Etiketler

Azınlıklara 'soy kodu' uygulamasına 'fişleme değil' açıklaması

Soy kodu uygulamasının 1983 ve 2001 tarihli iki genelgeyle kararlı biçimde sürdürülen bir uygulamaya devam edildiği belirtildi. Bir Ermeni yurttaşın çocuğunu azınlık okuluna kaydettirebilmek için başvuruda bulunduğu İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yaptığı yazışmadan, azınlıkların Lozan’dan beri ‘soy kodu’ uygulamasıyla fişlendiği ortaya çıktı. Nüfus kaydında Rumlara 1, Ermenilere 2 ve Yahudilere de 3 kodunun verildiği anlaşıldı. Milli Eğitim, bu okullara kayıt için nüfus kâğıdındaki din hanesinin yetmediğini, bunun için ‘anâsır kodu’ altında bir tanımın olduğunu açıkladı. (Garip olan, -izlemenin şekli bir yana- bu izlemeye şaşmak. Devletin kuruluşundan bu yana potansiyel iç düşman olarak gördüğü, yıllarca MGK gündeminde olan azınlıkların devleti tarafından izlenmemesi tuhaf olurdu. HYETERT) 

'Soykırım' kitabı yazarı, ABD'nin BM temsilcisi

 ABD Senatosu, Başkan Barack Obama'nın dış politika danışmanı Samantha Power'ı önceki gece ABD'nin Birleşmiş Milletler temsilcisi olarak atanmasını onayladı. "Amerika ve Soykırım Çağı" kitabıyla tanınan eski gazeteci Samantha Power, açık sözlü bir insan hakları aktivisti olarak da tanınıyor. Power'ın kitabının ilk bölümünde "Ermeni soykırımına uluslararası tepkiler", ikinci bölümünde ise "Nazi Soykırımı" ele alınıyor.

'Soy kodu' Osmanlı'dan, Süryaniler 4 numara!

İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
Nüfus işlemlerinde azınlıkların kodlanmasında yeni sayfalar: Süryaniler 4 numara, 'diğerleri' 5... Kodlama Osmanlı'dan bu yana var... Sadece eğitimle ilgili değil, 'döneklik' araştırmasında da kullanılabiliyor. Türkiye ’de, gayrımüslimlere yönelik olarak 90 yıldır sürdürülen soy kodu uygulamasının Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerle sınırlı olmadığı, Süryanilere “4” ve “Diğerleri” başlığı alındaki azınlıklara da “5” kodunun verildiği ortaya çıktı.

Soysuz tarife!

Eyüp Can / eyup.can@radikal.com.tr
Peki bu gizli soy kodu ne işe yarıyor? En hafif tarifesini anlamak için askerde Sinan'ın başına gelenleri okumanız yeter... Daha ilk gün sorguya çekiliyor. Aç, susuz günlerce sürüyor sorgu… Sonunda bir gün dayanamayıp “Bu işte bir yanlışlık olmalı günlerdir bana niye ninemi sorup duruyorsunuz” der. “İtiraf etmeni bekliyoruz” der subay. ‘İtiraf!’ Ürperir. Neyi itiraf edeceğini bilemez! Arkadaşlarını sorsa anlayacak. Gerçi onların adını vermemek için kendi kendisine yemin etmiş. Ama zaten onları soran yok. Sonunda daha üst rütbeli bir komutan gelir ve Sinan’a Fatma diye bildiği hacı ninesinin aslında Siranuş isimli bir Ermeni olduğunu söyler. Sinan’ın gözü döner, öfkeyle “Yalan söylüyorsun” diyerek komutanın üzerine yürür.

Taksim'deki Surp Agop Ermeni Mezarlığı Beyazıd-ı Veli Vakfının mıydı?

Cemil Koçak
... Taksim’de ortadan kaldırılan Surp Agop Ermeni mezarlığını Gezi olayları vesilesiyle hatırladık. Meşhur bilirkişi raporunu ilk kez açıklıyorum. Taksim’in bir zamanlar mezarlıklar bölgesi olduğunu, Gezi olayları vesilesiyle yeniden hatırlandı. Bölgede sadece Ermeni mezarlığı yoktu; Katolik ve Müslüman mezarlıkları da vardı. Kentin Taksim civarında genişlemesiyle birlikte değeri artan bu arazilerin mezarlık olmaktan çıkarılması ve imara açılması süreci, büyük ölçüde ancak 20. yüzyılın ilk yarısında gerçekleşti. Cumhuriyet döneminde İstanbul belediyesinin Ermeni mezarlığına el koymaya kalkması, içinden çıkılması çok güç dava sürecini de beraberinde getirdi. Yazının Devamı: http://haber.stargazete.com/yazar/taksimdeki-surp-agop-ermeni-mezarligi-beyazidi-veli-vakfinin-miydi/haber-778485

Papa: Müslümanların dostuyum

Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, Ramazan ayının bitimi münasebetiyle İslam dünyasına hitaben ilk kez bir mesaj yayımladıÖnceki yıllarda Dinler Arası Diyalog İçin Papalık Konseyi Başkanlığı tarafından imzalanan mesajı, alışılmışın dışında kişisel olarak hazırlamayı tercih eden Papa, Müslümanların dostu olduğunu dile getirdi.

