Etiketler

Paros Ekim Sayısı Çıktı


‘Barbar Türk’ten ‘Müslüman Türk’e

 Ayşe Hür /Araştırmacı, Radikal gazetesi yazarı
İlk kez Çin kaynaklarında ortaya çıkan ‘Tu-kiu’, ‘Tu-Kue’, ‘Tut-kut’, ‘Tolköl’ gibi terimler, 9. yüzyıldan itibaren Arap-Müslüman kaynakları tarafından ‘Türk’ (çoğulu Türük veya Türküt) olarak çevrilerek Bizans ve Arap literatürüne girmişti. 6-8. yüzyıllara tarihlenen Yenisey ve Orhun Yazıtları’ndaki bazı terimleri 1893 yılında ‘Türk’ olarak okuyan Danimarkalı dilbilimci Thomsen’den sonra da terim Batı literatürüne yerleşti. Bugün bazı bilim adamları, Çinlilerin bütün yabancılara ‘Tu-kui’ dediğini düşünüyor.

ՈՏՆՁԳՈՒԹԻ՞ՒՆ ԹԷ ՅԱՓՇՏԱԿՈՒՄ

Ամենայն Հայոց Հայրապետութեան համացանցի կայքէջէն կ'իմանանք որ Սեպտեմբեր 18-21 օրերուն, Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածնի մէջ, բարձր նախագահութեամբ Ն.Ս.Օ.Ս.Տ. Գարեգին Բ. Ծայրագոյն Պատրիարք եւ Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի, տեղի ունեցաւ Եկեղեցական ներկայացուցչական հինգերորդ ժողովը, որուն կը մասնակցէին Երուսաղէմի եւ Կոստանդնուպոլսոյ Հայոց պատրիարքութեանց ներկայացուցիչները, Գերագոյն Հոգեւոր Խորհուրդի անդամները, Հայաստանի եւ Սփիւռքի թեմերու առաջնորդներն ու աշխարհական ներկայացուցիչները: Հաւաստի աղբիւրներէն կ'իմանանք որ այս հաւաք-գիտաժողովի ընթացքին կարգ մը եկեղեցականներ «քաջաբար» բերած են առաջարկ մը, Երուսաղէմի եւ Պոլսոյ Պատրիարքութիւնները սովորական թեմական առաջնորդութիւններու վերածելու մասին, զրկելով այդ հաստատութիւնները իրենց վարչական անկախութենէն: 

İslamcının Müslüman'a yalanı: Avrupa'da din dersleri

Baskın Oran
Din dersleri konusunda AB'de iki temel ilke var: 1) Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü 2) Eğitim hakkı. Özetle, ders dinsel içerikli olabiliyor, ama o zaman ya seçimlik oluyor yahut muaf olunabiliyor. Geçen hafta yazmıştım (www.radikal.com.tr/yazarlar/baskin_oran/kizlarda_9_yasin_hikmeti_ve_sefaleti-1216660): AİHM, Türkiye’deki din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması gerektiğine 16 Eylül 2014’te oybirliğiyle hükmetti.

Hristiyan Din Bilgisi Dersini Kim Verecek?

Yüce Yöney
Ermeni okullarında yöneticilik yapan Garo Paylan, Milli Eğitim Bakanı Avcı’nın açıkladığı azınlık okullarında Hristiyan din bilgisi dersini değerlendirdi: Olumlu ama fiilen karşılığı yok... “Bu dersi kim verecek diye bir soru var. Rumlar açısından Ruhban Okulu kapalı, Ermenilerin din insanı yetiştiren özerk bir kurumu yok. Musevilerin de yok. Geçmişte vardı ama şimdi kapatılmış, işlevsizleştirilmiş durumda.”... “İlahiyat fakültelerinde Hristiyanlık öğretisi çerçevesinde bir tedrisat yok. Öyle mezun olan Hristiyan öğretmenler de yok. Fiiliyatta bizim zorunlu din derslerimizi bile mevcut Ermenice öğretmenlerimiz veriyor. “Bizim kendi din öğretmenimizi, ruhbanımızı yetiştirecek şartların geliştirilmesi, bu kurumların oluşturulması lazım ki buradan eğitmenler çıksın. Eğitmenlerle ilgili bir formül bulunması lazım. (Bu değerlendirme doğru değil. Ruhban okulunun olmaması mevcut din adamlarımızın din dersi veremeyeceği anlamına gelmez. Din dersi, -pedagojik formasyon aranmadan- patrikliğin belirleyeceği din adamlarınca verilmelidir. HYETERT)

Türk Karşıtı Lobilerden ABD Kongresi’ne ‘Hıristiyan Mülkleri’ Baskısı

ABD’deki Türkiye karşıtı lobiler, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından bir süre önce kabul edilen H.R. 4347 kodlu Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Hristiyan mülkleriyle ilgili kanun tasarısının Genel Kurul’a getirilmesi için Kongre üyelerine baskı yapıyor. ABD’deki Ermeni ve Rum lobi kuruluşları tarafından geçirilmesi için yoğun kampanyalar tertiplenen kanun teklifi, Türkiye ve KKTC’de Hristiyanlara ait bütün mülklerin katalogunun yapılmasını öngörüyor ve ABD’de 2005’ten bu yana Ermeni ve Rumlar tarafından Türkiye aleyhinde açılan tazminat davalarını destekleyen bir düzenleme olarak öne çıkıyor.

Ermeni Kültür Haftaları Ve Çevirmenler Bayramı Nedeniyle

 Ermeni Alfabesi Mucidi Aziz Mesrop Mashdotz, Katolikos Aziz Sahag Bartev ve Aziz Çevirmenler Anısına. Ermeni dünyasının, özel anlama sahip günlerinden biri de, asırlardır, minnet ve şükran duyguları ile kutlanan ''Aziz Çevirmenler Günü''dür(TARKMANCATZ DON): Bu bayram, senenin Ekim-Kasım ayları arasında ''Ermeni Kültür Günleri'' adı altında kutlanır. 

Mesrob the Vartabed (known as Mashdotz) (438 A.D.)

St. Mesrob was born in the village of Hatzegatz in the province of Daron.  In his early years, he learned both Greek and Persian and served in the Armenian royal court.  Later, he decided to enter the ranks of the clergy, and with some other young men he went to preach in the province of Koghtn around 395 A.D.  During this period, he felt the great need of the Armenian people for an alphabet of their own, so he petitioned Catholicos Sahag, and together they requested the aid of King Vramshabouh.

Petrolsporlu Sinan Dünya Şampiyonu Oldu

Batman Petrolspor’un başarılı güreşçisi Sinan Sadak Ermenistan’ın Erivan kentinde yapılan Dünya İşitme Engelliler Güreş Şampiyonası’nda 60 kiloda İran’lı rakibini yenerek dünya şampiyonu oldu. Erivan’da yapılan güreş şampiyonasında Sadak’ın, sırayla Kazakistan, Rusya, Ermenistan ve final karşılaşmasında İranlı rakiplerini teknik olarak başarılı oyunlarla yenip dünya şampiyonu olması Batman ve bölgede sevinçle karşılandı.

