Etiketler

Brüksel’de 3. Avrupa Ermenileri Kongresi gerçekleştirilecek

15-16 Ekim’de 3. Avrupa Ermenileri Kongresi gerçekleştirilecek. Açıklama 26 Temmuz’da gerçekleştirilen basın toplantısı esnasında  Avrupa «Ermeni Davası» Komitesi Bşk. Gaspar Karapetyan’dan geldi. Açıklamada kongrenin ilk günü kapalı gerçekleştirilecek. Kongrenin ilk gün etkinliklerine sadece Ermenistan ve Dağlık Karabağ Hükümetleri temsilcileri, Ermeni diplomatlar, Ermeni toplumu temsilcileri yanısıra Kilikya Katolikosu Aram I katılacak. Kongreye katılan konukların toplam sayısı yaklaşık 200 kişiyi bulmakta.

Garegin II: Ermeni Kilisesi Suriye halkıyla dayanışmasına devam edecek

Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, bugün 26 Temmuz’da Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de Suriye’nin Ermenistan Geçici Maslahatgüzarı İssam Nayal’i kabul etti. Ana Taht Enformasyon Dairesinden verilen bilgiye göre; Garegin II buluşmada Suriye’deki hakim duruma ilişkin endişesini ifade etti, çatışma sonucunda Suriye halkının kayıpları ve sebebiyet verilen tabribattan ötürü acısını belirtti. Katolikos, Ermeni Kilisesinin ağır koşullarda bulunan Suriye halkıyla dayanışmasına devam edeceğini ifade etti.

Osmanlıda Rum basını

Ömer Aymalı
İlk Rumca gazete ise yine ayı tarihte İzmir’de Filos Ton Neon  adıyla yayınlanmaya başladı.  Uzun ömürlü olmayan bu gazetenin ardından 1838’den 1922 yılına kadar yayın hayatına devam edecek olan ve Rumca basın tarihinde önemli bir yeri olan Amalthia yayınlanmaya başladı. Bu arada resmi devlet gazetesi olan Takvim-i Vekayi de Türkçenin yanında Rumca da yayına başladı.Rumca basın 19.yyın ortalarından itibaren İstanbul merkezli olarak arttı.  Mesela 1876 yılında İstanbul’da yayınlanan 47 gazetenin 13’ü Türkçe iken ,9’u ise Rumca’ydı. Bu gazetelerden Bizantis, Eklisiastiki Altietia gazeteleri Fener Rum Patrikhanesinin sözcüsü olarak yayınlanıyordu.  Kilisenin ve cemaatin etkisinde yayın yaparak var olan statünün devamı yönünde yayın yapıyorlardı ve Rumlar arasındaki yeni akımlara karşı tavır almışlardı. Yunanistan kendi kilisesinin özerkliğini ilan ettiği için İstanbul’daki Rum basını tarafından desteklenmiyordu. Bu gazeteler Bab-ı Ali tarafından maddi olarak da himaye görmekteydiler. Örneğin Armonia ( Ahenk ) Anatolikos Astir ( Anadolu Yıldızı ) de çıkan yazılarda Osmanlı-Yunan işbirliği ve Patrikhane destekleniyordu.

Summer Night at the Western Diocese and Groundbreaking Ceremony of the Armenian Martyrs Monument

Begins: Thursday, August 1 at 7:30pm
Contact: araxie.boyamian@gmail.com
Location: Turpanjian Plaza of the Western Diocese
Address: 3325 N. Glenoaks Blvd. Burbank CA, 91504

Anayasa Mahkemesi: Mardin Süryani Katolik Kilise'sinin "Din Hürriyeti İhlal Edilmiyor"

Mardin Kadastro İl Müdürlüğünce yapılan kadastro çalışma sonucunda, Meryem Ana Kilisesi'nin de Hazine adına tescil edildiği ve iki aylık ilan süresinde itiraz edilmediği ifade edilen kararda, vakfın, kilise ile Patrikhane binası arasındaki duvarın kilise kısmanda kalan ve kilisenin ayin cemaatinin giriş yaptığı, koronun kıyafetlerini giydiği, ilahilerin okunduğu ve din adamlarının inzivaya çekildikleri alanın da kadastro uygulaması sırasında sınırların yanlış değerlendirmesi sonucu Hazine adına tescil edildiği gerekçesiyle kendi adına tescil talebiyle dava açtığı anımsatıldı. Bu davanın da reddedildiğinin belirtildiği gerekçeli kararda, 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitlerin kesinleştiği belirtildi.

Did the Armenian Writers Conference Walk the Talk?

