Etiketler

Patrik Bartholomeos: “Papa Hazretleri İle Dünya Barışı İçin Müşterek Gayret Sarf Ediyoruz”

Patrik Bartholomeos, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “Bu Dünyadan Göçenler Yalnız Unutulduklarında Ölür” adlı belgeselin tanıtım galasına katıldı. Fener Rum Patriği Bartholomeos, Katolik Hristiyanların ruhani lideri ve Vatikan Şehir Devleti Başkanı Papa’nın Türkiye ziyaretine ilişkin İHA muhabirinin sorularını yanıtladı. Papa’nın Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyetini dile getiren Bartholomeos, “Bu ziyaretten dolayı çok mutluyuz. Papa Hazretleri’nin benimle büyük bir dostluğu var. Tahta geçme dönemine katılmıştım. O zamandan beri çok iyi dost olduk. Geçen Mayıs ayında Kudüs’te buluştuk. Müşterek dua ettik, dünya barışı için. Özellikle Ortadoğu barışı için, ondan sonra beni Vatikan’a davet etti, haziran ayında. Şimdi de bu sene içinde üçüncü buluşmamız olacak. Kiliselerin birliği, dünya barışı için dua ediyoruz. Müşterek gayret sarfediyoruz. İnşallah çabalarımızın sonu müspet olur. Çünkü hepimizin buna ihtiyacı vardır. Böyle bir şahsiyetin memleketimize gelmesi hepimiz için bir sevinç, şeref vesilesidir” şeklinde konuştu.

Sözde Bu Acı, Bu Çığlık Hepimizin

Zeynep Tozduman
Din, mezhep ve etnik farklılık üzerine inşa edilen Irak anayasası, aslında İŞİD'in saldırıları için zemin hazırlanan Orta doğu ülkelerinden sadece biridir.  ABD yetkililerinin açıklamasına göre önümüzdeki süreçlerde 30’a yakın ülke de aynı akıbeti yaşayacak. 2006 yılında El- Kaide'nin desteğiyle Irak'ta ''Irak İslam devleti '' adıyla kurulan İŞİD, ABD'nin Orta doğudaki kısa vadede kesmeyeceği sağ koludur. İŞİD'in Irak'ta kurulması ve örgütlenmesi ise asla tesadüf değildir.

22 Kasım neden Diş Hekimleri Günü olarak kutlanıyor?

Osmanlıdan günümüze bu topraklarda hizmet veren tüm diş hekimlerine Ahde Vefa. 22 Kasım 1908,Tıbbiye'de Muallimler Meclisinde ''Dişçi Mektebi''  kurulması için müzakerelerin başladığı tarihtir. Eğitime ise 1909 tarihinde başlanmıştır. Müfredat, Paris Dişçi Mektebinden alınmıştı. Kimya, fizik, Nebatat, hayvanat, diş hastalıkları ve cerrahisi, protez  dersleri vardı. Okula öğrenci alınırken eczacılıktan gelenler sınavsız 1 veya 2. sınıfa  , hiç dişçilik yapmamış dışarıdan gelenler sınavla 1. sınıfa alınıyordu… Bu arada, Kurtuluş savaşından sonra yurdu terk eden gayrimüslim muallimler nedeniyle açığı kapatmak için de olsa yanlış olan kararla alelacele asistanlar alınmıştı. Bazılarına sınav bile yapılmamıştı. Neredeyse sokaktan toplayarak okula alınan onlarca öğrenci, öğretim kadrosunun ilmi zayıflığı ve de hasta koltuğunun da az olmasından ''Dişçi Mektebi ''nden bazen bir diş çekmeden mezun olabildiler.

Müslüman gibi görünen saklı Ermeniler

Hürriyet'ten Savaş Özbey yazdı:
Cevizin kalınlığı boynunu geçerse o boyun gider… 1915'ten sonra Müslüman gibi görünen saklı Ermeniler...Bugün Türkiye’de sayıları kaç? Nerelerde yaşıyorlar, hangi işleri yapıyorlar, nasıl evleniyorlar? Hangi isimleri kullanıyorlar, hangi partilere oy verdiler? Bir Ermeni köyü dışarıdan nasıl anlaşılır? Peki neden artık ceviz ağaçlarının büyümesine izin verilmiyor? Cevabı başlıkta gizli olabilir mi? Ermenistan’dan, diyaspora’dan, Türkiye’den uzmanlar ve canlı tanıklar anlatıyor: İşte Kripto Ermeniler! (Ne gariptir ki Müslümanlaştırılmış Ermeni ile Kripto denen gizli olarak dinini koruduğu söylenen Ermeniler birbirine karıştırılıyor. Halaçoğlu denen adam da kripto Ermenileri teröristlerin kaynağı olarak gösteriyor. Vasiliğimize soyunan solcular da zorla Müslümanlaştırılan ve 4 nesil Müslüman olarak yaşayanlarla gizli olarak Hıristiyanlığını sürdürdüğü söylenen Ermenileri aynı kefeye koyup, Hıristiyan Ermenilerle özdeş görüyor. HYETERT)

Cakarta'ya Hristiyan vali atanmasının protestoları sürüyor

Dünyanın en kabalık Müslüman nüfusuna sahip Endonezya'da 50 yıl aradan sonra ilk defa bir Hristiyanın vali olarak atanması üzerine ülkedeki dini gruplar valilik binası önünde toplanarak atamayı protesto etti. Başkent Cakarta'da sokaklara dökülen binlerce kişi, iki gün önce yemin ederek görevine başlayan Çin kökenli Basuki Tjahaja Purnama (Ahok) ve Cumhurbaşkanı Joko Widodo'yu protesto etti.

Martin Nipage: Büyük Cürmün Küçük Bir Faslı

Martin Nipage (1886- 1963) Alman eğitimci, Halep’teki Real Mektebinin kıdemli öğretmenlerinden. Ermeni katliam ve tehciri kapsamında işlenen her tür cinayete şahsen tanık olmuştur. 1915 ’te Alman halkına hitaben çağrıda bulunarak, Alman hükümeti ile Türklerin suç ortaklığı sonucunda Ermenilerin içine düştükleri feci duruma gözler önüne sermiştir. M. Nipage’nin bu çağrısı Almanca, Fransızca ve İngilizce olarak defalarca yayınlanmıştır. J. Lepsius’un “Almanya ve Ermenistan 1914 – 1918” başlıklı kitabında (Yerevan, 2006, s. 222-224) da yer alan Nipage’nin bu çağrısından bir bölüm aktarıyoruz.

ABD'li tarihçiden Erdoğan'ı üzecek haber

Cami değil tepe, Küba değil Bahamalar.  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Amerikayı Kolom'dan önce müslümanlar keşfetti' tartışmalarına Amerikalı tarihçi Gary Knight'de katıldı. ABD’de yayınlanmış “Unutulan Kardeşler” isimli kitabında Amerika kıtasının keşfini anlatan ABD’li tarihçi Gary Knight, “Kolomb bir camiden söz ediyor. Güzel tepenin küçük bir camiyi andırdığını yazıyor. Kolomb burayı İspanya’daki ‘Âşıklar Kayası’na benzetiyor” diyor. Knight, bu yerin aslında Küba’da değil, Bahamalar’da olduğunu da vurguladı. Knight, Amerika’yı keşfeden Kristof Kolomb’un anılarında Küba’da cami gördüğüne yönelik bir şey olmadığını, ancak Cenovalı kâşifin gördüğü bir tepenin şeklini camiye benzettiğini ifade etti. Knight, bu yerin Küba’da değil Bahamalar’da olduğunu da sözlerine ekledi.

The Lovely Lovers’ Park

One of Yerevan’s most pleasant attractions is Lovers’ Park, a longtime green space that was recently renovated. The new park was a collaboration between a Swiss-Armenian philanthropist and Armenia Fund.

Armenia Fund Benefactor Gerald Turpanjian to be Honored at Armenia Fund's 20th Annual Gala Banquet


Gerald Turpanjian, longtime benefactor and international philanthropist, will be presented with the Order of Mesrop Mashtots at the annual Armenia Fund Annual Gala Banquet on November 23, 2014 at the Glendale Hilton Hotel. Mr. Turpanjian will be presented with the honor for his substantial contribution to the progress and prosperity of the Nagorno-Karabakh Republic by the country’s president, Bako Sahakyan.

