Etiketler

Sporcunun ırkçı ve terbiyesiz olanı

Mehmet Y. Yılmaz
Olimpiyatlarda ve Akdeniz Oyunları gibi uluslararası spor organizasyonlarında kafilenin önünde bayrak taşıyacak sporcunun seçimi önemlidir. Sadece sportif başarı yetmez, başka iyi özellikleri nedeniyle liderlik kapasitesi olan, kamuoyunda sevgi gören sporcular aranır.Bizimkiler bu sefer Rıza Kayaalp isimli güreşçiyi seçmişler.Sportif başarısı Olimpiyat üçüncülüğü, önemlidir. Ama geri kalan vasıfların hiçbirini haiz değil.Çünkü terbiyesi bozuk bir ırkçıdan daha fazla bir kişiliğe de tekabül etmiyor! Bakın Gezi Parkı’na alışveriş merkezi yapılmasını protesto etmek üzere başlayan gösteriler sırasında yazdığı tweet’lere:“Ermenilere bıraktınız meydanı, Allah belanızı versin eylemci çapulcuları.”“Ermenistan halkı kutlama yapıyormuş taksimi işgal ettik türkiyeye rahatça hakaret edebiliyoruz diye.”“Sizin yaptığınız eylemi s.... Vatan hayinleri.”

Pontus Kırımı 2-3

Nevzat Onaran
Çeteler seferber edildi- ‘Tehcir ve taktil’ itirafı
1921 sonunda Nurettin komutanlıktan alındıktan ve Merkez Ordusu tasfiye edildikten sonra Ankara hükümetinin gündeminde ‘affedilecek’ çeteden yararlanma vardır. Ankara hükümeti, 1922 başında 1915’lerde İttihatçıların yaptığına benzer bir uygulama içinde oldu, resmi askeri gücü yanı sıra çeteleri Pontoslulara karşı kullanmak için Meclise bir yasa teklifi sundu. Teklifin yasalaşmasıyla hükümet, resmen çeteleri seferber etti.Oysa bir yıl öncesinde seyyare birliklerine veya milislere gerek olmadığı gerekçesiyle ocak 1921’de Çerkez Ethem’i tasfiye ettikten(1) sonra, Çerkez Ethem gibi seyyare birliği bile olmayan doğrudan çeteleri affetmek ve ‘değerlendirmek’ amacıyla yasa hazırlandı.

Topçu Kışlası'nda çok önemli ayrıntı


Taksim Gezi Parkı eylemleriyle ilgili tartışmalar sürerken Sözcü gazetesi yazarı Necati Doğru çarpıcı bir ayrıntıyı gözler önüne serdi. Doğru, Topçu Kışlası’nı Padişah Vahdettin’in, kaçmadan 5 ay önce Fransız sermayeli şirkete, üstünde apartmanlar, dükkanlar, deniz gören villalar yapılmak üzere, sattığını ve kışlanın bakımsızlıktan yıkıldığını öne sürdü. İddialarını Charles Harington’un kitabındaki belgelere dayandıran Doğru, "Topçu kışlası tamamı taklittir. Hiçbir mimari özgünlüğü yoktur.” dedi.

Uzman: Rusya, Ermenistan’ı kaybetmek istemiyor ve bu konuda kararlı

Rusya tarafından Azerbaycan’a kara silahı satışına ilişkin haberleri yorumlayan  siyaset uzmanı Ara Papyan, büyük ölçekli silah satışının Azerbaycan ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti tampon hattında askeri işlemlere tekrar başlanmasına sebep olmayacağı ve bunun sebebinin Rusya’nın buna mani olacağı hususunun olmadığını kaydederek ″Savaş Batı için elverişli değil, zira savaşın sonuçlarından bağımsız olarak sadece BP firması büyük kayıplara uğrar. Ancak stratejik ortağımız Rusya’nın düşmanımıza silah sevkiyatında bulunduğunu unutmamak gerekiyor; bu Azerbaycan için olduğu gibi Ermenistan için de yıkıcı olabilir.″ dedi.

Two Interns Join Diocesan Team

The Diocese of the Armenian Church of America (Eastern) is pleased to announce that two interns—Anthony Aram Antreasyan and Alexander Calikyan—have joined the Diocesan team for a hands-on summer program. The interns will assist with projects in the Diocese's accounting department and at the Krikor and Clara Zohrab Information Center.

Davutoğlu'ndan Nalbantyan'a tebrik

Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü dönem başkanlığına seçilen Ermenistan'in Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan'ı kutladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hedeflenen projelerin gerçekleşebilmesi için Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü üye ülkelerin ortak fona daha fazla katkı yapması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, Birliğin dönem başkanlığına seçilen Ermenistan'in Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan'ı da tebrik etti.

Ermenistan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü dönem başkanlığını üstlendi

Bugün 21 Haziran’da Odessa’da Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİÖ) üyesi ülkeler Dışişleri Bakanları Konseyi 28. Buluşması gerçekleşti; zirvede Ermenistan Dışişleri bakanı  Edward Nalbandyan örgütü dönem başkanlığını 6 aylığına üstlendi.Bakan Nalbandyan zirvede yaptığı konuşmada KEİÖ’nün, yeni ekonomik işbirliği gündemiyle,  22. faaliyet yılına girdiğini ifade etti.