There are several schools of thought about how to behave in a foreign country. “When in Rome, do as the Romans do,” is one such advisory. But – and I’m really thinking of Armenia-Diaspora relations – what about a self-identifying Roman whose family has been in exile for several generations? What if this individual often visited Rome and participated in its culture with an eye on solidarity with its people? And what if Rome was in economic and political turmoil and the people were leaving in droves? Could one then afford to merely “do as the Romans do?” Such questions arose in my mind during my recent 40-day stay in Armenia and Artsakh, which concluded with my participation in the Fifth Conference of Writers of Armenian Origin Composing in Foreign Languages.

"Trabzon'da Hristiyan geçmiş siliniyor"

Economist dergisi, "Bizans mimarisinin en güzel örneklerinden biri" olarak nitelediği 13. yüzyıldan kalma Trabzon'daki Ayasofya kilisesinin camiye dönüştürülmesine tepkilere dikkat çekerken "Diğer bazı Hristiyan anıtsal yapılar gibi Trabzon'daki Ayasofya, laikler ile İslamcılar arasındaki mücadelenin bir sembolü haline geldi" diye yazdı.

Camp Nubar's Lake Arax will be blessed and re-dedicated on Sunday

Camp Nubar Turns 50
Archbishop Khajag Barsamian, Diocesan Primate, will visit AGBU Camp Nubar on Sunday, July 28, as the camp celebrates its 50th anniversary. Archbishop Barsamian will bless the camp in a special ceremony, with campers, staff, and guests participating. The Primate also will preside over the re-dedication and blessing of the camp’s Lake Arax.

Taraf reports on destruction and plunder of Armenian buildings in Turkey

 The famous Turkish Taraf Periodical touched upon the destruction activities of the Armenian buildings and structures located in different Turkish territories. As reported by Armenpress, Taraf wrote about the decision of the Turkish authorities to demolish the Armenian houses in one of the districts in Muş Province and build new apartment buildings. The Periodical quoted the words of the Muş Mayor Necmettin Dede that the houses do not belong to the Armenians. Dede announced that by now no Armenian has submitted a property certificate to prove that the property belongs to an Armenian.

“The Smyrna Catastrophe, 1922-2013”

The Zoryan Institute   
An Illustrated Lecture in Tribute to Professor Marjorie Housepian Dobkin, Human Rights Advocate and Pioneering Author of Smyrna 1922: The Destruction of a City by Prof. Richard G. Hovannisian.
Date:Sunday, August 11, 2013
Time:2:00 p.m.
Location:Armenian Community Centre, 45 Hallcrown Place, Toronto

AYM’nin yeni laiklik yorumu daha özgürlükçü bir yorum mu?

Mine Yıldırım
Sonuç olarak, AYM’nin daha özgürlükçü olarak nitelendirdiği yorumu, daha özgürlükçü bir yorum olmaktan çok, devletin özgürlükleri kısıtlamasını hiçbir değerlendirmeye tabi tutmadan olağan karşılayan ve bu yasak üzerinden devletin din işlerine daha fazla dahil olmasını ve – kendi algıladığı biçimiyle- çoğunluğun ihtiyaçlarını dikkate alarak İslam dini yönünde tercih yapmasını haklı gören bir yorumla sonuçlanmıştır. Karar, Anayasa’da ve yasalarda ne gibi hükümler yer alırsa alsın, yasaların uygulanma biçiminin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Tarihi manastır yıkılmak üzere!

Gevaş ilçesi Altınsaç (Kanzak) köyünde yer alan Surp Tovmas Manastırı (Dêra Mezin) kaderine terk edilirken, defineciler tarafından yapılan kazılar nedeniyle manastır yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Sanat Tarihçisi Mesut Gül, İslam mimarisine verilen değerin Ermeni manastırlarına da verilmesi gerektiğini söyledi. Ermeni Rışduni Prensliği'nin 8'inci yüzyıl sonlarına kadar başkenti olan ve daha sonra Ardzırunilerin yönetimine geçen Van'ın Gevaş (Vestan) ilçesinde yer alan Surp Tovmas Manastırı'nın (Dêra Mezin), sahipsiz bırakılması, manastırı yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.

Belçika’ya sözde Süryani soykırım anıtı dikiliyor

Avustralya, Amerika, Ermenistan ve Fransa’dan sonra bu defa Belçika’nın Liège şehrinde yeni bir Asuri soykırımı anıtı dikiliyor. Anıt çalışmalarının yaklaşık bir seneden beri Belçika Süryani Enstitüsü ve Seyfo Center’ın inisiyatifiyle devam ettiği öğrenildi. Sözde soykırımda Süryani, Ermeni ve Pontus Rum toplumunun dörtte üçünün yok edildiği öne sürülüyor.

2015 için ne yapıyoruz?