Türk Dili ve Ermeniler

Kevork Galoşyan
Osmanlı Devleti'nin kurulmasından sonra diğer dillere ve eğitime yatkın olan Ermeni gençler hem diplomatik ilişkilerde tercümanlık yaparak Osmanlı’ya büyük katkılar sağladılar hem de dilbilim alanında önemli çalışmalar yaptılar... Genelde her alanda mevcut olan bu hastalıklı yaklaşımları bir tarafa bırakıp şunu kaydetmek gerekir ki; Ermeniler hem Osmanlı'da hem de Türkiye Cumhuriyeti’nde dilbilimcilik alanında çok sayıda ve değerli dilbilimciler çıkarmışlardır. Mesela Türkçe’nin ilk etimolojik sözlük yazarı Ermeni Bedros Keresteciyan’dır. Dünya edebiyatının Osmanlıca-Türkçe’ye çevirilmesinde de yine İngilizce, Fransızca, Almanca vb. dillerine hakim olan Ermeni tercümanların katkısı büyüktür. Bunun yanında Osmanlı döneminde Ermeni harfli Türkçe basın ve edebiyatta Türkçe yayınlar oldukça zengindir. Ermeni şairler, halk ozanları birçok Türkçe eserler bırakıp Türk edebiyatına da büyük katkı sağlamıştır. Örneğin; Osmanlı Devleti'nde en üst düzey devlet görevlisi olarak hizmet vererek "Paşa" unvanını almış, Osmanlı Ermenisi yazar, gazeteci, devlet adamı Hovsep Vartanyan 1851 yılında Akabi Hikâyesi'ni Ermeni harfleriyle Türkçe olarak yazmış, Türkçe ve Ermenice yayımladığı Mecmua-i Havadis gazetesi ile de Türk gazeteciliğinde önemli bir yer edinmiştir. Akabi Hikâyesi ilk Türkçe yazılmış romandır.

İlk Hristiyan vali yemin etti

Barack Obama tarafından İslam dünyasına model ülke olarak gösterilen Endonezya’da, tarihi bir gelişme yaşandı. Dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip olan ve ABD Başkanı Barack Obama tarafından İslam dünyasına model ülke olarak gösterilen Endonezya'da, tarihi bir gelişme yaşandı. Endonezya'da, başkent Cakarta'nın 50 yıl aradan sonra ilk Hıristiyan valisi olan Basuki Tjahaja Purnama, yemin ederek görevine başladı. (Darısı başımıza. HYETERT)

"Yarın bile geçtir..."

Aidiyetin, vatandaşın devletle, ülkeyle kurduğu görünmez bir bağ olduğuna işaret eden Davutoğlu, o bağın zayıfladığı yerlerde kimsenin huzurunun bulunmadığını vurguladı. Davutoğlu, şöyle devam etti: "Türkiye'de hiç kimsenin ülkenin geleceğinden, siyasal sistemden ötekileştirilmediği, dışlanmadığı, herkesin sahip olduğu inançla, mezheple, etnik kimlikle rahatlıkla kendini özdeşleştirebileceği ama vatandaşlık kimliğinin bunların üstünde herkesi birleştiren bir kimlik olarak bütünleştiği yeni anlayışı yerleştirmemiz lazım. Çözüm süreci bu anlamda sadece Kürtlere dönük bir açılım değil, toplumun bütün kesimlerine dönük. Tesadüf değil yani. Gayrimüslim azınlıklara emlaklarının iade edilmesi. Onlar üzerinden bu topraklar benim de topraklarım dediği gayrimüslimler, yani bunu hissettiler." Almanya'ya gittiğinde Süryani toplumunun ayinine katıldığını aktaran Davutoğlu, Köln'de aynı gün içinde camiye de cemevine de ziyarette bulunduğunu belirtti. Davutoğlu, "Büyük bir muhabbetle karşılaştık. Nihayet bu topraklarda bir kişi bile olsa, herkesin farklılığına saygı duymak lazım. Kimseye bir kimlik empoze etmemek lazım ama hukukun empoze ettiği bir kimlik var. O da vatandaşlık kimliği. Aksi takdirde düzen olmaz. Empoze eden dayatma anlamında değil ama hukuk düzeninin öngördüğü bir şey bu" dedi.

ASİMDER’den Ermeni Halısının Beyaz Saray’da Sergilenmesine Tepki

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermeni halısının Beyaz Saray’da sergilenmesine tepki göstererek, "ABD, bu konuda tarafsız bir politika yapmıyor, tamamen taraflı bir durum. Ermenistan, Müslüman bir ülke olsaydı ABD bu konuda Ermenilerin yanında yer almazdı" dedi… Gülbey, bugün bir Ermeni asıllı vatandaşın başbakan danışmanı olarak görev aldığına işaret ederek, buna rağmen Ermenistan’ın düşmanca politikalar izlediğini vurguladı. ABD’nin Türkiye’yi üç madde üzerinde köşeye sıkıştırmak amacında olduğunu savunan Gülbey, “Bunlardan biri Kürt meselesidir. PYD ve PKK üzerinde resmileştirme görüşmeleri yapıyor. İkincisi Kıbrıs meselesi, üçüncüsü ise Ermeni meselesidir. Ermeni meselesini Türkiye’yi bu halı üzerinde sıkıştırıyor” dedi. (Dam üstünde saksağan… HYETERT)

Tahran’da Ermeni Soykırımının aydınlatılmasına yönelik sergi

Ermeni Soykırımının 100. Yılı anma etkinlikleri çerçevesinde Tahran Ermeni Diyakosluğu Komisyonu inisiyatifiyle Tahran’da  «Dünya Basını Baş sayfalarında Ermeni Soykırımı» sergisi açıldı ve aynı adı taşıyan kitabın tanıtımı gerçekleştirildi; etkinlikte eseri hazırlayan, tarih uzmanı, Ermeni Soykırımı Devlet 100. Yıl Etkinlikleri Koordinasyon Komisyonu sekreteri ve Erivan Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü direktörü Dr. Hayk Demoyan da hazır bulundu.

“Türkiye’ye karşı Kıbrıs-Ermenistan işbirliği”

Ermenistan’a iki günlük resmi ziyarette bulunan Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru, Ankara’nın karşısında Güney Kıbrıs ve Ermenistan’ın ikili işbirliklerini güçlendirmesi, katıldıkları uluslararası organizasyonlarda güçlerini birleştirmeleri ve Türk metotları karşısında ortak cephe oluşturarak, gerek Güney Kıbrıs, gerekse Ermeni diasporasının dünya çapındaki karar alma merkezlerine erişimlerini değerlendirmeleri gerektiğini savundu. İki meclis heyetinin temaslarında 2015 yılında sözde “Ermeni soykırımının” 100’üncü yılı dolayısıyla her iki ülkede hazırlanmakta olan etkinliklere de değinildiğini kaydeden gazete,  Ermeni Meclis Başkanı Galust Sahakyan’ın Rum Meclis heyetini Ermenistan’da gerçekleştirilecek etkinliklere davet ettiğini belirtti.

What Pius XII Learned From the Armenian Genocide

German Historian Says Pacelli's Experience With Ottoman Empire Influenced His Behavior With Hitler. 
Vatican City, November 13, 2014 (Zenit.org) Deborah Castellano Lubov
 Though historians contest it, Pius XII is still accused of failing to do enough to help the Jews during World War II. In particular, he is criticized for too much silence. But well-known German historian Michael Hesemann says the Pope's decision to be guarded in protest was a result of what he'd learned some years before, when while working in the Vatican Secretariat of State and as nuncio, he was privy to the Vatican's information on the Armenian genocide and its attempts to stop it. Protests from Pope Benedict XV and his diplomats only made the situation worse for the Armenians and that was history Pius XII didn't want to repeat, Hesemann explains.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Papa'ya yazdığı davet mektubu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ak Sarayı'nın ilk yabancı konuğu olarak ağırlayacağı Papa Francis'e yazdığı davet mektubu ortaya çıktı. Milli Gazete'nin bugün manşetten duyurduğu mektupta Erdoğan, Hıristiyan dünyasının ruhani lideri Papa'ya 'Kutsiyetpenahları' şeklinde hitap ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, davet mektubunda “Yüce kişiliğinizi ülkemizde ağırlamaktan onur ve mutluluk duyacağız” ifadesine yer verdi.

Elazığ (Harput) / Kharpert

Kharpert, eski zamanlardan beri, kuzey ve güneyden gelip-geçen kervanların, yerel üretimleri de beraberlerinde alıp götürdükleri, önemli bir ticari merkez olmuştur. Kharpert’in ticari evlerinin, çok uzun yıllara dayanan hikayeleri vardı. Şehrin tüm ithal ve ihraç ticaretinin tamamıyle Ermenilerin elinde bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Onlar dışında ticaretle uğraşan çok az sayıda Asuri-Süryani ve Türkler de vardı, ama onların tüm ilişkileri de, yine bu Ermeni tüccarlar aracılığıyla yapılmaktaydı. İhraç edilen temel mallar, pamuk, yün, işlenmemiş ve işlenmiş deri, hayvanlar, afyon, balmumu, reçine, acı ve tatlı çekirdek, badem, ceviz, buğday, arpa, koza, ipek, ipekten kumaş, şarap, rakı, yağ, halı, kilim, kurutulmuş kayısı ve vişne, vs. idi.

