Etiketler

Taksim'de son durum! Polis çekildi, eylemciler Gezi Parkı'nda

Polisler Taksim Meydanı'nı terk ediyor. Polis, Gezi Parkını boşalttı. Göstericiler parka girdi. Polis ekipleri çekilirken su şişesi atılması üzerine polis gazla müdahale etti. Kısa süreli gerilimin ardından polis çekildi, eylemciler Taksim'de...

Dünya Çocuk Günü Kutlu Olsun

Uluslararası Çocuk Günü fikri, 1925 yılında Cenevre’de yapılan Çocukların Refahı için Dünya Konferansı'ndan sonra doğmuştur. 54 ülke katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi kabul edilmiştir. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar.

Ermenistan Dünya Çocuk Gününü kutluyor

Tüm dünyada olduğu gibi Ermenistan da 1 Haziran’da Dünya Çocuk Günü’nü kutlamakta.Uluslararası düzeyde anılan en eski günlerden biri olan Dünya Çocuk Günü’ne ilişkin karar 1925’te Cenevre’de çocukların esenliği için düzenlenen Dünya Konferansı esnasında alında. 1 Haziran gününün niçin seçildiği konusunda ise veriler bulunmamakta.

Bahçecik’in Ermeni dönemi tarihi

Ali Gündoğdu
Bahçecik, eskiden İzmit ilçesi sınırları içinde bir beldeydi. Belediyesi kapatıldı, adı haritadan silindi. Ama Bahçecik tarihini silip atmak o kadar kolay değildir. Bahçecik'in nüfusu 20. yüzyılın ilk yıllarına kadar ağırlıkla Ermenilerden oluşmaktaydı. Bu Ermeniler 16. yüzyıl sonlarında Sivas yakınlarındaki Bardizag köyünden yola çıkarak buraya yerleşmişti. Bu halkın 1570-1580'lerde çıkan Celali ayaklanmalarından kaçarak Bitinya bölgesine yerleştikleri düşünülmektedir. Ermeni göçmenler tarafından kurulan Bardizag, IV. Murad tarafından 1625 yılında yayımlanan bir fermanla resmen tanınmıştır. Sivas'taki asıl Bardizag köyünün ismi de cumhuriyet döneminde Bahçecik olarak değiştirilmiştir.

Ermeni Mezarlığı'ndan Gezi Parkı'na Nereden nereye?..

M. Serdar Korucu / Demokrat Haber
Taksim’i Yayalaştırma Projesi kapsamında alışveriş merkezi ve rezidans olarak yeniden inşa edilecek olan Topçu Kışlası için Gezi Parkı’na iş makinelerinin girmesi ile başlayan gerginlik dördüncü gününde. Ancak bu tartışmalar sadece bugüne ait değil. Topçu Kışlası yıkılırken de, bir ucu Nişantaşı’na bağlanması öngörülen Surp Agop Mezarlığı’nı da içine alacak şekilde planlanan parklar projesi inşa edilirken de kamuoyunda rahatsızlık yaratmıştı.

Louisiana State Senate Recognizes Karabakh Independence

The Louisiana State Senate Urges U.S. to “Support Self-Determination and Democratic Independence of the Nagorno Karabakh Republic”. BATON ROUGE, La—The Louisiana State Senate adopted a resolution, yesterday, saluting the Nagorno Karabakh Republic’s independence and urging the U.S. President and Congress to support the self-determination and democratic independence of this developing democratic state, reported the Armenian National Committee of America – Eastern Region (ANCA-ER).

Gezi Krizi'nde sürpriz toplantı

Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı İbrahım Kalın, Gezi Parkı'ndaki olayların bitmesi için belediye başkanı Topbaş, gezi parkı platformu başkanı ve mimarlar odası başkanının olaganüstü toplantı yapacağını duyurdu.

Feast of the Catholicon of Holy Etchmiadzin

It is considered to be a blessed event that St. Gregory the Illuminator was able to convert the King of Armenia, Drtad III to Christianity, in 301 A.D.  With that conversion, came a royal decree that Christianity would be the official religion of the nation of Armenia. St. Gregory, of course, would become the earthly head of the church in Armenia.

Konferans:Diasporaya ‘geri dön’ çağrısı: Gizli ve Müslümanlaştırılmış Ermeniler ve gayrimüslimlerin vatandaşlık hukuku

8 Haziran 2013 Cumartesi günü, Saat 10.30 Taxim Hill Otel 

Anadolu Kültürleri Festivali Türkiye’de de yapılmalı

Ahmet Kurucan / a.kurucan@zaman.com.tr
Yine o konferansların birinde “Azınlık olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz, Türkiye’de rahat mısınız?” diye bir soru soruldu birisine. Verdiği cevap enfesti. “Öncelikle” dedi; “Bana bu soruyu bir Yahudi, bir Hıristiyan olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz diye sorsaydınız daha rahat cevap verirdim ama azınlık dediğiniz anda ben tıkanıyorum. Çünkü 500 yıldan beri ben o topraklarda yaşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Askerliğimi yaptım, vergimi veriyorum, anadilim Türkçe, sadece farklı bir dine mensubum. Hepsi bu. Mazide yaşanan haksızlıkları da, zulümleri de unuttum ve Türkiye benim özgür irademle yaşamayı tercih ettiğim bir yer. Bu noktada bana hâlâ azınlık denilmesini inanın anlayamıyorum.” Sonra durdu, dinleyicilerine “Türkiye’de doğduğu halde burada yaşayan ve bu ülke vatandaşı olan kaç kişi var, parmak kaldırır mısınız?” dedi ve döndü o soruyu bize sordu; “Size bu ülkede azınlık diyorlar mı? Siz, kendinizi azınlık olarak hissedecek şeylerle karşılaşıyor musunuz bu ülkede?” diye sordu. Çoklarımızın yüzü yere eğildi. Haklıydı; zira çoğulculuk üzerine kurulu bu ülkede biz –istisnalar hariç- kendimizi azınlık olarak hissedecek siyasi, hukuki, kültürel engellerle karşılaşmıyoruz. Son sözleri şöyleydi o zatın: “Herkes kendi evinin içini temizlesin.”
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/ahmet-kurucan/anadolu-kulturleri-festivali-turkiyede-de-yapilmali_2095298.html 
 (!!! HYETERT)

Ermenistan ulusal azınlıkları için 5 günlük seminer

Sivil Gelişim ve İşbirliği Fonu (SGİF) uzmanlarının «Organizasyonel Gelişim» temalı semineri 9 farklı toplum temsilcisinin etnik, kültürel, dil ve din kimliğinin korunması ve gelişimini hedeflemekte.