Mehmet Çetingüleç
Peki Ermenilerin 100. yıl planına karşı bizim hazırlığımız nedir?
* Ermeni terör örgütü ASALA tarafından 1973-1984 yılları arasında şehit edilen 34 Türk diplomatın anısına İzmir Bayraklı'da bir anıt inşa edilecek.
* Ermeniler tarafından 1. Dünya Savaşı'nda katledilen Türkler anısına İstanbul ve Ankara'da iki anıt yapılacak.
* Yurt dışından gelen doktora ve yüksek lisans öğrencileri ile tur rehberleri 1915 olayları konusunda bilgilendiriliyor. Uygulama devam edecek.
* Osmanlı döneminde değişik etnik grupların barış ve huzur içinde yaşadığını göstermek için "Osmanlı Milletler Müzesi" kurulacak.

Kayıp Ermenileri buluşturan mezar taşları Yıllar sonra Malatya’da akrabalarını buldular…


Sultan Kılıç / Demokrat Haber Malatya
Krikor Marc Kazourian’ın dedesi Toros, Malatya’da terzidir. Malatya merkezde ve Babuhtu’da iki evleri vardır. Yazın Babuhtu’da otururlar, bahçelerinde her tür ağaç ve bostan yetiştirirler. Akrabalarıyla, komşularıyla paylaşırlar ürettiklerini. Mutluluk budur, diye kaygısız yaşarken Ermeni soykırımı başlar apansız. Tüm Ermeniler gibi Malatyalı Ermeniler de Temmuz’da zemheriyi iliklerinde hisseder. Babuhtu’daki evlerinde gizlenirler bir süre, balta darbeleriyle parçalanma korkusuyla.Kışlık evler taranmış, sıra yazlıklara, köylere gelmiş, çember daralmıştır Ermeniler için. Endişe, ölüm korkusu Babuhtu’nun bağlarını cennetlikten çıkarmıştır. Her tıkırtı, ölümün ayak sesidir artık.

Talat adında bir Ermeni

Khatchig Mouradian* / Radikal
Talat, 1915'ten sağ kurtulan bir ailenin oğlu...
Onunla ilk kez Diyarbakır’ın önce Ermenilere, sonra Kürtlere yönelik- üst üste şiddet katmanları üzerinde yükselen Lice ilçesinde tanıştım. Ankara ’daki bir konferansta konuşma yapmamdan bir gün önceydi. Ailesi, bizi, sıcak bir hoş geldinle karşıladı. Ne de olsa, Talat’ın kısa süre önce Müslüman ismini Armen’e çeviren ve Diyarbakır’da Ermenice kurslarına giden erkek kardeşiyle arkadaştım. Eski tarz oturma odasındaki kanepede nutkum tutulmuş halde ne kadar oturduğumu hatırlamıyorum, bu arada arkadaşlarımın aileyle daldığı sohbet benim sessizliğimin yakışıksızlığını hafifletiyordu.

Vicdanları tapuya gömdüler

Tüğba Tekerek
Vicdanları tapuya gömdüler. Ermenilerin mallarını geri istememesi için yıllarca ülkeye sokulmadığını söyleyen tarihçi Taner Akçam, “Tapu Müdürlüğü’nün talimatı var, bilgi vermek yasak” diyor. Tarih profesörü Taner Akçam’la Ermeni mallarının 1915’ten bu yana nasıl yağmalandığına ilişkin söyleşimize dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Akçam söyleşinin dün yayımlanan kısmında “Ermenilere mallarınızın karşılığı gittiğiniz yerde verilecektir” dendiğini ama hiçbir zaman verilmediğini anlatmıştı. Bugünkü bölümde ise bu hukuksuzluğun Cumhuriyet tarihi boyunca hangi yollarla sürdürüldüğünü anlatıp “Şimdi mallarını isteseler öne sürebileceğimiz hiçbir hukuki gerekçe yok” diyor.

Kiliseye tescil!

Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürü Mihriban Karaaslan; “Mereto zirvesindeki kilise, Kültür varlığı özelliği gösterdiğinden kilise 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 7. tespit ve tescil maddesi uyarınca tesciline, Koruma kurulunun birinci kategorisinde belirlenmesine uygun olduğuna karar verildi” dedi. 8 kişilik kurulun kilisenin tesciline karar vermesini sevinçle karşıladıklarını söyleyen Dernek Başkanı Aziz Dağcı; “Kurula kiliseyle ilgili belge, rapor, tescil fişi, harita ve fotoğrafları sunduk. Kilisemiz tescil edildi. Karar tek kelimeyle sevindirici” diye konuştu.

İsrail Nurhan Manukyan’ı resmen Kudüs Ermeni Patriği olarak tanıdı.

