Etiketler

Ermeni ve Rumların malları nasıl Türkleştirildi?

Gazeteci Nevzat Onaran'ın Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesini ele aldığı "Emvâl-i Metrûkenin Tasfiyesi" adlı iki ciltlik araştırma-inceleme kitabı Evrensel Basım Yayın'dan çıktı. İki ciltlik kitabın birinci cildinde Osmanlı döneminde (1914-1919 yılları) Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesi, ikinci cildinde ise Cumhuriyet döneminde (1920-1930 yılları) Ermeni ve Rum mallarının Türkleştirilmesi ele alınıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları buluşmasını olumlu olarak nitelendirdi

Avrupa ve Avrasya işlerinden sorunlu ABD Dışişleri Bakan yard. Vekili  Victoria Nuland, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarına cesaret ve yaratıcı yaklaşım göstermeleri çağrısında bulundu. Nuland, «Atlantik konseyi»ndeki  konuşmasında Kasım sonunda öngörülen ve iki yıl içindeki ilk Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları buluşmasını olumlu bir gelişim olarak nitelendirerek ″Çözüm yönünde kapsamlı müzakerelere başlama onların güçleri sınırındadır ve biz onlara cesaretli ve yaratıcı olmaları çağrısında bulunuyoruz″ dedi.

Artur Bağdasaryan, İsviçre cumhurbaşkanıyla Karabağ ve Ermeni-Türk ilişkilerini değerlendirdi

İsviçre’ye çalışma ziyaretinde bulunan Ermenistan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Sekreteri Artur Bağdasaryan bugün 15 Kasım’da İsviçre cumhurbaşkanı ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Ueli Maurer’le ikili ilişkiler, AB-Ermenistan işbirliği, bölgesel güvenlik, Ermeni-Türk ilişkileri, Dağlık Karabağ sorunun barışçı çözümüne ilişkin konuları değerlendirdi. MGK Basın servisinden verilen bilgiye göre, taraflar 2014 yılında AGİT Dönem Başkanlığını üstenecek İsviçre Konfederasyonunun öncelikleri, Ermenistan’la ilişkilerin daha da derinleştirilmesi zorunluluğu ve ikili ilgi duyulan diğer konulara değindiler.

Sohbet Geceleri


"1915 Travması Devam Ediyor"

Evrim Kepenek / evrimkepenek@gmail.com
Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı için Türkiye’ye gelen Helen Anahit: “1915’i ‘Ermeni Meselesi’ olarak adlandıran bir sistemden bahsediyoruz. 1915, Türkiye’de yaşayanların karşı karşıya bırakıldığı bir enkazdır.”... 1915’i “Ermeni Meselesi” olarak adlandıran bir sistemden bahsediyoruz.  Zira 1915, Türkiye’de yaşayanların karşı karşıya bırakıldığı bir enkazdır. Somut bir örnek olarak, Anadolu’nun kadim halklarından olan Ermeniler’den boşaltılmasının, Birinci Dünya savaşı sonrası kurulan Cumhuriyet’in ertesinde yol açtığı sosyo-ekonomik çöküntüyü gösterebilirim. Dolayısıyla, 1915 ve onun ardından oluşup, devam eden süreç Türkiyeli herkese aittir. 

H.H. Karekin II, Catholicos of All Armenians Condemns Attacks on Syrian Armenians

Holy Etchmiadzin reported this week that attacks were carried out on the St. Sarkis Armenian Church and the Holy Translators Armenian School in Damascus, Syria. Children were among the victims of the November 11 mortar shelling.

Rusya büyükelçisi: Ermenistan, egemenliğinin bir kısmını bırakmak zorunda olacak

″Erivan’dan, Ermenistan’ın egemenliğini kaybedeceği ve böylece Sovyetler Birliğinin yeniden yaratıldığı yönünde  ifade edilen endişelere tepkiniz nedir?″ sorusuna elçi ″Acaba AB üyesi ülkeler birleşirken egemenliklerinin bir kısını kurban etmediler mi? Bu ülkelerden bir kısmı hatta kendi sanayilerini, tarımlarının belli bir kısmını feda ettiler. Ayrıca, Gümrük Birliği benzeri fedakarlıklar talep etmiyor. Dahası Ermenistan’ın sanayi ve tarımı gelişim ve Avrasya piyasasına girmek için ek teşvik kazanır″... Gümrük Birliği üyesi ülkeler kendi egemenliklerini tamamıyla kaybetmezler, ancak egemenliklerinin bir kısmını, tereddüt göstermeksizin, ulus üstü organlara nakletmeliler. Bu hem Batı’da hem Doğu’da nerede olursa olsun tüm entegrasyon birliklerinde gerçekleşmekte″. şeklinde yanıtladı.

10th Anniversary - A Decade of Rebirth

Bildiğin günah!

Umur Talu
Her işin başı bu felsefe. İktidara mesafesiz bir feylesofun buyurduğu üzre:"çoğunluğun istemediği, zararlı, çirkin, gayr-i meşru gördüğü bir davranışı, bir uygulamayı, bir ilişkiyi hükümetler de kanun ve düzenlemelerle koruyamaz .Bireyler muhtaç oldukları çoğunluğun hatırı için bazı özgürlüklerini gönüllü olarak kullanmamalı." Demek oluyor ki, başta evrensel hukuk, gönüllü veya mecburen kabul ettiğin hak ve özgürlükler "çoğunluk" karşısında hikaye. Ya gönüllü vazgeçersin... Ya da hükümetler de zaten bunu (ve galiba seni) koruyamaz!"çoğunluğun istemediği" tabii öyle soyut uygulamalar, davranışlar, ilişkiler olmuyor. Somut, etten kemikten, candan kandan insanlar oluyor.Bazen, şimdi "Afrikan Amerikan" denerek sözde onurlandıran "zenciler" oluyor. Balkanlarda "Türkler, Müslümanlar" Anadolu'da "Ermeniler, Rumlar" oluyor.