ABD ve AB: kaygılıyız!

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylarla ilgili "Polisin protestocuları dağıtması sırasında yaralananların sayısına dair kaygılıyız" dedi... Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Taksim Gezi Parkı'nda polis ve göstericiler arasındaki olaylardan endişe duyduğunu bildirdi.

Atina'dan soykırımı küçümseme cezası

Yunanistan’da parlamentoya sunulan bir yasa tasarısında ülkede tanınan soykırımları küçümseyen ve aşağılayanlara hapis ve para cezaları verilmesi öngörüldü... Hatırlanacağı gibi Yunanistan meclisi 1994 yılında Pontuslu Rum, 1996 yılında Ermeni, 1998 yılında da Küçük Asya Helenizmi soykırımlarını tanımıştı. (Bak sen bizim aslanlar yine kızacak. Fransızların özgürlüğünü kurtardılar, şimdi Yunanlıların özgürlüğünü korumasalar ayıp olur(!)   HYETERT)

Gayrimüslimin Ahı!

Bayram Kalkan  / bayramkalkan72@hotmail 
Yazıma bir atasözü ile başlamak istiyorum. Hani çok ünlü bir atasözümüz var ya ‘Alma mazlumun ahını çeker çıkar aheste aheste’ diye...  Yani kimseye zulüm etme, ilahi adaletin karşısında, bunun bedelini yavaş yavaş, misli misli ödersin manasında. İşte biz Müslümanlar şimdi tam olarak, o "aheste aheste"yi yaşıyoruz. Aramızda yaşayan ama Müslüman olmayan halklara, yaptığımız zulmün bedelini Türkiye'de, Irak'ta, Pakistan'da, Afganistan'da, Filistin'de ve Suriye'de şimdi kat kat ödüyoruz. Aranızdan birileri ‘Şimdi bu yazıyı yazmanın zamanı mıdır?’ diye düşünebilir. Ben de evet tam olarak bu yazıyı yazmanın zamanıdır diyorum ve sebebini açıklıyorum. Alevileri Dersim'de, Maraş'ta, Sivas'ta, Çorum'da katletmedik mi? Bir milyonu aşkın Ermeni'ye, hamile kadınlar da dahil olmak üzere ‘ya Müslüman olursun ya da ölürsün’ demedik mi? Müslümanlığı kabul etmeyen Ermenileri, acımdan öldürmedik mi?

Ermeni Ulusal Enstitüsü: Amerikan yönetimi Ermeni Soykırımından haberdardı

Amerika Ermeni Asamblesi bünyesinde faaliyet gösteren Ermeni Ulusal Enstitüsü (Armenian National Institute, ANI) Birleşik Devletler tarafından Ermeni Soykırımının tanınması ve kitlevi kırımların kınanmasına ilişkin belge seçkisini yayımladı. Enstitü çalışmalarını yöneten tarihçi Dr. Rouben Adalian, Amerikan yönetiminin Ermeni kırımlarından haberdar olduğunu ve meydana gelen olayları daha geçtiğimiz yüzyılın başında, hem başkan hem de Senato düzeyinde birçok kereler kınadığını kaydetti.

Avrupa ve Avrasya Birliği arasında kalan Ermenistan

M.Fatih Öztarsu
Artık muhalefet Rusya’nın koruyuculuğunda bulunan bir Ermenistan görmek istemiyor. Esasen bunu iktidar da istemiyor. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun göreve gelişiyle sıklaşan askerî ziyaretler ve Gümrü’deki askerî üsse sağlanan teçhizatlar her ne kadar bu ülkeyi koruma misyonuyla açıklansa da bağımsızlığından bu yana her türlü baskıdan bunalan Ermenistan’da açık bir tepki doğuyor. Bu tepkileri dizginlemek için güvenlik ve ekonomik alanlarda “daha bağımsız Ermenistan” söylemleri öne çıkıyor.

Anadolu Nasıl Türkleşti?

Sevan Nişanyan - Anadolu’nun Ermeni tarihine dair bir kitap yazmamı istediler. Beni çok heyecanlandıran bir konu değil ama, ne yapalım, peki bari dedim. Çalakalem başladım. Başsız sonsuz yazarken arada şöyle bir parça da çıkıverdi.Mesela İspir’in hemen hemen bütün köy ve mezra adları (ayrıca dağ, dere ve yayla adları) Ermenicedir. Ama 19. yüzyıl sonunda İspir’de üç-beş köy dışında pek Ermeni nüfus yok. Demek ki İspir’deki değişim daha eski bir tarihte, belki 16. veya 17. yüzyılda olmuş. Ama nasıl ve neden olduğuna dair bilgimiz yok. Çünkü döneme dair – Türkçe veya Ermenice – yayımlanmış malzeme yok.

Financial Times: “Türkiye giderek muhafazakarlaşıyor!”

Türkiye’de alkol satışına  ve alkol  reklamlarına getirilen sınırlamaları değerlendiren Financial Times gazetesi, “Türkiye’nin giderek muhafazakarlaştığını” ve “Alkol ile ilgili yeni kuralların Türkiye siyaseti ve milyarlarca dolarlık yatırım üzerinde ciddi etkileri” olabileceğini yazdı.

