Etiketler

Yüzleşmek

“ İnsan yaptıklarından ibarettir” - Jean Paul Sartre
İnsana, kendimize duyduğumuz saygının gereğidir yüzleşmek. Bireysel ya da toplumsal hatalarla yüz yüze gelmektir. Hatanın üzerinde düşünmektir. Özeleştiri ve değişim zincirinin de ilk halkasıdır. Kendi kendine hesap sorma eylemidir.Korkulara da meydan okumaktır. Olayların farkına vararak iyice anlayabilmektir. İnsanın dönüp kendine bakabilmesidir.

İzmir 1922: Hıristiyan Hayatı O Gün İzmir İskelesinde Çok Ucuzdu. Sonrasında da!

Sait Çetinoğlu
hovsepian-izmir-1922-Majorie Housepian Dobkin’in,  Bir Kentin Yıkılması, 1922 İzmir’i  adlı  incelemesi 1922 yılı İzmir’ine odaklanmasına karşın  geniş Osmanlı coğrafyasındaki  Hıristiyan unsurlarının dalga dalga saldırılarla sistemli bir şekilde yok edilmesi ve kadim topraklarından kazınma  tarihinin bir özetidir. O sadece 1922 İzmir’ini resmetmez o günleri naklettiği gibi, sonrasındaki olayları çeşitli kaynaklardan aktararak okuyucularla paylaşır.

Keep Our Christian Brethren in Your Prayers

The news of late has been a relentless stream of crises involving scandal, disease, corruption, and crime. But beneath the distracting headlines, there is comparatively little attention being given to a larger, ongoing tragedy: the plight of our Christian brothers and sisters in the Middle East, and the life-or-death threat they continue to face in their ancestral homelands.

Dersimliler Ermeni mi?

Ali Rıza Özkan
Ülkemizde kimlik tartışması uzunca bir süredir toplumsal travmaya dönüştü… Halkların karşılıklı etkilenimlerini doğal kabul etmeyen, etnik kökeni bireysel kimliğe baş tacı yapan bir şovenizm, ailesinde Ermeni bir anneannenin varlığını dahi Türk olmamak, ama Ermeni olmak için yeterli sayan akıl ve bilim dışı bir bağnazlığı körüklemeye çalışıyor. Halbuki, halkların akrabalıkları doğal olduğu kadar, özellikle de Anadolu’da tarihsel dayanaklara sahiptir. Dersim’de de Türkmenler, Kürtler, Zazalar, Ermeniler birbirleri ile kız alıp vermişler, derin ve kopmaz akrabalıklar kurmuşlardır. Ancak, bu karşılıklı ilişkileri tek yanlı ele alarak, “Dersimli Kızılbaşların “Acaba Ermeni kökenli miyiz?” diye sorması abesle iştigaldir.”

Arnold Toynbee: Ermeni Faciaları: Bir Ulusun İmhası

Arnold Toynbee (1889- 1975) Ünlü İngiliz tarihçi, filozof, Londra Üniversitesi profesörü (1919-1955…  A.Toynbee’nin “Ermeni Faciaları” kitabı 1975’te, Hakob Torosyan’ın tercümesiyle, Beyrut’ta basılan aylık “Şirak” Dergisinde yayınlanmıştır (Mart-Nisan, Haziran sayısı). Kitabın bazı bölümleri “Büyük Facianın Anı Defteri” (Beyrut, 1965) ve “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni Soykırımı” (Yerevan, 1991) eserlerinde de yer almaktadır. Oysa Ermeniceye tam olarak çevrilmiş olsaydı, ünlü tarihçinin bu kitabı ana kaynak olarak, yalnız soykırım araştırmacılarını ilgilendirmenin de ötesinde de önem arz edecekti. Şimdi kitabın H. Torosyan’ın çevirisinden Doğu Ermeniceye uyarlanmış olan bazı bölümlerini sunuyoruz.

Bursa/Brusa

Bursa Ermenileri ticaretle, zanaatlarla, üretimin değişik dallarıyla, ipek böcekçiliği, meyve-sebze üretimi vs. gibi işlerle uğraşmaktaydılar. Krikor Ağaton, burada çok modern bir ipek dokuma fabrikası kurmuştu. Bursa’nın kaplıcaları, ipek fabrikaları, el işleri, çeşitli havlu ve bornozları, kilim dokuma atölyeleri büyük çoğunlukla Ermenilerin elinde bulunmaktaydı.

Ministry of Diaspora, Gulbenkian Foundation Plan Western Armenian Language Education

Yerevan—On Oct. 28, Armenia’s Minister of Diaspora Hranush Hakobyan and Director of the Armenian Communities Department of the Calouste Gulbenkian Foundation Razmig Panossian signed an Agreement on Cooperation between the Ministry of Diaspora and the Calouste Gulbenkian Foundation during a ceremony held at the ministry in Yerevan.

Ermeni Diasporası Kozan'daki Tarihi Kiliseyi İstiyor

Tarihçi Cezmi Yurtsever, Beyrut'ta çalışmalarını sürdüren Kilikya Ermeni Kilisesi'nin Adana'nın Kozan ilçesindeki tarihi Ermeni kilise harabelerini almak ve tazminat hakları için yeni bir stratejik çalışmayı başlattıklarını ileri sürdü.Yurtsever, yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıl içinde, 1922 yılında Kozan'dan Beyrut'a taşınan Kilikya Ermeni Kilisesi Başpapazı Aram Sarkisyan'ın Yunanistan gezisi sırasında Kozan Kalesi eteğinde bulunan Sis Ermeni Manastırı ve Ermeni mülklerinin yeniden asıl sahipleri olan Ermenilere verilmesi, tazminat ödenmesi gibi isteklerini Anayasa Mahkemesi'ne sunma çalışmalarını başlattıklarını, bu konuda hukukçuların görüşlerini aldıkları açıklamasını yaptığını hatırlattı.

Nefret suçları

Kayuş Ç.Gavrilof
Farklı etnisite, dini ve mezhepsel gruplar, LGBTİ bireyler, kadınlar, çocuklar, farklı siyasi görüşe sahip bireyler, yabancılar, göçmenler, engelliler ve azınlıklar ama illa ki Ermeniler Türkiye’de nefret suçlarının başlıca hedefidir. Biz Türkiye’de hayatımızı sürdürenler başımıza gelenleri, ismi ancak Batı dünyası tarafından adlandırıldığında farkına varır ve o isimle şekillendiririz kader saydığımız yaşamı. Türkiyeli bir Ermeni olarak, en iyi bildiğim kendi gerçeğimden yola çıkacak olursam; Bizlere karşı koskoca Osmanlı imparatorluğunda hoşgörü örtüsü altında yaşanan onca haksızlık, zulüm daha sonra Cumhuriyet döneminde farklı şekil ve derecelerle devam etmiş, biz ise bunları sessiz sessiz yaşarken, uğradığımız belanın nedenini gayet iyi bilsek de “ne”sini bilememişiz belli bir döneme dek.

Foto Galatasaray: Kadın, Ermeni, Hıristiyan

“Foto Galatasaray” 1935’ten 1985’e kadar Beyoğlu mütevazı stüdyosunda fotoğrafçılık yapan Maryam Şahinyan’ın tüm mesleki arşivinin yeniden görselleştirilmesi üzerine kurulmuş bir çalışma. Tayfun Serttaş’ın hazırladığı kitapta; Cumhuriyet sonrası kentin sosyokültürel haritasında gerçekleşen demografik dönüşümlere ve tanıklık ettiği tarihsel dönemin envanteri olan arşiv, İstanbullu Ermeni bir kadın fotoğrafçının yarım asırlık mesleki kariyerini gözler önüne seriyor. 1. Dünya Savaşı yıllarından kalan körüklü ahşap fotoğraf makinesi ve 1985’e dek kullanmaya devam ettiği siyah-beyaz tabaka filmlerle Maryam Şahinyan, fotoğrafın geçirdiği tüm teknolojik dönüşümlere rağmen adeta zamanı askıya alarak teknik ve estetik prensiplerinden en ufak değişiklik yapmayan bir sanatçı.

Fransa’yla ilişkiler yumuşamaya devam edecek

Faruk Şen
Uzun bir aradan sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 31 Ekim – 1 Kasım tarihlerinde Fransa’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek… Yeniden seçilen Alman Başbakanı Angela Merkel Türkiye’ye karşı her gün daha fazla sert bir tutum sergilerken Hollande’nin belirli konularda Türkiye’ye uyumlu davrandığı ve Türkiye’ye kıracak çalışmalar içerisine girmediğini görüyoruz… Türkiye-Fransa ilişkilerinde tabi ki Ermeni sorunu da büyük ölçüde rol oynuyor. 700 bin kadar Ermeni kökenli Fransız vatandaşının yanında Fransa’da yaşayan Türk kökenli göçmenlerin sayısı 450 bini aşmış bulunmakta. Fransa’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı 2012de 1 Milyonu aşmış ve 2013te 1,5 Milyon sınırını aşmıştır.

