Etiketler

Վարդավառ

Տօքթ. Սարգիս Ատամ
Տօն Պայծառակերպութիւն Տիառն Մերոյ Յիսուս Քրիստոսի։ Վարդավառի տօնը հին հայկական տօներէն մին է, որի ժամանակ մարդիկ իրարու վրայ ջուր կը սրսկէն, վարդավառը ժողովուրդական լեզուով յայտնի է, նաև, "Ջրնոցի" անունով, Հայ եկեղեցին այս տօնը կը կոչէ "Այլակերպութեան Տօն" կամ "Քրիստօսի Պայծառակերպութիւն Տօն" :

Süryaniler: IŞİD'e karşı birleşelim

Bethnahrin Ulusal Konseyi, IŞİD'e karşı ortak mücadele çağrısı yaptı...Bethnahrin Ulusal Konseyi Başkanlık Kurulu (MUB), IŞID'in 9 Haziran günü Musul’u ele geçirmesinden sonra bölgede yaşayan Asuri-Süryani-Keldani ve Kürt halklarına saldırılarını yoğunlaştırdığına dikkat çekerek, saldırı ve katliamlara karşı Asuri ve Kürt Halkının temsilcilerine bir araya gelmeleri ve birlikte mücadele etmeleri çağrısında bulundu.

Musul’un Düşmesinden Sonra Türkiye ve Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin İlişkileri

Sardar Aziz, Gorran Stratejik Araştırmalar Merkezi Üyesi
Yüzyıl önce, Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde Irak üç vilayete ayrılmıştı. Haziran ayında Musul’un düşmesinden sonra ülke bu duruma geri dönüş yolunda ilerledi. Bu kısa makalede Musul’un düşmesinin, Türkiye ve Kürt Bölgesel Yönetiminin ilişkisine olumlu yöndeki katkılarından bahsedeceğim. Musul’un düşüşü, Türkiye ve Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) ilişkilerini sağlamlaştıracak ve derinleştirecektir. Geçmişte barış, ticaret ve güç dengesi gibi faktörler Türkiye’nin ve IKBY’nin ilişkilerini şekillendirdiyse, Musul’un düşüşü de bu faktörlerden biri olarak yerini alacaktır.

50 milyon tazminat ödemesinde sorumluluğu olan kamu görevlileri kimlerdir?

 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın cevaplaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını yazılı soru önergesi verdi. İstanbul Anadolu Yakas’nın en de­ğerli yerinde bulunan Üsküdar Burhaniye’deki Çalık Holding’e ait Şehrizar Konakları’nın yükseldiği arsanın gayrimüslim sahiplerinin, yıllardır verdikleri hukuk savaşını kazandığını dile getiren Tanrıkulu, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin, dava sonucunda Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Yunan asıllı 7 gayrimüslim vatandaşa toplam 50 milyon 668 bin 127 lira tazminat ödemesine karar verdiğini söyledi. Haberin Devamı: http://www.haberimport.com/haber/50-milyon-tazminat-odemesinde-sorumlulugu-olan-kamu-gorevlileri-kimlerdir-397607.htm



12 saatlik ateşkes başladı

12 saatlik ateşkes başladı

"Hristiyan Filistinliler de zulüm görüyor"

Fener Rum Patrikhanesi Bursa Metropoliti ve Heybeliada Ruhban Okulu Başrahibi Prof. Dr. Elpiduforos Lambriniadis, “Kudüs Patrikhanemiz de bütün Hristiyan Filistinliler, Filistinli Müslümanlar gibi zulüm görüyor. Biz Filistinli Müslümanların acısını biliyoruz. Onun farkındayız. Bizim de Müslümanlarla acımız aynıdır. Çünkü orada zulüm gören sadece Müslüman halkı değil Filistin Ortodoks halkı da aynı zulmü görüyor. Din adamları olarak sadece dua edebiliyoruz” dedi.

Nefret İdeoloji Halini Alıyor"

Murat Bardakçı
MARİO Levi ile hiç karşılaşmadım, tanışmadım; sadece bir romanını, "İstanbul Bir Masaldı"yı okudum ve birçok sayfasında çocukluğumun İstanbul'unu hissettim. Birileri, Gazze'de yaşanan faciaların ardından başlatılan "İsrail mallarını boykot" kampanyasına Mario Levi'nin ismini de koymuş, yani bu toprakların çocuğu olan Levi'yi akılları sıra İsrailli yapmışlar ve "Okumayın, aforoz edin!" diyorlar. İsrail'in politikasıyla mücadele ile İsrailliler'e karşı mücadele farklı işlerdir. İlkinde muhatabınız karşı çıktığınız politikayı belirleyip uygulayan bir devlettir, diğerinde ise karşınıza o devletin insanını alıyorsunuz demektir ve meseleyi o devletin dinine mensup kendi vatandaşlarınıza kadar götürdüğünüz takdirde de "nefret", yani bir çeşit insanlık suçu işlemeye başlamışsınız demektir.

Mario Levi'ye Destek

TYS ve PEN sosyal medyada Türkiyeli yazar Levi'nin “boykot edilecek İsrail ürünleri” listesinde hedef gösterilmese tepki gösterdi. Türkiyeli yazar Mario Levi’nin sosyal medyada “boykot edilecek İsrail ürünleri” listesinde hedef gösterilmesi üzerine Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve PEN Türkiye de yazara destek veren açıklamalar yaptı. TYS: Levi hedef tahtası değil Türkiye yazarı. “İsrail devletinin Gazze'ye yönelik katliamı devam ederken, güç karşısında yüksek perdeden konuşmayı adet edinmiş anlayışın şiddet okları ülkemiz yurttaşlarını da hedef göstermektedir. “Türkiye'nin ve Türkçenin yazarlarından Mario Levi'nin ırkçı saldırılara maruz kalarak kitaplarının, İsrail ürünleri ile birlikte, protesto edilmesi fikri insanlık adına sürülmüş kara bir lekedir.

Sunday School Superintendents Gather For Summit

Sunday School superintendents from parishes across the Eastern Diocese gathered for the first-ever National Sunday School Superintendents Summit held last weekend in New England. The three-day event, from July 18 to 20, was organized and sponsored by the Diocese's Department of Christian Education. Sessions were facilitated by department director Elise Antreassian, staff member Eric Vozzy, and Nancy Basmajian, director of Adult Christian Education at Holy Trinity Church of Cheltenham, Pa.

Osmanlı’nın tarihini kim yazdı?

Ragıp Zarakolu- Albatros
Şu sıralarda dostum Toros Haşhaşyan sayesinde, güzel Türkçesi ile Haycadan tercüme ettiği,  H.S. Yeremyan’ın ‘İstanbul İzlenimleri/1910-12’ adlı, 1913 yılında Venedik’teki Sen Lazar adasında basılmış olan kitabını keyifle okuyorum. Devr-i Hürriyet’ten sonraki çelişkili gelişmelerle dolu dönemden, Tiflis’ten bir gözlemci olarak, yani biraz ‘dışarıdan’ bir bakışla verdiği, hem İstanbul Ermeni toplumuna, hem genel olarak Osmanlı toplumuna, hele o günlerin İstanbul’una ilişkin verdiği gözlemler son derece ilginç.