Uluslarası Af Örgütü'nden Gezi Parkı açıklaması: Polisler yargılanmalı

Uluslararası Af Örgütü Gezi Parkı'ndaki gösterilerde polisin biber gazlı müdahalesini kınayan bir açıklama yayınladı. Uluslararası Af Örgütü, Taksim Gezi Parkı'ndaki barışçıl göstericilere karşı aşırı güç kullanılmasını kınadı. Yapılan açıklama şöyle: Uluslararası Af Örgütü, Taksim Gezi Parkı’ndaki barışçıl göstericilere yönelik, biber gazı ve aşırı güç kullanılması ile ilgili kaygı duymaktadır. En az bir gösterici ciddi şekilde yaralanmış ve ameliyata alınmıştır.

Ruslar'ın Galataport endişesi

Karaköy'de 1200 metrelik sahil şeridini kapsayan Galataport liman projesi kapsamında bölgede bulunan tarihi' Peygamber Ilya' Rus Ortodoks Kilisesi'nin de yıkılma ihtimali Türkiye'de yaşayan Rusları ayağa kaldırdı. Rusya'nın Sesi Radyosu'nun haberine göre Ruslar kilisenin yıkılmayıp restore edilmesini talep ediyor. İstanbul'da bulunan Aya Panteleymon, Peygamber Ilya ve Aya Andrey kiliselerinin Bolşevik Devrimi'nden kaçan Belaruslar tarafından kullanıldığı, bu dönemde de Fener Rum Patrikhanesi'nin kontrolüne geçtiği belirtiliyor.

O parkın ırzına 62 yıl önce geçildi

Fatih Altaylı
Daha önce de yazdım buraların hikâyesini, başka vesilelerle. Hatırlatmakta beis yok. Bir daha yazalım.Taksim Parkı için uçkur aslında 1951'de çözüldü. Aslına bakarsanız, bütün kabahat Henri Prost denen mimarda. Bu belaları açan o. 1930'ların sonunda İstanbul Valiliği'ne "imar danışmanı" olarak geldi Prost. Vali Lütfi Kırdar, ki adı Kongre Merkezi'nde hâlâ yaşıyor, İstanbul'u "modern bir kent" yapmak üzere getirdi Prost'u. Prost da İstanbul'un "Cumhuriyet dönemi imar ilkelerini" belirledi. Sur içine kat sınırlamaları koydu, eski kenti koruyacak önlemler almaya çalıştı. Bu arada elbette ki Taksim'e de el attı. Taksim'e dev bir meydan, bu meydanının önünden Maçka ve Dolmabahçe'ye kadar inen dev bir yeşil park, şimdi The Marmara Oteli olan yere de büyük bir Boğaz seyir terası konumlandırdı. 

Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney'in mezarlarında şarkı söyledi

Diyarbakır'da dünyaya geldikten sonra gittiği ABD'den 21 yıl sonra yeniden Diyarbakır'a dönme kararı alan Ermeni asıllı Udi sanatçı Yervant Bostancı, dönüş öncesi Ahmet Kaya, Yılmaz Güney, ve Aram Dikran'ın mezarlarını ziyaret ederek şarkılar söyledi. Diyarbakır'da dünyaya geldikten sonra gittiği ABD'den 21 yıl sonra yeniden Diyarbakır'a dönme kararı alan Ermeni asıllı Udi sanatçı Yervant Bostancı, taşınma masraflarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın üstlendiğini söyledi. (HYETERT ?)

Ayşe Hür: Diyarbakır cezaevi kırılma noktasıdır

Meclis’teki Çözüm Komisyonu’nda konuşan tarihçi-gazeteci Ayşe Hür, Kürtlerin Lozan Antlaşması öncesi vaatlerle kandırıldığını belirtti. Meclis’teki Çözüm Komisyonu’nda konuşan tarihçi-gazeteci Ayşe Hür, Kürtlerin Lozan Antlaşması öncesi vaatlerle kandırıldığını, Lozan sonrasındaysa tamamen unutulduklarını belirterek, “1921-23 arası Ankara hükümeti Kürtlere sözler verir. Bu bir uyutma harekatıdır aynı zamanda. Mustafa Kemal 1921 de muhtariyet mesajları vermeye başlar; bu mesajlar aslında mavi boncuktur. PKK ne olursa olsun kendi duruşu noktasında meşru bir talebi dile getirdi. Kendi toplumsal gerçekliğini ortaya koydu. 1999 ile 2004 arasındaki fırsat kaçırıldı. Umarım bu süreçte bu tekrarlanmaz. 

Ermeni Soykırımında Nehirden Su Yerine Kan Akıyordu

Kendisine teklif edilen Konya Valiliği teklifini Ermenilerin göç ettirilmeyeceği sözünün verilmesi üzerine kabul ettiğini anlatan Celal Bey’in Konya Ermenilerini kurtarma girişimi İttihat ve Terakki Hükümeti’nin de tepkisini çeker. Kendisine “bu işin hafifletilmesi mümkün değildir ve Ermenilerin sevki milli mefkûreye uygundur. Dolayısıyla kendi kanaatini feda etmelisin” uyarısı gelir. Ardından da görevden alınır Celal Bey. Tehciri gerçekleştirenlerin Ermenilerin yollarda öleceğinin ve öldürüleceğini bilmemesinin imkânsız olduğunu söyleyen Celal Bey, sorumlu olarak ise İttihat Terakki Hükümeti’ni gösteriyor: “Maalesef, meseleyi inkâr ve çarpıtmaya imkân yok. Maksat imhaydı ve imha edildiler. Yine gizleme ve saklaması mümkün değildir ki, bu kararı İttihat ve Terakki umumi merkezinin bazı önde gelen mensupları aldı ve o umumi merkezin tabii azası olan hükümet tatbik etti.”

'Dinler karıştırılarak bir diyalog dini oluşturulamaz'

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Vatikan Dinlerarası Diyalog Konseyi Sekreteri Miguel Angel Ayuso’yu makamında kabul etti. Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Dinlerarası diyalog kavramının bugüne kadar kullanıldığı şekliyle devam etmesi mümkün değildir. Her bir dinin şahsi manevisi hakikat fikrine dayanır. Hakikatlerin diyaloğu olmaz, dinler karıştırılarak bir diyalog dini oluşturulamaz. Bu hem imkânsızdır, hem de doğru ve ahlaki değildir. Doğru olan farklı din mensuplarının, din âlimlerinin ve dini kurumların bir araya gelerek insanlığın sorunlarına çare aramalarıdır” dedi.

