Etiketler

Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun

8 Mart 1857'de New York'ta grev sırasında çıkan yangında ölen 129 işçinin anısına ilk olarak 1910  yılında 8 Martın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasına karar verildi. Birleşmiş Milletler  16 Mart 1977'de 8 Mart'ı Dünya Kadınlar Günü (International Women's Day) olarak anılmasını kabul etti. Türkiye 1984 yılından sonra Dünya Kadınlar Gününü kutlamaya başladı. (Kadın Hakları konusunda bakınız: http://hyetert.blogspot.com.tr/2013/03/dunya-kadnlar-gunu-ve-kadn-haklar.html HYETERT)

Sevan Nişanyan’a Özgürlük!

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Keyfiyet Kıskacında „Belirsizlik“ Yolcusu Bir Ermeni Aydını: SEVAN NİŞANYAN... Soykırım Karşıtları Derneği (SKD) açısından, Sevan Nişanyan’ın, Türkiye Cumhuriyeti intikam adaletinin pençesinden kurtarılması için olayın kamu vicdanına taşınmasından başka seçenek kalmamıştır. Bu girişimin bir adımı olarak SKD Frankfurt ve çevresi kamuoyunun aydınlatılması için farklı etkinlikler planlamıştır. İlk adım olarak, bir basın açıklamasıyla Alman kamuoyu bilgilendirilecek, 2 Nisan 2014 Çarşamba akşamı da “Sevan Nişanyan’a Özgürlük!” toplantısı yapılacaktır.

BDP ve HDP dışındakiler kadına sırtını döndü

Parlamentoda bulunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) dışındaki partiler, kadın adaylara sırtını döndü. Partilerin il, ilçe ve belde belediye başkanlıklarındaki kadın aday oranları, AK Parti % 1, CHP % 4, MHP % 3 olarak açıklandı. Listeler açıklanmadan aylar önce "Seçimlerde çok sayıda kadın belediye başkanı olacak" diyen parti başkanları, yine sözlerinin arkasında durmadı. (Bu arada kadın adaylarının oranı %50 olan BDP ve HDP'yi kutluyoruz. HYETERT)

Ermeni Patrik (Genel Vekilinden) Merkel'e soğuk duş

Ermeni Patriği Aram Ateşyan'dan Almanya Başbakanı Angela Merkel'e şok sözler... 1 yıl önce bakın neler olmuş! Alman Başbakanı Merkel, Türkiye'deki dini kanaat önderleriyle İstanbul'da bir araya gelmişti. Sorunlar konuşulup tartışılırken, eleştirel bir üslup kullanmaya kalktı. Tam bu esnada Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan araya girdi. Başbakan Merkel'e "bir dakika" dedi:-Siz ne diyorsunuz, söylediklerinizin farkında mısınız? Ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na laf söyletmem. Merkel'in ve diğer cemaat liderlerinin şaşkın bakışları arasında Ermeni Cemaati'nin durumunu anlattı ve sordu:-Siz, 12 yıl önce neler yaşadığımızı biliyor musunuz?Kendi sorusuna da kendi cevap verdi:Sıkıntılarımız vardı. Üstelik karşımızda bu sıkıntıları anlatacak makam da bulamıyorduk. Bir kaymakamla bile zor görüşüyorduk. Ama bugün dilediğimiz zaman Başbakan'a ulaşabiliyoruz. Sıkıntılarımızı anlatabiliyoruz. Ateşyan, noktayı koydu:Siz, Türkiye'deki gelişmelerin farkında değilsiniz herhalde. Osmanlı'dan bu yana ilk defa bu dönemde bizim haklarımız verildi.

Sevan Nişanyan’a daha iyi cezaevi bulundu

İzmir Buca Kapalı Cezaevi’nde ‘yatak yok’ gerekçesi ile günlerce yerde, beton zeminde yatırılan Sevan Nişanyan, bugün Aliağa Kapalı Cezaevi’ne nakledildi.

Türk ve Ermeni Öğrencilerden Avrupa Parlamentosu'nda Ortak Toplantı

Brüksel’de, Türkiye Öğrenci Konseyi ile Ermenistan Ulusal Öğrenci Derneği tarafından Avrupa Parlamentosu'nda ortak toplantı düzenledi... Türkiye Öğrenci Konseyi ile Ermenistan Ulusal Öğrenci Derneği başlattıkları diyalog ve işbirliği süreci dahilinde Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda 3 Mart’ta ortak bir toplantı düzenledi. Toplantıya Türkiye Öğrenci Konseyi ile Ermenistan Ulusal Öğrenci Derneğinin temsilcilerinin yanı sıra, Avrupa Parlamentosu Milletvekili İsmail Ertuğ, Avrupa Öğrenci Birliği Başkan Yardımcısı Fernando Galán, Taraf Gazetesi yazarı Hayko Bağdat ve Türkiye Gazetesi Yazarı Ceren Kenar da katıldı. Toplantının moderatörlüğünü ise Avrupa Parlamentosu Genişleme Dairesi Başkanı Thomas Grunert üstlendi.