İki Türk yönetmen Venedik'te ana yarışmada

Sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden 71. Venedik Film Festivali'nin programı açıklandı. Fatih Akın'ın Mardin'de 1915 Olayları sırasında ailesini kaybeden Ermeni bir demircinin hikayesini anlattığı 'Aşk, Ölüm ve Şeytan' ile Kaan Müjdeci'nin ilk filmi 'Sivas' ana yarışmada Altın Aslan için yarışacak. Türkiye sinemasının başyapıtlarından Lütfi Akad'ın 'Gelin'i de restore edilmiş kopyasıyla Venedik'te.

Büyükada Ada Vapur İskelesi Mimar Minas Azaryan ve 1915 Ermeni Aydınların Sürgünü

İstanbul'un Prenses Adalarından Büyükada'ya her gidişimde vapur iskelesi bana, 1915 Ermeni aydınların İstanbul'dan sürgününü hatırlatır. Bilindiği gibi 1915'te İstanbul' dan yaklaşık 260 Ermeni aydını sürgün edilmiş, çoğu sürgün yolunda kaybolmuş bir çoğu da sağ olarak evine dönememiştir. Ermeni bir aydın olan İzmitli Mimar Minas Azaryan,  genç yaşında önemli yapıların tasarımını üstlenmiştir. Bunlar arasında İzmit Saat Kulesi (1900-1901), Büyükada İskelesi (1914-1915) yapımı da yer almaktadır.Yapımı Mihran Azaryan tarafından üstlenilen Büyükada İskelesi yapımının, bitim tarihinin 1915 Ermeni Aydınların Sürgünü tarihine rastlaması da ilginçtir.

Ermenistan’da Komitas Müze-Enstitüsü kurulacak.

İlgili karar Bakanlar Kurulu’nun 24 Temmuz tarihli oturumunda kabul edildi. Müze, ünlü Ermeni kompozitörün yapıtlarının araştırılması ve tanıtılmasıyla uğraşacak. Müze aynı zamanda genç kompozitörler için çalışma koşullar yaratacak. Komitas’ın yapıtları ve şahsi eşyalarının bu güne dek farklı kuruluşların arşiv ve depolarında bulunduğunu kaydedelim. Komitasın eserlerinin büyük kısmı şahsi ″Royal″ piyanosu da dahil olmak üzere «Yeghişe Çarents» Edebiyat ve sanat Müzesinde bulunmakta.

Feast of the Transfiguration of Our Lord Jesus Christ

On Sunday, July 27, the Armenian Church will observe one of its five major feasts: the Feast of the Transfiguration of our Lord Jesus Christ. The observance recalls Christ’s ascent up Mount Tabor, accompanied by his disciples John, James, and Peter. At the mountain’s summit, to the disciple’s frightened amazement, Christ was transfigured in a blinding white light; the Old Testament figures Moses and Elijah emerged from the mists of time to confer with the Lord; and the voice of God boomed from out of the heavens to affirm Jesus as his Son.

Niçin 'Hepimiz Ermeniyiz' diye yürümüşlerdi

Hrant Dink için yapılan cenaze töreni de uygulanan tertibin bir parçasıydı. Aydınlık'ta 4 Şubat 2007 günü yazdığımız başyazı o konuya ayrılmıştı. Bugün daha anlamlı oldu. Bu kez CIA düdüğü yerine, ellerine Derin Devlet'in "Hepimiz Ermeniyiz" pankartları tutuşturulmuş. Burada kastedilen Ermeni, milletimizin Ermenileri değil. Ne demeli bunlara "Neoermeniler" mi demeli, yoksa "Antitürkler" ya da "Mavitürkler" mi? Türkiye'ye kurşun sıkılıyor. Türkiye'ye kurşun sıktıranlar, kurşunun faturasını da Türkiye'ye ödetiyorlar. Meğerse Türkiye, kendi kendisine kurşun sıkmış! SüperNATO'nun çakalları, boğazlarını yırtarcasına bağırıyorlar: "Katil devlet!". Ve o çakalların köşeleri tutmuş ağbileri, "Derin Devlet" edebiyatı döktürüyorlar. (Gel de gülme bu Maocu mu, ulusalcı mı ne olduğu belli olmayan bu tipe. HYETERT)

Mor Yakup Kilisesi’nde Kazı Çalışmaları Sona Erdi

MARDİN - Türkiye’den Zeynel Abidin Camii ile birlikte ‘İnanç Parkı’ projesi kapsamında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren Mor Yakup Kilisesi’nde kazı çalışmaları sona erdi.Muhabirine bilgi veren Arkeolog Abdurrahman Oruç, Mardin Müze Müdürlüğü tarafından yapılan 2014 kazı çalışmalarının sona erdiğini söyledi. Mor Yakup Kilisesi’ndeki kazıların 2000 yılından Nusaybin Belediyesi ile Diyarbakır Müzesi tarafından başlatıldığını, 2002 yılından bu yana da Mardin Müze Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğünü aktaran Oruç: ’12 yıldır Mardin Müzesi’nin çalışmaları ve çabaları sonucunda kazılarda sona gelindi. Bu yıl kazı çalışmaları sonlandırdık.

Halep'ten Ermenistan'a Lüks Yaşamadan Çingene Yaşam Tarzına

Sako Halep’te 15 kişinin çalıştığı  araba tamir işine sahipti. Halep’li Ermeni şimdi küçük büfesinde falafel ve döner satıyor. «The Christian Science Monitor»de yer alan makalede , Halep’te işadamının yaşamını altüst eden çatışmalar başlamadan önces satın aldığı eski akılı telefonu bugün de kullandığını yazmakta. Burada eski geçmiş yaşam, neler olacağından şüphe eteyen iyi döşenmiş evinde poz veren büyük Suriye’li Ermeni ailenin fotoğrafları yer almakta.

IŞİD, Yunus Peygamber türbesini havaya uçurdu!

IŞİD'in Musul'daki Yunus Peygamber türbesini havaya uçurması Iraklıların tepkisini çekti. Haziran'dan beri Irak'ın ikinci büyük kenti Musul'un kontrolüne ele geçiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Hz. Yunus’un türbesini havaya uçurdu. Daha önce Musul, Telafer ve Kerkük'te din adamlarına ait türbeleri ve Şii camilerini dinamit kullanarak patlatan IŞİD, bu kez Musul'da peygamber Hz. Yunus'un türbesi olarak bilinen tarihi mekanı aynı yöntemi kullanarak havaya uçurdu.

Yemek yiyen Hıristiyan'ın dudaklarını yaktılar

İran’ın Kirmanşah kentinde ramazan ayında sokakta yemek yediği gerekçesiyle İranlı bir Hıristiyan’ın dudakları din polisi tarafından sigarayla yakıldı. Olayı doğrulayan Kirmanşah Vali Yardımcısı Ali Eşref Kerami’nin açıklamasına göre, adı gizli tutulan ve İran vatandaşı olan bir Hıristiyan erkek, ramazan ayı olmasına rağmen açıkta yemek yediği gerekçesiyle dudaklarının sigarayla yakılması cezasına çarptırıldı.

Bakan Çelik: Levi'ye Yapılan Nefret Söylemi

Bakan Çelik Twitter hesabından şunları paylaştı:“Gazze'deki mazlumları katledenlere duyulan tepki her bakımdan haktır. İnsanlık gereğidir. Vicdan ve namus gereğidir. Zalime karşıdır. “Bu haklı tepkiyi, genelde Musevilere, özelde ise Musevi vatandaşlarımıza ve sinagoglara tepki haline getirmeye çalışanların yaptıkları ise asla hak değildir. Hiçbir şekilde kabul edilemez. Her bakımdan reddedilmelidir.. İnsanlık adına yanlıştır... “Bu bağlamda Türkçe'nin güzel yazarlarından Mario Levi'ye dönük provakatif tepkiler büyük yanlıştır. Bu nefret suçudur. “Musevi vatandaşlarımız, kültürleri ve sinagogları bu memleketin ayrılmaz bir parçasıdır. Hep öyle kalacaktır...

Hıristiyanlar, Erbil'deki BM ofisi önünde IŞİD'i protesto etti

Musul'dan Irak Şam İslam Devleti(IŞİD) tehdidinden kaçan Hıristiyanlar, Erbil'in Birleşik Milletler(BM) ofisi önünde gösteri yaptı. Hıristiyanlara çok sayıda Müslüman din adamı da gösteriye katılarak destek verdi. IŞİD'ın saldırılarını kınayan göstericiler, BM'nin sessiz kalmasına tepki gösterdi. Göstericiler, "BM bizi koruman lazım" , "IŞİD bizi evimizden kovdu" sloganları attılar. Gösteriye katılan Cercis Yakup isimli bir Hıristiyan, BM'in Irak'ta Hıristiyanları koruyamadığını söyledi.

Türk Musevi Cemaati'nden ırkçılık uyarısı

Yapılan açıklamada, ''Gazze’de vuku bulmakta olan insanlık dramının kimi basın yayın organlarında ve sosyal medyada ülkemizdeki Musevi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı ve ayırımcı söylemlere vesile edilmesinin günümüzde ulusal edebiyatımızın usta ve üretken kalemi yazar Mario Levi’yi de hedef almakta olduğunu esefle gözlemliyoruz. Bu bağlamda kendini; "Kimilerinin gözünde boykot edilmesi gereken "Yahudi ürünleri" arasında benim kitaplarım da varmış. Canım ve güzel ülkemde bunu da yaşadım” şeklinde ifade eden ve duygularını bizim de paylaştığımız yazar Mario Levi’ye karşı bu tavrı günümüzde kimi çevrelerce üretilen ve tüm Musevi inançlıları da içine alan ırkçı ve ayırımcı söylemlerle tahriklerin ulaştığı tehlikeli boyutun son günlerde de  benzerlerini gördüğümüz gibi müdahale edilmesi gereken bir nefret suçu örneği olarak değerlendiriyor ve yetkili mercilere çağrımızı yineliyoruz.

Van'da Ermenice tabela

DBP'li (Demokratik Bölgeler Parti'li) belediyelerin 'Çok dilli yaşam' çalışmaları kapsamında, Türkçe ve Kürtçe isimlerin tabelalarda kullanılmasından sonra şimdi de Edremit Belediyesi bir ilke imza atarak tabelalar ve yön levhalarına yazıları Ermeni alfabesiyle yazdırdı. Belediye Meclis kararıyla Edremit İlçe girişine Kürtçe, Türkçe, Ermenice ve İngilizce yazılı tabelayı diktiren DBP'li Belediye Başkanı Sevil Rojbin Çetin, amaçlarının Ermeni halkına yönelik halka empoze edilmeye çalışılan düşmanlığın kırılması olduğunu söyledi. (Sağ ol başkan, iyi ki varsınız. HYETERT)

Patlama Zaporojye Ermeni kilisesine zarar vermedi

Zaporojie Ermeni toplumu başkanı Mikhail Pavlov, patlayıcı cihazın Dört Havariler Ermeni Kilisesi yakınındaki, Ekstrem Tıp Merkezi 5. Kent Hastahanesi yakınına yerleştirildiğini belirterek ″ bu durumda hedef Ermeni kilisesi değildi. Ancak ajanslarda patlayıcı maddenin Ermeni kilisesi maahaline yerleştirildiği yönünde bilgi sağlandı, bu gerçeklikle uymamakta. Patlama sonucunda  Ermeni kilisesi zarar görmedi.

Commemoratıon of The Armenian Genocide Centennial Planned in The Nation’s Capıtal

Leaders of the Armenian Church in the United States have joined to plan a special remembrance of the Armenian Genocide next year. Commemorating the passage of 100 years since the start of the first genocide of the 20th century, a schedule of events including an ecumenical prayer service at the National Cathedral, a memorial concert, public exhibitions and a Pontifical Divine Liturgy will take place from May 7 to 10, 2015, in Washington, D.C. His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians, and His Holiness Aram I, Catholicos of the Great House of Cilicia, will both journey to the United States to lead and participate in the commemorative events.

Perinçek davasında taraf Ermenistan

Ermenistan'ın başkenti Erivan'da bulunan Fransa Büyükelçiliği, Ermenistan'da yayınlanan Hayots Achkhar gazetesinin haberini sitesinde paylaştı. Habere göre Ermenistan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüksek Dairesi, İsviçre-Ermeni Derneği'nin itirazı üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Doğu Perinçek hakkında verdiği 'Ermeni Soykırımı olmamıştır' kararının yeniden incelenmesi kararı sonrasında taraf olarak bulunacak.

Çokdilli Müzik Kolektifi Türkiye ve Ermenistan Turnesinde

Paris’te buluşan Ermenistanlı, Türkiyeli, Fransalı ve Amerikalı müzisyenlerin pek çok dilde eserleri seslendirdiği Collectif Medz Bazar’ın Türkiye'den Ermenistan'a ulaşacak yaz turnesi yarın başlıyor. Paris’te bir araya gelen Ermenistanlı, Türkiyeli, Fransalı ve Amerikalı sekiz müzisyenin oluşturduğu Collectif Medz Bazar Türkiye ve Ermenistan'ı kapsayan yaz  turnesine çıkıyor.Yarın başlayacak turnede Collectif Medz Bazar 30 Temmuz’a dek İstanbul’da olacak. Elazığ, Dersim, Diyarbakır ve Mardin'in ardından ardından Ermenistan’a ulaşacak. Yerevan'ın yanı sıra Ermenistan'ın başka şehir ve köylerine ulaşacak turne 18 Ağustos'ta sonlanacak.

Ermenilerin Kars Kalesi’nde bayrak açmasına tepki

Ermenistan sınırının kapalı olmasına rağmen, Ani Harabelerinde tören yapan, Kars Kalesi’nde bayrak açıp marş söyleyen Ermenilere vatandaşlar tepki gösterdi. Ermenilerin bayrak açmasına bir tepki de ASİMDER’den geldi. Birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Kars’ta bulunan Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenilerin ellerini kollarını sallayarak Kars Kalesi’nde bayrak açıp marş okumasına tepki göstererek, yetkilileri göreve çağırdı.(O garipler bu ülkenin faşistlerini, ırkçılarını tanımadıklarından yapmışlar bir münasebetsizlik, elbette münasebetsizlik, densizilik konusunda kimse elinize su dökemez. HYETERT) 

‘Eyaletlerin 1915 Olaylarını Soykırım Olarak Tanımaları Anayasaya Aykırı’

İbrahim H. Aydoğan - Turkishny.com
Avustralya Dışişleri Bakanı Julie Bishop, Avustralya dış politikasının Ermeni meselesini ‘Soykırım’ olarak tanımlamadığını ve ülkesindeki eyaletlerin bu yönde kendi dış politikalarını oluşturmaya çalışmalarının anayasaya aykırı olduğunu söyledi. 

Սիպիլի «Սէր» ալպոմը՝ երաժշտութեամբ հաղորդուելու արարողութիւն մը

Սիպիլի նոր հրապարակուած «սէր» խտասալիկը կը բաղկանայ 12 երգերէ: Ան տպուած է գեղեցիկ պրակով եւ երեք լեզուներով հոն կը ներկայացուին երգերու բնագիրները։ Սիպիլի մեկնաբանութեամբ առաջին անգամ լսած էինք «Տեսնեմ Անին» երգը եւ շատ լաւ տպաւորութիւն ձգած էր ունկնդիրներուն մօտ իր հոգեպարար մեկնաբանութեամբ եւ գեղատիպ ձայնով։

Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi? Kitabı

Sayın Rıfat Bali kitabın 4 Ağustos haftası dağıtılacağını bildirdi. HYETERT
Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi?..  Azınlıkları Türkleştirme Meselesi" Ne İdi? Ne Değildi? Kitabı kitabının kısa özeti. Son on beş yıl zarfında Türkiye’nin tarih anlatımında yer almış yeni deyimlerden biri, “Türkleştirme” deyimidir. Özellikle sol ve liberal görüşlü tarihçi, araştırmacı ve köşe yazarları tarafından olumsuz bir anlamda kullanılan “Türkleştirme” deyimi ile kastedilen Devlet’in, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, asimilasyon ve/veya şiddet unsuru içeren olaylarla gayrimüslim nüfusu “yok etmeyi” amaçlayan bir siyasî iradeye sahip olduğu iddiasıdır...Yazar: Rıfat N. Bali. Yayınevi: Libra Kitap

Süryaniler: Ortadoğu'da IŞİD vahşetine seyirci kalmayalım

Bethnahrin (Mezopotamya) Ulusal Konseyi, IŞİD'in Irak (Musul)'da yaptığı soykırıma karşı mücadele çağrısı yaptı.  Bethnahrin Ulusal Konseyi (MUB) Başkanlık Kurulu tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:Ortadoğu coğrafyasında yaşayan halklar ve dinsel-mezhepsel gruplar tarihin değişik dönemlerinde farklı saldırılara maruz kalmışlardır. Semavi üç dinin doğup yayıldığı bu coğrafyadan Hıristiyanlık inancına mensup olanlar yok edilmeye çalışılmaktadır. İnkârcı, imhacı ve karanlık zihniyet sahipleri Yahudileri, Ezidileri, Dürzîleri, Alevileri, Mandeileri yok etmeyi amaç edinmişlerdir.

ԳԵՐՄԱՆԱ-ՀԱՅԿԱԿԱՆ ԸՆԿԵՐՈՒԹՅՈՒՆ

Այս տարի լրանում է Գերմանա-հայկական ըներկության հիմնադրման 100-ամյակը. 1914 թվականի ամռանը գերմանացի հասարակական գործիչ, աստվածաբանության դոկտոր, արևելագետ և մեծ հայասեր Յոհաննես Լեփսիուսի նախաձեռնությամբ հիմնադրվում է «Գերմանա-հայկական ընկերություն» հասարակական կազմակերպությունը:

Musul'daki trajedi, 1915 Ermeni jenosidine benzetiliyor

2003 yılına kadar 200 bine yakın Hıristiyan'ın yaşadığı Musul'da artık tek bir Hıristiyan'ın bile yaşamadığı açıklandı. IŞİD'in saldırıları ve ölüm tehditlerinden kaçan Hıristiyanlar, Şabak ve Ezidî Kürtlerinin çoğu Federe Kürdistan'a sığınırken, Hıristiyan dünyasının gözlemcileri Musul'daki trajediyi 1915'teki Ermeni jenosidine benzetiyor...2003 yılında ABD öncülüğündeki Irak savaşının başlamasından önce Irak'ta 1,5 milyona yakın Hıristiyan yaşıyordu. Bunlardan 200 bine yakın Musul'daydı. Şu anda bütün Irak'ta 300 bine yakın Hıristiyan'ın kaldığı tahmin ediliyor. Hıristiyanların en çok sığındığı bölge ise Federe Kürdistan.

IŞİD, faşizm ve devrim

Foti Benlisoy
IŞİD ve türevlerinin “panzehiri” tam da bu anlamda soyut bir sekülarizm vurgusu ya da küresel veya bölgesel güçlerin kuracağı bir IŞİD karşıtı “cephe” falan değil. “Bölgede” şimdilik kaydıyla akamete uğramış toplumsal kabarış yeniden ve yeni bir dalga halini almadan, ayaklanmaların hürriyet ve ekmek talebi yeni bir güç kazanmadan IŞİD’in olası bir yenilgisi ancak geçici olacak, IŞİD’in temsil ettiği karanlık gerçek bir tehdit olarak kalmaya devam edecektir. Bugün IŞİD’in karşısında tam da “bölgeyi” sarsan devrimci sürecin bir uzantısı sayılması gereken Rojava’nın en etkin biçimde duruyor olması, bu bakımdan bir tesadüf değil. Faşizmin olduğu gibi, IŞİD’in de gerçek alternatifinin devrim olduğu açık çünkü.

İsrail şaşkın: IŞİD neden bize saldırmıyor?

Batı tarafından 'İslami terör örgütü' olarak gösterilen IŞİD'in İsrail'e yönelik keskin bir açıklamasının olmaması ve Gazze katliamıyla ilgili hatırı sayılır çıkışlar yapmaması İsrail'i de şaşkına çevirmiş durumda. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haarets'te yer alan bir soru ve aranan cevap IŞİD'le ilgili farklı yorumlara neden oldu. Haarets, 'IŞİD neden İsrail'e saldırmıyor' sorusunu sordu... IŞİD militanları twitter üzerinden bir mesaj yayınlayarak İsrail’e neden saldırmadıklarını açıkladı. Mesajda “İsrail fitneye karışmadığı sürece onlara dokunmayacağız” denildi

Իրանահայ անկախ կառույցների միասնական հանձնախմբի նախաձեռնությամբ Այսօր Թեհրանում մեկնարկելու է Հայոց Ցեղասպանության 100-ամյակին նվիրված ձեռնարկների շարանը

«Արաքս» շաբաթաթերթ, 23 հուլիսի 2014թ.

Sen yoksa İsrail uşağı mısın?

Ayşe Günaysu
Irkçılıkla uğraşanların kaderidir. En yakınındaki muhalif çevrelerin gözünde bile haddinden fazla marjinal olmak, biraz “lüks” görünen şeylerle uğraşıyor olma durumunda kalmak. 1990’lı yılların ilk yarısında var gücümüzle “azınlık” mallarına el konulması, resmi tarihin yalanları, Hıristiyan düşmanlığı, antisemitizm konularıyla uğraşırken bize “takıntılı”, hatta hafif çatlak muamelesi yapılırdı. Aradan bir 10 yıl geçip de, Avrupa Birliği ve dolayısıyla “Azınlık Hakları” gündeme gelince, hele bir de AB projeleri devreye girince, bu kelaynak kuşluğundan bir dereceye kadar kurtulduk. Ama bu alanda, bir tek konuda dışlanmaktan, giderek düşmanlaştırılmaktan kurtulamadık: Antisemitizm.

Musul Şimdi Yitip, Giden Evlatlarına Ağlıyor!

Zeynep Tozduman
Orta Doğu yanıyor, yanıyor ve düşüyor. Yakanlar ve yananlar… Tıpkı ezenler ve ezilenler gibi. Yananlar hep aynı. Yüzyıl evvel yazılmış bir senaryo 1990'lı yıllardan bu yana Orta Doğu'da gösterimde. Emperyallerin rant savaşı uğruna it izinin, at izine karıştığı kanlı coğrafyada, İslam ve Arap olmayan her halka, her inanca kan kusturuyorlar. Zengin petrol yataklarına sahip bu yaralı coğrafyada şimdi kadim halklar ve inançlar son nefeslerini vermek üzere yok ediliyor. Son dönemlerde sosyal medyaya düşen dehşet fotoğraflarında görünen o ki Orta doğu adeta ölüm makinesine dönüşmüş. Öğütmediği halk yok gibi.

Boyacıköy Çeşmesinin Restorasyonu Bitmek Üzere

Boyacıköy yönetiminden bildirildiğine göre, 2013 yılında tapusu alınan çeşmenin restorasyonu bitmek üzere. Çeşme,1853 yılında Misak Amira tarafından babasi Eğinli Haci Bedros'un ruhuna  kilisenin arka sokağına yaptırılmıştı. 1949 yılında belediyeye verilen çeşmenin tapusu uzun bir mücadele sonunda 2013 yılında vakfa verilmişti. 

'Ötekinin ötekisi' Müslüman Ermeniler

Vercihan Ziflioğlu
Türkiye'de pek kimse varlıklarından haberdar değil. Kendileri bile geçmişlerini yeni öğreniyor. Müslüman Ermeniler yaşadıklarını anlattı. Hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar tarafından ötekileştirilmekten yakındılar. Türkiye onların varlığını yeni duyuyor. 1915 yılındaki trajik olaylardan kurtulduktan sonra Anadolu'da kaldılar. Yaşamlarını sürdürebilmek için Müslüman oldular. Ama yıllarca çocuklarına bile geçmişlerini anlatmadılar. Çok azı evde kapalı kapılar ardında Ermeni kültürünü yaşadı. Bugün çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşıyor, Türkçe ve Kürtçe konuşuyorlar. Çoğu aslen Ermeni olduğunu yeni öğreniyor. (Bence en doğrusu bu, yeni öğrenme, gerisi olsa olsa temenni sanırım. HYETERT)

Bir Müslüman ülke demokratik olsaydı

Bir tanecik olsun Müslüman ülkede dört dörtlük bir demokrasi olsaydı... Bir tanecik olsun Müslüman ülkede gücü eline geçirenler adaletle, bütün halkı kucaklayarak, iç barışı sağlayarak ülkelerini yönetiyor olsaydı... Bir tanecik olsun bir Müslüman ülke, Müslümanların da yaptıkları dahil her türlü katliamı, mezalimi amasız kınayabilseydi... Bir tanecik olsun, bir Müslüman ülke dünyada katliamlara, soykırımlara uğramış halklar için anıtlar dikebilseydi; Yahudi, Filistinli, Boşnak, Ermeni ve diğer mağdurlar için ortak bir insanlık müzesi kurabilseydi...

Kutsal Etchmiatsin'in Tiflis'deki Olayla ilgili Açıklaması

«Gürcistan Ermeni Diyakosluğunun sunduğu bilgiye göre; 19 Temmuz’da  Tiflis’te aşırı milliyetçi 50 kadar şahıs Havlabar Surp Etchmiatsin Kilisesine yönelik saldırıda bulundular, bu esnada  saygısız ve küfürlü ifadelerle kilise hizmetkarı Papaz Manuk Zeynalyan, Diyakosluk görevlileri ve ilgili zamanda kilisede bulunanlar dayağa maruz kaldılar. Ana Taht Kutsal Etchmiatsin olaya ilişkin derin endişesini ifade etmekte ve etnik husumet ve dini hoşgörüsüzlüğü tahrik eden  bu işlemi kınamaktadır. Provokatif bu tecavüz son yıllarda Gürcistan’da aralarında kimi Gürcü ruhaniler tarafından da olmak üzere farklı kuruluşlar ve bireylerce yayılan Ermeni karşıtı ortamın acı sonucudur.

2014 İstanbul Körleme Satranç Turnuvası 19 Temmuz Cumartesi günü başladı

Merakla beklenen ve bugüne kadar Türkiye'de yapılan en güçlü turnuvalardan biri olan bu şampiyona maceralarla başladı. Sabah saatlerinde ansızın yağmaya başlayan sağanak yağmur pek çok sporcunun yolda kalmasına ve gecikmesine, bir sporcunun da turnuvaya katılamamasına neden oldu. IM Umut Atakişi, hava muhalefeti nedeniyle turnuvaya katılamadı. Onun yerine İzak Romi turnuvaya dahil oldu.

Çankaya adaylarının gözüyle Ermeniler

Elif Atalay /elifatalayposta@gmail.com
Cumhurbaşkanlığı seçine günler kala, üç cumhurbaşkanı adayının azınlıklar ve Ermeni Soykırımı hakkındaki söylemlerinin fotoğrafını çektik.‘Müslüman soykırım yapmaz’dan Taziye’ye giden yolda Erdoğan 12. Cumhurbaşkanı seçilmek için aday olan Erdoğan, gayrimüslim azınlıkların bazı önemli kazanımlarının altında imzası olan bir isim. Bunların başında, cemaat vakıflarının mülklerinin kısmi iadesini öngören kanun hükmünde kararname var. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ilanından birkaç ay önce 1915 için yayınladığı taziye mesajı ile pek çok kesimi şaşırtan Erdoğan'ın, Türkiye vatandaşı olmayan Ermenileri sınır dışı etme tehdidi ise siyasi geçmişinde unutulmayan bir leke olarak duruyor. Konuşmalarında Türkiye halklarını sayarken Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve Süryanileri hiç zikretmeyen Erdoğan’ın “Affedersiniz Rum” deyişi de akıllarda.

2015'e doğru Ermenistan: 'Soykırım' demeden asla

Ermenistan'da herkes Türkiye ile daha iyi ilişkiler kurmaktan yana. Tayyip Erdoğan'ın 'taziye' konuşmasını yetersiz ve inandırıcı olmayan bir adım gibi görüyorlar. Ermeniler açısından Türkiye'nin 'soykırım'ı kabul etmesinden başka bir seçenek yok. 1915'deki tehcirin 100. yılında dünyanın her yerinde dikkat çekecek etkinlikler düzenlemeyi planlıyorlar. 

Sevag Balıkçı Davası Usul Yönünden Bozuldu

Sevag Balıkçı’nın öldürülmesine ilişkin davada Askeri Yargıtay kararı usulen bozdu. Yalan ifade vermekle suçlanan tanık Ekşi’nin yargılandığı davada ise ailesi tanığın tehdit edildiğini anlattı. Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde, 24 Nisan 2011’de zorunlu askerlik yapan Sevag Balıkçı’nın ölümüyle ilgili yargı sürecinde geçtiğimiz hafta iki gelişme oldu. Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre Askeri Yargıtay duruşma tutanaklarının üzerinde mahkemenin adı yazılı olmadığı" gerekçesiyle Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ni kararını bozdu.

