Etiketler

Martyred Armenian Writers


Kalust Şalcıoğlu 2014 ramazanda yine oruçlu olduğunu duyurdu

HT Habertürk yazarlarından ve Richie Gece Kulübü İşletmecilerinden Ermeni asıllı Türk vatandaşı Kalust Şalcıoğlu sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda 2014 yılında yine oruç tuttuğunu açıkladı. Kalust Şalcıoğlu, Twitterdaki hesabında: "Sahura son 3 saat, iftara son 19 saat... :) Yarın niyetliyim inş'Allah..." dedi. (Bak, bu arkadaşa Ermeni değil, Ermeni asıllı demek çok  doğru olur. HYETERT)

ATAA Ekibi, Türkiye Aleyhtarı Tasarıya İlişkin Gelişmeleri Kongre’de Takip Etti

Turkishny.com
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), ortaya atıldığından bu yana Türkiye aleyhtarı H.R. 4373 kodlu kanun teklifini yakından takip etti. Bu çerçevede Kongre’de temaslarda bulunan ATAA yetkilileri, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF), Türk Amerikan Toplum Merkezleri (TACC) ve Azeri Amerikan Konseyi (AAC) ile işbirliği içerisinde hareket ederek Türk dostluk grubu üyesi Kongre üyeleri ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi üyelerine Türkiye’deki Kiliselerin onarılması ve sahiplerine iadesi konusunda son dönemde atılan adımlar hakkında bilgiler içeren broşürler dağıttı.

‘Ermeni Masası’ istifa etme noktasına geldi

Mert İnan
 TTK Başkanı Profesör Hülagü’nün istifasından sonra kurumun ‘Ermeni Masası’nda görev yapan 4 hocanın da işi bırakacağı konuşuluyor. Milliyet’e konuşan Hülagü “TTK’ya yazık ediliyor” dedi... Ermeni meselesi hakkında son yıllarda önemli araştırmalara imza atan Türk Tarih Kurumu’nda (TTK) istifa depremi yaşanıyor. TTK başkanlığı görevine atanan Prof. Dr. Metin Hülagü’nün istifasının ardından kurumdaki rahatsızlığın ‘Ermeni Masası’nda görev yapan akademisyenlere de yansıdığı ve 4 akademisyenin istifasını hazırladığı öğrenildi...Ermeni Masası’nda görevli akademisyenlerden Prof. Dr. Musa Şaşmaz ise şunları söyledi:...Başbakan Erdoğan’ın 1915 olaylarına yönelik taziye açıklaması, Ermeni Masası’nda görev yapan insanlarda sıkıntı yarattı. Yüksek Kurum’un çalışmalarımıza yönelik tavrı değişti. Belki de, Ermeni meselesine yönelik çalışmalarımız bazı lobileri rahatsız etmiş ve atıl durumda olmamız için düğmeye basılmış olabilir.” (Demek ki hükumet lobilerden emir alıyor(!) HYETERT)

Yeşilköy’deki Latin Katolik Kilisesi’ne bıçaklı saldırı

Fırat Alkaç
Yeşilköy’deki Latin Katolik Kilisesi’ne sekiz kişilik bir grup tarafından düzenlenen bıçaklı saldırı korku dolu anlara neden oldu. Kilisede vaftiz olduğu sırada kilise içerisine giren grup üyeleri iddiaya göre tehditler savurduktan sonra dışarı çıktı. Grubun peşinden giden kilise görevlisi ise bıçakla tehdit edildi. Saldırıyla ilgili açıklama yapan Beyoğlu Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı Başkan Yardımcısı Kenan Gürdal “Son dönemlerde bu saldırılar artıyor. Cemaat kiliseye gelmekten korkuyor. Gerekli yerlere başvuracağız” dedi.(En kısa zamanda suçluların bulunmasını ve cezalandırılmasını bekliyoruz.HYETERT)

Midyat'ta Açıklama

Eğitim Sen Midyat Temsilciliği Hukuk Sekreteri Mehmet Emin Çiçek, Ortadoğu'da insanların, yüzyıllarca bir sorun yaşamadan, biri diğerini kültüründen, inancından dolayı dışlamadan yan yana yaşadıklarını dile getirdi. Çiçek, şöyle konuştu: "Midyat Eğitim-Sen olarak, Ortadoğu'da yaşanan bu zulmün halkların bir kaderi olmadığını söylüyoruz. Bu coğrafyadaki etnik kökeni Arap, Kürt, Ermeni, Türk, Acem, Asuri, Keldani, Süryani ve dini inançları Yahudi, Müslüman, Yezidi, Hristiyan, Nusayri ne olursa olsun hiçbir insanın katledilmesinin kabul edilecek bir durum olmadığını dile getiriyoruz. Bu katliamların hiçbir haklı gerekçesinin olmadığını belirtiyoruz. Unutmamak gerekir ki farklılığımız güzelliğimizdir."

“Kül altındaki köz” / «Անթեղված կրակ»

Garod Sasunyan
Batı Ermenileri, Doğu Ermenileri, Diaspora Ermenileri. Ermenilerin Dünyaya dağılımları bu isimler ile anılır. Şimdi artık istesek te istemesek te anavatanda yıllarca gizli yaşayan “Müslüman Ermeniler” var. Evet yanlış duymadınız. İsmi ne kadar itici gelse de, ki bu iticilik; itici sıfat hem Müslüman Ermeniler, hem de Hıristiyan Ermeniler arasında da iticidir. İki tarafta bu sıfatı çok itici buluyor. Hatta öz akrabalar arasında hoşnutsuzluk ile karşılanmakta ve kabuledilmemektedir. Zorla ve kendi istekleri ile Müslümanlaştırılmış Hıristiyan Ermeniler, bu gün anavatan olarak bilinen Batı Ermenistantan’da çok büyük bir nüfusa sahip. Türkler tarafından yüz yıllardır işgal altında olan bu Ermenilerin nüfusu kesin olmamamkla beraber 7-8 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. (Bu sayıların maalesef ciddi bir dayanağı yok. Ancak bir temenni olabilir. HYETERT)

Bogos’un Peri Masalları ve Taşnak Partisinin Peri Masallaro

Ömer Engin Lütem
Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra barış antlaşmalarını hazırlamak üzere Fransa’da Versailles’da büyük bir konferans toplanır.  Bağımsızlığını kazanmak isteyen halkların temsilcileri bu konferansa katılarak taleplerini açıklayan konuşmalar yaparlar. Osmanlı Ermenilerini temsil eden Mısırlı Bogos Nubar Paşa konuşmasında,  Kafkasya’daki küçük Ermeni devletine katılmak üzere,  günümüz Türkiye’sinin yaklaşık yarısını  ister ancak bu büyük topraklar, özellikle güneyde Fransa’nın da talebi olduğu için,  Ermenilere verilmez. Yıllar sonra İngiltere Başbakanı Lloyd George anılarında  bu talepleri, alaycı bir ifadeyle ”Bogos’un peri masalları” olarak nitelendirir[1].

Sevan Nişanyan’a yönelik baskıya Müslüman tepkisi

Lora Sarı / lorasari@agos.com.tr
Sevan Nişanyan’a Türkiye’nin dört bir yanından ‘peygambere hakaret ettiği’ gerekçesiyle suç duyuruları yağmaya devam ediyor. Ancak bu suç duyurularının haksızlık olduğunu düşünen Müslümanlar da var. Şirince’de ‘kaçak inşaat yaptırdığı’ gerekçesiyle iki yıllık hapis cezasına çarptırılan ve cezaevine giren Sevan Nişanyan, geçtiğimiz günlerde Radikal’e yolladığı mektupta, “Dinle ilgili eleştiri yaptım diye şu ana kadar  yirmiye yakın ceza davası açıldı, hâlâ da celpler geliyor. Türkiye’nin her ilinde altışarlı onarlı gruplar halinde şikâyetçi oluyorlar. Tespit edebildiklerimizin hepsi AKP teşkilatından” demişti. Avukat Ergin Cinmen, Nişanyan hakkında ‘peygambere hakaret ettiği gerekçesiyle’ çok sayıda suç duyurusu bulunduğunu, ancak Nişanyan’ın aynı gerekçeyle açılan bir davadan mahkûmiyeti bulunduğunu ve onun da Yargıtay’da temyizde beklediğini söyledi. Bu suç duyurularının Nişanyan’ı yıldırmak ve hedef haline getirmek için sistemli bir şekilde yapıldığı tahmin ediliyor.