Supreme Spiritual Council Meeting in the Mother See of Holy Etchmiadzin

From July 30 to 31, under the presidency of His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians, the regular meeting of the Supreme Spiritual Council was held with the general membership in the Mother See of Holy Etchmiadzin. At the opening of the meeting the Catholicos of All Armenians expressed his appreciation to the council members for traveling to the Mother See to discuss all the challenges that the Armenian Apostolic Church was facing and the problems troubling the faithful Armenian people.

Karaköy’deki Rus Ortodoks Kilisesi 41 yıl sonra ibadete açıldı

İstanbul’daki Aya İlia Rus Ortodoks Kilisesi, 41 yıl sonra, yeniden ibadete açıldı. Fener Rum Patrikhanesi’nde görevli peder Visarion tarafından yönetilen ayine, İstanbul’daki Rus cemaatinin yanı sıra tüm Ortodoks cemaatinden de katılım oldu. 19. yüzyılda inşa edilen İstanbul’daki Aya İlia Rus Ortodoks Kilisesi, 41 yıl sonra yeniden ibadete açıldı. 1972 yılında kilise rahibinin hayatını kaybetmesinin ardından kapatılan Aya İlia’da bu sabah 2 Ağustos Peygamber İlyas Günü’nde yıllar sonra ilk kez ayin düzenlendi. 40 yıllık uzun bir aranın ardından kilisenin duvarlarında yeniden ilahiler çınladı.

Rus Sözcü: ''İlk ateşi çoban açtı''

Bölgede görev yapan Rus Sınır Muhafız Birlikleri Sözcüsü Sergey Greçin, İtar-Tass haber ajansına konuştu. Rus Sözcü, ''35 yaşındaki çoban Mustafa Ülker, Ermenistan sınırını ihlal etti. Rus sınır muhafızlarına ateş etti, sonra Ermenistan topraklarında ilerlemek istedi. Rus muhafızlar da ateşe karşılık verdi ve çobanı yaraladı. Yaralanan çoban daha sonra hayatını kaybetti'' dedi.

Nüfus kaydında 'soy kodu' damgası!

Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi yazısında Ermenilerden “soy kodu: 2” diye söz edildi. Uygulama tartışma yarattı. Peki bu uygulama fişleme olabilir mi? Kimliklerin kodlanması nasıl değerlendirilir? Uzmanlara sorduk, işte yanıtlar: İstanbul Şişli Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Akbulut:'Fişleme değil yıllardır böyle'. Bu konuyla ilgili çok fazla bilgim yok ancak bir çocuğu Ermeni okuluna yazdırabilmek için anne ve babanın Ermeni olması lazım. Kesinlikle Lozan’dan gelen anlaşmaya bağlı olarak da zaten veriliyor bu hak. 

Ermenistan'dan Türkiye'ye başsağlığı mesajı

Ermenistan, sınırda vurulan çoban için Türkiye'ye başsağlığı mesajı diledi. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, sınır ihlali yaptığı sırada vurulan Türk çoban Mustafa Ülker 'le ilgili Türkiye'ye bilgi notası verdi.Türkiye'nin Tiflis'teki büyükelçiliği aracıyla verdiği notaya cevaben yapılan açıklamada, olaydan duyulan üzüntü dile getirildi. Bakanlığın basın sözcüsü Tigran Balayan, başsağlığı dileğini ve gelecekte böyle olayların yaşanmayacağı umudunu ifade ettiklerini aktardı.

Türkiye'den Ermenistan'a sert tepki

Dışişleri Bakanlığı: "Masum bir vatandaşımızın, tamamen masum bir nedenle gerçekleştiği anlaşılan basit bir sınır ihlali nedeniyle ateş açılarak öldürülmesini şiddetle kınıyoruz. Ermeni tarafının sınırda ortaya çıkması olağan bu tür bir gelişmeye karşı orantısız güç kullanmış olmasının izahatı yoktur."

Nüfus kayıtlarında 'soy kodu': Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3

Ermeni kimliğine geri dönerek çocuğunu bir Ermeni anaokuluna yazdırmak isteyen anneye İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen resmi bir yazı, vukuatlı nüfus kayıtlarında gizli 'soy kodu' kullanıldığını ortaya çıkardı. İşte 'soy kodları': Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3...İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün resmi nitelikli yazısında Türkiye vatandaşı Ermenilerin 'soy kodu'nun '2' olduğu ifadesi yer alıyor. Nüfus müdürlüklerinde gizli tutulan 'soy kodu', talep eden devlet kurumlarına resmi bir yazıyla bildiriliyor.

