Etiketler

''Türkiye'nin AB Üyeliği, Ermeni Soykırımını Tanımasıyla Mümkündür''

Fransa'da iktidardaki Sosyalist Parti'nin (PS) Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde Paris Belediye Başkan Adayı olan Anne Hidalgo, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinin Ermeni soykırımı iddialarını tanımasıyla mümkün olacağını söyledi... Türkiye'nin Ermeni soykırımındaki rolünü tanıyarak daha da büyüyeceğini savunan Hidalgo, "Bu benim için Türkiye'nin Avrupa'ya girmek için yapması gereken olmazsa olmaz şarttır." diye konuştu... Fransa'da Ermeni soykırım iddialarının inkarını yasaklayan bir yasayıda savunduğunun altını çizen Hidalgo, Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeyecek bir yasa sözü verdiğini hatırlattı. Anne Hidalgo, "dramatik ve trajik bir tarihi inkar etmenin yeni bir şeyler inşa etmeyi mümkün kılmayacağını" da söyledi.

Vahagn Çakalyan'dan Sevan Nişanyan çağrısı Gürcistan’dan da tepki geldi…

Hrant Kasparyan
Yazar, düşünür, turizmci Sevan Nişanyan’ın İzmir’in Şirince Köyü’ndeki kendi arazisi üzerine yaptığı 40 m2’lik bir yapı nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi ve tutuklanarak hapse konulmasına Gürcistan’dan da tepki geldi. Gürcistan’da azınlıklara yönelik baskıcı ve katı tutumuyla anılan eski devlet başkanı Mikhail Saakaşvili yönetimi döneminde düzenlediği protesto eylemleriyle tanınan muhalif aktivist Vahagn Çakalyan bir bildiri yayımlayarak, Sevan Nişanyan hakkında verilen kararın bozulmasını ve serbest bırakılmasını talep etti.

Ermenilere En Büyük Mülk İadesi

Zeytinburnu’ndaki Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'nin karşısında yer alan 42.259 metrekarelik eski bostan arazisinin tapusu hastene vakfına tescil ettirildi... Şu anda üzerinde spor ve ticaret tesisleri bulunan arazi, Zeytinburnu ilçesinin en gözde arsalarından biri konumunda. Arazinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetinde bulunan yaklaşık yüzde 10’luk bölümü 2012 yılının Haziran ayında vakfa iade edilmişti. 22 Ocak 2014'te  tarihinde Hastane Vakfı adına tescil edilmesiyle geriye kalan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Zeytinburnu Belediyesi mülkiyetine geçmiş alan da iade edilmiş oldu. (Yönetimi kutluyor ve hayırlı olsun diyoruz. HYETERT)

'Türkiye, Ermeni soykırımından dolayı Soçi ile ilgili konuşamaz'

Gazeteci Fehim Taştekin ile Çerkes Soykırımı ve Kış Olimpiyatları üzerine… Bu mesele biraz yakıcı bir meseledir yani Rusya’yla kimse böyle bir tartışmaya girmek istemeyebilir. Türkiye giremez. Çünkü Türkiye, bu konuda herhangi bir şey dediği anda onun önüne Ermeni soykırımını koyarlar. Bu nedenle Türkiye bu konuda en kalabalık Çerkes nüfusunu barındıran ülke olarak sessizliğini korumak zorunda hissediyor. Eğer Ermeni soykırımını kendisi tanımış olsaydı, tarihsel hatalarını kabul etmiş olsaydı, Çerkeslerle ilgili rahat rahat bir şeyler söyleyebilirdi. Eğer soykırımla ilgili herhangi bir şekilde Türkiye bir şey diyecek olsa ben onların yanıtını az çok biliyorum. Onlar da şunu diyecekler; yani sizin kabul ettiğiniz Çerkesler bugün anadilini bile konuşamıyorlar. Benim topraklarımda yaşayan insanların cumhuriyetleri var, anadilleri resmi olarak tanınmıştır, okullarda okutuyor, kendi kültürlerini yaşatmak için kendi tiyatroları var. Kendi müzik okulları var. Nüfusu onbeşbin, yirmibin, otuzbin ama hepsinin dilleri tanınmıştır, korunmuştur. Peki, ‘ya sen’ diye sorar. (Doğru söze ne denir? HYETERT)

Sevag'ın annesinden Ayşe Kulin'e sitem

Sedat Yiğit / Demokrat Haber
Er Sevag Balıkçı, 24 Nisan günü, Ermeni soykırımının yıldönümünde öldürülmüştü... Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde asker arkadaşının silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Balıkçı'nın annesi Ani Balıkçı, facebook sayfasından Ayşe Kulin'e sitem etti. CNN Türk’te Enver Aysever’in programına katılan yazar Ayşe Kulin “Savaşta yaşananlara soykırım demek zor. Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık” demişti. Sevag Balıkçı'ın annesi Ani Balıkçı, Ayşe Kulin'e; 'Durup dururken Ermenileri kesmedik derken, durup durmayan Hrant'a da üzülme, neticede senin gibi söylemlerde bulunanlar sayesinde artık Ermeniler kesilmeden kurşunlanıyor ya da bıçaklanıyor' diye seslendi.