Erzurum Restorasyonu Tamamlandı Milli Mücadele Müzesi Olacak

Zehra Melek Çat
Erzurum Kongresi'ne ev sahipliği yapan tarihi binada iki yıl önce başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı. Milli mücadele öncesi Ermeni Okulu olarak 1881 yılında inşa edilen bina, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihlerinde Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı Erzurum Kongresi'ne ev sahipliği yaptı. Kongreden sonra 1920-1921 yıllarında sanat okulu, 1922-1923 yıllarında lise, 1924 yılında ilkokul, 1940 yılında Atatürk Yapı Sanat Okulu olarak kullanılmaya başlanan binanın ikinci katındaki bir salon 1960 yılında Atatürk ve Erzurum Kongresi Müzesi olarak ziyarete açıldı.

Donor Trip 2014


Armenia's Saint of Compassion

As the great-grandson of St. Gregory the Illuminator, he was heir to Armenia’s most exalted lineage, and possessed all the qualities of a great spiritual leader. Yet he resisted becoming a priest, and by some accounts only accepted ordination and advancement at the insistence of Armenia’s king. The king may have had cause to regret it. For when the new Catholicos Nersess ascended to the Throne of St. Gregory, he turned away from matters of the royal court. To Nersess, the church was first and foremost the servant and defender of the people: he strove to make Armenia a more hospitable place for the weak and dispossessed, and for the cultivation of the wholesome virtues of common family life.

‘Gök Gürültüsünün Oğulları’

Egemen Berköz
Surp Vortvots Vorodman Kilisesi ve Patrik Mesrop Mutafyan Kültür Merkezi’nden çıkarken izleyicilerin yoğun alkışının da gösterdiği gibi herkes hoşnuttu…Günlerdir İstanbul’u tutsak alan gök gürültülü sağanaklar, 20 Haziran Cuma günü kesildi de Kumkapı’daki “Surp Vortvots Vorodman” (Türkçesi çok şiirsel: “Gök Gürültüsünün Oğulları”... Şiir etkinliği düzenleyenlere duyurulur!) Kilisesi’ne gidebildim “Yıldızlar”la buluşmaya.

Öcalan: Yasa, tarihi bir gelişme

HDP heyetiyle görüşen PKK'nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan, çözüm sürecine yasal çerçeve getiren yasa tasarısının Meclis'e gelmesini "tarihi bir gelişme" olarak değerlendirdi. PKK lideri Abdulah Öcalan 20. kez HDP heyetiyle görüştü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) grup başkan vekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'den oluşan heyetle İmralı adasında görüşen PKK lideri Abdullah Öcalan çözüm sürecine yasal çerçeve getiren yasanın Meclis'e gelmesi için "Tarihi gelişme" dedi.

'Türkiye'de rejim, soykırım hukuku üzerine inşa edilmiş'

Özgün Çağlar /Agos 
İsmail Beşikçi Vakfı tarafından yürütülen ‘1915 Diyarbakır: Kürtler Sözlü Tarih’ çalışması kapsamında, dün Beyoğlu’ndaki vakıf binasında ‘1915 Diyarbakır: Kürtler Sözlü Tarih Projesi Saha Deneyimi’ paneli yapıldı. Avukat Erdal Doğan’ın ‘Hukuk ve Ermeni Soykırımı’, Osman Kavala’nın ise ‘Sivil Toplum ve Ermeni Soykırımı’ konusunda konuştuğu panelin son oturumu ise Diyarbakır’da gerçekleştirilen sözlü tarih çalışmasının proje koordinatörü Namık Kemal Dinç’e aitti.

Yeşilköy Latin Katolik Kilisesine Saldırı

Amerikan Ermenileri, Yunanlılar ve Süryaniler Türkiye Hıristiyanları kiliselerine ilişkin tasarının kabulünü memnuniyetle karşılıyor

Amerikan Ermenileri, Yunanlılar ve Süryaniler Türkiye Hıristiyanları kiliselerine ilişkin ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin kabul ettiği tasarıyı  kabulünü memnuniyetle karşıladı. Asbarez’in verdiği bilgiye göre Amerikan Ermeni Davası Komisyonu (ANCA) Dönem Başkanı Ken Hachikian açıklamasında ″1915-1923’te Osmanlı Türkiye'sinde Soykırıma uğrayan, kiliseleri Türk Hükımetinin esareti altında kalmaya devam eden Ermeni, Yunan ve Süryani kökenli Amerikalıların ardılları, tüm inançlardan kardeşlerine katılarak, Türkiye Hıristiyan kiliselerine ilişkin tasarının kabulünü memnuniyetle karşılamaktalar″ dedi.

ABD Kongresi Ermeni Diasporasının Oyuncağı Oldu!

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde Türkiye ve KKTC’deki Hıristiyan mülklerinin ABD Dışişleri Bakanı’nca takip edilmesini öngören Türkiye aleyhtarı yasa tasarısı kabul edildi.ABD Kongresi’nde geçtiğimiz hafta oylanması planlanan ancak Musul’da yaşanan kriz nedeniyle belirsiz bir tarihe ertelenen Türkiye’deki Hıristiyan mallarına dair 4347 sayılı “Türkiye Hıristiyan Kiliseleri Hesap Verme Yasası” adlı yasa tasarısı, Ermeni diasporasının yoğun baskıları sonucu, bugün tekrar Kongre gündemine alındı. Kongre’nin çalışma binalarından Rayburn’de oylanan tasarıda sesli oylama usülü kullanılırken tasarı, oy çokluğuyla kabul edildi. Tasarı için oylama dışında özel bir oturum yapılmadı... Yasa tasarısı, Kongre’nin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato kanadından onay alması gerekiyor. Türkiye açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmayan tasarı, sembolik bir anlam ifade ediyor.

Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu

Taner Akçam
Türk Hükümeti, yıllardır Birleşmiş Milletler’in hiçbir komitesinde Ermeni soykırımı konusunda bir oylama yapılmadığını ve bir karar alınmadığını iddia eder durur. Devletimizin sıradan, ilkel yalanlarından birisidir bu. Whitaker Raporu Ermeni soykırımından bahseder ve Alt Komisyon’ca oylanarak kabul edilmiştir... Bu rapora dayanarak, Ermeni soykırımının Birleşmiş Milletler tanımına göre soykırım sayıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dersim'de Kimlik Arayışları 1. ve 2. Bölüm

Hranouch Kharatian
Dersim’de kimlik arayışı 1. Bölüm : Dersim kimlikleri. Günümüzde Ermeni ve Türk kimliği Ermenistan'dan bakış... Dersim’de kimlik arayışı. Ermenistanlı etnolog Hranouch Kharatyan Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze izlenen Türkleştirme politikalarının Dersimliler üzerindeki etkisini inceliyor. Osmanlı'dan günümüze Dersim'in farklı toplulukları kimliklerini farklı şekillerde tanımladılar. Ama onların tanımlarından bağımsız olarak devletler her dönemde bu toplulukları yakından izledi.

1915 olayları

Erzurum (AA) - Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selman Can, 1915 olaylarına ilişkin "Bu meselede bizim en büyük sıkıntımız işi tarihçilere sevk etmek oldu. Yani yanlış bir politika güdüyoruz. 'İşi tarihçilere bırakalım' demek, Ermenilerin istediği alanda at oynatmak demek. Bunun sadece tarihçilerle çözülecek bir boyutu yoktur. Siyasilerin, toplumsal duyarlılık oluşturacak bütün kesimlerin, herkesin bu konuda bilgi birikimine ihtiyaç var" dedi.