Armenia Should Renounce Turkish Protocols Long Before Genocide Centennial

By Harut Sassounian
Expecting a public relations nightmare during the Armenian Genocide Centennial, Turkish officials are anxious to prevent further damage to their country’s already tarnished reputation.
Even though they have no intention to open the border with Armenia, Turkey’s leaders are pretending to do so by constantly issuing fake conciliatory statements. By falsely claiming that Turkey is in the process of patching up its differences with Armenia, Ankara’s hidden agenda is to discourage additional countries from recognizing the Armenian Genocide.

Mehmet Perinçek'i Ermeni Lobisi mi attırıdı?

İstanbul Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılapları Enstitüsü araştırma görevlisi kadrosundan çıkarılan Mehmet Perinçek'in durumu Meclis gündemine taşındı. CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, "Perinçek'in Ermeni lobisini rahatsız eden akademik araştırmaları nedeniyle cezalandırıldığı doğru mu" diye sordu. ( Bu CHP hiç değişmiyor. Ermeni lobisinin başka işi yok da üçüncü sınıf tarihçilerle mi uğraşacak? HYETERT)

ՀԱՅ-ԹՈՒՐՔ ՅԱՐԱԲԵՐՈՒԹԵԱՆ ՆՈՐ ԶԱՐԳԱՑՈՒՄՆԵՐ

ՍԴՀԿ Մամլոյ եւ Տեղեկատուութեան Դիւանը կը հաղորդէ.- Հինգշաμթի, 7 Նոյեմμեր 2013-ին, Պոլսոյ մէջ ,Կանաչներ եւ Ձախ Ապագայե կուսակցութեան մէկ յանձնախումμը ժողով մը գումարած է ասնակցութեամμ տարμեր կազմակերպութիւններու եւ անհատներու, որոնք ճանչցած են Հայոց Ցեղասպանութիւնը, ,Պատմութեան Հետ Առերեսումե վերնագրին տակ, քննարկելու մինչեւ 2015 թուականը Հայոց Ցեղասպանութեան 100-ամեակին առթիւ տարուելիք աշխատանքներն ու ձեռնարկները: Այս ժողովին մասնակցելու հրաւէր ստացաւ Ս. Դ. Հ. Կուսակցութիւնը:

Muharrem İnce’ye kıymayın ya da ‘gâvurun’ siyasal işlevleri


İstanbul’daki Rum yayıncılığına 50 yıl sonra yeniden can veren İstos Yayınları’nın editörlerinden Foti Benlisoy, Muharrem İnce’nin “Atatürk olmasaydı adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” açıklamalarını üzerine yazdı: Türkiye’de ‘gâvur düşmanlığının’ ana akım siyasetin ortak paydası olduğunu bilmiyor muyuz? Şaşıracak ne var?

Andınız,bizim inkâr edilen varlığımızdı

Jaklin Çelik*
Varlığımızı her sabah tüm içtenliğimizle Türk varlığına armağan ediyorduk. Bunu da birbirimizle, kim daha sesli okuyacak yarışına girerek yapıyorduk. Çünkü Misak-ı Milli sınırları içerisinde onların "Ata" diye tapındığına bizim "Allah" diye tapınmamız gerekiyordu ki samimiyetimiz inandırıcı olsun. Andımız işte buydu: İnkâr edilen varlığımız beş yıl boyunca Türk varlığının sirkesine yatırılacaktı. Sonuçta, küpün içinden kimse organik bir Türk çıkmasını beklemeyecekti, damağa hitap edecek hizmetkâr bir turşu tadında olmamız kâfiydi. Bizim için tam bir trajedi olan 1915 bu andın gölgesinde bir komediye dönüşüyordu farkında olmasak da.

Diyarbakır'daki Ermeniler anadillerini öğreniyor

Diyarbakır'da açılan bir kurs iki yıldır Ermenilere anadilini öğrenme fırsatı sunuyor. Diyarbakır'ın Sur Belediyesi'nin açtığı kursa 66 Ermeni katıldı. Kursu, Kurdi-Der ve Ermeni Cemaati Vakfı ortak düzenledi. Üç aylık periyotlarla iki kur şeklinde düzenlenen kurstan, şimdiye kadar 67 kişi mezun oldu. Bu 67 kişiden sadece biri Ermeni değil. (Vakıf yöneticilerimizi yürekten kutluyor, Kurdi-Der yönetimine teşekkür ediyoruz. HYETERT)

Liberallerin, Kürtçülerin ve Gezicilerin Kemalizm’i

Yıldıray Oğur / 
Türkiye Öcalan’ın “Mahir Çayan’ın emanetini teslim ettiğini” söylediği HDP kuruldu. Partinin başına da Çayan’ın yol arkadaşı Ertuğrul Kürkçü getirildi. Çayan,“Milli Mesele” diye kodlanan Kürt meselesinin çözümünde halkların kendi istikballerini tayin hakkı gibi klasik sosyalist çözümü, özerkliği destekleyen bir sosyalistti. Ama aynı zamanda savunmasında“Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz. Onun Milli Kurtuluşçuluk bayrağını, hayatımız da dahil, her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz” diyecek kadar da bir Kemalist...  Kemalizm sadece bir devlet ideolojisi, siyasi bir fikir de değildi. O aynı zamanda Müslüman bir ülkede Batılı ve laik bir hayat sürenlerin o kalabalık dindar kitleyle ilişkilerini, onlar hakkında kurdukları dili tanzim eden bir hayat tarzı ideojisiydi, yol gösteren bir rehber, İslam ülkesinde laikler için hayatta kalma kılavuzu, insani ilişkilere kadar sirayet edebilmiş bir politik adab-ı muaşeret bilgisiydi. Başörtülüler üniversitelere girsin orada zaten aydınlanırlar” diyen liberallerin de, Kürtleri feodalizmden ve gericilikten kurtarmaya çalışan PKK’lıların da, AKP’li seçmenle “Hüloooğ” diye dalga geçen Gezicilerin de hısım olduğu işte bu Kemalizm’di.  