Sen de bilme Lavinya

Gülsen Feroğlu'nun yazısı
Bugünde, ulus devletin yoldaşı Türk de, ötekileştirdiği de farkındadır; aralarında çoktan bitmiş bir ilişki vardır. Velakin nokta konulup yeni cümleler, kelimelerle eşit bir ilişkinin temeli atılacağına, yetiştirildikleri ırkçı ideolojinin etkisinde;  nefret, öfke saçan neredeyse herkesin, her kesimin bazen kendi çapında bir faşiste dönüştüğüne tanıklık edilecektir.  Öyle ki kendini ötekileştirenle birlikte bu defa da gücün yettiği; “ pis  Suriyeli’ler”, “bütün İsrailliler yok edilse…” , “ AKP’ ye oy veren teneke”, “Gezi zekâlı”, “ züppe”,  “bizim mahalle”, “onların sokak”la ötekileştirilecektir. Şimdi 301 madenci Soma’da katledildikten sonra 18., 19. yüz yıl  şartlarında çalıştırıldıklarının  anca gün yüzüne çıkabildiği  bu cennet  vatanda;  kazanmak, seçilmek uğruna fikrini, kendini sıfırlayarak  aynı anda; hem ilerici hem muhafazakâr,  hem demokrat hem faşist, hem batılı hem batı düşmanı olabilen Demirel figürlü siyasetçilerin saf dışı bırakılması,  ulus devletin kendini yenilemesinin, demokratlaşmasının da yolunu açacaktır...Sonra. Sonrası Özdemir Asaf  “Sana gitme demeyeceğim/Ama gitme Lavinya/Adını gizleyeceğim/Sende bilme Lavinya”

A Perspective Concerning Turkey-Armenia Relations in the 100th Anniversary of the Genocide

Sait Çetinoğlu
 Even if I start my talk,  saying  what I will express at the end of my speech, I’d like to underline an issue before beginning my speech.  I was asked to give a presentation about the relations between Turkey and Armenia, but this is nothing but shouting towards the empty space. In the 100th Anniversary of the Genocide, The Turkish Government enunciated during the 2014 budget discussions that they drew up a budget aiming to support  the denial industry in the framework of a 4-year-project. At the same time, Sevan Nişanyan, an Armenian intellectual, journalist, writer, linguist and experimental architecture master, who is outspoken about every matters, was sent prison for 4 years under the allegations of an abuse of law and various intrigues against him. Sevan Nişanyan is in the jail since January 2nd.  

Chakhalyan: Ermeni kutsal mekanına yönelik saldırı hukuken suçtur

Javakhetili Ermeni aktivist Vahagn Chakhalyan, 19 Temmuz’da Tiflis Surp Etchmiatsin Ermeni Apostolik Kilisesi yönelik saldırıyı kınayıcı bir bildiri yayımladı. Bildiride şunlar ifade edilmekte: «Bu bildiriyle Javakheti Ermenileri adına 19 Temmuz’da Tiflis Surp Etchmiatsin Ermeni Apostolik Kilisesine yapılan saldırıyı kınıyoruz. Gündüz gözüyle birkaç düzine yurttaş tarafından Ermeni kutsal mekanına yönelik gerçekleştirilen benzeri tecavüz sadece kabul edilemez ve kınanır değil aynı zamanda yasal olarak ta suç teşkil etmektedir.

Tolon: Zirve cinayetini denk getirdiler

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Zirve Yayınevi katliamıyla ilgili "Malatya'da olacağımı bildikleri için o cinayeti denk getirmiş olabilirler" dedi. Ergenekon davasından tahliye olan ve Zirve Yayınevi cinayet emrini verdiği iddia edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Habertürk'ten Kübra Par'a konuştu.  Zirve cinayetinin arkasında 'paralel yapı'nın olduğuna dikkat çeket Tolon, dış mihraklı grupların da cinayete destek verdiğini söyledi.

Asimder'in istanbul'da iftar yemeği

ASİMDER İstanbul İl Temsilcisi Gündüz Kişi de, Ermeni lobisinin desteklediği tüm dernek ve teşkilatların İstanbul'da yAuvalandığını, onun için ASİMDER olarak kendilerinin İstanbul'u çok önemsediklerini ifade etti. (Bu ırkçı tipler artık bir karar versin Malatya'da mı İstanbul'da mı yuvalanmış destekleyen teşkilat. HYETERT)

Süryanilerin Artık Kadın Merkezi Var

Midyat'ta ilk kez Süryani Kadın Merkezi açıldı. Ayrıca Süryanice ve Türkçe dillerinde üç ayda bir yayımlanacak "Neshe" (Kadınlar) dergisi çıktı. Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Mardin Midyat'ta Süryanilerin ilk Kadın Merkezi açıldı.Süryani Kadın Merkezi, dil ve din farkı nedeniyle diğer kadınlara kıyasla daha da içe kapatılan Süryani kadının toplumsal yapı içerisindeki konumunu güçlendirme ve görünürlüğünü arttırmayı hedefliyor. Merkez, Güneydoğu (Turabdin) Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından, Avrupa Birliği ve İnsan Hakları Programı'nın desteklediği proje kapsamında açıldı.

ՈՉ ԵՒՍ Է Հ. ՕԳՈՍՏԻՆՈՍ ՎՐԴ. ՍԵՔՈՒԼԵԱՆ

Սրտի դառն կսկիծով, խոր վրդովմունքով, ահագնագոչ զայրոյթով կը գուժենք մահը Վիեննայի միաբան, Մխիթարեան Միաբանութեան երիցագոյն անդամ, Հայր Օգոստինոս Վրդ. Սեքուլեանի:Արադարեւ չեմ կրնար սանձել գրիչս այս պահուս, որովհետեւ կանգնած եմ յոգնաբեկ ու անթաղ մարմնի մը առջեւ եւ չեմ կրնար զինք պարուրել եւ պարփակել մարդկային ձեռքերով շինուած դագաղի մը մէջ:

Armenia: Christianity’s forgotten cradle

Wonderful article on Armenia by Ruth Hill of Washington Times, who writes columns about contemporary Christian travel destinations. Ancient stone walls hang off cliffs overlooking the beautiful Azat River Gorge in Armenia. Grounds of the Geghard Monastery hold monastic cells and several small churches, cut from surrounding rock during the 11thcentury. Visitors can almost hear the chanting monks whose pious steps have worn valleys into the stone steps.

Cemaat Vakıflarının seçim çevresi ile ilgili önerideki Önemli Yanlış

Murat Bebiroğlu
Öğrendiğime göre Cemaat yöneticileri, Vakıflara Genel Müdürlüğüne son bir öneri göndermiş. Öneride ortak vakıflar dışında kalan vakıfların seçim çevresi, İstanbul'un milletvekili seçim çevresi olan üç bölgeye göre belirlenmiş.Yanlış dediğime bakmayın, bunun birileri tarafından bilerek yapılmış bir kurnazlık, bir haksızlığı kapatma girişimi olduğunu  düşünüyorum. Bölge esas alınacaksa nüfusa göre belirlenmiş olan, milletvekili seçim çevresi yerine, Ermeni nüfusun ve vakıflar dağılımı dikkate alınarak coğrafi bölgelerin (Haliç'in güney yakası, Haliç'in kuzey yakası ve Anadolu yakası ve Adalar gibi) seçilmesi gerekirdi. Böyle bir seçim hem çok daha doğru, hem de daha haklı olurdu.

'Dink cinayetine bazı polis şefleri göz yumdu'

Dönemin İstihbarat Başkanı Sabir Uzun'un Hran Dink cinayet davası kapsamında verdiği ifadede çarpıcı itiraflar...Hrant Dink’in öldürüldüğü dönemde, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı olan Sabri Uzun, cinayet davası kapsamında 8 Mayıs’ta ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade verdi. Uzun Hrant Dink Cinayeti hakkında alınan istihbaratın kendisinden gizlendiğini ve bazı polis şeflerinin cinayete göz yumduğunu söyledi.

