Etiketler

Türkler ve Ermeniler dostluk için Van Gölü’nde buluşacak

Van Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Van Gölü üzerindeki Akdamar Adası’nda bulunan tarihi Surb Haç Kilisesi’nde 7 Eylül’de gerçekleştirilecek yıllık ayinin ardından verilecek olan dostluk yemeğinde Ermeni, Süryani ve Rum kiliselerine mensup din adamlarının yanı sıra, Müslüman din adamları ve yerel yönetim temsilcilerinin de bir araya geleceğini kaydetti. (Kilisenin ismini öğrendiniz, bir de adanın isminin Ahtamar ya da Ağtamar olduğunu hatırlasanız. HYETER)

Mustafa Destici: Ermeni, Ateist, Marksist, Leninist

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın "Türkiye PKK’ya silah verebilir" açıklamasına "PKK’nın meşrulaştığı iyice gün yüzüne çıkmıştır" sözleriyle tepki gösterdi… Bunlar Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil. O bölgedeki Kürt kardeşlerimizin de sesi değil. O bölgedeki Kürt kardeşlerimiz devletine ve milletine bağlı. Bunların bir kısmı Ermeni dönmesi, bir kısmı ateist, Marksist, Leninist, Maocu eski solcu takımı bunlar. Bunlar bölge insanının sesi ve soluğu olamaz. Onların haklarının savunucusu ise hiç olamaz. Bunlar olsa olsa 1915 olaylarını gündem de tutmaya çalışan Ermeni Taşnak çetelerinin temsilcisi olurlar. 1915 yılındaki Taşnaklar, Hınçaklar neyse, PKK da odur. Milletin bunu görmesi ve bilmesi gerekir" cümleleriyle dile getirdi.(Bari ağzından çıkanı kulağı duysa. bilgisizliğin, hatta ırkçılığın da bir hududu vardır. Ermeni karıştırmasa rahat edemez bunlar.HYETERT)

ArmTech-2014 Konferansı 26 Eylül’de New York’ta gerçekleşecek

Bu yıl 7. kez geçekleştirilmekte olan Ermenistan’ın Yüksek Teknolojile alanındaki ArmTech 2014 Konferansı «Geçmişten Öğrenme, Geleceği  Keşfetme»  başlığıyla 26 Eylül’de New York’ta «TKP» Konferans Merkezinde  gerçekleşecek. Konferans, Ermenistan ekonomisi çin stratejik öneme sahip yüksek teknolojiler alanında sektörün büyümesi, uluslararası işbirliğinin teşviki ve yatırımların cezbedilmesi, sektor uzmanları arasında işbirliğine katkı, Ermenistan’ın bu alanda global ölçekte tanınmasını amaçlamakta.

6-7 Eylül Olayları: Türkiye’nin Kristal Gecesi

Recep Maraşlı
 Beyoğlu İstiklâl caddesinde Türk bayrağı asarak önlem almış olanların dışında ve daha önce tertipçiler tarafından işaretlenmiş tüm dükkanlar yerle bir edilmişti. Örgütlendirilmiş ve kışkırtılmış çapulcu kalabalıklar tarafından Taksim, Arnavutköy, Ortaköy, Karaköy, Eminönü, Sirkeci, Gedikpaşa, Çarşıkapı, Kumkapı ve Bakırköy de aralarında olmak üzere 52 yerde birden aynı anda çıkarılan yangınlarla tarihi, ulusal, kültürel ve sanat varlıkları bir gecede yakılıp kül edildi; yıkıldı, yağmalandı. İstiklal caddesi baştan ayağı tek bir dükkan kalmamacasına yağmalanmıştı. Yollar boydan boya kırılıp dökülmüş, parça parça edilmiş eşyalarla doluydu. Ellerine kazma, kürek, balyoz ne bulmuşsa kırılıp dökülecek Rum, Ermeni evi, işyeri arayan grupları şehrin dört bir yanında sabaha kadar terör estirdi. Tünel’deki Embros, Apoyevmatini, Tahidromos gibi Rumca yayın yapan gazetelerin idarehaneleri; Patrik’in Tarabya’daki evi ateşe verildi. Rum ve Ermeni hastanelerine bile saldırılarak yangınlar çıkarılmış, gayri Müslim mezarlıkları açılarak cesetler sokaklarda sürünür olmuştu.

Ermenistan gerçeği, Türkiye'de mitler üzerinden haberleştiriliyor

Hazırlayan: Yard. Doç. Dr. Suncem Koçer
Gazeteci Gor Yerenyan’a göre Ermenistan ve Türkiye toplumları birbirini siyasal söylemin şekillendirdiği mitler üzerinden tahayyül ediyor. Ermenistan’da Türkiye’ye dair geçerli bir mit, Türkiye’de herkesin soykırımı inkar ediyor olduğu algısı. Türkiye toplumunda da Ermeni diasporasının salt Türkiye’nin kötülüğü için çalışıyor olduğu miti yaygın kabul görüyor. Yeranyan’a göre ne Türkiye ne Ermenistan toplumu homojen. Dolayısıyla bu mitler iki ülke arasındaki ilişkilere dair duygulanımların çeşitliliğine denk düşmüyor. Diğer yandan, mitler yapay değil ve gerçekliği olan toplumsal duygulara tekabül ediyor. Yeranyan, Ermenistan toplumundaki baskın duyguyu şöyle tarif ediyor: “Türkiye’de Ermenilerin soykırım acısını anlamıyorlar ama Ermeniler için bu acı çok canlı; insanlar unutmuyor ve unutmak da istemiyor. Vatanı kaybetmek meselesi çok ağır.”

6-7 Eylül 1955 Olayları ve ''Güz Sancısı'' Filmi

Dr.med.S.Adam 
Toplumlarım  yaşlanmış  acıları, konuşuldukça ve paylaşıldıkça hafifler , ancak  konuşulurken , acılara neden olan gerçeklerin  doğru, eksiksiz  bir şekilde ortaya  çıkarma gayreti , acıları  paylaşılırken de , iyi niyet ve acılara maruz kalana saygı çok önemlidir. Aksi takdirde  bu yaşlanmış acılar hafifleyeceğine , derinleşir ,şiddeti artar yaralar depreşir ve hatta  yaralar tekrar kanamaya başlar. Geçmişle yüzleşmek çok zordur, geçmişi sorgulamak toplumları ''çağdaşlaşmaya'' ,''evrenselleşmeye'' götürür,yüceleştirir ,bu bağlamda 6-7 Eylül 1955 dehşetini konu alan ''Güz Sancısı'' filmi,bir taraftan bir dönemin tarihini yeniden sorgulamak azim ve iradesi  göstermesi bakımından olumlu ve ümitlendirici bir adım  görülürken , diğer bir taraftan da, o dönemin vicdanlardan ve zihinlerden silinmeyen gerçeklerini tam olarak ortaya çıkarmada yetersiz kaldığından, o dehşeti yaşayanların yaşlanmış acılarını derinleştirerek ,yaralarını depreştirmektedir.

Soykırımı inkar yasası Yunanistan ve Fransa gündeminde

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Atina ve Paris parlamentolarına sunulan tasarılarda 1915 Soykırımı’nın inkârı ele alınıyor…  1915 Soykırımı’nın inkâr edilmesi, mağdurlarının küçümsenmesi veya aşağılanması hakkında cezai yaptırım uygulanmasına hükmeden farklı yasa tasarıları Yunanistan ve Fransa parlamentolarında yeniden gündemde. (Bizim aslanlar duymasın, dağıtırlar parlamentoyu. HYETERT)

Soykırım, kadın ve ‘Çiyayê Şengalê’

Ayşe Günaysu
Şengal’de, hâlâ basında IŞİD şeklinde geçen, ama kendilerine verdikleri adla İslam Devleti’nin (İD) yürüttüğü korkunç katliamlar yazılır çizilir ve sosyal medyada dolaşırken, insan soykırımın kadınlar için ne anlama geldiği üzerinde düşünmekten bile kaçarken bulur kendini. Soykırım imha ve yağmadır, evet. Ama soykırım kadınlar için bunun da ötesinde, bundan başka bir şeydir. Erkekler gibi kadınlar da öldürülür, açlıktan, susuzluktan, hastalıktan ölür. Binlerce sayfalık soykırım tanıklıkları, belgeleri bunlarla doludur. Ama kadın için ölümün de ötesi vardır. Nişanlının, kocanın gözü önünde tecavüz edilmek, onlara tecavüzün seyrettirilmesi, sonra da kadını nişanlının, kocanın katline tanık ettirmek, bedeninin ondan alınması, bir mal gibi satılması, kimliğine, benliğine el konulması, adı, inancı değiştirilerek başka bir insan olarak yaşamaya mahkum edilmek, bir zamanlar ait olduğu dünyanın yok olduğunu görmek, başka bir dünyada, başka bir hayatı yaşamak zorunda bırakılmak… Dolayısıyla soykırımın iki bileşeni “imha ve yağma”ya, üçüncü bileşeni “kaçırılma” eklenmezse gerçek eksik anlatılmış olur.