Azerbaycan ile bütünleşme... Ermenistan ile normalleşme?

Sami Kohen / skohen@milliyet.com.tr
Azerbaycan, Kafkasya’da Türkiye’ye siyasal, ekonomik, kültürel bakımdan en yakın ülke. Aliyev’in ziyareti, bu bağların yeni imzalanan anlaşmalarla daha da pekişmesine vesile oldu... Ankara’ya göre, Karabağ sorununa çözüm bulunursa, Erivan ile mevcut engel kalkacak. Ne var ki, bu 20 yıllık problemin hallinde şimdiye kadar en ufak bir ilerleme kaydedilemedi. AGİT’in Minsk Grubu yıllardır bir çözüm arıyor, ama bir sonuç alamıyor. Ermenistan bu bölgedeki işgaline son vermek ve bu toprakları (veya bunun geniş kesimini) Bakü’ye iade etmek niyetinde değil... Bu durumda Ankara’nın Ermenistan’la normalleşme sürecini başlatması pek mümkün görünmüyor. Velev ki Karabağ sorununda çözüm yolunda bir mucize olsun!

“Avrupa’yı Hıristiyanlık karşıtı ihtilal dalgası vurdu”

Avrupa, Hıristiyanlık karşıtı bir ihtilal dalgasının etkisi altında kaldı. Böyle bir açıklamada bulunan Devlet Duması (Rusya parlamentosunun alt kanadı) Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov Twitter sayfasında, bazı Avrupa ülkelerinde Hıristiyanlığa gösterilen yaklaşımdan dolayı ciddi kaygılar duyduğunu ifade etti. (Maalesef biz de aynı dalganın etkisindeyiz. HYETERT)

10th Annual Diocesan Christmas Ball Less Than a Month Away!

 

Advent: A Season of Preparation

"Establish your hearts, for the coming of the Lord is at hand." (James 5:8). Sunday, November 17, marks the beginning of the Advent season. Advent means “coming”—the coming of Christ. In Armenian it is called Hisnag, from the word “fifty.” Advent is the 50-day period during which we prepare to celebrate the Nativity and Theophany of our Lord Jesus Christ. It is a time to reflect on our relationship with God and to rededicate ourselves to Christ through our actions, thoughts, and prayers. Advent can also be an occasion to discover God’s gifts all around us.

Varlık Vergisi



Ermenistan’da «Sevgi Köprüsü» Müzikali için 200 milyon Dram tahsis edildi

Ermenistan’da Sayat-Nova’nın doğumunun 300. doğum yıl dönümü kutlamalar çerçevesinde  «Sevgi Köprüsü» Müzikali için 200 milyon Dram tahsis edildi. Etkinlik, tiyatro sanatının bu özgün dalının gelişimi yönünde bir adım teşkil etmekte. Etkinlik Ermenistan Kültür Bakanlığı desteğinde H. Paronyan Devlet Müzikal Komedi Tiyatrosu ve «Art Team» firması inisiyatifiyle hayata geçirilmekte.  Projenin başlıca partnörü Viva.Cell-MTS, inisiyatifin hayata geçirilmesi için 200 milyon Dram tahsis etti.

Perakendenin prime-time’ına Mari yerleşti!

Esen Evran / eevran@htgazete.com.tr
Soysal tarafından organize edilen Perakende Günleri, bu yıl 20-21 Kasım  tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde 13'üncü kez  düzenlenecek... Bu yıl da Beyoğlu'ndan bir meyhane  işletmecisi. Alkol yasaklarının, kadının, azınlıkların en çok  konuşulduğu dönemde. Meyhane işleten Ermeni bir kadın, Perakende  Günleri'nin ilk gününde, üstelik de katılımın en yüksek olduğu öğle  öncesi oturumda kalabalıklara konuşacak. Dün, Odakule'de 7 yıldır  Mekan'ı işleten Mari Esgici ve Soysal'ın kurucusu Suat Soysal ile bir  araya geldik.

Suriye’de Havan Topu Saldırısında Hayatını Kaybeden 2 Ermeni Çocuğun Cenazesine Yüzlerce Kişi Katıldı

Şam Hristiyan mahallesinde 11 Kasım’da Surp Sarkis Kilisesi bitişiğindeki Surp Targmançats Okulu öğrencilerinin okul çıkışı saatinde kapı yakınında bulunan otobüse havan topu düşmesi sonucu 2 Ermeni çocuk yaşamını kaybetti. «Horizon»  haftalık gazetesinin vediği bilgiye göre; çocukların cenazesine yüzlerce kişi katıldı. (Işıklar içinde yatsınlar. Tanrı ailelerine sabır versin. HYETERT)

Ermeni Kilisesinde yeni atamalar

Dünya Ermenileri Katolikosu, Ermeni Kilisesi bünyesinde kimi atamalarda bulundu.Ana Taht ruhbanlarından Gözetmen rahip Narek Avagyan ve Abgha Petros Azaryan Irak Ermeni Diyakosluğuna atandılar. Gözetmen rahip Yeghişe Avetisyan Ermeni Kilisesi Gençlik Birliği ruhani sorumluluğu görevinden alınarak, İsveç ErmeniToplumu bünyesinde Mekezi Avrupa ve İsveç Katolikosluk Naip vekilliğinde göreve atandı. Papaz Ararat Poğosyan «Vaçe ve Tamar Poğosyan» Eski Elyazmaları Kütüphanesi-Matenadaran Direktörlüğüne atandı.

Anadolu’nun Solan Rengi Süryaniler ve Geleneksel Süryani Halk Ezgileri

Süryaniler yaşadıkları coğrafyada kültür anlamında derin izler bırakmış, bugün yeni nesil tarafından pek bilinmeyen kültürel zenginlikleri halen varlığını sürdürmektedir. Dünya coğrafyası üzerinde bugüne kadar kurdukları bir devlet olmamasına rağmen her türlü şartlar altında kültürel birikimlerini koruyarak günümüze kadar ulaştırabilmiş bir halktır Süryaniler. 