Zirve sanıkları için tahliye talebi

Malatya'da 3 misyonerin Zirve Yayınevinde öldürülmesi olayının 5 asıl sanığı için son yasal düzenleme nedeniyle 7 yıldan beri tutuklu yargılanmaları nedeniyle avukatları tarafından tahliye talebinde bulunuldu.  Malatya'da 18 Nisan 2007'de Zirve Yayınevi'nde çalışan misyoner Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel adlı şahıslar Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım ve Emre Günaydın tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.

Patrik'ten Ayasofya tehdidi

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ayasofya'nın camiye çevrilmesine karşı tavırlarının net olduğunu böyle bir hareketin tüm Hıristiyan dünyası tarafından tepkiyle karşılanacağını iddia etti. Patrikhane'deki Aya Yorgi Kilisesi'nde gerçekleştirilen ayin sonrası cemaate yaptığı konuşmasında Ayasofya'nın camiye çevrileceği iddialarına değinen Patrik Bartholomeos, Ortodoksluğun birincil kilisesi olan Patrikhane'nin Ayasofya ibadete açılacaksa, kuruluş amacına hizmet ederek açılması gerektiğini söyledi.

Erhan Tuncel tahliye edildi

Hrant Dink Davasında tutuklu bulunan Erhan Tuncel'in tahliyesine karar verildi. Tuncel’in avukatı Erdoğan Soruklu, yaptığı açıklamada “Erhan’ı dün akşam 22:00’de aldık. Sabaha kadar beraberdik. Erhan bugün memleketine  (Elazığ) gitti. Anne-baba ziyareti için… Tekrar buraya döner sanıyorum” şeklinde konuştu.

Tarihi mezar taşları kültürel zenginliğin izlerini taşıyor

Tarihi mezar taşları kültürel zenginliğin izlerini taşıyor. Konya’da, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminden izler taşıyan, tarihi yerleşim yeri Sille’deki binlerce mezar taşı, bugünkü Sille Mahallesi’nin az sayıdaki nüfusuyla çarpıcı bir tezat oluşturuyor. Aya Elena Kilisesi, cami restorasyonları, sokak, dere, köprü ve ev cephelerindeki düzenlemeleri tamamlanan Sille'de tarih yeniden canlanıyor.

Sunday of the Expulsion

The cycle of Sundays in Great Lent begins this weekend with the Sunday of the Expulsion—a reference to the exile of Adam and Eve from Paradise. This day reminds us of the loss of man’s happiness due to his disobedience. During this day’s service the hymn of St. Nersess the Graceful, Vor Zorenes Serpoutian, describes man’s Fall: how Adam and Eve experienced the bitterness of sin and death, how they first felt “fear” in their hearts, and “hid themselves from the presence of the Lord God among the trees in the garden.”

Patrik ve başpiskoposlar İstanbul'da buluştu

Elvan Ezber
Fener  Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos'un daveti üzerine, 14 Ortodoks Kilisesi'nin Patrik ve Başpiskoposları İstanbul'da bir araya geldi. Panortodoks Konsili'nin teolojik ve teknik prosedürlerinin görüşülmesi ve hazırlanması planlanan toplantı Fener Rum Patrikhanesi'nde yapılacak ve 3 gün sürecek. Panortodoks Konsili'nin teolojik ve teknik prosedürlerinin görüşüleceği toplantı için Patrik ve Başpiskoposlar sabah erken saatlerde Fatih Fener'de bulunan Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne geldi.

Ermenistan’da Tüm Ermeni «Benim Ermenistan’ım» Festivali gerçekleştirilecek

İlgili karar Bakanlar Kurulunun bugün gerçekleşen oturumunda alındı.Temmuz’da gerçekleştirilecek festival çerçevesinde Ermenistan ve Karabağ folklor-dans gruplarının temsillerinin organizasyonu planlanmakta. Ermenistan ve Diaspora’dan konuklar tarihi ve kültürel anıtları ziyaret edecek, devlet, toplum ve kültür dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya gelecekler. Ağustos’ta korolar festivali, Eylül ayında ise duduk ve diğer müzik aletleri festivalleri düzenlenmesi öngörülmekte.

Özgürlük Radyosu Ermenice Servisi: Ukrayna Ermenileri ‘çok endişeli’

Ukrayna Ermenileri, Ukrayna’daki  olası gelişmelerden endişeli. Bilgi, Özgürlük radyosu Ermenice Servisine bir röportaj veren Ermeni Apostolik Kilisesi Ukrayna Diyakosluğu ruhani önderi Başepiskopos Grigoris Buniatyan’dan geldi. Buniatyan, Ukrayna’da yaşayan birçok Ermeninin gelirlerinin hissedilir derecede düştüğünü, kimilerinin Ermenistan veya Rusya’ya taşınma konusunu düşündüğünü kaydetti.