Zareh Mağar'dan 100'ünde veda

Zeynel Yaman
Türkiye'nin ilk sualtı fotoğrafçılarından Dr. Zareh Mağar, 100 yaşında yaşama veda etti. Asıl mesleği diş hekimliği olan Mağar 1914'te İstanbul'da dünyaya geldi. Mağar, 1967'de Tuzla'da köpek balığı saldırısı sonrası ölen doktor Güven Güngör'le birçok dalışa katıldı. İstanbul Boğazı'nın balık bolluğu yaşadığı dönemlere tanık olan Mağar, 86'sına kadar dalış yaptı. Zıpkınla avladığı balıkları fotoğraflayarak sergi açan Mağar, dün Beyoğlu Üç Horan Kilisesi'nde düzenlenen törenin ardından Şişli'deki aile mezarlığında toprağa verildi.

Azınlık vakıfları 2 milyar dolardan habersiz

M. Serdar Korucu / CNN TÜRK
Başbakan Erdoğan azınlık vakıflarına ait gayrimenkullerinin değerinin 2 milyar doları aştığını söyledi. Ancak ne Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde ne de azınlık vakıflarında böyle bir rakam bulunmuyor...Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Vakıflar Meclisi'nde azınlık cemaatlerine ait vakıflarının temsilcisi olarak görev yapan Laki Vingas "Parasal değer üzerinden konuşamam çünkü elde böyle bir veri yok." diyor ve ekliyor: "2003'ten günümüze cemaatlere iade edilen önemli gayrimenkuller var. Bu gayrimenkullerin büyük bölümü metruk ve değerlendirilmemiş durumdaydı. Başbakan bu mülklerin bugünkü değerlendirilmiş durumdaki ederlerine yönelik yorum yapmış olabilir. Zaten mülklerin parasal değerleri her gün değişebilir. Bu ekonominin durumuna bağlı". "Mülklerin iadesinin yaratmış olduğu pozitif değerlerle birlikte onları doğru kullanma ve şeffaf yönetme şartlarının da sağlanması gerekiyor. Her toplum demografik yapısına, geleneklerine ve yönetişim imkanlarına göre kendi örgütlenme sistemini kurabilme özgürlüğüne de sahip olmalıdır. Sağlanması gereken bu imkan mülk iadesi kadar değerlidir."

Ermenilerin Golgothası

Yazar : Krikor Balakyan
Golgotha yolu, Hz. İsa'nın sırtında gerileceği ağır haçı taşıyarak aldığı meşakkatli yolu simgeler. Krikor Balakyan 1915 yılında soykırıma dönüşen zorunlu göçün meşakkatli uzun yürüyüşünü Golgotha metaforu ile simgeler ve bir anlamda imha edilen Ermeni halkını da kutsar. Bir mimar olan Balakyan, yaşadığı ağır travmayı kendini dine vererek, hayatta kalmış olan halkının kendini yeniden toparlamasına adayarak aşmaya çalışır.

Bayzar Baco da Gitti İşte!

Şeyhmus Diken /sdiken@tigrishaber.com
Fotoğraf karesindeki görüntü beni yanıltmıyorsa Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Makam Dağı’nın tepesindeki Meryemana Manastırı’nın yıkıntıları arasında çekilmiş olmalı!O fotoğrafa en iyi yakışan sözü şuydu; kısa bir belgeselde dillendirmişti.
 "Bu dağlar olmasaydı
 Bu güller solmasaydı
 Ölüm Allah'ın emri
 Gurbetlik olmasaydı”
 Evet, görüntünün ve sözün sahibini yitirdik.

'Hayat Aslında Bir Karşılaşmadır'

‘Haydi hep birlikte gelin’ dedikten sonra, HAYDER Programına beraber gideceğimiz HAYDER Yönetim Kurulu üyesi Garabet Orunöz’e aktarıyoruz bu bilgiyi…Yaşanacak karşılaşmanın ilk kıvılcımları o anda beliriyor.İkinci meğer: Meğer, Ali Cengiz’in sözünü ettiği tarihi faytonu yapan Arakel Özkaragöz’ün kardeşi Kerope Karagöz, kızı Suna Aksu, kardeşi Anna Boyacı ve yeğeni Ağavni Demircioğlu da HAYDER organizasyonu ile Malatya’ya gelmiştir. O anda telefonuna sarıldı ve Arakel Özkaragöz’ün yakınlarına, duyduklarında diğer tüm programlarını iptal ederek Sultansuyu’na gitmeye karar verdikleri o haberi verdi Garabet Orunöz. 

Savaşın Samatya’ya sürdüğü azınlık yaşamları

Aziz Tekin
BasHaber - Suriye’de ki savaşın uzamasıyla birlikte birçok kişi yerinden yurdundan oldu. Bunların başında silahlı güçleri olmayan dini azınlıklar; Süryaniler, Ermeniler, Ezdiler geliyor. Hem devletin hem de radikal örgütlerin saldırısına uğrayan bu gruplar çareyi başka ülkelere kaçmakta buluyor. Bu ailelerden bir çoğu İstanbul  Samatya’da kiraladıkları evlerde savaşın bitmesini bekliyor.

NYT: Türkiye, IŞİD’e göz yummasının ağır bedelini ödüyor

Sezai Kalaycı -New York
New York Times Gazetesi (NYT), 80 vatandaşı Musul’da radikal selefi örgüt Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından rehin alınan Türkiye’nin, Suriye’deki iç savaşta radikallere göz yummasının bedelini ödediğini yazdı. Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/dunya_nyt-turkiye-iside-goz-yummasinin-agir-bedelini-oduyor_2226844.html

Ermeni şair 'Aram'ın hayatını anlatan filimde Karı-koca rol alacak

Oyuncu çift Tuba Büyüküstün ve Onur Saylak; 'Rüzgarın Hatıraları' isimli film için birlikte kamera karşısına geçti. Film; 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'den kaçan muhalif Ermeni şair 'Aram'ın hayatını anlatıyor...Büyüküstün ve Saylak'ın yanı sıra kadrosunda Ebru Özkan, Murat Daltaban, Mustafa Uğurlu ve Sofya Khandamirova'nın da yer aldığı filmin çekimleri, önceki gün Batum'da başladı. Batum'un yanı sıra çekimleri Borçka, Şavşat ve Hopa'da da yapılacak olan film, 2. Dünya Savaşı'nın son günlerinde Türkiye'den kaçmak zorunda kalan muhalif Ermeni şair 'Aram'ın yolculuğunu anlatıyor.

Tabaş ve Arık Ailesi’nin mutlu günü

İskenderun Karasun Manuk Ermeni Kilisesi geçtiğimiz hafta sonu görkemli bir nikâha şahitlik etti. Hatay Ermeni Kiliseleri Din Görevlisi Avedis Tabaşyan’ın erkek kardeşi ve Tabaş Aile Salonu Sahibi Mihail Tabaş’ın yakışıklı oğlu Yusuf Tabaş ile Arık ailesinin güzeller güzeli kızı Meri Arık, gerçekleştirilen törenle dünya evine girdi.

Türkiye-Ermenistan Burs Programı

Türkiye’den 63, Ermenistan’dan 25 farklı Ev Sahibi Kuruluş, komşu ülkeden gelecek profesyonellere ev sahipliği yapacak. Hrant Dink Vakfı, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Ermenistan-Türkiye Normalleşme Süreci Destek Programı kapsamında, komşu ülkeden profesyonellerin sınır ötesi işbirliği ağları kurmalarını teşvik etmek amacıyla Türkiye-Ermenistan Burs Programı’nı oluşturdu.

ABD Kongresi'nde Türkiye aleyhtarı tasarı kabul edildi

ABD Kongresi'nde, Türkiye ve KKTC'deki Hristiyan varlıklarının yakından takip edilmesi ve ABD Dışişleri Bakanı'nın konuyla ilgili her yıl rapor hazırlamasını isteyen tasarı oy çokluğuyla kabul edildi.ABD Kongresi'nde geçtiğimiz hafta oylanması planlanan ancak Musul'da yaşanan kriz nedeniyle belirsiz bir tarihe ertelenen Türkiye'deki Hıristiyan mallarına dair 4347 sayılı "Türkiye Hıristiyan Kiliseleri Hesap Verme Yasası" adlı yasa tasarısı, Ermeni diasporasının yoğun baskıları sonucu, bugün tekrar Kongre gündemine alındı. Kongre'nin çalışma binalarından Rayburn'de oylanan tasarıda sesli oylama usülü kullanılırken tasarı, oy çokluğuyla kabul edildi. Tasarı için oylama dışında özel bir oturum yapılmadı.