Osmanlı’da azınlık dilleri ve edebiyatı üzerine...

Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu, Yunanistan Milli Araştırma Kurumu (Osmanlı Araştırmaları Programı) işbirliği ile Osmanlı İmparatorluğu’nda Müslim ve Gayrimüslim tebaanın dilleri ve alfabeleri üzerinde bir dizi konuşma düzenliyor. Konuşmalar dizisi kapsamında 28 Kasım günü Rumca ve Yunan alfabesi kullanılarak yayınlanan Karamanlidika eserler, 23 Ocak 2014 tarihinde Ermeni harfleri kullanılarak verilen Türkçe yayınlar, 26 Mart 2014 tarihinde Yanyalı Türklerin Rumcası ve son olarak 12 Mayıs 2014 günü, İbrani harfli Türkçe ve Ladino edebiyatı konunun uzmanları tarafından masaya yatırılacak.

'Hepiniz Ermeni'siniz, aklınızı alırız!'

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan tarafından Erzurum ve bazı ilçelerin adının değiştirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verdiği kanun teklifine tepki gösterildi... Kamu- Sen Erzurum İl Temsilcisi Müfit Bayraktar şunları söyledi:  “Tarih bu coğrafyayı Erzurum olarak yazmıştır, sonsuza kadarda Erzurum olarak yazılacaktır. BDP Milletvekili Altan Tan’ın bu kanun teklifi tam anlamıyla hadsizlik ve kendini bilmezliktir. Sözde ‘Demokratikleşme Paketi’ bize göre ‘İhanet Paketi’nden cesaret alan ve bölücü terör örgütünün sözcüsü gibi davranan Altan Tan’ın Büyük Ermenistan Projesi’yle örtüşen bu kanun teklifi sözde ‘Ermeni Soykırımı’nın 100’ncü yılında yani 2015 yılına bugünden sinsice yapılan bir hazırlıktır. Büyük Türk milleti bu hain ve sinsi oyunu bozacak, Aziziye Tabyalarında verilen cevabı zamanı geldiğinde tekrar verecektir. (Irkçılığın sonu yok. HYETERT)

Examining ‘the Denialist Habitus in Post-Genocidal Turkey’

By Varak Ketsemanian / An Interview with Talin Suciyan
The forced eradication of the Armenians from their homeland in 1915 has generated a unique scholarship that closely examines the genocidal policies from 1915 to 1923. One aspect, however, has remained blurred: the post-genocidal period and the repercussions of the genocide on the remaining Armenian population in Turkey. In this interview with the Armenian Weekly, Talin Suciyan shows the consistency of state policies and internalization of these policies on the level of everyday life by the larger parts of the society. According to Suciyan, the normalization of denial both by the state and the society created a denialist habitus. She also presents tangible examples of how the Armenians had to become part of the denial as there was no other way of existence for them in the public sphere.

Dünya gözümde Kerbela'dır

Ali Topuz   alitopuz@gmail.com
Erdoğan'ın Sünni Kerbela algısının Alevilerin Kerbelası'yla ilgisi sadece tarih ve isimlerde. İnce'nin isimlerle kurulu söylemiyse söylediğinin tersini gösteriyor.Siyasette isimler günlerindeyiz. İktidarıyla, muhalefetiyle... İsimler üzerinden mesajlar yollanıyor, sorular soruluyor, cevaplar veriliyor... CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, “Atatürk olmasaydı” dedi, “bu ülkenin kurtarıcısı olmasaydı, bugün hakaret edenlere şunu söylüyorum; adınız Ahmet, Hasan, Hüseyin olmazdı. Adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu. Bunları doğru bilmeleri lazım.” Doğru evet, doğru bilmek lazım, evet. Örneğin geçen bir ‘Müslümanlaştırılmış Ermeniler Konferansı’ yapıldı; adı Zohrab, Hrant, Aris, Arek olması gerekip de Ahmet, Hasan, Hüseyin olanların öyküleri konuşuldu orada.

Erdoğan, iş 1915'e gelince İttihatçı, Kemalist kesilmeye devam edecek mi?

Hasan Cemal     
Cemal Paşa ailesi, İstanbul’da, Kurtuluş semtinde bahçe içinde müstakil bir eve yerleşmişti. Ev, eski bir ‘Ermeni mülkü’ydü ve Atatürk’ün emriyle Cemal Paşa ailesine verilmişti. New Jersey'de kitaplarımı imzalarken, sarışın bir kadın, elinde kitap yanıma yaklaştı ve şöyle dedi: “Ailenize verilen Kurtuluş’taki ev benim aileme aitti, dedelerimindi.” 1915’in yüzüncü yılı kapımızda! Tayyip Erdoğan acaba mesele 1915’e, Ermeni meselesine gelince, İttihatçı ve Kemalist kesilmeye devam edecek mi?..

Şam Ermeni Okulu saldırısında hayatını kaybedenler için Ayin-i Ruhani düzenlenecek

12 Kasım’da toplanan Ana Taht Kutsal Etchmiatsin Ruhbanlar Konsey Oturumu esnasında Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, Şam Surp Sarkis Kilisesi bitişiğinde faaliyet gösteren Surp Targmançats Lisesi yakınında 11 Kasım’da gerçekleşen terör olayından acıyla bahsetti; saldırı sonucu yetişkinler yanı sıra okul öğrencisi çocuklar da hayatını kaybetmişti.

Şişli Spor Kulübünden Haberler

Şişli genç kız Voleybol takımı Bahçelievler spor kulübünü 3-0 mağlup ederek grubunu 3. sırada tamamladı ve çeyrek finale yükseldi... Genç erkek basketbol takımı Emniyetgücü takımına 88-60 mağlup oldu.

Rojava özerkliğe doğru mu gidiyor?