İsrail İçişleri Bakanı Gideon Saar 23 Temmuz’da Patrik Nurhan Manukyan’ı kabul etti. Buluşmada Başepiskopos Sevan Gharibyan ve Peder Gusan Aljanyan da hazır bulundular. Kudüs Ermeni Patrikhanesi resmi elektronik sayfasının verdiği haberde; buluşmada bakan , Manukyan’a İsrail Hükümetinin, Manukyan’ı Kudüs Ermeni Patriği olarak resmen tanıdığını bildiren mektubu teslim etti.

Faili Meçhul Cinayetler ve Süryaniler

David Vergili
Son yıllarda Türkiye’de toplumsal barışın sağlanmasına yönelik çalışmaların ivme kazanmasıyla beraber, bugüne kadar dillendirilmeyen sorunlar ve talepler de gün yüzüne çıkmaya başladı. Toplumsal barışın sağlanmasına yönelik yapılacak çalışma, tartışma ve düzenlemelerde Türkiye toplumunun genelinde durum tespiti yapılması kaçınılmazdır. Son 30 yılda Türkiye’de yaşanan siyasi, ekonomik ve sosyal tıkanma, toplumun başat ögelerini etkilemekle beraber azınlık ve hatta az bile tanınan toplulukları da olumsuz etkiledi.  Türkiye’nin doğu bölgesinde son 30 yılda yaşanan çatışma ortamı, bölgenin topyekün yapısını değiştirmekle beraber, bu dönem zarfında işlenen faili meçhul cinayetler de sorunun ayrı ve sancılı yönünü oluşturmaktadır. Bölgenin yerli halkı olan Süryaniler de bu dönemde olumsuz etkilendi ve 50’ye yakın Süryani, faili meçhul cinayetlerin hedefi oldu.

Armenian-American Lawyers Reach Agreement

Press Release 
The Law Offices of Vartkes Yeghiayan, the firm of Kabateck Brown Kellner and the firm of Geragos and Geragos jointly announce that they have amicably resolved their differences which arose from the settlement of Armenian Genocide Claims in the AXA litigation pending in federal court. Specifically, the lawsuit filed by Geragos and Geragos and Kabateck Brown Kellner (Case No. 2:11‐CV‐03043‐ CAS‐AGR), against Mr. Yeghiayan, Rita Mahdessian and a number of charities is being dismissed with prejudice forthwith.Further, the parties have agreed on a process for the review of all costs and charitable awards that the parties have made incident to the AXA settlement. 

Sümela Manastırı’nda ayin

Trabzon’un Maçka ilçesinde bulunan tarihi Sümela Manastırı’nda, 15 Ağustos Perşembe günü Ortodoks Hıristiyanlar ayin düzenleyecek. Bu yıl düzenlenecek olan ayini yine, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un yöneteceği belirtildi.Ayine geleceklerin sayısının henüz netleşmediğini belirten Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç, belediye olarak gerekli tedbirleri aldıklarını söyledi.

Çevre Hakkı

Murat Bebiroğlu
Çevre hakkı, 20. yüzyılın ikinci yarısında gündeme gelen ve üçüncü kuşak insan hakları arasında yer alan insan haklarından birdir. “Çevre” tüm hakların kullanılabileceği yaşam ortamını ifade ettiğinden çevre hakkı tüm hak ve hürriyetlerin varlık ve geçerlik şartıdır. Haklar ancak yaşanabilecek bir ortamda kullanılabilir."

Türkiye ile Mesajlaşan iki Ermeni'ye Hapis Cezası

Ermeni Mahkemesinde tuhaf bir casusluk davası görüldü... Mahkeme, Azerbaycan’ın işgal altındaki toprakları Dağlık Karabağ Bölgesi’nden Türkiye’deki bir kişiye sosyal paylaşım ağı üzerinden mesaj atmayı casusluk saydı... İki Ermeni gence casusluk yaptıkları gerekçesiyle 10 ila 11 yıl hapis cezası verdi... Tuhaf casusluk olayı Dağlık Karabağ’ın başkenti Hankendi’de görülen davada verilen cezaların duyurulmasıyla ortaya çıktı.

Farklı renkler için müze

Burcu Çalık
Türkiye'nin kültür zenginliğini yansıtacak, ilk "Azınlık müzesi" için harekete geçildi. Azınlık cemaatleri projeyi Bakan Ömer Çelik'e sözlü olarak sundu ve olumlu yanıt aldı...Türkiye'de yaşayan azınlık vakıfları temsilcisi Laki Vingas, tarihi projenin detaylarını SABAH'a anlattı. Vingas, projeyi, geçtiğimiz hafta içerisinde Süryani, Ermeni cemaati temsilcileri, Haycar Derneği yetkilileri, sanat tarihi uzmanları ve mimarlar ile birlikte Bakan Çelik'e anlattıklarını ifade etti. Görüşmede, iki önemli noktaya değindiklerini aktaran Vingas, "birincisi yaşayan bir müze inşa edilmesi, ikincisi ise azınlıklara ait olan ve yok olma noktasına gelen kültürel miraslarının korunması yönündeydi... Eserleri koruma altına alarak, restorasyonlarının gerçekleştirilmesi üzerine görüştük" dedi.