Bias, Neglect Hurt Writers Conference

By Lucine Kasbarian, 
“Armenian writers who, as a result of bitter fate, create in foreign languages are not foreigners, but faithful and dedicated ambassadors of their Armenian blood and spirit in non-Armenian surroundings.” -- Sarkis Guiragossian, Aztag daily, 2005. There are several schools of thought about how to behave in a foreign country. “When in Rome, do as the Romans do,” is one such advisory. 

Ermenilerin Yaptığı Soykırım Bu Anıt ile Hatırlanacak


TurkishNY.com - Azerbaycan’ın Guba şehrinde Ermeniler tarafından yapılan soykırımın kurbanlarının hatırlanması adına planlanan Guba Soykırım Anıtı Kompleksi’nin inşa çalışmaları tamamlandı. APA’ya konuşan Guba Soykırım Anıtı Kompleksi’nin inşa işlerini yürüten şirketin müteahhiti Adil Akhundov, inşa çalışmalarının 2010 Kasım-Aralık ayında başladığını belirterek, “Kompleksin inşa çalışmalarını bitirdik. (Kompleksi) çevreleyen alanlar temizleniyor. Yapı, kullanıma hazır” dedi.

Hristiyan Belediye Başkanından iftar daveti

HATAY'ın Arsuz İlçesi'nin Hristiyan Belediye Başkanı Fuat Süme'nin her yıl geleneksel düzenlediği iftar daveti siyasetçilerden ve halktan yoğun ilgi gördü. Arsuz Belediye Başkanı CHP'li Fuat Süme, Ramazan ayının sevgi ve barış ayı olduğunu belirtti.

Çobanın cenazesi Ermenistan sınırından teslim alındı

Arpaçay ilçesinde Ermenistan sınırına geçen hayvanını almaya gittiği sırada Ermeni askerlerince açılan ateş sonucu yaşamını yitiren çobanın cenazesi Ermenistan sınırından teslim alındı. Akyaka Kaymakamı Osman Uğurlu, Arpaçay Kaymakamı Can Aksoy ve askeri yetkililer, Ermenistan sınırına giderek, imzalanan protokolle 35 yaşındaki Mustafa Ülker'in cenazesini teslim aldı.

Suriye sınırında 2 Ermeni çocuk kaçırıldı

Suriye Türkiye sınırında, silahlı kişiler, bir otobüsü durdurarak içindeki 2 Ermeni çocuğu kaçırdı. Armenpress’in haberine göre, Halep’ten Türkiye ’ye giden ve 3 Ermeni ailenin bulunduğu otobüs Türkiye sınırında silahlı kişilerce durduruldu. 28 Temmuz sabahı gerçekleşen olayda otobüste 7 kadın ve iki çocuk bulunuyordu. Otobüsü durduran silahlı kişiler, kadınları serbest bırakırken 14 ve 12 yaşındaki iki çocuğu kaçırdı.

Ermenilere define teklifi

Sümeyra Tansel
Muş’ta yıkılan Ermeni evleri talan ediliyor. Evlerin altını kazan defineciler, Facebook aracılığıyla buldukları Ermenilerden yardım istiyor. Muş’ta yıkılan tarihî Ermeni evlerinin altını kazan defineciler Facebook aracılığıyla buldukları Ermenilerden pay karşılığında yardım talep ediyor. ABD’de yaşayan Nadya Uygun, Muş’taki yıkımlar başladığından beri definecilerden 10’dan fazla mesaj aldığını anlattı.

Ermeni askerlerin ateş açtığı Türk çoban öldü

Kars'ın Arpaçay ilçesinde yaylada hayvanlarını otlatan çobana Ermenistan sınırına geçen hayvanını almaya gittiği sırada Ermeni askerlerince ateş açıldı. Yaralı çoban yaşamını yitirdi. Arpaçay ilçesi ile Ermenistan sınırı arasında kalan Akyaka yaylasında hayvanlarını otlatan Mustafa Ülker (35), Ermenistan topraklarına geçen hayvanını almaya gitti. Ülker, bu sırada Ermenistan tarafından açılan ateşle yaralandı. Kars Valisi Eyüp Tepe yaralanan Ülker'in hayatını kaybettiğini öğrendiklerini söyledi.

Irkçı danışman hâlâ orada mı?