Bakan Bağış'tan Almanya açıklaması

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Almanya'nın söz konusu faslın açılmasını engellemeye yönelik tavırları tarafımızca hayal kırıklığıyla karşılanmıştır. Bu hayal kırıklığımızı dile getirmeyi biz samimiyetimizin bir gereği olarak düşünürüz. Yaptığımız tamamen Almanya'nın Türkiye'nin AB sürecinde her fırsatta vurguladığı "ahde vefa" ilkesini hatırlatmaktır. Kaldı ki Türkiye'yi ifade özgürlüğü konusunda haksızca eleştirip faslın açılmaması gerektiğini söyleyen Alman dostlarımızın, bizim samimi uyarılarımıza tahammülsüzlükleri ve bunları farklı yönlere çekmesi de bizi üzmüştür. Bunların ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini ve tehdit yerine demokratik mekanizmaların vurgulanması olarak algılanmasını beklerdik." dedi. (Baş müzakereci, kriz çıkarıyorsa gel de bu müzakereden hayır bekle. HYETERT)

İspanyol yazar Gonzalo Guarch, Garegin II’ye Ermeni Soykırımına ithaf edilen kitaplarını sundu

Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, İspanyol yazar Gonzalo Guarch’ı kabul etti, yazara Ermenistan Yazarlar Birliği Bşk. Levon Ananyan eşlik etti. Katolikos, Ermnilerin ruhani merkezini ziyaret eden yazarı ve buluşmada hazır bulunan aile üyelerine iyi dileklerini iletti ve onları kutsadı.Gonzalo H. Guarch, Garegin II’ye samimi kabul için teşekkür etti ve Katolikos Hazretlerine Ermeni Soykırımına ithaf edilen «Ermeni vasiyeti», «Beyaz Dağ», «Ermenilerin ağacı»  kitaplarının Rusça tercümelerini sundu.

CHP'li Oktay Ekşi'den CNN'e: Utanmalıdır

Eski Basın Konseyi Başkanı ve CHP İstanbul milletvekili Oktay Ekşi, Gezi Parkı olaylarını canlı yayınladığı için 'Gezi' eylemcilerinin övgüsünü kazanan CNN International'i 24 Nisan öncesi Ermeni örgütlerin kampanyasını yaptığı için topa tutmuş. Gezi Parkı olaylarında yaptığı manipülatif yayınlarla eylemi destekleyen kesimlerin kalbini kazanan CNN International, geçmişte 'Ermeni Katliamı yapıldı' diye kampanyalar yaptığı için aynı kesimlerin tepkisini çekmişti.

Türk Dünyası Diaspora Temsilcileri Bakü'de Toplandı

Diaspora temsilcileri dünyada ortak hareket etmenin yollarını arıyor. Türk Dili Konuşan Ülkeler Konseyi'ne (Türk Konseyi) üye ülkelerin diaspora işlerinden sorumlu bakan ve kuruluş başkanları Azerbaycan'da toplandı.Türk Konseyi'ne üye ülkelerin diaspora işlerinden sorumlu yetkililerinin 1. forumu başkent Bakü'de başladı. Azerbaycan Diasporadan Sorumlu Devlet Komitesi organizasyonunda düzenlenen foruma, dünyanın 44 ülkesinden 500'den fazla diaspora temsilcisi katıldı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'den diaspora kurumlarının başkan ve üst düzey yetkililerinin ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Halil Akıncı'nın katıldığı forumda, Türkiye'yi Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kemal Yurtnaç temsil ediyor.

Asuriler konferansa hazırlanıyor

Brüksel'de yapılacak Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı'nın bileşenlerinden biri de Avrupa'da yaşayan Asuri-Süryani kurumları. Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu Başkanı Sabo Akgül, Asuri-Süryani halkının geçmişte karşılaştığı haksızlıkların gündeme gelmesi; halklar arası kardeşlik ve barış köprüsünün kurulmasında konferansı önemli bir platform olarak değerlendiriyor. Sabo Akgül, yeni tanımlar yaparken, geçmişin unutulmaması gerektiğini dile getiriyor. Her zaman barıştan yana olduklarını belirten Sabo Akgül, ancak barışın salt 'bin senelik Türk-Kürt Sünni kardeşliği' temelinde gerçek bir barış olamayacağını da açık ve net bir dille ifade etti.

Dikkat Gezi Parkı Direnişinin Suçlusu Aranıyor

Zeynep Tozduman / zeynoege@mynet.com
Geçtiğimiz Birkaç gün içersinde basında yer alan bir haberle sözde Sanat hocası olan ırkçılık ve nefret suçu işleyen  Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Sanat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Atan’ın Gezi Parkı eylemlerine katılanlar için Twitter’da yaptığı yorum,  tek tipçiliğin/ ırkçılığın / nefretin hala  bu ülkede egemen olduğunun bir göstergesidir. Sözde profosör  Atan, Twitter’da “Yahudi, Ermeni ve Rum’sanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın” diyerek fotoğraf paylaşımında bulunmuştur. Bu profösörü kınıyor ve sanat; böylesi ırkçı beyinlerin ellerinde şekil verdiği sürece bu ülkeye ne barış gelir ne de demokrasi.

21 Haziran 1934: Bir asimilasyon aracı olarak Soyadı Kanunu

İttihat ve Terakki'den devraldıkları yöntem, kadro ve usullerle bir ulus-devlet inşa etmeye çalışan Kemalistler, projelerinin önünde engel olarak gördükleri "Türk-olmayan" unsurları asimile etmek için çeşitli teknik ve taktikler geliştirdiler. Bunların en önemli ve ağırlarından biri, "Soyadı Kanunu" adı verilen uygulamaydı. Kürtler ve Anadolu'nun katliamlardan kurtulabilen Hıristiyan halkları bu şekilde zorla Türkleştirilmeye çalışıldı.

XXIV. Rupen Semerciyan Basketbol Turnuvası - 5

Turnuvanın yarı final ve final maçları hafta sonu yağmur ve bölgedeki miting nedeniyle ertelendi. Ancak bu hafta sonu oynanabilecek olan turnuvanın finali Sahakyan sahasının inşaat çalışmaları nedeniyle Cuma Ve Cumartesi günleri oynanacak. Ödül töreni Cumartesi günü saat 19.00'da.