'Musul tarihte ilk kez Hıristiyansız kaldı'

IŞİD’in tehdidi sebebiyle Musul’daki son Hıristiyan grubunun da bugün kenti terk ettiği açıklandı...Geçtiğimiz ay Musul’u ele geçiren Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) kentte yaşayan Hıristiyanlara, bir hafta süre vererek "Müslüman olmak, kenti terk etmek veya öldürülmek" seçenekleri dayatmasının ardından Musul’da artık hiçbir Hıristiyan’ın kalmadığı bildirildi.

IŞİD, Hristiyanların evlerine el koydu

IŞİD, Musul’u terk eden Hristiyan ailelerin evlerine ve diğer bazı eşyalarına el koydu. IŞİD militanları, Hristiyan vatandaşlara ait evlerin üzerine "İslam Devleti Emlakçısı" yazdı ve Nasara’nın (Hristiyan) baş harfi "N"yi evlere işaretledi. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Hristiyanların, Musul’u terketmesi için bugün saat 11.00’e kadar süre vermişti. IŞİD'in tehditleri üzerine Hristiyan aileler dünden beri Musul'u terkediyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre dün akşam 100 aile, Musul'dan kaçarak Ninova ve Erbil'e sığındı. Kaçışlar, bugün de devam ediyor.

Türk Kızılayı'nın, Cemile Sultan Korusu iftarı.

Türk Kızılay'ının Üsküdar Cemile Sultan Korusu'ndaki iftarına Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yanında , İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Ermeni Patrik vekili Aram Ateşyan ve çok fazla sayıda davetli yer aldı .

Müslümanlık bağnazlıkla, fanatizmle, Yahudi düşmanlığıyla, Hitler hayranlığıyla özdeş mi?

Halil Berktay Serbestiyet.com 
Gazze’de kara harekâtı da başladı ve kim bilir neye; yaşlılar, kadınlar ve çocuklar dahil daha kaç Filistinlinin hayatına mal olacak. Ama ben, İsrail’in ve işgal altındaki toprakların iç gerçekliği hakkında gene muhalif İsrail aydınlarının (ABD’nin liberal Doğu Kıyısı entelektüel basınında çıkan) tanıklıklarını aktarmayı iki gün daha erteleyip, gene biraz Yahudi düşmanlığı üzerinde duracağım. Çünkü sahneye, son yıllarda bu gibi durumlarda hep rastladığımız gibi, gene Yeni Akit çıkmış bulunuyor.Sırf başbakanın tek-yanlı öfkesinden hareketle Türkiyeli Yahudilerin endişeleri’ne ancak hafifçe değinmiştim ki, inanılmaz zehirli dili ve nefret söyleminin en aşırısıyla Yeni Akit devreye girdi ve herkese Nazi tipi antisemitizmin ne demek olduğunu bir kere daha hatırlattı. Aynı zamanda, bu ülkenin gayrimüslim “azınlık”larının ne gibi açık-örtük tehditlerle yaşamaya zorlandığını; 1915’teki veya 6-7 Eylül 1955’teki gibi, her an başlarına neler gelebileceğini (en azından, bunu sürekli isteyen ve özleyenlerin varlığını), hem de kendi mantığıyla, efelenerek ve böbürlenerek, bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.

Gazze Tepkisi Nefret Söylemini Pekiştiriyor mu?

Sokaklara yansıyan tepkilerde şiddet eğilimi gözlemlenmeye başlanırken, özellikle sosyal medyada Yahudi karşıtlığı da tartışma doğurdu. Twitter'da siyasetçiler ile sanatçılardan bazıları, İsrail'e karşı duruş sergilenmesi gerektiğini ancak Yahudi karşıtlığı yapılmaması yönünde mesajlar paylaştı. Buna rağmen sosyal medyada Yahudi soykırımı mimarı Adolf Hitler'e övgüler içeren paylaşımlar sayısal olarak ciddi artış gösterdi... Erdoğan, "Ben vatandaşlarıma sesleniyorum; vatandaşımız olan, Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı ben doğru bulmuyorum. Niye? Onlar bu ülkenin vatandaşıdır, bu ülkenin vatandaşı olmaları hasebiyle onlar şu anda bizim güvencemiz altındadır. Bizim hedefimiz İsrail'in zalim yönetimidir, terör estiren yönetimidir, biz onu hedef alarak konuşmalıyız, onu hedef alarak uluslararası çalışmalarımızı yönetmeliyiz ve İsrail halkını kendi yönetimine karşı tavır almaya davet etmeliyiz" diye konuştu.

Atatürk ve Ermeniler

Ahmet Gürel / ahmet@kocaelipusulagazetesi.com
 “Sözde Ermeni Soykırımının 100. Yılı”na yaklaşırken, her yerde, her platformda “Türkler, Ermeni Soy Kırımı Yapmamıştır” demek her aydının görevi olmalıdır. 525 yabancı belge ile “Türk–Ermeni İlişkileri” kitabını yazdım, Bu kitabım, 2005 yılından beri okunmaktadır. Bu kitabın, “Atatürk ve Ermeniler” bölümünden sizlere biraz alıntı yaptım. Atatürk, dört dönem Afyon Milletvekili olan Ermeni asıllı Berç Keresteciyan, ‘Türker’ soyadını vermiştir. Agop Dilaçar, Atatürk’ün Türkçe ile ilgili çalışmalarına verdiği katkılardan dolayı ‘Dilaçar’ soyadını almıştır. TBMM Müzesi’nde sergilenen, altın plaket üzerine kazınmış Türkçe Latin alfabesi kuyumcu Ermeni Mazlumyan’ın eseridir. Atatürk’ün imzası ise, Vahram Çerçiyan’ın eseridir. Atatürk’ün dans öğretmeni Prof. Dr. Ardeş Panoysan’ı ve diş doktoru yine Ermeni Arşak Sürenyan’ı anmadan geçmeyelim. (Bunlar soykırım olmadığının belgesi mi yani? HYETERT)

Yahudi 'Artin Penik' mi bekleniyor?

 M. Serdar Korucu / serdarkorucu@hotmail.com
Sonunda Ermeni toplumundan biri, Artin Penik, 10 Ağustos’ta Taksim Meydanı’nda kendini yaktı.... Sonunda kamuoyu beklediği “şehidi” almıştı. Artık “iyi Ermeni”lerin varlığından kamuoyu emindi. Üzerinden zaman geçti. Bu kez bu toprakları yönetenlerin günahları nedeniyle doğan silahlı hareket ülke dışında değil, 80 darbesinin yumruğunu en ağır hissettirdiği doğu bölgelerinde doğdu. Adı, Kürdistan İşçi Partisi yani PKK’ydi. Artık gözler Ermeniler’in üzerinden çekilmiş, Kürtler’e yönelmişti. “İyi Ermeni” gibi “iyi Kürtler” aranıyordu bu kez de. Artin Penik gibi Taksim’de kendini yakan çıkmasa da, bu kez askere alınan ve çatışmalarda ölen askerler arasında “Kürt şehitler” öne çıkartılıyor, annelerin Kürtçe ağıtları kamuoyuna yansıtılıyordu. Ankara’nın politikalarına destek veren Kürtler de hızla göz önünde beliriveriyordu. Hem de hayatın her alanında…Bugünse hedefte ne Ermeniler ne de Kürtler bulunuyor. Sıra Türkiye’deki Yahudiler’de…