Merkel'den Erdoğan'a: Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız

Uğur Ergan
Ermeni soykırımı iddiaları konusu ise iki taraf arasında soğuk rüzgârların esmesine neden oldu. Konuyu açan Erdoğan, “1915 olaylarının 100’üncü yılı nedeniyle ülkenizde önümüzdeki yıl bütçelerde ödenek ayrılıyor. Bu konuda daha duyarlı olun. Bu ödenekler konusunda grubunuzu uyarmanız lazım” dedi. Merkel bu siteme “Almanya demokratik bir ülke, müdahale edemeyiz. Türkiye’nin de tarihi ile yüzleşmesi lazım. Ermenistan’da yaşayan Ermeniler ile dünyanın değişik ülkelerine dağılmak zorunda kalmış Ermenileri bir tutmamak lazım. Ermenistan’daki Ermeniler çok zor durumda. Türkiye sınır kapısını açmalı” yanıtını verdi. Erdoğan da bunun üzerine “Bize yapmadığımız bir şeyi mi kabul ettirmek istiyorsunuz? Biz tüm arşivlerimizi tarihçilere açtık. Tüm dünyaya çağrı yaptık, ‘Gelin inceleyin’ dedik, ama kimse gelmedi. Türkiye’ye haksızlık yapmayın” dedi.
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25753468.asp

Esnaf sayısındaki hızlı düşüş

Nahit Çiğit
Tarihi belgelerde açıkça görülüyor. Osmanlı döneminde tüccar, esnaf ve sanatkar gayrimüslimler arasından çıkıyordu. Müslüman teba genellikle çiftçilik yapıyordu.İlimizle ilgili istatistiklerde de var. 1900'lü yılların başlarında İzmit nüfusunun yarısından fazlası gayrimüslim. Bu nüfus Kurtuluş Savaşından sonra hızla erimiş. Kent ticaretini elinde tutan gayrimüslimler bu şehirden göçmüş. Müslüman halk ticaretten anlamadığı için, bu boşluğu uzun süre dolduramamış.

İlber Ortaylı: Yarı cahil bir nesil yetişiyor

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, CNN Türk ekranlarında yayınlanan Aykırı Sorular programında Enver Aysever'in konuğu oldu... "İlla okulsuz bırakmayacaksın kitleyi. Okul vereceksin ama bunun ölçüsü olması lazım" diyen İlber Ortaylı, "Herkese yüksek tahsile kadar eğitim verirsen olmaz. Yüzde yüz kimsenin eğitimini veremiyorsunuz, bu çok açık. Dolayısıyla bu uyduruk üniversite, uyduruk lise eğitimiyle yarı cahil bir nesil yetiştiriliyor. Bu sadece Türkiye'de değil, kademe kademe her yerde var. Ama bizdeki en uyduruklarından. Bu insanlara eğitim vermiyor, kandırıyor. Kötü bir lise eğitimi, iyi bir ortaokul, ilkokul eğitiminin arkasında. Bunu artık her yerde delilleriyle görüyoruz" ifadelerini kullandı.(ASİMDER'in varlık nedeni anlaşılıyor. HYETERT)

ASİMDER: ‘Ermeni diasporası yalan makinesi’

Bülent Mavzer        
Gülbey, "Ermenilerin Iğdır ve çevresinde yaptığı katliamları yetişen yeni nesillere anlatmak gerekiyor. Bu çerçevede biz dernek olarak, kurumunuza bağlı tüm kurumlarla ortak çalışma yapmayı programa aldık. Yapacağımız konferans, panel ve gösterilerde kurum olarak desteklerinizi bizlerden esirgememeniz, derneğimiz 1915-1918 yıllarında Ermeni çetelerinin yaptığı katliamları halkımıza ve yeni nesillere tüm gerçekliğiyle anlatabilmesi için bu desteğe ihtiyaç duymaktadır" dedi... İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Bulut ise, kurum olarak kendi üzerlerine görev düşüyorsa yapmaya hazır olduklarını belirtti. Bulut, "Dernek çalışmalarınızı yakından takip ediyorum ve sizlere başarılı çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ederim. Tarihimizi iyi bilmeliyiz. Bizler Türk milleti olarak geçmişi çabuk unutan milletiz, ama tarihi gerçekleri de gençlerimize en iyi şekilde öğretmeliyiz" şeklinde konuştu. ( Bu derneğin desteklenmesinde şaşılacak bir yön yok. Kimin yalancı ve inkarcı olduğu  meydanda. HYETERT)

It's not just lies. Ankara and its allies are on the attack.