Gazeteci Cevat Sinet Yalnız Değildir İmza Kampanyası

Ne zaman hukukla, adaletle ve yargıyla tanışacağız? Kaç yılında? 2023 yılında mı? Hangi inançta, bildik ve bilmedik tüm inançlarda katiller ve katliam yapanlar kahraman ilan ediliyor bu ülkede?

‘Son çare’ olarak değil adalet ve özgürlük için barış

Ayşe Günaysu
Sık sık düşünürüm, adaletsizlik öyle bir şey ki, hayatın öylesine kılcal damarlarına kadar yayılıyor ve hücrelerine işliyor ki, normal olan buymuş, yani adaletsizlikmiş gibi düşünmeye başlıyoruz.“Suçsuz yere” işkence görenden bahsedilir bazen. Suçlu olunursa işkence görmek normalmiş, kabul edilebilirmiş gibi. “Masum” sivillerin öldürülmesi lanetlenir. “Masum” -her ne demekse- olmayan  sivillerin öldürülmesine razı olacakmışız gibi.

Bina Türkleşti arz ederim!..

Tuğba Tekerek
Ayhan Aktar, Cumhuriyet’in gayrimüslimlere yönelik ayrımcı politikalarını anlattı: Az zamanda çok işler yapıldı, İttihatçıların tüm rüyaları gerçek oldu. Gayrimüslimler üzerine önemli çalışmalarıyla bilinen siyaset bilimi profesörü Ayhan Aktar’la Cumhuriyet boyunca azınlıkların nasıl “azaltıldığını”, Varlık Vergisi’ni, milli burjuvazi yaratma çabalarını konuştuk. Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde dersler veren Aktar’a göre gayrimüslimlere hep “Yok olsalar ne iyi olur” diye bakıldı.Cumhuriyet’le birlikte ülkede gayrimüslimlerin oranı nereden nereye geldi?  Osmanlı 1906 nüfus sayımına göre bugünkü Türkiye sınırları içinde kalan vilayetlerin yüzde 20’si gayrimüslimdi. 20 sene sonra yapılan nüfus sayımında bu oran yüzde 2.5’e düştü. Demek ki her beş kişiden biri gayrimüslim iken, 1927’de her 40 kişiden bir kişi gayrimüslim oldu. Bu müthiş bir “temizlik”, ülkeden gayrimüslim unsurun eliminasyonu ama 1927’de durmadı, devam etti.

Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi

Taner Akçam
Hitler seçim sonucu, sandıkla iş başına gelmedi. Tamam, kabul, bir tek Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde de bu yanlış bilgi tekrar ediliyor. Ama düzeltmek gerek. Peki, Hitler seçimleri kazanarak işbaşına gelmedi ise, nasıl işbaşına geldi? Siyasetçilerin, asker-sivil elitlerin basit ayak oyunları ile. Ve Hitler işbaşına geldikten sonra da ilk iş olarak sandığı, yani demokrasiyi iptal etti... Yani sandık (serbest seçimler) kalsaydı, Hitler iktidar olamazdı.

Çocuklar malları için kapışıldı

Tuğba Tekerek
Gayrimüslim malları bazen ünlü bir işadamının gaspıyla bazen kentsel dönüşümle gündeme geliyor. Tarihçi Taner Akçam’a göre sistem bu malların imhası üzerine kurulu, bugün Anadolu’da pek çok mal hukuken Ermenilere ait... 1915’te ve sonrasında Ermeni mallarına nasıl el konduğunu, Ermeni meselesi konusunda önemli çalışmalarıyla bilinen tarih profesörü Taner Akçam’la konuştuk. Amerika’da Clark Üniversitesi’nde dersler veren Akçam, Ümit Kurt’la birlikte yazdığı son kitabı Kanunların Ruhu - Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek’te tam da bu konuyu incelemişti.

Public Invited to Dinner Conversation With ProfessorRichard Hovannisian and Rabbi Elie Spıtz, August 18

The Congregation B'nai Israel of Tustin, California, has organized an evening of food and conversation with Professor Richard Hovannisian and Rabbi Elie Spitz on the topic of genocide, its aftermath, and identity with a focus on the Armenian and Jewish experiences. The conversation, which follows a similar dialogue between Hovannisian and Professor Elie Wiesel at Chapman University earlier this year, will take place at Sunday, August 18, at 6:00 p.m. at Congregation B'nai Israel located at 2111 Bryan Avenue in Tustin.