The Cut 16 Ekim'de gösterime giriyor

Fatih Akın'ın yönettiği 'The Cut' 'Kesik' filmi 16 Ekim'de gösterime girecek. Akın, 1915 yılındaki olaylarda Almanya'nın sorumluluğunun bulunduğunu söyledi. Ödüllü yönetmen Fatih Akın'ın son filmi 'The Cut' 'Kesik' önümüzdeki hafta gösterime girecek. 1915 yılında Ermeni Tehciri'ni konu eden film ile ilgili Alman haber Ajansı'na konuşan Fatih Akın, 1915 yılında yaşanan Ermeni Tehciri ile ilgili Almanya'yı da suçladı.

Kobani, Öcalan'ın hicret ettiği yer olduğu için kutsalmış!

Yazar Muhsin Kızılkaya, Kobani'nin Öcalan'ın hicret yeri olduğundan Kürtler için kutsal ve çok önemli olduğunu söyledi...."1979 yılında da Abdullah Öcalan sınır dışına çıktı ilk olarak Kobani kasabasına gitti. O yolculuk PKK'nın tarihinde Kutsal Yolculuk olarak kabul edilir. Hicret olarak nitelendirilir. Öcalan'ın Ortadoğu sahasında yani Önderlik sahası adı verilen yere geçişi sağladığı ve ilk ayak bastığı yer oldu."

Laz, Ermeni, Gürcü, Hemşinli aydınlardan Kobanê’ye destek

Laz, Alevi, Ermeni, Gürcü, Hemşinli örgüt ve aydınlar bir bildiri yayınlayarak, Kobane direnişinin yanında olduğunu duyurdu, “Tarafsızım demek ezenlerden, katillerden, IŞİD’den taraf olmaktır” dedi. Antakya Samandağ İskenderunlular Derneği, Avrupa Süryaniler Birliği Türkiye Temsilciliği, Hemşin Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği, Laz Mektebi ve Demokratik Pomak Hareketi’nin de içinde olduğu örgütler ile Ermeni, Laz ve Ezidi aydınlar, Kobanê direnişi ile ilgili ortak bir bildiri yayınladı.

Panarmenian Expo-2014 Fuarı açıldı

Erivan Belediyesi desteğinde, Erivan-2796. yıl kutlamaları çerçevesinde  Panarmenian Expo-2014 Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Erivan Belediyesi Basın servisinden verilen bilgiye göre, Ermenistan Sanayi Odası, Ermeni Gelişim Ajansı ve Prom-EXPO ortak inisiyatifiyle organize edilen fuar Ermeni ekonomisinin potansiyelini açığa çıkarmak yanı sıra Diasporayla  ekonomik, kültürel ve bilim-teknik doğrultularında bir iş platformu yaratmayı amaçlamakta.

ATAA, TADF ve FTAA’dan Ortak Konferans

Turkishny.com
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) ve Florida Türk Amerikan Derneği (FTAA), 18 Ekim’de Florida Türk Evi’nde ‘ABD’de Türk Amerikan Mirasının Muhafazası” başlıklı bir konferans tertipleyecek. Açılış konuşmalarını FTAA Başkan Yardımcısı Seda Aktaş ve ATAA Başkan Yardımcısı Ceren Sayan’ın yapacakları programda ATAA Mütevelli Heyeti Üyesi, Avukat Günay Evinch “Geçmişi, Şimdiki Hali ve Geleceği ile Ermeni Meselesi” başlıklı bir konuşma yapacak. 

'11 Ekim’de Düsseldorf’ta buluşalım'

Dersimli ve Alevi kurumlarının da içinde yer aldığı Avrupa’da faaliyet yürüten 34 kurum, Kobanê için merkezi eylem çağrısı yaptı. Kurumlar, tüm duyarlı kesimleri Cumartesi günü saat 11:00’da, Almanya’nın Düsseldorf kentinde yapılacak büyük yürüyüş ve mitinge davet ediyor. Yürüyüş için “Friedrich Ebert Strasse; DGB; Düsseldorf” adresinde toplanılacak. Dün ise bazı kurumlardan 11 Ekim’deki yürüyüş için açıklama geldi.

İşte Kobani bilançosu

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kobani eylemlerinin bilançosunu açıkladı.., “Bu eylemlerde 31 kişi hayatını kaybetmiştir, 2 emniyet görevlimiz şehit olmuştur. Olaylarda 221 sivil vatandaş, 139 güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 351 kişi yaralanmıştır. 2 emniyet görevlisinin şehit olduğu saldırıyı gerçekleştiren 5 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir…  Bu olaylarda 212 okul, binası, 67 emniyet, 25 kaymakamlık, 29 parti binası, çocuk yuvaları, Kızılay kan merkezleri olmak üzere 780 bina yakılmış ve tahrip edilmiştir. Özel araçlar, belediye araçları, polis araçları olmak üzere bin 177 araç kullanılamaz hale gelmiştir. Bu olaylar sırasında şiddet eylemlerine katılan, vandalizmi memleketimize yaşatan bin 24 şahıs gözaltına alındı, 58 tanesi tutuklandı, diğerlerinin soruşturmaları devam ediyor” dedi. (Ölü sayısı 33 oldu. HYETERT)

Demirtaş olayları değerlendirdi

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Kürt, Alevi, Ermeni Arap bu ülkenin düşmanı değil. Suriye’de yaşayanlar da değil. Halkları birbirine karşı, etnik çatışmaya sürükleyecek bir yaklaşımdan herkes hızla uzaklaşmalıdır” dedi...Demirtaş, “IŞİD barbarlığını topraklarımızda yaşatmayalım... Kobani’den acil telefon geldi, Mürşit Pınar Sınır Kapısı’nı alacaklarını, IŞİD’in eline geçebileceğini söylendi. IŞİD 4 taraftan kuşattı, birazdan katliamlar, tecavüz kelle kesme haberlerini göreceğiz dedik. Bu durumda halkımızı acil eyleme çağırdık. Kobani’nin yanında olun dedik. Bu kaygıyla bu siyasi sorumlulukla, Türkiye’nin de bilinci ile Türkiye’nin geleceğini kurtaracak kritik çağrıyı yaptık, halkımızı acil eyleme çağırdık. Bizi o noktaya getiren tam olarak budur...

Kobani provokasyonlarında ölü sayısı 30'a yükseldi

IŞİD'in saldırıları bahane edilerek düzenlenen izinsiz gösteriler devam ederken, yaşanan olaylarda yaşamını yitirenlerin sayısı 30'a yükseldi.IŞİD bahanesiyle sokakları ateş çemberine çeviren eylemciler yakaladığı kişileri silah, bıçak, sopa ve taş kullanarak öldürdü. Çıkan olaylarda DBP ve HÜDA-PAR'lı gençlerin karşılıklı çatışmalarında yoldan geçen insanlar da öfkeli grubun hedefi oldu. Siirt'te 2 yaralının daha ölümüyle 4 günlük olaylarda ölenlerin sayısı 2'si yabancı 25 kişiye yükseldi. İstanbul'da Mert Değirmenci'nin beyin ölümü gerçekleşti. Öte yandan bu akşam Gaziantep'te yaşanan çatışmada 4 kişinin ölümüyle birlikte Kobani eylemlerinde çıkan olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 30'a yükseldi.