Büyük Oruç Döneminde Ermeni Geleneği / ՄԵԾ ՊԱՀՔԻ ԱԻԱՆԴՈՒԹԻՒՆ "ՄԻՐՄԻՐԱՍ"

Ermeni  halkının da kendilerine özgü birçok  bayram anane ve gelenekleri vardır,bunlardan biride Büyük Oruç (medz bahk) döneminde,özellikle Anadolu köylerinde bir zamanlar  çok yaygın kullanılan MİRMİRAS geleneğidir. MIRMIRAS evde,odanın tavanından  asılan, büyükçe bir kırmızı soğana  tavuk, horoz, ördek, kaz, hindi,  devekuşu..herhangi birinin  yedi tüyleri eşit aralıklarla fırıldak şeklinde batırılıyor. Soğanın altına da kırmızı kuru biber asılıyor. Yedi tüyler, Medz Bahk'in yedi haftalarını, kırmızı biber ise oruç tutmayan tövbesiz insanı bekleyen manevi ateşi simgeliyor.

Kirill, Patrik ve Başpiskoposlar toplantısı için İstanbul’a geldi

Rusya Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, Ekümenik Patrik 1. Bartholomeos'un daveti üzerine Patrik ve Başpiskoposlar toplantısı için İstanbul’a geldi. 14 Ortodoks Kilisesi'nin Patrik ve Başpiskoposların buluşmasının ana teması, Panortodoks Konsili'nin teolojik ve teknik prosedürlerinin görüşülmesi ve hazırlanması olacak.

Nalbandyan (BM İnsan Hakları Konseyi’nde): Azerbaycan, Ermeni karşıtı propagandaya devam ediyor

Nalbandyan, daha önce olduğu gibi risklerden birinin dini ve etnik zeminde husumet propagandası olduğunu ifade ederek ″Güney Kafkasya benzeri risklere tanıklık etmiştir″ dedi ve Bakü ve Sumgait’teki Ermeni katliamlarını hatırlattı.Ancak Dışişleri bakanı bugünkü Azerbaycan’da nefret propagandası kesitinde  durumun daha kötü olduğunu belirtti, Ermeni karşıtı propagandanın Azerbaycan’da her düzeyde yürütüldüğünü hatırlattı. Azerbaycan, BM İnsan Hakları Komisyonunun  önerilerini de kabul etmedi.

Hürriyet'in faşist sloganının nedeni!

AK Parti, İsrail'e kızdı. Çünkü reel politika uygulamadı. Doğrusunu yaptı. Hürriyet, AK Parti'ye kızıyor. Çünkü reel politika uyguluyor. Yanlış yapıyor. Girişi bu şekilde yazmamın nedeni şu: Önce bir soru yönelteyim.. Türkiye Türklerin midir? Adı üstünde, elbette Türklerindir. Peki, Hürriyet Aydın Doğan'ın mıdır? "Sahabısı yoksa benimdir" diyeceğim ama künyede de belirtildiği üzere sahibi Aydın Doğan'dır. Yine peki, Türkiye'yi "alan da gaçan" mı var ki, Hürriyet'in logosunda "Türkiye Türklerindir" ibaresi yer almaktadır?

'Sevan Nişanyan, kapalı cezaevinde taşta yatırılıyor'

'Kendi arazisinde kaçak yapı inşa ettiği' gerekçesiyle 2 yıl hapis cezası alan ve açık cezaevindeyken yazdığı bir mektup nedeniyle kapalı cezaevine sürülen yazar ve düşünür Sevan Nişanyan'ın taş yatakta yatırıldığı ve banyo yapmasına izin verilmediği öne sürüldü.

Amerikalı Kongre üyeleri Azerbaycan Ermenilerine yönelik katliamları kınadılar

ABD Kongresi Temsilciler Meclisi üyeleri Adam Schiff ve David Cicilline; Sumgait, Bakü ve Kirovabat’ta  Ermenilere yönelik kırımları kınadılar ve Dağlık Karabağ halkının kader tayini hakkına desteklerini ifade ettiler. Ermeni Davası Ofisi’nden NEWS.am’e verilen bilgide şunlar kaydedilmekte: David Cicilline, Künge üyesi çalışma arkadaşlarına hitabında  ″Sumgait’teki katliamlar tarihin kara izleridir ve ne yazık ki bu olaylar, 9 ay sonra Ermeniler Kirovabat yanısıra Bakü’de 1990’da hedef olduklarında izleyen şiddete sebep oluşturdular″ dedi.

Sayın Orhan Kemal Cengiz ve Ermeni Cemaatinin Patrik Krizi

Murat Bebiroğlu
Orhan Bey, korkarım "Ermeni toplumunun bir kısmı" sizi yanıltıyor ve yanlış bilgi veriyor. Bu güne kadar ben ve benim gibi düşünenlerin hiç biri patriği ruhani meclis seçsin demedi. Ermeni toplumunda -en azından son dört yılda-, başta Ruhani Meclis olmak üzere ister patriklik ve kilise taraftarı olsun, ister cemaat, patrik ve kilise karşıtı grup olsun hiçbir tarafın sizin söz ettiğiniz gibi Patriği Ruhani meclisin seçmesini istemedi. Zaten böyle bir talep kimden gelirse gelsin, kelimenin tam anlamıyla, cemaate, patrikliğe ve Ermeni kilisesine ihanet sayılır. Apostolik Ermeni kilisesine bağlı Ermeniler her zaman ruhani önderlerini de Patriklerini de kendileri seçer. Kısacası maalesef ortada demokratik bir mücadele yok, sadece bir yanlışta ısrar var.