Erdoğan's fall from grace in Turkey is pure Shakespearean tragedy

Fiachra Gibbons
Turkey's PM has become the personification of the corrupt despotism of the regime he was elected to sweep away... scrubby little park into a national emergency.' Photograph: Adem Altan/AFP/Getty Images
As the protests in Turkey continue, spare a thought for the man whose personal tragedy few have the grace to acknowledge – Recep Tayyip Erdoğan. Until three weeks ago Erdoğan was destined to go down as one of the greatest reformers in Turkish history alongside Ataturk and Suleiman the Magnificent, despite all the bullying and the backsliding of the past three years. Here was a man who seemed to have the power to tackle Turkey's century of conflict with the Kurds, Armenians and Greeks, and to lead it to a peaceful, prosperous, and democratic future – a model not just for Muslim countries but for other rising economic powers shaking off less than perfect pasts.

ՄԻԱՍՆԱԿԱՆՈՒԹԵԱՆ ԿԱՆՉԵՐ

Անկասկած որ մեր Եկեղեցւոյ ղեկավարութիւնն ալ անվերապահօրէն նման կանչերու կարիքն ունի, որովհետեւ միասնականութեան կոչերը, որոնք միայն շրթնային ծառայութիւններ եղան վերջին յիսնամեակին, մեզ ոչ մէկ տեղ հասցուցին եւ ընհակառակը մեզ մխրճեցին այնպիսի հանգոյցներու մէջ որ անագորոյն յուսալքութեան մատնած է հայ ժողովուրդը:

Benim hiç Ermeni arkadaşım olmadı anne!

Nesrin Yılmaz / nesrin.yilmaz@internethaber.com
Hayatım boyunca ailemden, insanların kimliklerine ait tanımlamalar, ayrıştırmalar duymadım...İnsan sevgisiyle büyütüldüm, ırkçılıkla değil çok şükür...Ama çevreden, sokakta uluorta konuşanlardan o iğrenç lafı çok duydum!"Ermeni dölü" diyorlardı "büyükler" birilerine kızdıkları zamanlarda!Ne demekti ki diye düşündüğüm çok oldu aklımın ermediği o anlarda! Ve hep hayıflanırım hala... Neden benim Ermeni arkadaşım olmadı baba?

Pilgrimage Journal: A Warm Farewell

We spent the last 10 days following in Christ’s footsteps across the Holy Land. Our incredible journey came to a close at the very site from which Jesus ascended into heaven after giving his disciples the Great Commission. Here, at the Church of the Ascension, which is shared by Christians and Muslims, we attended a prayer service. We reflected on what Christ calls us to do, and thought about ways we can inspire others in our parishes once we return home.

Hükümet güya "provokatörler"in peşine düştü.

Peki asıl provokatör halka karşı acımasızca şiddet uygulayanlar, "benim polisim, senin gençliğin" diye bölenler, "camide içki içtiler, türbanlıları dövdüler" diye yalan söyleyerek insanları kışkırtanlar değil mi?...Bakınız aşağıda izleyeceğiniz görüntüler Eskişehir'den. Polis günlerdir direnen üniversite öğrencilerine saldırmakla kalmıyor, sokak aralarında kovalıyor. Halk camlarda bağırıyor "gidin buradan" diye...Polis cevap veriyor, hakaret ediyor. Halk soruyor: "Siz Türk polisi değil misiniz, bizim polisimiz değil misiniz?" Polisin cevabı yeterince açık: ''Siz Türk değilsiniz ki Ermeni'siniz, Hepinizin a*ına koyayım'

“1,5 milyon Ermeni öldürülmedi”

Rusya'daki Ermeni lobisi, "1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda 1,5 milyon Ermeni öldürülmedi, zaten o dönemde Ermenilerin toplam nüfusu 1,5 milyon idi" diyen Rus Prof. Dr. Mihail Meyer'e karşı saldırıya geçti... Programın ardından Rusya'da faaliyet gösteren Ermeni lobisi yaptığı açıklamada Meyer'i hedef tahtasına koydu. Ermeni lobisine göre Meyer, Rusya'nın sözde Ermeni soykırımını 2 kere tanıdığı gerçeğini umursamıyor . Ermeni lobisi, Meyer'i açıklamalarından dolayı kınadı. Rusya ve Ermenistan sivil toplum teşkilatlarının olaya sert tepki vermeye davet etti. Ermeniler, Kultura televizyon yönetimine de ateş püskürttü.

“Ermeni Lobisinin Etkinliği Azaldı”

Emekli Büyükelçi ve Avrasya İncelemeler Merkezi (AVİM) Onursal Başkanı Ömer Engin Lütem, Ermeni diasporası ve lobisinin geçmiş döneme göre etkinliğini bir ölçüde kaybettiği görülmektedir. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Birincisi, yukarıda da değindiğimiz gibi, Türkiye’nin ABD politikaları için artan önemidir. Yüz yıl kadar önce olan ve soykırım niteliği üzerinde ciddi şüpheler bulunan bir olayın günümüz politikalarını etkilemesi istenmemektedir. İkinci olarak ABD iç politikasını dikkate almak gerekmektedir. Geleneksel olarak Demokrat Parti, Cumhuriyetçilere nazaran,  azınlıkların talep ve hakları ile daha fazla ilgilenmektedir.  Oysa Ermeni lobisi, aşırı talepleri ve Başkan Obama’yı,  sözünü tutmadığını ileri sürerek, aşırı eleştirmesi nedeniyle Demokrat Parti ile olan ilişkilerinde bir soğukluk yaratmıştır. Öte yandan Cumhuriyetçilerin büyük kısmının soykırım iddiaları ile fazla ilgilenmediklerini tecrübeler göstermektedir.  Kısaca her iki parti ile olan ilişkileri nedeniyle Ermeni diaspora ve lobisi etkinliği eskisine nazaran azalmıştır. 

New York Times'tan Erdoğan'a tavsiye

"Kibri öfke uyandıran Erdoğan, otoriterliğiyle kaygıları artırıyor" New York Times gazetesinin editoryal kurulu, bugün yayınladıkları yazıda Başbakan Erdoğan'ın laik bir devlete muhafazakar bakış açısını zorlayarak ve karşı fikirleri bastırarak çok ileri gittiğini yazdı. Haberde New York Times'ın Erdoğan'ı hedef alan önemli eleştiriler dikkat çekiyor.