6-7 ՍԵՊՏԵՄԲԵՐ 1955 Ի ԱՄՕԹԻՆ 59րդ. ՏԱՐԻՆ:

Թուրքիոյ Հանրպետութեան հռչակման սկզբնային  շրջաններուն, Օսմանեան Կայսրութեան" Իթթիհատ վէ Թէրրաքի Ճէմիէյթի" (Միաբանութեան ու Յառաջադիմութեան Միութիւն,) մտայնութեան հետեւորդ կուսակցութեան մը կողմէ Թուրքիոյ Փոքրամասնութեան  համար պատրաստուած ''Ազընլըքլար Րաբօրու'' (Փոքրքամասնութեան Զեկուցում) ի մէջ Յոյներու վերաբերեալ ներառնուած էր հետեւալ տողերը:""Այսօր ,Անատօլուի մէջ բնաւ Յոյն չի մնացածի չափ  Յոյն կայ եւ անոնք ապագային  որեւէ տեղ մը վտանգ հասցնելու ի վիճակի չեն, սակայն,Իսթանպուլի Յոյներու համար, մինչեւ Իսթանպուլի պաշարման 500. րդ.տարելիցին խիստ միջոցառումներ ձեռնարկել շատ կարեւոր  անհրաժեշտութիւն մըն է: Իսթանպուլը,  առանց Յոյն բնակչութեան քաղաք մը դարձնելու  նպատակաւ:( Ակ:Ա-Քիւրդ Սօրունանա Ճէօզում Արայըշը--Ֆայիք Պուլութ-Օզայ Եայըն 1998 :

Davutoğlu Yüzünü Batı’ya mı Dönecek?

Hilmi Hacaloğlu
Profesör Deniz Ülke Arıboğan, son dönemde laik vurgusunu bir kenara iten Türkiye’nin, ‘’Siyasal İslam’ın lideri’’ olarak öne çıktığını Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu denkleminde girilen yeni dönemin ise bu stratejik hatadan vazgeçilmesi için fırsat olduğu düşüncesinde ‘Başbakan Davutoğlu “yayı doğuya doğru germezseniz oku batıya doğru fırlatamazsınız’’ der. Yeni kabinesinin dış politika mimarisi de bence Batı ile ilişkileri onarma öncelikli.

Esrarengiz bir "bankacı" olarak Taner Akçam

Prof.Dr.Levent Yılmaz*
1991 olmalı ya da 1992.Ama her halükârda Beyoğlu'nda,Küçükparmakkapı Sokak'ta açılan Hayal Kahvesi'nden sonra açıldı Kaktüs,İmam Adnan Sokak'ta.İlk ve tek "café"miz idi ve sanırım, bilaistisna herkes ama herkes oradaydı. Orada buluşulurdu. Bizim Genelkurmay orasıydı, ışıklar sabaha kadar değilse bile,uzun bir zaman yanardı.Tuhaflıklara da sahne olmuştur Kaktüs:Japon viskisi hadisesi,"Sen Valentine's ben Ballantine's" repliği hep o küçük mekânda cereyan etmiştir. "İstanbul için rakı vaktidir" denilip, ufaktan demlenmeye başlayınca,sohbet de koyulaşırdı. Zekiye,Vahit ve Ertuğrul kaygıyla bakarlardı hafiften yükselen tartışmalı konuşmalara:Aman bir arıza çıkmasın.

6-7 Eylül Pogromu’nun 59. yıldönümünde,...

Hrant Kasparyan
İHD - Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon] 6-7 Eylül Pogromu’nun 59. Yıldönümünde, Türkiye’nin İmroz’da insanlığa karşı suç işlediğini duyuruyor ve yetkilileri hesap vermeye çağırıyoruz.

Fatih Akın: Türkler Ermeni bir kahramanı sindiremez

5 ülkede 15 milyon Euro’luk bir bütçeyle çekilen filminde Ermeni soykırımı ile Amerikan yerlilerine yönelik soykırımı nasıl harmanladığı sorulan Akın, 'Ben Türklerin, bir Ermeni kahraman hakkındaki bir filmi sindiremeyeceğini çok iyi biliyorum. Bu nedenle onlarla bir empati yaratmak için yerlilerin soykırımını da ekledim' dedi.

Artvin Ermenilerine Ne Oldu?

Cemil Aksu* -Giriş
Devletin,Artvin'i "turizm cenneti" yapma 'kalkınma planı'nın öngördüğü doğrultuda hazırlanan turizm tanıtım materyallerinde 'kültür ve tarih zenginliği' nişanı olarak bölgedeki kiliseler, manastırlar, şapeller tanıtılıyor.(1) Hemen hepsi virane olmuş ya da edilmiş bu yerlerin 'kültür ve tarih turizmi' adına 'değer' kazanması,zar zor ayakta kalan yıkık dökük tarih yadigârlarının korunmaya alınması ya da en azından artık tahrip edilmemesi olumlu bir gelişme sayılır.Bu 'turizm faaliyetleri', örgütleyicilerinin  muradı hilafına ağır bir soru(n) ortaya çıkarıyor:Peki bu kiliselerin cemaatlerine ne oldu,nereye gittiler,niye gittiler?Diğer taraftan,bir zamanlar Artvin'de Ermenilerin yaşadığı bilinmesine ve bunun 'resmi kaynaklar'da yazılmasına rağmen,bu 'turizm' materyallerinde onlara ait kilise,manastır vb. kalıntılarına dair hiçbir bilgi yer almamaktadır.

6-7 Eylül Mağdurlarını Anma Etkinlikleri

• Panel – Tartışma: 6-7 Eylül ve Türkiye’nin Gayrimüslim Vatandaş Politikaları
Konuşmacı: Rıdvan Akar (gazeteci ve yazar)
Tarih: 6 Eylül 2014, Cumartesi
Saat: 16.00
Yer: İsmail Beşikçi Vakfı
Adres: Kuloğlu Mah. İstiklal Caddesi, Ayhan Işık Sokak, No: 21/1 Beyoğlu –İstanbul

'The Cut' filmine Asemik'ten tepki

ASEMİK Başkanı Yusuf Yılmaz, henüz Türkiye'de vizyona girmese de 'The Cut' filminin fragmanı ve Fatih Akın'ın paylaştığı hikayesinden dolayı Türkiye'de tepki çektiğini söyledi. Osmanlı dönemindeki 1915 olayları sırasında iki kızıyla bağlantısı kopan Ermeni bir demirci ustasının öyküsünün anlatıldığı filmde, Türklerin tecavüz ve soykırımla suçlandığını öne süren Yusuf Yılmaz, "Türkiye'de gösterime sunulmak istenen bu filmin yönetmeni Fatih Akın vatan hainidir. Filmin Türkiye'de gösterime girmemesi için kampanya başlatacağız" dedi. (ASİMDER denen ırkçılar yetmedi bir de ASEMİK çıktı başımıza. HYETERT)

Ermenistan’da Ermeni-Rus Tatbikatları başladı

«Alakyaz» Talim-Eğitim Kompleksinde Güney Askeri Bölgesi Rus Askeri Üssü ve Ermenistan Savunma Bakanlığı askerlerinin ortak tatbikatları başladı. Güney Askeri Bölgesi Basın servisinden verilen bilgiye göre tatbikatlara 1500’ü aşkın askeri personel ve 300’ü aşkın askeri araç ve donanım katıldı. Tümgeneral Mikhail Grigoryan komutasındaki tatbikatlar 7 Eylül’e kadar devam edecek.

