplumları arasındaki gerilimleri ustaca kullandı. 24 Nisan 1915’te bir grup Ermeni entelektüelinin Çankırı ve Ayaş’a sürgünü ile sembolik olarak, 27 Mayıs 1915 tarihli ‘Savaş Zamanında Hükümet Uygulamalarına Karşı Gelenler İçin Asker Tarafından Uygulanacak Önlemler Hakkında Geçici Kanun’la resmen başlayan 1915 Ermeni soykırımı (niye böyle adlandırdığımı bir başka yazıda anlatacağım), esas olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde (İTC) örgütlenmiş olan Türk milliyetçiliğinin, dağılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yerine Türk ulus devletini kurmanın ilk adımı olarak ülkeyi gayrimüslim unsurlardan temizleme ve sermayenin Müslümanlaştırılması/Türkleştirilmesi harekâtıydı.

Dün gibi, bugün ve yarın da insanlar olacaktır!

Raffi A. Hermonn
Sakın ama sakın, kalkıp
1.İyi güzel ama Ermeniler de Türkleri öldürdüler veya
2.Canım, geçmişte olan, karşılıklı öldürmeler vs olmuş, önümüze bakalım veya
3.Tarihi, tarihçilere bırakmak lâzım, zaten bazı tarihçiler şöyle diyor, diğerleri de böyle, bırakalım onlar kendi aralarında tartışsınlar gibi laflar sarf etmeyelim…
Zira inançlı olanlar için söyleyelim: Sakın ha, zira yukarıdan bakan var!
İnançsız olanlar için söyleyelim: Sakın ha, zira eninde sonunda aynaya bakacaksınız!

Assyrian Genocide Memorial Erected in France

By Benjamin Daniali, AssyriaTimes
The Assyrian Genocide Research Center (Seyfo) reports, an Assyrian Genocide Memorial is erected today in Arnouville, near Paris-France to send a strong message to Turkey’s shameful act of genocide of 1914 in which Turkey brutally wiped out and massacred its Christian population of three ethnic groups Armenians, Assyrians, and Greeks, what is commonly known as a forgotten Holocaust.

Ermeni Kültürünün Taş Tanıkları Ermeni Khaçtaşları .


Efsanelere göre, Ermeni Atalarının büyük babası Hayk, ölümünden önce soyuna, Ermenistan'daki kaba taşları düzeltip süsleyerek onlardan  sanat eserleri yaratmalarını talep etmiş. Ermenistan gibi dağlık coğrafyaya sahip ülkelerin dağlara, kayalara, hatta taşlara olan yakın ilgileri ve saygıları, onların bir özelliği olarak bilinmektedir: Onlar, taş ve kayaların mistik bir gücü ve kavramı temsil ettiği inanmaktadırlar.

Tunceli'nin yüzde 90 Ermeni iddiası


Bugün TV de Erkam Tufan ile Analiz programında Ermeni Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan önemli açıklamalarda bulundu. "Türkiye'de 100 binin üstünde gizli Ermeni var" iddiasında bulunan Ateşyan, Tunceli'nin yüzde 90'ının Ermeni olduğunu savundu... Arama Ateşyan, ama Hristiyanlığa dönmüyorlar çünkü dönerlerse devlet dairesinde çalışıyorlarsa işten atılacaklar. Komşusu rahatsız edebilir. Bunlar yaşanıyor, benim ailem orada halen Müslüman olarak yaşıyor Diyarbakır Silvan da benim ablamın çocukları var. Bazıları köklerine döndüler. Bunlar 1950'li yıllarda baskıyla Müslümanlaştırıldılar, dedi.

1915 Soykırımında Kürdlerin Sorumluluğu Nedir? Nasıl Bir Yüzleşme Olmalıdır?

Gencettin Öner
Kendi mağduriyeti için mücadele etmiş, ağır bedeller ödemiş bir toplumun, kendi üzerine sinmiş başka mağdurların kanının gölgesinde, hiç bir şey olmamış gibi yaşamına devam etmesi düşünülemez . Kürdleri temsil ettiği iddiasında olan bütün parti ve örgütlerin (Özellikle PKK-BDP ye büyük sorumluluklar düşüyor) 1915'te yaşatılan soykırımdan dolayı Kürdlerin aldıkları rol nedeniyle bu acılı toplumlardan Kurumsal olarak samimi bir özür dilemeleri şarttır . Şunu da biliyoruz ki; Kürtlerin büyük çoğunluğu bireysel olarak her platformda özürlerini sunuyorlardır fakat bunlar yeterli değil . Osman Baydemir'in, Abdullah Demirbaş'ın veya Ahmet Türk'ün özürleri anlamlı ve değerlidir ama yeterli değildir.

A century on, Turkey's Muslim Armenians come out of hiding

They dropped their language and religion to survive after the 1915 genocide, but close to 100 years on Turkey's "hidden Armenians" want to take pride in their identity. Some genocide survivors adopted Islam and blended in with the Kurds in eastern Turkey's Dersim mountains to avoid further persecution.

Ermenistan-AB İlişkileri

Dr. Hatem Cabbarlı
Ermenistan-AB ilişkilerinin hukuki altyapısını Nisan 1996’da imzalanan ve Haziran 1999’da yürürlüğe giren ‘İşbirliği ve Ortaklık Hakkında Anlaşma’ (Partnership and Cooperation Agreement-PCA) oluşturmaktadır. Bu belgeye göre AB Ermenistan’ın piyasa ekonomisine ve demokrasiye geçmesine yardım etmektedir. Bu antlaşmayla Ermenistan sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik, ticari, bilim ve eğitim alanlarında bazı reformlar yapsa da, genel olarak demokratikleşme sürecinde AB’nin talep ettiği standartları sağlayamamıştır.

ՀԱՅ ՄՇԱԿՈՅԹԻ ՔԱՐԷ ՎԿԱՆԵՐԸ ՀԱՅԿԱԿԱՆ ԽԱՉՔԱՐԵՐ:


Առանձնակի ուշադրութեան արժանի է Հայաստանի նման լեռնային երկիրներուն ժայռի,լեռի եւ նոյնիսկ ուղղակի քարի պաշտամունքը:Քառ եւ ժայռի կը վերագրուի առասպելական ուժ ու խորհուրդ:Կը պատմուի թէ,Հայկ Նահապետ իր մահէն առաջ,իր հետեւորդներուն պատգամած է որ, գեղազարդեն Հայաստանի մէջ տարածուած  կոշտ ու կոպիտ քարերը:

Diocesan Assembly to Convene Next Week


The 111th Diocesan Assembly, hosted by St. David Church of Boca Raton, FL, will convene on Thursday, May 2. The Assembly will be preceded by the annual Clergy Conference, which will be held from April 29 to May 1.