Divan Oteli’ndeki Ermeni mezar taşlarına ne oldu?

BDP İstanbul Milletvekilli Sırrı Süreyya Önder, Habertürk’te Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında ilginç bir iddia ortaya attı. Divan Oteli’nin yapımından önce otelin arsasında bulunan ve oradan kaldırılan Ermeni Mezarlığından sökülen mermer Mezar taşlarının Taksim Gezi Parkı’nın yapıldığı sırada parkın yollarında kullanıldığını iddia etti. Beyoğlu ve Taksim bölgesinin o dönemde Mezarlı olduğunu söyleyen Sırrı Süreyya Önder, Koç Gurubunun aslında o Ermeni ölüler ve onların şu an yaşayan çocukları için otelin bahçesine küçük bir saygı sütunu koyması gerektiğini söyledi.

Serj Sarkisyan, Prens Charles’la buluştu

Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan bugün 29 Mayıs’ta «Sevgim Erivan» Hayri Fonunun davetiyle Ermenistan’da bulunan Büyük Britanya Veliaht Prensi Charles’la bir buluşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Sekreterliğinden verilen bilgiye göre;  Sarkisyan buluşmada Veliaht Prensi Ermenistan’da görmekten memnuniyetini belirtti, Prensin Ermenistan’ı, halkını, tarihi-kültürel mirasını tanıma olanağına sahip olduğunu kaydetti. 

"Yavuz Sultan Selim Alevi İmhasının Sembolüdür"

Nilay Vardar / nilay@bianet.org
Üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesi tartışmalara neden oldu.Alevilik, din, Osmanlı tarihi üzerine çalışan yazar Erdoğan Aydın, Yavuz Sultan Selim'in Anadolu'nun yarısını oluşturan Alevilere karşı yapılan imha politikasının sembolü olduğunu söyledi.

100 for 100 Report

Berkeley, CA—Since its official launch in October 2011, the Paros Foundation’s 100 for 100 Projects for Prosperity has had a significant and meaningful positive impact on Armenia and her people.  This initiative, designed to provide the Armenian community with opportunities to recognize the upcoming centennial of the Armenian Genocide through implementing 100 special projects in Armenia, is on schedule to meet its goal of having these projects completed by the end of 2015.

Prens'e protestolu karşılama

Erivan’daki Maştots Caddesi üzerindeki Matenadaran Elyazmaları Enstitüsü’nü ziyaret eden Prens Charles, ülkedeki İngiliz firmalarını protesto eden çevreci gruplar tarafından ablukaya alındı. “İngiliz Maden İşletmelerine Hayır!” ve “Çevreci Charles, Bizim Çevreci Hareketimize Destek Ver!” yazılı pankartlarıyla gösterilerini sürdüren gruplara İngiliz Büyükelçisi Jonathan Aves müdahil oldu ve çevrecilerin taleplerini Prens’e ileteceğini söyleyerek. Aves, İngiliz firmalarının çevreye verdiği zararla ilgili daha hassas olacakları sözünü verdi.

Zirve davasında çapraz sorguya devam

Malatya'daki 3 misyonerin öldürülmesine ilişkin görülen Zirve Yayınevi davasının 77. duruşmasında gizli tanık İlker Çınar'ın çapraz sorgusu devam etti.

Dink dosyası mahkemeye ulaştı

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin dava dosyası İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 9 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesine ilişkin verilen karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay, sanıkların "Silahlı terör örgütü" değil "Suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına karar vermişti.

İmrozlu Rumların hikayesi

Selim Evci'nin sesler üzerinden bugüne ve tarihe baktığı yeni filmi Rüzgarlar, 21 Haziran'da vizyona giriyor. Rum azınlığın giderek izlerinin silindiği Gökçeada'nın (İmroz) bugününü ve küllenmiş olsa da var olanı belgelemek amacıyla yapılan ve geçtiğimiz ay İstanbul Film Festivali’nde seyirciyle buluşan Rüzgarlar, 21 Haziran’da vizyona giriyor.

Belgium: Europalia Festival invites Turkey in 2015!

On May 23, 2013, the Board Europalia International chose Turkey as the guest country in 2015. Turkish Arts will be honored for several months in the fall of 2015.With a budget of 7 million euros, the Europalia festival is supported by major corporate sponsors but also by the different levels of government in Belgium. Administrators include the National Bank of Belgium, but also the European Parliament and the Council of Europe, which, respectively, have recognized the Armenian Genocide in 1987 for one and 1998 for the other ...

Avrupalı Milletvekillerin Büyük Hatası

Bugünlerde bir grup Avrupalı milletvekilinin Ermenistan’ın işgali altında bulunan Dağlık Karabağ bölgesine Azerbaycan’ın izni olmaksızın gezi düzenlemesi ciddi itirazlara neden oldu. Bölgede jeopolitik durumun karmaşık olduğu bir dönemde bu hareket anlaşılır değildir. Şüphesiz, bu tür adımlar bölgede var olan sorunların adil şekilde çözüm olanaklarını yok ediyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 1918-1920 Hükümet Bildirilerinde Ulusal Güvenlik Anlayışı

Meclisin 22 Aralık 1919 tarihli 109’uncu toplantısında beşinci Bakanlar Kurulu’nun bildirisini ilan eden N. Usubbeyov, Karabağ meselesine değinerek, Ermenistan tarafından Zengezur bölgesinin ilhagının tehlikeli olduğunu not ediyordu: “Zengezur yüz, hatta bin yıllardan beri, Azerbaycan’ın ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle, bu entrikanın başarılı olmayacağı açıktır”. Burada Başbakan Azerbaycan’ın tüm tartışmalı meselelerin barışçıl yolla çözümüne sadık olduğunu hatırlatıyor ve bu amaca götüren yolun “Ermeni ulusal azınlığının kültürel haklarının tanınmasına ilişkin şartların kabul edilmesi ve hükümetin somut olarak himayesi altına alınması” olduğunu gösteriyordu. Bu yönde hükümetin aldığı önlemlere işaret eden Başbakan, “Azerbaycan ve Ermenistan’ın geleceğinin ulusal azınlıkların haklarının sağlanmasına bağlı olduğuna” değiniyordu[viii].