Mehmet Y. Yılmaz /myy@hurriyet.com.tr
Beyoğlu Belediyesi’nin, Taksim Meydanı’nda kurduğu iftar sofrasında bu kez Yahudi ve Hıristiyan cemaatlerin dini liderleri de yer almış...Merak ediyorum, iftar yemeği sırasında Topbaş ile cemaatlerin temsilcileri hiç göz göze gelebildiler mi? “Yahudi, Ermeni ve Rum” sözcüklerini Gezi gösterileri sırasında attığı tweet’lerde bir hakaret sıfatı olarak kullanan Prof. Dr. Ahmet Atan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sanat danışmanlığını da yürütüyor çünkü. Acaba cemaat temsilcilerinin aklından o sırada ne geçti? Eminim ki ev sahibini kırmamak için  “Böyle diyorsun ama bizim etnik kimliklerimizi bir hakaret olarak kullanarak nefret suçu işleyen bir adam hâlâ sizin sanat danışmanınız” dememişlerdir. 

Önde 2,5 milyar dolar, arkada uzun koridorlar..

Yetvart Danzikyan / yetvartd@ttmail.com
Evet azınlık vakıflarına mülkler iade ediliyor ancak ülkenin dört bir yanından sonuçsuz dava, "fethedilen" kilise, kentsel dönüşüm kurbanı tarihi miras haberleri geliyor.  “Azınlık vakıflarına şu ana kadar 2,5 milyar dolarlık gayrimenkul iade ettik..” Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde iftar konuşmalarından birinde söylediği bir cümleydi bu. Sizi bilmem ama duyunca biraz huzursuz oluyor insan doğrusu. Evet elbette ki AKP döneminde, cumhuriyet dönemine kıyasla azınlık vakıfları konusunda hayli olumlu gelişmeler olmuştur ancak doğrusunu isterseniz “2,5 milyar dolarlık mülk iade ettik” cümlesi de pek uygun kaçmamıştır. Öncelikle davalar hiç de sanıldığı kadar pürüzsüz ilerlemiyor, vakıf avukatları el konulan mülklerin cemaate ait olduğunu ispatlamak için bin bir dereden belge bulup getirmek mecburiyetinde bırakılıyorlar. Ve bütün bunlara rağmen çoğu zaman yine de görünmez, ya da aslında pekala görünür bir duvara çarpıyorlar.

Kanadalılar Suriyeli Süryani genç için yürüdü

Toronto, polisin öldürdüğü Sammy Yatim için ayağı kalktı... Kanada'nın Toronto kentinde, polisin 18 yaşındaki Suriye asıllı bir genci vurarak öldürmesi protesto gösterilerine neden oldu. İlk haberlerde Müslüman denilen gencin Süryani bir aileden olduğu ortaya çıktı.

Kilise kazısından Hz. İsa'ya olduğu sanılan haç parçası çıktı

Sinop'ta devam eden Balatlar Kilisesi arkeolojik kazı çalışmalarında taş bir sandık içerisinde, Hazreti İsa'ya ait olduğu tahmin edilen bir haç parçası bulunduğu bildirildi.

Alevi, Sünni, Ermeni, Süryani vatandaşlar Taksim Meydanı'ndaki iftarda buluştu

Taksim Meydanı'nda düzenlenen iftara İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Süryani Kadim Metropoliti Yusuf Çetin, Türkiye Ermenileri Baş Episkopos Aram Ateşyan, Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun ve çok sayıda vatandaş katıldı.

ՔԱՆԻ ՄԸ ԴԻՏՈՂՈՒԹԻՒՆՆԵՐ` “ՀԱՅ ԱՌԱՔԵԼԱԿԱՆ ՍՈՒՐԲ ԵԿԵՂԵՑՒՈՅ ԽՈՒՄԲ ՄԸ ՀԱՒԱՏԱՑԵԱԼՆԵՐ”

ՈՒ ԱՆՈՒՆՈՎ ՍՏՈՐԱԳՐՈՒԱԾ ՀԱՒԱՔԱԿԱՆ ՆԱՄԱԿԻՆ ՎԵՐԱԲԵՐԵԱԼ  Ծանօթացանք Ֆրանսայի Հայ Առաքելական Սուրբ Եկեղեցւոյ խումբ մը խիստ մտահոգ հաւատացեալներու կողմէ պատրաստուած Հաւաքական Նամակի բովանդա-կութեան հետ, որ հրատարակուած էր «Նոր Յառաջ» երկօրեայ թերթին մէջ, (Շաբաթ, Յուլիս 27, 2013 - թիւ 536): Հաւաքական սոյն նամակը տրամադրելի դարձած է նաեւ հա-մացանցային տարբերակով

Ukrayna Parlamentosu’ndan Örnek Soykırım Kararı

APA’ya konuşan Komite üyesi, Verkhovna Radası Yardımcısı Mustafa Jamil, yapılan görüşmelerde, parlamentoda söz konusu yasa tasarısının görüşülmesinin kabul edilemez olarak değerlendirildiğini belirtti. Görüşmede, Ukrayna parlamentosu tarafından bu tür bir belgenin kabul edilmesinin gerçekle çeliştiğinin belirtildiğini söyleyen Jamil, “Bu tür belgelerin kabul edilmesinden önce, tarih bilimciler bunları incelemeli ve ortak bir karara varmalı. Aynı zamanda, bu tür bir belgenin kabul edilmesi, uluslar arasındaki dostluğu baltalayabilir. Bu sebeple, komite yasa tasarısını reddetti” dedi.