BREAKING NEWS: HOUSE PANEL STRENGTHENS U.S. CALL FOR TURKEY TO RETURN CHRISTIAN HOLY SITES

House Foreign Affairs Committee Beats Back Ankara's Attacks; Adopts Turkey Christian Churches Accountability Act. 

Kongre’de gündem Türkiye ve KKTC

Pınar Ersoy
ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesi bugün Türkiye ve KKTC’deki Hıristiyan mülkleri ile ilgili bir yasa tasarısını oylayacak. Komite Başkanı Cumhuriyetçi Ed Royce’un Gündeme sunduğu H.R. 4347 kodlu tasarı “Türkiye Hıristiyan Kiliseleri Sorumluluk Yasası” adını taşıyor. Tasarıda ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Türkiye ve KKTC’deki Hıristiyan mülkleri ile ilgili düzenli rapor hazırlayarak Kongre’ye sunması isteniyor. Bu bağlamda  her yıl Türkiye ve KKTC’de “el konan ve çalınan” tüm Hıristiyan mülklerinin (kilise, okul, Hastane vs) ve taşınır varlıkların (sanat eseri, el yazması, cüppe vs) listesinin çıkarılması talep ediliyor. Konunun Türk yetkililerle düzenli olarak görüşülmesi ve sonucun ABD’nin her yıl yayınladığı İnsan Hakları Raporu’na eklenmesi de tasarıda yer alıyor... ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhtarı tek tasarı H.R. 4347 değil... Temsilciler Meclisi’nde 6, Senato’da ise 3 tasarı ilgili komitelere sevk edildi. Ancak H.R. 4347’nin aksine diğer tasarılar kanun değil.

Kürt Alevi yoktur

Rıza Zelyut'tan gündeme bomba düşüren açıklama "kürt alevi yoktur" Türkiye’de Kürt Alevi var mıdır? Ermenilerin bazıları 1915 sürgününden sonra Alevi olup Kürt Alevisi haline mi gelmişlerdir? Prof. Halaçoğlu; “Bugün Kürt olarak bilinen hatta hatta söyleyeyim; Alevi Kürt olarak bilinen insanlar maalesef Ermeni’den dönmedir” demişti. Onun sözleri; günümüzün önemli bir sorununun tartışılmasının da önünü açtı. Aynı minvalde Rıza Zelyut'un "Kürt Alevi Yoktur" açıklaması da gündeme düştü... Meşhur 1915 sürgünü; Ermenilerin devlet içinde olay çıkarmaması için yapılmıştır. Bu sürgünden kaçanlar, kendilerini gizleyenler, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Kalan Ermeniler, devletin ve halkın bilgisi dahilinde kalan ailelerdir. Bunları, Alevilerin içine gizlenmiş olarak göstermek; tarihi çarpıtmaktır.  ( Aleviler büyük çoğunluğu Türk ise, Halaçoğlu'na göre PKK'nın %80'i Türk olur.Epeyce komik.HYETERT)

Tarihi mirasımız tarih olmasın!

Van’ın dört bir yanında yer alan ve Ermenilerden kalan, çoğu 9. yüzyıla tarihlenen kiliseler bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı yıkılma tehlikesi yaşıyor. Turizmciler bir an önce bu kiliselerin ayağa kaldırılmasını ve gerekenlerin yapılmasını bekliyor. Kiliselerin hali içler acısı. Bu kiliselerin yenilenmesiyle ya Van tarihi ayağa kaldırılacak ya da kültürel miras “tarih” olacak. Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Van şehrinde tarihi eserlere karşı yeterli bilincin henüz oluşmaması yüzünden tarihi yapılar atıl duruma düşüyor. Van’ın dört bir yanında ziyaretçilerini bekleyen ve inanç turizminin en büyük değerleri olan tarihi Ermeni kiliseleri kaderlerine terk edilmiş durumda.

Sürgün kurbanı Bulgar, Ermeni ve Rumlar Kırım'da anıldı

Akmescit / Simferopol (QHA) - Akmescit'te, 24 Haziran tarihinde, 1944 yılında Kırım'dan sürgün edilen Ermeni, Bulgar ve Rumlar anıldı. Sürgün kurbanlarını anma günü vesilesiyle Akmescit'te Tavri Milli Üniversitesi'nin yanında bulunan Sürgün Anıtı'na törenle çiçek bırakıldı. Törene Kırım Başbakan Yardımcısı Ruslan Balbek, Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Remzi İlyasov, Etnik İlişkiler ve Sürgünden Dönen Vatandaşlar Komitesi Başkanı Zaur Smirnov, farklı kurum ve teşkilat temsilcileri de katıldı.1939 nüfus sayımına göre Kırım'da 12,9 bin Ermeni, 15,3 bin Bulgar ve 20,6 bin Rum vardı. 1944 yılında Kırım Tatarlarının sürgün edilmesinden sonra Haziran ayında bu halklar da sürgün edildi.  1989 yılından 2010 yılına kadar sürgünden 589 Ermeni, 855 Bulgar ve 2 bin 579 Rum Kırım'a döndü.

Dinç: Kürtler Ermeni soykırımına karşı öz eleştirel bir tutum içinde

İMC TV programcılarından tarihçi Namık K. Dinç koordinatörlüğünde yapılan “1915 Diyarbakır; Kürtler” adlı sözlü tarih projesinde alan çalışması tamamlandı. Yapılan çalışmalarla ilgili olarak İsmail Beşikçi Vakfında bir panel düzenlendi. Panelde konuşan Namık K. Dinç Kürtlerin  ermeni soykırımına ilişkin artık daha öz eleştirel bir konumda olduğunu söyledi.Üç bölüm olarak yapılan panelin ilk bölümünde Avukat Erdal Doğan, “Hukuk ve Ermeni Soykırımı” başlıklı bir konuşma yaptı. Doğan, “Türkiye nüfusunun en az yüzde 30′nu oluşturan Hristiyan halklar, Rumlar Ermeniler yokmuş gibi bahsettiğimiz için, onların hukukları da olmuyor” dedi. Panelin ikinci bölümünde konuşan Osman Kavala ise ” Sivil Toplum ve Ermeni Soykırımı” konusunda konuştu.Kavala “Ermeni Diasporasının, 1915′teki soykırımla verdiği mücadele sayesinde soykırımından sonra bir dağılma olmuş. göç ettirilen ve hayatta kalan Ermeniler dünyanın çeşitli yerlerine dağılmışlar ve Diaspora denilen, Kavram ortaya çıkmış. 

Ermeni Soykırımının tanınması meselesi ABD ve İngiltere’nin elinde

Ermeni Soykırımının tanınması meselesi ABD ve İngiltere’nin elinde. Görüş 25 Haziran’da düzenlenen basın toplantısında «Karabağ» Komitesi eski üyesi Aşot Manuçaryan’dan geldi.″Eğer Londra ve Beyaz Saray, gezegende hiçbir Ermeni kalmasa bile Soykırımın tanınması gerektiğine karar verirlerse tanınır. İngiltere ve ABD, tanınmaması gerektiğine, bugüne kadar olduğu gibi karar verirlerse, biz kendimizi çılgın yerine koyup Türkiye’ye karşı yeni tertiplerde kullanılmaması için haykırmamalıyız, bunun sonucunda komşu devlet Ermenilere yönelik daha fazla husumetle dolmakta″  kanaatinde Manuçaryan. 