Dear Friend, It's not just lies. Ankara and its allies are on the attack. Just watch this shocking 40-second clip from a Georgetown University event yesterday. It was taped at an event shamelessly trying to re-define the Armenian Genocide as a counter-insurgency campaign, somehow attempting to cast the innocent victims of this crime as terrorist targets.

Hrant Dink Davasında 2 Yıl Tutukluluğa 22 Bin Lira Tazminat

Hrant Dink davasında 'örgüte üye olmak', 'cinayete yardım' etmek suçlamasıyla yargılanıp, beraat eden Trabzon Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Öztürk (32), 22 ay cezaevinde kaldığı için açtığı davada 22 bin 400 lira tazminat kazandı.

Fransız milletvekili Türk Radyosundan, Türkiye’nin Ermeni Soykırımını kabul etmesi gerektiğini söyledi

Rhone Alpes Bölge Parlamentosu Başkanı olan eşi Jean Jack Queyranne bu soruya, "Önemli olan, soykırımından sonra Lyon’a gelen Ermenilerin kültürlerini ve hatıralarını yaşayabilecekleri bir merkeze sahip olmaları. Bir plaket asıldığından haberim yok. Bu tür polemikler konu hakkında ilerleme kaydetmemizi engeller. Ermeniler derin bir yaraya sahip. Bu yara babadan oğula miras kalıyor. Türkiye’nin bu konuda olumlu yönde ilerleme kaydetmesi gerekir" diye cevap verdi. 

Ayşe Kulin’e ‘soykırım’ protestosu

CNN Türk’te Enver Aysever’in “Aykırı Sorular” programına katılan ünlü yazar Ayşe Kulin’in “Ben Ermenileri çok severim ama o bir tehcir olayıdır. Savaşta yaşananlara soykırım demek zor. Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık” sözleri Ermenistan medyasında ses getirdi. Armenpress’e göre Ayşe Kulin’e karşı resmi devlet görüşünün dışına çıkabilen yazarlar www.change.org sitesinde elektronik imza kampanyası başlattı. Kampanyanın organizatörleri Türk yazarın boykot edilmesi ve kitaplarının daha fazla okunmamasını istiyor.
Haberin Devamı: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25747590.asp



Öcalan'in Boğazimizdan Çekip Alamadiği Kılçık...

Hovsep Hayreni
KCK liderlerinden Bese Hozat ile Rıza Altun'un ard arda yaptıkları “Ermeni ve Rum lobileri”ne dair ifrada vardırılmış suçlamalar birkaç hafta boyunca yoğun tepkiler aldı. Eleştirilerin birçoğunda dikkat çekildiği gibi, bu son beyanlar çok daha önce İmralı Zabıtları'nda okunmuş olan Abdullah Öcalan'ın sözlerini gözü kapalı tekrarlamaktaydı. Paris katliamının muhtemel sorumluları üzerine fikir yürütülürken, onunla bağlantılı olduğu ima edilerek, hem de “bizzat Türkiye'de devlet içerisinde yuvalanmışlar” gibi akla aykırı vurgularla esrarengiz “lobiler”e saldırılması, İslam eksenli o yeni paradigmanın getirdiği bir tür “şeytan taşlaması”ydı.

Türkler, Azerbaycan’da paralı asker mi oluyor?

Azerbaycan tarafı, Dağlık Karabağ sorununa yönelik oluşan durum konusunda propaganda amaçlı provokatif haberler yaymaya devam ediyor. Bu kez söz konusu yabancı paralı askerler olup, bunlar güya Dağlık Karabağ’da savaşmaya hazır olduklarını ifade etmekteler. Trend Ajansının verdiği haberde, son günlerde onlaca gönüllü Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine, Azerbaycan Ordusu bünyesinde Ermenistan’a karşı savaşmaya hazır oldukları arzusunu ifade ettiler. Haberde ″Başvuranlardan çoğu daha önce askerlik yapmış, yükseköğrenim sahibi, kimileri ise 18 yaş altında veya yaşça büyükler.″ denmekte.