Mustafapaşa kilise ve şapel zengini

Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinin sınırları içerisinde bulunan 36 kilise ve şapel, Hristiyan turistlerin dikkatini çekiyor.Mustafapaşa Belediye Başkanı Levent Ak, beldelerinin Kapadokya bölgesinin en zengin kültür merkezi olarak bilindiğini söyledi. Mustafapaşa’nın, tarih, doğa ve kültür değerlerini kapsayan çok sayıda varlığa sahip olduğunu kaydeden Ak, “36 kilise, 6 yeraltı şehri, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca tescili yapılmış 140, henüz tescili yapılmamış 250 olmak üzere toplam 390 adet tarihi konağa sahibiz.

Süryanilerin Anayurdu Mor Gabriel Manastırı

Süryanilerin anayurdu olarak bilinen Turabdin bölgesinin kalbi konumundaki Mor Gabriel Manastırı, Midyat ilçesi'nin 23 km. güneydoğusunda, meşe ağaçlarıyla örtülü tepelerin doruk noktalarından birinde, 1616 yıllık uzun tarihi boyunca yaşadıklarını sergileyerek kendisine gelen konukları büyüleyerek karşılar.

Assyrian Village in Syria Attacked By Muslims

Hassaka, Syria (AINA) -- The Assyrian village of Tel Hormizd was attacked on Saturday, July 27 at about midnight. Fifty Arab Muslims on motorcycles entered the village and began a shooting rampage. According to residents, the Muslims fired indiscriminately, wounding two Assyrians, one of whom is still in hospital. 

Ermeniler Mereto Dağı'na tırmandı

Mereto Dağı tırmanışı her yıl geleneksel olarak yapılıyor...Her yıl geleneksel olarak yapılan Mereto Dağı tırmanışına, bu yıl da Ermeni kökenli vatandaşların ilgi gösterdiği görüldü. Ermeniler tarafından kutsal sayılan Mereto Dağı ve kilisesini ziyaret eden ve aralarında Sason Ermenileri Derneği Başkanı Aziz Dağcı'nın da bulunduğu Ermeni kökenli vatandaşlar, Surp Asvadazin Meryem Ana Kilisesi'nde mum yakıp dua ettikten sonra dağın yanında bulunan Şeyh Bazit Türbesi'ni de ziyaret etti.

Çan, ezan ve hazan sesi ile…

Funda’nın Gözünden / Funda Süzer. Foto, Özgür Kocaeli
Kuzguncuk, Anadolu yakasında; Üsküdar ile Beylerbeyi arasında bir vadi.17.yy kaynaklarına göre bir Musevi köyü. Eski adıyla, Kosinitza. Üstadımız Evliya Çelebi’ye göre ise bu isim Fatih Sultan Mehmet devrinde buraya yerleşmiş “Kuzgun Baba” adlı bir veliden kaynaklanmıştır. Zamanında Museviler, Kutsal topraklara varmadan son durak saydıkları için yerleşmişler bu köye. Aynı dönemlerde Rumlarında oturduğu söylenmekte . 18.yy da Ermeniler yerleşmiş. 20.yy ortalarında da Türkler çoğalmaya başlamış.  Şimdilerde, Gayrimüslimler azalsa da hepsi keyifle bir arada yaşar durumda. 

The Real Turkish Heroes of 1915

By Raffi Bedrosyan
Germany has decided to name several neighborhoods, streets, buildings, and public schools in Berlin and other German cities after Adolf Hitler and other Nazi “heroes.” Talat Pasha, If the above statement were to be true, how would you react? How do you think Germans would react? How do you think Jews still living in Germany would react? My guess is that you, the Germans, and the Jews would all find it inconceivable, offensive, and unacceptable. And yet, it is true in Turkey, where it is acceptable to name several neighborhoods, streets, and schools after Talat Pasha and other Ittihat ve Terakki (Committee of Union and Progress) “heroes” who not only planned and carried out the Armenian Genocide, but were responsible for the loss of the Ottoman Empire itself.

Avrupa ‘azınlık’ dersinde sınıfta kaldı

Seyit Arslan
Alman Bertelsmann Vakfı’nca yapılan ‘Toplumsal Birliktelik Radarı’ başlıklı araştırma, birçok ülkeye azınlıklar konusunda dersler veren Avrupa’da ana toplum ile göçmenler arasında ciddi sorunlar yaşandığını ortaya koydu. Avrupa’da 5 milyon Anadolu insanı yaşıyor. Almanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde sık sık entegrasyon tartışmalarının merkezine oturtulan insanımız, uyum sağlamadığı gerekçesiyle özellikle sağ siyasetçiler tarafından yoğun bir şekilde eleştiriliyor. Kısa süre önce yayınlanan bir araştırma, birçok Avrupa ülkesinin toplumsal birlikteliği sağlamada sınıfta kaldığını gösteriyor.