Uluslar arası Devrimci Harekette Ermeni Devrimcileri

Sait Çetinoğlu
Ermeni Devrimci hareketlerinin tarihine baktığımız zaman Ermeni toplumunun sosyalizmle çok erken tanışıp ilgi duyduğunu görüyoruz. Engels’in, Komünist Manifesto’nun 1888 tarihli İngilizce baskısına yazdığı 20 Ocak 1888 tarihli önsözündeki: “Bundan birkaç ay önce İstanbul’da yayınlanması beklenen [Komünist Manifesto’nun] Ermenice çevirisi, bana söylendiğine göre, yayıncı Marx’ın adını taşıyan bir kitap yayınlamaktan korktuğu, çevirmen de kitabı kendi eseri gibi göstermeye yanaşmadığı için gün yüzüne çıkamamıştır” sözlerinden Manifestonun 1887 tarihinde Ermenice’ye çevrildiğini anlıyoruz. Ermeniler çok erken sayılabilecek bir dönemde Marxizm’e ilgi duymuşlardır. Engels’ten yapılan alıntı Ermenilerin İngilizce konuşan halklarla aynı zamanda Komünist Manifestoyu dillerine kazandırdıklarını anlıyoruz.

Ermeni Meselesinde Vatikan'dan Destek Beklentisi

Dışişleri Bakanlığı'nın yaz kararnamesiyle Türkiye'nin Vatikan Büyükelçiliği'ne atanan Mehmet Paçacı, Papa Francesco'ya güven mektubunu sunarak görevine başladı...Büyükelçi, şunları söyledi: "Tabii Benediktus'un Regensburg konuşması çok talihsizdi ve onun tepkisel dalgaları geliyordu o dönem. O konuşma, bir yerden bakılarak yapılmış bir konuşmaydı. Akademisyenlerde 'Benim için doğru bu ve ben bunu her yerde söylerim' tavrı vardır. Bu şekilde bir konuşma mıydı yoksa arka planında başka bir şey mi vardı onu bilmiyoruz tabii. Katolik din adamı arkadaşlarım da rahatsız olmuştu o konuşmadan. Maddi olarak hatalar vardı."

Papa Franciscus'un Türkiye ziyaretine doğru

Peder Dositheos Anağnostopulos: - "Fener Rum Patrikhanesi'nde her zaman yapılan temizlik ve bakım-onarım çalışmaları, Papa'nın ziyareti dolayısıyla hızlandırıldı"Fener Rum Patrikhanesi, Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus'un ziyaretine hazırlanıyor. İstanbul'da bulunacağı 29-30 Kasım'da, Balat'taki patrikhanede cumartesi günü yapılacak akşam ayininde hazır bulunacak Papa Franciscus, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un davetiyle, 30 Kasım'da kutlanan Aziz Andreas Yortusu'na da katılacak.

«Çorrord İşkhanutyun»: Ermenistan’da yoksulluk derinleşiyor

«Ermenistan’da yoksulluk yüksek düzeyde kalmaya devam etmekte. Bu resmi verilerde bile gözükmekte. Örneğin dün Ulusal İstatistik Servisi  (UİS) «Ermenistan’ın Sosyal Manzarası ve Yoksulluk 2014» Raporunu yayımladı. Buna göre; 2013 yılında Ermenistan’da yoksulluk düzeyi % 32 oldu, bu 2008’de %27.6’ydı. Çok yoksulların sayısı da arttı. 2008’de % 1.6 olan bu oran 2013’te % 2.7’ye çıktı.  UİS  Raporunda yoksulluk artışına, 2009 yılında Dünya finansal krizi  sonucunda Ermenistan ekonomisinin %14’ü aşkın  oranda düşüşü sebep olarak gösterildi.

Dünya Çocuk Hakları Günü

BM'in İnsan Hakları Bildirgesinin ve Çocuk Haklarına İlişkin Uluslararası Sözleşmenin kabul tarihi olan 20 Kasım Çocuk Hakları günü kabul edildi. İnsan Haklarının önemli bir bölümü olan çocuk haklarıyla ilgili ilk önemli çalışma Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) tarafından hazırlanan 1924 tarihli Cenevre Çocuk Hakları Bildirisidir. 




Çocuk Haklarında Neredeyiz?

Yüce Yöney
“Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 20. Yılında Türkiye Çocuk Haklarının Uygulanması Açısından Nerede” başlıklı forumun açılış konuşmalarında sözleşmenin tarihi, çocuk haklarında temel sorunlar ve eğitim sisteminin eksikleri konuşuldu.Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin (ÇHS) yürürlüğe girişinin 20. yılı dolayısıyla İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Vezneciler Kampüsü’nde yapılan forumun ilk açılış konuşmasını Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatoş Erkman yaptı.

Dünya Çocuk Hakları Günü Ve İHD Raporu

İHD: 2014’te 49 Çocuk Cezaevinde, 64'ü Gözaltında İşkenceye Uğradı. İHD, Dünya Çocuk Hakları Günü'nde çocuk cezaevlerini kapatılmasının gerekliliğini vurguladı; çocuk işçiliği, cinsel istismarı gibi hak ihlalleri raporunu yayınladı.

Ermeni soykırımının tanınması: Bir Psikanalistin Konuya Bakışı

Hélène Piralian
Aradan geçen ve bizi ondan uzaklaştırmış gibi görünen onca zamana rağmen Ermeni soykırımının tanınmasının elzemliğini anlamak için bu soykırımın kendi özgü özelliklerini ve bundan kaynaklanan psişik etkilerini dikkate almak gerekir. Bu durum Ermeniler için olduğu kadar kaderlerinin bağlı olduğu Türklerin torunları için de aynı şekilde geçerlidir. Soykırım projesinin ana özelliği bir grubun üyelerinin öldürülmesinden daha çok tüm üyelerini yok ederek o grubun kendisini -sadece şimdiki zamanda değil, geçmişte ve gelecekte de- yok etmek ise bu durum projenin sadece o kişilerin değil aynı zamanda soylarının da öldürülmesi amacını taşıdığını gösterir. Soykırımın inkarının günümüzde hala aktif olarak sürdürdüğü budur ve bu yüzden zaman aşımına uğramayan bir suçtur.

Beyaz Saray Ermeni halısını çıkardı

Ermenilerin 1915 yılı olaylarının simgesi olarak gördüğü "Gazir Halısı" Beyaz Saray Ziyaretçi Merkezi'nde sergilenmeye başlandı. Ermenilerin 1915 yılı olaylarının simgesi olarak gördüğü "Ermeni Yetim Halısı" olarak da bilinen "Gazir Halısı", Beyaz Saray Ziyaretçi Merkezi'nde "ABD'ye teşekkür: yurt dışındaki Amerikan cömertliğinin minnettarlığı olarak başkanlara üç hediye" başlıklı sergide, iki diğer eserle teşhir edilmeye başlandı. Serginin açıldığı merkeze gelen ABD'de yaşayan bazı Ermeniler halıyla fotoğraf çektirdi. Halı, 23 Kasım tarihine kadar sergilenecek.

Masis Kürkçügil ile Soykırım ve Ermeni-Kürt İlişkileri Üzerine

Harun Ercan & Mehmet Polatel
II. Abdülhamid dönemine gelmeden önce Ermeni toplumu içerisinde ne gibi toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümler yaşanıyordu? Eğer “Ermenilerin siyasallaşmasından” bahsedeceksek II. Abdülhamid döneminden çok önce Ermenilerin “modern” anlamıyla, o günlerde gelişen sınıfların, burjuvalarının bulunduğu alanlar ne ise oralardan başlamak gerekir. Ermeni entelijansiyası, –tabii Batı Ermenistan’daki çünkü Doğu Ermenistan farklıdır; buluştukları kanal var ama önemli ölçüde ayrıdırlar– büyük oranda 1840’lı yıllarda Avrupa’da yetişmiştir. Bunlardan bazıları amiraların, bazıları amira olmayan zenginlerin, sarrafların, ticaretle uğraşanların çocuklarıdır.

Rusya lideri Putin 1 Aralık'ta Türkiye'de

Türkiye-Rusya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katılımıyla Aralık ayı başında Ankara'da gerçekleştirilecek. Erdoğan ve Putin dış ticarette 100 milyar dolarlık hedef için atılacak adımları belirleyecek.

Türkiye Cumhuriyeti 100 Yıllık Parantez Değildir.