Nabi Avcı: Hristiyan öğrencilere din dersi verilecek

Umut Tütüncü/ Habertürk
Bakan Avcı Habertürk'e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, azınlık okullarında öğrenim gören Hristiyan öğrencilere zorunlu Din Bilgisi ve Ahlak Bilgisi dersinin yanı sıra kendi dinlerini öğrenecekleri seçmeli din dersi koyacaklarını söyleyerek “Hazırlanan müfredat için imzayı attım” dedi… “Hristiyan öğrenciler için Hristiyan din bilgisi dersi gelecek. Bizim azınlık okullarımız var. Burada okuyan çocuklarımız da isterlerse kendi dinlerini öğrenecekler. Musevi vatandaşlarımız da kendi okullarında, kendi dinlerini öğrenebilsinler diye hazırlık yapıyorlar. AİHM’nin kastettiği şey seçmeli olan din bilgisi dersi için söylenebilir.”

In The Company of Emperors: The Story of Ethiopian Armenians

By Ani Aslanian
Addis Ababa is the capital of Ethiopia and the seat of the African Union. Taking a stroll through the capital today, you may be entirely unaware of the extensive Armenian presence in the city during the modernization period of Ethiopia. Although Armenians and Ethiopians share a long history as members of the same branch of Orthodox Christianity, there is a lesser-known story regarding the contributions of Armenians in Addis Ababa and how they transformed a newly born agricultural town into a thriving capital of culture and commerce.During the early 1900s, under the rule of Emperor Menelik II, there were approximately 50 Armenians in Addis Ababa. (Queen Menen and Emperor Haile Selassie, photographed by Haigaz Boyadjian.)

İki Mühim Mesele

7 Şubatta ayyuka çıkan ve artık devletin en önemli meselesi, yani cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ‘istiklal mücadelesi’ tanımıyla ne kadar mühim olduğunu ortaya koyduğu Fetullah çetesi ve diğer ise özellikle bizim gibi Amerika’da ikamet eden gurbetçilerin hassasiyet göstermesi gereken 'Ermeni' meselesi. Özellikle Ermeni meselesi yaklaşan 15 Nisan sebebiyle yani 'sözde' soykırım yalanının yüzüncü yılı sebebiyle her tür yaygarayı koparacakları malum olan Ermeni diasporasına karşı biz Amerika'daki Türklerin de her şekil ve koşulda ve konum ve kademede olan herkesin gayret göstermesi gereken, eylem bakımından çok daha özel ve öncelikli meselesidir.

Yukarı Karabağ Sorunu

Fransa'nın Bourg les Valence kentinin Ermeni işgali altındaki Şuşa kentiyle "dostluk anlaşması" imzalamasına Azerbaycan'dan itiraz Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Hacıyev: "Bu girişim, Fransa hükümetine karşı provokasyondur." Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Hikmet Hacıyev, Fransa'nın Bourg-les-Valence Belediye Başkanı Marlen Murie'nin, işgal altındaki Yukarı Karabağ'a gitmesi ve Bourg-les-Valence ile Şuşa kenti arasında "dostluk anlaşması" imzalanmasını "Fransa'ya karşı provokasyon" olarak nitelendirdi.

'Soykırım yalanını Yunanistan'da da çiğneyeceğiz'

İşçi Partisi Dış İlişkiler Bürosu Başkanı Yunus Soner, Ermeni soykırımı yalanıyla mücadele için gittikleri Yunanistan temaslarını anlattı. Biri hükümet ortağı olmak üzere, 3 siyasi parti ile görüştüklerini açıklayan Soner, "Mücadelede önemli müttefikler kazandık" dedi. Soner, İşçi Partisi'nin soykırım yalanına karşı atağa geçeceğini de ilan etti. (Adamların binde bir oyu var, elbette korkmak gerekir. Hele bir de Ermeni inkar karşıtlarını yanlarına alırlarsa yandı Yunanistan. HYETERT)

AB, Avrasya Ekonomi Topluluğu’na dâhil olacak bir Ermenistan ile işbirliğine hazır

Avrupa Birliği, Ermenistan’ın Avrasya Ekonomi Topluluğu üyeliğine ters düşmeyecek alanlarda bu ülkeyle işbirliği yapmaya hazır. AB Ermenistan Heyeti Danışmanı ve Basın Politika ve Ekonomi Başkanı Dirk Lorenz salı günü bu yönde bir açıklama yaptı.  Lorenz’in “Ermenistan’ın bağımsız kararına saygı duyuyoruz ve Avrasya Ekonomi Topluluğu’na dâhil olmasını engellemeyecek alanlarda işbirliğine hazırız” sözleri Tert. am haber sayfasında yer aldı.

Kristof: Erdogan Said 1915 not Genocide ‘to My Face’

By Weekly Staff on October 8, 2014
San Francisco, Calif. (A.W.)—Pulitzer Prize winning New York Times columnist Nicholas Kristof told Michael Krasny, host of KQED radio’s Forum program, that Turkey’s President Recep Tayyip Erdogan told him in no uncertain terms that he did not believe what happened to the Armenians was genocide, during the show’s Oct. 7 broadcast. Answering a question from a caller about the Armenian genocide, Krasny said, “It’s worse than denial—I had the Turkish ambassador on and he said there was no genocide, literally. Not only there was no genocide, it was trumped up, it was conspiratorial.” Kristof, in turn, said, “President Erdogan has told me that to my face, invited me to look through Ottoman archives. The sense of denial is extraordinary.”

Cheltenham Parish Marks 80 Years

By Jeanette Der Hagopian
Holy Trinity Church of Cheltenham, Pa., marked the 80th anniversary of the parish's establishment last Sunday, September 28. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), celebrated the Divine Liturgy and ordained two young men to the diaconate. Antranig Garibian and Krikor Andonian have been serving at Holy Trinity Church for years. Both grew up in the parish and are now raising their own families in the church community.

Nobel Edebiyat Ödülü, Patrick Modiano’ya verildi

Nobel Edebiyat Ödülü’nün bu yılki sahibi belli oldu. Ödül, 69 yaşındaki Fransalı yazar Patrick Modiano’nun oldu. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Sekreteri Peter Englund, Modiano’nun romanın yanı sıra çocuk kitapları ve film senaryoları da yazdığını belirtti. Modiano’nun en ünlü romanı ise “Missing Person“ olarak biliniyor. Romanda, hafızasını kaybeden bir detektifin hikayesi konu alınıyor. 2014 Nobel Edebiyat Ödülü için Ngugi wa Thiong’o, Haruki Murakami ve Philip Roth gibi edebiyat dünyasının önemli yazarlarının isimleri öne çıkıyordu.