Kanadalılar bu 'medeniyet'i sevdi

Tamamı Türk vatandaşı ancak farklı din ve kültürlere sahip üyelerden oluşan Antakya Medeniyetler Korosu, Kanada turnesini tamamladı. Kanada'daki ilk durağı Montreal'de hafta sonu sahne alan koro, başkent Ottawa'nın ardından önceki gün de Toronto'da izleyenleri ile buluştu. Toronto Üniversitesi Yakın ve Ortadoğu Medeniyetleri Fakültesi'nin ev sahipliğinde George İgnatieff Tiyatrosu'nda 200 kişiye konser veren koro, izleyenlere neşeli ve duygulu anlar yaşattı. Yaklaşık iki saat sahnede kalan koro, İslam, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, Azeri, Kürt, Laz, Arap ve Yunan kültürüne ait eserlerden oluşan 15 parça seslendirdi.

Ermenice şarkı yarışmasında milliyetçiliği öven ve hicveden iki şarkı yarışacak

Yarışmada, Sevak Amroyan'ın milliyetçi, militarist ve şiddet göndermeli şarkısının aksine, Amroyan'ın savunduğu değerlerle dalga geçen bir şarkı da bulunuyor. İlk uluslararası Ermenice şarkı yarışması ‘Tsovits Tsov’un finalinde, Türklere karşı düşmanlık içeren ‘Axpers u es (Kardeşim ve ben) şarkısı da yer alacak...Yarışmada yer alan Collectif Medz Bazar ise "Ariur Ar Ariur" ile Fransa'da yaşayan Ermeniler arasında "yüzde yüz Ermeni" olmak için gerekli özellikleri hicvediyor. (Bu da bir Nefret suçu ve onaylanamaz. HYETERT)

Find your job in Armenia

 Հարգելի Տիկնայք և Պարոնայք GIZ կազմակերպությունը հոկտեմբերի 11 –ին կազմակերպում է Աշխատանքային Տոնավաճառ Գերմանիայի ֆրանկֆուրտ քաղաքում գերմանահայ համայնքի համար: Նրանք, ովքեր կցանկանան մասնակցել այս տոնավաճառին ,մի հապաղեք դիմել մեզ և այս ինֆորմացիան հնարավորինս շատ ընկերների և գերմանահայերի հետ կիսել: Ավելի ուշ կներկայացնենք պաշտոնական հայտարարությունը և հավելյալ տեղեկություններ: Խնդրում ենք մեզ գրել հետևյալ հասցեներով՝

Cadılar Bayramı nedir, neden kutlanır?

Eda Utku - eutku@radikal.com.tr
İngilizce'de Halloween olarak bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim Hristiyan dünyasında neden kutlanıyor? Halloween kelimesi nereye dayanıyor? Cadılar bayramı nedir ve neden Hristiyan dünyası için bu kadar önemli? İngilizce’de Halloween olarak bilinen, dilimize Cadılar Bayramı olarak geçen 31 Ekim, bütün Hristiyan dünyasında kutlanıyor. Cadılar Bayramı'nın kökleri aslında Pagan döneme ve sonrasında ilk Hristiyan uygulamalarına kadar gidiyor. Başlarda hasat zamanının bitmesi ve kışın başlamasını temsil eden Cadılar Bayramı, Hristiyanlığın etkisiyle beraber bambaşka bir anlama kavuşmuş özel bir gün.

Kısa Türkiye Cumhuriyeti tarihi

Yılmaz Murat Bilican / YBILICAN@aci.k12.tr
Cumhuriyet kurmak, bugünlere taşımak. Hem de hiç kolay olmadı, Önce bir millet yaratmak, millet olmak gerekiyordu.Yüzyıl başlarında İttihat ve Terakkiyle filizlenmişti milliyetçi düşünceler, topraklarımızın her şeyden önce “homojenleştirilmesi“ gerekiyordu. 1914-20 yılları arasında Süryani’lere, 1915’te Ermeni’lere yapılan soykırım, bu doğrultuda yapılmış önemli ve başarılı olmuş projelerimizdi. İmparatorluktan elde kalan topraklarda tam bir egemenlik sağlamak için, hem nüfus hem de ekonominin Türk’leştirilmesi şarttı. Kurtuluş Savaşı sonunda, üç buçuk yıldan sonra işgalden kurtardığımız İzmir’de, nüfusun çoğu gayrimüslimdi ve ekonominin neredeyse tamamını ellerinde tutuyorlardı. Nooldu? Günlerce yandı İzmir, yangın sonrası İzmir’in Rum; Ermeni ve levantenlerden oluşan gayrimüslim nüfusundan kimse kalmadı.

Osman Baydemir’in hayali Erivan’da gerçekleşti

Osman Baydemir, "Çocukluğumdan beri hem ailemizde hem de çevremde Ermenilere yönelik Soykırım olduğunu duyduk. Dedelerimiz ve ninelerimizin Ermenilere yönelik Soykırıma ilişkin hikayeleriyle büyüdük. Aynı zamanda 1915 Soykırımı sonrasında Kemalistler aynısını Kürtlere yönelik olarak da devam ettirdiler. Ben şu anda ölümüme dek gerçekleştirmem gereken hayalimi gerçekleştiriyorum. Bunlardan biri  Soykırım Müzesinde olmak; hayatını kaybedenlerin acısını  hissetmek ve paylaşmak ve aynı zamanda Ermeni halkına mesajımı, kötü anlamda siyasi hüznümü nakletmektir... İlk elde tarihle yüzleşmeli ve Ermeni Soykırımını tanımalıyız; ikincisi özür dilemek, üçüncüsü tazminat koşullarını netleştirmektir, dördüncüsü Batı Ermenistan’da yaşayan tüm Ermenilerin torunları, torun çocukları atalarının topraklarına geri dönmeliler. Kin ve nefret hislerinden kendimizi uzak tutmalıyız. Ancak Ermeni katliamcılarını ve Soykırımını asla unutmamalıyız; mücadelemizi önemsemeliyiz. Bunun için gelecek nesillere çözülmüş meseleleri miras bırakacağız.

İsmail Beşikci’ye Ermenistan’da Gevorg Surenyants nişanı takıldı

Batı Ermenileri Kongresi ve Erivan Devlet Üniversitesi İsmail Beşikci’ye Ermeni soykırımı üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Gevorg Surenyants nişanı taktı. Batı Ermenistan Kongresi’nin davetlisi olarak sosyolog yazar İsmail Beşikçi, Diyarbakır eski Belediye Başkanı Osman Baydemir ve İsmail Beşikci Vakfı Başkan Yardımcı Av. Ruşen Arslan, Ermenistan’a ziyarette bulundular. Ziyaret sırasında Batı Ermenileri Kongresi ve Erivan Devlet Üniversitesi Beşikci’ye Ermeni soykırımı üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Gevorg Surenyants nişanı taktı.

Harabeye dönen cami ve kiliseye restorasyon

Elazığ'ın Palu ilçesinde 8 asır önce 100 metre arayla yaptırılan ancak günümüzde harabeye dönen cami ve kilise restore edilecek… Palu Belediye Başkanı Dağoğlu, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, Ermeni cemaatine 8 asır hizmet etmiş bir kilisedir. 1970'lere kadar girişi ve resimleriyle Canlı olan kilise, daha sonra tahrip edilmiştir. Burada define avcıları ciddi anlamda tahribat yapmış ve yerel halk olarak sahiplenmemişiz. Ermeni cemaatiyle görüşerek 2015-2016 yıllarında buranın da onarımına başlanacağını umuyorum. İnşallah bunu başarırız ve Ermeni komşularımızla, dostlarımızla tekrar Palu'da buluşuruz.''

Dışişleri Ermeni Soykırımının tanınması yönündeki çalışmalarına devam edecek

Ermeni Soykırımının 100. Yılına ilişkin çalışmaların büyük kısmı bu ve geçtiğimiz yıl gerçekleştirildi, bu yönde çalışmalara devam ediyoruz. Açıklama 30 Ekim’de Millet Meclisinde 2015 Bütçe Tasarısına ilişkin görüşmeler esnasında Ermenistan Dışişleri bakanı Şavarş Koçaryan’dan geldi. Koçaryan, ancak bunun 24 Nisan 2015’ten sonra bu etkinliklerin sona ereceği anlamına gelmediğini belirterek ″Tüm 2015 yılı esnasında ısrarlı çalışmalar gerçekleştireceğiz″ dedi.