Prof. Dr. Anıl Çeçen
Türkiye Cumhuriyetinin yüzüncü yıl dönümü yaklaşırken, bazı ulus devlet karşıtı çevreler Atatürk’ün çağdaş cumhuriyet devletini yüz yıllık parantez olarak ilan etmeye başladılar. Dünyanın merkezi coğrafyasında kendi konumlarına göre özel çıkarları doğrultusunda plan ve programlar geliştirenler ile emperyalizmin çıkarları doğrultusunda belirli projelere angaje olarak, ortalık alanı bu gibi yaklaşımlar için hazırlamaya çalışanlar, Türk ulusunun bir ölüm kalım savaşı verdikten sonra ilan etmiş olduğu bağımsız halk cumhuriyetini, geçen yüzyılın başlarında ortaya çıkan dünya koşulları ve konjonktürünün dayatmış olduğu bir geçici bir siyasal yapılanma olarak görmekte ve bu doğrultuda uluslar arası konjonktür doğrultusunda açılmış bir parantez olarak ifade etmektedirler.

Küba'ya cami Türkiye'ye kilise!

Yusuf Karaca
AKP iktidarı, yüklenmiş küresel rolleri aksatmadan bir fiil yerine getiriyor. Üstelik de, eşikten süpürülmüş olmalarına rağmen… Papa’yı Ak Saray’ına davet ederken kullandığı dil ve üslup “şecaat arz ederken sirkatin söyler” türünden. “Dinsiz” dedikleri Atatürk, Meclis açılışını dua ve Kur’an ile yapmış iken, kendilerini “ümmetin lideri” diye tanıtanlar, saraylarını Papa ile açıyorlar. Papa’ya yazılan mektupta “Yüce kişiliğinizi ülkemizde ağırlamaktan onur ve mutluluk duyacağız” deniyor. Papa’ya “yüce kişilik” diyen bir ağız, Müslüman ağzı olamaz. Bu benim fikrim değil, İslam’ın kırmızı çizgisidir.

132 yıldır bitmeyen kilise: Sagrada Familia...

Gaudi'nin 1883'te dahil olduğu Barselona'daki ünlü Sagrada Familia'nın inşaatının 2026'ta tamamlanması öngörülüyor. 1979'dan bu yana projede baş mimar olarak çalışan Mark Burry, ARKIMEET 2014'ün konuğu olarak 19-20 Kasım'da İstanbul'da. Bitmeyen kilisenin hikayesini kendisinden dinlemek isteyenler için etkinlik kayıtları devam ediyor. Arkitera'dan Bahar Bayhan, Sagrada Familia'nın hikayesini derledi.Henüz tamamlanmamış olsa da Barselona’da turist rehberlerinin baş köşesinde yer alan kentin en görkemli yapısı olacak olan Sagrada Familia, sadece tasarım anlamında değil inşaat süreci bakımından da mimarlık dersi niteliğinde. Neredeyse kariyerini bu binaya adayan Gaudi’nin tamamlanmasını göremediği çalışma şimdi geniş bir mimari ekibin elinde hayat buluyor.

HDP, ders kitapları için Meclis Araştırması istedi

HDP, ders kitaplarının yeniden yazımına katkı sunulması için Meclis Araştırması açılmasını istedi… HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, tüm ders kitaplarının tekçi, yok sayıcı, ayrımcı, ötekileştirici, rencide edici söylem ve üsluplardan arındırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na önerge verdi. Önergenin gerekçesinde, ders kitaplarının bir ülkedeki resmi söylemi yansıtan temel unsurların en önemlilerinden biri olduğu vurgulanarak, Türkiye’deki milli kimlik kurgusunun ve yurttaşlık kavramının, temel hak ve özgürlükler çerçevesinde kapsamlı bir analize tabi tutulması gerektiği belirtildi.

RAFFI HOVANNISIAN SPEAKS AT EPP ASSEMBLY / ՐԱՖՖԻ ՀՈՎՀԱՆՆԻՍՅԱՆԸ ԵԼՈՒՅԹ ՈՒՆԵՑԱՎ ԵԺԿ ՎԵՀԱԺՈՂՈՎՈՒՄ

Heritage Party Leader Received by President Joseph Daul
Brussels--Raffi K. Hovannisian is in the Belgian capital to represent Armenia's Heritage Party at the autumn session, being held on 17-18 November, of the Political Assembly of the European People's Party. Hovannisian has taken the floor a couple of times to address the delegates gathered from sister parties across the continent about the state of democracy in Armenia and Europe's mixed record on support of the rule of law, constitutional rights, free and fair elections, legitimate government and good governance, and human dignity in the country.

Ahmet Haşim’den Halide Edip’e: Der Zor’da Ermeniler Ölürken Ne Yaptınız?

Geçenlerde Vakit gazetesiyle bir makale neşretmiştiniz. Bir zaman­dan beri âdet olduğu üzere merha­metten, insaniyetten bahseden bir makale, okuyanlar içinde bu günün vekâyi'ini, dünün vekâyi'i ile kıyas ettikten sonra hayatın eşkâlini sıralayan ve böylece, yapılan bir işten, söylenen bir sözden umumi bir mana çıkarmakla meşgul kim­seler bulunabileceğini hatırlamadı­nız mı? Karşınızda mazinin günlerine doğru feci aynalar tutan hafızayı unutmuş görünüyorsunuz. Vakit'teki makale­nizde, Ermeni kıtalinden bahsediyorsunuz. Ve ağır, vakur, itabkâr [azarlar] bir sesle bir kürsünün bâlâsından bu işin şenâ'atini ilan ediyorsunuz. Ne iyi!

Yasaklı Meslekler Hakkındaki Kanun ve 1964 Yılında Türkiye’de Bu Kanunun Ele Alınış Biçimleri

Yorgos Katsanos:
1964 yılında Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan Yunan uyruklu Rum nüfus üç kategoriden oluşmaktaydı: 1) 1964 Mart- Eylül ayları arasında İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Anlaşması feshedilme süreciyle birlikte ‘ulusal güvenlik’ bahanesiyle sınırdışı edilenler (‘apelaseis’) 2) 6 Nisan 1964 yılında tek taraflı olarak Vize Anlaşması’nın (1955) iptal edilmesinden dolayı yurt dışından Türkiye’ye geri dönemeyenler (‘bloke’ olanlar) 3) ve en kalabalık grup olan Eylül 1964 yılından itibaren ‘vesika güncellemeyenler’ (‘eksanagasthendes’). Bu üç kategorinin de Türkiye’den ayrılış süreci birbiriyle ilişkilidir. Bu süreci ciddi bir şekilde etkileyen ve şekillendiren bir faktör de 2007 sayılı ve 1932 tarihli “Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun”dur. Bu tebliğde 1964 yılında Yunan uyruklu Rum nüfusun Türkiye’den ayrılma ve sınırdışı edilme süreçleri 2007 sayılı kanuna referansla ele alınacaktır.

Başdanışman Mahçupyan AKP'nin Üç Başarısızlığını Yazdı

İstanbul - BİA Haber Merkezi
Başbakanlık Başdanışmanı Mahçupyan, köşe yazısında AKP iktidarını eleştirdi: “Batı ile ilişkisini boşladı”, “sosyal tercih ve taleplere sağır kaldı” ve “tabandan gelen yeni burjuvazinin hırsının yarattığı ‘hoyratlığa’ yenik düştü”.

Dersim ‘özür’ takiyyesi ve Amerika’nın keşfi!..

Veysi Sarısözen
Dersim soykırımı, Ermeni, Asuri soykırımının devamıdır; 6-7 Eylül Rum pogromu hepsinin devamıdır; 40 yıla yakın süren Kürdistan’ı “insansızlaştırma”, Kürtlüğü asimile etme ve yok etme amaçlı soykırım savaşı 6-7 Eylül’ün devamıdır; AKP-DAİŞ suç ortaklığının Şengal’de giriştiği soykırım otuz yıllık imha savaşının devamıdır; aynı suç ortaklığının Kobanê’yi “düştü düşecek” diye diye yok etme saldırısı, Şengal soykırımının devamıdır.Buradan çıkan sonuç şudur: Cumhuriyet tarihi bir “soykırımlar tarihidir” aynı zamanda. Soykırımlardan “birini” değil, bu “soykırım tarihini” mahkum etmeden yeni soykırımların önü alınamaz.

Adalet öldü ve ‘gittiler işte’…

Tuba Angela Yılmaz - İleri
1915 Ermeni Tehciri ve katliamının 100. yılı olan 2015’te oynanmak üzere provalarına başlanan, yönetmenliğini Nihat Mürşitpınar’ın, müziklerini Ayşe Tütüncü’nün yaptığı “Gittiler İşte” adlı oyunun yazarı Özgür Özcan oyunu ve yazma sürecini İleri’ye anlattı. Adalet öldü ve ‘gittiler işte’ Özgür Sanat Tiyatrosu'nun kurucusu Özgür Özcan ile kendi yazdığı ve 1915 Ermeni katliamının 100'ncü yılında sahneleyecekleri oyun "Gittiler İşte" üzerine söyleştik.