Deyrulzafaran büyülüyor

Deyrulzafaran Manastırı, altı bin yıllık tarihine rağmen bugün hala görkemli yapısıyla ayakta duruyor. Hıristiyanlar bakımından önemli inanç merkezlerinden biri olan Deyrulzafaran Manastırı, 6 bin yıllık geçmişine rağmen tüm görkemiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Mardin'in 5 kilometre dışında bulunan manastır, görkemli yapısı ve mimarisiyle görenleri büyülüyor. Mardin Ovası'na hakim bir noktada bulunan Deyrulzafaran Manastırı, binlerce yıldır ayakta kalmış olmasına rağmen Mezopotamya'daki manastırların arasında en sağlam yapıya sahip durumda. Deyrulzafaran Manastırı, Süryani Ortodoks cemaatinin ilk yurdu sayılan Turabdin bölgesinde, Mardin kentinin doğusunda yer alıyor. Manastır ilk olarak Milattan Önce 4000 yılında güneşe tapanlar tarafından inşa ediliyor.

Süryani lider Horepiskopos Sağ: Ana gibi anayasa yapalım

Nesrullah Sonay
Süryani cemaatinin lideri Horepiskopos Sağ, siyasi liderlere yeni anayasa konusunda çağrıda bulundu. "Geçmişi bırakalım. Ana gibi bir Anayasa yapalım" diyen Sağ, kendilerinin azınlık olarak görülmemesini istedi.Türkiye Süryani Katolik Patrik Genel Vekili Horepiskopos Sağ, kendisinin azınlık değil, bu ülkenin bu toprakların evladı olduğunu belirtti. (Sayın lider de azınlıkları tali ya da ikinci sınıf vatandaş görüyor galiba. Azınlıklar da en az çoğunluk kadar bu toprakların evladıdır. Sosyolojik olarak da hukuki olarak da azınlık olmak birinci sınıf vatandaş olmaya engel değildir. HYETERT)

Ermenistan işgalini protesto ettiler

Bugün binlerce Azerbaycanlı Ağdam’ın işgalinin yirminci yıldönümü dolayısıyla Karabağ’a yürüdü. Atılan sloganlarda Ermenistan’ın işgalci tutumuna duyulan tepki vardı... Karabağ savaşında Azerbaycan'ın elinden çıkan en son topraklardan biri olan Ağdam, stratejik bakımdan oldukça önemli bir noktadaydı. Karabağ'ın merkezi olarak görülen şehir, 1993 yılının 23 Temmuz günü Ermenilerce işgal edildi. Savaş sırasında 5 bin Azerbaycanlı şehit oldu. 143 bin kişi doğup büyüdüğü topraklardan göç etmek zorunda kaldı. Aradan onca yıl geçti ancak acılar hala taze.

Uruguay’da "Ermeni soykırımı müzesi" inşa ediliyor

Uruguay’da sözde Emeni soykırımı müzesinin inşaatına başlandığı iddia edildi. Ermenistan basınında yer alan haberde, Uruguay’da, 17 Temmuz'da Ermeni soykırımı müzesinin temelinin atıldığı belirtildi.

ՈՂԲ ՀԱՅԱՍՏԱՆԵԱՅՑ ԵԿԵՂԵՑՒՈՅ ՎՐԱՅ

«Կ՛ողբամ քեզ հայոց աշխարհ, կ՛ողբամ քեզ, բոլոր հիւսիսային ազգերու մէջ վեհագոյնդ, որովհետեւ վերացան թագաւորդ ու քահանադ, խորհրդականդ ու ուսանողդ, վրդովուեցաւ խաղաղութիւնը, արմատացաւ անկարգութիւնը, խախտեցաւ ուղղափառութիւնը, հիմնաւորուեցաւ տգիտութեամբ չարափառութիւնը» (Խորենացի). Հայաստանեայց Եկեղեցւոյ շուրջ եւ անոր ներքին կեանքին մէջ կատարուող աննախադէպ պատահարները, ինչպէս նաեւ Եկեղեցւոյ ու հայ հոգեւորականութեան հանդէպ ունեցած բծախնդրութիւնս ու նախանձախնդրութիւնս  կը ստիպեն զիս անգամ մը եւս լրջօրէն անդրադառնալու այնքան յոյժ կարեւոր՝ Հայց. Եկեղեցւոյ բարեկարգութեան հրատապ հարցին:

Avrupa’nın göbeğinde yeni bir Süryani SEYFO soykırımı anıtı dikiliyor

Avustralya, Amerika, Ermenistan ve Fransa’dan sonra bu defa Belçika’nın Liège şehrinde yeni bir Asuri (Süryani)(1) Seyfo soykırımi anıtı dikiliyor. Çalışmaları bir seneden beri devam eden anıt, Belçika Süryani Enstitüsü ve Seyfo Center’in inisiyatifiyle gerçekleşti... Soykırım anıtının resmi açılış merasimi 4 Ağustos 2013 tarihinde saat 13:00’de Banneux’de gerçekleşecek ve dünyanın dört bir tarafından gelecek yüzlerce katılımcı bekleniyor.