Şişli Spor Kulübü Selanik'te

Şişli Spor Kulünü Bayan ve Erkek veteran Voleybol takımları geçen haftasonu Yunanistan ın Selanik kentinde  Selanik Bayan ve Erkek Veteran Voleybol takımları ile dostluk maçları yaptılar.Şişli Spor Kulübü eski başkanlar Haygaram Karasu Ve Gazaros Unan'ın da dahil olduğu toplam 45 kişilik bir kafile ile Selanik kentine turistik ve sportif bir seyahatte bulundu.

Catholicos of All Armenians and the First Lady Visit “Mer Hooys” Nakashian Children’s Home

On May 15, His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians; and Mrs. Rita Sargsyan, First Lady of the Republic of Armenia; visited the "Mer Hooys" Nakashian Children's Home. His Holiness was accompanied by His Eminence Archbishop Hovnan Derderian, Primate of the Western Diocese of the Armenian Church of North America; His Eminence Archbishop Natan Hovhannisyan, Head of the Monastic Council of the Catholicosate of All Armenians an Director of the Publishing Department of the Mother See; and Mrs. Hasmik Boghosyan, Minister of Culture of the Republic of Armenia.

Üç millet dışlandı, diğerleri Türklük çatısında toplantı

Yrd. Doç. Dr. Şener Aktürk, 'Türkiye'nin Kimlikleri' adlı kitabı ile dini ve etnik grupları büyüteç altına aldı... "Osmanlı'nın çöküşü ile fiilî olarak tek dinli fakat pek çok etnik kökeni içeren bir Türklük tanımı yapılmıştır. Mecazi olarak gözümüzde canlandırmamız gerekirse Osmanlı kimliğinin dört ayağı olan dört ana millet arasından, Türkiye Cumhuriyeti sadece İslâm milletini ulusu olarak kabul etmiş fakat o ayağa da İslâm milleti yerine laik Türk ulusu demiştir. Osmanlı'nın diğer üç ana milletine (Rum, Ermeni, Musevi) Türklük kapısını kapatmış ve ancak ikinci sınıf vatandaşlar olarak yaşamalarına bir süre tahammül edilmiştir. Bu üç grubun 'resmî azınlıklar' olarak tanınmasının fiilî karşılığı bir çeşit geçici ikinci sınıf vatandaşlıktır." "Türklükten dışlanan üç gayrimüslim millet bu durumdan şikâyetçi olduğu gibi, kendisine 'Türk' denilen İslâm milletinin bazı unsurları da durumlarından pek memnun olmamıştır."

Ermenistan cumhurbaşkanı «Sardarapat» Anıt Kompleksini ziyaret etti

Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan 28 Mayıs’ta I. Cumhuriyetin ilanını 95. yılı vesilesiyle «Sardarapat» Anıt Kompleksini ziyaret etti, Zafer Kompleksine çelenk koydu .

Ermenistan I. Cumhuriyet Gününü kutluyor

Ermenistan bugün  I. Cumhuriyet Gününü kutluyor. 1918 yılında Ermeni düzenli birlikleri ve milis güçler, hayatları pahasına sayıca üstün Türk birliklerine karşı zafer kaydederek, onların Erivan’a sirayet etmelerini engellediler. Tam 95 yıl önce Tiflis’te bulunan Ermeni Ulusal Konseyi Ermenistan’ın bağımsızlığını ve I. Ermenistan Cumhuriyetinin kurulduğunu ilan etti.

Ermenistan Birinci Cumhuriyetinin 95. Yıldönümü

Dr.med.Sarkis Adam
28 mayıs 1918  Ermenistan 1. Cumhuriyetinin ilanı ve Sardarabad zaferi. 1917 in Ekiminde Rusya’daki devrimden hemen sonra, Şubat 1918 de Gürcistan, Azerbaycan , ve Ermenistan Transkafkasya Demokratik Federasyonunu kurdular, fakat bu Federasyon günün ağır siyasi şartları nedeniyle dağıldı , Pakt ülkeleri sıra ile bağımsızlıklarını ilan edince , 28 Mayıs 1918 de Ermenistan da, Erivan’ı Başşehir kabul ederek, birinci Cumhuriyetini kurdu ve bağımsızlığını ilan etti: Birinci cumhuriyetin kuruluşunda , 1918 tarihinde  Sardarabad’da kahramanca ve cesurca sürdürülen kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlanması çok büyük bir rol oynamıştır denilebilinir.

Zirve Davası'nda 76. duruşma

Malatya'da görülen Zirve Yayınevi davasının bugünkü duruşmasında İlker Çınar'ın çapraz sorgusuna devam edildi. Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesi olayına ilişkin davanın 76. duruşmasında,  gizli tanık "Deniz Uygar" kod adıyla bilinirken kimliği deşifre olan İlker Çınar'ın çapraz sorgusuna devam edildi.

67 Yıldır Manastırda Yaşayan Bahe'nin Anne Özlemi Filme Konu Oldu

Mardin'deki Deyrulzafaran Manastırı'na 10 yaşındayken bırakılan 77 yaşındaki Circis Kaplan'nın (Bahe) anne özlemi, belgesel filme çekildi. 67 yıl önce Mardin'den Suriye'ye gitmek zorunda kalan 3 çocuklu Süryani bir annenin bakamadığı için manastıra bıraktığı küçük oğludur Bahe. Manastırda rahip ve rahibeler tarafından büyütülen Bahe, yıllarca manastırın bahçıvanlık, çobanlık ve temizlik işlerini yapar. Geçen yıllar boyunca sürekli annesinin gelmesini bekleyen Bahe, sadece özel günlerde manastırdan çıkar. Aradan geçen 67 yıl boyunca manastırda çok sayıda metropolit, rahip, rahibe ve hizmetçiler gelir geçer ama Bahe hep orada kalır.