38 Dersim Üzerine Anımsamalar

İbrahim Karakaya
Bugüne kadar Dersim 38 soykırımı üzerine birçok belge yayınlandı, araştırmalar yapıldı, öyküler yazıldı. Bu çalışmaların her biri çok değerlidir. Sözlü tarih çalışmaları ile tanıkların anlatımlarının kalıcılaştırılması, devlet arşivlerindeki belgelerin derlenmesi, tek tek insan öykülerindeki yaşanmışlıklar bize tarihimizle ilgili önemli veriler sunmaktadır. Halen yazılmaya ve derlenmeye muhtaç çokça belgenin, öykünün olduğunu biliyoruz. Bu konuda Dersimli araştırmacı, yazar ve kurumlarımızın henüz hiçbir çalışma yapmadığı alanın Dersimin Kalan Bölgesi olarak bilinen, 38 de yasak mıntıka olarak ilan edilen Mercan’dan, Pülümür’ün Danzik Köyüne kadar olan bölgesidir. Bu bölge iki noktada çok önemlidir. Birincisi Seyhhasan ve Seydan aşiretlerinin yurt edinip çoğalarak dağıldıkları bölgedir. İkincisi de 38 Dersim Soykırımının en yoğun yaşandığı ve boşaltılıp yasak bölge ilan edilen yerdir. 1994 yılından bu yana da halen yerleşime kapalıdır.

Fener Rum Lisesi 560. yılını kutluyor

İstanbul (AA) - Hilal Uştuk
İstanbul'un en eski eğitim kurumu Özel Fener Rum Lisesi ve İlköğretim Okulu, bu yıl kuruluşunun 560. yıl dönümünü kutluyor. Fener'de Patrikhanenin arkasında yer alan okulun müdürü Viktorya Lemopulo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1881'de Fener Rum Erkek Lisesi mezunlarından ünlü mimar Dimadis tarafından inşa edilen bugünkü okul binasında 53 öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi. Okulun 560 yıldır eğitime aralıksız devam ettiğini vurgulayan Lemopulo, bugün kullanılan 123 yıllık binanın yapımından önce, farklı bölgelerdeki binalarda okulun eğitimini sürdürdüğünü anlattı.

AKP Başkan Yardımcısı: Kürtlere karşı zulüm nedeniyle özür diliyorum

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, geçmişte devletin Doğu ve Güneydoğu'da Kürtlere karşı 'zulüm' yaptığını söyleyip özür diledi. Çalık Malatya'da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Malatya'da Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Mikail Pelit'i ziyaret eden Çalık, gazetecilere yaptığı açıklamada 1938'de Dersim'de yaşananları 'katliam' olarak nitelendirip, "Dersim'de yaşanan katliamlar için özür dilerken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da devletin geçmiş dönemlerde Kürtlere yapmış olduğu zulüm için de özür diliyorum" dedi.

THE MANY TRUTHS OF THE MIDDLE EAST

USC INSTITUTE OF ARMENIAN STUDIES
Harout Ekmanian, a Syrian-Armenian journalist, was the guest of the USC Institute of Armenian Studies and spoke at a lunchtime talk entitled The Many Truths of the Middle East on Wednesday, November 12, 2014.  He was joined in a conversation by USC Annenberg School Professor Sandy Tolan, a radio journalist and author ofThe Lemon Tree.  Ekmanian graduated with a law degree in Syria even as he wrote for various Middle Eastern and Western press outlets. He moved to Armenia prior to the war and has worked for CivilNet.TV as a producer and reporter. 

What Happened and Why – The Denial of State Violence

USC INSTITUTE OF ARMENIAN STUDIES
On Wednesday November 5, 2014, Professor MügeGöçekof the University of Michigan spoke to a lunch crowd of USC students, faculty and members of the community about the roots and context of her most recent book – Denial of Violence: Ottoman Past, Turkish Present, and Collective Violence against the Armenians 1789-2009.

11th Annual Christmas Ball is on December 6th!

Western Diocese of the Armenian Church of North America

1964 Rum Sürgünü ve Azınlık Hukuku

Rita Ender / İstanbul - BİA Haber Merkezi
Peki, “1964 yılında Türkiye’de sürgün cezasına çarptırılanların suçları neydi?”. Pek çok açıdan bu ceza hukuka uygun değildi fakat Türkiye’de azınlıkların yaşadığı hemen her haksızlıkta olduğu gibi siyaset gereği bir hukuk uygulanmıştı. Türkiye, Kıbrıs sorunu nedeniyle Türkiye-Yunanistan arasındaki 1930 tarihli iki ülke vatandaşlarının birbirinin ülkesinde ikamet etmeye izin veren İkamet, Ticaret ve Seyrüsefain anlaşmasını fesh etti. Bu fesih bundan sonra olacak olanlar bakımından hukuka uygunluk zemini olarak ortaya atıldı.

Başpiskopos Adday Şer ve Kildanilerin Siirt’te toplu katliamı

Siirt şehri, Bitlis’in güneybatı yönünde 50 km uzaklıkta, Mardin’den 4 günlük yürüyüş mesafesindedir. Botan nehrinin, Sason dağlarının güney yamaçlarında oluşturduğu güzel bir vadi’de bulunur. Bağlar, bademlikler, incir, nar ve fındık ağaçları ile iki katlı evler inşa edilmişlerdir. Bu bir tür alçıdır ve evlerin nemli ve kırılgan olmasını sağlar.[1] Uzaktan beyaz evleriyle şehrin güzel bir görüntüsü vardır. Ama bunlar genellikle haraptır ve lağımlar açıktan, yollarda akar. Siirt sancağı 60.000’den fazla Hıristiyan barındırır. Bunlardan 25.000 Ermeni Havari’dir.[2] 20.000 Yakubi, 15.000’i Kildani bazı Süryani Katolik ve Nasturi vardır. Şehrin nüfusu 1914’te yaklaşık 7442 kişi olarak belirlenmiştir. 3320’si Kürt, 4032 (423 aile) Ermeni’dir.

Hıristiyanlık sınavı yetişmedi

Ortaöğretim kurumlarına giriş sınavı olan TEOG’dan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin kaldırılmasından vazgeçildi. Bu dersten sınav yapılmasına itiraz eden azınlık okullarına ise merkezi Yahudilik ve Hıristiyanlık sınavı getirildi… Bakanlık, Ermeni ve Rum okullarından sınav için Hıristiyanlık dersi müfredatını güncellemelerini istedi. Ayrıca azınlık okulları öğretmenlerinden merkezi sınavda kullanılmak üzere 200-300 soruluk bir havuz oluşturmaları talebinde bulunuldu. Ermeni ve Rumların bu dersleri kendi dillerinde görmeleri nedeniyle dil sorunu yaşandı. Dil sorunu aşılamazken TEOG zamanı geldi çattı. Azınlık okulu yöneticileriyle görüşen Bakanlık yetkilileri, Hıristiyanlık sınavının 28-29 Kasım’da yapılacak TEOG’a yetiştirilemeyeceğini açıkladı. Yahudi öğrencilerinin yanıtlayacağı sınav soruları ise hazırlanmıştı. Yahudi öğrencilerin din dersi sınavına girip girmeyeceği konusunda henüz bir açıklama yapılmadı.

Türkiye’de tarih anlayışının sakatlığı üzerine

Abdullah Saygılı
Geçmiş yorumlanırken, ulus devlet zihniyetinin kısıtlayıcı penceresinden bakılarak hamasete ve husumete dayalı bir tarih anlatısı genellikle tercih edilir. Osmanlı'nın üç kıtaya yayılan topraklarından ve şanlı zaferlerinden bahsedilerek hamasi söylemler kullanılır… Türkiye'de tarih anlayışının sakatlığının başka bir boyutu da husumete dayalı tarih yorumudur. Osmanlı'nın son döneminde milliyetçi hareketlerin yükselmesiyle birlikte Ermenilerin ve Kürtlerin ayaklanmaları 'içeriden ve arkadan vurma' olarak değerlendirilerek bastırılmıştır. Bu durum devletlerin doğal bir refleksi olarak değerlendirilebilir. Sorun şuradadır ki, Ermeniler, Kürtler ve Rumlar tarihi düşmanlar olarak telakki edilerek milli kimlik inşasında işlevsel olarak kullanılmıştır. Türkiye için öteki, Ermenidir, Rumdur ve halen vatandaşı olan Kürttür. Öyle ki yakın zamana kadar Kürtlerin varlığı dahi inkâr edilerek 'Dağlı Türk' olarak tanımlanıyordu.

Papa Ayasofya'da dua edecek mi?