Kobani eylemlerinde ölü sayısı 23'e çıktı

Terör örgütü IŞİD'in Kobani'ye saldırmasını protesto etmek için düzenlenen gösterilerilerde olaylar çıktı. Diyarbakır, Siirt'in Kurtalan ilçesi, Mardin, Van, Adana ve Batman'da çıkan olaylarda 23 kişi hayatını kaybetti. Kobani’ye yönelik IŞİD saldırılarının protesto edildiği eylemlerde kan aktı, Türkiye savaş alanına döndü. Adana'nın Yüreğir ilçesinde akşam saatlerinde çıkan tartışma sonrası bir kişi öldürüldü. Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 2 kişi silahla vurularak öldürülmüş halde bulundu. Diyarbakır’da 10, Mardin’de 5, Siirt’te 3, Van'da 1, Adana'da 1 ve Batman’da 1 kişi, gruplar arasında çıkan çatışmada öldü. Muş’ta da 1 kişi, başına isabet eden gaz fişeğiyle hayatını kaybetti.

Etchmiatsin Ermenilerin manevi merkezi, kent kuruluşunun 2699. Yılını kutladı

Armavir eyaleti Etchmiatsin kenti 2699. Yılını kutladı; kutlama törenine cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan da katıldı. Kutlamalarda milletvekli ve Tümgeneral Manvel Grigoryan, milletvekili ve Tümgeneral Seyran Zaroyan, Armavir eyalet valisi Aşot Ghahramanyan ve Etchmiatsin Belediye Bşk. Karen Grigoryan da hazır bulunanlar arasındaydı. Kutlamalarda Etchmiatsin’le kardeş kent olan ABD Frezno temsilcisi Yeghia Djinteryan, Fransa Finemo Morine Belediye Bşk. yard. Harutyun Khanjyan da hazır bulundular.

Azınlık okullarına 10 milyon TL’lik teşvik

Ayşegül Kahvecioğlu - Ankara
Cumhuriyet tarihinde bir rekor kırılarak azınlık okullarına devlet tarafından 9 milyon 907 bin 500 TL yardım yapıldı. Bu desteğin 7 milyon 843 bin TL’sini Ermeni okulları, 977 bin TL’sini Musevi okulları ve 87 bin 500 TL’sini Rum okulları aldı.Milli eğitim Bakanlığı’nın (MEB), dershanelerin kapatılması sürecinde hayata geçirdiği özel okul öğrencilerine teşvik sisteminden en çok azınlık okullarının faydalandığı ortaya çıktı. Bakanlık, Ermeni okullarında ilk ve ek başvuru dönemlerinde müracaat eden 2 bin 400’ü aşkın öğrencinin tamamını teşvik kapsamına aldı.

Kobanê

Ragıp Zarakolu
Kobanê, Türkiye Kürdistanı’nın Suriye’ye sarkmış bir cebidir. Bu küçük Kürt kenti müthiş direnişi ile kendini bütün dünyaya duyurdu. Stalingrad kenti direnişine benzetenler var. Ama bence Moskova ve Leningrad direnişinin daha çok benzeri, sivil ayağın da olması nedeniyle. Elbette bu devasa örneklerle kıyaslandığında bu duygusal bir abartı olarak da görülebilir. Ama kesinlikle her üçünün de minyatür bir örneği.

Ո՞ւր եք տանում հայ ժողովրդին` ձեր քմահաճույքը գոհացնելու համար. Բաց Նամակ

Այսօր պատահմամբ «Առավոտ» թերթի համացանցային կայքէջում կարդացի   այն հոդվածը, որ հրապարակվել էր սեպտեմբերի 30-ին` կապված Նիցցայի Հայ Առաքելական եկեղեցու հետ, որտեղ դատարանի որոշումով արգելվում է օգտագործել «հայ առաքելական եկեղեցի» անունը: Պետք է նշել, որ այդ եկեղեցին կառուցվել է ցեղասպանությունից ազատված հայ ժողովրդի զավակների արդար քրտինքով։
Շատ զարմանալի է, որ Ամենայն հայոց կաթողիկոսը այս եկեղեցու համայնքը պառակտելով հեռացրել է հայ Առաքելական եկեղեցու ընտանիքից` կոչելով նույն իսկ «ոչ առաքելական»:

Panel: Birinci Dünya Savaşı ve Ermeni Soykırımı

Dersim’in alevi olmuş Ermenileri

Etnolog Hranuş Kharatyan, 20. yüzyıl boyunca asıl kimliklerini saklamış olan Dersim'in Alevileş(tiril)miş Ermenilerine odaklanıyor. Kharatyan’a göre Ermenilerin Alevileş(tiril)me süreci 19. yüzyıl'da yavaş ve istikrarlı bir şekilde devam etti. 20. yüzyıl’da, özellikle 1915 Ermeni Soykırımı’ndan ve 1938 Dersim katliamından sonra hızlandı. Ermenilerle Alevileri ayırt etmeyi neredeyse imkansız kıldı. Bugün, Dersim'de 'Ermeni' olmak Ermenilik köklerine ait hatıraları hatırlatır. Çeşitli yazarların ifadelerine göre, 20. yüzyılın başında, Dersim’de nüfüsün yaklaşık üçte biri “Armani” denilen Ermenilerden oluşuyordu ama onlar kendilerine "Hay" diyorlardı. Ermeni kimliği aşağıdaki harici işaretler ile karakterize edilmekteydi: Hıristiyanlık, Ermeni dili, Ermeni isimleri, bazı popüler ayinler ile giyim ve mutfak konusundaki bazı farklılıklar.

Mazgirt Belediye Başkanı sayın Tekin Türkel ile yaptığımız röportaj...

“…İlçemizde, Cemevimizin inşaatı bitti. Bir de, Müslüman vatandaşlarımızın ibadetlerini yapabildiği bir Cami var. Bunun dışında, ilçemizde Ermeni vatandaşlarımızda yaşıyor. İlçemiz adını zaten Ermenice'den almaktadır. Mazgirt, Ermenice ve Urartu dillerinde Büyük Hisar/şehir demektir. İlçemiz önceleri, çok büyük bir Ermeni yerleşim alanıymış. Fakat, günümüzde ilçemizde yaşayan Ermeni vatandaşlarımızın gidebileceği bir Kiliseleri yok. Varolan Kilise yıkılmış ve restorasyona ihtiyacı var. Bu konu da, Ermeni Vakfına gittik. Hrant Dink vakfına da gittik. Ermenistan'a yazılar yazdık. İlçemize davet ettik ve ilçemizdeki Sinema yerini onlara devretmeyi ve burada bir Hrant Dink Vakfı veya Ermeni Vakfı açmalarını önerdik. Hrant Dink'in heykelini de bu vakıf binasının önüne dikmelerini önerdik. Yıkılan Kilise'nin restorasyonunu da yapmalarını istedik. Ama, bu konu da bir gelişme veya bir ilerleme şu anda ortada yok…”

Türk müsünüz?