Taksim Spor Kulübü 2013-2014 Futbol Sezonunu Açıyor

Taksim Spor Kulübü 2013-2014 futbol sezonunu 23.07.2013 saat 19.30 da kendi tesislerinde açıyor.Bu yıl kadrosunu genc oyuncularla güçlendiren taksim A takımı süper amatör ligde mücadele edecek.

Şişli 2. Ligden Çekildi

Şişli Spor Kulübü 2013-2014 sezonunda Türkiye 2. Bayanlar Voleybol liginde yer almayacak.Kulübün Küçük kız ,Yıldız kız , Genç kız takımları ise altyapı liglerine katılacaklar.

XXIV Rupen Semerciyan Basketbol Turnuvası Turnuva Kurulu Açıklaması

 Rupen Semerciyan Basketbol Turnuvası 24. Yılını tamamlayarak artık kimsenin görmezden gelemeyeceği bir cemaat hareketi olmuştur. Turnuvanın bu yıllara taşınmasında emek sarfeden herkesin en ufak bir çabası veya katkısı dahi takdiri hak etmektedir. Her olayda olduğu bu turnuva sürecinde de içinde ve dışında sevindirici birçok olay gerçekleşmesine rağmen aksaklıklar da olduğu kabul edilmesi gereken bir gerçektir. Ancak en çok sıkıntı ise hava şartları ve turnuvanın gerçekleştirildiği alanlar nedeniyle meydana geldiği de ayrı bir gerçektir.

Fener Rum Patriği'nden Ruhban Okulu vurgusu

İstanbul Müftülüğünce Beykoz'daki Hidiv Kasrı'nda düzenlenen iftar programında, İstanbul'daki dini liderler biraraya geldi... Türkiye'deki din alimleri ile ilahiyatçılar arasında devam eden diyalogun dünya çapında özel bir yeri olduğunu aktaran Bartholomeos, "Bu noktada sağlıklı dini bilgilerin toplum için önemine ve bu yönde ilahiyatçıların sahip oldukları donanıma değinmek isteriz. İlahiyatçılar mutlaka layıkıyla eğitim almalı ve aldığı eğitimi gündelik hayatında uygulayarak örnek teşkil etmelidir. Hal böyle iken, bizlerin Ruhban Okulu'nun 1971'den beri kapalı olduğunu, donalımlı ilahiyatçı bulma noktasında tehlikeli bir döneme girdiğimizi hatırlatarak, konunun ciddiyetini vurgulamak isteriz" ifadeledini kullandı.

Reflections on Yair Auron’s Banality of Indifference Translation into Armenian

The Zoryan Institute welcomes the Armenian translation of Prof. Yair Auron’s book titled The Banality of Indifference: Zionism and the Armenian Genocide, an important book in the effort to combat denial. The book, published originally in Hebrew in 1995, is a groundbreaking record of the reaction of the Jewish community in Palestine before the founding of the State of Israel to the Armenian Genocide.

Sopa Mevzuuna Devam

Ragıp Zarakolu
Ne zaman insanlar yasal protesto hakkını kullansa bu ülkede, her zaman el altında “başıbozuklar” bulundurulur. Ne de olsa hepimiz Osmanlıyız! Benim bilebildiğim demokratik hak talepleri ile yapılan ilk siyasal sokak gösterisi, Sosyal Demokrat Hınçak Partisinin düzenlediği 27 Temmuz 1890 Kumkapı gösterisidir. İnsanlar demokratik taleplerle Kumkapıdan hükümet merkezi olan Cağaloğlu’na yürümek istemişlerdi. Haziran ayında Erzurum’daki protesto şiddetli bir müdahale ile son bulmuştu.

Turkey’s Armenian Ghosts

For many years in Turkey, conversations became awkward if they turned to defining what used to be called the “events of 1915”. Basically, I had read one set of history books, which discussed the genocidal deaths of 1-1.5 million Armenians who died in the Ottoman Empire during the First World War deportations. Most Turks had read a completely different set of books. If there was a mention of the Armenian question at all, it was suggested that some unfortunate wartime accidents had been exaggerated by Turkey’s enemies as part of great conspiracy to do the country down.

Zaman'dan Korkunç Gayrimüslim Göndermesi

Suriye Kürdistan'ı bölgesinde Kürtlerin askeri başarı kazanmasından dolayı telaşlanan Zaman Gazetesi, akla ziyan yayınlar yapmaya başladı...  Dün, Suriye Kürdistan'ındaki bir müderrisin ağzından, "PYD sadece Kürtleri öldürüyor, gayrimüslimleri öldürmüyor" gibi akla ziyan bir habere imza atan zaman Gazetesi, bugün ise PYD-Esad-Hizbullah ittifakını birinci sayfasına taşımış.