Akdamar'daki Ayinde Ermeniler İçin Nikah İzni Talebi

Türkiye'nin en büyük gölü Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda bulunan Ermeni Kilisesi'nde bu yıl 5.si yapılacak ayinin hazırlıkları tamamlandı.  Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda 915-935 yılları arasında yaptırılan Akdamar Kilisesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca yapılan onarımın ardından 95 yıl aradan sonra ilk kez 5 yıl önce 'Kutsal Haç Yortusu'nda ibadete açılmıştı. Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türkiye Ermenileri Patrikliği organizasyonuyla gerçekleşecek ayin için Van Valiliği koordinasyonunda Gevaş Kaymakamlığı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile çeşitli kurumlar tarafından günler öncesinden çalışma başlatıldı.  Ayin öncesinde açıklama yapan Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, burada yılda bir kez bile olsa nikah izni verilmesi durumunda Ermenilerin kilisede nikah kıyacağını söyledi. (Adanın ismi kabul edilen efsaneye göre bile Ahtamar ya Ağtamar'dır. Kilisenin Adı Ahtamar Surp Haç Ermeni Kilisesidir. HYETERT)

Dengbêj Gazîn ve Âşık Leyli

Anadolu Kültür’ün, “Ermenistan-Türkiye Normalleşme Süreci Destek Programı” kapsamında gerçekleştirdiği Kadın Dengbêj ve Aşıklar projesinin konserleri devam ediyor. Vanlı Dengbêj Gazîn ve Ermenistan’dan Âşık Leyli 7 Eylül’de Van Ahtamar Adası’nda, Surp Haç Ermeni Kilisesi’ndeki ayinin ardından adada konser verecek. Ekip buradaki konserin ardından İstanbul’a yola çıkacak. Dengbêjler bu kez de 12 Eylül’de İTÜ Maçka Mustafa Kemal Amfisi’nde sahnede olacaklar.

Meryem Ana Kilisesi'ndeki skandal yargıya taşındı

Nevşehir kent merkezinde 1849 yılında inşa edilen ve bakımsızlıktan harabeye dönen Meryem Ana Kilisesi'nde sütunları birbirine bağlayan 2 gergi demirinin bir televizyon kanalında yayınlanan dizinin çekimleri öncesi kesildiği iddiası yargıya taşındı.Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, "Burada gelip bizden izinsiz olarak çekimler yapmışlar. Demirleri onlar mı kesti henüz bilemiyoruz. Duyarlı bir vatandaş olayı yargıya intikal ettirmiş. Biz de müdahil olacağız. Konu bilirkişilerin yapacağı tespitten sonra netlik kazanacak" dedi. 

'12 yıllık AKP iktidarında Kürt, Ermeni, kadın meselesi gibi tabular devam ediyor'

PEN ve İsveç Konsolosluğu'nun düzenlediği 'Yeni Türkiye'de İfade Özgürlüğü' toplantısında konuşan Mehmet Altan, özgürce konuşabilme olanağının faturasının arttığını söyledi.Uluslararası PEN Kulübü ve İsveç Konsolosluğu’nun düzenlediği “Yeni Türkiye'de İfade Özgürlüğü: Toplumsal Tartışma ve Kamusal Alanda Bilgiye Erişim” toplantısında Uluslararası PEN Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin, yazar Mehmet Altan ve Bejan Matur Türkiye’de ifade özgürlüğü ihlalleri ile 12 yıllık AKP iktidarında tabuların değişip değişmediğini ve demokratikleşme sürecini tartıştı.

Türkiye-Ermenistan sorununun çözümü neye bağlı?

Umut Tütüncü
Heyetler arası toplantıda konuşan Erdoğan, “Türkiye- Ermenistan ile aynı şekilde Azerbaycan-Ermenistan sorununun çözümü aynı merkeze bağlı. Eğer Azerbaycan-Ermenistan sorunu çözülürse Türkiye-Ermenistan arasındaki sorun da çözülmüş olur ama bu çözülmediği sürece aynı şekilde öbür tarafta Türkiye-Ermenistan arasındaki sorun da bu haliyle aynı şekilde devam edecektir” dedi.Azerbaycan’dan NATO Zirvesi için İngiltere’ye geçeceğini hatırlatan Erdoğan, “Geçmişten bugüne yapılan tüm toplantılarda Azerbaycan’a yönelik verilen sözler var. Bu sözleri orada da gündeme getirmek suretiyle bir an önce diğer ülkelere verilen sözler nasıl peyderpey yerine getiriliyorsa Azerbaycan’a verilen sözlerin de ilgili ülkelerden tabii orada da isteyeceğiz. Bu artık bir lütuf değildir, bir haktır” dedi.

ԱՌԱՋԻՆ ՀԱՄԱՇԽԱՐՀԱՅԻՆ ՊԱՏԵՐԱԶՄԸ ԵՎ ՀԱՅՈՑ ՑԵՂԱՍՊԱՆՈՒԹՅՈՒՆԸ «ՆՈՐ ՄԱՆԵԺՈՒՄ»

Հայոց ցեղասպանության թանգարան – ինստիտուտը մասնակցեց Առաջին համաշխարհային պատերազմին նվիրված «Նայի՛ր պատերազմի աչքերի մեջ» ցուցահանդեսին, որը բացվել է «Նոր Մանեժ» Մոսկվայի պետական ցուցասրահում: Ռուսաստանի, ԱՄՆ-ի, Գերմանիայի, Նիդերլանդների, Սերբիայի, Ուկրաինայի տասնյակ թանգարաններ և արխիվներ, ինչպես նաև Հայոց ցեղասպանության թանգարան – ինստիտուտը մասնակցեցին ցուցադրության կազմակերպմանը:

Suriye’li Ermeni ailelere destek oluyorlar

Erivan Belediye Bşk. Taron Margaryan talimatıyla Suriye’li Ermeni çocuklar yanısıra  sosyal güvencelerden yoksun Suriye’li Ermeni ailelere sosyal destek programları devam ediyor. Erivan Belediyesinden verilen bilgiye göre; Ocak-Ağustos 2014 aylarında konut kiraları, elektrik-su-gaz-telefon giderleri vb., ilaç temini vb. amaçlarla 79 aileye maddi destek gösterildi. Ayrıca 355 aileye gündelik kullanım gereçleri, elbiseler, ayakkabılar ve kırtasiye malzemeleri tahsis edildi.

İsveç’te Süryani okulu açıldı

Binlerce  yıldır Mezopotamya topraklarında yaşayan Asuri-Süryani Halkının Türkiye’de okul açma talebi değişik gerekçelerle engellenirken İsveç’in başkenti Stockholm’un Södertelje ilçesinde Süryani okulu, ilk eğitim dönemine başladı. 10 bini aşkın Asuri-Süryani’nin yaşadığı Södertelje ilçesinde açılışını yapılan ‘Elafskolan İlkokulu’ Avrupa’nın ilk Süryani olma okulu olma özelliğini taşıyor.

Eminönü Tahtakale’de Yahudi düşmanlığı

Eminönü Tahtakale’de bir esnaf vitrinine “Köpek Yahudiler buraya giremez” şeklinde bir yazı astı. Daha çok cep telefonu aksesuarlarının satıldığı Hasırcılar Han’da asılan yazının resmi çekilerek internette paylaşıldı.  Söz konusu yazıya arka fonda bir tank resmi de eşlik ediyor.

French socialist delegation in Yerevan for the 100th anniversary of the death of Jean Jaurès

To mark the 100th anniversary of the death of Jean-Jaurès (1859-1914), a large delegation of MPs and activists of the Armenian cause in France, led by Bruno Le Roux (President of the Socialist group in French National Assembly), at the invitation of the ARF and CDCA, goes today to Yerevan. 