Presidents of Russia, Usa And France Issue a Special Statement on Nagorno- Karabakh Conflıct

Minsk Group cco-chairing ountries Russia, USA and France, issued a statement on the Nagorno Karabakh conflict peaceful settlement.  "We, the Presidents of the OSCE Minsk Group Co-Chair countries – France, the Russian Federation, and the United States of America – remain committed to helping the parties to the Nagorno-Karabakh conflict reach a lasting and peaceful settlement.

Ben Sana Profesör Olamazsın Demedim

Mehmet Y. Yılmaz / myy@hurriyet.com.tr
Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Atan, Gezi Parkı eylemlerine katılanlar için şöyle bir tweet atmış: “Yahudi, Ermeni ve Rum’sanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın”. İşte ırkçılığın en aşağılık biçimi budur! Ve bu adam profesör olmuş! YÖK’ün bu konuda kılını kıpırdatmayacağını tahmin edebilirim. Bakalım o heyet içinde böyle kafaya sahip olanların sayısı, olmayanlardan fazla mı, az mı? Tabii şimdi savcılara da dikkat edeceğiz: Bu ırkçı nefret suçu karşısında ne yapacaklar? 

Avrupa Birliği’yle Gergin Bekleyiş

Güven Özalp
Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle üç yıl aradan sonra 26 Haziran'da açmaya hazırlandığı başlık Almanya ve Hollanda'nın itirazları nedeniyle tehlikeye girdi. Ankara, Brüksel’in vereceği son kararı bekliyor... Ne olduysa son yirmi günde oldu ve Brüksel’deki hava Ankara’nın aleyhine döndü. Gezi Parkı bağlamındaki olaylara yönelik olarak hükümetin takındığı tavır ve bu konuda Avrupa Birliği’nin yaptığı açıklamalara verilen cevaplar başlık için aylardır harcanan onca çabanın boşa gitme riskine tavan yaptırdı... Özellikle hafta sonunda yaşanan gelişmeler ve yapılan açıklamalar “Türkiye’nin dostu” olan ülkelerin de elini kolunu bağladı. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in seçim kaygısı da devreye girince Berlin’i ikna etme çabaları şu ana kadar etkili olmadı.

Pontos Kırımı ‘Rumları hem vurduk hem sürdük’

Nevzat Onaran
Rumların Karadeniz’de yaşayanı Pontoslular’ın(1), Birinci Paylaşım Savaşında ve 1920’lerde neler yaşadığını kapsamlı bir analize tabi tutmayacağım. Önümüzdeki aylarda Evrensel Basım’ın yayımlanacağı ‘Cumhuriyet’te Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1920-1930)’ çalışmamdaki incelemeyi özetleyeceğim. Pontoslular’ın ata toprağında yaşayamaz duruma getirilmesi, Büyük Millet Meclisi zabıtları dahil resmi kayıtlarda “Rumları vurduk ve sürdük” ifadesiyle(2) aktarılmıştır.

Learning From Taksim Square: Architecture, State Power, and Public Space In Istanbul

In a matter of days, "Taksim Square" has become a household name akin to Tahrir Square, shorthand for a youthful protest movement against the brutality of state power in the Middle East. What began last week as a peaceful sit-in to protest the uprooting of trees from Gezi Park, one of Istanbul's last open green spaces near Taksim Square, has morphed into a broader Occupy movement against the Turkish government, with massive demonstrations in many Turkish cities, as well as solidarity demonstrations throughout the world. The movement shows the deep discontent within a large cross section of Turkish society against the increasingly authoritarian government, and especially its prime minister, Recep Tayyip Erdogan, of the ruling Islamist AKP party.

Column: Turkey's economy is vulnerable

By Hugo Dixon | Reuters
LONDON, June 17 (Reuters) - Tayyip Erdogan seems to like the concept of "choking" things. At the weekend, Turkey's prime minister sent riot police into an Istanbul park with tear gas and water cannons to clear out the protesters. A week earlier, he had threatened to "choke" an alleged "high-interest-rate lobby" of speculators who wanted to push interest rates up and suffocate the economy.

Ermeni Soykırımının anılması salonda adresini buldu

Ermenistan Diaspora Bakanı Hranuş Hakobyan, Cenevre’e Uluslararası Göç Örgütü (UGÖ) tarafından  «Göçe ilişkin uluslararası diyalog» çerçevesinde Diaspora temalı Bakanlar Konferansına katıldı. Konferansa  60’ı aşkın ülke temsilcisi katıldı... Konferansa katılan Türkiye delegasyonu bakan Hakobyan’ın konuşmasından hemen sonra, 2009 yılında imzalanan protokollere ilişkin hatırlatmada bulunarak, Ermeni Soykırımı tarihi gerçekliğinin araştırılması gerektiğini kaydederek yanıtlamaya çalıştı. Hakobyan, Ermenistan delegasyonu adına  Türk heyetine hitaben, Ermeni Soykırımının anılmasının salonda gerçek adresini bulmasına memnun olduğunu belirterek tepkisini kaydetti. Bakan Ermeni Diasporasının Türkiye tarafından işlenen Ermeni Soykırımının sonucu olduğunu ve Türk delegenin bu konuda herhangi bir şüphesi olmadığını zannettiğini ve Ermeni Soykırımının tanınacağı en nihayetinde bir günün geleceğine ifade etti.

The Case Against Legitimizing Genocide Deniers: Scholars Speak Up

The participation of a number of Armenian studies and genocide studies scholars in “The Caucasus at the Imperial Twilight” conference in Tbilisi, Georgia, organized by Prof. M. Hakan Yavuz of the University of Utah and sponsored by the Turkish Coalition of America (TCA), has generated great controversy in the diaspora as well as in Armenia over the enabling of genocide denial. The individual and organization at the heart of this conference have, for much of the past decade, been actively engaged in efforts to extend the denial of the Armenian Genocide into academia as well as in the political realm in North America.