Büyükelçi Coşkun: Sözde Ermeni Soykırımı İddialarıyla Mücadelede Türk Diasporasına Büyük Görevler Düşüyor

Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi İsmail Alper Coşkun, sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı mücadelede Türk diasporasına büyük bir vazife emanet edildiğini söyledi.Azerbaycan merkezli Trend Ajansı’na konuşan Coşkun, “Batı ülkelerinde hem Türkiye hem de Azerbaycan’ın tarihlerine ilişkin yanlış anlaşılmaların en büyük sebeplerinden biri de bazı diaspora güçlerinin Türk dünyası aleyhindeki aktiviteleridir” diye konuştu.

Dink Sanıkları "Suç Örgütü"nden Yeniden Yargılanacak

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink cinayeti davasında Yargıtay kararına uymaya karar verdi. Bu durumda sanıklar cinayetten sekiz yıl sonra "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmakt"an yeniden yargılanacak.

Bir tarih hazinesi yok oluyor!

Adil Harmancî
Van (Rûdaw) - Hoşap Kalesi, Çavuştepe Höyüğü ve bölgenin en büyük Açık Hava Müzesi’yle tanınan Van’ın Gürpınar ilçesi aynı zamanda Çil Aş’larıyla da (40 değirmen) ünlüdür. Ancak üzerinde 3 yıldır su kesilen tarihi değirmenler şimdi yok olmayla karşı karşıya. Tarihi kaynaklara göre, Ermeniler tarafından Gürpınar’ın Değirmendüzü Mahallesi´ne yapılan 40 değirmen (Çil Aş) birkaç metre aralıklarla yan yana duruyor. 2010 yılına kadar 15 tanesi faal olan değirmenler son 3 yılda üretim yapamaz duruma geldi. Bazı değirmenler evlere dönüştürülürken, geri kalanlar ise yıkılmaya terk edilmiş durumda.

Chicago Parish Marks 50 Years

Parishioners of the St. Gregory the Illuminator Church of Chicago, IL, celebrated their 50th anniversary at the church's current location, during the weekend of October 17-19. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), visited the parish to ordain acolytes, meet with community members, and take part in the celebratory banquet on Sunday.

Ermenilerin Osmanlı’daki Altınlarını Fransızlar Gaspetmiş!

Alman bankalarına yatırılan 6.5 milyon Osmanlı altın lirasına konan müttefiklerden Fransa şimdi ne yapacak? Kimsenin parası Osmanlı’da kalmadı. Ermenilere ait taşınmazlardan elde edilen 5 milyon Osmanlı altınına İngilizlerin el koyduğunun ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. İngilizlerin zorunlu göçe tabi tutulan Ermenilerin taşınmazlarının satışından elde edilen 5 milyon Osmanlı altınına el koymasının ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. Osmanlı’nın göç eden Ermenilere paralarını ödediğine dair arşivlerde binlerce makbuz bulunduğunu belirten uzman tarihçiler “Osmanlı’da kimsenin parası kalmadı” fikrinde birleşti.

23 yıl çalıştım 23 yıl sigortam çıktı; çünkü patronum Yahudi'ydi” dedi, Türklüğümden utandım

Kerim Korkut
Milletimle ilgili üçkâğıtçılık, dalavere söylentileri öteden beri beni rahatsız eder… Yahu biz bu kadar hırsız bir millet miyiz? Yukarıdaki ifadeyi bir Türk’ün yanında çalışan birinden bugüne kadar duymadım. Hep işte “Ermeni bir patronum vardı, şöyle iyi adamdı…” diye anlatılır. Bu ülkede Ermeni, Rum, Yahudi ne kadar işveren var ki… Gerçi onların hepsi işveren. Yine de belli sayıdadır herhalde. Binlerce Türk patronun arasında birkaç Rum, Ermeni veya Yahudi’nin namı yürüyorsa bilmem ki ne demeli… Dikkat ediyor musunuz, sahipleri Rum, Yahudi, Ermeni olan (yabancı demiyorum; çünkü onlar da bizden, bizim insanlarımız) iş yerleri kolay batmıyor; en büyük krizlerde bile direniyorlar. Ya bütün bu durumların bir nedeni olmalı?

Akmescit’te 'Ermeni soykırımı' anıtı kuruluyor

Akmescit / Simferopol (QHA) - Kırım Ermeniler Derneği Başkanı Vagarşak Melkonyan, Akmescit’te sözde Ermeni soykırım kurbanları anıtının inşaatının başladığını bildirdi. Vagarşak Melkonyan, krymedia.ru sitesine yaptığı açıklamada, anıtın Akmescit’te Russkaya sokağında bulunan Ermeni mezarlığı içindeki şapel yanında inşa edildiğini belirtti.

Ermenistan yurttaşları daha kolay AB vizesi alıyor

AB ve Ermenistan arasında Vize Kolaylığı Rejimi Anlaşmasının imzalanması sonrasında 3 önemli değişiklik geçekleşti. AB vizesi almak Ermenisyan yurttaşları daha kolay, ucuz ve hızlı olmakta. Açıklama bugün 29 Ekim’de «Vize Kolaylığı Rejimi Anlaşması Gözlem Sonuçları Raporu»nun tanıtmı esnasında Nikolay İsraelyan’dan geldi.

Sizinkiler Aşkale’ye sürüyordu bunlar ‘Başdanışman’ yapıyor!

Ahmet Kekeç / akekec@stargazete.com
Sizinkiler “Afedersiniz Ermeni” demezlerdi. Bodoslamadan giderlerdi... “Saf Türk olmayanın bu ülkede hiçbir hakkı yoktur” derlerdi. Ve eklerlerdi: “Onlar sadece hizmetçi ve köle olma hakkına sahiptirler.” Başbakanınız daha da ileri giderdi: “Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülere karşı çıkanları yok edeceğiz...” Sevinmeniz gerekmez mi? Sizinkiler, Ermeniler için “Varlık Vergisi” salıyordu, vergisini ödemeyenleri Aşkale’ye, çalışma kampına sürüyordu... Bunlar (yani “Afedersiniz Ermeni” diyenler), Başbakan başdanışmanlığına getiriyor. Madem Etyen Mahçupyan’ın kimliğiyle danışmanlığı arasında bir bağlantı kurdunuz, bu sonuca sevinmeniz gerekmez mi? (Etyen'in pejoratif dediği solun ve entelektüelliği bir şarlatanlık pratiği haline getirmiş laik ve sol olarak nitelediği grupların saldırmasına şaşılmaz. HYETERT) 

Erivan ve Amman kardeş kent oldular; Kardeş Kent Anlaşması imzalandı

Resmi ziyareti çerçevesinde Ürdün’de bulunan Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve beraberindeki heyette bulunan Erivan Blediye Başkanı Taron Margaryan ve Amman’lı mevidaşe Belediye Başkanı Akel Biltaj, Erivan ve Amman’ın Kardeş Kent  İlanına ilişkin Anlaşmayı imzaladılar.

Serj Sarkisyan, Ürdün kralıyla buluştu

Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ürdün kralı Abdullah II bin el-Hüseyin el-Haşimi’nin davetiyle bugün Ürdün’e resmi ziyarette bulundu.Kraliyet sarayında cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve Ürdün kralı Abdullah II bin el-Hüseyin el-Haşimi’nin özel görüşmesi gerçekleşti. Ermenistan cumhurbaşkanı, Kral Abdulah II’ye ziyarei esnasında Ermemi Delegasyonuna gösterilen sıcak misafirperverlik için teşekkür etti. 

Edward Nalbandyan’ın Paris sonrası basın brifingi

Bu buluşmanın Rusya cumhurbaşkanı inisiyatifi ve katılımıyla Soçi’de gerçekleşen buluşmanın devamı olduğunu dikkate almalıyız; bu (buluşma) sınır ve tampon hattaki gerilimi oldukça deşarj etti. Aynı zamanda Newport’ta Birleşik Devletler Dışişleri Bakanlığı inisiyatifiyle gerçekleşen buluşmanın devamıydı. Bu buluşmalar dizisi, AGİT Minsk Grubu Troyka eş başkanları formatının, ortaya çıkan kimi güçlüklere karşın, oldukça işlevsel format olarak kalmaya devam ettiğini göstermektedir. Troyka eş başkanları ortak çabalarına devam etmekteler; bugünkü buluşmaya hem Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları, hem de Ermenistan, Azerbaycan ve Fransa cumhurbaşkanları buluşmalarına  katılmak üzere, eş başkanların da davet edilmesi bunu ortaya koymaktadır.

Minasyan: Türkiye, Ermenistan, Rusya, Almanya arasında köprü olmak...