Prince Charles, Welcome to Armenia


Mor Gabriel için temyiz başvurusu

Tülay Acar / Habertürk
Dünyanın en eski manastırı olarak bilinen Mor Gabriel Manastırı ve 276 dönümlük arazisinin Hazine’ye devrinin iptali istemiyle temyiz davası açıldı. Dünyanın ayakta kalan en eski Süryani Ortodoks Manastırı olarak bilinen Mardin Midyat’taki Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur) için köylülerin açtığı işgal davasında manastır adına Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunuldu. Başvuruda, manastırın bulunduğu 276 dönümlük arazinin Hazine’ye devrinin tescilinin iptal edilmesi istendi.

Ermeni Meselesi dokunulmazlığı

Suna Aras
Çocukluğumda bir insanın bir insana haksızlık yaptığında “gaddar Veli”  diye itham edilmesi beni hep düşündürmüştü. Bir gün bunun ne anlama geldiğini anneanneme sorduğumda şöyle bir “öykü” anlatmıştı bana. “Diyorlar ki bu gaddar Veli bir zamanlar sınırın öte tarafına geçerek yedi tane Ermeni’nin başını kesmiş. En son gidip bir baş daha kestiğinde, Ermeni’nin kesik başı onu sınırın bu tarafına geçene kadar, yuvarlana sıçraya kovalamış.Kestiği başlarla övündüğü için de adı “gaddar Veli” kalmış”. “Niye kesmiş bacı?” (anneanneme bacı derdim) “ne bileyim ay kızım, gaddarlığından kesmiş. Soymak için kesmiş. Ehhh kes sesini de beni günaha sokma” diyen anneannemin yüzünde, başı kesilmiş Ermeniler için bir üzüntünün derinleştiğini hissetmiştim.

1500 yıllık Surp Kevok Ermeni Kilisesi sular altında kalacak

1500 yıllık Surp Kevok Ermeni Kilisesi (Dera Sor/Kırmızı Kapı), Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak olan Hasankeyf ile birlikte Europa Nostra’nın “en riskli 7 kültür varlığını koruma programı”na başvurdu. Avrupa çapında 50 ülkeden 250 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Europa Nostra, 1963’ten beri tehdit altındaki tarihi mirasın korunması için çalışma yürütüyor. Europa Nostra, geçen ocak ayında Avrupa Birliği Kültürel Miras Koruma Ödülleri’nin yanı sıra“En riskli 7 kültür varlığını koruma programı” başlattı.

Demokrasi ve Barış Konferansı sonuç bildirgesinin tam metni...

BDP 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılan Demokrasi ve Barış Konferansı'nın sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaştı. Müzakere sürecini, Kürt sorununda çözüm ve barışla taçlandırmak için yapılması gerekenleri değerlendirmek amacıyla toplanan ‘Demokrasi ve Barış Konferansı’nda, Türkiye’deki farklı kesimler bir araya geldik. Konferans’ta buluşan biz Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, Kürtler, Türkler, Sünniler, Araplar, Romanlar; bir başka deyişle bu ülkenin farklı halkları ve inanç grupları, inançsızları, aydınları, akademisyenleri, gençleri, kadınları, LGBT’lileri, emekçileri, sendikacıları, siyasi parti ve grupları, başlatılan müzakereleri doğru bir yönde ilerletmek, kalıcı bir barışı tesis etmek, hepimizin hak ve özgürlüklerini kapsayacak eşit ve ortak bir demokratik gelecek kurmak için birlikte hareket etmeye, çözüm inisiyatifini geliştirmeye ve toplumsallaşan bir barış hareketini örmeye karar verdik.

Ermenistan Türkiye Platformu'ndan çağrı!


Ermenistan Türkiye Sinema Platformu Proje Geliştirme Atölyesi 8-10 Temmuz tarihleri arasında Erivan’da.

İskoçya Parlamentosu 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etti

İskoçya Parlamentosu üyelerinin çoğunluğu 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan edilmesini öngören tasarıya kabul oyu verdi. Milletvekili Marco Biagi tarafından sunulan tasarıyı 65 milletvekili imzaladılar. Belgede 24 Nisan tarihinin Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni aydınlarının resmi emirle tutuklanıp katledildiği tarih olduğu ifade edilmekte. Kararda, anılan günün şiddet ve kırımların başlangıç tarihi olduğu, anılan olaylar sonucunda 1.5 milyonu aşkın Ermeni'nin yaşamını kaybettiği kaydedilmekte.

Türkiye-Ermenistan: Sınır Kapısı Sorunu

Elbette, Ermenistan hükümeti Azerbaycan’a karşı militarist politikaları ve Türkiye’ye karşı sözde soykırım iddialarından vazgeçip mantıklı ve yakın komşuluk politikası hayata geçirirse, Avrupa Birliği ülkeleri ve Rusya’dan minnetle kabul ettiği mali yardımlara gereksinimi kalmaz. Bölgede gerçekleştirilen projelerde eşit bir ortak olarak yer alarak, ekonomi ve ticaretini geliştirebilir... Ermenistan hükümeti böyle bir ortamda Türkiye’den protokolleri koşulsuz şartsız TBMM’de onaylamasını talep ediyor. Anlaşılan, Ermenistan hükümeti günümüzün gerçeklerini tam anlamıyla kavramakta ciddi sorunlar yaşamaktadır. Türkiye hükümeti yukarıda sayılanlara rağmen protokolleri onaylasa bile, Türkiye ve Ermenistan, Azerbaycan hükümetinin buna vereceği tepkiyi dikkate almalıdır. Türkiye daha önce bu girişimde bulunduğunda, Azerbaycan hükümetinin verdiği tepki unutulmamalıdır.