Patrik Bartholomeos'tan iftar duası

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Omirilik Felçlileri Derneği(TOFD)'nin düzenlediği iftara katıldı. Derneğin Ataköy'deki binasında düzenlenen iftara, aralarında Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, avukat Kezban Hatemi, gazeteci Hakan Çelik gibi isimlerin de bulunduğu yaklaşık 120 davetli katıldı. İftar öncesinde dua okuyan Bartholomeos, "Bedenimizdeki engeller kalbimizin sevgisini engellemez, engelleyemez. Biz buna samimiyetle inanıyoruz ve sizden güç alıyoruz. Tüm kalbimizle her zaman yanınızdayız. Sizlerin bizler için duacı olmanızı dilerim" diye konuştu.

Muş'taki Ermeni mirasının yıkımı durdu

Ayça Örer - ayca.orer@radikal.com.tr
Muş’ta kalan ve şehirde bir zamanlar Ermenilerin yaşadığının son kanıtı olan Kale Mahallesi, 21 Ekim 2012’de Bakanlar Kurulu kararı ile kentsel dönüşüm kapsamına alındı. Dönüşüm projesi çerçevesinde mahallede yıkılması planlanan 500 evin yerine TOKİ, 770 daire inşa edilecekti. Binaların yüzde 80’i yıkıldı. Kentsel dönüşüm kapsamındaki yıkım, Van Koruma Kurulu’nun bir evi tescillemesiyle şimdilik durdu.

Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածին Տեղեկատուական համակարգ տնօրէն` Տ. Վահրամ քահանայ Մելիքեան

Յուլիսի 26-28-ը Նորուէգիայի Թրոնդհայմ քաղաքում տեղի ունեցաւ «Կրօնների եւ  բնապահպանութեան ալեանսի» ներկայացուցիչների երկրորդ հանդիպումը: Հանդիպմանը մասնակցում էր Հայաստանեայց Առաքելական Սուրբ Եկեղեցու եւ Էջմիածին քաղաքի պատուիրակութիւնը, որի կազմում էին Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնի Միջեկեղեցական յարաբերութիւնների բաժնի տնօրէն Տ. Յովակիմ եպիսկոպոս Մանուկեանը, Էջմիածնի քաղաքապետ տիար Կարէն Գրիգորեանը եւ Եկեղեցիների համաշխարհային խորհրդի Կլոր Սեղան միջեկեղեցական բարեգործական հիմնադրամի գործադիր տնօրէն տիար Կարէն Նազարեանը:

Zeytinli Adada 2 Bin 300 Yıllık Yeraltı Kilisesi Bulundu

Balıkesir'in Erdek ilçesinde bulunan Zeytinli adada bir yeraltı kilisesi bulundu. 7 yıldır Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurettin Öztürk başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda kilisenin 10 gün içinde ortaya çıkarılacağı belirtildi.

Sahibinden satılık kelepir kilise!

Siirtli Mehmet Emin Evin, özel mülkü olan arazide bulunan Süryani kilisesini satmak istiyor. Söz konusu araziyi, babasının hayvancılık yapmak üzere 1980'lerde Siirtli Araplardan aldığını belirten Evin, kilisenin de böylece kendi mülkiyetlerine geçmiş olduğunu anlatıyor. "1915'e kadar tüm bölge Hıristiyanlarındı sonra Müslümanların mülkiyetine geçti" diyen Evin, kendi ailesinin de aslen Keldani olduğunu fakat 1915'te zorla Müslüman yapıldığını ve Kürt gibi yaşamaya başladıklarını söylüyor.

Şark Meselesinin güncel provası

Orhan Dede
Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler arası İttifak, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Arap Baharı... Hepsi Haçı geni taşıyan projeler. Hepsinin de hedefinde İslam coğrafyası var. İlk olarak Diyalog sonra da eş zamanlı olarak Medeniyetlerarası İttifak ortaya atıldı. Bu kavramlarla İslam coğrafyası BOP’a hazırlandı. Papazlar ve hahamlar iftar sofralarında boy göstermesi ve hatta iftar dualarını yapmaları bu projelerin ortaya atılmasıyla başladı. Bu süreçte İslam haram dediği halde Müslüman kadınlar Hıristiyan erkeklerle evlendirildi ve bu cinayet, “bir devrim” diye gazete manşetlerine taşındı. (Ne diyelim Allah akıl fikir versin. HYETERT)