Devrimci 20 Ermeni Anıldı

Değerli dostlar, İstanbul’da bir grup aydın insanın, 15 haziran 1915’te Konstantinopolis Sultan Beyazıt meydanında idam edilen Sosyal Demokrat Hınçak Partisi’nin 20 yiğidini anma girişiminde bulunmasıyla ilgili haberi ilk duyduğumuzda pek hoş bir sarsıntı yaşadık. Türkiye toplumunun temsilcileri tarafından düşünülen, planlanan ve örgütlenen bu girişim doğal olarak bizi heyecanlandırıp, sevindirdi tabii…

Aram Haçaturyan’ın eserleri UNESCO «Dünya Belleği»ne kaydedildi

18 Haziran’da  Kore Cumhuriyetinde gerçekleşen  UNESCO «Dünya Belleği» Programı Komite Oturumunda UNESCO Genel Direktörü  kararı ve Uluslararası İstişare Komitesi raporu zemininde  «Aram Haçaturyan’ın elyazması notaları ve film müzikleri»nin Programın «Dünya Belleği»ne (Memory of the World International Register) kaydedilmesi kararı alındı.

Postcard From Turke

By Thomas L. Friedman
ISTANBUL — Having witnessed the Egyptian uprising in Tahrir Square in Cairo in 2011, I was eager to compare it with the protests by Turkish youths here in Taksim Square in 2013. They are very different. The Egyptians wanted to oust President Hosni Mubarak. Theirs was an act of “revolution.” The Turks are engaged in an act of “revulsion.” They aren’t (yet) trying to throw out their democratically elected Islamist prime minister, Recep Tayyip Erdogan. What they’re doing is calling him out. Their message is simple: “Get out of our faces, stop choking our democracy and stop acting like such a pompous, overbearing, modern-day Sultan.”

Almaya Başbanı Merkel'in Ankara'ya çelmesi

Almanya'da Başbakan Angela Merkel'in liderliğini yaptığı Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) ve küçük ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik Parti (CSU), 22 Eylül için hazırladığı seçim programında Türkiye'nin AB üyeliğine kesin bir dille karşı çıktı. Toplam 125 sayfalık taslak metinde AB-Türkiye ilişkileri için şu ifadeler kullanıldı: "AB ve Türkiye arasında güçlü bir işbirliği arzusundayız. Aynı zamanda dış konular ve güvenlik hususunda da yakın stratejik işbirliğinden yanayız." Ancak metindeki "Türkiye'nin AB'ye katılım için gerekli kriterleri karşılamamasından dolayı tam üyeliğine karşıyız. Bu ülke, büyüklüğü ve ekonomik yapısından ötürü AB'ye fazla yük getirecektir" ifadesi, her iki partinin de Ankara'nın üyelik sürecine olan sert duruşunu yansıttı.

Baskın Oran: İktidar barış sürecini paçavra gibi buruşturup attı!

"Âkil İnsanlar Heyeti” çalışmalarına Nisan başında davet edildiğimde, bunu bir ulusal görev saydım. Tereddütsüz. Tersi, kanamanın devamını istemek olurdu. Doksan yıldır kanayan ağır yaranın pansumanı başlıyordu... Bu ulusal görevi yapmak için, birçok arkadaşım gibi, Ege gibi bir yerde, elimi ağır taşın altına koydum. Doksan yıldır ezberletilen paranoya yüklü bir dizi soruya/saldırıya bilimsel cevaplar vermek için iki ay boyunca büyük sabırla emek harcadım; helal ediyorum. Ama Sn. Başbakan’ın, cesaret ve ferasetle ve kendi eliyle başlattığı Barış Süreci’ni yine kendi eliyle boğmasına daha fazla seyirci kalamayacağım.

16 Haziranda Beykoz'daydık

Pazar günü, İstanbul'un en yaşadığı en zor gecelerden birinin sabahında Beykoz'da badarak için toplandık. Gece olayları görünce pek kimsenin gelmeyeceğini hatta Badarak'ın iptal bile edilebileceğini düşünmüştük. Ne var ki, Aram Srpazan, Lusavoriç korosu, Bakırköy belediyesinin tahsis ettiği otobüsler ve çeşitli semtlerden gelen insanlarımız kiliseyi her zamanki gibi doldurdular. Kilisede yapılan Badarak ve Hokehankist'in ardından kilise bahçesinde Beykoz'un geleneksel sofralarından birine geçildi.

Duran insanlar yönünü Gezi Parkına çevirdi

İdris Emen
Polisin Gezi Parkı’na müdahalesinin sonrasında performans sanatçısı Erdem Gündüz, dün akşam hareket etmeden ve konuşmadan yönü Atatürk Kültür Merkezine çevirerek ayakta durma eylemi başlatarak sosyal medyanın gündemine oturmuştu. Gündüz’ün başlattığı ilginç eylem devam ederken Taksim meydanındaki eylemcilerden bir kısmı yönünü Atatürk Kültür Merkezi yerine Gezi Parkına çevirdi. Bütün gün devam eden duran adam eylemine katılan bir grup eylemci Gezi Parkını unutturmamak için bu gün saat 21:00 civarlarında yönünü Gezi Parkına çevirerek Hükümetin Gezi Parkı üzerinde uyguladığı politikayı protesto etti.

Şişli Spor Kulübünde Gazeteci Arman Talay Anıldı

Türkiye'nin ve cemaatimizin yetiştirdiği önemli gazetecilerinden usta spor yazarı, merhum Arman Talay, ölümünün 15. yıl dönümünde, Şişli Spor Kulübü Yönetim Kurulu tarafından törenle anıldı. Törende Arman Talay'ın resminin bulunduğu özel tişörtleri giyildi, merhumun hayatı ve başarıları anlatıldı ve saygı duruşunda bulunuldu. Yöneticiler böyle değerlerimize sahip çıkılmasının ve vefalı olunmasının şart olduğunun belirttiler..