Nişanyan: Şimdilerde İslami bağnazlık dalgası yükselişte

Liana Aghajanian’ın Sevan Nişanyan röportajı:
Sevan Nişanyan yaşadığı süreci değerlendirdi…Yazılarınız ve düşüncelerinize yönelik eleştiri almak geçmişte tecrübe kazandığınız bir durum, bunun nasıl üstesinden geliyorsunuz? Bu tehditlerin herhangi birini ciddiye aldınız mı, bu tehditler sizi korkutuyor mu? Günlük bazda sağanak halinde had safhada canlı ve net hakaretler ve ölüm tehditleri alıyorum. Bir süre sonra bunlara alışıyorsunuz gerçi. Beni artık korkutmuyorlar. Bildiğim kadarıyla bu ülkede yukarılardan emir verilmedikçe hiçbir politik sebepli suikast hiçbir zaman meydana gelmemiştir. Mevcut atmosferde mevcut güçlerin bir diğer Ermeni şehit yaratacak cesarete veya eğilime sahip oldukları konusunda şüphelerim var.

Burjuvazimizin kanlı tarihi

Bülent Falakaoğlu / falakoglu@hotmail.com
“Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kırk haramiler namıyla ün salmış bir haydutlar çetesi varmış… Kırk haramiler sadece masallarda mı kaldı? Hayır. Kılık kıyafetleri, silahları, yöntemleri değişse de kırk haramiler bugün de var. Uzaklara bakmaya gerek yok: Kırk haramiler her kapitalist toplumda olduğu gibi Türkiye’de de var.” Böyle demişti ve büyük holdingleri kastetmişti Ekonomist Mustafa Sönmez… 1987 yılında ilk basımı yapılan “Türkiye’de Holdingler; Kırk Haramiler” başlıklı kitabında. Geçen hafta birkaç gün arka arkaya gündeme getirilen bir cinayet haberi üzerine aklıma geldi Sönmez’in sözleri… Haberler Taraf gazetesinden Mehmet Baransu imzalı…

Türk ve Azeri Diasporalarından Ermeni Yanlısı Hocalı Tasarısına Tepki

TurkishNY.com - ABD’deki Azeri ve Türk diasporaları, ABD Senatosu incelemesine SR 960 sayılı bir yasa tasarısı  sunan Rhode Island Senatörü Maryellen Goodwin’in girişimine karşı bir kampanya başlattılar. News.Az’ın haberine göre kararda, Azerbaycan’a dair ispatlanmamış suçlamalar yer alıyor.Ermeni lobisinin etkisi altında düzenlenen kararda, Hocalı trajedisini Azeri kuvvetlerinin yaptığı ve  Ermenileri rahatsız ettikleri ve öldürdükleri iddia ediliyor.

Ermeni Mezarlığı'ndaki yanlışlık telafi edildi

Telafi 157 bin lira tuttu… Malatya'da Ermeni mezarlığı içine yapılan gasilhane, bekçi konutu ve son dua yeri inşaatı tamamlandı. Kiltepe Mahallesi'nde bulunan Ermeni mezarlığına Malatyalı Hayırsever Ermeniler Derneği'nin (HAYDER) talebiyle, Malatya Belediyesi tarafından; gasilhane, bekçi konutu ve son dua yeri yapıldı.

Ne mutlu insanım diyene!

Blçiçek İlter /balcicek@htgazete.com.tr
"Dedem hiç Ermenice bilmezdi. O zaman yanılmıyorsam, sadece  kilisedekiler bilirmiş Ermenice'yi... Tamamı Kürtçe bilir tabii.  Özellikle Sason, Kulp, Muş, Lice Bölgesi buralardaki Ermenilerin geneli  Kürtçe bilir, Ermenice bilmez. O yüzden bizim de anadilimiz Ermenice  değil Kürtçe oldu. Kürtlerde 'lo' vardır, Ermenilerde 'zo'. Mehmet Uzun  bir kitabında iki subayın kendi aralarındaki konuşmalarını aktarır.  Subaylar 'Zo'ları bitirdik, sıra lo'larda' diyorlarmış."Yukarıdaki satırlar "Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuyor" isimli kitaptan...Sözlü tarihin önemine inananlardanım. O yüzden çok kıymetli anlatılar  olduğunu düşünüyorum. Tanıklıklar, kulaktan kulağa aktarılanlar, yakın  tarihimizde "acaba" sorularının kalmayacağı güne kadar  etrafımızda dönüp dolaşacak... Ne zaman kulak vereceğiz, ne zaman  gerçekten öğrenmeyi isteyeceğiz o zaman durulacağız inanın, yoksa  tükenip gideceğiz. 

301. madde kılık değiştirdi 'dine hakaret' oldu

Ezgi Başaran  / ezgi.basaran@radikal.com.tr
Sevan Nişanyan, Fazıl Say ve Canan Arın davalarını bir bütün olarak mı görmek lazım? İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Emma Sinclair-Webb, bence öyle. Dediğim gibi yeni bir trend bu. Yakın zamana kadar eleştirel sözü Türklüğe hakaret sayan 301. madde vardı, şimdi de dine hakaret var. Yani 301. madde kılık değiştirdi, ‘dine hakaret’ oldu. Esas olarak aynı zihniyetin devamı. Eski Kemalistlerin devamı. Ben böyle görüyorum. İstiyorlar ki, vatandaş devletle yahut devletin önemsediği şeylerle ilgili konuşmasın, eleştirmesin. Bu zihniyetin vatandaşa vermek istediği mesaj belli: Haddinizi bilin. Zaman zaman bu mesaj 301 gibi bir maddeyle veriliyor, zaman zaman da dine hakaret gibi son derece muğlak, her sözü kapsamına alabilecek maddelerle. Evet, bu Türkiye devletinin çok eski ve köklü bir alışkanlığı ama AK Parti de bunu büyük bir rahatlıkla devam ettiriyor. Çok büyük bir hayal kırıklığı benim için.