Vatikan sözcüsü  Peder Federico Lombardi, Türkiye’nin hem Ortadoğu’da yer alan bir ülke olması, hem de dinler arası diyalogun sürdürülmesi ve kardeşçe ilişkiler içinde oldukları 'Ekümenik' patrikhaneyi (Fener Rum Patrikhanesi) barındırması açısından önemli olduğunu belirtti… Lombardi, "Göreceğiz ne olacak, ama programda öngörülen bir dua yok. Göreceğiz Papa kişisel olarak bir meditasyon anı yaşar mı diye. Ancak kamuya açık bir dua olmayacak" diye cevap verdi. İstanbul’da aşırı güvenlik önlemleri beklendiğinin hatırlatılması üzerine ise Lombardi, "Buna şaşırmam. Sonuçta Papa önemli bir misafir ve gereken önlemler alınacaktır" dedi.

Vakıfay ve AKUT'tan Ermeni okuluna kurban eti yardımı

Vekaletini aldıkları kurbanları keserek kavurma haline getiren ve ihtiyaç sahiplerine dağıtan VakıfAy ve AKUT, yaklaşık 450 kilogram kavurmayı da Özel Topkapı Levon Vartuhyan Ermeni İlkokulu'na verdi. Okula getirilen kavurma kolileri, VakıfAy Genel Başkanı Tekin Küçükali ile vakfın Ermeni asıllı kurucu üyesi Avedis Kevork Hılkat, Özel Topkapı Levon Vartuhyan Ermeni Okulu Vakfı Başkanı Monik Ergan'a teslim etti.

Republican Congressional Majority

Casts Dark Shadow on Armenian Interests
By Harut Sassounian / www.TheCaliforniaCourier.com
Nearly all congressional candidates nationwide who supported Armenian -American issues were victorious during the November 4 elections. The outcome was similarly positive for other candidates running in state and local races. Consequently, the Armenian National Committee of America (ANCA) announced that over 95% of its endorsed candidates had been successful. Although both Republicans and Democrats have traditionally supported Armenian-American issues, there are some dark clouds looming over Armenian lobbying efforts in Washington due to major changes in the new Congress, which take effect in January 2015, during the critical Centennial Year of the Armenian Genocide.

Zakarya Mildanoğlu'yla sohbet ve imza günü: Ermenice Süreli Yayınlar

Ermenice Süreli Yayınlar 22 Kasım Cumartesi, 15:00 Galeri Birzamanlar, Nostalji Kültür Kitabevi üst katı, Teyyareci Fehmi Sokak 12/C, Pangaltı, Şişli, İstanbul. 3650'den fazla Ermenice dergi ve gazeteyi kapsayan kitabı bu ay Aras Yayıncılık tarafından yayınlanan Zakarya Mildanoğlu ile sohbet ediyoruz. 











Türkiye Yeşiller Partisi, Ermeni Soykırımını tanıyor

Türkiye Yeşiller Partisi, Ermeni Soykırımını tanıyor. Bilgi, İstanbul’da gerçekleşen parti oturumu esnasında Parti sekreterinin Twitter mesajıyla geldi. NEWSA.am’in Paris’ten bağımsız muhabir Jean Eckian’an edindiği bilgiye göre; Avrupa’dan Yeşiller Partisi temsilcilerinin de katıldığı parti oturumu esnasında parti sekreteri Twitter sosyal paylaşım sitesindeki  #greenCouncil sayfasına «Biz kesinlikle Ermeni Soykırımını tanıyoruz» yazdı.

DurDe Aktivistler Forumu toplanıyor

Tarih: 22 Kasım, Cumartesi
Saat: 16.00 – 19.00
Yer: Cezayir Restaurant
Adres: Hayriye Caddesi, No:16, Beyoğlu – İstanbul (Galatasaray Lisesi’nin arkasındaki sokakta)
2007 yılından bu yana faaliyette olan DurDe Platformu, son aylarda yeniden yapılanma sürecine girdi. Kampanyalar ve mobilizasyonu öne çıkaran; aktivistlerin merkezinde yer aldığı yeni yapılanma, DurDe’yi daha etkili bir platform haline getirmeyi amaçlıyor.

Ermeni Olimpiyatları’na Karabağ ayarı

Lütfi Erdoğan
Ermenistan’ın Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı 1992 yılında işgal etmesiyle başlayan Karabağ sorununa, Dışişleri Bakanlığı’ndan sonra Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) da dahil oldu MEB, 81 il milli eğitim müdürlüğüne, “Ermenistan’da kültürel faaliyetler” konulu ve ‘gizli’ ibareli bir yazı gönderdi. Bakanlık yazıda, Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişki düzeyi ve Yukarı Karabağ politikası nedeniyle 2015’te yapılacak “Ermeni Olimpiyatları” için Ermenistan’a gidecek Türk takımlarının Yukarı Karabağ’da yapılacak müsabakalara katılım sağlamamaları talimatı verdi.

Panel: Türkiye’de mülteci olmak ve ırkçılık

Tarih: 19 Kasım Çarşamba
Saat: 17.30
Yer: Boğaziçi Üniversitesi, Kuzey Kampüs Eğitim-Sen
İletişim: 0 (506) 727 7677
Düzenleyen: DurDe Platformu

Ey Türkiye'yi bu AB'ye teslim edenler!

Hasan Demir
Avrupa Birliğine AKP, Türkiye’nin egemenliğini devretmiştir…“Müslüman Türk’ün” oyları ile Türk’ü Haçlı bayrağı altında toplamak olan AB serüveni için Kur’an’dan hangi ayeti delil olarak getirebilecekler? Hz. Muhammed(s.a.v.) Türkiye’nin yönetiminde olsaydı, böyle mi yapardı? Bugünleri 20 yıl önceden gören ve gerçek çıkış yolunu gösteren Haydar Baş’ın kıymetini…Türkiye’nin bir bölümü Ermenistan’a bir bölümü de Kürdistan adı altında Arz’ı Mev’ud olarak İsrail’e yamandıktan sonra mı uyanacaksın ey millet! (Bu da muhalif koalisyonunun sağ ucunun Avrupa Birliği görüşü. HYETERT)

ՏԵՍԱՆՔ ԼՍԵՑԻՆՔ Քիչ Մը Պատմութիւն

ԱԹՈՌԱԿԻՑ  ԿԱԹՈՂԻԿՈՍԻ  ՄԸ  ԸՆՏՐՈՒԹԵԱՆ ՊԱՏՄՈՒԹԻՒՆԸ
Ռ .  Հ .
ՄԱՐՄԱՐԱ.- Թուրքիոյ Հայոց Պատրիարք Ամեն. Տ. Մեսրոպ Արք. Մութաֆեանի ծանր հիւանդութեան յաջորդող օրերէն սկսեալ մեր եկեղեցական կեանքէն ներս խօսուեցաւ Աթոռակից Պատրիարք մը ընտրելու, այս կերպով Պատրիարքական Աթոռը թափուր չձգելու անհրաժեշտութեան մասին։ Բայց այս նիւթի շուրջ շուտով ստեղծուեցաւ բանավէճ մը։ Որոշ շրջանակներ սկսան պնդել որ Աթոռակից Պատրիարք ընտրելու սովորութին մը չկայ մեր եկեղեցիէն ներս, ուստի կարելի չէ ձեռնարկել Աթոռակից Պատրիարքի ընտրութեան, պէտք է կատարել պարզապէս Պատրիարքի ընտրութիւն։ Եւ ասիկա դիւրին չէր, որովհետեւ արդէն -թէեւ հիւանդ- կար Պատրիարք մը եւ կարելի չէր նոր Պատրիարք ընտրել առանց արդէն գոյութիւն ունեցող Պատրիարքին պաշտօնին վերջ տալու։

Musul günlükleri: Hıristiyan arkadaşlarımı aramaya utanıyorum

Kuzey Irak'ın Musul vilayeti, Haziran 2014'te Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) eline geçmiş, Musul'da halk, cihatçıların katı yönetimi altında yaşamaya mecbur bırakılmıştı. IŞİD'li militanlar hızla bölgede bir radikal İslam rejimi başlattığından beri, halk acımasız cezalandırmalara maruz kalıyor, kadınlar sert kurallar altında yaşamak zorunda bırakılıyor, her türlü muhalefete olan hoşgörüsüzlük sürüyor. Musul'da yaşam, IŞİD rejimi altında devam ediyor. BBC, özel bir yazı dizisi için, Musul'da yaşayanların öykülerine kulak verdi. Kent sakinleri, günlüklerinde IŞİD yönetimi altındaki yaşamlarını anlattı. Günlük sahiplerinin gerçek isimleri, güvenlik kaygısıyla gizli tutuldu.