Yerevan Üniversitesi Turizm Topluluğu Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Robert Minasyan; “Aktaş Sınır Kapısı’nın açılması ile Kars’ta 5-7 gün arası konaklama yapılabileceğini, Türkiye, İran, Suriye, Gürcistan, Ermenistan, Almanya tur operatörleriyle görüştüğünü ve Türkiye – Ermenistan-Rusya-Almanya arasında köprü olmak istediğini” vurguladı. Prof. Dr. Minasyan, Rusya ile Almanya arasındaki politik sorunun çözülmesi ile çok rahatlıkla gidip gelebildiklerini, Türkiye-Ermenistan içinde aynı temennilerde bulunduğunu ve herhangi bir siyasi kimliğinin olmadığını, turizm elçisi olmak istediğini dile getirdi. 

Ermeni Kahvesi

Maxime K. Yevadyan
Kahvenin kökeni. Her şeyden önce bilmemiz gerekir: kimilerinin gücüne gitse de, kahveyi Ermenilerin icat etmediği belli; hem zaten Türklerin de buldukları bir şey değil. Bitkinin geldiği yer Etiyopya. Ermenistan’dan (295) birkaç yıl sonra, 350’lere doğru Hıristiyanlığı kabul eden bu kadim imparatorlukta kahve tüketimi gerçek bir kutsal törenselliğe sahiptir. Bu ülkede kahve, boş yere ve hiçbir zaman hazırlığını dualar ve kutsal davranışlarla süslemeksizin içilmez; telvesi sayesinde, içimden sonra sıra kehanet meclislerine gelirdi.

Rene Pure: İzmir ’in Akıbeti

Fransız gazeteci, yazar Rene Pure 1922 ’de “İzmir ’in Akıbeti” belgesel kitabını Paris’te yayınlamıştır. Bilindiği gibi Sevr Anlaşması 10 Ağustos, 1920’de imzalanmış, ancak Kemalistlerin Ankara hükümeti Anlaşmayı tanımayıp, ayrıca Fransa, İtalya ve özellikle de Bolşevik Rusya’dan (10 milyon Ruble değerinde altın, silah ve cephane) aldığı destekle Kilikya’da Ermenilere, Doğuda Ermenistan Cumhuriyeti ’ne, Batıda ise Yunanlılara karşı saldırıya geçmişti. 1922’de Kuva-i Milliye güçleri İzmir’e girdi ve şehri ateşe verdi. İzmir kıyımı nitelik ve vahşet bakımından Abdülhamid dönemi katliamları ile Ermeni Soykırımının bariz bir uzantısıydı.Bu kıyımın gerçekleştirilmesine, niteliği itibariyle, kuşkusuz, tamamen Ermeni karşıtı olan ve 16 Mart, 1920’de imzalanan Moskova Anlaşması büyük olanak sağlamıştır.

1861 Şam Katliam

Mark Twain (1835 – 1910)
Amerikalı ünlü yazar. Eserleri dün­yada, Ermenice de dahil olmak üzere, birçok dile tercüme edilmiştir. 1867 ’de Mark Twain, henüz 32 yaşında genç bir gazeteciyken, “Sacramento Union” Gazetesinin muhabiri olarak “Quaker-City” gemisiyle, altı aylığına Avrupa yolculuğuna çıkar… Twain’in Şam (o dönemde Osmanlı sınırları içinde yer almaktaydı) hakkındaki makalesi, 1861 Şam Katliamı’na ayrılmıştır. Makalenin dikkatinize sunmakta olduğumuz bölümü, yazarın 12 ciltlik “Toplu Eserlerinin” Rusça tercümenin birinci cildinden (Moskova, “Gosizdat”yay, 1959, s. 436) alınmıştır… Daha sonra bize Şam’da Türklerin 1861 ’de katletmiş olduğu beş bin Hıristiyanın mezarlıklarını gösterdiler.

Fedon'dan bomba bomba açıklamalar

Rum ve Ermeni asıllı Türk şarkıcı Fedon Kalyoncu sosyal paylaşım sitesinden kendisi hakkında yapılan eleştirilere çok sert yanıtlar verdi. Fedon Kalyoncu açıklamalarında 'Bana duygu sömürüsü yapıyor diyorlar. Duygu sömürüsü yapacak en son kişi benim. Çünkü ben Ermeni asıllıyım ve Türklere en çok nefret duyan millet derseniz onlarda Ermenilerdir. Ben Ermeni asıllı olmama rağmen 'TÜRKÜM' diyorum. Bu şerefsizler bana hala sataşıyor. Bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun' ifadelerini kullandı.( Doğru söze ne denir? Ermeni değil ama Ermeni asıllı olduğu doğru. HYETERT)

Ermeni amcamın peşinden - III

Kalmak, gitmek, kaldığına ya da gittiğine pişman olmak; gidilen yeri bırakılan yere, bırakılan yeri gidilen yere değişmek…Bu, buradaki son yazım sevgili okur, ama neredeyse kendimden hiç bahsetmedim, değil mi? “Gündem”denen ve kendimi bildim bileli sevdiklerimi alan vahşeti iyice koyulaştırmaya yarayan gündelik gerçekliğe bulaştığımı görmedin, değil mi? 53 hafta boyunca seni “olay mahalli”ne götürdüm, benim gözlerimle bakmanı istedim. Bu devirde kim kime gözlerini verir ki?

Mahçupyan'dan Kürtlere flaş mesaj

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, "A Takımı"na sürpriz bir şekilde dahil olan, kamuoyunun paralel yapıya karşı tavrı ile de yakından tanıdığı Ermeni yazar Etyen Mahçupyan, Al Jazeera'den Gonca Şenay'a verdiği röportajda “Kürtler için de başkaları için de bundan daha iyi bir Hükümet bulma ihtimali yok” dedi. Özellikle Ermeni aydınlar ve yazarlar tarafından oldukça eleştirilen Mahçupyan'a Başbakanlık Başdanışmanlığı teklifi bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan geldi. (Eleştiren Ermeniler Mahçupyan’ın palyaço ve parazit dediği Ermeniler ile pejoratif solun parçası olan Ermeniler. Bu da doğal. HYETERT)

ՅԱՆՈՒՆ ՃՇՄԱՐՏՈՒԹԵԱՆ

Մայր Աթոռի տեղեկատուական համակարգի տնօրէն՝ Վահրամ Քահանայ Մելիքեան, ինչպէս անցեալին, նոյնպէս եւ այսօր, կը փորձէ շփոթի մատնել հասարակութիւնը իր անճիշդ եւ իրականութեան չհապատասխանող յայտարարութիւններով, չըսելու համար սուտերով:  Յստակեցնենք մեր տեսակէտները,  որպէսզի մեր ազնիւ ընթերցողները իմանան ճշմարտութիւնը:

What Happened and Why – The Denial of State Violence

Fatma MügeGöçek, Professor of Sociology and Women’s Studies at the University of Michigan, will be the guest of the USC Institute of Armenian Studies at a lunch-time conversation to be held on Wednesday, November 5, 2014, at 1:15 p.m. at the Ground Zero Coffeehouse, on campus. Entitled “What Happened and Why – The Denial of State Violence,”
USC INSTITUTE OF ARMENIAN STUDIES

"Kemalizmden Kopuş Yaşanmadıkça Yeni Bir Cumhuriyet Olamaz"

Haluk Kalafat
Doç. Dr. Vahap Coşkun dünden bugüne cumhuriyeti genel perspektifler ve değişimlerle numaralandırma ve "Yeni Türkiye" anlamında değerlendiriyor… Kemalist proje, yaklaşık bir asırdır bu topraklarda tatbik ediliyor. Bu süre zarfında, kendi amaçları doğrultusunda, önemli “başarılar”a ulaştığı göz ardı edilemez. Mesela, gayri-Müslimleri –çeşitli yollarla- tasfiye etti. Türk olmayan Müslüman grupların önemli bir kesimini Türklük dairesinin içine aldı, onların Türklüğü benimsemelerini sağladı. Bununla birlikte Kemalist Cumhuriyet hayal ettiği toplumu yaratamadı; milliyetçi ve laikçi umdeler etrafında biraraya gelmiş mono-blok bir toplumu meydana getiremedi… Kimileri ise, anayasa değişikliklerinden ziyade sistemin temelinde yer alan ideolojiye odaklanmamız gerektiğini belirtiyorlar. Buna göre, Cumhuriyet Kemalist ideolojiye dayanıyor ve Kemalizm halen anayasal sistemin temeli olmaya devam ediyor. Dolayısıyla Kemalizmden tam manasıyla bir kopuş yaşanmadığı müddetçe yeni bir Cumhuriyet’ten söz edilemez

Papa: Evrim teorisi yaratılışla çelişmiyor

Övgü Pınar
Vatikan’daki Papalık Bilim Akademisi’nde bir konuşma yapan Papa Francesco, “Bugün dünyanın kökeninin dayandırıldığı Büyük Patlama (Big Bang), ilahi bir yaratıcının müdahalesi fikriyle çelişmiyor, aksine bunu gerekli kılıyor” dediPapa, “Doğanın evrimi, yaratılış kavramına ters düşmüyor, çünkü evrim teorisi de evrimleşen varlıkların yaratılmış olmaları ön koşulunu gerektiriyor” diye konuştu. Öte yandan bu Büyük Patlama ve evrimleşme süreçlerinin tesadüfi olmadığını, ilahi bir iradenin ürünü olduğunu söyleyen Papa şöyle devam etti: “Yaradılış hikayelerini okuduğumuzda Tanrı’yı elinde sihirli değneği olan ve her şeyi yapabilen bir büyücü gibi hayal etme yanılgısına düşebiliyoruz. Ama öyle değil. Tanrı varlıkları yarattı ve onları kendisi tarafından her birine bahşedilen kurallar çerçevesinde gelişmeye açık halde bıraktı, gelişmeleri ve kendi bütünlüklerine erişmeleri için. Yaratılış süreci bu şekilde yüzlerce, binlerce yıl içinde ilerledi ve sonunda bizim bugün bildiğimiz haline ulaştı.”