Turkish Forum'dan 2015 Hazırlıkları

Sözde Armanı Soykırımı Konusunda Türkiye Konferansı : Bugün Katılma Fırsatı Bulamayanlar İçin... Dünyanın en iyi delilleri ve en iyi ifadeleri ile istersek binlerce sayfalık bir durum özeti yazalım Ermeni konusu hakkında .. şayet hitap ettiğimiz kimselere okutamazsak .. durumda bir değişiklik getirmez .. Yazdığımız yazılar karsımızdaki kişinin bilgi seviyesine ve vaktinin kısıtlığına hitap etmeli .. yanı başlangıçta kısmen görsel olan, 10 sayfalık bir cep kitabı  ve daha sonra isteyenlere yavaş yavaş dozu arttırarak bilgi iletimi, istemeyenler için bu sefer 5 sayfalık bir cep kitabi ..  ÖNCE İLGIYI ÇEKELIM SONRA BİLGI YÜKLİYELİM... Yurt dışında temaslarımız çok arttı.. simdi tümüyle batıya odaklanmamız lazım İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca , ve Rusça özetlerle, cep kitapları ile . Tüm dünya senatolarına...

‘Ruh ikizleri’, Nazilli deneyimim ve birleşme gereği

 Atilla Dorsay
Son sözlerinden biri, “CHP ve MHP’nin ruh ikizi olduğu” ve de “bunlara bir de Pensilvanya’nın eklendiği“ oldu. Bir an için kendi kendisine sormaksızın: Türk yakın siyasal tarihinde genel olarak hep farklı, hatta karşıt kamplarda olmuş bu üç değişik ideolojiyi, yani temelde sosyal demokrat ve solcu CHP’yi, temelde ödünsüz Türk milliyetçisi MHP’yi ve temelde İslam referanslı bir yaklaşıma dayalı Cemaat’i ve onun saygın liderini, ayni cephede, sana karşı kurulan bir cephede biraraya getirmeyi nasıl başardın diye..Ama o sormuyorsa, en azından o parti mensuplarının bu soruyu sormaları gerekmez mi?... Diyeceğim şu: yaklaşan seçimlerde CHP, MHP, hatta BDP ve İP’li seçmenler pekala iş ve güçbirliği yapabilir, yörelerinde Ak Parti’ye karşı en güçlü gözüken adayda birleşebilir ve böylece ülkenin şu halden çıkışı için bir umut yaratabilirler. Aklın yolu bu değil mi? (Vallahi aklın yolu buysa biz almayalım. HYETERT)

Süryani Katoliklerin bina çıkmazı

Süryani Katolikler, yarım asırdır faaliyet gösterdikleri İstanbul'daki Patriklik Vekilliği binasıyla, Mardin'deki tarihi Patrikhane binalarının iadesini istiyor. Yargı yoluna giden Süryaniler, AİHM’den çıkacak kararı bekliyor.Al Jezeera Türk sitesinden Vercihan Ziflioğlu'nun haberine göre Sorunun kökeni 1936'ya dayanıyor.

″Yere tuz döktüler, yatırıp dövdüler″; Azeriler, Mamikon Khajoyan’a işkence ettiler

Bir ay sonar Azerbaycan’daki esaretinden kurtulan Mamikon Khaoyan işkenceye maruz kaldı. 5 Mart’ta NEWS.am muhabirine açıklama Şjevan Sağlık Merkezi Travmatolog-Ortoped Emil Brudyan’dan geldi. Uzman, Mamikon Khajoyan’ın üzerindeki zedelenmelerin bir aylık olduğunu belirterek:″Mamikon Khajoyan sağ el pazu kemiği bölgesinde kırıkları var, kurşun yarası olması muhtemel, ayrıca kol kemiğialt üçüncü bölgede. Kurşun yarası olduğu görünmemesi için tıbbi müdahale yapıldığı bariz″ dedi. http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=_1PPTnJ7BZw

Հարգելի Բարեկամներ, Գործընկերներ, / Dear Friends, Colleagues,

2014 թ. Մարտի 6-ին, ժամը 14:00-ին, Հայաստանի Ազգային Գրադարանի հանդիսությունների դահլիճում (մուտքը՝ Տերյան փողոցից) տեղի կունենա բանագետ-ժողովրդագետ, Պրոֆեսոր Վերժինե Սվազլյանի հոբելյանական մեծարման ցերեկույթը: Մուտքն ազատ է:

Paros Mart Sayısı Çıktı


OIA Event Calender

Gizli Zabıtlardan Ermeni Soykırımı

Türkiye, Ermeni soykırımı olarak ifade edilen olayların Osmanlı döneminde yaşandığını ve Ankara hükümetinin bu konuda pek az sorumlu olduğunu öne süregelir. Ancak Türkiye Meclisi’nin gizli celse zabıtları Ermeni soykırımının 1915 ile sınırlı olmadığını T.C’nin kuruluş süreci ve ilk yıllarında da sürdüğünü ortaya koyuyor.Ermeni soykırımı konusunda resmi ideolojinin son yıllarda oldukça zor durumda bulunduğu açıktır. Bir yandan devlet; ‘Ermeni soykırımı diye bir şey olmadı, tam tersine Ermeniler Müslümanları ve Türkleri katlettiler’ iddiası üzerinde inatla dururken, diğer yandan ara bir tez giderek yaygınlaşıyor. Bu tez şöyle özetlenebilir: ‘Katliamı Osmanlı ve İttihatçılar yapmıştır, bunda M. Kemal ve Cumhuriyetin bir suçu yok, dolayısıyla olayı bu biçimiyle yani, geçmişte savaş koşullarında olmuş bitmiş bir olay olarak kabul edip, tartışmayı kapatalım.’Biz bu yazıda azınlıkların Anadolu’dan yok edilmesi ve ekonomik varlıklarının zorla gaspedilmesi sürecinin Kurtuluş Savaşı yıllarında da nasıl devam ettiğini, Ermenileri soykırıma uygulatan mantığın, sadece İttihatçı liderlerle sınırlı olmayıp asıl olarak egemen kesimlerin mantığı olduğunu, Türkiye Meclisi gizli oturum belgeleriyle göstermeye çalışacağız.

Kutuplaşma, kamusal alan ve gettolar

Markar Esayan
Öncelikle, bahsedilen kesimler birer toplum değil 'cemaat'tir. Böyle ontolojik, sınıfsal, siyasi ve duygusal bölünme içindeki bir ülkede 'toplum'ların yaşadığını iddia etmek tezi baştan çürütür. Dindarlar, Aleviler, Kürtler, gayrimüslimler, sağ-sol muhalifler ve devşirilme hedefindeki tüm kesimler üzerinde totaliter baskı kuran bir devletin içinde yaşayan halklar normal olarak cemaatleştiler. Bu cemaatleşme, Osmanlı'daki yapısından farklı olarak daha travmatik bir anlam ima ediyordu. Aslolarak 'kendilerine benzeyenler ile ortak değerlerin belirlediği bir evrende yaşama tercihinin yanına, devletten korunma içgüdüsü ve zorunluluğu eklendi. Yeni cemaatler büyük küçük adacıklarda yaşar ve bu adacıklar tam anlamıyla birer gettodur. Klostrofobik, bireyi dayanışmaya feda eden, ancak bunun karşılığında kendi değerlerini zor zamanlarda korumayı ve 'kendi olmayı' vaat eden kolektiflerdir. Osmanlı'daki biçimiyle kendi cemaati üzerinden diğer cemaatlere açılmayı değil, cemaatin içinde kapanmayı ima eder.

2013’te Türkiye’ye giriş yapan Ermenistanlıların sayısı belli oldu

Ocak-Aralık 2013’te Türkiye’ye giriş yapan Ermenistanlıların sayısı 73 365 kişi oldu. NEWS.am’in Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden edindiği bilgiye göre, 2013’te bu ülkeye giriş yapanların sayısı bir önceki yıla kıyasla % 3.4 arttı.

Simferopol Ermeni toplumu başkanı Kırım’da hayat normal mecrasında ilerliyor

Simferopol Ermeni toplumu başkanı Vagharşak Melkonyan, herşeyin mecrasında ilerlediğini kaydeti. Melkonyan, Kırım Ermeni toplumunun resmi tutumunun, Ukrayna Ermeni toplumunun tutumuyla uyumlu olduğunu belirtti; yani oluşan durumda Ermeniler çekimserliklerini korumakta, ülkede istikrar ve barışın korunması safında yer almaktalar. Simferopol Ermeni toplumu bşk. Ermeni toplumunun tutumuna ilişkin, yeni duyuru olmayacağını ifade ederek ″Kırım’da yaşayan tüm halkların barış ve huzuruna taraftarız″ dedi.

Asimder'den Ermeni Köyüne Ziyaret

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Türkiye'nin Ermeni köyü olan Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı köyünü ziyaret etti...  ASİMDER Genel Başkanı Gülbey, "... Ermeni diasporasının da tutumunu siyasi bir olay olarak gördüklerini belirtiler. Bu da Ermeni diasporasının ‘Türkiye'de yaşayan Ermeni vatandaşlar zulüm görüyor, ikinci sınıf vatandaş işlemi yapılıyor’ yalanlarının ne kadar ispatsız ve hayali olduğunu ortaya koymaktadır. Yıllardır Ermeni diasporası dünya ülkelerini bu yalanlarla yanlış yönlendirip Türkiye'yi kötü gösteriyor” şeklinde konuştu. (İyi konuşmuş aferin ona (!) HYETERT)

Mor Yakup Kilisesi sahipsiz kaldı

Ferhat Arslan 
AKP’li Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in köyü olan Gercüş İlçesine bağlı Arıca (Kefre) Köyünde bulunan Mor Yakup Kilisesi yok olmakla yüz yüze bırakıldı. Eski Süryani yerleşkesi olan ve 40 yıl öncesine kadar köyün büyük kısmı Süryani cemaati yaşamasına rağmen şu an köyde tek bir Süryani ailenin kalmamasıyla Mor Yakup Kilisesinin kapısına kilit vuruldu. Süryani BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, bölgenin tarihi mekanlarının korunması için mecliste çalışmalarının olduğunu söyledi.