Seçici Unutkanlık Cumhuriyeti

Nilüfer Kuyaş / nkuyas@gmail.com
Yeni fark ettim. Toplumsal belleğimiz çok seçici, çünkü çok çıkarcıyız. Tarihimizin zenginliğine yaraşır bir olgunluğa sahip değiliz. Rahatımıza düşkünüz. İşimize geleni hatırlıyor, gelmeyeni yok sayıyoruz... Birden düşündüm, gelecek yıl 2015, Çanakkale Zaferi’nin yüzüncü yılı diye Mart ayında kutlamalar patlama yapacak, şimdiden Yarımada’da çılgın bir anıt inşaatı başlamış. Fakat ondan iki ay sonra Nisan 2015’te Ermeni katliamının yüzüncü yılı geldiğinde gene derin bir sessizlik çökecek üzerimize. Ardından da alışılmış çekişmeler başlayacak. Önce onlar başlattı, bizi sırtımızdan vurdular, biz yapmadık diyeceğiz. Otuz, yirmi, hatta on yıl önceki katliamları ve siyasi cinayetleri çözemeyen toplum, yüzyıl önceki soykırımla nasıl yüzleşecek? Üzerinden geçmişin yükünü atamayan kültür, geleceği nasıl inşa edecek? Ne kadar acı da olsa gerçekleri kabullenmek, acıyı nihayet dile getirebilmektir. Sahiden yas tutabilmek, hayata yeniden ve daha sıkı bağlanmanın tek yolu bence... Seçici unutkanlığı Alzheimer’a dönüşen,  rahatsız bir toplum olarak değil de, hatırlamaktan korkmayan, olgun ve kendisiyle barışık bir ülke olarak 2023’e girebilsek keşke… Fazla hayalci olabilir, ama benim arzum böyle. (İyi ki sizin gibi dürüst aydınlar var. HYETERT)

Tehcir kavramının altını dolduran bir film

Alin Taşçıyan / atasciyan@stargazete.com
Fatih Akın’ın hevesle,  kaygıyla ve merakla beklenen filmi “The Cut”ın en önemli başarısı da temel sorunu da ‘dengeli’ bir film olması... Siyasal açıdan dengesi ne kadar lehine işliyorsa sinemasal açıdan dengesi de o kadar aleyhine işliyor.  71. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyeri yapılan film bir misyonu politik doğruluğuyla yerine getiriyor ama Fatih Akın imzasından beklediğimiz enerjiyi taşımıyor beyazperdeye. Fatih Akın gerçekten çok özen göstermiş “The Cut”ın hiçbir şekilde rencide edici olmaması için... Her tür kimlik kompleksinden uzak bir sinemacıdır, yaptığı filmler kendine insan ve yönetmen olarak güveninin kanıtıdır... Ama bu kez ‘Ermeni soykırımı hakkında film yapan Türk yönetmen’ olduğunun bilincinde çalışmış... Ne kadar kritik bir iş yaptığının farkında olarak, her cepheden hassasiyet göstermiş... Altı ülkenin dahil olduğu bu yapımın son jeneriğinde sayılamayacak kadar çok ortak yapımcı adı geçiyor; ekibin ve oyuncuların milliyetleri de geniş bir coğrafyaya dağılıyor.

‘Sizleri sahih adınızla çağırdım…’

Etyen Eahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Ermeni cemaatinin aydınları etrafında ve arasında yaşanan son tartışmanın özü, hasbelkader bu cemaatin ‘sesi’ olma imkanını ele geçirmiş olanların sergiledikleri bariz sorumsuzlukla yüzleşmekten kaçınmalarıdır. Özellikle Hrant’ın öldürülmesinden sonra Ermeni cemaati mağduriyetin merkezine kondu ve pejoratif sol tarafından ‘şefkatle’ kucaklanarak rehin alınmak istendi. Ermenilerin yeni aydın nesli solculaşırken cemaatin temsil yeteneğini de elinden kaçırdı. Ama Türkiye’nin geneli açısından bu aydınlar de facto olarak temsili bir işlevle algılandılar.

Kat kut başladı!

D.Mehmet Doğan / mehmetdogan@yeniakit.com.tr
Birileri 1915 için harıl harıl çalışıyor. 24 Nisan 1915... “Bu tarih de ne” denilirse, hemen cevap yapıştırılacak: “Ermeni tehcirinin, soykırımının yıldönümü!”… Bir “Türk asıllı Alman yönetmen!” The Cut diye bir film çekmiş. Venedik film festivalinde gösterilmiş. Önümüzdeki yıl önemli. Fırsat ve hasat devri. Bu meşhur yönetmenin filmini batılılar zayıf bulmuşlar. Bazı bölümlerini müsamere düzeyinde görmüşler… Filmde herkes dili ile konuşuyormuş, Ermeniler İngilizce! Bunu eleştirmişler…Film eleştirmenleri önemli değil. Bu film üzerinden yapılacak propaganda önemli. Zamanlama önemli. Önümüzdeki günlerde “kat kut” seslerini çok duyacağız. Siftahı yaptık bile! (Güneş balçıkla sıvanmıyor. Filim de bir gerçeği vurguluyor olmalı. HYETERT)

Ermeni Kimliği ve 2015’le Gelenler

Hazel Çağan  /AVİM, Uzman
2015’e aylar kala Ermenistan’daki ve Diaspora’daki Ermenilerin faaliyetlerinin hız kazanmaya başladığı görülmektedir. Bu faaliyetler, “1915” vurgusuyla Anadolu’da yaşayan halklardan sadece Ermenilerin kayıplar yaşadığı algısı yaratılmasına zemin hazırlamakta, o dönemde gerçekleşen ve tüm dünyayı etkisi altına alan trajediler ve savaşların, yaşanan kayıpların ve bugüne yansımalarının yarattığı etkiler tek yanlı bir şekilde yansıtılmaya çalışılmaktadır. 1915, öncesi ve sonrasıyla, Anadolu’daki tüm halkların hafızalarında derin izler bırakmış, bu topraklar üzerinde yaşayanlar savaş zamanının karışıklığında elde avuçta yokken topraklarını, kültürlerini, değerlerini ve huzurlarını koruma mücadelesi vermek zorunda kalmışlardır. Kısacası 1915, Anadolu toprakları üzerinde yaşayan halkların acılarının yaşandığı bir yıldır. 2015'te de bir yüzüncü yıl anması söz konusu ise, 1. Dünya Savaşı'nın açtığı yaralar ve Çanakkale mücadelesi de unutulmamalıdır. Çünkü tarihin gerçekleri birbirinden bağımsız olarak düşünülmemeli, sebep-sonuç ilişkisi çerçevesinde coğrafi koşullar da göz önünde bulundurularak kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı ve hem Türkiye'nin hem de Ermenistan'ın çabalarıyla adil bir tarih algısı yaratılmalıdır.

ANCA WR Announces 2014-2016 Board of Directors

Invites Community to ANCA WR Meet and Greet Open House on Thursday, September 4th. The Armenian National Committee of America-Western Region (ANCA WR) announced the appointment of its Board of Directors and Advisory Board for the 2014-2016 term.

1915 Süryani toplumunun gelecek umudunu yok etti 1915 destroyed the hope of Assyrian society for the future

Feyyaz Kerimo -Yazar ve öğretmen
Günümüzde Ermeni ve Türk kimliği Türkiye'den bakış. İsveç'te yaşayan yazar ve öğretmen Feyyaz Kerimo'ya göre bugün güçsüzleştirilmiş ve parçalara ayrılmış Süryani kimliğinde 1915 soykırımının geri dönülmez etkileri oldu. Irak ve Suriye'deki son gelişmeler yeni göç dalgalarına yol açarken Türkiye'ye geri dönüş fikri diaspora'da büyüyen yeni kuşaklar için çok uzak. Günümüzde Süryaniler kimliklerini nasıl tanımlıyorlar? Bu tanımlayışta geçtiğimiz yıllarda değişiklikler oldu mu ? Genel olarak ulusal kimlik kavramı, Rönesans ile birlikte özellikle dil ve tarih etrafında ortaya çıkmıştır. Bazı özellikler etrafında bir ortak paydayı ifade etmektedir. Ulusal kimlik bana göre her şeyden önce, bir aidiyet sorunudur.             

Yazma özgürlüğü var! Peki, ya yayınlama ve okuma özgürlüğü?