Brüksel buluşmasında Ermenistan-AB yeni müzakereleri söz konusu değil

AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı elçi Traian Hristea, ″Ermenistan-AB ilişkileri yeni çerçevesi nasıl olacak?″ sorusuna elçi ″İlk elde söz konusu olanın müzakerelere ilişkin olmadığını altını çizmek isterim. Biz Ermenistan’ın yeni yükümlülükleriyle uyumlu alanlarda ikili ilişkileri incelemek arzusundayız.″şeklinde yanıtladı.

Finalists Announced For ADAA 2014 Saroyan Prize

(Los Angeles) - The Armenian Dramatic Arts Alliance (ADAA) is proud to announce the finalists for the 2014 $10,000 William Saroyan Prize for Playwriting in Human Rights/Social Justice:
Carla Cooks The War, by Laura Maria Censabella
I Am Not Mine, by Sevan Kaloustian-Greene
Manahatta, by Mary Kathryn Nagle

Fransa'da Azarbaycan- Ermenistan zirvesi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande Elyse Sarayında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serge Sarkisyan ile Dağlık Karabağ sorununa görüşmek için akşam yemeğinde bir araya geldi.Fransa Cumhurbaşkanılığı resmi internet sitesinde görüşme ile ilgili yapılan açıklamada, Paris Zirvesi ile Ermenistan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları arasında doğrudan diyaloğun yeniden başlatığı ve Cumhurbaşkanı Hollande'nin iki tarafa da gerginliği azaltma çağrısında bulunduğu belirtildi.

Amacımız Ermenistan’ı global kuyumculuk merkezine dönüştürmek

Başbakan Hovik Abrahamyan bugün Meridian Expo-Merkezinde «Ermenistan: Bölgesel Kuyumculuk Merkezi» Yatırım Forumunun açılışında hazır bulundu… Başbakan Abrahamyan şahsı ve hükümeti adına forum organizatörlerini, katılımcıları ve konukla kutladı, bunun Ermenistan kuyumculuk sektörünün gelişimine ve yatırımların cezp edilmesine katkıda bulunacağını ifade etti. Abrahamyan kuyumculuğun Ermenistan’da çok eski dönemlerden itibaren gelişmiş olduğunu ve Ermeni kuyumcuların çalışmalarının tüm dünyada tanınmış olduğunu kaydetti… Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine (AEB) üyeliğinin Ermenistan’da kuyumculuğun gelişimi için yeni bir teşvik unsuru olacağını, bunun yerel firmalar için pazarlarını genişletme ve kaliteli hammadde teminine olanak sağlayacağını ifade etti.

Azınlık okullarına pozitif ayrımcılık

İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, azınlık okullarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 36'sı Ermeni, 18'i Rum, 5'i Musevi ve bu yıl açılan Mor Efrem Süryani Anaokulu dahil toplam 60 azınlık okulunun İstanbul'da aktif olarak eğitim verdiğini söyledi. Azınlık okullarının, ilkokullarda bin 154 öğrenciyle yüzde 30, ortaokullarda bin 123 öğrenciyle yüzde 47 doluluğa sahip olduğunu aktaran Yıldız, azınlıklara ait liselerin ise 909 öğrenciyle yüzde 34 doluluğa sahip bulunduğunu açıkladı. Yıldız, bu yıl uygulanan ve azınlık okulları ile bu okullara giden öğrencilerin faydalandığı "teşvik" konusuna da işaret ederek, "12 mevcudun üzerindeki şubelere teşvik verilir" şartının azınlık okullarında uygulanmadığını, bu anlamda devletin pozitif ayrımcılık yaptığını ifade etti.

Küba'da 55 yıl sonra Katolik kilisesi

Küba hükümeti, 55 yıl aradan sonra ülkede bir Katolik kilisesi inşa edilmesine izin verdi. Pinar del Rio bölgesinin batısındaki Sandino'da inşa edilecek kilisenin finansmanı, Florida'nın Tampa kentindeki Katolikler tarafından sağlanacak. Katolik Kilisesi yayınlarından "Hristiyan Yaşamı"nda yer alan değerlendirmeye göre, 200 kişi kapasiteli kilisenin inşasına izin verilmesi, Küba ve Katolik dünyası arasındaki ilişkilerde yeni bir adım olarak görülüyor.

Ermeni filmleri «İpek Yolu» Film Festivalinde ödül kazandı

Çin’in Saanxi eyaleti  Xi’an  kentinde sona eren I.Uluslararası İpek Yolu Film Festivalinde Ermeni filmleri yeni başarılara imza attılar. Vigen Çaldıranyan’ın «Sessizliğin Sesi» ve Jivan Avetisyan’ın «Tevanik» filmleri ″Seyircinin sempatisi″ ödüllerini kazandılar. 

Film et rencontre / Film ve söyleşi: "Un Ciel épicé" / "Bir tutam baharat"

Bir Tutam Baharat Film gösterisi ve söyleşi.
Fransız Kültür Merkezi 30 Ekim Perşembe günü saat 17:30
Giriş ücretsizdir. / Entrée libre.
Institut français de Turquie à Istanbul
İstanbul Fransız Kültür Merkezi
Istiklal Caddesi N°4 - Taksim - Istanbul
T : (00 90) (212) 393.81.11
www.ifturquie.org

Çok Kültürlülüğe Dönüş

Rahim Er /rahim.er@tg.com.tr
"Yurtta sulh, cihanda sulh", "Bir Türk dünyaya bedeldir", "Ne mutlu Türk'üm diyene" gibi sloganların arkalarda kaldığı zamanlardayız. Onların bugün Mehmet Emin Yurdakul şiirleri kadar ağırlığı var. Şu gerçek şimdi net olarak görülmekte ki son bir asırda devlet, kendi içine kapanmıştır. Herkes üstün ve herkes düşmandır. Böylece "Türk’ün Türk’ten gayrı dostu yoktur!" iddiası dillere yerleşmişti. Çok kültürlü zenginliğin yerini alan hamaset döneminin ömrü, 50 yıldan biraz fazla sürdü… Unutmamalı biz, İslam âlemi son 3 asırda hiçbir keşfe imza atamadık, fikir ihraç edemedik. Çok kültürlülüğümüzü muhafaza edebilseydik bugün en namlı dünya markası yüksek teknoloji ürünleri bizim topraklarımızdan dünyaya yayılacaktı.

Eser Karakaş: Cami, kilise, dindarlık ve vergi

Çok farklı iki laiklik ya da sekülerlik modeli: Türkiye ve ABD Türkiye, malum, anayasasının ikinci maddesinde laiklik ilkesinin bir anayasal ilke olarak yer aldığı ama aynı zamanda bu ilkenin iyi tanımlanmadığı, anayasanın ilgili maddesinin de, 24. Madde, bir dizi boş laf ettiği bir ülke… ABD türü laiklik ise, onlar laiklik kelimesinden çok sekülerlik kelimesini tercih diyorlar, 18. Yüzyılın sonundan kalma bir anayasal ek (first amendment), ile işi götürüyorlar ve laiklik ya da sekülerlik kavramını kamu parasının herhangi bir inanca tahsis edilememesi konusuna indirgiyorlar… Çok net ifade ediyorum, benim de laiklik ya da sekülerlik tercihim, yani vatandaş-din-devlet ilişkisi tercihim kamu kaynaklarının, parasının inançlar karşısında MUTLAK TARAFSIZLIĞI ilkesine çok daha uyuyor…2015 seçimleri sonrası yapılacağını umduğum yeni anayasa önemli bir fırsat olabilir.