Hocalı Soykırımı ve ahlak

Markar Esayan
Soykırım, geniş tanımıyla, insan soyunu kırmanın bir adıdır.Kur'an-ı Kerim ve Kitab-ı Mukaddes 'Kim bir insanı öldürürse o sanki bütün insanları öldürmüştür' ve 'Öldürmeyeceksin!' gibi net ayetlerle sınırı çizer. Konunun uluslararası hukuk boyutunu ise Türkiye'nin 23 Mart 1950'de imzaladığı BM'nin 1948 tarihli Soykırım Beyannamesi belirler.

Rıfat Bali'nin iki kitabı için özel kampanya

"Varlık Vergisi:Hatıralar - Tanıklıklar"  ve "Gayrimüslim Mehmetçikler: Hatıralar - Tanıklıklar"  iki kitabın toplam etiket bedeli TL 39.-'dur. 15 gün süreli bu kampanyamız zarfında bu iki kitap için birlikte almanız kaydı şartıyla kargo dahil sadece TL 25.- ödeyeceksiniz.

Aşkale'nin Kurtuluşunda Ermeni Katliamı Canlandırıldı

Erzurum'un Aşkale İlçesi'nin işgalden kurtuluşunun 96'ncı yıldönümü törenlerinde, belediyede çalışan ve bu kurumdan emekli olan işçiler tarafından Ermeni çetelerinin yaptığı katliam canlandırıldı. Törenlerin yapıldığı caddeye atla giren Ermeni çetesinin komutanı rolündeki Adnan Ünsal, atını tören alanında durduramadı. Herkesin aklına Hababam Sınıfı serisindeki, Şener Şen'in oynadığı 'Badi Ekrem'i izci kampında atın kaçırması sahnesi geldi. (Hababam sınıfı bu gösteriye doğrusu çok uymuş. HYETERT)

İsveç soykırıma karşı cezaları artırıyor

İsveç Hükümeti soykırım, insanlığa karşı işlenen suçlar ve savaş suçlarına verilen cezaları ağırlaştıran ve zaman aşımı uygulamasına son veren yeni bir yasa tasarısını parlamentoya sundu. Tasarı İsveç mahkemelerine Uluslararası Suç Mahkemelerine tanınan yetkileri veriyor. Bir başka ülkede soykırım, insanlığa karşı suç veya savaş suçu işleyenleri yargılama ve cezalandırma yetkisi tanıyor.

Mêrdîn rekora Koşuyor

Oğuz Ender Birinci - Veysi Sarısözen
Bir yandan deneyimli bir Kürt siyasetçi; bir yandan da genç Süryani bir kadın... Mêrdin Süryani Eşbaşkan Adayı Akyol, Öcalan’ın önerisiyle kendisi lehine çekilen Aymelek ve deneyimli siyasetçi Ahmet Türk’le, sokak sokak çalışma yürütüyor.Ahmet Türk: “Sayın Başkan’ın ‘Mardin’den rekor bekliyorum’ biçiminde ifadeleri oldu. Biz de Mardin olarak başkanımızın bize duyduğu güveni boşa çıkarmayacağız. 

‘İyi, kötü ve fakir Ermeniler’

Alin Ozinian*
Nihayetinde söylemler “yuvarlak”. “Kapitalist güçlerin kışkırtması” ve “emperyalizm” diye net açıklanamayan bir hayalet kavram her paragrafta bulunuyor. Hamidiye Alayları’ndan bir nebze söz edilmemiş, Kürtleştirilen Ermenilerden, gelin edilen çocuklardan, Ermenilerin bugün hâlâ talan edilen mezarlıklarından, eski Kürtçe adlarına kavuşulması konuşulurken eski Ermeni adları hesaba hiç katılmayan şehirlerden... Sergilenen duruşa sol jargon makyajı yapılsa da, alttan sırıtıyor... Bu sıkıntılar bir tarafa, dikkatimizi çekmeyen ya da odaklanmak istemediğimiz bir başka konu var. Soykırım bugün sadece Türkiye’de yaşayan Ermeniler ile halledilecek bir sorun mu? Ermenilere yönelik bir mektubun alıcısı sadece Agos okurları mı? Türkiye’de Ermeni olduğu için haksızlığa uğrayan, baskı gören, hatta katledilen “son Ermeni” Öcalan’ın dediği gibi Hrant mı? Ne yazık ki, Cumhuriyet tarihi, Ermeniler ve diğer azınlıkların korkunç tarihidir de aynı zamanda. Tarihle yüzleşme konusu 1915 ile sınırlı değil. Kesildikten sonra bir türlü bitmeyen Varlık Vergisi, “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyaları, 6-7 Eylül olayları, Kıbrıs çıkarması, 1980 askerî darbesi ve her türlü siyasî çalkantıda zarar gördüler ve Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldılar.