Ragıp Zarakolu szarakolu@yahoo.com
Melbourne- İlginç ve provokatif bir başlık: Tehlikeli Fikirler Festivali. Salman Rushti, “yazma özgürlüğü” üzerine konuşuyor, hem Melbourne’da hem Sydney de. Onun yaşadıkları başlı başına bir macera, “Şeytan Ayetleri” yayıncılarının ve çevirmenlerinin silahlı saldırılara uğramasına neden olmuştu.Ama en ağır kayıp Türkiye’de yaşandı, 2 Temmuz 1993’te. 37 canın yitmesi ile.Çünkü Ayetullah Humeyni, katli vacip diye bir fetva yayınlamıştı.

Eleştiri Kültürü Ve Bilim İnsanı

Mustafa Elveren*
Değerli bilim adamı Prof. Baskın Oran’ın Gomanweb sitesinde yayınlanan bazı yazılarından dolayı hakaret sınırına varan çok sert yorumlar yazılıyor. Bu yorumlar için Baskın Hoca bana yazdığı mesajda şöyle demişti; “Hakaret de içerse en aykırı olandan başlayarak yayınlamalıyız” Hoca’nın bu demokrat tavrına rağmen o yorumlar sitede yayımlanmadı.Elbette her insan korkar. Ancak, korkuyu aşıp, gerçekleri bilim namusuyla ortaya koymak her bilim insanının görevi olmalıdır. Baskın Hoca da zaman zaman azınlıklar konusunu, Dersim olaylarını cesaretle dile getirmekten çekinmiyor. İşte bilim insanı bu kültürle yoğrulmalıdır.

Paros Eylül Sayısı Çıktı


Bu romanla sizde soy ağacınızı sorgulayacaksınız. Buna hazır mısınız?

Belki sizin de dedeniz veya anneniz asimile olmuştur. Dedenizin nereden göç ettiğini merak etmiyor musunuz? Çünkü bu roman asimile olanlar üstüne ülkemizde tartışılırken şimdi dünya tartışıyor. Türkiye'nin son günlerde çok konuştuğu ve tartıştığı Arsine isimli romanı şimdi de dünya tartışmaya başladı.107 yaşında ki bir yaşlı kadının anlattığı gerçekler ile 1915 yılına ait Ermeni meselesini çok farklı bir perspektif ile sunan "Tehcirde bir Ermeni kızı" replikli Arsine romanı şimdi edebiyat dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Bazı basın organlarında 1915 olaylarını "Ermeni Katliamı" diye anlattığı yönünde ki haberler üstüne, bazıları tarafından da aslında 1915 olaylarına çok gerçekçi yaklaştığı konuşuluyor. Türkiye'de yaşayan bazı vatandaşların asimile yolu ile Türklüğü seçtiğinin bir kanıtı olduğu yönünde kesin kanaatler oluşturdu.

Kadın dengbej ve aşıklar Ahtamar'da

Türkiye'den Dengbêj Gazîn ve Ermenistan'dan Âşık Leyli, 7 Eylül Pazar günü Surp Haç Ermeni Kilisesi'ndeki ayinin ardından Van Ahtamar Adası'nda birlikte söyleyecekler. İlk konserini Ermenistan'da veren ikili, Van'dan sonra da İstanbul'da olacak. Türkiyeli ve Ermenistanlı dengbejler, Ahtamar’da bir konser verecek. Türkiye ’den Dengbêj Gazîn ve Ermenistan'dan Âşık Leyli, 7 Eylül Pazar günü saat 13:00’da Surp Haç Ermeni Kilisesi’ndeki ayinin ardından Van Ahtamar Adası’nda birlikte söyleyecekler. Van’daki konserin bir benzeri de İstanbul ’da tekrar edilecek. İstanbul konseri 12 Eylül Cuma günü, saat 20.30’da İTÜ Maçka Mustafa Kemal Amfisi’nde geçekleşecek.

Bartholomeos Akdamar Ayinine Katılmak İçin Van’a Gelecek

Van Gölü üzerindeki Akdamar Adasındaki Surp Haç Kilisesi’nde bu yıl 5’ncisi düzenlenecek olan dini ayine Fener Rum Patriği Bartholomeos da katılacak.... Van Kültür ve Turizm İl Müdürü Muzaffer Aktuğ yaptığı açıklamada, "Bu yıl 5. düzenlenecek olan ayine, İstanbul Ermeni Patriği tarafından bize gönderilen katılacak olan isimlerin arasında Türkiye Ermeni Genel Patrik Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Süryani Ortodoks Kilisesi Ruhani Lideri ve Patrik Vekili Filüksinos Yusuf Çetin, Başepiskopos Khajak Barsamyan gibi birçok dini liderin katılacak." dedi.

Ermeni Yalanları Yunanistan Parlamentosu’nda

Yunanistan Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı yasa tasarısı parlamentodan geçerse "Küçük Asya, Pontus, Asurlar ve Ermeni soykırımları'nı inkar edenler hapis cezası alacak. Yunanistan'da, ırkçılıkla mücadele kapsamında bir süre önce parlamentoya sunulan ancak koalisyon hükumeti ortakları arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine askıya alınan yasa tasarısı, yapılan değişikliklerin ardından bugün parlamentoda tartışılmaya başladı.(Bizim aslanlar Yunanistan’ı da Perincek’le birlikte doğduğuna pişman ederler. Hele Etyen’i bir halletsinler. HYETERT)

Fatih Akın'ın MHP'li babası Ermeni filmini beğenmiş

Ahmet Hakan, Fatih Akın'ın 1915'teki Ermeni meselesini ele alan "The Cut' (Kesik) filmini Venedik'te izledi ve yazdı. Filmin ilk 40 dakikası Türklerin Ermenilere yaptığı zalimlikler bölümünü işliyor. Fatih Akın'ın babası teşkilattan MHP'li Enver Akın, Ahmet Hakan'a filmi beğendiğini söyledi. Gelelim baba Enver Akın'ın filmle ilgili görüşlerine... "Filmi beğendim" diyor. "Ama Türkler gaddar ve katliamcı gösteriliyor" denildiğinde ise itiraz ediyor."Hayır. Filmde katliamcı ve tecavüzcü olarak asker kaçakları ve çeteler gösteriliyor. Sistematik bir katliam yok filmde."

A Square Hermès silk "Lettres de Erevan" for the 25th anniversary of SFPA

Paris- On September 1, to mark the 25th anniversary of the establishment of the charity association Protestant-France-Armenia Solidarity (SFPA), Pierre-Alexis Dumas, artistic director of Hermès, presented to the Petrossian restaurant the new square Hermès silk on the topic of the Armenian alphabet Lettres de Erevan.

Erivan'da Cuma Namazı İçin Vize Başvurusu

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Akdamar Adası'nda yapılan ayine karşılık Ermenistan'ın başkenti Erivan'da bulunan Gök Mescit'te cuma namazı kılmak için Ermenistan'ın Tahran ve Gürcistan'ın Tiflis büyükelçiliklerine posta yolu ile başvuruda bulundu.Türkiye'nin Ermeniler'in Akdamar Adası'nda dini tören düzenlemesine hoşgörüyle izin vererek iyi niyet adımı attığını belirten ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, Iğdır bugün PTT Müdürlüğü'ne giderek posta ve faks ile resmi başvuru evraklarını gönderdi. Diyalog kurulması ve sorunlar çözülmesi için Ermenistan'ın bir jest yapmasını beklediklerini ifade eden Gülbey, "Dışişleri Bakanlığımız bizim vize ve güvence konusundaki başvurumuzu üzerinden atarak Ermenistan büyükelçiliklerine yönlendirdi.(Bu güne kadar yüzlerce Müslüman Türk Ermenistan'a gitti kimsenin burnu kanamadı. İsteyen herkes de gidip camide namazını kılıyor. Dini ayini bir şantaj gibi kullanma da ancak bu zihniyete yakışır. HYETERT)

100 Years 100 Facts

http://100years100facts.com/ About the Project
Purpose: The purpose of this project is to educate and raise awareness about Armenian history and culture as a way to commemorate the centennial of the Armenian Genocide.