BM'den Türkiye'ye "Gezi" çağrısı

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Gezi Parkı odaklı gösterilere ilişkin "azami itidal ve diyalog" çağrısı yaptı. Açıklamada şunlar ifade edildi: "Genel Sekreter, farklılıkların giderilmesi ve çatışmanın önlenmesi için azami itidal ve yapıcı diyalog kurulması çağrısı yapıyor. Kendisi, istikrarın diyalog, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğüne saygı yoluyla garanti altına alınabileceğine inanıyor."

State Department "Deeply Concerned" over Turkey's Prosecution of Nisanyan

The ANCA has welcomed the State Department's first public expression of concern regarding a recent Turkish court’s “blasphemy” ruling against noted journalist and writer Sevan Nisanyan, an ethnic Armenian citizen of Turkey.

Taksim Dayanışma: Cadı Avı’nı kınıyoruz

4 Ölüm ve binlerce yaralıya neden olan orantısız şiddet bugün itibariyle CADI AVI’na dönüşmüş durumda. Hükümetin bu tavrını kınıyor ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep ediyoruz... Demokratik haklarını kullanan yurttaşlarımıza yönelik şiddet, şimdi de gözaltı ve tutuklamalarla devam ettirilmek isteniyor. Meslek Odalarına ve partilere yönelik tutuklamalar artarak devam ediyor. Bugün an itibariye tespit edilebildiği kadarıyla İstanbul’da 253, Ankara’da 142 kişi gözaltına alınmış durumda. Bu rakam her geçen saat de artmakta ve yurdun her tarafında bu yönlü uygulamalar devam ediyor. Gözaltına alınan herkesin bir an önce serbest bırakılmasını ve bu antidemokratik tutuma son verilmesini istiyoruz.

Dink cinayetinin 12,5 yıla mahkum olan tutuksuz sanığı yakalandı

AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesiyle ilgili davada 12 yıl 6 ay hapse mahkum olan tutuksuz sanık Ersin Yolcu, Yargıtay'ın kararı onamasının ardından Trabzon'da yakalanarak cezaevine konuldu.

Erdoğan ve Ermeni sorunu

Gerard J. Libaridian*
AKP ve Erdoğan 2002 yılında iktidara geldiğinde, özellikle 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Hükümetinin Ermenilere reva gördüğü muamele başta olmak üzere, devletin genel anlamda tarihi konulara yaklaşımını ve bununla ilgili politikalarını düzelteceğine yönelik emareler mevcuttu. Siyasî felsefeleri laik devletçilik ve milliyetçilikten ziyade dinî kavramlardan esinlendiği için, Erdoğan ve AKP bu politikaları kınayabilir; sorumluluğun İslam’da değil, aşırı devletçi ve milliyetçi ideolojiye ait olduğunu vurgulayabilirlerdi. Böylelikle İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) Hükümetinin savaş döneminde yürüttüğü ve İslamî değerlerle bağdaşmayan fanatik politikalarını reddederek hoşgörülü Osmanlı mirasını yaşatabilirlerdi. Öyle ki, İTC’nin politikalarını en iyi tanımlayan tâbir soykırım ise, buna da itiraz etmeyebilirlerdi.

Invitation à la conférence de presse sur la liberté d'expression en Turquie

L'Association des Arméniens Démocrates de Belgique- Les Ateliers du Soleil- L'Institut Assyrien de Belgique- L'Institut Kurde de Bruxelles- La Fondation Info-Türk ont l'honneur de vous inviter à la CONFERENCE DE PRESSE  Où en est la liberté d'expression en Turquie ? par

M. Sevan NISANYAN

Türkiye’yi Ermeni sorununda muhatapsız bırakmak

M. Fatih Öztarsu
Tüm Ermeni mercilerini Türkiye'nin barış yönlü girişimlerine karşı savaşa çağıran The Armenian Weekly, gelecek adına atılan olumlu adımlardan duyduğu rahatsızlığı Erivan'ın da dikkatine sunarak Ermenistan'dan gelecek olan araştırmacılar üzerinde baskı kurmayı başardı ve adları, bir suçluymuş gibi, sıralanan katılımcıların programa gelişleri engellendi. Ermeni'yi Ermeni'yle kavga ettirerek barışı önleme girişimi yüzyıl önce de çeşitli komiteci Ermeniler tarafından da kullanılmış ve bir milletin felaketine sebep olunmuştu. Nitekim kara propagandaya aldanmayıp herkesin bu programlarda kendisini ifade etmesinin doğal bir şey olduğunu belirten sağduyulu Ermeniler de tepkilerini göstermişlerdir. Artık Erivan yönetiminin de bu tür despotik yaklaşımları ve Türkiye'ye yönelik şikayetçi tavırlarını bırakarak makul şekilde hareket etmesi lazımdır. (Ne güzel belli ki Fatih Bey. bizi bizden çok düşünüyor(!), yandaşı Ermenilere de denecek bir şey yok. HYETERT)

Ermenistan’da “kayısı protestosu”

Ermenistan’ın Ararat bölgesinde binden fazla köylü kayısı fiyatlarındaki düşüşü protesto etti. Protesto için Aygezard, Kaktsraşen ve Narek bölgelerinin giriş yollarını kapatan köylüler, şimdiye kadar kasasını 12 dolardan sattıkları kayısıyı 9 dolardan almak isteyen toptancıların kendilerini mağdur ettiklerini açıkladı.

Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

Diyarbekir/Amed'de ikincisi düzenlenen ‘Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı’ sonuç bildirgesi açıklandı... "7- Kürdistan coğrafyasında yaşayan Ermeni, Asuri-Süryani, Arap, Mıhallemi ve Türkmen gibi birçok halk ile Müslüman, Hristiyan, Musevi, Ezidi ve Aleviler gibi inanç grupları hem devletin politikaları nedeniyle hem de bu politikaların yol açtığı yanlış bilinç nedeniyle önemli zorluklar yaşamaktadır. Öncelikle tüm bu geçmişle yüzleşerek, yeni, eşit bir yaşam kurmak gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle kimliklerin özgürce ve inançları doğrultusunda yaşayabilmeleri ve gereken koşulların sağlanması için Konferansımız etkin çaba içinde olacaktır. Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı 20.YY. boyunca tekleştirici politikalar nedeniyle kendi topraklarından kopmuş tüm kesimleri geri dönmeye çağırır."

Kırım Tatarlarından Ermeni Tasarısına Tepki

TurkishNY.com - Ukrayna Parlamentosu’nda sunulan sözde Ermeni soykırımının tanınmasına ilişkin yasa tasarısına, Kırım Tatar Meclisi Başkanı Mustafa Cemiloğlu’ndan tepki geldi. Asbarez’in Rusya’da yayınlanan Yerkramas Armenian gazetesinden alıntıladığı habere göre Kırım Tatarları lideri ve Ukrayna Parlamentosu üyesi Cemiloğlu, “Yasa tasarısı Parlamento’dan geçse bile, Başkanın (tasarıyı) imzalama yönünde çok isteği olacağına inanmıyorum” dedi. Cemiloğlu, yasa tasarısını Ukrayna Parlamentosu tarafından atılmış “düşüncesiz ve sağlıksız bir adım” olarak nitelendirdi.

1915'de Katledilen Ermeni Tıp Mensupları Anısına

Osmanlı topraklarında  hizmet veren Ermeni hekimlerinin  çoğunluğu, 1915'ten önce muhafazakar siyaset görüşünün temsilcileri olmuşlardır. Ancak aralarında belirli sayıda liberal, sosyal demokrat ve özgürlükçü görüşün savunucusu, Ermeni halkının temel hak ve hürriyetlerini açıkça savunan, devrimci, parti yöneticisi ve kanaat önderi Ermeni hekimler de olmuştur.1915 de Ermeni halkına İttihatçılar tarafından uygulanan vahşet ve zulümden, Osmanlıya hizmette kusur etmeyen muhafazakar görüşlü Ermeni hekimler de paylarına düşeni almışlar, Ermeni oldukları için tutuklanmışlar işkence ve baskı görmüşlerdir.

Ermeni Mezarlığına Büyük Saygısızlık

İstanbul Şişli Ermeni Mezarlığı içine polis girerek, sanki futbol sahasıymış gibi saygısızlık yaparak, pusu kurup halka gaz attı.

1915 Ve Süryaniler

 Muzaffer İris
24 Nisan Ermeniler için soykırım, (medz yeghern) büyük felaket, Süryaniler için ise ‘Seyfo’nun (kılıç) 98. yılı. Bütün dünya deyim yerindeyse Obama’nın yapacağı konuşmayı ‘dört gözle’ bekledi. Acaba soykırım diyecek mi demeyecek mi? Obama’nın Amerika ’dan yapacağı siyasi ve ekonomik çıkara dayalı konuşmayı bir kenara bırakıp kendi coğrafyamızda yaşanan acılara değinmek daha gerçekçi olmalı.İttihat ve Terakki zihniyetinin önderlerinden Mehmet Talat Paşa katliamlarını gerçekleştirirken Ermeni, Rum ve Süryani farkı gözetmemişti. O önemli bir tehdit unsuru olarak gördüğü bu halkları imha etmenin kararını önceden almıştı. O, bu halkları nerede toplayacağının, nasıl tehcir edeceğinin, nerelerde öldüreceklerinin, mallarının nasıl dağıtılacağının, nüfuslarının nasıl azaltılacağının bütün hesaplarını
yapmıştı. Ona göre; Balkanlar’da kaybedilen savaşların intikamı ancak böyle alınırdı.

ABD başkanı Woodrow Wilson’a açık mektup

Şubat 1919.
Sayın Başkan, Geçtiğimiz yıl 8 Ocak’ta Siz Birleşik Devletler Kongresine, Osmanlı İmparatorluğundaki tüm Türk olmayan milletlerin kurtuluşu talebinin gündeme getirilmesi çağrısıyla başvurmuştunuz. Onların arasında kuşkusuz  Ermeni halkı da bulunmakta. İşte bu halk adına Size başvuruyorum. Anadolunun kalkınan kentlerinden ve  bereketli ovalarından başlayan ve Furat sahillerinde ve Mezopotamya’nın taşlı çöllerinde son bulan Ermeni halkının korkunç kıyımına tanıklık eden az sayıda Avrupalıdan biri olarak, Sizin dikkatinizi kabus ve bedbahtlık manzaralarına çekmek cüretinde bulunuyorum, bunlar iki yıl müddetle sürekli gözlerimin önünden geçiyordu ve bunları artık asla unutamam.

Türkiye hızla tehlikeli sulara doğru seyrediyor! Ve Sayın Başbakan, mesele sizden başkası değil!

Hasan Cemal
Türkiye hızla tehlikeli sulara sürükleniyor. Ve bu durum kendisi gibi düşünmeyen herkese haddini bildirmeye bayılan tek adamlık ruh halinden kaynaklanıyor. Şunu iyi bilin Sayın Başbakan; mesele sizsiniz, başkası değil! Sayın Başbakan, diliniz ve söyleminizle Türkiye’yi her geçen gün daha fazla cepheleştiriyor, bölüyor ve uçlara itiyorsunuz. Ankara’dan sonra dünkü İstanbul mitingi de aynen böyleydi. Tehdit ve aşağılama hiç eksik olmadı konuşmalarınızdan.