Politik azınlıklar ve matematik azınlıklar

Ulusun resmi dili olmaz; herkesin ana dilinde eğitim hakkı olur (ana dilini öğrenme hakkı değil, bu bir azınlık hakkıdır) okullarda herhangi bir dilin edebiyatı değil; tüm dillerden eşit sayıda temsilcinin bir araya gelerek belirlediği bir kurulun hazırladığı (yani ne Türk, ne Kürt, ne Ermeni, ne Çerkez, ne Süryani, ne Rum vs. ama hepsinden biraz.) bir edebiyat kitabı okutulur. Herkes kendi ana dilinde ama aynı edebiyat kitabını okur. Tarih kitabı da öyle hazırlanır. Her dilden, dinden, kültürden tarihçilerin ortaklaşa hazırladığı ne Türk, ne Kürt, ne Yunan, ne Ermeni vs. tarihi olmayan bir Tarih. Tabii herkes bu aynı tarihi, tıpkı aynı fiziği kendi ana dilinde okuduğu gibi, kendi ana dilinde okur. Dil sadece bir araçtır, içeriği belirlemez. Bu sistemde okullar ayrı değildir. Bu fiziksel bir ayrılık olarak anlaşılmamalıdır, içeriksel bir ayrılık yoktur. Herkes aynı eğitimi kendi ana dilinde görür. Dilin (aynı şekilde dinin, kültürün vs.) politik bir anlamı yoktur. Devlet Dil körüdür veya diller karşısında tarafsızdır. Böyle bir ülkede politik azınlık olmaz; çünkü artık politik olarak tanımlanmış bir çoğunluk yoktur.

Volınkin, "Ermenistan'ın Avrasya Ekonomi Birliği'ne üye olması doğru bir stratejik karardır

Rusya Büyükelçisi Volınkin, "Ermenistan'ın Avrasya Ekonomi Birliği'ne üye olması doğru bir stratejik karardır. Bu karar diğer ülkelerle işbirliği yapma imkanının tamamen kapatılması anlamına gelmiyor. Örneğin, Rusya hem Avrupa Birliği ülkeleriyle hem de Avrasya Ekonomi Birliği üyeleriyle işbirliği içerisindedir."dedi… Ter-Petrosyan'ın sözleri hakkında yorum yapan Rusya Büyükelçisi, "Bir kişi dışında muhalefetten kimse bu duruma karşı değil" dedi.

Ermenistan’da Yunanistan Ermenileri Günleri düzenlenmesi önerildi

Diaspora bakanı,  ″Diaspora Bakanlığı Ermenistan’da farklı ülkeler Ermeni Toplumları Günleri düzenlemektedir; bunlar farklı ülkelerde yaşayan soydaşlarımız tarafından Ermeni değerlerinin muhafazasına katkıda bulunan faaliyetlere ilişkin özgün bir bilançodur″ dedi. Bakan Hakobyan, Yunanistan elçisine Ermenistan’da «Yunanistan Ermenileri Günleri» düzenlenmesini önerdi. Bakanın samimi kabulü için teşekkür eden elçi Ioannis Taghis, Diaspora’yla yürütülen çalışmalarda iki ülke deneyim paylaşımının önemine dikkat çekti. 2015 yılında Ermeni Soykırımının 100. Yılına yönelik etkinliklere Yunanistan Heyetinin katılımı değerlendirirken, bakan Hakobyan, Ermeni Soykırımının tanınması, kınanması ve sonuçlarının giderilmesi her şeyden evvel dünyada herhangi bir diğer millete ve ülkeye yönelik benzeri cürümlerin işlenmesini engelleyeceğini belirtti.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, Hollande’la görüştü

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’la Elysee Sarayı’nda bir araya geldi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, temaslarda bulunmak üzere Paris’e gelen Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ı Elysee Sarayı’nda resmi törenle karşıladı.

Yukarı Karabağ zirvesi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, bugün Elysee Sarayı'nda önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ardından Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşecek. Fransa, Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ sorununun görüşüleceği zirveye ev sahipliği yapıyor. Gün boyu devam edecek görüşmelerin ardından üç lider, akşam Elysee Sarayı'nda verilecek kapanış yemeğine katılacak.

’40 Kapılı Şehir’ UNESCO Dünya Miras listesi için hazırlanıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti’nin, UNESCO Hayat Miras Listesi’ne girmesi amaçlı çalışmaları hızlandırdı. Bakan Ömer Çelik: “Kültürel ve tarihi değerlere, hayat tarihinin Geçmiş zamanda ehemmiyetli bir kısmını yaratan ve geleceğe değin kısmında ehemmiyetli bir rol üstlenen bir ulus olarak sahip çıkıyoruz.” Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ermeni hükümdarlarına başkentlik yapan Ani Tarihi Kenti’nin, UNESCO Hayat Miras Listesi’ne girmesi amaçlı çalışmalarını hızlandırdı. Bakanlığın çalışmaları sonucunda, ’1001 Kilise’ ve ’40 Kapılı Şehir’ olarak adlandırılan Ani Tarihi Kenti, 2012 seneninde UNESCO Hayat Miras Geçici Listesi’ne alınmıştı. Son Olarak hedef 2016′da asıl listeye girerek insanlık mirasında hak ettiği yeri bulması.

1915… 2015…

Ercan Jan Aktaş /  sertavciya@gmail.com
24 Nisan 2015 tarihinde mesela Diyarbakır’da büyük bir buluşma düzenlenebilir. Buluşma öncesinde Ermeni Soykırımı’na dair sözü, çalışması, eylemi, etkinliği olan kişi, yapı ve de grupların katılacağı iki günlük bir sempozyum olabilir. Bu sempozyum ile “evet Kürtlerden kimileri de bu soykırımda yer almıştır, yanlıştır, özür dilenmelidir”in ötesinde pratik/somut atılması gereken adımların konuşulması ve de bütün bunların pratik seyri için mekanizmaların oluşturulması gerekir. Kobani’de başlayan ve Rojava ile bir statüye bürünen halkların ve de inançların bir arada özgür yaşaması bütün bu coğrafyanın bir parçası olan ve korkunç bir soykırım ile yaşadıkları topraklardan koparılan Ermenilerin yaşadıkları kentlerin, sokakların tekrardan bir parçası olması ile mümkündür. 1915 tarihinde bu coğrafyada yaşanan Ermeni Soykırımı ile hepimiz kaybettik, bir yüz yıl sonra bu sefer halkaların özgürce bir arada inşa edeceği bir hayat ile ancak özgürleşebiliriz. Bu coğrafyanın bu adıma, söze, eyleme ihtiyacı var; bunun öncülük adımı da HDK ve de HDP’ye düşer…

ASİMDER’DEN Etyen Mahçupyan’a Tepki

ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, "Sözde Ermeni soykırımını tanıyan ve her köşe yazısında Türk halkını özür dilemeye davet eden, Türk milletini her yazısında sözde Ermeni soykırımı yaptığını yazıp gündeme taşıyan ve AGOS denen gazetede yazarlık yapmış ve ‘devlet içinde devlet kuruyorlar, hükümeti devirecekler’ denen paralel yapının gazetesinde köşe yazarlığı yapmış olan Ermeni asıllı Etyen Mahçupyan’ın Başbakan Başdanışmanlık görevine getirilmesi üzücü ve endişe vericidir. (Yakında palyaçolar ve parazitle ile onların destekçisi yazar ve akademisyenler de ASİMDER'in yanında yer alırlarsa şaşılmaz. HYETERT)

Vatandaşlıktan Çıkarılan Ermeni Asıllı İki Kardeş, Asker Kaçağı Diye Aranıyor

Muğla'nın Marmaris ilçesinde yaşayan Ermenistan asıllı Türk vatandaşı Susanna Margaryan'ın 30 yaşındaki Aras ve 24 yaşındaki Erkan Üstün isimli iki çocuğu, vatandaş olduktan yedi yıl sonra herhangi bir talepleri olmadan vatandaşlıktan çıkarıldı. Şimdi de asker kaçağı olarak aranan iki kardeş, silinen vatandaşlıklarını geri almak için mücadele ediyor.

“Bız Bız Çur” veya Papazı dövdürtmeyecektik!