Murat D. Mirza
Artık bu soruya cevap vermeniz eskisi kadar kolay olmayacak. Bu yazıyı okuduktan sonra “Evet ben Türküm, Kürdüm, Arabım…” demeden önce epey düşünmek zorunda kalabilirsiniz. Eğer aşırı milliyetçi görüşleriniz varsa baştan uyarıyorum, yol yakınken geri dönün, okumayı hemen bırakın, mavi hapı alın ve eski halinizde devam edin. Yok, eğer kırmızı hapı alırsanız, unutmayın ki hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmayacak…Yedi yıl önce National Geographic tarafından başlatılan ‘genom’ projesi için DNA örneği gönderdiğimde henüz Türkiye’nin genetik yapısı üzerine bir yazı kaleme almak için çok erkendi. Ancak genetik bilimi oldukça hızlı ilerledi, 2007’de insanoğlunun gen haritası çıkarıldı ve bugün artık milletlerin akrabalık ilişkilerini belirleyecek yeterli bilgiye sahip durumdayız. Öyleyse yolculuğa başlayalım -Morpheus’un dediği gibi- görelim bakalım tavşanın yuvası ne kadar derinlere gidiyor.

Avrupa’da Kürtler, Ermeniler, Yahudiler Kobani için protesto ettiler

Avrupa’da yaşayan Kürtler Kobani’de devam eden çatışmalara askeri  yardim için sokağa indi. Ellerinde Abdullah Öcalan’ın posterlerini taşıyan gruplar Kobani için askeri yardım istedi. Ermeni ve Yahudi gruplar tarafından destek verilen Kürtler, başta Almanya olmak üzere Fransa ve Belçika’nın çeşitli kentlerinde eylem yaparak, Kobani’ye uluslararası müdahale yapılmasını istediler.

ZİRVEde hıristiyan paraleller

 Ahmet Dinç
"Gizli tanıklığı kabul etmedim. Ergenekon davasının sanığı oldum." Bu sözlerin sahibi Levent Ercan Gelegen Zirve cinayetinin perde arkasını anlattı: Paralel yapıyla Misyonerler yakın ilişki içinde. Olayı derin yapı yönlendirdi. Malatya'da, 18 Nisan 2007'de, Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, boğazı kesilerek öldürülmüştü. Davada hazırlanan ikinci iddianamede emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 19 sanıktan biri olan Levent Ercan Gelegen tahliye edildikten sonra AKŞAM'a konuştu.

Ermeni asıllı Dengizian İsveç Parlamentosu Başkan Yardımcısı seçildi

İsveç Riksdag seçimleri sonucunda Ermeni asıllı Esabella Dingizian Parlamento Başkan Yardımcısı görevine seçildi.

Nobel Kimya Ödülü 'süper mikroskop'a verildi

Yüksek çözünürlüklü görüntülemeye imkân veren mikroskop teknolojisini geliştiren biri Alman üç uzman, bu yılki Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Alman uzman Stefan Hell ile ABD 'li Eric Betzig ve William Moerner, "yapılandırılmış aydınlatma mikroskopi teknolojisini" geliştirdi. Ödül gerekçesinde, "uzmanların çığır açan çalışması mikroskoplara nano boyutunu açtı" denildi. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, uzmanların 880 bin euro değerindeki ödülü paylaşacağını açıkladı. Stefan Hell, Göttingen'deki Max Planck Biyofizik Kimya Enstitüsü'nün başkanlığını yapıyor.

Anadolu Aleviliğinin Antik Kökleri

Lena Umay yazdı
 Anadolu Aleviliği ve Bektaşi inanışlarının tarihsel derinliklerinin, incelenmesi, yorumlanıp sorgulanması; üzerinde yaşadığımız coğrafyanın anlaşılması/anlatılması demek olacaktır. Anadolu sadece siyasal tarihin kavşaklarında önemli bir coğrafya değil, aynı zamanda dünya teoloji (din bilimleri) tarihçiliği açısından da önemli bir coğrafyadır. Anadolu inanışları heterotopyasının (homojen olmayan) yansız anlatılması, bugün yaşadığımız fikir/bilgi ayrılıklarının son bulması demek olacaktır.

Dersim and The Armenians of Dersim

Civilnet.am has prepared a documentary on Dersim and the Armenians in Dersim.
The idea of founding the Union or Dersim Armenians belongs to Salaheddin Gultekin. He renounced his name Salaheddin and became Mihran. In the same way, after long tribulations, he managed to have “Christian” written on his identity card instead of “Muslim”. Mihran’s relatives did not appreciate his actions, and their first reaction was that they are being exposed. The head of Dersim Armenians in Istanbul is Ismail Cem Halavurt who says that “the Union of Dersim Armenians aims to unite the Armenians of Istanbul and Dersim.

‘Bir mezar yerimiz bile yok’

Mehmet Menekşe/Cumhuriyet
Rafael Altunyan ya da nüfustaki ismiyle Faruk Altınoğlu, Amasya’da yaşayan son Ermeni. Çoğu kimse onun kimliğini farkında değil, çünkü o kimliğini gizleyerek yaşamak zorunda kalıyor. Hissettiği baskı ve ötekileştirmeden dolayı Rafael olan ismini Faruk olarak değiştirip “herkes gibi” yaşamaya çalışıyor. Ermeni olduğunu her yerde söylemiyor, söylemekten çekiniyor. Çocukluğunun geçtiği aile yadigârı eve belediye el koymuş, dedesinin ve babasını mezarlarının olduğu yerde ise şimdi imam hatip lisesi var. Ermeni olduğu için ilkokulda Türk bayrağını taşımasına da izin verilmediğini ve askerde en çok dayağı kendisinin yediğini anlatıyor.

Kiliseler Arası Konsey’in Soykırımın 100. Yılına İlişkin Duyurusu

«2015 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından gerçekleştirilen Ermeni Soykırımını 100. Yılını anacağız. 1915-1922 yıllarında 1.5 milyon insan katledildi, binlercesi ise evlerinden sürgün edildiler /bugünkü Türkiye’den/. Bugün tüm dünyaya yayılmış 6.5 milyonu aşkın Ermeni Diasporası bu Soykırımın görünür sonucudur. Bir yüzyıl geçmiştir ancak gerçekleştirilen sadece Ermeni halkı üzerinde değil, uluslararası toplum üzerinde de ağır etkisini bırakmıştır. Bugün hatta hemen hemen olaylarda kurtulanlar yaşamamakla beraber, acı ve adaletsizliğin tanınması güncelliğini korumaya devam etmektedir. Bizler Ermeniler yanı sıra Ermeni kardeşleriyle beraber katledilen 600.000 civarı Katolik ve Protestanlar da olmak üzere Arami, Asuri ve Yunan Hıristiyanların anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...