'Büyük Türkiye olmanın koşullarından birisi, Ermeni meselesinin çözümüdür'

Adnan Boynukara - Yazar
Yazar Adnan Boynukara: Küresel aktör ve Büyük Türkiye olabilmenin birinci koşulu özgüven ise bunun test edileceği meselelerden birisi de Ermeni meselesindeki tutumdur... Türkiye’nin temel meselelerinden birisi olan, göç etmiş, göçe zorlanmış Ermeniler meselesi, yani 1915’de yaşanan olaylar konusunda da belirleyici olup olmayacağıdır. Ortaya çıkan değişim dikkate alındığında, bunun mümkün olduğu ve ‘Yeni Türkiye’nin’ kök salmasına imkân tanıyacak en temel konulardan birisinin de Ermeni meselesinin çözümü olduğu görülür. Özellikle küresel aktör ve Büyük Türkiye olabilmenin birinci koşulu özgüven ise bunun test edileceği meselelerden birisi de Ermeni meselesindeki tutumdur. Bu bakımdan, Türkiye’nin büyüklük ideasının, sözden ibaret olmadığını göstermesi önemlidir.

BDP Süryani Milletvekili Erol Dora’dan Eruh'taki Surp Hovhannes Yuhanna Kilisesi’nin Cemaate Satılmasına Sert Tepki

Gazeteci Yazar Cevat Sinet'in, Süryani avukat ve BDP Mardin Milletvekili Erol Dora ile yaptığı röportaj:
Eruh’ta Dih Mahallesinde Surp Hovannes Yuhanna  Kilisesi var. Eruh Belediyesi’nin kayıtlarında yeşil alan olarak görünüyor.  Bizde eski tapu da var, yeni tapu da var. Fethullah Gülen cemaatine ait paravan bir şirket olan Lotus Eğitim Dağıtım İnşaat Turizm Yemek Hizm. San ve Tic A.Ş. şirketi o bölgeyi satın aldı. Eruh Belediyesi, yeşil alan olan yeri, belediyenin kararıyla cemaate sattı. 300 kişilik cemaat üyesi şu an orada yurt yapıyor...Bu kutsal mekânlara sahip çıkmalıyız. BDP’nin bu tarih soykırımını yapması abesle iştigal...Biz bu desteği BDP’den çok bekliyorduk. Bunu Siirt belediyesinden de bekliyorduk. Bir AKP’li yaptığı zaman ben bunu olağan ve normal karşılıyorum ama BDP bunu yaptığı zaman hakikatten bunun hazmedilecek bir tarafı kalmıyor.

Taksiyarhis Kilisesi Açılırken

Akın Güre
Ayvalık sessiz sedasız bir müzeye kavuştu. İlçe yönetimi onu "Anıt Müze" diye tanıttığı için böyle diyorum: Taksiyarhis kilisesi üzerine serili ölü toprağından kurtarıldı sonunda. Yaklaşık iki yıldır devam eden restorasyon çalışmaları nihayet sevindirici bir sonuca ulaştı. Bu yıl Nisan ayında yapılan kabulden sonra geçtiğimiz günlerde, 11 Temmuz'da halkın ziyaretine de açıldı.

“mal sahibi, mülk sahibi... hani bunun ilk sahibi?”

Mustafa Sütlaş   /musutlas@gmail.com
“kırdıkaçdı oğlu karabit oğlu ve ohanis”, “taşci mardik oğulları avadis ve serkis”, “parsih oğullarından mardiros”, “kelust oğlu serkis tanil”, “ocaklı oğlu kirkor ve artin’den niyazi deveci unan oğlu yakop”, “çekem mığdısı karabit”... size aşina, bildik, tanıdık geliyor mu bu isimler? sanmam siz de benim gibi tanımazsınız bu kişileri, adlarını bile duymamışsınızdır. daha yüzlercesi var! onların da adlarını saysam yine bildiğiniz birisi çıkmaz içinden. gidip muhtarlığa sorsak kayıtlarını-kuyutlarını da bulamayız. bu dünyada soylarını sürdüren birileri var mı onları da bilmek mümkün değil. ama onlar bu topraklarda yaşadılar, mal mülk sahibi oldular ve sonra da yok oldular. yalnız yok olmadılar, izleri de saklandı, yok edildi. ama güneşin altında olan biten, yaşanan hiçbir şeyi sonsuza kadar gizlemek olanaklı değil. bir yerden çıkıyor mutlaka. ama bu kendiliğinden olmuyor. birileri gerekli; arayan, çaba gösteren, uğraşan. işte “sait çetinoğlu” onlardan birisi. 