Cumhurbaş(ba)kanı Erdoğan Estonya dönüşü yine pejoratif devlet aklıyla konuşmuş: "Kobani ile alakalı olarak, orası aslen, Kürtlerin mi yoksa Arapların mı tartışmasına girmek istemiyorum. Ama işin aslına bakarsanız, adı üzerinde, Ayn'el Arap'tır." Bu tarihsel dinamikleri hiçe sayan üstenci akıl ve kolonyal rejim ağzının nasıl bir toplumsal yarılmaya yol açtığının kavran(a)madığının en üst perdeden telaffuzudur. Ursula K. Le Guin'in "Yerdeniz Büyücüsü" romanında, her şey ve herkesin bilinen ismi dışında sahih bir adı vardır ve bu sahih adıyla çağırdığınız kişi veya nesne her koşul ve şartta çağrınıza yanıt verir. Hadi biz de mağdur ve maktulün zalimle yer değiştirdiği coğrafyamızda sahih adları çağıralım.

Office of Armenia’s Honorary Consul opens in Fresno

FRESNO -- The Office of the Honorary Consul of the Republic of Armenia was solemnly opened in Fresno on October 20. Attending the event were Armenian Ambassador to the US Tigran Sarkisian, Armenian Consul General in Los Angeles Sergey Sarkisov, NKR Deputy Prime Minister Arthur Aghabekian, Armenia’s Permanent Representative to Washington Robert Avetisian, more than 400 representatives of community organizations, religious leaders.

Orhan Kemal Cengiz: Sevan Nişanyan neyin cezasını çekiyor?

Burası milyar dolarlık imar yolsuzluğu iddialarını içeren dosyaların küt diye kapatıldığı bir ülkedir. Peki bu ülkede, nasıl oluyor da bütün bunlara göz yuman yargının gözleri, söz konusu olan Nişanyan’ın eserleri olunca fal taşı gibi açılıyor; savcılar, yargıçlar Nişanyan’ın sözde hukuka aykırı inşaatlarını bir kuyumcu hassasiyetiyle ölçmeye başlıyor? Nişanyan bir Ermeni olduğu için mi oluyor bütün bunlar? Dine hakaret ettiği iddiasıyla açılan başka davalardan verilemeyen cezalar görünmez bir kanaldan bu tarafa mı aktarılıyor?  Yoksa o, arkasında bir dayısı olmadığı halde hâlâ sivri dillilik yapanların başına neler geleceğini mi temsil ediyor? Sahi Nişanyan neyin cezasını çekiyor?

Ermeni tarihçi: Bugün Kürtlerin durumu 100 yıl önceki Ermeniler gibi

Raymond Kevorkian, şu sıralar tüm dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu Kobani'nin de tarihini 2011'de yazdığı kitapta anlattı. “1915, Diyarbekir ve Kürtler” konferansı için gelen Ermeni tarihçi Raymond Kevorkian, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırısı altındaki Kobanê’yi 100 yıl önceki Ermenilere benzetti. Kevorkian, “Kürtler kendi yaşadıklarının 1915 öncesinde Ermenilerin başına gelenle aynı olduğunu fark ettiler. Kendilerinin de sosyal yapıdan bir iç düşman olarak dışlandıklarını gördüler” dedi.

"Kürt Halkı Ermenilerin Mirasçısı Oldu"

Elif Akgül
İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu'nda konuşan tarihçi Raymond Kevorkian Ermeni ve Kürt halkları arasında çok eskiye dayanan ilişkiyi anlattı… “Ben 1979 ile 1980 arasında İran’da bir Kürt köyünde yaşadım. Burada altı Ermeni aile vardı ama hepsi yaşlı ailelerdi. Bu köyün özelliği şuydu. 50 yaşlarında olan Kürtler Ermenice yazıp konuşuyor, Tahran’da çıkan Ermenice gazeteyi okuyorlardı. Çünkü babaları vaktiyle Ermeni çiftçilerin yanında çalışmıştı ve köydeki tek okul Ermeni okuluydu. Bu köy örneği de gösterdiği gibi Kürt halkı Ermenilerin mirasçısı oldu.”

Ahmet Hakan: Artık kimse ‘Affedersin Ermeni’ diyemeyecek!

Başbakan’a başdanışman olmuş Etyen Mahçupyan. Bir tek nedenden dolayı çok ama çok sevindim bu olaya. Etyen Mahçupyan’ın başbakan danışmanı olmasından sonra… Sanırım artık hiçbir devlet yetkilisi…“Ermeni” kelimesini telaffuz etmeden önce “Affedersin” falan demeye gerek duymayacaktır. “Affedersin Ermeni” demenin en azından başbakanlık çalışanı Etyen Mahçupyan’ı rencide edeceğini düşünecektir. Etyen Mahçupyan’ın “Başbakan Başdanışmanı” olması, sadece ve sadece bu işe yaraması nedeniyle bile çok önemli bir gelişmedir.

Milliyetçilikle barışın savaşı...

Hasan Cemal / hsncml@t24.com.tr
Hiç unutmam, bir Kürt aydını bir seferinde demişti ki: “Türkiye’de uzun yıllardır Kürtler yaşadıklarını, Ermeniler de öldürüldüklerini anlatmaya, ispat etmeye çalışırlar.” Türkiye’de devlet böyle bir devlettir. Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na, Enver-Talat-Cemal üçlüsünün İttihat Terakki diktasına uzanan bir anlayış yatar bu devletin mayasında. Bu milliyetçi devlet anlayışının özeti şudur: Müslümanlara ilişkin farklılıkları Türk kimliği altında silmek... Müslüman olmayanları da ya Anadolu’dan zorla sürmek ya da 1915 örneğindeki gibi etnik ve kültürel temizliğe tabi tutmak...

Etyen Mahçupyan yeni Türkiye’ye iyi gelecek

Melih Altınok / melih.altinok@tg.com.tr
Ermeni danışman en çok solcuları ve gayrimüslimleri rahatsız etti
Bir Ermeni olan Etyen Mahçupyan’ın Başbakan baş danışmanı olmasının muhafazakârlar ve milliyetçilerden ziyade solcuları ve gayrimüslimleri rahatsız etmesi aslında bu tercihin ne denli doğru olduğunun da göstergesi. Zira Mahçupyan, ülkenin demokratikleşmesine ve sivilleşmesine katkı yapacak kesimlerin değiştiği tezinin doğrulanması anlamına gelecek bu örneği ilk görenlerdendir. Ülkede yaşanan değişim sürecinin karakteristiğini, ideolojik bariyerlerini ve cemaat ilişkilerini aşan bireylerin fikri etkinliğinde arayan Mahçupyan bu yeni dönemin cesur mimarlarındandır... 

Başkan Topbaş resim sergisi gezdi

Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi’nde açılan sergiyi gezen Başkan Topbaş, ressam Erol Sarrafian’dan çalışmaları hakkında bilgi aldı.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ressam Erol Sarrafian’ın Kumkapı Meryem Ana Ermeni Kilisesi’ndeki sergisinin açılışına katıldı. Sergi açılışı öncesinde Başkan Topbaş, Ermeni Patrikhanesi Patrik Vekili Başpiskopos Aram Ateşyan ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Nadya Taşel’le birlikte kahve içti.

Müthiş bir karar: Etyen Mahçupyan

Rasim Ozan Kütahyalı
Dün sabah eşim Nagehan beni güzel bir haberle uyandırdı... Çok sevdiğim ve Türkiye'nin en büyük beyinlerinden biri olarak gördüğüm Etyen Mahçupyan Başbakanlık Başdanışmanı olmuştu. Hem şaşırdım ve heyecanlandım hem de Mahçupyan'la ilgili bu tür bir gelişme olacağını da uzun süredir bekliyordum.Başbakan Davutoğlu çok isabetli ve belki de tarihi bir karar verdi.
Bundan 5 yıl sonrasının Türkiye'sinde ne demek istediğimi herkes daha iyi anlayacaktır...

Ermeni Mallarının Gaspı

İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu’ nda 1915 Ermeni Soykırımı na hazırlanan süreç toprak ve mal gaspları tartışmalarıyla ele alındı.

‘An ve Markar Esayan’

Faruk Aksoy
Sevgili Markar’ın çıkarımları, bir bütün olarak ‘katılma’ ya da ‘reddetme’ şeklinde değildi, anladığım kadarıyla. Daha çok ‘bir tercih etme’ durumuydu sanki. Cumhuriyet tarihini, CHP üzerinden okuduğunda, özellikle gayrimüslimlere karşı ‘asimilasyon ve inkar’ politikalarının uygulandığı bir dönem olarak gördü ve özetledi. “Peki, İslamcıların ve Ulusalcıların, bir noktadan sonra Ermeni meselesine ‘ortak tavır’ alarak bakmalarını ve belki de, aynı dille Ermenileri suçlamalarını nasıl değerlendiriyorsun?” diye sorduğumda; “İslamcılar, en azından ‘taziyelerini’ bildirerek, durumu sahiplendiklerini ve üzüntülerini gösterdiler.” dedi.