Garegin II’den Diasporalı Ermeni öğretmenlere: Dile yönelik titiz olunuz

Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II, bugün 19 Temmuz’da Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’de meslek içi eğitim ve hızlandırılmış Ermenice dil öğretimi kurslarına katılan  «Diaspora» Yaz Okulu  Diasporalı Ermeni öğretmenlerini kabul etti. Buluşma başlangıcında  Ermenistan Diaspora Bakanlığı Panarmenyan Programlar Dairesi Bşk. Armen Andreasyan, programın amaçları ve yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Garegin II, buluşmada öğretmenlere öğretmenlik hizmetleri ve sorumlu görevlerini titizlik, meşakkat ve inançla, Ermeni çocuk ve ergenleri ata miras Ermeni değerleriyle eğitmeye devam etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Papa, IŞİD'in Hıristiyanları tehdit etmesinden endişeli

Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) tehditleri üzerine Musul'da yaşayan Hıristiyanların kenti terk etmek zorunda kalmalarına ilişkin konuştu. Kötülüğün kazandığını söyleyen Papa, Irak'ın Musul kenti ve Ortadoğu'daki Hıristiyan toplumundan gelen haberlerin endişe verici olduğunu söyledi.Papa Francesco, geleneksel Pazar duası Angelus'un ardından, Aziz Petrus Meydanı'nda toplanan inananlara hitaben bir konuşma yaptı. Papa, başta İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının şiddetlenerek arttığı Ortadoğu ve Ukrayna olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerindeki çatışmaların sona ermesi için dua ettiğini söyledi.

Ermenilerin Washington’a Yapacakları Soykırım Müzesi, Yılan Hikayesine Döndü

Turkishny.com
Washington D.C.’de mahkeme, Beyaz Saray'dan 3 blok ötede yer alan ve Ermeni diaspora kuruluşlarının Ermeni Soykırımı müzesi yapmaya çalıştıkları tarihi bir mülkün bağışçıya iadesine karar verdi. 20 yıl önce birçok Ermeni kuruluşuyla birlikte Washington D.C.’de bir sözde Ermeni soykırımı müzesi yapmak için harekete geçen Amerika Ermeni Asamblesi (AAA), Beyaz Saray’a birkaç blok uzaklıktaki 14th ve G Streets adresindeki Washington Ulusal Bankası binasını satın alma yoluna gitmişti. Satın alım sürecinde devreye giren Ermeni asıllı bağışçılardan Gerard Kafesciyan da sözde Ermeni Soykırımı müzesinin geniş bir sahaya inşası için banka binasının bitişiğindeki binaları satın almıştı. Lakin aradan geçen 20 yıla rağmen Ermeni diasporası kuruluşlarının soykırım müzesi projesinde kaydadeğer ilerleme sağlayamaması nedeniyle Kafesciyan ve Ermeni kuruluşlarının yetkilileri arasında başlayan gerginlik, ilerleyen yıllarda mahkemeye taşınmıştı.

Sevan Nişanyan'dan mektup var: 'Ütopya inşa etmek'


Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Sevan Nişanyan, kurmaya çalıştıkları yapıyı ve yaşam alanlarını bir mektupla dile getirdi... Dilbilimci, mimar, turizmci ve muhalif yazar Sevan Nişanyan’ın, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyünde yaptığı yenileme çalışmalarıyla inşa etmek istediği ütopya, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen iki günlük sergi ve dün yapılan bir panelle ele alındı... Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü’nün (BÜSOS) girişimleriyle düzenlenen panelde BÜSOS’tan Ozan Erkovan ve Batuhan Avakado, Boğaziçi mezunlarından biri olan Sevan Nişanyan’ı tanıtan konuşmalar yaptı. 

Azerbaycan yönetimi, Kızıl Haç’a şantaj Yapıyor

APA Ajansının verdiği bilgiye göre, başbakan yardımcısı, Devlet Mülteciler ve Göçürülmüşler Komisyonu Başkanı Ali Hasanov ″kısa sürede kaçırılanlarla buluşma düzenlenmezse Uluslararası Kızıl Haç Komitesi (UKHK) Bakü temsilciliğine yönelik, ülkeden çıkarılması dahil olmak üzere ciddi tedbirlere teşebbüs edilecektir″ duyurusunda bulundu. Hasanov, UKHK  Bakü Ofisine ciddi uyarıda bulunulduğunu ifade ederek , bir hafta zarfında «Karvadjar’dan kaçırılanlar»la buluşma tertiplenmemesi durumunda, UKHK’nin objektifliğinin şüpheli olduğunu kaydetti.

İsrail Ulaştırma Bakanı Katz: Devlet Terörü Suçlaması ...

Gazze'ye kara operasyonu kararına veren İsrail ile bu karara sert karşılık veren Türkiye arasındaki ilişkiler iyice kötüleşirken İsrail Ulaştırma Bakanı İsrael Katz, Türk hükümetinin "Ermeni soykırımı"na tanımadıkça İsrail'e yönelttiği "devlet terörü" suçlamalarını "cüretkar" olduğu iddiasında bulundu.

The Armenian Woman in Self-Defense During the Genocide

Begins:Sunday, July 27 at 6:00pm
Contact: info@armenianchurchwd.com
Location: Nazareth and Sima Kalaydjian Hall. Address:3325 N. Glenoaks Blvd. Burbank CA, 91504

St. Leon Armenian Cathedral and St. James Armenian Church in Los Angeles Host 2-Day Deacons’ Training Seminar

Under the auspices of His Eminence Abp. Hovnan Derderian, Primate of the Western Diocese of the Armenian Church of North America, a special 2-day Deacons’ training seminar was organized by the Rev. Fr. Haroutioun Tachejian, Pastor of St. James Armenian Church in Los Angeles. The first session was held on Friday, July 11 at the Diocesan Headquarters in Burbank. The Primate delivered the welcoming remarks to the twenty-four acolytes, sub-deacons and deacons who participated in the training seminar. 

The Centenary Of The German-Armenian Society, 1914-2014

The German-Armenian Society was founded on June 16, 1914 immediately before the outbreak of the First World War. Johannes Lepsius, the driving force, had previously worked for decades for the beleaguered Armenians in the Ottoman Empire. In the Republic of Armenia, he is highly revered. At the Genocide Memorial in Yerevan, he has an honorary grave. 100 years after its foundation the Society is still very active. Its interests include conferences, lectures and publications, such as the quarterly magazine ADK. 

Diasporalı öğrencilerin Ermenistan intibaları

Ermenistan sakinleri konuksever, iyi ve yardımseverler. NEWS.am muhaberine benzeri görüş «Eve Gel» programıyla ilk kez Ermenistan’ı ziyaret eden Diasporalı Ermeni gençlerden geldi.Gençlerden bir kısmı Ermenistan’ı tanıdıktan sonra  artık buradan uzaklaşmak istemediklerini söylediler.Program katılımcılarının büyük kısmının Rusya’dan olduğu gençler en çok Erivan gecelerini, Ana Taht Kutsal Etchmiatsin’i, Ermenistan’ın güzel doğasını beğendiklerini belirttiler.

Hıristiyanlar Musul’u terk ediyor

Iraklı Hıristiyanlar, IŞİD militanlarının kontrolünde olan Musul kentinden toplu bir şekilde kaçmaya başladı. Haberi Keldani Katolik Kilisesi piskoposu Luis Sako yaptı.Arap medyası Piskoposun “Hıristiyan aileler Irak’ın kuzeyinde bulunan Dohuk ve Erbil kentlerine yöneliyor. Musul, tarihinde ilk defa Hıristiyansız kalacak” dediğini bildirdi.