'Fişleme değil, Ermeni külliyatı için bilgi talebi'

Evrin Güvendik
Fişleme iddialarının doğru olmadığını ifade eden Arınç, Türk Tarih Kurumu'nun ilgili mevzuat gereği Türkiye ve Türkiye tarihine dair akademik içerikli çalışmalar yaptığını, bu bağlamda Ermenilere dair de çalışmalar yaptığını kaydetti. Kurumun Türk-Ermeni İlişkileri Külliyatı başlığı altında çalışma yürüttüğünü hatırlatan Arınç, şu bilgileri verdi: "Birden fazla ciltten oluşması planlanan ve değişik açılardan Türk- Ermeni ilişkilerini ele alacak olan çalışmanın bir tek akademisyen veya araştırmacı tarafından gerçekleştirilmesinin zorluğu ve alacağı uzun zaman dikkate alınarak, değişik akademisyen ve araştırmacıların kaleminden çıkacak ve bilimsel verilere dayalı makalelerden oluşması arzu edilmiştir. Konuya dair çağrı www.ttk.gov.tr adresinde ilan edilerek yerli yabancı bütün araştırmacılara duyurulmuştur.

‘Ermeni diasporasına karşı işbirliği yapalım’

Kamil Arlı
1915 olaylarının 100. yılı yaklaşırken özellikle ABD’de ve diğer ülkelerde yaşayan Ermeni diasporasının bu ülkelerin parlamentolarında yaşananları ‘soykırım’ olarak kabul ettirme çalışmaları hız kazandı. Azerbaycan dini işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Elşad İskenderov, 2015 yılının Ermeni diasporasının son şansı olduğunu belirterek, Türkiye ve Azerbaycan’ın bu konuda işbirliğine gitmesi gerektiğini kaydetti.
Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_ermeni-diasporasina-karsi-isbirligi-yapalim_2197918.html


MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı!

MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı!MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı!MHP'li Bal'dan Davutoğlu'na çağrı! MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Stockholm'ün en büyük ilçesi Botkyrka'da sözde Ermeni ve Süryani soykırımı anıtının dikilmesiyle ilgili alınan karara tepki gösterdi. Anıtla ilgili olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu göreve davet eden Bal, Ermeni iftirasının ardından Süryani iftirasına karşı Dışişleri'nin en açık ve en kesin bir dille diplomatlara talimat vermesi gerektiğini söyledi. (İsveç Bal'ın ismini duysa korkusu yeter. HYETERT)

'Ermeni Soykırımı' Çeklerin gündemine geliyor

Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miloş Zeman, Ermeni mevkidaşı Serj Sarkisyan ile bir görüşmesinde 1915 yılında Ermenilere yönelik katliamları "soykırım" olarak tanımladı. Çek Cumhuriyeti yakın gelecekte "Ermeni Soykırımı'nı" resmen tanıyan ülkeler kervanına katılabilir. Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miloş Zeman ile Ermeni mevkidaşı Serj Sarkisyan arasındaki bir görüşmede "Ermeni Soykırımı'nın 100’üncü yıldönümü"nün de gündeme gelmesi, bu ülkede 1915 olaylarının "soykırım" olarak nitelenmesi için geçtiğimiz yıllarda başlatılan girişimleri yeniden alevlendireceğe benziyor.

Fransa'da soykırım yasası yeniden gündemde

Uğur Ergan
Fransa Anayasa Konseyi’nin Şubat 2012’de Ermeni soykırım iddialarını inkarı suç sayan yasayı anayasaya aykırı bularak iptal etmesinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra, hükümet söz konusu yasayı yeniden gündemine aldı. Erivan yönetimine yakınlığı ile bilinen “panarmenian” sitesi, Fransa Ermeni Örgütleri Koordinasyon Konseyi’nin (CCAF) geleneksel yeni yıl yemeğine katılan Fransa Adalet Bakanı Christiane Taubira’nın, “Ermeni Soykırımı’nın inkarını önlemek için yeni bir yasal düzenleme yapmaya kararlıyız” açıklaması yaptığını duyurdu.

Oy istemeye geldiler Ermeni soykırımı iddiasında bulundular

Fransa'da mart ayında yapılacak yerel seçimlerde Lyon yakınlarındaki Bron kentinden belediye başkanlığına aday olan Elisabeth Queyranne, internet üzerinden yayın yapan Radio Made In Turkey'de Özcan Mit'in sunduğu Politika adlı programa katıldı... Jean Jack Queyranne bu soruya, "Önemli olan, soykırımından sonra Lyon'a gelen Ermenilerin kültürlerini ve hatıralarını yaşayabilecekleri bir merkeze sahip olmaları. Bir plaket asıldığından haberim yok. Bu tür polemikler konu hakkında ilerleme kaydetmemizi engeller. Ermeniler derin bir yaraya sahip. Bu yara babadan oğula miras kalıyor. Türkiye'nin bu konuda olumlu yönde ilerleme kaydetmesi gerekir" diye cevap verdi.