Fransa, çarşaf ve peçe konusunda 122 yıl sonra Abdülhamid ile aynı noktada

Murat Bardakçı / mbardakci@htgazete.com.tr
Devlet 16. yüzyılda kadınların bağlı oldukları dinî cemaatlerin elbiselerine bakılarak fark edilebilmeleri için birbirlerinden farklı şekilde giyinmeleri gerektiğinin üzerinde dururken, konu 18. yüzyılda giysilerin açıklığı ve inceliği tartışmasına gelmişti. Müslüman ve gayrimüslim kadınlara birbirlerinden farklı renklerde elbiseler giymeleri zorunluluğu getirilmişti ve bu kurala hemen her kadın uyuyor, uymadıkları takdirde sert şekilde uyarılıyor ve gayrimüslim kadınların Müslüman kadınlara benzememelerine çalışılıyordu. Meselâ, 1556 ve 1568 yıllarında çıkartılan iki ferman ile Yahudi ve Hristiyan kadınların feracelerinin kumaş yerine kara çuhadan yapılması, kuşaklarının otuz-kırk akçeyi geçmeyen ipekten dikilmesi ve feracelerinin de Müslüman kadınlarının kullandıklarına benzememesi emredilmişti. Gayrimüslim kadınların saçaklı elbiseler giyip iyi kalite tülbentler sarmaları yasaktı ve sadece “kutnî” denen ipek ve pamuklu karışımı kumaştan yapılma elbise giyebilirlerdi. Kadınların giyimi 18. asırda daha da önemli bir problem haline geldi ve elbiselerin açık-saçık olmalarının önüne geçilmesine çalışıldı.

Kur’an’dan bölümler okuttum

Alin Taşçıyan /  atasciyan@stargazete.com
Kunduralarımı İstanbul’da Bıraktım adlı belgeseliyle sinemaseverlerin tanıdığı Lübnanlı Ermeni sinemacı Nigol Bezjian, bu defa iki farklı projeyle karşımızda. Bezjian ile sinema ve çocukları konuştuk. Lübnanlı Ermeni sinemacı Nigol Bezjian Kunduralarımı  İstanbul’da Bıraktım adlı belgeseliyle sinemaseverlerin tanıyıp sevdiği bir sima. Yıllardır Türkiye’ye gidip geliyor ve ilginç çalışmalar yapıyor. Aslen Halepli Bezjian’ın Türkçesi de oldukça iyi.  51. Uluslararası Antalya  Altın Portakal Film Festivali’nde Lübnan’daki Suriyeli bir mülteci kampındaki gündelik hayatın trajedisini anlattığı Teşekkürler Bayanlar ve Baylar adlı belgeselin dünya prömiyeri yapıldı.

Beneath every footstep is an ancient civilization

Different peoples throughout different times used to refer to Armenia by different names. The Sumerians in around 2,800 BCE called Armenia – Aratta, while the Akkadians that succeeded them in the second half of Third Millennium BCE called Armenia – Armani or Armanum.

İsveç Dışişleri Bakanı: Soykırım gündemimizde yok

İsveç Dışişleri Bakanı:Soykırım kararı konusunun hükümetin şu andaki gündeminde olmadığını, Dağlık Karabağ sorununun da barışçıl yollarla çözülmesini istediklerini söyledi… Bir gazetecinin sözde soykırımın yüzüncü yılında İsveç hükümetinin, parlamentonun dört yıl önce sözde Ermeni soykırımı konusunda neler yapacağı yolundaki sorusu üzerine bakan, İsveç Meclisi’nin dört yıl önce kabul etmiş olduğu sözde soykırımı tanıma kararı doğrultusunda girişimlerde bulunmanın hükümetinin şu anda gündemde olmadığını açıkladı. 

IRAK’TA SÜRYANİ HALKINA YARDIM ETMEK İÇİN VİCDAN ÇAĞRISIDIR

Zeynep Tozduman
2014 Haziran ayında İŞİD tarafından katledilip kaderine terk edilen bir halktır Süryaniler.
Bu yazım Irak / Musul ve Ninova'da İŞİD ( İSİS = DAİŞ ) tarafından zorla evlerinden, toprağından koparılıp Duhok-  Erbil- Ankawa'ya sürgün edilen Süryani halkına yardım etmek için bir vicdan çağrısıdır. İŞİD hepimizin bildiği üzere geçtiğimiz 9 Haziran 2014'de ilk katliamlara, Süryani halkıyla başladı... O kadar çok katliam yaşadı ki kadim halklar, o günden bu yana. Ermeniler, Şiiler, Şebekler, Ezidiler, Türkmenler, Aleviler, Kürtler... Bu gün, Musul- Ninova- Erbil’de Süryani, Şengal’de Ezidi, Kobane’de Kürt, Karatepe’de Alevi olma zamanıdır.

"300 bin Ermeni kurbanın listesi hazır"

Kasım Cindemir / HT Gazete
Ermenistan, soykırım iddialarını uluslararası bir mahkemeye taşımaya hazırlanıyor. Ermenistan Ulusal Arşivi, 1915 olaylarında öldürülen 300 bin kişinin ismini tek tek belirlediğini açıkladı. Arşiv başkanı Virabian, “Dava açmak için yeterli belgemiz var” dedi. 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü yaklaşırken, Ermenistan uluslararası kamuoyuna karşı Türkiye’yi zor durumda bırakacak bir adım atmaya hazırlanıyor. Mediamax adlı Ermeni haber sitesine göre, Ermenistan uluslararası bir mahkemede Türkiye’ye karşı soykırım iddialarıyla ilgili olarak bir dava açmaya hazırlanıyor. Ermenistan Ulusal Arşiv Direktörü Amatuni Virabian, “Uluslararası bir mahkemede Türkiye’yi dava etmek için yeterli soykırım belgesi mevcut” dedi.

Diyarbakır'ın Belleğindeki 1915

Elif Akgül
İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği 1915, Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde gerçekleşti. Konferansın İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Bülent Bilmez moderasyonundaki “Belleklerdeki 1915” oturumunda Namık Kemal Dinç, İsmail Beşikçi Vakfı olarak gerçekleştirdikleri projeyi ve 1915 öncesi ilişkilerde toplumsal bir kurum olarak kirveliği anlattı. Adnan Çelik’in 1915’in Kürtçede dile geliş biçimlerini aktardığı oturumda Seda Altuğ Bugünden Geçmişe Ermeni Soykırımı Kürtler Toprak ve Devletler tebliğini sundu.

St. Petersburg Vasileostrovski yöresine bir haçkar dikildi

Erivan ve kardeş ve dost kentler arasında İşbirliği Programı çerçevesinde bölgeler arasında  partnörlük bağları ve işbirliğine ilişkin meseleler, çalışma ziyareti çerçevesinde RF’nin kuzey başkenti St. Petersburg’da bulunan Erivan Arabkir ilçesi yöneticisi Hrayr Antonyan ve St. Petersburg Vasileostrovski yöresi idarecisi Yulia Kiselyova buluşmasında değerlendirildi.

seVan nişanyan: Beni cezalandırdıklarını zannedenlerin boynu bükük karşıma gelip benden af dilemesini bekliyorum

(Aykırı bir Ermeni Entelektüeli Orantısız Zeka seVan nişanyan başlıklı seVan nişanyan davası’nı paylaşma toplantısı 21 Ekim 2014). 10 aydır cezaevinde bulunan ve bu süre içinde dört cezaevi dolaşan tarihçi, yazar, dilbilimci, gazeteci, turizmci… seVan nişanyan için arkadaşları ve dostları Getronagan lisesinde yetişenler derneği lokali salonunda bir toplantı düzenlediler. Toplantı seVan’ın Şirince’deki mimari çalışmaları içeren bir fotoğraf sersisi ve Gazeteci, yazar, tarihçi Ayşe Hür, Gezi Fenomeni adlı kitabından yargılanıp acilen cezalandırılan gazeteci, yazar, siyaset bilimci Erol Özkoray, Can Şenliği Tiyatro gurubu adına Haldun Açıksözlü (Laz Marx Emice) ve Tarih Vakfı Başkanı akademisyen Bülent Bilmez’in katıldığı bir de panel eşlik etti.

Mahçupyan'dan ilk açıklama

Mahçupyan: Başbakanlık danışmanlığı, benim için reddedilmesi mümkün olmayan bir teklifti...  "Sayın Başbakan ile geçtiğimiz hafta akil adamlar toplantısında görüştük ve kendisinden böyle bir teklif geldi. Haberlerde yer aldığı gibi herhangi spesifik bir konuda danışmanlık yapacağım konuşulmadı. Ermeni meselesi konusu hiç geçmedi. Kategorik olarak herhangi bir konu üzerinde durmadık. Bugün çok önemsiz görünen bir sorun yarın memleket meselesi haline gelebilir.