Dağlık Karabağ bağımsızlığının 23. yılını kutluyor

Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığının 23. yıl dönümü birtakım etkinlikler ile kutlanacak. Şuşa kentindeki Kazançetsots Katedali’nde düzenlenecek ayin ile başlayacak olan kutlama etkinlikleri uluslararası kamuoyu tarafından tanınmayan Karabağ Cumhuriyeti’nin başkenti Stepanakert’de devam edecek.

Hizbullah, Hristiyan gençlere silah eğitimi vermeye başladı

Lübnan Hizbullah Örgütü IŞİD ile savaşmak için Hristiyan gençlere silah eğitimi vermeye başladı. Lübnan ve Suriye'de İsrail ile IŞİD'e karşı savaşan Hizbullah, IŞİD ile savaşta Lübnan'ın Bekaa Vadisi ile Trablusşam kentlerinin kritik öneme sahip olacağını düşünüyor. Hizbullah, IŞİD ile etkin bir mücadele etmek için Hristiyan gençlere silah eğitimi vermeye başladı.

99 տարի առաջ, այսօր. Դանիէլ Վարուժանի եւ Ռուբէն Սեւակի Եղերական Վախճանը

Հայոց յուշատետրին մէջ Օգոստոսի այս օրը պատկերող էջը ահաւոր սեւով պատուած է։ Արիւն եւ սուգ կայ այնտեղ… 26 Օգոստոս 1915-ին «Ցեղասպան Թուրք»ը մարմնաւորող ոճրագործներ դաշոյններով մորթոտեցին Հայկեան Հանճարին ճառագայթող մեծութիւններէն երկուքը՝ անզուգական Դանիէլ Վարուժանն ու Ռուբէն Սեւակը։

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Yahudilere yönelik ırkçı saldırılara “Dur” diyoruz!

Son dönemde Yahudi yurttaşlarımıza yönelik çeşitli kesimler tarafından sistematik bir şekilde yaygınlaştırılan ırkçı nefret propagandasını endişeyle izliyoruz. Bu bağlamda İsrail devletinin Gazze’de gerçekleştirdiği kanlı saldırılar bahane edilerek, Türkiyeli Yahudilere yönelik artan nefret söylemi ve bu söylemin tetikleyebileceği ırkçı saldırılara dikkat çekmek istiyoruz. Başta medya olmak üzere, kamu görevlileri ve siyasetçiler bu konuda büyük sorumluluk taşımaktadır. Bu bakımdan son günlerde iktidar partisi milletvekilleri de dâhil olmak üzere, siyasetçilerin antisemitizmi besleyen demeçleri endişe verici boyuta ulaşmıştır.

Ermenistan - Türkiye Normalleşme Süreci için Hibe Başvuruları Başladı

 Ermenistan - Türkiye Normalleşme Süreci Destek Programı'nda toplam bütçesi 200 bin Euro olan hibe programında yaklaşık 20 farklı proje teklifine destek verilecek. Son başvuru 15 Eylül.

Özel okula teşvik listesi açıkladı

MEB tarafından 2014-2015 eğitim-öğretim yılında eğitim öğretim desteği almaya hak kazanan öğrencilerin isimlerini açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2014-2015 eğitim-öğretim yılında eğitim öğretim desteği almaya hak kazanan öğrencilerin isimleri ile destek alacak özel okulların "www.meb.gov.tr" internet adresinden açıklandı. (Yayımlanan listeye göre yanılmıyorsak bütün okullarımız (36 okulumuz ana, ilk, ortaokul ve lise) Eğitim ve öğretim desteğinden yararlanıyor. HYETERT). Sonuçlar için http://basvurular.meb.gov.tr/bsv2_4/ookeod/eod/sonuc.aspx?prm=ogrenci tıklayın.

Fatih Akın: Türkler Ermeni Bir Kahramanı Sindiremez

Ödüllü yönetmen, son filmi The Cut'ın vizyona girmeden birçok ölüm tehditi aldığını, 'Ermeni Kahramanı' konu alan bu filmi Türklerin sindiremeyeceğini bildiğini söyledi.
Yönetmen Fatih Akın, 71. Venedik Film Festivali'nde ana yarışmada Altın Aslan için yarışacak olan; 1915'teki Ermeni meselesini ele alan 'The Cut' filminden ötürü Türkiye'deki bazı milliyetçi gruplardan aldığı ölüm tehditlerine ilişkin, "Sanat için ölmeye değer" ifadelerini kullandı.

Dindarlara, Kürtlere ve Beyaz Türklere kritik sorular...

Markar Esayan
Türkiye'de etnik kimliğin veya kimlik siyasetinin olumsuz bir tınısı var. Bu oldukça doğal çünkü cumhuriyet 'Alman usulü', yani tüm çeşitlilikler tek bir kimliğe indirgenerek kurulmuş…Balkan ve 1. Cihan Harbi ile Osmanlıcılık tasfiye olurken Türkçülük, İttihatçılık içinde öne çıkıyor. O esnada çok kültürlülük, dindarlık ve etnisiteler bilakis ölümcül bir zaaf olarak görülmeye başlanıyor. O kadar ki İttihatçılar Ege ve İç Anadolu'da Rum, coğrafyanın tamamında ise Ermeni tasfiyesine girişecek kadar paniğe kapılmış haldeler. Cumhuriyetin kuruluşunda tercih edilen tek kimliklilik ve homojen yapının böyle bir hikayesi var. Mustafa Kemal güçlenene kadar asıl projesini ustalıkla gizliyor…  Geldiğimiz eşikte Yeni Türkiye'nin hangi zihniyet üzerinde inşa edileceği çok önemli. Türkiye'yi dönüştüren dindarlar ve Kürtler ataerkil kimliği demokratlıkla ne denli mezcedecek? Sünniler cumhuriyet döneminde din değil bu kez Türklük üzerinden konsolide olan Millet-i Hakime imtiyazını terk edebilecekler mi? Tüketim ve zenginleşme hakkını kullanırken, demokratlığı yozlaşmadan dindar kimlikle zenginleştirmeyi başaracaklar mı? Bu arada Beyaz Türkler ne zaman iyileşip, ne zaman zengin birikimleri ile bu yeni kimliğe katkı sunacaklar? Yazının Devamı: http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/MarkarEsayan/dindarlara-kurtlere-ve-beyaz-turklere-kritik-sorular/55645

Çavuşoğlu’nun Dışişleri Bakanı Olarak Atanması Ermeni Lobisini Endişelendirdi

İbrahim H. Aydoğan - Turkishny.com
ABD'deki Ermeni lobisi, Türkiye’de Dışişleri Bakanlığı’na Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'ndeki (AKPM) başkanlık vazifesi boyunca Karabağ’daki Ermeni işgali ve sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı aktif ve güçlü bir şekilde mücadele etmesiyle öne çıkan Mevlüt Çavuşoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı’na getirilmesinden rahatsız oldu.

Terminatör

Sevan Nişanyan
Facebook profilimde gırgırına yazdığım bir cümle var. Gencin biri ona takmış, bana sitem etmiş: “Merhaba Sevan bey, ben sizin henüz kitaplarını okumadım ama bazı programlarda fikirlerinizi dinledim… Facebook sayfanızda Atatürk’ün insan öldürdüğünü ima etmişssiniz. Lütfen sizden rica ediyorum beni aydınlatırmısınız Atatürk nerede insan öldürmüştür?  Ha bizim namusumuzu,özgürlüğümüzü savunduğu savaşlarda insan öldürdüğünü söylüyorsanız o savaşta olmayı ben şeref kabul ediyorum onuda bilmenizi isterim . . . !” Dayanamadım, etraflıca cevap yazdım.

Pazardan notlar: Batı'nın ambargosu, balık tezgahında Türk-Ermeni ittifakı yarattı!..

"Ambargo Altındaki" Moskova'dan Çarşı-Pazar İzlenimleri: Rusya'ya Batı ülkelerinin uyguladığı ambargo Moskova'da gündelik hayata nasıl yansıdı?...TürkRus.Com hafta sonunda Moskova'da çarşı-pazar-market-AVM dolaştı. İşte izlenimlerimiz: Alman Metro hipermarketinde eskiden Yunanistan'dan Norveç'e, İtalya'ya kadar pek  çok AB ülkesinden gelen deniz mahsülleriyle dolu bölümde, artık Türkiye'nin "ezici" üstünlüğü göze çarpıyor. Çiftlik çipuraları, kilosu ortalama 370-400 rubleden (20-25 lira) satılıyor. Levrek ise 30 liranın biraz üstünde. Türk balıkları Metro'da her zaman vardı ve yine var. Ama bu kez "kapladıkları alan" daha fazla ve yanında sürpriz bir "komşu" var: Ermenistan'dan gelen alabalıklar. Daha önce kendine Moskova'da tezgahta yer bulamayan Ermeni balıkları, şimdi ambargoyu fırsat bilip Türk balıklarıyla Metro'yu doldurmuş. Güçlü rakip ülkelerin tezgahtan uzaklaşmış olmasından ziyadesiyle memnunlar! Bir de tabii Rus balıkları var. Fiyatlarda hafif bir artış var, ama "fahiş bir durum" yok.

Van'da 400 Yıllık Ermeni Kilisesi Turizme Kazandırılması İçin Çalışma Başlatıldı

Van’ın Gürpınar ilçesinde 400 yıl önce Ermeniler tarafından yapılan tarihi taş kilise turizme kazandırılması için çalışma başlatıldı. İlçeye 40 kilometre uzaklıkta bulunan Işıkpınar (Ortik) Mahallesi’nde yaklaşık 400 yıl önce Ermeniler tarafından yapılan ve günümüze kadar bir bölümü ayakta duran taş kilise onarılmayı bekliyor. Işıkpınar (Ortik) Mahalesi'nde bulunan 400 yıllık Ermeni Kilisesi'nde incelemeler yapan Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, kilisenin turizme kazandırılması için çalışma başlattı.

Putin'den doğu Ukrayna için 'devleti' tartışma çağrısı

Rus medyasında yer alan haberlere göre Putin, Ukrayna'nın doğusu için 'devlet olma durumunu' tartışma çağrısında bulundu. Çağrı AB'nin Rusya'ya geri adım atması için bir hafta süre tanımasının ardından geldi. Rusya lideri Vladimir Putin, doğu Ukrayna'da "devlet olma durumunu" tartışmak için görüşmeler yapma çağrısında bulundu. Putin'in Rus medyasında yer alan çağrısı, AB ülkelerinin liderlerinin Rusya'ya Ukrayna'daki güçlerini çekmesi için bir hafta süre tanımasının ardından geldi.

Կիւլենի Վարժարաններէն Երկուքը Պիտի Փակուին

ՍԱՔՐԱՄԵՆԹՕ.- Ինչպէս հաղորդած էինք, Միացեալ Նահանգներ ապրող թուրք կրօնապետ Ֆեթհուլլահ Կիւլենի հիմնած «Մակնոլիա» վարժարաններու ցանցին պատկանող Քալիֆորնիոյ 12 վարժարաններու հաշիւները կը հետաքննուին՝ զեղծարարութեանց ու կասկածելի փոխանցումներու պատճառով, նկատի ունենալով, որ անոնք պետական օժանդակութեամբ կը գործեն:

Cardinal Grigor Petros XV Agagianian was a candidate for Pope in 1958 and in 1963

Cardinal Agagianian, in the middle, flanked by two Polish Armenian Catholic clergymen, Rome, 1958. One of the aspects of diversity in the Armenian nation is the existence of an Armenian Catholic Church, in full communion with the Vatican. Among the most renowned clergymen from that tradition was Grigor Agagianian (Krikor Aghajanian), who rose to the rank of Cardinal of the Roman Catholic Church.

Erdoğan: Rumlara kapımız açık

KKTC’de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rum vatandaşlarına Türkiye’nin kapısının açık olduğunu söyledi. Ruhban Okulu’nun açılmasının zor olmadığını da ifade eden Erdoğan, “Ama siz de sözünüzde durun. Sizde hiç al yok, bir de al deyin” dedi. Erdoğan, Rize’ye gittiğini söyleyen yabancı bir gazeteciye ise “Bizim eve de gittin mi?” diye sordu.

Türkiye'nin 'Yara'sına ölüm tehdidi

Fatih Akın, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Ermenilerin “soykırım” olarak niteledikleri, ancak Türkiye’nin “soykırım” nitelemesini reddettiği 1915 olaylarını konu aldığı filmiyle ilgili “nefret mesajları”, hatta bir de ölüm tehdidi aldığını, ama bunun büyütülmemesini istediğini söyledi.

Amerika İşci Bayramını Kutluyor

Amerika’da bugün Labor Day, yani İşçi Bayramı. Dünyanın birçok yerinde 1 Mayıs’ta kutlanan İşçi Bayramı, Amerika’da her yıl Eylül’ün ilk Pazartesi günü kutlanıyor.Eylül ayının ilk Pazartesi günü, 1894 yılında ülkedeki işçi sendikalarının baskısıyla resmi tatil ilan edildi. Sendikalı fabrika işçileri bayramlarını yıllar boyunca büyük kentlerde düzenledikleri yürüyüşlerle kutladı

Serj Sarkisyan Bilgi Gününü kutladı

Ermenistan cumhurbaşkanı 1 Eylül Bilgi Günü vesilesiyle bir kutlama mesajı yayımladı.  "Sevgili öğrenciler, öğretmenler ve ebeveynler, Sevgili yüksek öğretim öğrencileri ve öğretim üyeleri, Bilgi Günü ve yeni öğretim yılının başlaması vesilesiyle sizleri kutluyorum. Kültür ve öğrenim, halkımızın asırlık seyrinin kimlik kartına dönüşmüştür. En zorlu koşullarda bile Ermeniler  bilim ve kültürel ilerlemeden vaz geçmemiş ve bölgede eğitimi en çok sevelerden biri olmuştur. Ermeni halkının Tanrı vergisi  ilerici gelenekleri sayesinde nitel olarak yeni bir düzeye ulaştık. Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi devletimizin önemli önceliklerinden biridir. (Ermenistan da 1 Eylül'ü Bilim Günü olarak kutluyor. HYETERT)

Kadıköy'den Ezidilerle Dayanışma Çağrısı

Nilay Vardar
Barış Günü, Valiliğin yasak kararına rağmen Kadıköy'de kutlandı. Konuşmalar ve pankartlarda, IŞİD saldırısından kaçan Ezidilerin durumuna ve Ortadoğu politikalarına dikkat çekildi... Barış Günü Komitesi adına konuşan Deniz Mardin, Şengal'deki IŞİD saldırısından kaçan yüzbinlerce Ezidi'nin soykırımla yok olma tehlikesi altında olduğunu belirterek özellikle kadınların şiddetin en ağır biçimine maruz kaldığını hatırlattı.

HDP'den Türkiye ve Ortadoğu'da Barış İçin Çağrı

1 Eylül Barış Günü mesajında Ortadaoğu'daki savaş ortamını hatırlatan HDP uluslararası kamuoyundan katliamlara karşı ortak mücadele, AKP'den ise sığınmacılar için insanı yaşam koşulları ile barış süreci adına somut adım istedi.Halkların Demokratik Partisi (HDP) 1 Eylül Barış Günü açıklamasında. Irak, Suriye ve Filistin’deki savaşlar ile Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) saldırılarını hatırlattı. (Dünyada Türkiye'den başka 1 Eylülde Barış gününü kutlayan ülke yok. Dünya 21 Eylül'de Barış Gününü Kutluyor. HYETERT)

Bir Türkiyeli olarak…

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Anadolu azınlıkları için kimlik neredeyse tüm tarihleri boyunca bir özgürlük işlevi gördü. Yöneten kavim açısından kimliğin ayak bağı olduğu bir tarihsel dönemdi. Bizans, Selçuklu ve Osmanlı çizgisi bu açıdan çok büyük farklılıklar göstermedi. Yöneten kendi kimliğini çeşitlendirip kozmopolit hale getirdikçe daha geniş hareket alanına kavuştu. Yönetilenler ise kendi kimliklerini kurumsalaştırdıkları ölçüde iç yapılarında özgürlük imkanı yakaladılar. Sonuçta ataerkil zihniyetin yönetim kültürüne hakim olduğu bir imparatorluk dünyasıydı… Her farklılığın kendine has değerinin olduğu, hiçbir kimliğin diğerine eşit olmadığı, kimliklerin bir hiyerarşi içinde dizildiği, her kimliğin merkezle doğrudan ilişki kurduğu, kimlikler arasında yer alan kamusal alanın devlete ait olduğu bir dünyaydı.

Erdoğan'ın resepsiyonunda Ermenistan sürprizi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği devir teslim resepsiyonunda Ermenistan'la ilgili ilginç bir gelişme yaşandığı ortaya çıktı..Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbandyan, Erdoğan'ı Yerevan'da düzenlenecek anma törenine davet etti.. Devir teslim töreni öncesinde Erdoğan'ı Köşk'ün bahçesinde bekleyen Nalbandyan, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan imzalı tebrik ve davet mektubunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sundu. Nalbandyan, mektubu sunuş sırasında Türkçe konuştu ve Erdoğan'a, "burada davet de var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, tebrik mesajı için teşekkür ederek, mektubu ayrıca inceleyeceğini söyledi.

ՀԱՅՐ ՕԳՈՍՏԻՆՈՍ ՎՐԴ. ՍԵՔՈՒԼԵԱՆԻ ՔԱՌԱՍՈՒՆՔԻՆ ԱՌԻԹՈՎ

«Նոյնիսկ Գերեզմանաթումբէս պիտի ուզէի որ լսէք բողոքս»                                                     Հ.Օ.Վ.Ս.
Մօտաւորապէս քառասուն օրեր առաջ հողին յանձնեցինք, Մխիթարեան Միացեալ Միաբանութեան երիցագոյն անդամ՝ Հ. Օգոստինոս Վրդ. Սեքուլեանի հողեղէն մարմինը, եւ սակայն ան ներկայ է ամէն օր մեր ապրումներուն մէջ: Այս առիթով հրատարակութեան կը յանձնեմ իր մէկ նամակը, ուղղուած Աբբահօր, որպէս հարազատ վկայութիւն իր փոթորկալից կեանքին եւ ապրումներուն:

400 yıllık evler dimdik ayakta

Ermenilerden kalma 400 yıllık pişmiş topraktan yapılan un deposu halen kullanılıyor Van'ın Gürpınar ilçesinde 400 yıl ön ee Ermeniler tarafından yapılan taş evler günümüze kadar dimdik ayakla İlçeye 40 kilometre uzaklıkta bulunan Işıkpmar Mahallesi, taş evlerle dikkat çekiyor. Yaklaşık 400 yıl önce Ermeniler taralından yapılan ve günümüe kadar ayakta duran taş evler halen mahalle sakinleri tarafından kullanılıyor.

Azınlık Kavramından Ne Anlıyoruz?

Melike Futtu
Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneği’ni ziyaret eden OHO katılımcıları, Türkiye'de yaşayan azınlıkları daha iyi tanımasına katkı sağlamayı amaçlayan ''Azınlık vatandaşları = Eşit vatandaşlar'' projesini dinledi. Okuldan Haber Odasına (OHO) 2014 programının dördüncü gününde, genç gazeteci adayları İstanbul’daki Rum cemaati tarafından 2011 yılında kurulan Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneği’ni (Rumvader) ziyaret etti. Derneğin yönetim kurulu üyelerinden Kostandin Kiracopulu dernek hakkında bilgi verdi ve devletin azınlık politikaları hakkında konuştu. Proje koordinatörü Marina Drymalitou ise toplumun Türkiye'de yaşayan azınlıkları daha iyi tanımasına katkı sağlamayı amaçlayan ''Azınlık vatandaşları = Eşit vatandaşlar'' projesini katılımcılara anlattı.

Palyaçonun cehennemi

Aksam.com.tr Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Azınlıklar içinde ve özellikle Ermeni cemaatinde bu pespayelik son derece yaygın… Ermeni ‘aydınları’ diye ortalıkta dolaşanların büyük kısmı utanç verici bir yüzeysellik ve kabalık sergiliyor. Kendilerini seyre gelmiş sol/liberal ‘aydın aristokrasisinin’ alkışını almak için, burunlarına kırmızı toplar yapıştırmış, yeri geldiğinde taklalar atan palyaçolar gibiler. Seyircilerin ön sıralarında malum cinayetten bu yana cemaate kapılanmış, onu şefkatli kolları arasına alarak emmeye çalışan parazitler oturuyor. Localarda ise bu pespayelik bataklığında çimlenirken, aşağıdakileri takdir etme ‘büyüklüğünü’ gösteren, entelektüelliği bir şarlatanlık pratiği haline getirmiş laik/sol literati… .Ağzından çıkanı kulağı duymayan, sözünü söylediği yerde terk ederek bir sonraki aklınca zeki kelimenin peşinde düşen ve etrafındaki alkış sayesinde ‘aydınlaşma’ mertebesine ulaştığını sanan bu zavallılık bugün Ermeni cemaatini kuşatmış durumda. Kişilik eksikliği artık sirkin büyülü ortamında gideriliyor. O nedenle de gösteri hiç bitmesin, seyirci hiç gitmesin, gösteriyi ayakta tutan ‘malzeme’ hiç tükenmesin isteniyor. (Ne diyelim eline sağlık. HYETERT)

Türkiye, Ermeniler ve 1915 Katliamları -Son-

"Ellerim bağlı, gözlerim açık, nefes alamıyorum, gördüğümü sanıyorsunuz, hayır ben canıma sebep toprağın üstünde yaşamımı çok gördüğünüz, anlamsızlığa bakıyorum... Ölüm benim engel olabileceğim bir şey değil, aslında bizi bu hale getirenlerin ölmesini istemiyorum, çünkü bize toprağın üstünde yaşamayı çok görenleri, toprağın altına gömsünler istemiyorum. Bizi katledenleri sevmediğimden değil, toprağın altında da zulüm edeceklerinden korkuyorum..."
Foti Benlisoy
Erdoğan’ın 1915 çıkışı üzerine muhtemelen çok şey yazılıp çizilecek. Taziye mesajının bir dış politika hamlesi olduğu aşikâr. Erdoğan (beğenelim beğenmeyelim) bir manevra ustası olduğunu (manevra tutsa da tutmasa da) bir kez daha gösterdi. 1915’in yüzüncü yılına giderken ve AKP iktidarı artan dış basınç karşısındayken isabetli bir ‘gaz alma’ manevrasıyla, belli ki üzerinde ziyadesiyle çalışılmış bir ‘ince ayar’ girişimiyle karşı karşıyayız

Türkiye-Ermenistan Sınır Kapıları Sorunsalı ve Ekonomik Analiz…

Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Karabulut’un yaptığı Türkiye-Ermenistan sınır kapıları sorunsalı ekseninde ekonomik analiz çalışmasından ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Prof. Dr. Karabulut, Kars ve Iğdır illerinde ticaret ile uğraşan 725 esnaf ile yapılan ankete ilaveten tarihi ve istatistiki verilerden yararlanılarak hazırlanan çalışmasının sonuçlarını paylaştı. Karabulut, “Ermenistan’la ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi Türkiye’den çok Ermenistan için önem arzetmektedir” dedi.

Osmanlı Hıristiyanları


Türkiyeli Yahudiler: 'İsrail'in saldırganlığına da ırkçılığa da karşıyız'

Türkiyeli Yahudilerden bildiri... İsrail'in Gazze’ye yönelik saldırıları başladığından bu yana kimi çevrelerin Türkiyeli Yahudiler’i de tavır almaya zorlayan, aldıkları tavrı beğenmeyen baskıcı tutumuna karşı bir grup Türkiyeli Yahudi açıklama yaptı. Yayınlanan bildirire, İsrail'deki saldırılardan ötürü Türkiye Yahudi Cemaati'nin suçlanması 'ırkçılık' olarak nitelendirildi.

Dersim Ermenileri Dayanışma Günü / ՏԵՐՍԻՄԱՀԱՅՈՒԹԵԱՆ ԶՕՐԱԿՑՈՒԹԵԱՆ ՕՐ / Journée de Solidarité aux Arméniens du Dersim

HayCappella Korosu ilk prova!

26 Eylül Cuma, 20:00
İstanbul'da Mimar Sinan Universitesi Bomonti Kampusu