Gayrimüslimlerin tüzel kişilikleri: Sorunlar Ve Haklar

30 Ocak Perşembe günü İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Cemaat Vakıfları Temsilci Ofisi ve Venedik Komisyonu’nun katkıları ile düzenlenen konferansa Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Venedik Komisyonu Temsilcisi Prof. Dr. Christoph Grabenwarter’in yanı sıra bilim adamları ve hukukçular katıldı... Özbudun, Venedik Raporu’nda, Avrupa’da standart bir uygulamanın bulunmadığına, örneğin Fransa’da inanç dernekleri adı altında özel bir yapılanmanın varlığına, Almanya’da bazı koşullarla kamu hukuku çerçevesinde bir statünün tanındığına dikkatin çekildiğini belirtti. Özbudun, Venedik Raporu’nda, Türkiye’deki laiklik anlayışının işleri zorlaştırdığına ve dinin kamusal tezahürlerinin hoş karşılanmadığı açıklamasına yer verildiği de vurguladı. Konuşmacı, konunun sadece teknik hukuki yollarla çözümlenemeyeceğini, gayrimüslimleri yabancı sayan bir anlayışın değiştirilmesi gerektiğini ve sorunun ideolojik olduğunu dile getirdi.

Diyarbakır'lı: "Naum Faik ve Süryani Rönesansı" 1868

Zeynep Tozduman
Büyük düşünür ve öğretmen (malfono) Naum Faik,1868 Yılında Diyarbakır’da doğdu. 5 Şubat 1930 yılında Amerika’da acı dolu hayatına gözlerini kapadı. Ölümünün üzerinden 81 yıl geçti  ama bu güne kadar Türkiye’de onunla ilgili tek bir kitap çevrilmiştir ( "Naum Faik ve Süryani Rönesansı" /Murat Fuat Çıkkı, Çeviren Mehmet Şimşek ). Diyarbakır’da doğumundan, Amerika’da ölümüne kadar verdiği yaşam mücadelesinde birçok eser bırakan Naum Faik bir yurtseverdir. 

AGBU Hye Geen Young Circle 2014 Conference

“Sports: Shaping a Nation”
 February 6, 2014, Glendale, CA – The AGBU Hye Geen has selected its speakers for their upcoming conference entitled Sports: Shaping a Nation. An Arena for Diplomacy, Business and Identity. This year’s conference continues to focus on the status of the Armenian Diaspora living in the U.S. Specifically, this year, the goal of the conference is to discuss how sports helps create a national identity, the role of sports in global diplomacy, how gender and youth are manifested in athletics and the value of sports for the individual, community and nation.

"Sarkisyan Ermenistan ekonomisini tekelleştiriyor" iddiası

Ermenistan ekonomisinin en önemli sektörlerinin kontrolü Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve eski Başkan Robert Koçeryan'ın kontrolü altında olduğu illeri sürüldü. Söz konusu durumun Sarkisyan'ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda artarak tekelleşmeye gideceği iddia edildi. Azerbaycan'ın en çok satan gazetesi Musavat ve internet medyasında geniş yer bulan iddiaya göre Sarkisyan medya ve bankacılıktan hava yolu taşımacılığına, petrol dağıtım işinden, şarap fabrikalarına hatta restorantlar zinciri ile birlikte dünyanın bir çok yerinde emlak işi yapıyor.

ՈՒ՞Ր ԵՆ ԵԿԵՂԵՑԻՆ ԵՒ ԵԿԵՂԵՑԱԿԱՆՈՒԹԻՒՆԸ

Եթէ կարենաք այս տեսաերիզը դիտելէ ետք չյուզուիլ եւ չարտասուել, կը նշանակէ որ ձեր մէջ սառած է եւ մեռած մարդկային ամէն ազնիւ զգացում,  եւ իրաւունք չունիք դուք զձեզ Հայ, նոյնիսկ ատկէ իսկ առաջ՝ ՄԱՐԴ կոչելու:

1915

Ufuk Uras
1915’de ne olduğu Anadolu’nun canlı tarihinin hafızasında var aslında, ama kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi bir türlü resmiyet kazanamıyor. Şart mıdır diye sorulabilir. Devletin ve siyasi iktidarın İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin topluma yaşattığı bu ortak acıyla yüzleşmesi tabii ki önemlidir ve toplumdaki yansımasına da hızlandırıcı bir etkisi olur. Irkçıların bu konudaki ret ve inkâr politikalarının toplumda bir karşılığı olmadığını biliyoruz. Örneğin, Divriği’nde nüfusun üçte biri Ermeni’yken, insanların yok olmasını emperyalizmin yalanı diye reddedenler, doğrunun ne olduğu ve bu insanlara ne olduğu konusunda neden sessiz kalıyorlar?