Suriye’nin kuzeyinde Kürtler’in yoğun olarak yaşadığı ve Rojava olarak adlandırılan bölgede bugün bir Kurucu Meclis oluşturulduğu ilan edildi. Böylece Rojava’nın siyasal yapısının yeniden şekillenmesi doğrultusunda önemli bir sürece girildi. Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve aşiretlerin temsilcilerinin katılımıyla Kamışlı kentinde yapılan toplantıda oluşturulan 82 üyeli Kurucu Meclis’in önümüzdeki aylarda geçici yönetim ilan edeceği belirtiliyor. Bunun da Rojava’da fiili olarak özerkliğe geçileceği anlamı taşıdığı düşünülüyor.

Ermenistan yine tanımadı

Ermenistan Parlamentosu, 1991 yılından bu yana işgal altında tutulan Azerbaycan'a ait Yukarı Karabağ bölgesinin tanınmasına yönelik muhalefet tasarısını yine kabul etmedi.

ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ

Առաջնորդարանի Մշակութային Յանձնախումμի կազմակերպութեամμ Նոյեմμեր 9-ին քաղաքիս Տօմ Ֆորում սրահին մէջ տեղի ունեցաւ Քէօլնի 10րդ Հայկական Մշակութային Օրերու μացումը, հարիւրէն աւելի հայ եւ օտար հիւրերու ներկայութեամμ: Բացման հանդիսութեան ներկայ էին նաեւ Առաջնորդ Գարեգին Արքեպս. Պեքճեանը եւ Լեռնային Ղարապաղի Հանրապետութեան Գերմանիոյ Ներկայացուցիչ Յարութիւն Գրիգորեանը:

Suriye'de Süryanilere Yönelik Büyük Katliam

Suriye'de olayların başladığı 2.5 yıldan beri büyük çaplı olarak ilk kez, nüfusunun tamamı Süryani olan Sadad kasabasında bir katliam gerçekleştirildi. Geçtiğimiz günlerde Süryani Patriğinin mesajında da dikkat çekilen Suriye'deki Şam'a 160 km uzaklıktaki 15.000 kişilik sakin Süryani kasabası olan Sadad'a yönelik cihadçıların haftalar süren işgal ve saldırısı geçtiğimiz günlerde rejim güçleri tarafından bertaraf edilmişti.

Abdullah Gül: Türkiye olarak sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine önem veriyoruz

Türkiye’den «Star» gazetesinde yer alan haberde; Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Dağlık Karabağ sorununda Türkiye’nin adaletli tavrına minnettarlık duydukları kaydedildi. Cumhurbaşkanı Gül ise sorunun çözümünde diplomatik yolların izlenmesi gerektiği vurgusunda bulundu.

Yorgo’dan Muharrem İnce’ye yanıt geldi


CHP’li Muharrem İnce’nin “Atatürk olmasaydı adınız Dimitri olurdu, Yorgo olurdu” sözlerine İstanbullu bir ‘Yorgo’dan yanıt geldi.


1915 ve Öncesi: Kürt Tarih Yazımında İnkarcı Eğilimler Üzerine – 4. Bölüm

Hovsep Hayreni
“Kürdistan Ermenileştirilecekti” söylemi “Atatürk olmasa adımız Yorgo ve Dimitri olurdu”dan farklı mı?!..Geçen bölümde yarım bırakmış olduğum Sayın Aso Zagrosi'nin görüşlerini eleştirmeye devam edeceğim. Bununla sonuçlandırmayı amaçlıyorum. Tam yayına verecekken 10 Kasım vesilesiyle CHP'li Muharrem İnce'nin gündeme düşen bir sözü buradaki ana argümanla çok ilginç çağrışım yaptığı için, bölüm başlığına o benzerliği yansıttım. Özünde aynı anlayışın dışa vurumu olan bu varsayımsal ikiz söylemler, batıda Rumların, doğuda Ermenilerin imhasını meşrulaştırıcı mazeret beyanları olmaktan öte bir anlam taşımaz. Kürt-Ermeni ilişkilerinin değişik kesitlerine dair yazarın tek yanlı değerlendirmelerini irdeleyerek sözkonusu sabit fikrin geçerlilik derecesini görelim.

Ulus devlete göç

Ayşe Adlı
Öyle isimlendirilmese de bir asır önce Anadolu'da yeni bir kavimler göçü yaşanıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin 'ulus devlet' olarak kurulması; Türk, Kürt, Arap, Boşnak, Gürcü, Arnavut, Çerkez, Çingene, Laz, Ermeni, Rum, Süryani, Bulgar, Nasturi... milyonlarca insanın yer değiştirmesi sayesinde mümkün oluyor.

Tribute to dead Armenian fighters for France

Jean Eckian/ Paris
On november 11, to mark the signing of the armistice in 1918, the Armenian community of France bowed to the statue of General Andranik at Pere Lachaise cemetery in Paris. A little later one second ceremony paid tribute to the dead Armenian fighters for the French Republic. Mrs. George Pau-Langevin, Minister Delegate to the Minister of Education, responsible for Educational Success, filed a flower wreath at the foot of the Armenian monument in the name of France. According to documents, 700 Armenians lost their lives on the battlefield during the First World War.

Ermeniler'de geçmişi unutma, bizde geçmişi hatırlama korkusu...

Hasan Cemal
Acıyla hüzün ve Anadolu hasreti, New Jersey’de kökleri Anadolu’ya, İstanbul’a uzanan Ermenilerle geçirdiğim iki gün boyunca peşimizi hiç bırakmadı. Acılarla yüklü hatıraların oluşturduğu bir duygu ve düşünce aleminde dolaşıp durduk iki gün. Yahudiler’in Holokost, Ermeniler’in 1915 örneklerindeki gibi insanlık, çektiği acıları diri tutarak, zamanla var oluşunun temel dayanağı haline getiriyor. Belki de o acıları unutmaktan korkuyor. Peki acıları diri tutmak bizleri geçmişin tutsağı haline getirmiyor mu?

Varlığı istenmeyenlerin vergisi

1940'lı yıllarda artan faşizan eğilimlerin uğradığı ülkelerden biri olan, ulus-devletleşme süreci o zamanlarda da devam ettiren Türkiye'nin tarihindeki en büyük kara lekelerden birinin yıldönümünü yaşıyoruz. Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere o kara leke varlık vergisidir.

Türk gazetecinin Türk milletvekiline yanıtı: Türk olduğumuz için bu cinayetleri savunmak zorunda değiliz

Tanınmış Türk basın mensubu Oral Çalışlar’ın Radikal’de yer alan makalesinde AKP’li milletvekili Vahit Erdeme’e yazdığı mektupta, Ermeni Soykırımında işlenen cinayetler için ″Türk olduğumuz için bu cinayetleri savunmak zorunda değiliz″ dedi. Çalışlar köşe yazısında şunları kaydetti: Müslümanlaştırılmış Ermeniler Konferansı’nı izlerken dinlediğim bazı öyküleri köşemde aktarmıştım. Bu yazım nedeniyle gelen mektuplardan biri de AK Parti’nin iki dönem Kırıkkale milletvekilliğini yapan Vahit Erdem’den geldi.

Yeni elitin beton Türkiye’si

Cengiz Aktar
Türk ulusu, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in kuruluş aşamasının devasa sorunlarıyla malûl bir tahayyül üzerine bina edilmişti. Ana hedef devleti kurtarmak ve bunu bir ulus yaratarak gerçekleştirmekti. Formül kabaca şuydu: Bir yanda Müslümanlık temelinde var edilen ancak bu kimliğinden yasaklı bir topluluk, diğer yanda Sünnî İslâm’dan farklı kimliklerin, türdeşleştirme hedefi uyarınca yok edilmesi, sürülmesi ve yok sayılması. Osmanlı bakiyesi topraklar, her uluslaşma sürecinde yaşanan trajedilerin beterine tanık oldu. Ortaya çıkan ulus, şizofren ve hafızasız olduğu ölçüde zayıftı da.

Black Day in Damascus in the Armenian School


Dünya Ehl-i Beyt Vakfı, Eyüp Feshane'de geleneksel Muharrem ayı iftarı düzenledi.

Feshane'de düzenlenen iftar yemeğine Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, Dünya Ehli Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun, ABD Başkonsolosu Temsilcisi Charles F. Chuck Hunter, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Fener Rum Patrikhanesi Lideri Bartholomeos, İran Başkonsolosu Murtaza İfer, Cemaat Vakıfları Temsilcisi Azınlık Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas, Ak Parti Eyüp Gökhan Öztekin İlçe Başkanı Seçkin Turan, Eyüplüler ve Sanatçı Bedia Akartürk katıldı... "Birbirimizden farklılık arz ediyorsak bunda bir hikmet vardır" diyen Fener Rum Patrikhanesi Lideri Bartholomeos da "Bu farklılığı anlamaya çalışmak bizim vazifemizdir. Din insan unsurunun asli vasfıdır. Tanrı tanımazlık söylemleriyle insandan bu yüce duyguları sökmek isteyenler başarısızlığa uğramışlardır" diye konuştu.

Tribute to dead Armenian fighters for France

On november 11, to mark the signing of the armistice in 1918, the Armenian community of France bowed to the statue of General Andranik at Pere Lachaise cemetery in Paris. A little later one second ceremony paid tribute to the dead Armenian fighters for the French Republic. Mrs. George Pau-Langevin, Minister Delegate to the Minister of Education, responsible for Educational Success, filed a flower wreath at the foot of the Armenian monument in the name of France. According to documents, 700 Armenians lost their lives on the battlefield during the First World War.

CHP'li İnce'ye 'Yorgo' tepkisi!

Seda Selek'in sunduğu Günün Manşeti programında gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Türkiye Gazetesi Yazarı Melih Altınok, CHP'li Muharrem İnce'nin 10 Kasım'da yaptığı açıklamaya ateş püskürdü. CHP'nin Atatürk için mevlid okutmasını olumlu bulan Melih Altınok,  CHP'li Muharrem İnce'nin 10 Kasım'da yaptığı açıklamaya ilişkin ise şunları söyledi: "Yapılan açıklamalar paradigmanın hiç değişmediğini gösteriyor. Saçma sapan açıklamalar.. Atatürk olmasaydı adınız Yorgo olurdu vs.. Bu memlekette yaşayan azınlıkları, gayri Müslim vatandaşları rencide edecek abuk subuk açıklamalar.. " (Varlık Vergisinin yıl dönümünde, İttihat ve Terakki zihniyetinin değişmediğinin yeni kanıtı. HYETERT)

'İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine'

Yılmaz Murat Bilican
 Başbakanın hedef göstermesiyle, devletin evlerimizin içine göz diktiği ve müdahaleye hazırlandığı bu günlerde, yine devletin pervasızca yaptığı başka bir müdahalenin yıldönümünü yaşıyoruz. 11 Kasım 1942 de aynı devletimiz, çıkardığı bir yasayla, bu sefer gayrimüslim vatandaşların mallarına göz dikmişti. Bu öyle bir göz dikmeydi ki adeta “Ya malını ya canını” diyordu.

Ermenistan’dan Müzakere Sürecine Darbe Vuracak Adım

TurkishNY.com - Ermeni Parlamentosu, “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınması” konulu kanun tasarısını görüşmeye hazırlanıyor. Söz konusu kanun tasarısı “Miras” partisinin başındaki isim olan Zaruhi Postanjyan’ın girişimiyle hazırlandı. APA’nın Novosti Armenia isimli ajanstan alıntıladığı habere göre “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınması” konulu kanun tasarısı, Salı günü Ermeni parlamentosunun olağanüstü oturumunda görüşülecek.

Ermenistan sınırının açılması gündemde

Avrupa Birliği'nin Ermenistan ile ilişkilerini daha da geliştirmek istediği belirtilirken bu çerçevede Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasına ilişkin çalışmaların yapıldığı kaydediliyor.ABHaber, Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının gündeme olduğuna dikkat çekerken AGİT Minsk grubunda sınırın açılmasıyla ilgili çalışma yapıldığını yazdı.

Milli Mücadele neyin mücadelesi - 3

Sevan Nişanyan
Son iki yazıda ne dediydik, hatırlayalım. Bir: 1913 ile 1918 arasında Türkiye tarihinin en büyük soygunu gerçekleşti; milli servetin neredeyse üçte biri el değiştirdi. Bundan istifade edenler, Yunan ve Ermenilerin geri gelmesinden ve galip devletler eliyle tazmin edilmelerinden korkuyordu. Direndiler. İki: Savaşın galipleri İttihat ve Terakki kadrolarını tasfiye etmeye niyetliydi. Teşkilat bunu ta 1915’lerde öngördü, direniş örgütü kurdu. Örgütün başına Mustafa Kemal’i getirdiler; yalnız adamdır, kolay manipüle ederiz diye hesap yaptılar. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Son olarak İslam faktörünü görelim, eksik kalmasın.

Samast Davasında Mahkeme Yine Sordu: Belgeler Devlet Sırrı mı?

Samast'ın TİB kayıtları ve MİT'in Meclis komisyonuna gönderdiği evraklardan, "gizli olmayanları"nı isteyen 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi bu sefer de "Bunlar evlet sırrına girer mi?" diye sordu. 

'Ermeniler de Türkleri kesmişti' diyerek...

Oral Çalışlar /oralcalislar@gmail.com
Ermenilerin bir kesiminin o tarihlerde Erzurum ve yöresinde uyguladıkları vahşetin, 1915 soykırımı olgusunu ortadan kaldırmayacağını bilmeliyiz. Müslümanlaştırılmış Ermeniler Konferansı’nı izlerken dinlediğim bazı öyküleri köşemde aktarmıştım. Bu yazım nedeniyle gelen mektuplardan biri de AK Parti’nin iki dönem Kırıkkale milletvekilliğini yapan Vahit Erdem’den geldi. Sn. Oral, Yabancı bazı namuslu tarihçiler sizden çok daha insaflı bu konuda. Geçen hafta Erzurum’da idim, biraz da oralarda Ermenilerin yaptığı mezalime kalem oynatmaya eliniz varabilse. Keşke olmasa idi, ama bu facia başlatılmış ve karşılıklı katliama yol açılmış. Siyasi olarak dikte ettirilmeye çalışılan, bilimsel olarak mutabakat sağlanamayan ‘soykırım’ tezini siz kabul etmiş görünüyorsunuz. Bu Türk düşmanlığı furyası da bir gün son bulacak.”... Erzurum ve yöresinde uyguladıkları vahşetin, 1915 soykırımı olgusunu ortadan kaldırmayacağını bilmeliyiz. Sonuçta yaşanan; koca bir halkın, binlerce yıldır yaşadığı coğrafyadan sürgün, katliam yoluyla bilinçli bir devlet politikasıyla ‘siliniş’i, ‘yok ediliş’i.

Varlık Vergisi trajedisi ve yarım kalan bir aşkın hikayesi...

 Melisa Kohen
'T.C. kurulduğundan beri tarihe kara leke olarak geçen bir çok olay yaşanmıştır. Dersim katliamı, 6-7 Eylül olayları, Maraş, Çorum, Sivas kıyımları, Roboski faciası bunlardan sadece bir kaçı.' Özellikle azınlıklara yönelik 6-7 Eylül kalkışması akıllara yer etmiştir. Onun kadar olmasa da yine çok acılara yol açmış olan, azınlıklara yönelik bir başka zulüm de Varlık Vergisi’ydi. Daha çok ekonomik boyutuyla ele alınmış, yaşattığı trajedi çok da göz önüne alınmamıştır. 24 Ocak kararları nasıl neoliberalizmin işçi ve emekçiye yönelik “ekonomi terörü” ise, Varlık Vergisi de Türkiye'deki azınlıklara yönelik birer ekonomi terörü olarak tarihe geçmiştir, Türk burjuvazisinin gayrimüslim olmayan unsurlarının da dolaylı katkısıyla...

Tillo Sırada Ne Var

Erdem Akyüz
Geçtiğimiz günlerde Siirt’in “Aydınlar ilçesinin adı “Tillo olarak değiştirildi. Kanun teklifini verenlerin yazdığına göre Tillo adı Arapça ve Süryanice kökenli imiş. Bir başka görüşe göre ülkemizde yerel olarak kullanılan farklı bir dil veya lehçeye dayanıyormuş. Peki, burası Arabistan mı, bir Süryani ülkesi mi, yoksa farklı bir ülke mi ? Bir ülkede İl ve İlçelere; o ülkenin resmi dilinin dışında, bir başka dilde kullanılan kelimeler ile isim verilmesi görülmemiştir. Bu daha başlangıç yani “aysbergin görünen bir parçası”dır. (Ne diyelim şovenliğin sınır yok. HYETERT) 

Ermenistan'dan Türk bayrağına hakaret

Ermenistan’ın işgali altında bulunan Azerbaycan toprağı Yukarı Karabağ’da gösteri yapan Ermeni askerleri, üzerinde Türkiye ve Azerbaycan bayrağı olan tuğlaları kırdı. Görüntülerde sözde Yukarı Karabağ Cumhuriyeti'nin başkenti Hankenti’nde Türkiye ve Azerbaycan bayraklı tuğlaların önünde gösteri düzenleyen Ermeni komandoları, gövde gösterisi yapıyor. (İki yanlış bir doğru etmiyor. HYETERT)

Selamet Han butik otel oluyor

Hasan Ay
Vakıflar Yasası'nda yapılan değişiklikle iade edilen Selamet Han, butik otel olarak hizmet verecek. Vakıflar Yasası'nda yapılan değişiklikle Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı'na iade edilen Sirkeci'deki Selamet Han, butik otel oluyor. Girişimci Kemal Alten tarafından kiralanan tarihi bina, yapılacak restorasyonun ardından butik otel ve restoran olarak hizmet verecek. Vakıf Başkanı Bedros Şirinoğlu, Selamet Han'dan elde edecekleri geliri, hastane ve huzurevi hizmetlerini geliştirmek için kullanacaklarını söyledi.

Nasıl ‘beyaz Türk’ olunur?

Prof. Dr. Medaim Yanık - İstanbul Şehir Ünv.
Kendini ‘beyaz Türk’ sayanlar, yaşadıkları topluma yabancılaşıyor. Sahte bir seçkinciliğin verdiği ruh hali, yaşadıkları toplumun temel değerlerine ve insan gücüne karşıt düşmelerine sebep oluyor... Beyaz Türk, Türkiye’nin doğusuna karşı batısını, fakirine karşı zenginini, dindarına karşı sekülerini, Kemalistini, CHP’lisini, batılısını, kolejlisini çağrıştırıyor. Aslında “beyaz Türk” bir sosyal bilim kavramı olmaktan ziyade ideolojik bir kavram... ‘Beyaz Türk’ kime denileceğini bilmek kolay değil. Daha çok kimin beyaz Türk olmadığını söylemede kullanışlı. Günlük ve ideolojik kullanımıyla ‘beyaz Türk’ olmak; dindar, Kürt, Alevi ve gayrimüslim olmamak demek. (Umarız bir bilim adamı da din ve cemaat karşıtı, laikçi, toplumu yönetmek ve yönlendirmek isteyen medyaya büyük ölçüde hakim ve zengin Beyaz Ermenileri de tanımlar. HYETERT)

Fransızları Ermeni meselesiyle ilgili uyardı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) 37. Genel Kurulu'na katılmak üzere bulunduğu Fransa'nın başkenti Paris'te, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi... Avcı, 1915 olaylarına ilişkin iddialarla ilgili, Türk Tarih Kurumu'yla görüşerek özellikle Fransa'ya yönelik pilot bir bilgilendirme çalışması yapma niyetinde olduklarını vurguladı. Avcı, 7'den 70'e Fransa'da yaşayan tüm Türk vatandaşlarının bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Safrastyan: Türkiye Dışişleri Bakanının demeçleri oyunun bu bölümünün olağan bir parçası

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun demeçlerinin kendisi gerçeklikte hiçbir şey ifade etmiyor. NEWS.am muhabirine açıklama, Ermeni-Türk sınırının açılmasına ilişkin Türkiye Dışişleri bakanının sözlerine değinen  Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü Direktörü, Türkolog, Ruben Safrastyan’dan geldi.Türkiye Dışişleri bakanının sözlerine değinen  Safrastyan:  Türk tarafının yürüttüğü oyunun bu bölümünün olağan bir parçası olduğunu kaydederek ″Oyun şu: «Biz, Ermeni-Türk sınırını açmak istiyoruz, ancak Azerbaycan karşı, öyle ki sınır açılmıyor». Öyle ki burada hiçbir yenilik yok, Davutoğlu’ysa her zaman söylediğini tekrarladı.″ dedi. ″Demeç niçin şimdi yapıldı?″ sorusuna uzman bunun Türkiye’nin AB’yle müzakerelerinin tekrar başlaması ve Ermeni Soykırımının 100. yılının yaklaşmasıyla bağladı..."

Ermenistan’ın Washington Büyükelçiliğinde Aram Haçturyan 110. Doğum yılına yönelik konser

8 Kasım’da Emenistan’ın Washington Büyükelçiliğinde «Embassy Series» kuruluşuyla işbirliği çerçevesinde, Ermeni tanınmış kompozitör Aram Haçaturyan’ın 110. Yıldönümü vesilesiyle bir konser-resepsiyon gerçekleştirildi. Etkinlik katılımcılarına hitap eden Ermenistan’ın ABD Büyükelçisi Tatul Margaryan, Aram Haçaturyan’ın eserleri aracılığıyla, Ermeni müzik ve kültürünün  dünyada daha tanınır hale dönüştüğünü belirtti. Haçaturyan’ın büyük bir Ermeni müziği mirası, yapıtlar bıraktığını, bunların Ermenileri için olduğu kadar evrensel değer ve öneme sahip olduklarını kaydetti.

Soykırım Müze-Enstitüsü, Kanada İnsan Hakları Müzesiyle «Karşılıklı Anlayış Memorandumu» imzaladı

7 Kasım’da Kanada’nın Winnipeg kentinde Kanada İnsan Hakları Müzesiyle (KİHM) ve Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü (ESME) arasında «Karşılıklı Anlayış Memorandumu» imza töreni gerçekleşti. Zorian Enstitüsünün aktif katılımıyla imzalanan «Karşılıklı Anlayış Memorandumu» çerçevesinde taraflar, Ermen i Soykırımı araştırmaları, yayınlar, eğitim, ortak sergiler düzenlenmesi, enformasyon, istişare vd. alanlarda işbirliği yapacaklar. İşbirliği, özellikle iki kurumun yeni  sürekli sergi projelerinin geliştirilmesinde deneyim aktarımı açısından önemsenmekte.

Yabancılar Ermenice öğrenip, Yeni Yılı Ermenistan’da geçirebilirler

ArnenianCourses.org.uk portalı iki hafta süreli son Ermenice kursuna ilişkin duyuruda bulundu. Kurs Erivan ve Tsaghkadzor’da gerçekleştirilecek ve hem Ermenice hem de Rusça öğrenme olanağı sağlayacak. «Asparez»in verdiği bilgiye göre; Ermenice ve Rusça kursları günde 3 saat olacak. Dersler Erivan üniversitelerinin deneyimli  uzmanları idaresinde gerçekleştirilecek. Katılımcılar kent merkezinde bulunan otellerde konaklayacaklar.