Ermeni Gazeteciye Laik ve Hristiyan baskı


Gazeteci Markar Esayan, Gezi Parkı süreci boyunca ve sonrasında yazdığı yazılar ve sosyal medyadaki tweetleriyle son derece aktif bir rol üstlendi. Süreci Türkiye'nin siyasi yapısı üzerinden değerlendiren Esayan, kalem oynatan aydınlar hakkında 'Aydınların çöküşünü izledik, bu süreç onların içindeki canavarı ortaya çıkardı' diyor... Bunları söylediğiniz için dışlanmıyor musunuz? Dışlanıyorum elbette. İstanbul'da, laik bir çevrede büyüdüm, Hristiyan'ım. Benden beklenen, diğerleri gibi dindarlara aynı yerden bakmam. İnsan olmanın temel gereği eşitliktir. Erdoğan'ın kim olduğu sosyolojik kodları beni ilgilendirmiyor. On yıl boyunca yaptıkları ortada ve çok önemli... Türkiye etnik sorunlarını çözmemiş bir ülke olduğu için etnik kimlikler adalete muhtaç. O kimliklerle öne çıkan insanların çok fazla çaba sarf etmeden aktör olmalarına neden oluyor. Bu tembelliğe yol açıyor. Türkiye'deki aydın tipinin çoğunun bu tip insanlardan oluştuğunu düşünüyorum. O yüzden ben baştan beri çok sert bir çizgi koydum. Hiçbir şeyi sadece Ermeni sorunundan ibaret de görmedim.

Çerçevenin dışına çıkmak

Sıtkı Şükürer ssukurer@gmail.com
İttihat Terakki ile birlikte Türkçülük ideolojisi ön plana çıkarılmaya çalışıldı. Amaç hep aynıydı. Mümkün olduğunca elde kalan topraklar korunmaya çalışılıyordu. Türkçülük toplumun “payı” olacak, aynı zamanda “paydada” İslam yer alacaktı. Proje, zaten müsait olan siyasi konjonktüre uygun olarak hayata geçirildi. Bir müddet sonra elde kalan topraklar gayrimüslim nüfustan “arındırılmaya” başlandı. Cumhuriyet, bu fikri takip etti. Neticede, o an için sanki başka türlüsünün olamayacağına dair bir kararlılıkla, bu günlerde belki 20 milyon kişiye ulaşacak Ermeni, Rum, Yahudi nüfus tasfiye edildi. Payda artık İslam’dı. Paya dair bazı sıkıntılar vardı. Özellikle Kürt nüfusu Türkleştirmek zorluklar arz ediyordu. Bu insanlar Çerkezler, Boşnaklar ve benzerleri gibi ülkenin yeni vatandaşları değildi. Kendi topraklarında, kendi dilleri ve kültürleri ile yaşayan insanlardı.

Etnik Bölücülükten, Türk Milliyetçiliğini Sorumlu Tutmak

İrfan Sönmez / sonmez@sonsayfa.com
Milliyetçilikle ilgili en önemli kuramcılardan biri olan E.J.Hobsbawm, Osmanlının Ulusçu akımlar yüzünden değil, merkezi otoritenin zayıflaması yüzünden yıkıldığını, ulusçu akımların bunun sonucu olarak ortaya çıktığını söyler. Yani, Osmanlı’nın yıkılışı Milliyetçi isyanların sonucu değil aksine bu isyanlar merkezi yönetimin zayıflamasının bir neticesidir. Devletin geri çekildiği her yerde başka otoriteler ortaya çıkar.Oluşan boşluğu başkaları doldurur. Tıpkı mafya yapılanmaları gibi ulusalcı akımlarda bu tip boşluklardan beslenirler. İmralı süreci de benzer bir noktaya doğru gidiyor. Süreçle birlikte zayıflayacağı düşünülen etno milliyetçilik, daha da güçlenmiştir.Devlet geri çekildikçe, oluşan boşlukları süratle doldurmuştur. Daha önce nüfuz edemediği alanlara açılma, yeni mevziler kazanma imkanı bulmuştur.

Far away from Mount Ararat

Among the many ethnic groups of historical Hungary perhaps the Armenians are the least known. True, many of us have an acquaintance with Transylvanian Armenian origins, and in the early 1990s, after the introduction of the new law on ethnic minorities we saw with surprise the multitude of the newly formed Armenian local governments, but the exact origins and time of arrival of the Armenians to Hungary and the considerable role played by them in 18th to 20th-century Hungarian history was only recently presented in detail by such volumes as Miklós Gazdovits’ Az erdélyi örmények története (History of the Transylvanian Armenians, 2006), Gazda Dezső’s Gyergyói örmények könyve (Book of the Gyergyó Armenians, 2007), or the Örmény diaszpóra a Kárpát-medencében (Armenian diaspora in the Carpathian Basin, 2006-2007), edited by Sándor Őze and Bálint Kovács. This makes so important the exhibition Far away from Mount Ararat – Armenian culture in the Carpathian Basin of the Budapest History Museum, which for the first time gives an overview on the history and culture of the Armenians in Hungary.