Altın Şafak partisine Türkiye desteği

Ragıp Zarakolu
Yunanistan Parlamentosu, ‘soykırım inkarını cezalandıran’ bir yasa yayımladı.Bu tam da Suriye’de Ezidiler, Hıristiyan toplumları, Kürtler ve Aleviler ciddi bir soykırım altına girdiğinde oylandı.
Ama Yunanistan, bunu herhalde öncelikle kendi içinde yükselen bir tehdide karşı bu yasayı gerek gördü. Nasıl Fransa, soykırım inkarını cezalandıran yasaları, kendisine yönelik bir ‘iç tehdit’ nedeniyle çıkarma ihtiyacı duyduysa…Bu ‘iç tehdit” neydi peki? Yunanistan için yükselen neo-nazi Altın Şafak hareketi ve antisemitizm.Fransa için ise, yine antisemitizm, mezarlıklara saldırılar ve ek olarak, Ermeni soykırımı anmalarına, mezarlık ve anıtlara yönelik, “Bozkurt” eylemlilikleri ve kriminal lobicilik denen eylemlilik.

Taner Akçam: Çocuklar malları için kapışıldı

Gayrimüslim malları bazen ünlü bir işadamının gaspıyla bazen kentsel dönüşümle gündeme geliyor. Tarihçi Taner Akçam’a göre sistem bu malların imhası üzerine kurulu, bugün Anadolu’da pek çok mal hukuken Ermenilere ait yayımlanan “Erdoğan Demirören cinayetle suçlanıyor” haberi yalnızca ünlü bir iş insanının cinayete karışması ve daha sonra öldürülen kişinin malını gaspetmesi iddiaları açısından çapıcı değildi. Aynı zamanda bir gayrimüslimin bu ülkede nasıl canından ve malından olabileceğini ve sonrasındaki hukuksuzlukları göstermesi açısından önemliydi. Zira öldürülen ve malı gaspedilen kişi bir Rum’du.

In Armenia, Art in the Shadow of Ararat

By Rachel B. Doyle
THE show was about to begin at a Soviet-era playhouse with olive-green seats, antique Caucasian rugs and a tiled ceiling, in Yerevan, the Armenian capital. I was with a man almost 50 years my senior who, while giving me a tour of an experimental art center in a former disco that morning, had asked if I would join him at the State Theater of the Young Spectator that night. 
(Ara Alekyan’s “Spider” by Cinema Moscow in Yerevan, Armenia)

Գերմանիայի բոլոր եկեղեցիների զանգերը միաժամանակ կոգեկոչեն Ցեղասպանության զոհերի հիշատակը

Գերմանիայի Միջեկեղեցական խորհրդի տարեկան նիստում պաշտոնական հայտարարություն է ընդունել Հայոց ցեղասպանության 100-րդ տարելիցի առթիվ, որում նշվում է, թե անցել է մեկ հարյուրամյակ, սակայն կատարվածն իր ծանր ազդեցությունն է թողել ոչ միայն հայ ժողովրդի, այլ նաև միջազգային հանրության վրա: Այս մասին հայտնում է PanARMENIAN.Net -ը:

The preacher refusing to give up the keys to a Yangon church

By Magazine Monitor A collection of cultural artefacts
 A recent Magazine article reported on the dwindling number of Armenians in Myanmar, also known as Burma. As Jonah Fisher reports from Yangon, the head of the Armenian Church has been to meet the local congregation and has made some changes.To mark the visit of the head of the Armenian Church the garden was tidied, the fence re-painted, and one of Yangon's new heritage plaques erected outside. It proudly states that at the age of 152, St John the Baptist's is "Yangon's oldest surviving church".

Nobel Fizik Ödülü Sahiplerini Buldu

Nobel Fizik Ödülü'nün bu seneki sahipleri Japon bilim adamları oldu. Ödülü, Japon bilim adamları Isamu Akasaki (Meijo Üniversitesi, Japonya), Hiroshi Amano (Nagoya Üniversitesi, Japonya) ve  Shuji Nakamura (California Üniversitesi, ABD) paylaştı. Nobel Komitesi, Akasaki, Amano ve Nakamura'nın verimli mavi LED (ışık yayan diyot) keşfiyle Fizik ödülüne layık görüldüğünü, keşfin parlak ve enerji tasarrufu sağlayan beyaz ışık kaynaklarına olanak sağladığını açıkladı.

Hristiyan hayırsever, İslami usulle kurban kesti

Van - Özkan Bilgin
Vakıfay Derneği ve Arama Kurtarma Teşkilatı'nın (AKUT) ortaklaşa yürüttüğü "İyiliğe Can Kurban" Projesi kapsamında kurbanlık satın alan Ermeni asıllı Türk vatandaşı Avedis Kevork Hilkat, kurbanını İslami şartlara uygun olarak kesti. İstanbullu 217 hayırseverin Vanet Entegre Tesisleri'nden satın alındığı 31 büyükbaş kurbanlık, noter ve din adamı huzurunda İslami şartlara uygun, hijyenik ortamda kesilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere dernek yetkililerine teslim edildi. Vakıfay Derneği'nin kurucu üyesi ve aynı zamanda Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Avedis Kevork Hilkat (62) da kesilen kurbanlara ortak olarak, ihtiyaç sahipleri için kurbanını kesti. (Vakıf mı kesmiş Avedis Hilkat mı kesmiş belli değil. Şu Ermeni asıllı sözü bir türlü unutulamıyor. Sanki Avedis Hilkat Ermeni değil de Ermeni dönmesi. HYETERT)

“Demokratik Özerlik” Modeli Gerçekleşmezse Bölünme Olur

Mustafa Elveren*
Er veya geç Kürdler kendi kendilerini yönetecek bir yönetim modeline kavuşacaklardır. Kendi topraklarında özgürce yaşamak uğruna çok ağır bedeller ödediler ve hala da ödemeye devam ediyorlar. Genelde Ortadoğu’da, özelde ise Kürdistan’da; bağımsızlık, konfederalizm, federalizm, “Demokratik Özerklik” gibi birçok yönetim modeli önerilebilir. Kürdistan için en kolay uygulanabilir olanı “Demokratik Özerklik” modeli olduğunu düşünüyorum.

Nurettin Paşa’nın Parça Parça Kestirip Gözlerini Oydurduğu Rum Aziz: İzmir Metropoliti Aziz Hrisostomos


Vasili Galopulos
Mudanya yakınlarındaki Propontis’in Triglia adındaki küçük kasabasında, 1867 yılında doğmuştur. Babası Nikolaos Kalafatis ve annesi ise Kalliopi Lemonidou idi. Ruhban olmaya genç yaştayken karar verdi. Heybeliada Ruhban Okulu’nda okudu. Yayınlanan ilk kitabı “Περί Εκκλησίας” (Kilise Hakkında) 1.110 sayfadan oluşuyordu.

Ermeni Diasporası Kozan'daki Tarihi Kiliseyi İstiyor

Tarihçi Cezmi Yurtsever, Beyrut'ta çalışmalarını sürdüren Kilikya Ermeni Kilisesi'nin Adana'nın Kozan ilçesindeki tarihi Ermeni kilise harabelerini almak ve tazminat hakları için yeni bir stratejik çalışmayı başlattıklarını ileri sürdü. Yurtsever, yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıl içinde, 1922 yılında Kozan'dan Beyrut'a taşınan Kilikya Ermeni Kilisesi Başpapazı Aram Sarkisyan'ın Yunanistan gezisi sırasında Kozan Kalesi eteğinde bulunan Sis Ermeni Manastırı ve Ermeni mülklerinin yeniden asıl sahipleri olan Ermenilere verilmesi, tazminat ödenmesi gibi isteklerini Anayasa Mahkemesi'ne sunma çalışmalarını başlattıklarını, bu konuda hukukçuların görüşlerini aldıkları açıklamasını yaptığını hatırlattı.

