Etiketler

Tampon hatta gerilim son 7 gündür korunuyor; Azerbaycan 8 kayıp verdi

19-20 Ocak gecesi Karabağ-Azerbaycan çatışmalı kuvvetler tampon hattı Kuzeydoğu ve Güneyoğu yönünde kaydedilen sabotaj işlemleriyle önceki hafta başlayan gerilim geçtiğimiz 7 gün esnasında da devam etti. Karabağ nöbetçi mevzileri yönünde farklı çaplı silahların uygulanması dışında hasım, belli bir miktar ağır askeri donanımı ilk hatta çıkardı. Ayrıca hava savunma sistemleri, ön hattan 30-35 km. mesafeden Azerbaycan hava sahanlığında hasmın Hava kuvvetlerine ait eğitim-askeri amaçlı uçuşlarını tesbit etti ve iniş yapana dek emin bir şekilde hareketlerini takip etti. Genel olarak hafta esnasında hasım tarafından 1700 kez ateşkes rejimi ihlali kaydedildi; ihlaller esnasında  Ermeni nöbetçi mevzileri yönünde 10 bini aşkın mermi ateşlendi.

Öcalan'ın Agos'a mektubu üzerine

Baskın Oran 
Öcalan, 31 Ocak tarihli Agos'ta çıkan ve önceden basın tarafından da iktibas edilen mektubunda aynı şeyi tekrarlıyor şimdi. ‘Âkiller’ olayıyla ilgili kitabı tamamlamak üzereyim. ‘Bitirirken’ bölümünü yazarken Başbakan Erdoğan ’ın Gezi ve 17 Aralık sonucunda Barış Süreci’ni tükenmeye bıraktığından bahsediyorum, diğer partner olarak Öcalan’ın tutumunu da özetlemek gerekti. İzlemek kolay olsun diye sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Öcalan çeşitli nedenlerle ‘süreç’in ipi kopmasın derken, bu mektupta Türkiyeli Ermenileri biraz harcadı; bunu ve aşağıdaki ayrıntıları, bir ‘Kürt muhibbi’ sıfatıyla yazdığımı akılda tutarak okumanızı hasseten istirham ederim.

Rumlara kalan İstanbul...

Bir zamanlar Rum diyarı olarak anılan İstanbul’da bugün toplam iki bin Rum yaşıyor. Rumlar azalan nüfusları için endişeliler fakat kendi deyimleriyle de ‘gerçekçi değil romantik’ düşünüyorlar. Onlara göre umut ışığı en son sönen ışık ve umutlarını korumaya devam ediyorlar. Yüzyıllardır aynı topraklarda yaşayan Rumların sayısı azalmış olsa da tarihlerini anlatan birçok yapısı mevcut. Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneği, (RUMVADER) Avrupa Birliği kapsamında yürüttüğü “Azınlık vatandaşları-Eşit vatandaşlar” projesi dolayısıyla geçtiğimiz günlerde gazetecilere İstanbul’daki Rum Cemaatinin önemli binalarını gezdirdi. İşte, hem Rumların hem de İstanbul’un tarihini anlatan önemli binaların hikayeleri.

The new Lebanese stamp, commemorating the Armenian Genocide.

The sculpture is designed by sculptor Zaven Hadeshian and it stands in Bikfaya.

Hayatın akışı içinde kesişen yollar

Ahmet Demirel
12 Nisan 1924 günü TBMM’de yapılan görüşmeler sırasında Gümüşhane Mebusu Zeki (Kadirbeyoğlu) Bey söz alarak şunları söyler: “Arkadaşlar, bir mesele için Heyeti Celilenizin nazarı dikkatini celbetmek isterim. (...) Alelusul Suşehri’nde Vehip Paşa tarafından idam edilmiş Nuri Bey isminde bir yüzbaşı vardır. Bunun fecaatini burada Heyet-i Muhteremeye arz etmekten sıkılıyorum. Buna burada Muammer Bey ve daha birçok zevat şahittir.” Bu sözler üzerine Bozok Mebusu Süleyman Sırrı (İçöz) Bey kendisine hemen destek verir ve “Evet hepimiz de biliyoruz” der.

Meaningful Steps: A Roadmap For Turkey As 2015 Approaches

By Raffi Bedrosyan
In a previous article about the Centennial of the Armenian Genocide in 2015, I argued about the need to focus our limited resources to supporting independent academic research, to continue to reveal the truth and facts of 1915 and establish a “common body of knowledge” between Turks and Armenians. In this article, I will elaborate on the necessity to deliver those facts directly to the Turkish people; will outline some of the obstacles created by the denialist policies of the Turkish state; and finally, will provide a few suggestions for the Turkish state to consider by 2015.

Regarding Syrian Armenians’ Crisis

By Bedros Kojian, M.D.
There is a great disparity in a statement of establishing a magnanimous Private Foundation in Armenia, successful fund raising activities and donations to NON-VITAL, but important Armenian causes. And the GLARING absence of funds and/or donations to the Syrian Armenian CRISIS, eloquently stated in “Will You Be The First to Call” article by Mr. Zaven Khanjian.

Syrian President Finally Recognizes The Armenian Genocide

By Harut Sassounian Publisher, The California Courier
In a lengthy interview last week with Agence France Presse (AFP) on the tragic situation in Syria, Pres. Bashar al-Assad made an unexpected reference to the massacres of 1.5 million Armenians. This is the first time that any Syrian head of state has acknowledged the Armenian mass murders and identified the perpetrator as Ottoman Turkey.

Primate’s Pastoral Visit to St. Mary Armenian Church in Costa Mesa – Choir Director Dn. Rupen Ozsoghomonian Honored

On Sunday, January 26, the Costa Mesa’s faithful community of St. Mary Armenian Church welcomed Diocesan Primate Archbishop Hovnan Derderian. On a pastoral visit, His Eminence was the day’s celebrant and homilist. The Solemn celebration saw the participation of the Khachadourian Choir, under the conductorship of Dn. Stepan Gozumian. At the Holy Altar, His Eminence was assisted by Archpriest Fr. Moushegh Tashjian and the deacons of the host parish.

Syrian Christian Leaders Call On U.S. To End Support For Anti-Assad Rebels

By Elizabeth Dias @elizabethjdias
The stories told by five top Syrian Christian leaders about the horrors their churches are experiencing at the hands of Islamist extremists are biblical in their brutality. Bishop Elias Toumeh, representative of the Greek Orthodox Patriarch of Antioch and All the East, tells of the funeral he led ten days ago for the headless body of one of his parishioners in Marmarita. Rev. Adeeb Awad, vice moderator of the National Evangelical Synod of Syria and Lebanon, explains how the rebels blew up his church and then pointed the finger at the regime. Bishop Armash Nalbandian, primate of the Armenian Church of Damascus, says he received word on Facebook from a fellow bishop in Aleppo that two congregants were traveling when opposition fighters stopped their bus, made them present their Armenian IDs, and then took them away. The fighters, Nalbandian recounts, returned to the fellow passengers a few hours later with a box, which they said were cakes. Inside were the two Armenian heads.