‘Rusya, Türkiye ve Ermenistan’ın ihtiyac duydukları arabulucudur’

Ermenistanlı siyaset bilimcisi, Küreselleşme Ve Bölgesel İşbirlik Analist Merkezi (ACGRC) Başkanı Stepan Grigoryan, ‘Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerinin iyileşmesini hep Karabağ sorununun çözümüne bağlıyor. Ve bu durumda Rusya, Türkiye’yi herhangi bir ön şart ortaya koymadan hareket etmeye ikna edebilecek başarılı bir garantör olabilir. Yani Ermenistan’ın pozisyonu şudur: Türkiye, ön şartlar koymadan sınırı açıyor, Ermenistan ise Karabağ sorununun çözümünde Rusya tarafından garanti edilen karşılıklı adımı atmış oluyor. Eminim ki, böyle sıralama sağlandığında iki soru da çözümünü bulacak, bölge istikrara kavuşacak...'

Avrasya Birliği Ermenistan için Rusya’yla beraber yeni bir medeniyet modeli yaratmak için şanstır

Avrasya Birliği Ermenistan için Rusya’yla beraber farklı bir medeniyet modeli  yaratma yönünde şanstır. Görüş bugün 25 Haziran’da düzenlenen basın toplantısında «Karabağ» Komitesi eski üyesi Aşot Manuçaryan’dan geldi. Rus halkının, AB değerler kıstasını kabul etmeyen az sayıdaki halklardan biri olduğunu kaydeden Manuçaryan ″onlarla anlaşabiliriz″ dedi.

Kesebli Ermenilere Türkmen yardımı

Tolga Şardan
Suriye’de muhalifler ele geçirdiğinde Keseb’de mahsur kalan Ermenilerin Türkmenlerin operasyonu ile kurtarıldığı ortaya çıktı.Suriye’de iç çatışmalar tüm hızıyla devam ederken, Yayladağ’ın karşısındaki Keseb bölgesinde yaşayan ve bir süre önce Türkiye’ye getirilen 18 Ermeni ailenin, Türkmenlerin içinde yer aldığı bir grubun yardımı sayesinde ölümden kurtulduğu ortaya çıktı.

IŞİD, Musul'da Süryanilere saldırdı

IŞİD, Musul'da Süryanilerin yoğunlukta olduğu Karakuş ilçesine havan toplarıyla saldırdı. Binlerce Süryani evlerini terk ederken, Kerkük'teki KDP binası önündeki intihar saldırısında ise 4 kişi öldü.

Hançepek Son Ermenisini Kaybetti

Zeynep Tozduman / zeynoege35@gmail.com
1915 soykırımının Diyarbakır  ( Dikragenert )'da son canlı  tanığı, anayurdunda bir ömrü tamamlayan Bayzar teyze  (Bayzar Alata )  bu gün hayatını kaybetti. Diyarbakır'ın son Ermeni'si Bayzar teyze, şimdi yıldızlara uğurlanıyor. 87 yaşındaki Bayzar teyze, 1915 soykırımının mağdurlarından sadece biridir. 0,1915 soykırımının  Ermeni- Süryani- Pontus Rum ve Ezidilere yaşattığı  acılı bir hayatın   yolcusuydu aynı zamanda.  Doğduğu, ata topraklarının  kayıtlarında adı bile yoktu. Soyu kırılan bir halkın kimliksiz neferiydi.Geleceği ve kimliği elinden alınan Bayzar teyze, bu yüzden çok sevdiği ölümüne dek yoldaşlık ettiği 84 yaşındaki eşi Sarkis (Sıtkı Eken ) ile 60 yıl sonra  ancak nikah kıyabilmişti. Bu, bu ülkenin ayıbıdır.

İki zihniyet-iki seçim…

Markar Esayan
Çankaya ve 2015 Genel Seçimleri bu manada hayati bir işlev taşıyor. Neo-İttihatçıların 19-25 Aralık Darbesi 30 Mart'ta boşa çıkartıldı. Ancak mücadele henüz bitmiş değil. Ve bu sefer asıl mücadele karşı cephede değil, AK Parti'nin içinde yaşanabilir. Ekmelediin İhsanoğlu'nun çatı adayı tayin edilmesi, mümkünse Çankaya'ya, ama daha çok 2015 Genel Seçimleri'ne yönelik. AK Parti'ye dönük bir yatırım bu... Hatta Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkıp çıkmayacağı, çıkarsa bile partiyi bir emanetçiye teslim edip etmeyeceğine yönelik bir 'yeniden düşün' tehdidi…Açıkça 'Buraya kadar mucizevi bir şekilde geldin. Ama her zaman mucize olmaz. Ya Özal gibi Çankaya'ya çekil ve partiyi bizimle uzlaşacak isimlere bırak, ya da Çankaya'ya çıkma ve bir beş sene daha seninle kavgaya devam edelim' deniyor Erdoğan'a. Mısır'da cebren yaşananın daha sofistike bir hali bu.

Diyarbakırın Son Ermeni Kadınına Süryani Kilisesinde Veda

Diyarbakır'da bilinen son Ermeni asıllı vatandaşlardan olan ve dini nikahla yaşadığı eşi Sarkis Sıtkı Eken ile 60 yıl sonra geçen ay kilisede resmi nikah kıyan Beyzar Alata dün yaşamını yitirdi. Beyzar Alata, için 21 yıldır yaşadığı Süryani Meryem Ana Kilisesi'nde tören yapıldı. Törene, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fırat Anlı, Sur Belediye Başkanı Seyit Narin, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Buradaki törende konuşan Kilise Papazı Yusuf Akbulut, Bayzar Alata'nın barşın simgesi olduğunu belirterek, "Din, dil, ırk farkı gözetmeden herkese aynı sevgi ve saygıyı beslerdi. Kimseyi kırmazdı. 21 yıldır kilisede birlikte yaşadığımızdan kimseyi incittiğini görmedim" dedi. (Asduvadz Hokin Lusavore. HYETERT)

Apolitik ve temiz hayaller

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Muhalefetin bir ‘çatı aday’ üzerinde uzlaşması Türkiye siyaseti açısından iyi bir gelişme. En azından sistemin değişime direnme iradesinin formel demokratik çerçeve içinde süreceğini söylüyor. Son on yılda hem askeri hem de yargısal müdahale denendi ve başarılı olmadı. Bunda hükümetin sağlam durması kadar, toplumun önemli oranda hükümete sahip çıkmasının payı var. 30 Mart seçimleri bu açıdan hayati bir anlam taşımaktaydı. Nitekim yargı darbesinden medet umanların, hükümeti düşürme süreci akim kaldığında AKP için yüzde otuz oy oranı hayal etmeleri boşuna değildi. Beklentinin gerçekçi olmaması işin bir yönü… Ama eğer AKP iktidardan indirilecekse ihtiyaç duyulan ‘gerçekçi’ oy oranı da buydu. Böylece muhalefet istese de istemese de sandığa mahkum hale geldi.

Garo Paylan: HDP Önyargıları Kırarak Kitle Partisi Olacak

Garo Paylan, yeni dönemde HDP’nin kitlesel bir parti olacağına, bunun için de eski ezberlerden uzaklaşılması gerektiğine dikkat çekiyor.  Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi Üyesi Garo Paylan’la HDP’nin önümüzdeki dönemde siyaset açısından ne gibi değişiklikler yaşayacağını, HDP’nin kitle partisi olmak yolunda karşılaşacağı önyargı temelli sorunları ve HDP’nin çözüm sürecindeki rolünü konuştuk. Paylan, HDP’nin bünyesindeki tüm bileşenlerin en önemli kadrolarını HDP’ye kaydırdığına dikkat çekerek, “HDP artık seçim platformu olmanın ötesinde bir kitle partisi olacak” diyor.

Serj Sarkisyan: Ermenistan gerekli olması durumunda Kudüs Ermenileri Patrikliğine desteğe hazır

Cumhurbaşkanı Sarkisyan, Kutsal topraklarda asırlara uzanan tarih ve zengin geleneklere sahip Kudüs Ermenileri Patrikliğinin Ermeni manevi ve kültürel  mirasının muhafazası ve bunun gelecek nesillere aktarılması işininin önemini vurguladı. Ermeni Kutsal Apostolik Kilisesinin   Ermeni halkının yaşamındaki istisnai misyonunu dikkate alarak cumhurbaşkanı, Ermenistan Cumhuriyetinin gerekli olması halinde Kudüs Ermenileri Patrikliğine bu misyonunu gerçekleştirmesi yolunda desteğe hazır olduğu teminatını verdi.