1915 kurbanları ve hayat sigortaları

Ayşe Günaysu
Kendi vatandaşlarını ölüme gönderen devlet, bir yandan onları yalnızca “tehcir” ettiğini iddia ederken, aynı zamanda onların “ölmüş kabul edilmesi gerektiğini, varislerinin bile kalmadığını” gerekçe göstererek, varislerinin parasal haklarına el koymak istiyordu...Bugün Türkiye’nin metropollerinde yaşayanların gözünde “taşra” olan, kırsal alan sayılan bölgelerindeki kentler ve kasabaların bir zamanlar, 19. yüzyılın sonları, 20. yüzyılın başlarında zengin, varlıklı, gelişkin kentler olduğunu, batılı sigorta şirketlerinin dört bir yana yayılmış acentelerinin arı gibi çalışıp on binlerce hayat sigortası poliçesi sattığı, kolejleriyle, tiyatrolarıyla, kentsel özellikler arz eden, canlı bir ekonomiye ve ticaret hayatına sahip birer merkez olduğunu hayal etmek gerçekten de zor.Oysa durum ortada: O yıllarda, yeni yeni gelişmeye başlayan ticaret burjuvazinin lokomotifi Rum ve Ermeni ticaret erbabı, aileleri, akrabaları bu hayat sigortası fikrini çok benimsemişler, sonuçta batılı sigorta şirketleri on binlerce gayrimüslime hayat sigortası poliçeleri satmışlardı. Poliçelerin değerleri 1915 yılının parasıyla 20 milyon ABD dolarını aşıyordu.

Ermeni Diasposından “A” Alan Senatörler Kongre Dışında

İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com
ABD’de Ermeni diasporasına ait önde gelen yayın organlarından California Courier’in yayıncısı Harut Sassounian, 4 Kasım seçimlerini değerlendirdiği bir makalede seçim sonuçlarının ABD’de Ermeni çıkarlarının üstüne “kara bulut” gibi çöktüğünü söyledi. Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) tarafından desteklenen adayların ekseriyetinin seçimleri kazanmasına rağmen Ermeni diasporası için stratejik öneme sahip 2015 yılı öncesinde Washington’daki lobi faaliyetlerinin üstünde kara bulutların toplanmaya başlandığını yazan Sassounian, Cumhuriyetçi partinin seçimleri kazanmasıyla birlikte Kongre’de kilit pozisyonlarda bulunan Ermeni yanlısı birçok Demokrat Senatörün seçilemediğine dikkat çekti.

İspanyollardan Erdoğan'a çağrı: Amerika'yı Müslümanlar keşfettiyse bunu ispat edin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1'inci Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nde yaptığı, "Amerika kıtasını Kristof Kolomb'dan önce Müslümanlar keşfetti" açıklaması İspanyolların tepkisini çekti. İspanyol medyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ’ın sözlerine geniş yer verilirken Kolomb’un günlüğünde asla Küba’da dağın tepesinde görülen bir camiden bahsetmediği, dönemin filozof ve dini adamlarından biri olan Bartolome de las Casas’ın Kolomb ile ilgili yazdığı bir hikayede Küba için “Bir dağ gördüm dağın üzerinde zarif bir camiye benzeyen ufak bir tepecik var” sözlerini sarf ettiğini ancak bu sözlerin sadece bir din adamının kurgulayarak yazdığı masaldan ibaret olduğu ifade edildi.

2015’te tüm ölenlere dua edelim

Selim Efe Erdem
Prof. Mustafa Sıtkı Bilgin, Türkiye’nin tehcirin 100’üncü yılı olan 2015’e hazır olması gerektiğini söylüyor: “Ermeni tehcirinin 100’ncü yılı olan 2015 için, Ermenistan Devleti ve diaspora 2011’den beri kampanya düzenliyor. ‘Soykırım’ın ABD tarafından resmen tanınmasına çalışılacak. Bu meseleyi Mavi Kitap adlı propaganda kitabıyla ortaya çıkaran İngiliz arşivleri bile, aslında olayın bir katliam değil iç savaş olduğunu söylüyor. ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan beri bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan Türkiye’yi kaybetmeyi göze alacağını sanmıyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, geçen yıl yaptığı konuşma da I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı topraklarında hayatını kaybeden tüm Müslüman ve Ermenileri anması önemli bir açılımdı. Aslında yapılması gereken de bu. 2015 yılında, tehcirin 100’üncü yılında bu olaylar ve savaş sırasında hayatını kaybeden herkesi dualarla analım.”

Lozan’da vazgeçilen kültürel kimliği geri çağırmak

Ümit Kurt
Her şeyden önce Davutoğlu nezdinde uygulamaya koyulan cari dış politika tercihleri Kemalist-modernleşmeci dış politika paradigmasından keskin bir kopuşu temsil etmekte.... Lozan anlaşması kuşkusuz çok başarılı ve avantajları büyük bir anlaşmadır ama o ölçüde bedelleri olan da bir anlaşmadır. Orada biz kültürel varlığımızdan, hüviyetimizden ve kimliğimizden vazgeçtik. Bunun yerine daha çok İslam’ın ve dini hayatın biraz da ifrata kaçarak mesaj vermek adına görünür olamaması yönünde Fransız usulü Jakoben laiklik politikalarının uygulanması doğrultusunda bir tarihsel serüveni ve felsefeyi tercih ettik… Lozan bağlamında yaptığım tespite geri dönmem gerekirse. Ez cümle Türkiye, bu yeni paradigma ile Lozan’dan bu yana yani artık o bedel ödemeyi bir yana bırakmayı kabul ettiğinden bu yanadır, yepyeni olasılıklar yaratabilen, yeni ittifakların oluştuğu bir merkez haline geldi.

Kemalizm neden burjuvadır? Ya da "vekelaten devrim"

1- M.Kemal bu coğrafyada gerçekleştirilen burjuva devriminin en önemli önderidir..
6- Her burjuva devrimin ortak ideolojisi milliyetçiliktir. Her milliyetçilik şu ya da bu biçimde temel olarak  bir etnik kökene referansta bulunur. O coğrafyadaki diğer etnik topluluklar için zor, asimilasyon ve zulmü içerir. Türkiye coğrafyasının çok etnikli profili bir tek etnik gruba yönelik milliyetçilik için çok daha dezavantajlıydı... Bu yüzden Kürt, Rum, Ermeni, Yahudi vb. gibi diğer etnik gruplar açısından burjuva devrim dönemi çok daha ağır zulüm ve asimilasyon politikasına neden olmuştur.

Walking for Armenia – 1000 Kilometres Walk

In memory of all those who died during the Great Massacre of the Armenians in 1915. With the blessing of His Holiness Aram I, Catholicos of Cilicia… Father and Daughter will walk 1000 Kilometres to trace the route their forefathers took 100 years ago during the Great Genocide of the Armenians in 1915. Vartan and his daughter will start the 1000 kilometres walk at the city of Van in former Armenian (now northern Turkey). The route-reconnaissance will start in February 2015.

SEÇBİR Konuşmaları-39: Tarihsel Perspektiften Ermeni Okulları, Okul Mimarisi ve Eğitim Yayınları

Tarih: 19 Kasım 2014, Çarşamba
Saat: 17.00-18.30
Yer: santralistanbul Kampüsü, E2-302
Konuşmacı:  Zakarya Mildanoğlu (Yazar/Mimar)
Tarihsel süreçte günümüz Cumhuriyet sınırları içinde 1915 tarihine kadar çeşitli şehirlerde Ermenice dilinde ve Ermeni alfabesiyle yazılmış Türkçe binlerce dergi, gazete, mecmua yayınlandı; bunlar Ermenice ve Ermeni eğitim tarihinin yapıtaşlarını oluşturdu. Bu yayınlarda, “eğitim” ve “pedagoji” kelimeleri pek çok gazetenin ikinci başlığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sunumda hem bu yayınlardan, hem de günümüzde izleri silinmiş olan Ermeni okullarının mimari ve toplumsal tarihinden bahsedilecektir.

ԻՆՉՈ՞Ւ ԵՐՈՒՍԱՂԷՄԻ ՊԱՏՐԻԱՐՔՈՒԹԻՒՆԸ ՉՄԱՍՆԱԿՑԵՑԱՒ ԵՊԻՍԿՈՊՈՍԱԿԱՆ ԺՈՂՈՎԻՆ

ՈՍԿԱՆ ՄԽԻԹԱՐԵԱՆ
Ազգին ճակատագրով եւ մանաւանդ Հայ Եկեղեցիով տառապող եւ տագնապող ազնիւ ազգայիններ եւ բարեկամներ հարց տուին ինծի թէ ինչո՞ւ Երուսաղէմի Պատրիարքութիւնը չմասնակցեցաւ վերջին Եպիսկոպոսական Ժողովին: Նուրհան Պատրիարքի Ս. Էջմիածին այցելութեամբ, 21 Յունիս 2014, արդեօ՞ք չէին լուծուած հարցերը: Ինծի ուղղուած հացումներուն պատասխանը կը ներկայացնեմ համասփիւռ հայութեան, որպէսզի ա՛ն ըլլայ արդար դատաւորը այս ողբերգական վիճակին:

“The Junior Eurovision-2014”. Armenia placed third amassing 146 points

The Junior Eurovision 2014 Song Contest was held Saturday evening in Malta. Betty, with her song “People of the Sun,” proudly represented Armenia at this special event, though she has 39 Celsius fever. According to the results, Armenia placed third amassing 146 points. The winner of the “The Junior Eurovision-2014” song contest was Italy. Bulgaria won the second place. https://www.youtube.com/watch?v=u8kcYNMm6W4&list=UU-gd-xSWPcT6TuYiUG0vtHw
https://www.youtube.com/watch?v=u8kcYNMm6W4

Hollanda’nın en yaşlı adamı dün hayata gözlerini yumdu

Amersfoort'da yaşayan Serop Mirzoyan dün yaşamını yitirdi. Hollanda’nın en yaşlı adamı Ermeni asıllı Türk vatandaşı Diyarbakır’lı Serop Mirzoyan dün hayata gözlerini yumdu. 1906 yılında Diyarbakır’da doğan Mirzoyan, 1996 yılında Hollanda’ya geldi. Serop Mirzoyan Amersfoort’da yaşıyordu.