MHP Grup Başkanvekili Halaçoğlu: Erhan Tuncel Ermeni Asıllıdır

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Hrant Dink meselesinin çok karmaşık bir mesele olduğunu belirterek, "Onun özellikle yönlendiricisi olarak bugün tutuklanmış bulunan Erhan Tuncel, Elâzığ'ın Temte köyündendir ve Ermeni asıllıdır. Dolayısıyla aslında bir Ermeni'nin öldürülmesinde bir Ermeni'nin rol aldığını da göz önüne alması lazım herkesin." dedi. (Eee..İyi demiş MHP ırkçı değil diyen Ermenilere güzel cevap. HYETERT)

Din dersinden muaf öğrenciler mağduriyet yaşıyor Sınavlarda muaf oldukları derslerden soru geliyor…

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, din dersinden muaf olan azınlık okullarındaki öğrencilere geçen kasım ayında yapılan Ortaöğretime Geçiş Sınavı'nda bu dersten sorular sorulduğunu ve hak kaybına neden olunduğunu söyledi. Sınavın ikincisinin Nisan ayında yapılacağını anlatan Dora, uygulamanın devam etmesi halinde öğrencilerin 30-35 puan kayba uğrayacağını ifade etti.Din dersinden muaf olanlara negatif ayrımcılık yapılmasının, öğrencilerde dışlanmışlık ve haksızlık gibi olumsuz psikolojik etkileri olacağını dile getiren Dora, "Din dersinden muaf öğrenciler adeta cezalandırılmak istenmektedir. Hiçbirimiz geleceğimiz olan çocuklarımızın, inançları yüzünden avantajlı ya da dezavantajlı hale getirilmesine sessiz kalamayız" diye konuştu.

Halk için, halkla beraber-1

Mete Gönenç
Osmanlı’nın son dönemlerinde, Batı’daki özgürlükçü ve ulusçu hareketlerden esinlenen Osmanlı sivil-asker aydınları ve talebeler İttihat ve Terakki partisini kurmuşlardır. Meşrutiyet idaresini, hürriyet ve eşitliği amaçlayan 1908 de 2.meşrutiyeti, ilan ettiren bu hareket, iktidara gelmesiyle, Almanlarla flörte başlamış ve ülkeyi savaşa sokmuştur. Osmanlıcılıkla başlayıp Türkçülüğe sarılan bu hareket, Batılı devletlerin kışkırtması sonucu da olsa, başta Ermeni Tehciri olmak üzere, milliyetçi(!) uygulamalarıyla, bu gün hala acısını çektiğimiz şekilde, ülkede yaşayan halkların ilişkilerinde ciddi yaralar açmış ve resmi olarak Osmanlı’yla birlikte son bulmuştur.

Bartholomeos Şarköy’deki Manastırda Ayin Yaptı

Fener Rum Patriği Barthholomeos, lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan bir grupla Şarköy ilçesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, Hoşköy beldesinde bulunan, tarihi St.İoannis Theologos Manastırı'nda bir ayin gerçekleştirildi. Şarköy’e İstanbul’da Rum liselerinde ve üniversitelerde okuyan Rum gençlerle birlikte gelen Barthholomeos, iskele girişindeki restoranda yemek yedi.
Yemek sırasında yaptığı açıklamada, askerliğini Gelibolu’ya bağlı Demirtepe’de subay olarak yaptığını ifade eden Barthholomeos “Askerliğimi yaptığım sırada, subay arkadaşlarım ve eşleriyle birlikte Şarköy’e gelmiştim. Burada çektirdiğim fotoğraflar hala durur. Şarköy’e yarım asır sonra bir kez daha geldim" dedi.

AK Parti’den Beyaz Türk ve Alevi açılımı

Nagehan Alçı / nagehan.alci@milliyet.com.tr
 Türkiye hiç olmadığı kadar kutuplaşmış durumda. Tek tesellimiz silahların patlamıyor oluşu. Onun dışında kutuplaşmanın boyutu 12 Eylül öncesinden farksız... Cepheleşme AK Parti ve Tayyip Erdoğan figürü etrafında düğümleniyor. Bir tarafta dindarların ve Kürtlerin çoğunluğu tarafından desteklenen Erdoğan ve AK Parti var. Diğer tarafta ise AK Parti iktidarına nefretle bakan laik kesim ve Alevilerin çoğunluğu... Şu an Gülen cemaati ve cemaatle birlikte hareket eden sözde liberal aydınlar da Erdoğan-karşıtı cephede ama bu kesimin sosyolojik karşılığı çok sınırlı.  Üstelik her ne kadar Cemaat-CHP ittifakı var olsa da CHP tabanının Fethullah Gülen’den ve ikinci cumhuriyetçi diye yaftaladığı aydın tipinden nefret ettiği biliniyor. Dolayısıyla bu konjonktürel ittifak seçimden sonra bitecektir. 

ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ

28 Փետրուար 2014 ուրբաթ օրը Հայաստանի Հանրապետութեան Գերմանիոյ նորանշանակ լիազօր եւ արտակարգ Դեսպան Տիար Վահան Հովհաննիսեան, Դեսպանութեան Խորhրդական Աշոտ Սմբատեանի ընկերակցութեամբ այցելեց Առաջնորդարանը եւ հանդիպում մը ունեցաւ Առաջնորդ Սրբազանի եւ Թեմական Խորհուրդի անդամներու հետ: 

Pun Paregentan / ԲԱՐԵԿԵՆԴԱՆ ,ՄԵԾ ՊԱՀՔ

Ermeniler, Büyük Oruç'un arefesinde (Şubat--Mart) Pun Paregentan adı altında karnavalı kutlar  Günbatımıyla Medz Bahk'a (Büyük Oruç) girilir  Bu tövbe dönemidir, amacı dua ve oruçla yürekleri sınayıp, inananları Diriliş Yortusu'na hazırlamaktır  Pun Paregentan'da yenir, içilir, eğlenilir  Herkes çeşitli kılıklara girip, komşularına, arkadaşlarına şakalar yapar  Büyük Oruç 7 hafta (48-50 gün) sürer  2014   tarihli senede bu süre 2 Mart 2014 tarihinde başlar 20 Nisan 2014 tarihinde son bulur: Bu sürede hayvansal gıda alınmaz  Günde tek öğün, akşam duasından sonra, sadece sebze ve tahıl yenir.  Düğün yapılmaz, eğlence düzenlenmez  Hemen her kilisenin özel günü vardır, buralarda ayinler yapılır, halk kiliseleri ziyaret eder  Büyük Oruç'ta dargınlar barıştırılır, yoksullara erzak yardımı yapılır

Primate's Lenten Video Message

The Great Lent will begin on March 3rd. The Western Diocese of the Armenian Church of North America has published a book authored by His Eminence Archbishop Hovnan Derderian in time for the Lenten spiritual journey. Containing daily messages by the Primate, the bilingual book, titled "The Lenten Journey...A Walk with God" serves as a guide for the faithful throughout the spiritual journey leading up to the Victorious Resurrection of our Lord and Savior Jesus Christ.

ՀԱՅԱՍՏԱՆԻ, <ԱՐՏԱԳԱՂԹ>Ը , <ՆԵՐԳԱՂԹ>ՈՎ ԿԱՍԵՑՆԵԼ.

Հ.Հ անկախութեան  հռչակաման 23.րդ տարելիցին , արտագաղթի  թէման  հայ հասարակութեան  օրակարգի մէջ կարեւոր տեղ  մը կը գրաւէ: Այս թեման երկար ատենէ ի վեր  լուրջ ձեւով կը շօշափուի հայ աշխարհի մէջ, եւ ողջամիտ ու հեռատես բոլոր հային սիրտին ցաւ պատճառելով , հայ անհատը  խիստ մտահոգութիւններու կը մղէ.Ոչ պաշտօնական տուեալներու , վերջին շուրջ 10 տարուայ  ընթացքի մէջ, 1,8 միլիօն հայ արտագաղթած է Հայաստանէն ,եւ կը շարունակէ  արտագաղթել, որուն գլխաւոր պատասխանատուները  հանրապետութեան անցեալի ու ներկայ  գործող իշխանութիւններն են, որոնք  պարտաւորութիւնը ունին  երկրի սոցեալական-տնտեսական իրավիճակը փոխելու քայլեր ձեռնարկել.

Generations on, Christians fleeing Syria return to Turkish homeland

By Ayla Jean Yackley
When Louis Bandak fled the violence in Syria, he sought refuge in the country his grandfather was forced to abandon exactly 90 years ago this week. Bandak, his wife and two daughters are part of a small but growing trickle of Christians arriving in Turkey after three years of civil war in Syria killed more than 140,000 people.
"Although I had never been here before, it does not feel strange. This too is my homeland," says Bandak, sitting in warm winter sun outside the 5th Century Mor Abrohom Monastery in Midyat, 30 miles north of the border. While most Christian refugees are in Lebanon or Jordan, countries with which they share linguistic or cultural ties, several thousand have come to Turkey. For many it is a reversal of their ancestors' flight around a century ago, when World War One and the subsequent building of the post-Ottoman Turkish state made Turkey a hostile land for millions of Christians.

Dünya Kiliseler Konseyi İsviçre’ye Ermeni Soykırımının inkarı konusunda AİHM’nin kararını şikayet çağrısında bulundu

Dünya Kiliseler Konseyi (The World Council of Churches, WCC), Perinçek davası konusunda  derin rahatsızlığını ifade ederek, İsviçre Federal Mahkemesi ve Ulusal Konseyinin Ermeni Soykırımını tarihi bir gerçeklik olark kabul ettiğini hatırlatarak, İsviçe’ye Ermeni Soykırımının inkarı konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararını protesto çağrısında bulundu.

Rönesans'ta semitik ve antisemitik etkiler

İbraniler, Süryaniler ve Araplar aynı kökenden geldikleri için Sami toplumları  olarak anılırlar. (Nuh peygamberin oğullarından Sam’dan, İbrahim’e ve onun sonrasına devam eden soyu ifade eder.) Antisemitizm bu kavimlere olan düşmanlığı ifade etsede bu tabir daha çok Yahudiler için kullanılmıştır. Monoteizm’in ilk temsilcileri İbraniler’dir. Monoteist inanç İbrani toplumunun kültürünü dini bir kültür haline getirmiştir. Tora’yı ilahi kitap olarak kabul eden İbraniler süregelen dönemde Rabilerin ifade ettiği şekliyle (İbranice: Toledot) “Teşekkür Etmek” fiilinden türeyen (İbranice: Yehudi) Yahudi adıyla anılagelmişlerdir.