'Avrupa'da Hıristiyanlık bitti, kiliseler cami oluyor, İslam'dan nefretin en önemli nedeni bu!'

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan'a göre, Papa'nın Avrupa dışından seçilmesi üç kıtada Hıristiyanlığın önünü açmak için bir stratejiydi. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, "Avrupa'da Hıristiyanlığın bittiğini" öne sürerek, "Avrupa'da kiliseler kapanıyor ve art arda cami oluyor. Avrupalıların İslâm'dan ürkmelerinin, giderek nefret etmelerinin en önemli nedenlerinden biri bu" dedi. (Desenize bizim sosyalizmi ateizm sanan aslanlara gün doğdu. HYETERT) 

Nobel Tıp Ödülünü 3 Bilimadamı Paylaştı

Nobel Tıp Ödülü beyinde konumlama sistemini oluşturan hücreleri keşfetmeleri nedeniyle Amerikan-İngiliz Bilimadamı John O’Keefe, Norveç’li May-Britt Moser ve Edvard Moser’e verildi. İsveç’in Karolinska Enstititü’sündeki Nobel Kurulu Pazartesi günü yaptığı açıklamada, bilimadamlarının beynimizin bizi çevreleyen alanın haritasını nasıl çizdiğini ve karmaşık bir ortamda nasıl yol alabildiğimizi başarıyla açıkladıklarını belirtti.

2009 Yılında İmzalanan Ermeni-Türk Protokolleri ve Bu Protokollere Olan Diaspora Etkisi

Protokoller Ermeni Diasporası tarafında sert tepkiler almıştır. Örnek vermek gerekirse Erivan’da bulunan Arminfo Haber Ajansına göre İsveç’teki Ermeni Federasyonu Başkanı protokollerin imzalanmasıyla Ermenistan ile Ermeni Diasporasının ilişkilerinin parçalandığını söylemiştir. Bunun sonucu olarak da Ermenistan’a olan finansal yardımın durduğunu açıklamıştır. Diğer bir tepki Amerika Ermeni Ulusal Komitesi Başkanından gelmiştir. Başkan, yaptığı açıklamada protokollerin tek taraflı ve Türklerin zaferi olduğunu savunmuştur. Ayrıca Amerika’da bulunan Ermeni Diasporasının mücadelesini sürdüreceğini söylemiştir. Son olarak milliyetçi kuruluşlardan olan Hot Day benzer şekilde Diasporanın susmayacağını ve 24 Nisan, 10 Ekim tarihlerini yas günü ilan edeceklerini açıklamıştır. Görülmektedir ki Ermenistan içinde bulunan Ermenilerden daha çok, Ermeni dış politikasına Ermeni Diasporasının etkisi bulunmaktadır. Dışarıdan alınan tepkiler sonucu protokoller imzalanmış olmasına rağmen yürürlüğe iki ülke tarafından da girilmemiştir. Diaspora etkisine ek olarak iki ülke arasındaki uyuşmazlık karşılıklı yanlış anlaşılmalar ve Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve mevcut Karabağ sorununa dayanmaktadır. Sonuç olarak protokollerin onaylanmaması ve bu süreçte geçen zaman uzlaşma ilişkilerini tehlikeye atmaktadır [7].

Taner Akçam Cancels Visit to University of Illinois Because of Salaita Boycott

Earlier this year, I invited Professor Taner Akçam to speak to students and faculty at the University of Illinois about the Armenian Genocide and the Turkish state’s denial of that genocide. Professor Akçam, the Robert Aram and Marianne Kaloosdian and Stephen and Marian Mugar Professor of Armenian Genocide Studies at the Strassler Center for Holocaust and Genocide Studies at Clark University, is one of the world’s leading genocide scholars and one of the first Turkish intellectuals to acknowledge and openly discuss the Armenian Genocide.  Last week he informed me that he is cancelling his visit to Illinois to honor the boycott that has arisen in the wake of the university’s decision to revoke a job offer to Dr. Steven Salaita because of comments Dr. Salaita made on twitter about the recent bombing of Gaza.

The Legacy of Turkish in the Armenian Diaspora

by Jennifer Manoukian
There we sat, the proverbial Turk and Armenian, at neighboring tables in a university student center in New Jersey. My back to his, I drew my eyes out of the book I was reading to concentrate on the voice behind me. The gliding vowels of Turkish always sound familiar in the split second it takes for my brain to mark the language as unknown. As the man shouted into his cellphone, unaware of the aspiring eavesdropper nearby, a surge of recognition startled me each time I managed to catch a hiç or a hemen. These words were, after all, part of my language too.

Ermenista ve Fransa, beklenen Sarkisan-Aliyev buluşmasını değerlendirecek

Ermenistan ve Fransa Dışişleri bakanları Edward Nalbandyan ve Laurent Fabius , beklenen Serj Sarkisan-İlhamAliyev buluşmasını değerlendirecekler. Fransa Dışişleri Bakanlığının verdiği habere göre; Dışişleri bakanları buluşmasında  Dağlık Karabağ sorununun çözüm süreci mercek altına alınacak.

Kilise gelirleri rekora koşuyor

Almanya’da Katolik ve Protestan kiliselerinin gelirleri 2014 yılında yeni bir rekor seviyeye ulaşacak. Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung gazetesinin haberine göre içinde bulunduğumuz 2014 yılında Katolik Kilisesi’nin vergilerden elde edilen gelirinin 250 milyon, Protestan Kilisesi’nin ise 200 milyon Euro artması bekleniyor. Her iki kilisenin toplam gelirinin ise 11 milyar Euro’yu bulması hesaplanıyor. Bu, 2005 yılından bu yana kiliselerin gelirlerinin yüzde 43 oranında artması anlamına geliyor. Ancak kiliselerin geliri kiliselerin aktivitelerine bağlı değil. Gelir artışının arkasında ülke ekonomisinin gidişatının olumlu olması yatıyor.

Ermenistan PKK'ya Uçaksavar Füzesi Verdi İddiası

Yerel Kaynaklardan alınan istihbarata göre Ermenistan hükümeti Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı kullanılmak amacıyla PKK'ya 50 adet Strela-7 füzesi verdi. Füzelerin Kandil'de olduğu gelen bilgiler arasında. (Ne kaynak belli, ne söyleyen. Amaç nefreti artırmak.Yalandan kimse ölmüyor. HYETERT)

Ara Güler kaza geçirmesi sonrası hastahaneye kaldırıldı

Hürriyet gazetesi yazarı İzzet Çapa, Hürriyet Sosyal’den paylaştığı bir mesajla Ara Güler’in kaza geçirdiğini duyurdu.