Kapsamlı Analiz


12 Kasım Çarşamba tarihli JAMANAK gazetesinde yayınlanan, Ara Koçunyan'ın Etyen Mahçupyan'la söyleşisini aktarıyoruz.


Vedat Türkali’den 1915 Bugündür! / Bitti Bitti Bitmedi

Sait Çetinoğlu
İlk kez bir Türk romanında Ermeni Sorunu ve 1915 Soykırımı bütünlüklü sayılabilecek düzeyde Vedat Türkali tarafından işlendi. Türkali, hem bu konuya ve azınlıklar konusuna  bigâne kalan bir yazar değildir… Usta yazarın son eseri  Bitti Bitti Bitmedi[ii] romanında ise Ermeni Soykırımının hayaleti gezinir. Romanın tarihsel arka planında Soykırım gizlidir. Romanda, ülkenin her karış toprağında kanı olan bir halkın,  özgüveni yüksek bir kızı ile 12 Eylül sürecinde Diyarbakır Cezaevinde yaşadığı travma ile  özgüveni zedelenmiş Karadenizli bir genç arasındaki il görüşte aşk fonundan, tarihsel geri dönüşlerle yaşadığımız coğrafyanın tarihsel belleği canlanarak günümüze uzanır.

Erzurum / Garin

Erzurum, sadece askeri bir bölge ve garnizon ile komşu vilayetlerle ilişkilerde bir merkez olarak değil, Trabzon’dan Tebriz’e giden büyük yolların üzerinde bulunduğundan dolayı, Avrupa malları ile İran’dan gelen hammaddelerin taşınması konusunda da başlıca durak olma önemine haizdi. Avrupa malları ve İran’dan gelen yükle dolu binlerce kervan devamlı olarak bu şehre girip çıkmakta, binlerce kervan bu şehirde duraklayıp istirahat ettikten sonra, erzak yükleyerek tekrar yola düşmekteydi. Erzurum, Trabzon’dan güneye giden demiryolu inşa edildiği takdirde, gelecekte de önemli bir merkez olacaktır.

Jön Türkler Ermenileri İmha Etmeyi Uzun Süredir Planladı

Mehmet Şerif Paşa:
Jön Türklerin, yani İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, Ermeni halkını imha etme planlarını yıllardır hazırlamakta olduğu suçlaması, Mehmet Şerif Paşa’nın Journal de Geneve gazetesine gönderdiği bir mektupta yer aldı. Bu tanınmış sürgünün görüşleri hiç kuşkusuz, bugün Türkiye’de iktidarda olan partiyle bağlarını kopardığı için anayurdunu terk etmek zorunda kalmış olması ışığında değerlendirilmeli. Mehmet Şerif Paşa’nın düşmanları bile – ki ne kadar güçlü düşmanları olduğu, iki yıl önce Paris’teki Türk polis ajanlarının suikastından kıl payı kurtulmasından anlaşılabilir – onun Jön Türklerin izlediği politikaya ilişkin mükemmel gözlemlerde bulunma fırsatına sahip olduğunu kabul etmek zorundadır; çünkü Şerif Paşa Jön Türkler, Abdülhamit rejimini devirip ilk kez iktidara geldiklerinde parti organlarının önde gelen üyelerinden biriydi ve sonrasında partinin vaad ettiği reformları uygulamaya koymaya niyetinin olmadığını anlayınca saflarından ayrılarak muhalif Liberal partiyi kurdu.

MHP'li Halaçoğlu Dersim'in neden bombalandığını anlattı!

Halaçoğlu, Dersim'de yaşanan olayın halkla bir çatışma olmadığını, isyan çıkaran 6 aşirete yönelik bir bastırma olduğunu söyledi. Çetelerin köylerde barınmasından dolayı, birçok bölgenin bombalandığını, bu bombalama sırasında da istenmeyen olaylar olmasının normal olduğunu dile getirdi… Dersimdeki olaylarla ilgili olarak soykırım kelimesi abesle iştigaldir. Orada normal halkla çatışma söz konusu değil, devlete isyan etmiş bir grupla bir çatışma söz konusu… Osmanlı Ermenilerinin 1 milyon 200 bininin hayatta olduğunu söylüyorlar. 1,5 milyon Ermeni öldü iddiası yanlış. Ama bir gerçek var ki; Ermeni çeteleri 1914-1921 yılları arasında 518 bin 301 Müslüman Türk'ü katletti. Bunlar tek tek, isim isim, köyleriyle, hangi çete tarafından yapıldığı kayıtlı. (Yalandan kimse ölmüyor. HYETERT)

Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնում սկսվեց Հայ Առաքելական Եկեղեցու Եպիսկոպոսաց ժողովը

Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածին, Տեղեկատվական համակարգ 11 Նոյեմբերի, 2014 . Նոյեմբերի 11-ին Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնում, նախագահությամբ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ Ծայրագույն Պատրիարք և Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի և Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Արամ Ա Մեծի Տանն Կիլիկիո Կաթողիկոսի, սկսվեց Հայաստանյայց Առաքելական Ս. Եկեղեցու Եպիսկոպոսաց ժողովը: Ժողովին Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսության և Մեծի Տանն Կիլիկիո Կաթողիկոսության 76 արքեպիսկոպոսներից ու եպիսկոպոսներից մասնակցում են 58-ը:

Asimder'den Papa Francis'in Türkiye'ye Gelişine Tepki

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Papa Francis'un 1915 olaylarıyla ilgili "20. yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapıldı" sözlerine ve 30 Kasım'da Türkiye'ye yapacağı ziyarete tepki gösterdi. ASİMDER Başkanı Gülbey, Papa'nın 30 Kasım günü Türkiye'de sözde Ermeni soykırımında ölen 1,5 milyon Ermeni’yi şehit sayıp ziyaret edeceği Rum kilisesinde onları Hıristiyan toplumunun şehidi gibi sayıp dua okuyup ayin gerçekleştireceği ve ASİMDER olarak Papa'nın yalanı savunarak, yalancı durumuna düştüğünü, yeniden haçlı zihniyetini yaratma mücadelesi içerisine girmesini kabul etmelerinin mümkün olmayacağını, bunu da kınadıkları Papa'yı Türkiye de görmek istemediklerini savundu. (Ne yapalım? Sizin gibi nefret üreticilerini görmek istemeyen de çok ama ne yapalım ki yapılacak bir şey yok. HYETERT)

Bishops’ Synod Convenes at the Mother See of Holy Etchmiadzin

Armenian Genocide victims to be canonized on April 23, 2015. The ceremony of canonization of the Armenian Genocide victims will take place on April 23, 2015 at the Mother See of Holy Etchmiadzin. The decision was made at the Bishops’ Synod convened at the Mother See of Holy Etchmiadzin November 11-13 under the presidency of His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians; and His Holiness Aram I, Catholicos of the Great House of Cilicia. The Second Bishops Synod brought together 58 Bishops and Archbishops from the Mother See of Holy Etchmiadzin and the Great House of Cilicia.

Hisnag (advent) Dönemi Anane ve Geleneklerimiz

''Kutsal Doğuş Yortusu'' öncesi 50 günlük döneme ''Hisnag'' (Advent) diyoruz, diğer bir deyişle''Kutsal Doğuş ve Theophania'ya (Kutsal Doğuş ve  Beliriş Yortusu’na) hazırlık dönemidir. Eski zamanlarda tıpkı'' Büyük Perhiz'' de olduğu gibi perhiz süreci tam olarak 50 gün sürerdi, daha sonraları ise bu süreç Çarşamba ve Cuma günleri haricinde 3 haftalık ''Perhiz'' sürecine dönüştürüldü ve birinci haftası ''Hisnag Perhiz Haftası'', ikinci haftası ''Aziz Hagop Perhiz Haftası'' ve son hafta ise ''Kutsal Doğuş Perhiz Haftası'' (Surp Tsnundi Bahk) şeklinde uygulandı.