"1915'te Kürtlerin rolü neydi?

Ayşe Hür
Geçen hafta 1878-1908 arasındaki Kürt-Ermeni ilişkilerine dair bazı başlıklara değinmiştim. Bu hafta bıraktığım yerden devam edeceğim. Türk milliyetçiliğinin öncü örgütü İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) ile Ermeni milliyetçiliğinin öncü örgütlerinden Taşnak (diğerleri Hınçak ve Anayasal Ramgavar partileriydi) ittifakı 23 Temmuz 1908'de Abdülhamit'e ikinci kez Meşrutiyet'i ilan ettirdiğinde, özellikle Doğu vilayetlerindeki Ermeniler geçmişin yaralarının sarılacağı konusunda çok umutlanmıştı. 

Asimilasyona karşı başlıca silah anadil öğretimidir; «Eve gel» programının 3. etabı sona erdi

Asimilasyona karşı başlıca silah anadil öğretimidir. Görüş, 19 Temmuz’da  Aghavnadzor’da «Eve gel» Kampı, Diaspora Gençleri  «Eve gel» yurdu tanıma programı-2013 Yılı 3. etabı kapanışı esnasında Diaspora bakanı Hranuş Hakobyan’dan geldi. Bakan, gençlerin yaşadığı ülkelere tekrar anayurda dönme beklentisiyle gitmekte oldukları umudunu belirtti. (Özellikle Müslüman ülkelerde yaşayan Ermeniler için asimilasyona karşı en önemli silahlardan birinin de din olduğunu unutmamak gerekir.HYETERT)

İsmail Beşikçi: Aleviliğin İslamla Hiçbir İlişkisi Yoktur!

Aleviliğin, İslamla, İslamiyetle hiçbir ilişkisi yoktur. İslamiyetten çok önceleri oluşmuş, Mezopotamya kökenli, Zerdüşt kökenli bir inançtır. İslamiyetle, Müslümanlıkla, Dördüncü Halife Ali’yle, 12 İmamlarla hiçbir ilişkisi, hiçbir bağı yoktur. Alevilerin, 12 İmamlar adına, Ali adına yalvarış-yakarış içinde olması, dualar etmesi, kendisi olmamasının, kendisine empoze edilmiş bir ritüeli yaşıyor olmasının dikkate değer bir görüntüsüdür.

Türkiye’nin Müslüman (Türk, Kürt…) Burjuvazisinin Kara Tarihi -1 Malatya’da Ermeni Mallarını Kim Aldı?

Sait Çetinoğlu / cetinoglus@gmail.com
Son günlerde yapılan Ermeni mezarlıkları, kiliseleri ve vakıf mallarının talanına ilişkin bir çok yayında Ermenilerin mallarına “yok artık” dedirtecek derecedeki bu uygulamalara ses çıkarılmadığı gibi Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi devletin organlarının da bu uygulamaların  açıktan bir parçası olması karşısında,  toplumda  adalet duygusunun yok olduğunun göstergesi olduğunu rahatlıkla söylemek mümkündür.

Muş'ta talan: "Ermeniler bitti, arkalarında bıraktıklarını da yok edelim"

Muş Belediyesi, Kale mahallesinde bulunan Ermenilere ait tarihi evler hakkında "Kentsel Dönüşüm Projesi" kapmasında yıkım kararı aldı. Bir grup aktivist ise "Halkların kardeşliği/eşitliği adına bu yıkıma bir imzayla sen de dur de" başlığıyla bir imza kampanyası başlattı.

Muş’ta 'Ermeni evleri yıkılıyor' iddiasına belediyeden yalanlama

Muş'un Kale Mahallesi'nde uygulanacak kentsel dönüşüm projesinde Ermeni evlerinin yıkılacağı iddiası belediye tarafından yalanlandı... Belediye'nin internet sitesinden yapılan açıklamada, şöyle denildi: "Evlerin Ermenilere ait olduğuna dair söylemler tamamen asılsızdır. Gerekli bilgiler Muş İli Tapu Müdürlüğünden elde edilmiş olup dokümanların doğruluğu nettir. Basında yer alan açıklamalar tamamen spekülasyon çıkarmak amaçlı ve Muş'un geleceğini etkilemek amaçlı olarak yapılan asılsız iddialardır.

‘Saroyan Ülkesi’ Locarno’da

Lusin Dink’in 32. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde prömiyerini yapan ilk filmi ‘Saroyan Ülkesi’, 7-17 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek 66. Locarno Film Festivali’ne seçildi.