Hye Geen's 20th Anniversary

Demokrasi ve Barış Konferansı'nın potansiyeli

Pınar Öğünç / pinar.ogunc@radikal.com.tr
Farklı partilerden, örgütlerden, sendikalardan, sol siyasetten 500’e yakın katılımcıyı buluşturan Demokrasi ve Barış Konferansı, çokça ortak fikrin yanında ‘sürece’ dair farklı düzeylerde ve başlıklarda kuşkuları olanları da buluşturmasıyla önemliydi... Yarı latifeyle Türklerle Kürtlerin barıştığı her dönemde Ermenilerin canının yandığını; Ermeni soykırımını dahil etmeyen bir yüzleşmenin eksik kalacağını anımsatanlar... Mağduriyetlerin tekilleşmemesini, Alevilerin, Süryanilerin sözlerinde yalnız bırakıldığını söyleyenler...

Trakhtig Village "Life Centre" is Open

Sireliner, We just opened the Medical/ Maternity/Community Centre for the Trakhtlig Village. the Centre has  a Medical/First Aid Room, Maternity room, Computer Centre, Library, Auditorium and Mayor's Office. This is the 43rd project of Hayastan Foundation Toronto (All-Armenian Fund).

Darbeler Ve Resmi İdeoloji

Mustafa Elveren (Em. Öğrt.)
Bazı “SOL” örgütlerin 27 Mayıs ihtilalını, kimi “SAĞ” etiketli cemaatlerin de 12 Eylül darbesini desteklediği artık biliniyor. Bu iki çizgi birbirine karşıymış gibi görünmesi bizi aldatmasın. Aslında temel görüşleri aynıdır. Her ikisi de darbeciliği savunuyor.Ulusalcı-milliyetçi “ULUSOLCU”ların(1) 27 Mayıs darbesini meşru göstermelerini her zaman eleştirdim. Çünkü hangi amaçla yapılırsa yapılsın, askeri ya da sivil tüm darbelere karşı olmak, kişinin demokratlık ölçüsünü belirler. Dolayısıyla 27 Mayıs darbesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Mungan: Ermenilere yapılan bir soykırımdır ve devlet Ermenilerden özür dilemelidir

Helin Alp/ Ankara 
Demokrasi ve Barış Konferansı çağrıcılarından yazar ve şair Murathan Mungan : Şimdi barış ve günahlarını ödeme zamanı. Barış ve yüzleşmeden bahsediyorsak gazeteciler de geçmişleriyle yüzleşmelidirler. Bu ülkede özellikle ana akım medya yıllarca bu savaşı kışkırtmakta, hafızaları kirletmekte, zihinleri bulandırmakta ve algıları yönlendirmede çok günah işledi. Şimdi barış zamanı... Lütfen gazeteciler mesleklerinin gerekleriyle barışsınlar. Ermenilere yapılan bir soykırımdır ve devlet Ermenilerden özür dilemelidir.

Türkali: Kürt ve Ermeni meselesini birlikte çözmek lazım

"...Şunu iyi bilmek lazım; Türkiye'de Kürt meselesinin çözümü yalnız başına bir çözüm olarak net bir sona varmaz. Türkiye'de özellikle Ermeni meselesini de birlikte çözmek lazım. Bugün mesela Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş Ermenice kurslar açtılar. Ermeni dilini öğretmek için de çaba sarf ediyorlar. Ve yalnızca Kürtlere yönelik değil Ermenilere de aynı itinayı gösteriyorlar. Bu bence çok önemli bir şey. Hükümete düşen Kürt ve Ermeni sorununu, yani Türkiye'de yaşayan tüm insanların sorununu çözmektir. Bu ülkede yalnızca Türk olarak değil Ermeni, Yahudi, Çingene, Kürt, Gürcü, Lazlar olarak yaşıyoruz. Bugün biz hepimiz, bu ortak vatan içerisinde hep birlikte bu vatana sahip çıkmalıyız. Bunun temeli de mutlaka ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve bunların dayandığı sağlam bir anayasa ile oluşur..."

"Ermeni İşgali Sona Ermediği Sürece..."

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Dağlık Karabağ’daki Ermeni işgali sona ermediği sürece Türkiye’nin Ermenistan’la "hiçbir şekilde, hiçbir zaman ilişkiye girmeyeceğini" söyledi. .. Azerbaycan'ın Gebele şehrinde düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan İş Forumu'nun ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Çağlayan, "Biz her toplantıda olduğumuz her yerde şunu ifade ediyoruz ve bunu şükrederek ifade ediyoruz, tek millet, iki devletiz. Azerbaycan'ın üzüntüsü, bizim üzüntümüz, Azerbaycan'ın sevinci, bizim sevinci. Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'daki Ermeni işgali bitmediği sürece, Ermeniler tarafından işgal edilmiş Karabağ meselesi çözülmediği sürece Türkiye hiçbir şekilde, hiçbir zaman Ermenistan'la hiçbir ilişkiye girmeyecektir.

Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı Ermenilerin elinde bulunmuştur

Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı, Ermenilerin elinde bulunmuştur. Sadece, korunmuş olan fotoğraflar ve çeşitli tarihi gerçekler değil, bunları toplamış olan şarkiyatçı Hasmik Stepanyan’ın, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilerin Katkıları” adlı monolojisi ve fotoğrafçı Vahan Koçar’ın,“Ermeni Fotoğrafçılar” kitabı da bunu kanıtlamakta. Tarihi gerçeklere göre, Ermeniler, padişahların favori fotoğrafçıları olarak Osmanlı Hanedanı’nın yakın ve güvenilir adamları olmuşlardır.

Vakıf Seçim Çevresi Sorunu -Murat Bebiroğlu

Sevgili Okurlar, Cemaat Vakıflarının seçimi ile ilgili son yazımı yazmıştım. Ancak seyahat dönüşü duyduklarım sonun sonu bir yazı daha yazmamı gerektirdi. Yine demokrasi havariliği taslamakla suçlanacağım ama yine de yazayım. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi demokrasinin de güçlenmesi anlamına gelir. Hem katılımcılığı artırır hem de halkın istek ve önerilerini daha kolay ulaştırabileceği için aidiyeti güçlendirir. Demokrasilerde, hizmeti alanların, hizmetten yararlananların kendi yönetimlerini seçme esastır. Bu nedenle muhtarı mahalle, ilçe belediyesini ilçe halkı, il belediyesini il halkı seçer.