Dersimli Ermeniler Lozan’da buluştu.

Dersimli Ermeniler Avrupa’daki tüm Ermenilerin destekleriyle, Batı Lozan’da dayanışma günü düzenlediler.Renens büyük gösteri salonunda yapılan, Dersim Ermenileri ile dayanışma günü saat 15.00’da Hırant Dink’in eşi Rakel Dink’in yaptığı açılışla başladı. Kısa bir müziğin ardından, Tarihçi Ayşe Hür, Araştırmacı yazar Hovesp Hayreni, Hukukçu Edal Doğan ve gazeteci araştırmacı yazar Sarkis Seropyan katıldığı panel gerçekleştirildi.

Take Action

#ReturnChurches National Call-In Day - Tuesday October 7th
Urge U.S. House Vote on the Turkey Christian Churches Accountability Act (H.R. 4347) 

Birleşik Kırallık Dışişleri Bakanlığı Ermeni Soykırımıyla ilgili belgeler yayımladı

30 Eylül`de Büyük Britanya Birleşik Kırallığı Dışişleri Bakanlığı “Ermeni katliamları ve Birleşik Kırallığın politikası” belgeler kitabını yayımladı.  Yayımlanan kitapta 14 Nisan 2009 27 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan 54 belge yer almakta. Ermeni Devrim Partisinin genel kurumunun sitesinde yer alan habere göre bu belgeler ağırlıkla Birleşik Kırallık Dışişleri Bakanlığı daireleri tarafndan bakanlar ve milletvekillere yazılan mektuplardır.  Kitapta Ermeni Soykırımına ilişkin tüm belglerin yer alınmadığı öğrenlidi. Britanya yasalarına göre devlet makamları, içeriği devlet dış politikasına olumsuz etkileyebilecek belgeleri yayımlayamaz.

Zorunlu din dersi

Dikran M. Zenginkuzucu -
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde tarihi sözlerinden birine daha imza attı. Erdoğan geçen hafta Yeşilay amblemi altında yaptığı konuşmada AİHM’nin bir kararına kızarak şöyle konuştu: “Dünyanın hiçbir yerinde zorunlu fizik dersinin, zorunlu kimya, zorunlu matematik dersinin tartışma konusu olduğunu göremezsiniz. Ne hikmetse zorunlu din kültürü ve ahlak dersi her zaman tartışma konusu olur.”

Murat Bardakçı ve popo meselesi

Dursaliye Şahan
Seneler ve seneler öncesi, Merdivenköy İlkokulundayız. Öğretmenimiz Meliha hanım. Din dersindeyiz. Hangi duaydı hatırlamıyorum ama kısa bir duayı 42 öğrenci sırayla okuyoruz. Sınıfımızda bir gayri Müslüm var. Aleko. Sıra Aleko’ya gelince okuma kesildi. Ne okurum diyor Aleko ne de okumam. Başını önüne eğmiş, susuyor. Çocuk aklı işte, sıra arkadaşı durmadan dürtüyor. Hadi Aleko demek istiyor. Aleko istifini bozmuyor. Öğretmen yerinden kalktı tak tak (hep yüksek –topuklu giyerdi) yanına geldi. Çok kızdığı zamanlardaki gibi kaşlarını çattı. Kitabı önüne doğru itti. Aleko kıpkırmızı. Öğretmen bir daha itti. Aleko kalktı sınıftan çıktı. O sessiz, sakin Aleko’nun o gün gösterdiği cesarete hâlâ şaşarım.

Հրապարակվել է Նիցցայի դատարանի վճիռը, որով արգելվել է հանդես գալ Հայ Առաքելական Եկեղեցու անվան ներքո

Սեպտեմբեր 25-ին Նիցցայի դատարանը որոշում է կայացրել, ըստ որի Նիցցայի նախկին կրոնական ընկերակցությունը իրավունք չունի կոչվելու «Հայ Առաքելական Եկեղեցի»: Վերոնշյալ ընկերակցությունը իրավունք չունի Հայ Առաքելական Եկեղեցին ներկայացնելու, ինչպես նաև այդ անվան հետ աղերս ունեցող որևէ գործունեություն ծավալել, այդ թվում՝ այդ ընկերակցությանը արգելվում է որևէ ծիսակարգ կատարել:

Kılık kıyafete karışmak muhafazakâr bir iktidarın alametlerindendir

Kılık kıyafetin sembolik yanı tarih boyunca hep vardı. Hz. Ömer döneminde Suriye Hıristiyanları ile yapılan bir anlaşmada gayrimüslimlerin gerek elbiseleri gerek binek hayvanlarının şekil ve görünüşleriyle Müslümanlar’a benzemesi yasaklanmıştı... Abbasi Halifesi El-Mütevekkil gayrimüslimlerin giyebilecekleri kıyafetleri ve renklerini belirlemişti. Buna göre Hıristiyanlar bal (sarı) renginde başlık, kadınları ise yine sarı renkte başörtüsü giymek zorundaydılar... Osmanlı sultanları da zaman zaman kıyafetler ve renkler hakkında düzenlemeler yaptılar. Genelde kural; Müslümanlar’ın kavuk ve ayakkabılarının sarı, Ermeniler’in şapka ve ayakkabılarının kırmızı, Rumlar’ın siyah ve Yahudiler’in mavi olmasıydı. II. Selim ise 1568 yılında bayağı detaylı bir ferman yayınlamıştı.

Keseb katliamı ardından Çandır köyü çetelerin mekanı oldu

Hatay (DİHA) - Ermeni halkının yoğunlukta yaşadığı Suriye'nin Keseb kasabasında geçtiğimiz nisan ayında IŞİD çeteleri tarafından yapılan katliamın ardından Keseb'in hemen karşısında bulunan Çandır köyü çetelerin uğrak mekanı oldu. Çandır Köyü Muhtarı Şakir Altaş, katliamdan sonra çetecilerin askerin gözü önünde köye geldiklerini ve kendilerine orada bulunan kadın ve çocukları nasıl öldürdüklerini ve neler yaptıklarını hikâye anlatır gibi anlattıklarını söyledi. Geçtiğimiz Nisan ayında ağırlıklı olarak Ermeni halkının yaşadığı Suriye'nin Keseb kasabası çeteciler tarafından basılmış ve burada yüzlerce kişiyi katletmişlerdi.

Katolik Kilisesi’nde “reform” toplantısı

Dünya çapında 1.2 milyar inananı bulunan Katolik Kilisesi, evlilik, boşanma, kürtaj ve eşcinsel birliktelikler gibi ailevi konulardaki öğretilerini gözden geçirmek için olağanüstü bir toplantı yapıyor. Bugün Vatikan’da başlayan Olağanüstü Piskoposlar Sinodu’na dünyanın her yerinden gelen kardinaller, piskoposlar, papazlar, dini temsilciler ve 13 evli çiftten oluşan yaklaşık 250 kişi katılıyor. İki hafta sürecek toplantıda, Kilise politikalarının Katolik cemaatin yaşam şekli ve beklentileriyle ne denli uyumlu olduğu tartışılacak.