Musul’un son Hıristiyanları cihatçıların hedefinde!

Fransız Liberation haber sitesinde yer alan Jean-Pierre Perrin'in Irak üzerine yaptığı bir değerlendirme aslında bölgede birçok farklı inancın durumunu gözler önüne seriyor. Suni bir temsiliyet için savaştığını ve yeryüzüne şeriatı getirme planını sürekli deklare eden Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD), son olarak Musul bölgesinde Sunni olmayan tüm toplumu gayri-müslim olarak vergiye bağladı.

Samandağ Kadın Emeği Derneği Başkanı Yeliz Sayar'dan Çağrı: Bölgenin Bütün Kadınları Birleşin!

Samandağ Kadın Emeği Derneği tarafından Truva Restaurant’ta dayanışma yemeği düzenlendi... Sevgili kadınlar, yanı başımızda ağır bir savaş devam ediyor. Suriye'de yoğunlaşan savaş şimdi Irak'a sıçradı. Savaş ver canlı için felakettir. Ancak kadın için daha büyük bir felakettir. Son üç yılda binlerce Arap, Kürt, Ermeni, Asuri kadın tecavüze uğradı, bunu cihat adına yapan sözde Müslüman erkekler Ortadoğu'yu özgürleştirme palavraları atıyorlar. İŞİD isimli insan kıyıcı örgüt Musul'u işgal eder etmez kadınlara dönük yasalar yayınlayarak kadınların sokağa çıkmasını yasakladı.

Kudüs’te iki Ermeni din adamı dövüldü

Kudüs’te David Kulesi önünde iki Ermeni din adamı, bir grup Ortodoks Yahudi tarafından dövüldü. Dövülen din adamlarının diyakoz Garabed Ayrapetyan ve rahip Şnork olduğu belirtildi. “Noyan Tapan” Ermeni Kültür ve Eğitim Merkezi Sözcüsü Mendel Korsunskiy, İsrail polisinin olayı görmezden gelmekle suçladı. Sözcü, “Dahası polis, bu olayla ilgili soruşturma başlatmadı ve suçlular cezasız kaldı” dedi.

Parliament of Spanish autonomous community of Navarre recognises Armenian Genocide

As a result of several study visits organised by EuFoA to Armenia and NK with different parliamentarians, the Parliament of Navarre has adopted yesterday (23 June 2014) a declaration recognising the Armenian Genocide. The declaration, adopted by the unicameral Parliament on 23 June 2014, reads that "in accordance with the resolution of the European Parliament of June 1987, reaffirmed by subsequent resolutions (February 28, 2002 and April 1, 2004), the events suffered by the Armenian people are an authentic genocide".

İspanya’nın Navarra Otonom Cumhuriyeti, Ermeni Soykırımını tanıdı

İspanya’nın Navarra Otonom Cumhuriyeti Parlamentosu 23 Haziran’da, Ermeni Soykırımını tanıyan bir bildiri yayımladı. Bildiride «Ermeni halkının maduru olduğu olayların gerçek bir soykırım olduğu» kaydedilmekte.

Zirve'de 4 tahliye

Zirve Yayınevi davasının 94. duruşmasında 4 sanık hakkında tahliye kararır verildi. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Astsubaylar Abdullah Atılgan ve Murat Göktürk, Uzman Çavuş Mehmet Çolak ve Levent Ercan Gelegen hakkında tahliye kararı verdi.

Son Dileği 60 Yıl Sonra Gerçekleşti, Bugün Vefat Etti

Diyarbakır'da kalan son Ermeni asıllı vatandaşlardan olan ve dini nikahla yaşadığı eşi Sarkis Sıtkı Eken ile geçen ay kilisede resmi nikah kıyan 87 yaşındaki Beyzar Alata, bugün vefat etti. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın kıydığı resmi nikahta, "Son nefesimi vermeden nikah kıymak istiyorum" dileği yerine gelen Beyzar Alata, eşi ile Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nde kalıyordu. Diyarbakır'da bilinen son Ermeni kadın olan Beyzar Alata'nın yaşamını yitirmesi kentte üzüntü yarattı. (Asduvadz Hokin Lusavore.HYETERT)

Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!

Taner Akçam tanerakcam@gmail.com
Sonuç basit: Demek ki bu kadarmış! Balyoz ve Ergenekon davaları Türkiye’nin tarihi ile yüzleşebilme yeteneği konusunda bize yeteri kadar ipucu veriyor. Türk’ü ile Kürt’ü ile galiba milletçe özetle söylediğimiz şudur: “Bizden bu kadar”, “bizden daha fazlasını beklemeyin.” Geldiğimiz nokta itibarıyla, geçmişle çok yüzleşmiş vaziyetteyiz, hatta biraz yorgun düştüğümüzü de itiraf etmemiz gerekir. Şimdi milletçe barışma dönemine girdiğimiz kesin.Hatta bunun üstüne bir Genel Af, ekmek kadayıfının kaymağı gibi çok iyi olur! Acaba bundan sonra, Türkiye’de bir daha tarihle yüzleşme için yeni bir enerji birikimi olur mu? Olursa kaç yıl sürer?

Kızıltepe’de Bulunan Surp Kevork Ermeni Kilisesi,

Kızıltepe’de bulunan Surp Kevork Ermeni Kilisesi, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Çok uzun yıllar İl Tarım Müdürlüğü tarafından zirai ilaç deposu olarak kullanılan kilise, şimdilerde bir harabeye dönmüş durumda.Kızıltepe ilçesinde Tepebaşı Mahallesi'nde bulunan kilisenin, restore edilmesi gerektiği bildirildi. Kızıltepe Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Mehmet Şerif Öter, tarihi eserlere sahip çıkılması gerektiğini belirterek, Ermenilere ait kilisenin de restore edilmesini istediklerini söyledi.

Ermeni lobisi Malatya’ya mı kaydı?

Uluslararası Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği, Ermenilerin yaptığı katliamı Malatyalılara anlatmak istiyor. Bu amaçla açtıkları fotoğraf sergisinde konuşan ASİM-DER Başkanı Göksel Gülbey, Kars, Iğdır ve Van’daki Ermeni lobisinin Malatya’ya kaydığını fark ettiklerini belirterek, bu sergiyi Malatya halkını bilinçlendirmek için açtıklarını söyledi. (Malatya Halkı umarız bu yalanlara inanmaz ve hak bildiği yolda yürür.HYETERT)

1915’in yanlışları 1965’te başlar…

Alin Ozinian
Ermeni soykırımının 100. yılı olan 2015’e bir yıl kala, ümitler ve beklentilerin yanı sıra “diplomatik manevra” yapma arayışları da yükselmiş durumda. Türkiye, Ermenistan ve hatta diasporada bu böyle. 100. yıla girerken Ankara tedirgin, medya nasıl bir konum alacağını bilemiyor. Herkes atağın nedense diaspora Ermenilerinden geleceği konusunda emin ve ne yapılacağını bekliyor. Kaç ülke daha soykırımı tanır, Obama bu sefer hangi kelimeyi kullanır?Haberin Devamı: http://www.zaman.com.tr/yorum_1915in-yanlislari-1965te-baslar-_2224519.html

Malezya’da ‘Allah’ kelimesine yasak

Malezya Federal Mahkemesi gayrımüslimlerin 'Allah' kelimesini kullanmalarına yönelik önceden verilen kararı onadı. Kararla birlikte Malezyalı Hıristiyanların 'Allah' kelimesini kullanması en yüksek mahkeme tarafından da suç olarak kabul edildi. 2007 yılında ülkedeki Hıristiyanlarca yayınlanan ‘Herald’ gazetesinin ‘Allah’ kelimesini kullanmamasına yönelik karar verilmiş ve Ekim 2009’da Temyiz Mahkemesi kararı onamıştı. (Bir şey demiyoruz, Allah müstehakkınızı versin. HYETERT)