Öcalan’ı eleştirirken eğri oturup eğri konuşanlar

Ayşe Günaysu
Baskın Oran, Öcalan’ın da aynı şeyi yaptığını, “soykırım” sözcüğünü kullanarak Ermenilerin “yüreğini soğuttuğu”nu söylüyor... Aynı Baskın Oran bu yazıyı yazmadan iki hafta kadar önce, 18 Ocak 2014 tarihinde Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ve Batı Ermenileri Ulusal Kongresi’nin girişimiyle düzenlenen “2015 perspektifinden Hrant Dink suikastına bakmak” başlıklı toplantıda 1915’in “soykırım” olarak tanımlanmasına karşı çıkmış kişiydi. Soykırım sözcüğünün yanına “kırım” sözcüğünün eklenmesini talep etmişti. Sonuç bildirgesi olarak yayınlanması düşünülen talepler metninin ilk iki maddesini “fazla radikal” bulmuş, bunun için ayrı toplantı yapılması gerektiğini savunmuş, böylece taleplerin, söz konusu forumun “sonuç bildirgesi” olarak yayınlanmasını engellemiş, metin Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi’nin bir bildirisi olarak yayınlanmak zorunda kalmıştı.

Ayşe Kulin: Biz, Ermenileri Yahudiler gibi durup dururken kesmeye başlamadık

Ayşe Kulin, Ermeni Katliamı'nı soykırım olarak görmediğini belirterek, ' Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık' dedi Enver Aysever’in sunduğu “Aykırı Sorular”a katılan yazar Ayşe Kulin, “Ben Ermenileri çok severim ama o bir tehcir olayıdır. Savaşta yaşanmış bir olaydır. Savaşta yaşananlara soykırım demek zor... Yahudilerinki gibi gidip durup dururken biz onları kesmeye başlamadık” dedi.( Hanım haklı, kundaktaki bebekler, bastonlu ihtiyarlar durup dururken kesilmedi(!) Türkleri kestikleri (!) için kesildi. HYETERT)

Diyarbakır Valiliği: o Bölge Sahabe Sultan Sasa'nındır, Kilise Kalıntısı Değil

Diyarbakır Valiliği, Sur ilçesi Gazi Caddesi üzerinde bulunan ve tapuda 5 nolu parsel olarak kayıtlı olan bölgenin Diyarbakır'ın ilk Müslüman Valisi sahabe Sultan Sasa'nın adına kayıtlığı olduğunu belirtti. Valilikten yapılan açıklamada, "Halifeler dönemi ilk yapısının Sa'saa Camisi olduğu kaynaklarda belirtilmekte olup günümüze ulaşan bir kilise varlığından bahsedilmemektedir. Bu nedenle eski bir kilise kalıntısına mescit inşasının yapıldığı iddiası doğru değildir." denildi.

Turkey’s role in the kidnapping of the bishops in Syria

This article is mainly based on the investigations made by the investigative journalist Erkan Metin and the two TV interviews made with him by Assyria TV about the two Orthodox bishops Yuhanna Ibrahim and Paul Yazici, which have been kidnapped outside of Aleppo, Syria.

Սիպիլ. «Սիրով զինված՝ ճամփա ելա…»

Փետրվարի 11-ին պոլսահայ սիրված երգչուհի Սիպիլը (Սիպիլ Փեքթորոսօղլու) հանդիսատեսին կներկայանա իր նոր՝ «Սեր» (LOVE) ձայնասկավառակով: Սիրո, ալբոմում ընդգրկված երգերի շուրջ է «Հայերն այսօրի» հարցազրույցը սիրված երգչուհու հետ:

Bin 700 yıllık kilise eski görkemine kavuşacak

Van'ın Başkale ilçesindeki 3. Hudut Tabur Komutanlığının çözüm süreci kapsamında köy dışına taşınmasıyla ziyarete açılan St. Bartholomeus Kilisesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından restore edilecek.Van'ın Başkale ilçesindeki 3. Hudut Tabur Komutanlığının çözüm süreci kapsamında köy dışına taşınmasıyla ziyarete açılan St. Bartholomeus Kilisesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce restore edilerek eski görkemine kavuşacak.

Zehir zemberek 'Türkiye' raporu

Dünya genelindeki demokratik gelişimleri yakından takip eden Washington merkezli sivil toplum kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi), Türkiye hakkında sert bir rapor hazırladı. Türkiye yine 'kısmen özgür' ülkeler arasında...

Erika Steinbach: Erdoğan Ermenilerden özür dilemeli

«Alman Federal Meclisi’nde Hrıstiyan Birlik (CDU/ CSU) partilerinin insan hakları sözcülüğünü yürüten ve 16 yıldır Sürgün Edilen Almanlar Birliği’nin genel başkanlığını yapan Erika Steinbach, 1915 olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erika Steinbach, "Erdoğan’ı, bundan 99 yıl önce, Osmanlı İmparatorluğu'nun Jön Türk hükümeti döneminde, Ermeniler ve Süryaniler’e yönelik soykırımı daha fazla inkâr etmemeye davet ediyorum" ifadesini kullandı. Steinbach, "20’nci yüzyılın bu ilk soykırımını ele alıp, soykırım kurbanlarının yakınlarına özür dileyerek barış eli uzatmanın vakti gelmiş de çoktan geçmiştir bile" dedi.

Ermenistanlı ve Türkiyeli Kadınlar Barış İçin Buluşacak

Ermenistan'dan Şiddetsiz Toplum Vakfı, Türkiyeli ve Ermenistanlı kadınları Barış ve Uzlaşı İçin Kadınlar resim/fotoğraf sergisinde buluşturuyor. Ermenistan'dan Şiddetsiz Toplum Vakfı, Calouste Gulbenkian ve Karadeniz Bölgesel İşbirliği Teşkilatı'nın desteğiyle Türkiyeli ve Ermenistanlı kadınları buluşturuyor.  Barış ve Uzlaşı İçin Kadınlar resim/fotoğraf sergisi, iki ülkeden kadınların "Barış için Kadın" temalı, barış ve uzlaşı sağlanması konusunda kadınların rolünü anlattıkları fotoğrafları kabul edecek. Eserler, bir jüri tarafından seçildikten sonra İstanbul'da ve Erivan'da sergilenecek.

Fransız Kültür Merkezi’nde Söyleşi

14 Şubat Cuma, 19:00
“Sivil Topluma Katılım”
Konuşmacılar : Cengiz Aktar ve Katia Boudoyan
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen Çapraz güzergahlar ve bellekler : Fransa’daki Anadolu diasporasının sesleri buluşmaları 2014 yılında da devam ediyor. 

100 yıl öncesine, 1914’e mi dönüyoruz?

Malum Osmanlı’da devletin zirvesi yaklaşık 100 yıl önce bu topraklardaki farklı dini ve etnik temelli unsurların birliğine dayalı “ittihat-ı anasır” anlayışını bir kenara bırakarak “vatanın selameti için” Müslüman toplulukların birliği anlayışını, yani “ittihat-ı İslam”ı benimsemişti. Türkiye’nin son 10 yılda dış politikada bir takım açılımlarla ve büyük umutlarla –ama çiğ bir şekilde- soyunduğu “Yeni Osmanlıcılık” anlayışının başarısızlıkla sonuçlanmasıyla bugünlerde geçmiştekine benzer bir dönüşüme tanıklık ediyor olabiliriz.

1600 yıllık kilise kalıntısı üzerine mescit

Diyarbakır'da 2007'de ortaya çıkarılan ve 1'inci derecede tescilli alan ilan edilen 1600 yıllık kilise kalıntısının üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından türbe ve mescit yapılıyor... Mimari yapının, tarihi Ulu Cami yapılmadan önce yerinde bulunan Martoma Kilisesi’nin ek binası olabileceği düşünülerek durum Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na rapor edildi ve rapor kurul tarafından onaylandı.

ՀԱՅՑ. ԵԿԵՂԵՑԻՆ ՊԱՏԱՆԴ Է – 9 -

Ը. Եկեղեցւոյ ծառայութեան դաշտին մէջ ընդգրկել կանանց մասնակցութիւնը եւ անոնց տալ գործունէութեան ընդարձակ դաշտեր: Եկեղեցին չի կրնար ըլլալ առողջ եւ ամբողջական առանց կանանց մասնակցութեան:

From The Ottoman Empire To Killarney, Manitoba: The Story Of An Armenian Genocide Survivor

POSTED BY: Jack Garabed, Son of an Armenian genocide survivor (Guest author), 
News event at the Canadian Museum for Human Rights. In the photo (R to L): CMHR President and CEO Stuart Murray, David Garabed (Jack’s brother), Jack Garabed, Jack’s wife Karen Garabed and daughter Jill Garabed-Hruska of Brandon, Manitoba. (Photo Credit: Dan Harper / CMHR). During and after the First World War, the leaders of the Ottoman Empire (the forerunner of the modern-day Republic of Turkey) made a brutal attempt to destroy the empire’s entire Armenian population. 

Acyoa Members Strengthen Faith, Share Ideas at Chapter Workshop

More than 30 young people representing 14 parishes across the Eastern Diocese gathered in St. Petersburg, Fla., last month for the annual ACYOA Chapter Workshop. Over the course of three days, from January 24 to 26, participants built their faith, discussed the accomplishments and setbacks faced by their local ACYOA chapters, shared advice, and brainstormed new programming possibilities.

Rumlar kiliselerini devletten istedi

Rum Cemaati, devlet tarafından Türk Ortodoks Patrikhanesi'ne verilen üç kilise ile çok sayıda gayrimenkulün iadesi için mahkemeye gitti. Rum cemaati, Türk Ortodoks Patrikhanesi’ne verilen üç kilise ve kiliselere ait mal varlıklarını geri istiyor. Türk Ortodoks Patrikhanesi, 1924 ve 1965 yıllarında akarlarıyla birlikte devlet tarafından kendilerine hibe edilen 3 kilise vakfı sayesinde gayrimenkul zengini oldu. Rumlar, cemaati olmayan ve hiçbir Ortodoks kilisesi tarafından tanınmayan bu Patrikhane’ye hukuksuzca verilen kiliseleri geri almak için yasal mücadele başlattı. (Rum kardeşlerimizden gasp edilen bu kiliselerin en kısa zamanda geri verilmesi, hukuk ve adaletin gereğidir. HYETERT)

Fransa'da azınlık dillerine devlet güvencesi geliyor

Ferhan Köseoğlu - Paris
Fransa, 1999'da imzaladığı Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Antlaşması'nı yürürlüğe koymaya hazırlanıyor... Fransa Kültür Bakanı Aurelie Filippetti, bölgesel dillerin, Fransa'nın yaşayan kültür mirası olduğunu söyledi... Filippetti, bölgesel dillerin yanı sıra yayıldıkları bölgede resmi dil statüsü bulunmayan; Batı Ermenicesi, Berberi dilleri, Romanca, Yahudi Almancası ve Yahudi İspanyolcası gibi dillerin de yasa kapsamında olacağını belirtti. Türkçenin de yer aldığı göçmen dilleri ise bu kapsamda yer almıyor. Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_fransada-azinlik-dillerine-devlet-guvencesi-geliyor_2196785.html


Ahde vefa ilkesine uygun yürütüyoruz

Meriç Tafolar- Ankara
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in, Türkiye’nin 1995 tarihli Ulusal Azınlıkların Korunması için Çerçeve Sözleşmesi’ni neden henüz imzalamadığını içeren soru önergesine yanıt veren Davutoğlu özetle şunları kaydetti: "...Türkiye’de azınlık hakları 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile düzenlenmiş olup, gayrimüslim vatandaşlarımızdan oluşan dini azınlıkları kapsamaktadır. Dini azınlıklara mensup vatandaşlarımız, anayasa ve kanunlarımızın güvencesi altındaki tüm hak ve özgürlüklerden eşit şekilde faydalanırlar. Avrupa Konseyi’nin Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf olunup olunmaması keyfiyetinden bağımsız olarak, ülkemizde gayrimüslim azınlıklara mensup vatandaşlarımızın hak ve özgürlükleri, anayasamızın güvencesi altında ve uluslararası hukukta ahde vefa ilkesi uyarınca tarafı olduğumuz ikili ve çok taraflı anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerimize uygun olarak yürütülmektedir.” (Acı olan Lozan'a tam olarak uyulmamasıdır. HYETERT?)

Remembering the Armenian Genocide Islam’s Holy War Against Christianity – Turkey, 1894-1923

Part 1 of a Series by Mike Scruggs-
In nations governed by Islamic Law (Sharia), non-Muslims have the status of dhimmis (“protected people”). They are protected from slaughter or expulsion so long as they remain subservient and pay a special poll tax, called the Jizya, to their Muslim masters. Under the rules of dhimmitude the “protected people” must show deference at all times to Muslims and wear special clothing to distinguish themselves from Muslims. They are allowed only limited religious freedoms and have no political or civil rights outside the Sharia, which regulates their mandated status of degradation and humiliation.

AGİT Minsk Grubu eşbaşkanı: Dağlık Karabağ sesinin duyulmasını hak ediyor

AGİT Minsk Grubu eşbaşanı James Warlick, sorunun çözüme ulaşmak için taraflar üzerinde baskı uygulanıp uygulanmaması konusu olmadığını,önemli olanın tarafların siyasi iradesi olduğuna emin. ABD’li eşbaşkan, Ermenistan ve Azerbaycan yanısıra Dağlık Karabağ halklarının hükümetlerine şiddetten vazgeçme çağrısında bulunmaları umudunu ifade etti.