Son günlerin öne çıkan gerçekleri

Müslim Korkmaz / Kızılbaş Dergisi
Devletin iktidar partisi ile Muhalefet (Kemalist, faşist, ulusalcı, Ergenekoncu) kesim arasındaki iktidar mücadelesi, Türkiye'nin kalbi Taksim'de ve bazı büyük şehirlerinde devam ediyor... Kürdlere de diyoruz ki, meydanlara çıkmak istiyorsanız, kitlenizi kardeş edebiyatıyla Taksim'e sürüp aldatacağınıza, onların gazını almaya çalışacağınıza, Roboski Katliamı, Erciş Orman Katliamı; Akarsularımızı ve coğrafyamızı  yok edecek olan barajları veya hala suçsuz olarak içerde dayak ve tecavüze uğrayan çocuk genç insanlarımızın, yakılmış, yıkılmış köy ve ormanlarımızın durumunu sesini haykırın! Yarin, kendi devlet çıkarları doğrultusunda ve demokratik her isteme karşı çıkacakları belli olan bu ırkçı, Kemalist, ulusalcı, Ergenekoncu kesimden kimseye bir fayda gelmez. (Bizim aslanlar alınmaz inşallah. HYETERT)

Babalar Günü Kutlu Olsun- Şnorhavor Hayreru Or- Happy Father's Day


Başbakan Erdoğan'ın İstanbul Kazlıçeşme Mitingi Konuşması

"Seka'yı park yapacağız dedik. Şimdi o devasa alan parktır park. Kocaeli halkı şimdi orada geziyor dinleniyor. Belli bir kısmı da şehir müzesi olarak kullanılıyor. Biz Taksim'e şehir müzesi dedik. Oradaki 500 ağaç yerinde duracak. Bütün araçlar Taksim'de artık yer altına alınıyor. Egzoz kokusunu artık teneffüs etmeyeceğiz. Hayır olmaz diyorlar ama biz de diyoruz ki Halk ne derse o olur. 1 hafta önce CHP Genel Başkanı çıktı halk oylaması dedi. Dün çıktı ne plebisit ne yargı ne de halk oylaması diyor. Sen kimsin ya? Millete rağmen sen bir şey söyleyemezsin? Bu neyin kafası? Sorsan plebisit de bilmez. Geçti o günler.. 27 Mayıslar gerilerde kaldı. İstesen de istemesen de egemenlik milletindir. Demokrasinin sahibi millettir sandığın sahibi millettir. Bunu kabul edeceksin."

31 Mayıs’tan 31 Mart çıkarmak

Mustafa Armağan
Olayların heyecanına kapılmış bir Tweetter’cı soruyordu: “31 Mart ile 31 Mayıs olayları arasında benzerlikler var mı? Her ikisi de Topçu Kışlası’nda başlamış, doğru mu?” ... 31 Mart isyanı Topçu Kışlası’nda başlamamıştı. İsyanın başladığı değil, tam tersine bittiği yerlerden biriydi Topçu Kışlası... “Surp Agop Mezarlığı’na yerleştirdikleri toplarla Taşkışla’nın Harbiye yönündeki numune bölümlerinin koğuşlarına ateş edildi, bütün efradı can verdi, sağ kalanlar da süngülenerek öldürüldü. Sonra 7. Alay Komutanı İsmail Hakkı Bey, Enver Bey (Paşa) tarafından tokatlandı. İsmail Hakkı Bey bu hakarete tahammül edemeyip Enver Bey’in yüzüne tükürünce üç subayla birlikte Bulgar eşkıyası Sandanski tarafından kurşuna dizildi. Teslim olan askerler birer birer süngülenerek öldürüldü. Kışla avlusunda cesetler yığılmış bir mezbaha halinde idi. Cesetler (bugün üstünde Divan Oteli, Radyo Evi gibi binaların bulunduğu) Surp Agop Ermeni Mezarlığı’nda açılan çukurlara gömdürüldü.” (Mezarlığın adı Surp Agop mu Pangaltı Mezarlığı mı? Bazı kaynaklar Surp Agop derken bazıları Pangaltı diyor. HYETERT) 
Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/mustafa-armagan/31-mayistan-31-mart-cikarmak_2100910.html

Maastricht Yakınlaşma Kriterleri: Türkiye Ekonomisi Değerlendirmesi

AB’ye üye olabilmek için getirilen Kopenhag Kriterleri’nin yanında, birlik üyesi ülkelerin yerine getirmesi gereken kriterler de belirlenmiştir. AB üyesi ülkelerin, ekonomik ve parasal birlik (EPB) alanına dâhil olup, Avro’ya geçmesi için ekonomik olarak bazı şartları sağlaması gerekmektedir. Maastricht Yakınlaşma Kriterleri olarak adlandırılan bu kriterler, enflasyon, faiz, döviz kuru ve mali disiplinden oluşmaktadır. Maastricht Yakınlaşma Kriterleri, AB üyesi ülkelerin EPB’ye katılımı sırasında dikkate alınan kriterlerdir. Bu kriterler, birlik üyesi ülkelerin maliye ve para politikalarının kullanımında belirli ölçüde kısıtlanması anlamını taşımaktadır... Maastricht Yakınlaşma Kriterleri’nden bütçe ve kamu borcu kriterlerinde, Türkiye pek çok AB üyesi ülkeye ve EPB ortalamasına göre daha iyi durumda bulunmaktadır. Enflasyon ve faiz kriterleri ise halen AB üyelerine göre yüksek bir bantta seyretse de kısa zamanda çok büyük iyileştirmeler sağlanmıştır.

Flash Flash... Vali Mutlu'dan müdahale açıklaması

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, polisin Gezi Parkı'na yaptığı müdahale sonrası açıklamalarda bulundu. Artık Gezi Parkı'ndaki eylemlerini bekleyişlerini bitirmelerini kendilerinden istediğimiz gençlere ve orada beklemekte olan eylemci gruplara yönelik bir müdahalemiz oldu. Bunu yaparken özellikle yarım saati aşkın bir süre 40 dakikaya yakın parkın boşaltılması yönünde önemli duyurular yaptık.