Gündüz Müslüman, Gece Hristiyan

1915’ten kurtulanlar civar köylerde yaşayan alevilerin evlerinde saklanarak kurtulmuşlardı. Çok acı yaşamışlardı. Bir kısmının anne babaları kendilerini emanet olarak bırakmışlardı. Ne var ki, daha sonra emanetlerini almak için hiç dönmediler, dönemediler. Aradan seneler geçtikten sonra bunların bir kısmı, civar köylerden Adıyaman şehir merkezine geri döndü. Buralarda Kahta, Narınca, Ulbis, Kafardis, Gerger, Venk, Haspiyas ve daha bir çok köy vardı. Bu köylerde yaşayan bir çok müslüman bana gizliden gizliye gelirdi. Bunların arasında dün gibi hatırladıklarım var. Mesela Ali, Mehmet, Mustafa, Osman ve daha bir çok kişi bana gelip acılı anılarını anlatırlardı. Bunların hepsi ermeni idi. Hepsi hristiyan idi. Evet, gündüz müslüman, gece ise hristiyandılar. Biraz önce söyledim. Eskiden buradaki zanaatkarlıkla uğraşanlar, elinden bir şekilde iş çıkanların hepsi ya Ermeni ya da Süryani idi. Bunların küçük bir kısmı, bu hünerleri sayesinde soykırımdan kurtulmuştu. Çünkü bunlara ihtiyaçları vardı ve öldürmediler.

“Anahit” Ermeni halk masalı beyazperdeye aktarılıyor

Khazaros Aghayan`ın masalına dayanan “Anahit” çizgi filmi muhtemelen bu sonbaharda izleyicilerle buluşacak. Çizgi filmin yönetmeni ve animatörü Davit Sahakyants daha net tarihi söylemeden çalışmaları Ekim ayında tamamlamak için elinden gelen her şeyi yaptıkları bildirdi

DurDe Facebook Sayfamıza destek olur musunuz?

Bize “Mesaj” yollayarak, sayfada paylaşmamızı istediğiniz etkinlik, haber veya bilgiyi kaynak göstererek, bize bildirebilirsiniz. Böylece, sayfada paylaşım ilkelerine uygun olanları daha geniş bir takipçi kitlesiyle paylaşmamıza destek olmuş olursunuz. Her paylaşmamıza “Beğen” veya “Paylaş” düğmesine tıklayarak ya da yorum yaparak, daha çok kişiye ulaşmamıza yardımcı olabilirsiniz. Facebook, paylaşımların takipçilerimizin tümüne erişimini (reklam almak amacıyla) engelliyor. Her beğeni veya paylaşım, daha çok insana ulaşmamıza yardımcı oluyor. » Sorularınız veya önerileriniz için: durde@durde.org

Süryani manastırı yok oluyor

Engin Eren / Merdin - Diha
Mêrdîn’deki (Mardin) Süryani Katolik Mor Afrem Manastırı, bakımsızlıktan yıkılmak üzere. 18. yüzyılda Ermeni Ortodoks Manastırı olarak inşa edilen yapı, sonraları Süryaniler tarafından kullanılmaya başlandı. Ermeniler gibi Süryanilerin de kıyıma uğratılarak, sürgün edilmesinin ardından manastır 1933’ten sonra bütünüyle kaderine terk edildi. İlk yıllarda askeri hastane olarak kullanılan manastır, sonraki yıllarda ahır olarak kullanılarak yıkılmakla yüz yüze bırakıldı.

Rum patriği Nevşehir’de ayin yaptı

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Cemil köyündeki Timio Stavru Kilisesi’nde pazar ayinini yönetti...Patrik Bartholomeos, ayinden sonra bölgeyi çok sevdiklerini dile getirdi. Daha önce burada ayine izin verilmeyeceğini kaydeden Bartholomeos, “20-30 sene öncesine kadar Kapadokya’da, Sümela’da bu gibi ayinler tasavvur edilecek bir şey değildi, imkansızdı. Fakat yeni bir Türkiye’de  yaşıyoruz ve çok şeyin değiştiğini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Yüce Allah’a  ve devletimize müteşekkiriz” şeklinde konuştu. (Bak sen, bizim aslanlar şimdi de Ekümenik patriğe kızacak. HYETERT)

Dora, Süryanilerin arazilerine el konulmasını Meclis'e taşıdı

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Süryanilerin arazi sorunları hakkında Araştırma Önergesi verdi... Dora, başta Turabdin, Mardin, Şırnak, Hakkari olmak üzere, diğer yerleşim yerlerinde yaşayan Süryani yurttaşların yaklaşık son kırk yıllık süreçte çeşitli nedenlerle yurtdışına göç etmek durumunda kalmaları ardından son yirmi yıl içerisinde sürdürülmüş kadastro çalışmaları kapsamında gerek devlet kurumları ve gerekse kimi gerçek ya da tüzel kişilerce arazi ve taşınmazlarına haksız biçimlerde el konulduğuna dikkat çekti.

Asuriler Irak’ta özerklik istiyor

Murat Kuseyri - Stockholm
Körfez savaşından bu yana bölgede yaşayan Asurilerin üçte ikisinin topraklarını terk etmek zorunda kaldığını, onlarca kilisenin bombalandığını, yüzlerce Asurininin kaçırıldığını, binlercesinin katledildiğini söyleyen Asuri Fedarasyonu Başkanı Afram Yakoub, “Hİç bir zaman özerklik kazanma umudunu yitirmedik. Ama bu kez bu umudumuzun tamamiyle yok edilmesinden kaygı duymamız için pek çok neden var. İslamcılar Bartella ilinden sadece bir kaç kilometre uzakta. Hepimiz onların Müslüman olmayanlara ve kendileri gibi düşünmeyenler için nasıl bir tehlike oluşturduklarını biliyoruz” dedi.

Zirve Yayınevi davasında 93. duruşma

Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde 18 Nisan 2007'de 1'i Alman 3 kişinin boğazlarının kesilerek öldürülmesiyle ilgili davanın 93'üncü duruşması, Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması sonrası ilk kez 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, davanın bir numaralı sanığı olarak gösterilen ve geçen hafta tahliye edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon da katıldı.

Van'da çekilecek olan filmin konusu Ermeni iddiları olacak!

Kate Winslet’in başrolünde yer alacağı “Ruhumdaki Boşluk” filmiyle Ermeni olayları beyazperdeye aktarılacak, hikaye Van'da geçecek.Türkiye, 1915 olaylarının 100. yıldönümü öncesi önemli bir adım atmak için harekete geçti. Dünyaca ünlü Hollywood yıldızı Kate Winslet'in başrolünde yer alacağı "Ruhumdaki Boşluk" filmiyle Ermeni olayları beyazperdeye aktarılacak. Filmin konusunu oluşturan aşk hikâyesinin aktörlerinden biri olan Ermeni hemşireyi, Oscarlı oyuncu Kate Winslet canlandıracak.

Rusya, Türk – Ermeni diyalogu için gereken yardıma hazır

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan ile birlikte bugün gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için gereken katkıyı yapmaya hazır olduklarını kaydetti.

Author of UN Report Confirming The Armenian Genocide Passes Away

By Harut Sassounian 
Benjamin Whitaker, author of a United Nations report qualifying the Armenian mass killings as genocide, passed away earlier this month at the age of 79 in London. The world lost a great humanitarian and a staunch supporter of minority rights.

Nasıl Bir Cumhurbaşkanı Olmalı -1-

Ömer Akınomer@kocaelipusulagazetesi.com
Cumhurbaşkanı özgürlükleri artıracak yeni bir anayasa için çaba göstermelidir.Cumhurbaşkanı Türkiye’de yaşayan gayrimüslimlerin haklarını korumalı, tarihsel acıları hatırlamalı ve hatırlatmalıdır: Bu topraklarda yaşayan gayrimüslim azınlıklar tarihsel olarak çeşitli acılar yaşadı, katliamlara, soykırımlara, tehcirlere ve haksızlıklara uğradı. Bu olaylarda zarar görenlerden özür dilenmesi, tazminat dahil gasp edilen hakların iade edilmesi, sorumluluğu olanların teşhir edilmesi için atılacak adımlar en başta Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğundadır. Cumhurbaşkanı inanç özgürlüğünün güvencesi olmalıdır. Anadolu etnik kökenlerin olduğu kadar aynı zamanda inançların da mozaiğidir.