Papazlar Diyanet'ten maaş talep etti "İmam ile papaz eşit olmalı"...

Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Özsahakyan, Ortadoks,Süryani ve Ermeni cemaatlerinin din adamlarının maaşlarının devlet tarafından ödenmesini talep etti. İstanbul Sarıyer'deki Boyacıköy Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Nazaret Özsahakyan, cemaatin kilisede görevli din adamlarının maaşlarını ödeyemeyecek duruma geldiğini belirterek, maaşların devlet tarafından ödenmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı'na başvurdu... Konuyla ilgili eski TBMM İnsan Hakları Kurulu Başkanı da olan Kamu Denetçisi Mehmet Elkatmış görevlendirildi. (Lozan Anlaşmasına göre devletin azınlıkların eğitim hizmetlerine, dini ve hayır işlerine, genel ve belediye bütçelerinden pay ayırması ve bu payın ilgili yönetimlere ödenmesi gerekir. Yoksa devletin azınlık din adamlarını devlet memuru yapması çözüm olmayacağı gibi pek çok yeni sorun yaratır. HYETERT)  

Diyarbakır'daki Ermeni Kilisesi Din Adamı Bekliyor

Abdülhamid Hoşbaş - Serhat Çağdaş
Farklı din, kültür ve dile sahip insanların tarih boyunca bir arada kardeşçe yaşadığı, ezan sesinin çan sesine karıştığı Diyarbakır'da Ortadoğu'nun en büyük Ermeni kilisesi olduğu belirtilen Surp Giragos'da din adamı olmaması nedeniyle sürekli ibadet yapılamıyor. Surp Girogos Vakfınca, 3 yıl önce 32 yıl aradan sonra ibadete açılan 98 yıl sonra da çan sesinin duyulduğu tarihi kiliseye din adamı görevlendirilmesi için Ermeni Patrikhanesine başvuruda bulunuldu Surp Giragos Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Türkay: "Patrikhanenin verdiği bilgiye göre yeterli sayıda din adamı olmadığı için atama yapamıyorlar. (Yöneticilerin durumu bilmemeleri epeyce garip doğrusu. HYETERT)

Forbes Reytingine göre Ermeni asıllı 10 milyarder kim?

Forbes Derecelendirme listesinde halihazırda Ermenistan’da yaşayan milyarder bulunmamakta. Anılan Ermeni milyarderler yabancı ülkelerde yaşamaktalar. «Forbes-Armenia» Ermenistan’da yaşayan zenginlere ve faaliyetlerine değinmeyi planlarken, Kasım-2013 itibarıyla Forbes Inc. kaynaklarına göre Ermeni zengileri şöyle sıralanmakta:

Fransa ve Ermeni Sorunu

Ömer Engin Lütem
İki cumhurbaşkanı düzenledikleri basın toplantısında bu konuya doğrudan temas etmemişler ancak bir gazetecinin sorusu üzerine tutumlarını açıklamışlardır. Hollande geçmişe ilişkin olarak bellek çalışması yapmanın daima acı verdiğini ama yapılması gerektiğini söylemiş, herkesin geçmişte olanları araştırılması ve tanınması yoluyla barışma aramasından bahsetmiş, daha sonra ise Fransa’nın bu sorunu hukuki alanda çözmek isteğine temasla Avrupa Birliği içinde soykırım inkârının cezalandırılmasına dair 2008 yılı çerçeve karara atıf yapmıştır. Bu karara göre Avrupa Birliğine üye ülkeler soykırımın inkârının cezalandırılması için kendi mevzuatlarında gerekli değişiklikleri, ifade özgürlüğünü zedelemeden, yapacaklardır. Ancak, öngörülen süre dolmuş olmakla beraber, Fransa dâhil, birçok ülke mevzuatında henüz değişiklik yapamamıştır.

İsveç'te Ermeni anıtına Türklerden tepki

İsveç'in başkenti Stockholm'ün en büyük ilçelerinden Botkyrka'da, 1915 olaylarına ilişkin iddialarla ilgili anıt dikilmesine yönelik süreç, bölgede yaşayan Türklerin tepkisini çekiyor. Süryani, Asuri ve Ermenilerin birleşerek meclis gündemine getirdikleri anıt dikme önerisi, önceki gece geç saatlerde, Belediye Meclisi'nde oylamaya sunuldu. Oylama ile ilgili bilgi alan Türk ve Azerbaycan vatandaşları, belediye önünde toplanarak, anıt isteğinin reddedilmesi yönünde gösteri yaptı. Tüm tepkilere kanşın, Belediye Meclisi'ndeki oylamada "evet" çıktı.

Sözde soykırım anıtına izin çıktı

İsveç'in başkenti Stockholm'ün en büyük ilçesi Botkyrka'da, sözde Ermeni ve Süryani soykırımı anıtı dikilmesine izin çıktı. Stockholm'de yaşayan Süryani derneklerinin çatı kuruluşu 'Seyfo Komitesi'nin talebi üzerine Botkyrka Belediyesi'nde yapılan oylamada 54 belediye meclis üyesi, ''evet'' derken, sadece 5 üye ''hayır'' oyu kullandı.Oylama öncesi Azeri ve Türkler ile Süryaniler belediye meclisi önünde gösteri yaptı. Polisin geniş önlemler aldığı gösteride, taraflar karşılıklı sloganlar attı.

UGS teyid etti: Ermenistan’a iltica talebinde bulunan Azerbaycan’lı aileye ilişkin yeni ayrıntılar

Azerbaycan yurttaşı Bakü sakini 1976 doğumlu Cavit Orujev, kendisi, eşi ve 3 çocuğu için siyasi iltica telebiyle 29 Ocak’ta Ermeni-Gürcü sınırı Bagrataşen Gümrük kapısından giriş yaptı. Ulusal Güvenlik Servisi (UGS) Basın Merkezinden verilen bilgide; ilticacı başvurusunu Azerbaycan yönetimi tarafından kendisin yönelik işkenceyle gerekçelendirdi. Cavit Orujev, Azerbaycan Özel Servisinin Ermeni asıllı eşi Bakü sakini 1983 doğumlu Roya Mirzoyeva’yla evlendikten sonra kendisine baskı uygulamaya başladığını anlattı. Gayrıinsani kötü muameleler sonrasında Cavit Orujev zorunlu olarak Azerbaycan Özel Servisiyle eşinin yurt dışında yaşayan akrabalarından Ermenistan ve Diaspora’ya ilişkin bilgi toplama yönünde işbirliğine  kararı verdi.

Ermeni ruhaniler Hindistan’da Katolik ve Doğu Ortodoks Kiliseleri arasında diyalog konferansı

28 Ocak’ta Hindistan’ın Kerala kentinde Katolik ve Eski Doğu Ortodoks Kiliseleri arasında Resmi Birleşik Teolojik Diyalog Uluslararası Konferans çalışmalarına başladı. Konferansta Ermeni Apostolik Kilisesini, Dünya Ermenileri Katolikosluğu Ana Taht Kiliselerarası İlişkiler Bl. Direktörü, Artik Diyaosluğu ruhani önderi Piskopos Hovakim Manukyan ve ana Taht Yayınlar ve Resmi Basın Bölümleri direktörü Gözetmen rahip Şahe Ananyan, Kilikya Katolkosluğundan Başepiskoos Narek Alamezyan temsil etmekteler.

ABD Kongre üyesi Adam Schiff, Ermeni Kilisesi Şam Diyakosluğu ruhani önderiyle buluştu

ABD Kongresi Temsilciler Meclisi üyesi Adam Schiff, Ermeni Apostolik Kilisesi Şam Diyakosluğu ruhani önderiyle Piskopos Armaş Nalbandyan’la buluştu. Bilgi «Asparez»in haberiyle geldi. Piskopos Nalbandyan, Suriye’nin diğer Hıristiyan kiliseleri ruhani önderleriyle beraber, Hristiyanların  kritik durumunu değerlendirmek üzere ABD’de bulunmakta.

Why is Turkish writer Sevan Nisanyan in jail?

Author Orhan Kemal Cengiz - Translator(s)Timur Goksel
Sevan Nisanyan, a Turkish citizen of Armenian origin born in 1956, is without doubt one of the most colorful personalities in Turkish intellectual life. In the book Wrong Republic, he wrote about questioning the “Ataturk taboo” in Turkey, arousing the anger of secular-nationalist Turks. He outraged religious circles with his criticism of Muslim beliefs, has infuriated feminists and leftists and never hesitates to speak bluntly about the Armenian genocide.

Հայտարարութիւն Փարիզի Հայկական Վերածնունդի

Մարդու Իրաւունքներու Եւրոպական Ատեանը Ստրասպուրկի մէջ 2013 դեկտեմբեր 17-ի իր որոշումով կը հաստատէ թէ հայոց ցեղասպանութեան հերգումը հանցագործութիւն չի հանդիսանար։ Ըստ այս վճիրին, Զուիցերիական արդարութեան կողմէ Թուրքիոյ Աշխատաւորներու Կուսակցութեան նախագահին՝ Տողու Փերինջեքի դատապարտումը վերջինիս ժխտողական հայտարարութիւններու նկատմամբ՝ կարծիքի ազատ արտայայտման խախտում մըն է։

Gayrimüslimlerin Tüzel Kişilikleri" Konferansı

AB Bakan Yardımcısı Alaattin Büyükkaya, "Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Orta Doğu'da insanlar kendi dilini konuşuyorsa, kendi dinini yaşıyorsa, kendi kimliğini biliyorsa bütün bunların arkasında Türk milletinin hoşgörüsü ve bu kültürün olduğunu görebilirsiniz" dedi. Büyükkaya, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Cemaat Vakıfları Temsilci Ofisi işbirliğinde Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu'nun katkılarıyla "Sorunlar ve Haklar II" başlığıyla düzenlenen, "Gayrimüslimlerin Tüzel Kişilikleri" konulu konferansta yaptığı konuşmada, sevgi ve hoşgörü temeli üzerinde yükselmiş, yüzyıllar boyu insanlığa ışık tutmuş, engin medeniyet birikimiyle dünyaya barış tohumları ekmiş ve ekmeye devam eden bir milletin çocukları olduklarını söyledi. (Sayın bakan unutmasın her imparatorluk çok dinli, çok dillidir.İstenen hoşgörü ve lütuf değil kabul edilmektir. HYETERT)

Ermeni Yalanlarını California’daki Eğitim Müfredatına Dahil Eden Yasa Onaylandı

TurkishNY.com - 29 Ocak tarihinde California Eyalet Meclisi, Meclis Üyesi Adrin Nazarian tarafından sunulan ve sözde Ermeni soykırımının California eyaleti eğitim müfredatına dahil edilmesini öngören AB 659 isimli yasa tasarısını oy birliğiyle geçirdi. Armenian Weekly’nin haberine göre AB 659 artık, değerlendirme için Eyalet Senatosu’na gönderildi.

Türkolog: Soykırımı tanınması yönünde Hollande’ın çağrısı Türkiye’ye Fransız tokadıydı

Türkolog Andranik İspiryan, Hollande’ın Türkiye’de iki kez Soykırımın inkarını cezalandıran yasa tasarısının kabulünün gerekli olduğuna ilişkin konuştuğunu, bunun Türkiye’ye Fransız tokadı olarak kabul edilebileceğini ifade ederek ″Hollande, Türkiye cumhurbaşkanı nezdinde Soykırımın inkarını cezalandıran yasa tasarısının kabulünün gerekliliğine ilişkin konuşan nadide bir devlet başkanıdır″ dedi ve Hollande’ın konuşmasında yeni yasa tasarısının Fransa Anayasa Mahkemesi  ve kısa bir süre önce AİHM’sinin Doğu Perinçek davasında vediği kararları, -bunlarla karşıtlı yaratmamak için, dikkate alarak hazırlanacağını vurguladığını da sözlerine ekledi.

Tüzel kişilik edinme hakkı engelleniyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Cemaat Vakıfları Temsilci İşbirliği - Gayrimüslimlerin Tüzel kişilikleri: Sorunları ve Haklar 2” konferansı -İstanbul  Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Cemaat Vakıfları Temsilci İşbirliği ile Bilgi Üniversitesinin Dolapdere Kampüsü’nde, düzenlenen “Gayrimüslimlerin Tüzel kişilikleri: Sorunları ve Haklar 2” konferansında azınlık temsilcileri konuştu.

Fransa Adalet Bakanı'ndan 'Soykırım' Açıklaması

Fransa Ermeni Örgütleri Koordinasyon Konseyi'nin (CCAF) yıllık yemeğine katılan Fransa Adalet Bakanı Christiane Taubira, hükümetin soykırım iddialarının inkârını önlemek için yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalıştığını kaydetti. Christiane Taubira yaptığı açıklamada, soykırımın inkârını önlemek için sorumlulukları olduğunu belirterek, Cumurbaşkanı'nın taahhütleri kapsamında hükümetin, Anayasa, Avrupa ve Fransa'nın uluslararası ilkeleri kapsamında yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalıştığını söyledi.

“Ermenistan - Türkiye İlişkileri Ön Koşulsuz Olarak Yeniden Kurulmalı”

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Türkiye ile ilişkilerin ön koşulsuz olarak yeniden kurulması gerektiğini söyledi. Prag’da Çek Cumhurbaşkanı Milos Zeman’la birlikte düzenlediği basın toplantısında konuşan Sarkisyan, “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği, AB üyesi ülkelerin meselesi. Biz Türkiye’nin AB’ye üyeliğini, Ermenistan’ın sınırlarının açılması olarak görüyoruz…” dedi.

Öcalan'dan Ermenilere Mektup

PKK lideri Abdullah Öcalan, "lobi" tartışmasına mektupla yanıt vererek Ermeni halkının 1915’te yaşadıklarını “soykırım” olarak tanımlarken, tüm dünyayı ve Türkiye Cumhuriyeti’ni bu gerçekle yüzleşmeye çağırdı. PKK lideri Abdullah Öcalan, Bese Hozat'ın "lobi" açıklamarıyla başlayan tartışma üzerine İmralı'dan bir mektup yolladı. Mektuptan satır başları şöyle:

Türkiye, 2015 için Ermeni diasporasıyla temas kuruyor'

1915 trajedisinin 100. yıldönümünde dünya çapında büyük bir kampanya hazırlığı var. Fransa'daki Ermeni diasporası bu akşam 2015 programını resmen açıklayacak. Diaspora'nın önde gelen iki ismi Franck Papazyan ve Alexis Govciyan Al Jazeera Türk'e konuştu. 1915 trajedisinin 100. yılı olan 2015, tüm dünyadaki Ermeniler için geniş kapsamlı etkinlik ve faaleyitlere hazırlanılan bir yıl. Özellikle diaspora Ermenileri kapsamlı kampanyaların hazırlığında.

Bu Ülkede Süryani, Ermeni, Rum, Yahudi, Alevi Kadın Olmak!!!

Zeynep Tozduman   zeynoege@mynet.com
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, kendimizden olmayan herkesi düşman hale getirmişiz. Hiç düşman bulamazsak neredeyse kendimize düşman olacağız. Niye bu öfke, niye bu kin? 1915 soykırımından sağ kalıpta Suriye’ye ve dört parçaya İran-Irak, Lübnan’a göç edenlerin çilesi ise hala devam ediyor. 1915’ e bir yıl kala artan ırkçı saldırılar, bir yandan İslam baskısı altında yaşayan 70 bin insana nasıl diyelim birlikte, kardeşçesine ve eşit koşullarda yaşıyoruz.  Bu ülkenin en kadim halkları ve inançları olan Ermeni- Süryani- Rum- Ezidi ve Aleviler için umut hangi dağın ardında yetişiyor bu ülkede?

Nevzat Onaran ile röportaj: Ermeni ve Rum malları nasıl Türkleştirildi?

Gazeteci ve yazar Nevzat Onaran, iki ciltlik Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi isimli son kitabında, 1915 ve sonrasından itibaren, Ermeni ve Rumlara ait malların yağma sürecini, çıkartılan el koyma kanunlarıyla Türk burjuvazisinin oluşturulmasını belgelerle birlikte ortaya koydu. Nevzat Onaran ile 'Emvali Metruke' denilen bu malların yağma süreçlerini, el koyma ve yağmanın Türkiye'nin milliyetçi ideolojik devlet yapısının oluşmasındaki temel konumunu, soykırımı ve İttihatçılar ile Kemalistler arasındaki süreklilikleri konuştuk.

Din dersinden nasıl muaf tutuldum?

Sami Aji Çalakalem 
Sene 1953. İstanbul’a yerleşeli bir buçuk yıl olmuş ve ben evimizin hemen yanı başında bulunan Firuz Ağa İlkokulu’nun 5. sınıfına devam etmeye başlamıştım. Sınıfın tek gayrimüslim talebesi bendim. Bir gün okulun müdürü sınıfa geldi. “Çocuklar” dedi, “bu ders yılında din dersleri başlayacaktır.  Katılmak istemeyenler velilerinden bir kâğıt getirmeleri gerekir”.  Sonra da bana dönerek: “Sami, senin kâğıt getirmene lüzum yok. Din dersi süresince sen bahçede veya avluda oynayabilirisin. Ama din derslerini takip etmek istersen, velinden bir izin kâğıdı getirmen gerekir.”

Bir Açıklama

Levon Şadyan
Büyükdere kilisesi başkanı Murat Süme'nin VADİP'le ilgili sosyal paylaşım sitesindeki sözleri, Ermeni cemaatinin bir üyesi ve kınalı kilisesinin başkanı olarak beni çok üzmüştür. VADİP'in daimi bir üyesiyim, hiç aksatmadan katılmaktayım ve  var oldukça da  onurla katılacağım. VADİP cemaatimiz için çok gerekli bir platformdur. VADİP başkanı sayın Bedros Şirinoğlun'a bu platform sayesinde bizleri biraraya getirdiği için teşekkür etmemiz gerekir, zira bu platform ve toplantılar olmasaydı, bazı vakıf yöneticilerinin vakıfları nasıl idare ettiklerini, hepimize ait olan vakıf mülklerimizi sattıklarını, keyfi kullanımları ve şahsi çıkar sağlamış olduklarını öğrenemeyecektik.

Türkiye'de Ermeni, Ermenistan'da Kürdüm

Vahap Işık  / bawernezan@gmail.com
Her iki halkın arasında da, Pîr Sultana karşı durmuş Hızır Paşalardan, Mem û Zîn'e karşı durmuş Bekoyê Ewanlardan olmasaydı, şayet olmasalardı bugün Kürdler ile Ermeniler karşı karşıya değil de yan yana olurdu. Bir gün en büyük sorun olan, hatta sorunların da sorunu olan EMPATİ SORUNUNU çözdükten sonra aynı sofrada çoğalacağız, umudum hala var ve tehditler, karalamalara rağmen yolumdan vazgeçmeyeceğim.

Aday Adaylarımız

KAMUOYUNA DUYURULUR
1958 İstanbul doğumluyum. 1968 yılında 10 yaşımdayken çırak olarak girdiğim Kapalıçarşı'da halen Meyan Pırlanta ve Elmas firmasının sahibi olarak mesleğimi sürdürüyorum. Pangaltı Lisesi'nden mezun oldum. Çocukluğumda aile büyüklerimizin yazlıklarına gidip gelirken başlayan Ada aşkım, yaklaşık 30 yıldır da bir Adalı olarak devam ediyor. İş dünyasından ve sosyal hayatımdan elde ettiğim deneyimlerimden faydalanarak Adalar'a Meclis Üyesi olarak da hizmet etmek  istiyorum. Halkımızın duygu ve düşüncelerini dikkate alarak, sizlerin sevgisini, güvenini kazanmak ve gurur kaynağınız olmak için, CHP Belediye Meclis Üyesi adayı olmak için huzurunuzdayım.

Öcalan'dan Ermeni halkına mektup

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Hrant Dink'in ölüm yıl dönümü vesilesiyle Ermeni halkına hitaben kaleme aldığı ve daha önce Adalet Bakanlığı'na takıldığı iddia edildiği mektubun tam metni yarın Agos Gazetesi'nde yayımlanacak....Öcalan'ın Ermeni halkına "naçizane önerim" ifadeleri ile sunduğu önerinin ise "çatışmayı hedefleyen uluslararası sermaye güçlerinin ve lobilerinin sinsi amaçlarından uzak durarak mücadelelerini sürdürmeleri" olduğu kaydedildi. (Lider, lobilerin sinsi amacına dikkat çekmiş, iyi bizimkiler, kötü diaspora. HYETERT)

'Ermeni Sorunu, Emperyalizm Sorunudur' 1

Prof. Dr. Erol Manisalı, 'Ermeni Sorunu Emperyalizm Sorunudur'. Israrla yanlış adres gösterip "cambaza bak" diyenler anlamsız hukuki ayrıntılarla, lobi meseleleriyle halkı kandırmaktadırlar. Mesele tamamen siyasidir. Birileri özellikle yanlış adres gösteriyor ve yürüyen sömürgeleştirme politikalarından hiç söz etmiyor. Nedeni mi? Çünkü sömürgecilerin kurmakta oldukları düzenden pay alıyorlar; bunlar içimizdeki Danimarka'nın mensuplarıdır. İçimizdeki oligarşinin yönetimini kırmak zorundayız. Büyük çoğunluk bizde, bunu yapacak güce sahibiz. Herkes aklını başına toplasın ve yanlış adres göstermesin. Fransa'nın aldığı karar, - ne yanlış bilgilendirmeden, - ne de üç beş lobicinin marifetinden kaynaklanıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nin Türkiye ve bölgeye yeni bir elbise geçirmek istemesinden kaynaklanıyor. (Ne büyük yenilik. HYETERT)

Fransız meclisinden azınlık dillerine onay

Fransa Meclisi genel kurulu, Avrupa Konseyi'nin Bölgesel Diller ve Azınlık Dilleri Koruma Şartına onay verdi. Genel kurulda yapılan oylamada 361 milletvekili ''evet'', 149 milletvekili de ''hayır''oyu kullandı. Kültür Bakanı Aurelie Filippetti, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada, ''Bu yasa farklı kültürleri tanımak için gerekli, bu ayrıştıran değil birleştiren ve ulusun siyasi birliğinin yararına bir yasa'' ifadesini kullandı. Tasarı mart ayında senatoya gidecek. (Darısı başımıza. HYETERT)

Türkiye çok kültürlü bir ülkedir

Doğan Hızlan                          
Kütahya’da doğup Fransa’da bir psikiyatri kliniğinde ölen, Ermeni müzikçi Gomidas Vartabed’in, Türkiye’nin birçok yöresinden, Anadolu’dan derlediği Ermenice, Kürtçe ve Türkçe türkülerden, şarkılardan oluşan CD’si ‘Yerkaran’ Kalan Müzik’ten çıktı.  İstanbul’da yaşadığı dönemde evi, aydınların, sanatçıların uğrak yeri olan Gomidas Vartabed, Ermeni olayları sırasında Çankırı Hapishanesi’ne gönderiliyor. Hatta sözlü tanıkların aktardığına göre, Çankırı Hapishanesi’nden onu kurtaran kişi Halide Edip Adıvar! Ünlü yazarın ölümünün 50’nci yılında tarihçilerin, edebiyat tarihçilerinin bu konuda araştırma yapacaklarını umuyorum. Gomidas’ın derlediği CD’de başta Ezan olmak üzere dini ve din dışı parçalar, yeni bir düzenlemeyle ilk kez gün ışığına çıkıyor. ‘Yerkaran’ CD’sini dinlerken, Türkiye’de seslerin Anadolu coğrafyasında nasıl birlikte bir kültürü oluşturduğunun farkına varacaksınız. Bir Ermeni müzikçinin Ermenice, Kürtçe, Türkçe türküleri, şarkıları nasıl tutkuyla derlediğini parçalardan hissedeceksiniz. Bunların hepsini Ermeni müzikçi Gomidas Vartabed bizzat derlemiş.

Hasan abi, konforun yerinde yazıyorsun!

Ergun Babahan
Asıl meseleyi kaçırıyorsun sevgili Hasan Cemal. Mesele yolsuzluk meselesi değil, demokrasi meselesi. Şimdi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değişip doğrudan Başbakana bağlı hale gelince, bütün karanlık odaklar aydınlanacak farkında değilsin. Dost acı söyler, ben de söyleyeceğim valla. Dayanamıyorum artık.AKP ve Erdoğan’ı kafaya takıp resmen dumura uğramışsın. Hanefi Avcı’nın başına gelenlerle bile ilgilenmiyorsun, demokrasiyi tehlikeye atıyorsun abi.

Erdoğan’a desteğim haram mı olsun?..

Hasan Cemal
Sevgili Can pat diye sordu: “Şimdi, vaktiyle verdiğim destek haram olsun diyor musun?” Bir an birbirimizle bakıştık.İyi bir soruydu. İlk tepkim şu oldu: “Hayır, haram olsun demiyorum.”Devam ettim:“Tayyip Erdoğan’a dönük geçmişteki bu desteğimin bugün de arkasındayım.”Şunu da ekledim:“Desteğim baştan itibaren hep eleştireldi, hiçbir zaman kayıtsız şartsız olmadı. Özellikle demokrasinin temel değerleri söz konusu olduğunda, Tayyip Erdoğan’ı geçmişte de epeyce eleştirdim.”Ve sözü uzatmadım: “Kısacası, zaman içinde değişen ben olmadım, Tayyip Erdoğan değişti.” Evet öyle... Şimdi bir başka Erdoğan var sahnede. Demokrasi ve hukuka sırtını dönmüş bir Erdoğan bu...

Protestan Kiliseleri 2013 Hak İhlalleri İzleme Raporu

2013 Hak İhlalleri İzleme Raporu
Hazırlayan Protestan Kiliseler Derneği 
Protestan Kiliseler Derneği,1 ulusal ve uluslararası yasalarda, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer verilen en temel insan haklarından olan inanç ve fikir özgürlüğünün herkes için ve her yerde hayata geçmesini temenni etmekte ve bunun için çaba sarf etmektedir. Ülkemizde din ve inanç özgürlüğü, genel olarak uluslararası insan hakları ve anayasal güvence altındadır. Son yıllarda bu konuda önemli ve bazı alanlarda olumlu gelişmeler yaşanmakla birlikte, bazı temel sorunlar varlığını sürdürmektedir.
Sait Çetinoğlu *
Mustafa Karasu’nun, Lenin’i hakem tayin ederek sol jargon ile Türk Solunun yenilgisini Taner Akçam’a yıkmak için eski defterleri de karıştırmaya çalışması vahim bir durumu ve gelişmeyi işaret eder. Burada önemli olan; Karasu’nun, Taner Akçam’ın da elinde kalem olduğunu, kendisinde silah olduğunu unuttuğudur... Son günlerde İsmail Beşikçi’ye yönelik Ferda Çetin’den başlayan yazılarla tehlikeli bir tırmanışa geçtiğimiz gerçeğiyle karşı karşıyayız. Burada sonra söyleyeceğim sözü baştan söylemekte bir sakınca görmüyorum: Elinde silahı olan, silahına da sözlerine de dikkat etmelidir! Silahı olanların sözcülüğüne soyunanlar da buna dâhildir. Bu yeni tırmanış sürecinin tartışılmamasını isteyen çevreler, İsmail hoca da diğerleri de kendini savunacak güçtedirler biz olaya müdahil olmayalım mealindeki anlayışa düşmememiz gerekir; zira apaçık ortadaki asimetrik bir durum gözden kaçırılıyor. İsmail Beşikçi’nin elinde sadece kalem olduğu unutulmamalıdır. Bu bakımdan suskunluk taraf olmayı işaret eder.

Devletler niçin özür dilemelidir?

Tarih: 1 Şubat 2014, Cumartesi. Saat: 17.30
Yer: Aynalı Geçit Salonu (Bağlam Yayınları)
Adres: Meşruiyet Caddesi, Avrupa Pasajı, No: 8/25, Kat 2, Beyoğlu - İstanbul (Pasaja Balık Pazarı'ndan da giriş var).
Düzenleyen: Yüzyıllık Yüzleşme Kampanyası
Konuşmacılar:  Oral Çalışlar     • Roni Margulies
Devletin özür dilemesiyle Türkiye'nin demokratikleşme süreci arasındaki ilişki

Ermeni İddialarının California’da Müfredata Girmemesi İçin Türk Toplumuna Çağrı

Perinçek / İsviçre davasına ilişkin kısa süre önceki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının ve ayrıca sayısız Amerikalı tarih bilgininin vurguladığı üzere Osmanlı Ermenilerinin acısı, sadece bir hukuk mahkemesinde yargılanmış insanlık suçlarını kapsayan sınırları belli hukuki bir terim olan “soykırım” olarak tanımlanamaz. Ayrıca “Ermeni soykırımı” terimi, I. Dünya Savaşı’nda Rus, Yunan ve Fransız Ordularıyla yan yana savaşan Ermeni silahlı grupları tarafından katledilen yarım milyondan fazla Türk, Kürt, Azeri ve diğer Müslümanları  kapsam dışı bırakıyor. (Toplam nüfusu 1.200.000 kişi olduğu söylenen Ermenilerin 500.000 kişi öldirdüğü söyleniyor . Bu hesaba göre eli silah tutan her Ermeni bir cinayet işlemiş. Adama ya sayıs saymasını bilmiyorsun ya da... derler. Kurtuluş Savaşında ölenlerin sayısı 9.167 Kişidir.1[i] HYETERT)

Ermeni meselesinde kırmızı çizgileri aşmak

Gülay Göktürk / gokturkgulay@yahoo.com
Bu cephenin sözcüleri, Davutoğlu'nun "Tehciri benimsemiyoruz, gayriinsanî bir uygulama" lafı üzerine alarma geçtiler. Bakın o cephenin sözcülerinden Yusuf Halaçoğlu ne diyor: "Ahmet Davutoğlu'nun veya hükümetin bıraksanız sözde soykırımı kabul edecek bir anlayışa sahip olduklarını görürsünüz. Davutoğlu'nun o cümlesi Ermeniler'e karşı tavizler vermeye hazır olduklarının göstergesi. Kamuoyundan çekinmeseler bugün çok hızlı bir şekilde Ermeni soykırımını da kabul ederler." Aynı cephenin bir diğer sözcüsü Mehmet Perinçek ise Davutoğlu'nun tutumunu şöyle değerlendiriyor: "Türkiye'nin şimdiye kadar kritik konularda kırmızı çizgileri vardı. Ermeni meselesi, Kıbrıs meselesi gibi konularda hangi hükümet gelirse gelsin bu konularda çok farklı politikalar uygulanmazdı. Fakat AKP hükümeti bu Türkiye'nin temel kırmızı çizgileri konusunda tamamen farklı bir çizgi izliyor. Bunu da Ermeni açılımıyla ortaya koydular."Kırmızı çizgili vesayet döneminin özlemi içindeki bu cepheden gelen itirazlar bile, bize ne yapmamız gerektiğini göstermeye yetiyor aslında... Eğer "Yeni Türkiye" kurulacaksa, siyasetin önüne çizilen bütün kırmızı çizgiler aşılarak kurulacak. Büyük felaketin 100. yılı, vesayetçilerin Ermeni meselesinde çizdikleri kırmızı çizgilerin tamamen aşıldığı yıl olabilir.

Yüzleşme nedir, nasıl yapılır?

Gülay Göktürk / gokturkgulay@yahoo.com
2014 başında düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'ndan aldığımız sinyaller farklıydı. Bu toplantıda ortaya çıkan tablo, hükümetin 100. yıl için yaptığı hazırlıkların ana fikrinin şimdiye kadar yapılandan hiçbir farkı olmadığını ortaya koyuyordu. "Ermeni yalanlarının açığa çıkarılması, diasporanın hamlelerine etkin hamlelerle karşılık verilmesi, resmi tezi güçlendirecek toplantı, konferans ve yayın çalışmalarının hızlandırılması, uluslararası alanda lobi faaliyetleri, diplomasi ve ekonomik müdahalelerle Ermeni diasporasının provokasyonlarına set çekilmesi" şeklinde özetlenebilecek olan bu hazırlıklara bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor: On yıllardır yapılanları tekrar edeceksek, nasıl olacak da, 2015 bir "yüzleşme yılı" olacak? Yoksa yüzleşmekten çok farklı şeyleri mi anlıyoruz?

Mardin'de Hristiyan olan genç ölümden döndü

Haber: İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
Mardinli D.G. geçen yıl inanç değiştirip Hristiyan oldu. Yılbaşına iki gün kala, 29 Aralık’ta akrabalarınca kaçırıldı ve boğazına bıçak dayanarak, tekrar Müslüman olması söylendi. D.G. de ölüm korkusu nedeniyle Kelime-i Şehadet getirdi. Hristiyan olduğu tüm çevresine yayılınca kilise önderi E.P.’den yardım istedi. E.P., 24 yaşındaki D.G.’yi kurtarmak için gelip arabasına bindirdiğinde etrafları sarıldı, dövüldüler. Polis, geç de olsa iki Hristiyan’ı kurtardı. Ne var ki, ölüm riski hala sürüyor. Kilise önderilen bir koruma bile verilmiş değil...

Ayşe Zarakolu mezarı başında anıldı

İHD İstanbul Şubesi üyeleri, yayıncı ve insan hakları aktivisti Ayşenur Zarakolu'yu ölümünün 12'inci yılında mezarı başında andı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, insan hakları aktivisti, yayıncı ve "Dünyanın 50 cesur kadını" arasında sayılan Ayşenur Zarakolu'yu, ölümünün 12'inci yıl dönümünde Zeytinburnu Eski Kozlu Mezarlığı'ndaki mezarı başında andı.

Hollande: O kanunu uygulamak gerek

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fransız mevkidaşı François Hollande ile Ankara'da ortak basın toplantısı düzenledi. İki lider, 1915 olaylarıyla ilgili inkâr yasası konusunda önemli açıklamalarda bulundu.... Hollande: Tarihle ilgili çalışmalar acılı olabilir. Yapmamız gereken, barışmayı aramaktır. Daha önce olanların tanınması için bir çalışma yapmalıyız. Bu yıl, birinci dünya savaşının 100. Yılı. Sonra 2015 olacak… Bu zamanı çalışmak için kullanmalıyız. Doğru olanı, hakkı yapacağız, hukuku arayacağız. Herkesin konuyu anlamasını sağlayacağız. Fransa’da bir kanun onaylandı. 2008’de alınmış bir çerçeve karar var, bunların uygulanması gerekiyor.

Zorunlu Bir Açıklama

Mesut Özdemir
Büyükdere  Surp Hırisimyants Ermeni Kilisesi Vakfı başkanı ve yönetim kurulu üyesi Murat Süme, sosyal medyada  VADİP için illegal bir topluluk ifadesini kullanarak karalama kampanyası başlatmıştır. VADİP, vakıflar arasında dayanışma ve iletişim sağlaması için büyük bir emek harcanarak kurulan bir platformdur. Burada herkes özgürce fikrini söyler, karşılığında Cemaatte bulur. Ama bu platformu illegal bir topluluk diye nitelemek bir vakıf başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin bilgi birikimlerinin ne kadar kıt ve yetersiz olduğunun bir göstergesidir.

Diaspora ‘soykırım dersi’ vermek istiyor

Tasarı yasalaşırsa 1915 olaylarına ilişkin Ermeni tezleri öğretilecek. ABD’deki Ermeni diasporası, California Eyaleti’ndeki liselerde öğrencilere “soykırım dersi” verilmesi yolundaki adımlarını ilerletiyor. California Eyalet Meclisi Eğitim Komitesi’nden daha önce geçen “AB 659” sayılı tasarı, şimdi Eyalet Meclisi Tahsisler Komitesi’nde de kabul edildi. Ermeni asıllı olan California Eyalet Meclisi üyeleri Kacho Achadian ile Adrin Nazarian tasarının önde gelen sunucuları olarak biliniyor. İki komiteden de geçmesinin ardından tasarının “AB 659” tasarısının yakın gelecekte Eyalet Meclisi Genel Kurulu’nda oylanması bekleniyor.

California’nın City of Highland Şehri, Ermeni İşgali Altındaki Berdzor ile Kardeş Şehir Oldu

TurkishNY.com - Türk ve Azeri Amerikan toplumu, Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF), Amerika Azerbaycan Cemiyeti (ASA) ve Azeri Amerikan Konseyi (AAC) tarafından desteklenen Pax Turcica oluşumu tarafından başlatılan bir kampanyayla, California’nın Highland şehri ile Dağlık Karabağ’daki  Berdzor şehri arasında  şehir ilişkisi kurulması yönündeki bildirisini geri çekmesi isteniyor.

Reddedilen bir Osmanlı mirası: Ermeni harfli Türkçe

Tuğba Öcek
Osmanlı döneminde Türkçe metinlerde Ermeni alfabesinin de kullanıldığını ve ilk Türkçe romanın bu harflerle basıldığını biliyor muydunuz? Müslüman teba arasında da bu eserleri okuyan hatta Ermeni harfleriyle Türkçe yazanlar vardı.Türkçenin yazımında kullanılan alfabeler dendiğinde Arap, Latin, Uygur ve Orhun alfabeleri akla gelir. Halbuki bunlar kadar kullanılan bir alfabe daha vardır: Ermeni alfabesi. Her ne kadar edebiyat tarihçileri tarafından kabul edilmese de ilk Türkçe romanlar ve tiyatro eserleri bu alfabe ile Türkçe olarak Osmanlı’nın Ermeni yazarları tarafından kaleme alınmıştır. Osmanlı’nın Müslüman tebaası arasında da bu eserleri okuyan hatta Ermeni harfleriyle Türkçe yazanlar da var. Peki nedir bu Ermeni harfli Türkçenin hikayesi?

'Diyanet İşleri, Patrik'e gitmez!'

"Diyanet İşleri Reisi, Patrik'e gitmez. Bu 700 senelik geleneklerimizi ayaklar altına almaktır. Düşünebiliyor musunuz, Ebu Suud'un patrik bilmem ne efendiye gittiğini. Ne farkeder. Aynı şey. Olur mu öyle şey. Bir de patrik hat hediye etmiş. Ona gelen hediyeyi hediye ediyor. Kardeşim iade et. Ben dilenci miyim diye. Diyalog miyalogtur diye gidiyoruz. Dinler kardeşliği; ne kardeşliği. Dinler arasında kardeşlik yoktur. Düşmanlık değil rekabet vardır. İnanca saygıya ben inanmıyorum." (Doğru söze ne denir? Demek ki diyalog samimi değilmiş.HYETERT)

Gürcistan Ermeni toplumu devlet bütçesinden finanse edilecek

Aralarında Gürcistan Ermeni Apostolik Kilisesi de olmak üzere Gürcistan’daki 4 esas dini topluluk  devlet tarafından finansal destek alacak. Açıklama Hükümet oturumu esnasında Gürcistan başbakanından geldi.

Arabist: Suriye Ermeni toplumunda gıda krizi var

Araks Paşayan ″Ana yerlişke olan Halep mağdur oldu. Suriye’de gıda krizi var. İnsanlar saatlerce ekmek ve gıda ürünleri için kuyruk beklemekteler″ dedi. Uzan içinde bulunulan an itibarıyla Ermeni toplumunun 100’ü aşkın kayıp verdiğini ifade ederek ″İnsani kayıpların artması ihtimal dışı değil. Ermeni yerleşim birimlerinin boşalması da tehlikel bir durum, Suriye Ermenileri ülkeden uzaklaşmaktalar.″ dedi.

İznik Gölü'nün altında tarihi keşif!

Hristiyanlık tarihinin önemli merkezlerinden biri olan ve buna ait çok sayıda eserin yer aldığı Bursa'nın İznik ilçesinde göl altında kalmış bir kilise ilk kez görüntülendi. Kilisenin bazı kaynaklarda yer alan ancak bugüne kadar herhangi bir izi bulunamayan Aziz Peteres Kilisesi olduğu tahmin ediliyor. Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen Edebiyat Fakülktesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, "Kilisenin kime ait olduğu konusunda detaylı araştırmalara Bizans uzmanlarımız tarafından devam edilmektedir. Gerekli bilgilere ulaşıldığında konu kamuoyu ile paylaşılacaktır." dedi.

Sevan Nişanyan diye bir adam

Etyen Mahçupyan /  e.mahcupyan@zaman.com.tr
Her toplumda ve her zaman ‘delilik' diye adlandıracağımız ama gıpta ile bakacağımız işlere kalkışanlar çıkar. Zaten eğer böyle insanlar çıkmıyorsa o toplum ruhen ölmüş demektir.Öte yandan toplumlar vasatlığı benimser ve beslerler. Böylece kendilerini aykırı olanın cazibesinden ve tehdidinden korumuş olurlar. Sıra dışına çıkanları, aynen bir kaza anında seyrettikleri yaralılar gibi seyrederler. Kazalar kişilikleri önemsizleştirir ve olayın kendisini, magazinel bilgiyi öne çıkarır. Benzer şekilde sıra dışı olan da toplum için ancak ‘kaza anında' görünür olur ve seyirciler salt yaşananlara bakıp, sonra da hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ederler. Yazının Devamı: http://www.zaman.com.tr/etyen-mahcupyan/sevan-nisanyan-diye-bir-adam_2195641.html

Enver Paşa'nın torunu Mayatepek: 'Ermeni soykırımı masaldır'

"Bu olayları Ermeni-Osmanlı meselesine indirgemek bence yanlış. Osmanlılar ve Osmanlı'nın Ermeni vatandaşları daha büyük bir oyunun parçalarıydılar. Rusya ve İngiltere, Hristiyan azınlıkları koruma kisvesi altında Ermenileri kışkırtmaya başladılar. Bir yerde hasta adam olan Osmanlı var, öldü ölecek. Öbür tarafta kolay bir zafer kazacak İngilizler ve Ruslar var. Size de özgür bir memleket vereceğiz' diye. Ve maalesef Ermeni vatandaşlarımız bu şeylere kandılar, dolayısıyla Osmanlı'ya karşı silahlı ayaklanma başlattılar. İki tarafta da maalesef çok trajik olaylar yaşandı. Fakat, bazı yerlerde 'soykırım' diye bunu adlandırmak istiyor. Tamamen yanlıştır, bir tehcir söz konusudur" dedi. (Zorla Müslümanlaştırılan binlerce genç kız ve çocuk bu tehcirin soykırım olduğunun açık kanıtıdır. İnsanların boyunda ve koynunda taşımak zorunda kaldıkları servetleri zaten onların idam fermanıydı. HYETERT)

Zavallı köşe yazarları unutmaz!

Cüneyt Özdemir
İzmir'in Şirincesindeki matematik köyüne bir oda yaptırdığı için 2 yıl hapiste kalacak olan Sevan Nişanyan'a, İzmir'in Urlasında birinci derece sit alanındaki villalar için mantıklı bir cevap vermeniz gerekiyor... Cezaevine teslim olmadan önce Sevan Nişanyan suçunu şöyle anlatıyordu: Ceza konusu görünürdeki bir konu bundan beş yıl kadar önce kendime ait arazide yapmış olduğum 60 metrekare tek katlı, köyün bir hayli dışında yığma taştan yaptığım bir oda bağ evidir. Buna bir değil iki mühür koydular. Doğal olarak her makul insan gibi bu haksız mühürleri hiçe saydım. Bunun sonucu olarak bir değil ikişerden iki hapis cezası aldım." Gördüğünüz gibi İzmir'de usül dışı ev yapmaya kalkan yanıyor! Son olarak Sözcü gazetesi geçen gün Başbakan Erdoğan'ın adı karıştığı Urla'da imara kapalı 1. derece sit alanındaki villaları gündeme getirdi.

Ermenistan- Azerbaycan Sınır Hattında Endişeli Bekleyiş

Ali Kan
Azerbaycan ve Ermenistan arasında son dönemde ateşkesin sık bozulması ve çatışmaların artması üzerine Ermeni tarafından son dönemde açılan ateşle birçok ev ve okul isabet aldı. Azerbaycanın Ermenistan ile sınır hattı bulunan Tovuz kentinin Hacallı Köyünde Ermenistan tarafından açılan ateş sonucu bir evin camından giren kurşun oturan çocuğun 5 santim yanından geçerek duvara saplandı. Evde oturanlardan Ceylan Kurban, bir anda yoğun çatışma sesleri duyduklarını ardından odanın bir anda toz duman içinde kaldığını söyledi. 

Hollande geliyor gündem AB ve 'soykırım'

Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande yarın Türkiye'ye geliyor. Başta, Suriye krizinin çözülmesine ilişkin Cenevre süreci gibi bölgesel sorunlar üzerinde durulacağı görüşmelerde ele alınması beklenen konular arasında "Ermeni soykırımı" meselesi de var.Fransa'da "soykırımın reddi"ni cezalandıran yasal düzenlemenin 2012 yılın başlarında Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ancak Hollande'nın seçim sırasında "Ermeni davasının arkasında duracağım ve Ermeni soykırımı inkarına ceza getiren öneriyi yasallaştıracağım" sözünü vermişti. Görüşmelerde Türk tarafının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de Doğu Perinçek'in başvuru ile ilgili Aralık ayında açıklanan İsviçre aleyhindeki kararına da dikkat çekerek beklentileri ve uyarılarını Hollande'ye ileteceği kaydediliyor.

Ermeni Kongresinde Ermenilere Vatandaşlık Verilmesi İstendi

Başbakanlık bünyesinde çalışan, “Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Koordinasyon Kurulu” lağvedilsin. Soykırımın inkârına yönelik yürütülen faaliyetlere son verildiği deklare edilsin ve 2014 Başbakanlık bütçesinden bunun için ayrılan pay iptal edilsin. Emval-i metruke yasalarıyla el konulan mülklere ilişkin 35 bölgedeki komisyonlar tarafından kaydı tutulan defterler açığa çıkartılsın. Devlet kuruluşlarının el koyduğu mülkler hak sahiplerine geri verilsin... Batı Ermenileri Ulusal Kongresi temsilcisi Sevag Artsruni, 1915’ten bu yana yurtdışında yaşamak zorunda bırakılan Ermenilere vatandaşlık hakkının iade edilmesinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Siyasi farklılıklarına rağmen, foruma katılanlar 1915’te Ermenilere karşı işlenen suçların telafisini, iç sorun olarak ele aldı.