Սեւան Նշանեան Շիրինճէ Գիւղը

Եղբայրներ, անմեղ երախան ժամանակի ընթացքին անօրէն շինարարի մը դարձնող այս խաւար իրադարձութիւնը պէտք է հարցաքննենք։
 

Patrik Bartholomeos: "Şimdiden iftar davetiyeleri almaya başladık" -

Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa ve Cemil köylerindeki kiliselerde bahar ayinlerine katılacak olan Fener Rum Patriği Bartholomeos, Nevşehir Valisi Mehmet Ceylan'ı makamında ziyaret etti. Vali Ceylan ile bir süre sohbet eden ve Nevşehir'de bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirten Bartholomeos, ayin öncesi yapılan çalışmalardan dolayı da teşekkür etti. Gazetecilerin, Ramazan ayına ilişkin sorusunu yanıtlayan Bartholomeos, Türk vatandaşı olması nedeniyle Müslüman vatandaşlarla iç içe olduğunu söyledi. Barholomeos, "Müslüman kardeşlerimizle hep beraber yaşıyoruz, onların Ramazan bayramlarını kutluyoruz. Onlar da bizim Neol ve Paskalya bayramlarımızı kutluyorlar" dedi.

Aydınlık Türkiye’miz İçin...

Gayri Müslim vatandaşlarımız ile ilgili birçok hususta, AK Parti Hükümetlerinin devrim niteliğinde açılımlar yaptığını biliyoruz. Bu hususta, güzel ama devam diyorum... Gayr-i Müslim vatandaşlarımızın, vakıf ve kanaat önderleriyle toplantılar yapılıp, kendilerine yapılan haksız uygulama olup olmadığı ve neler yapılmasını istediklerini tespit edilmeli ve gereken çalışmalar yapılarak, makul istekler yerine getirilmelidir. El hasılı kelâm, Tayyip Erdoğan ve AK Parti kurmaylarından isteğimiz odur ki; insana daha fazla saygı getirecek kanun ve daha fazla özgürlük getirecek düzenlemelerin, bir an evvel hayata geçirilmesi için, daha fazla çalışmalarını talep ediyoruz.

AB, Bayrak, İslam, “Kökenli” Vatandaşlık Ve Parçalı Sol

Mustafa Elveren*
Avrupa Birliği ülkelerinde sınırlar yok. Artık eyalet, bölgesel özerklik, federasyon ve benzeri siyasal sistemlerin önemini kavramamız gerekiyor. Bu sistemle evrensel hukuk çerçevesinde bir demokrasi inşa etmek mümkündür. Neden tüm Dünya böyle olmasın? Bu anlamda Sayın Dr. Ali Gün’ün önerisini kendi penceremden olumlu görüyorum. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bayrak ve sınırlar semboliktir. O nedenle insan değeri ve çevre duyarlılığı daha fazladır. Dolayısıyla Türkiye’nin AB’ye üye olma çabaları her geçen gün daha da çok önem kazanmaktadır.

Kudüs Ermenileri Patriği, Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de

Kudüs Ermenileri Patriği Başepiskopos Nurhan Manukyan 21 Haziran’da, patrik seçilmesi sonrasında ilk kez  Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’i ziyaret etti. Patriğe Kudüs Jarangavorats  Okulu gözetmeni, Gözetmen rahip Teodoros Zakaryan ve Abegha Tiran Hakobyan eşlik etmekteydiler. Patrik ve beraberindekileri, Ana Taht  başrahibi Piskopos Hovnan Hakobyan karşıladı. Karşılama töreni sonrasında Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II ve Kudüs patriği  Başepiskopos  Nurhan Manukyan buluşması gerçekleşti.

Ruhbanların duyurusu: Katolikosa koşulsuz sadakatimizi teyid ediyoruz

15-21 Haziran’da Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de toplana ruhbanlar, çalışmalarını tamamlayarakabir kapanış duyurusu yayımladı. Duyuruda Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II’nin dualaıyla toplanan ruhbanların 15-21 Haziran’daki Ruhbanlar Toplantısında kardeşane bir ortamda anayurt ve kilisenin sarsılmaz varlığı ve mümin halkın esenliği ve kalkınması için Tanrı’ya dua edildiği kaydedildi.

Fransız “France-24” TV kanalı Suriyeli Ermeniler hakkında bir röportaj hazırladı.

Röportajda Suriyeli Ermenilerin çektikleri bütün acılara rağmen kilise ve hükümet tarafından yardım aldıklarını söyleniyor.  ’’Suriyeli Ermenilere uyrukluk, ücretsiz eğitim ve doktor hizmetleri verilir, fakat onlardan bazıları Ermenistan’ı terk edip Avrupa ve Kuzey Amerika’da taşınıyorlar. Ermenistan’daki Suriyeli Ermeniler acılarını unutup yeni ülkede hayatlarını yeniden başlamaya çalışıyorlar.Fakat şu onlara zor geliyor, çünkü hatıralarından acılarını silemiyorlar..özellikle yaşlılar …onlar tarihin tekrarlanmasını görüyorlar” denilir.

Kesablı Ermeniler soL'a konuştu: O Alevi nerede?

Sevra Baklacı
Türkiye'den sızan El Kaide bağlantılı militanların saldırısına uğrayan Kesab'dan Türkiye'ye getirilen Ermeniler yaşadıkları korku dolu anları soL gazetesinden Sevra Baklacı'ya anlattı. Vakıflı köyüne getirilen Ermeniler, yanlarındaki bir Alevi'nin Türkiye'ye girdikleri sırada kaybolduğunu anlatıyor.

Adile Işıyan, Kirkor Nubar

Mesut Kara / meskara@hotmail.com
“Türk sineması” olmasına, Türk filmi üretmesine karşın başlangıcında oyuncularının önemli kısmı azınlıklardan oluşuyordu. Cumhuriyet öncesi döneminde Müslüman Türk kadınlarının filmlerde oynaması yasaktı. Bu nedenle ilk dönem Türk filmlerinde Ermeni, Rum, Beyaz Rus gibi gayrimüslim azınlıklardan kadın oyuncular rol alır. 1916 yılında çekilen Himmet Ağa’nın İzdivacı filminde oynayan Rozali Benliyan ve Lusi Avuşyak, Sedat Simavi’nin çektiği “Pençe”(1917) filminde oynayan Eliza Binemeciyan bu oyuncuların ilklerindendir. Onları Matmazel Blanche (Binnaz, 1919), Lydia Ley (Koruyan Ölü, 1917), Madam Kalitea, Bayzar Fasülyeciyan (Mürebbiye, 1919), Madam Sarmatova, Anna Mariyeviç, Helena Antinova (Boğaziçi Esrarı, 1922) gibi isimler izler.

Syria’s Armenians: Fleeing war for new hardship in their ancestral land

With the war, thousands of Armenians who have lived in Syria for several generations, mainly in Aleppo, have sought refuge in Armenia. But for many of them, returning to the land of their ancestors is a disappointment.Armenia is poorer than pre-war Syria. Without work or prospects in their host country, and despite government and church handouts, many have difficulty making ends meet and hope to go back to Syria once peace returns.

ՄԱՅՐ ԱԹՈՌ ՍՈՒՐԲ ԷՋՄԻԱԾՆԻ ՏՕՆ

22 Հունիս 2014 թուականին Հայաստանեայց Առաքելական Սուրբ եկեղեցին կը նշէ,Հայ ժողովուրդի հոգեւոր կեդրոն Մայր Աթոռ  կաթողիկէ Սուրբ Էջմիածնի տօնը: Սուրբ Գրիգոր Լուսաւորիչի Խորվիրապէն ելած շաբաթ օրի յաջորդ  կիրակի օր ,հոգեգալստեան  երկրորդ կիրակի օրը, Սուրբ Էջմիածնի Տօնի օրն է: