Etiketler

Papa ile Patrik kucaklaştı

Papa ile Patrik kucaklaştı Harbiye'de Saint Esprit Kilisesi'nde yapılan ayinin ardından Papa Francesco, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile kucaklaştı.Birbirine sarılıp samimi görüntü veren iki dini lider; Ortodoks, Katolik, Süryani ve Ermeni cemaat tarafından ayakta alkışlandı.... Harbiye'de Saint Esprit Kilisesi'nde yapılan ayinin ardından Papa Francesco, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile kucaklaştı. Birbirine sarılıp samimi görüntü veren iki dini lider; Ortodoks, Katolik, Süryani ve Ermeni cemaat tarafından ayakta alkışlandı. Papa, ilahiler ve dualarla biten ayin sonrası din adamları ile sohbet etti, cemaati selamladı.

Vatikan Türkiye ilişkileri 'Türk Papa'yla başladı

Övgü Pınar Roma, İtalya
Papa Francesco'nun Türkiye ziyareti, Vatikan tarafından "Papaların Türkiye'ye gitme geleneğinin devamı" olarak değerlendiriliyor. Papa Francesko, Türkiye'yi ziyaret eden dördüncü Papa. İlk ziyaret 1967 yılında gerçekleşmişti. Papa Francesco'nun Türkiye ziyareti, Vatikan tarafından "Papaların Türkiye'ye gitme geleneğinin devamı" olarak değerlendiriliyor. Papa Francesco, Vatikan ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1960 yılından bu yana Türkiye'ye ziyarette bulunan dördüncü Papa...

Papa Sultanahmet’te dua etti

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus, Ankara’dan sonra İstanbul’a geldi. Sultanahmet Camii’nde dua eden Papa, Ayasofya Müzesi’ni de ziyaret etti. İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, karşıladığı Papa’ya Sultanahmet Camii hakkında bilgi verdi. Türkiye ziyaretinin ikinci gününde Ankara’dan İstanbul’a gelen Papa Franciscus, Atatürk Havalimanı’nda resmi törenle karşılandı. Papa, kendisini karşılayan Fener Rum Patriği Bartholomeos ile kucaklaştı. Papa, önce Sultanahmet Camii’nde dua etti. İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, karşıladığı Papa’ya cami hakkında bilgi verdi. Papa Franciscus, Yaran ile birlikte yaklaşık 3 dakika boyunca dua etti. Papa daha sonra Ayasofya Müzesi’ne girdi. Papa Franciscus, Şişli'deki Saint Esprit (Kutsal Ruh) Katolik Kilisesi'ndeki ayine katıldı.

Papa’nın gündemi: Kürt, Ermeni, Rum, mülteci!

Ankara’da Kaçak Saray’ın ilk konuğu olan Papa Francis Erdoğa ve Davutoğlu ile çeşitli konuları görüşecek. Papa’nın gündemindeki konular şöyle:
-Mülteci sorunu. Türkiye’nin mültecilere kucak açmasına hayır dua!
-Kürt sorunu. Kürtlere özerklik ve Kobani için dua.
-Ermeni meselesi. 2015’te Ermeni katliamını kabul edin ricası.
Katliamda ölenlere ayin ve dua talebi.
-Patrikhane. Rum azınlığın dini özgürlükleri ve Heybeli Ruhban Okulu’nun açılması meselesi.
 Erdoğan’ın da buna karşılık Batı’da İslamofobi’yi hündeme getirip Papa’dan destek isteyeceği belirtiliyor.

Papa Franciscus Türkiye'de

Katolik aleminin ruhani lideri Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Türkiye'ye geldi. Papa Franciscus Türkiye'deEsenboğa Havalimanı'na iniş yaptı ve turkuaz halı üzerinde yürüdü. Papa Franciscus, Esenboğa Havaalanı'nda askeri törenle karşılandı.Papa ve beraberindeki heyeti taşıyan İtalya havayolları Alitalia’nın kendisine tahsis ettiği ve üzerinde Türkiye ve Vatikan bayrakları bulunan özel uçak ile Esenboğa Havaalanına geldi.

82. Sasun ayaklanması. Batı Ermenilerine yönelik katliamlar

Osmanlı hükümetinin Ermeni karşıtı siyaseti
Batı Ermenilerinin sosyal-siyasi ve ekonomik durumu, XIX. yüzyılın son çeyreğinde giderek daha fazla ağırlaşır. Ermeni köylüsü, Müslümanlardan beş kat daha fazla vergi vermekteydi. Ağır ve aşındıran vergi siyaseti, Ermenilerin ekonomik gücünü zayıflatıp, onları geçim imkânlarından yoksun bırakarak, göç yolunu tutmayı zorunlu kılmayı amaçlamaktaydı. Osmanlı yöneticileri, Ermeni vilayetlerini Ermenilerden boşaltmaya yönelik adi planlarını gerçekleştirmek için bu vasıtayı da kullanır. Farklı ekonomik baskılar, milliyetçi siyaset, etnik baskı ve şiddet olaylarıyla birleşmekteydi. Yönetici Türk elit, Ermeni sorununun Ermenileri imha etme yoluyla “çözülmesi” gerektiği konusunda padişah Abdülhamit’i ikna etmişti.

Haydi Kobanê için şiş başına!

Aktivist Filor Uluk Benli’nin öncülüğünde, Kobanê için üretim dayanışması projesi başlatan kadınlar, Suruçta’ki çadır kentlerde üretim atölyesi açarak, Kobanêlilerin ihtiyaçlarını, ihtiyaç sahibiyle beraber üreterek gidermeye çalışıyor. Kadınların sloganı ise “Haydi Kobanê için şiş başına!”… Ermeni bir kadın olarak coğrafyaya yabancı olmadığını belirten Benli, “Süre gelen bir iç savaşın içerisinde, bir Ermeni olarak bu coğrafyaya hiç yabancı değilim. Canım yandığı için dolayısıyla bu coğrafyada yaşananlardan haberdarım. Ne yazık ki Kobanê’de bir katliam gerçekleşti ve buna sessiz kalamazdım. Bu anlamada yeniden bir dayanışma projesi başlatarak kendimizi buraya attık” dedi

Türkiye’nin Ermeni Siyasetinde Karabağ Savaşı

Styopa Safaryan / Ermenistan Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü Kurucusu
Uluslararası ilişkiler çerçevesinde, sona eren Soğuk Savaşa dayanan idealizmin iyimserliğinin, Türk -Ermeni ilişkilerinin ebediyen çözümünü destekleyeceği ve yeni açılımların hayata geçirilmesinde, savaşla dolu geçmişin artık barışa yönelmesinde katkı sağlayacak nesnel ve öznel etkenlerin, bu süreci tıkayan etkenlerden daha güçlü olacağı zannedilirdi. Ancak, idealizm iyimserliğinin coşkusu hızla kayboldu. Üçüncü tarafların da içine  çekecek etnik-toprak savaşlarıyla birlikte bu durum önce Kafkaslarda kendini gösterdi, uluslararası ilişkiler algısında realizmin karamsarlığı belirginleşmeye başladı.

AGBU Launches First Book in Interactive eBook Series

The Armenian General Benevolent Union (AGBU) is redefining the Armenian experience with the release of The Armenian Highland, the first in a series of interactive eBooks designed to introduce readers to Armenian history, culture, and contemporary affairs. The eBook is a full multimedia experience available in seven languages: English, Western Armenian, Eastern Armenian, Russian, French, Spanish, and Turkish.

Fatih Akın'ın 1915 Ermeni Soykırımını Konu Alan Filmi Vizyona Giriyor

Çektiği filmlerle dünya gündemine oturan ünlü yönetmen Fatih Akın'ın tepki çeken 1915 olaylarının anlatıldığı filmi "The Cut"un vizyona girmesine sayılı günler kaldı. Fatih Akın’ın “Hiçbir Türk oyuncunun Hrant rolünü oynamaya ikna olmadığını” söylediği, “Aşk, Ölüm ve Şeytan” üçlemesinin son filmi ‘The CUT’ (Kesik), 5 Aralık’ta vizyona girecek.

Ermeni mezarlığına ahır inşaa ediyorlar!

Van (DİHA) - İpekyolu'na bağlı Yedikilise (Şuşanis) Mahallesi'nde, Ermenilerden kalma mezarlık üzerine AFAD ve mahalle muhtarının işbirliği ile ahır yapılmasına karar verildiği ileri sürüldü. Yıllardır tahrip edilen mezarların taşları ev, ahır ve samanlık yapımında kullanılırken, kimi mahalle sakinleri, tarihi mirasın talan edilmesine karşı çıktı. Van'ın İpekyolu ilçesi Yedikilise (Şuşanis) Mahallesi'nde bulunan Ermeni mezarlığının üzerine AFAD tarafından ahır yapılması kararı alındı. Bölge halkı tarafında "Xacan Ermeni Mezarlığı" olarak bilinen 20 bin metrekarelik alanda, mezar taşlarının yanı sıra yıllardır süren yağmadan kurtulan tarihi eser denebilecek kimi kalıntılar da mevcut.

Türkiye'yi bekleyen tehlike

Türk - Amerikan ilişkisini değerlendiren Düşünce kuruluşu ReThink'in Başkanı Dr. Fevzi Bilgin, "Şimdi Washington'da Türkiye'yi savunacak hiç kimse yok" diye konuştu. Türk-Amerikan ilişkileri son yıllarda hayli çalkantılı. Washington ile Ankara arasında derin görüş ve fikir ayrılıkları var. Karşılıklı açıklamalar, yalanlamalar veya ‘düzeltmeler’ hiçbir dönemde olmadığı kadar çok. Washington’un nabzını tutan çevreler "İki ülke arasındaki ilişkiler hiç bu kadar kötü olmamıştı" diyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini ve bölgeye olası etkilerini Washington merkezli düşünce kuruluşu ReThink’in Başkanı, siyaset bilimci Dr. Fevzi Bilgin ile konuştuk. Uzun yıllardır takip ettiği Washington’da Türkiye’yi savunacak kimsenin kalmadığını söyleyen Dr. Fevzi Bilgin sorularımızı yanıtladı.

Aydın kötücüllüğümüzün kaynağı

Oya Baydar
Özellikle genç kuşaktan, hem sayısal hem de nitel üstünlükleri tartışılamayacak aydınları; bizim kuşaktan da ister Batıcı laik, ister muhafazakâr gerçek aydınları tenzih ederek söyleyeyim: Geleneksel Türk aydınının kötücül bir yanı var… Ötekilerden, çoğunluk aydınlardan söz etmek istiyorum: Aydın sıfatını yüklenmiş, öyle sunulan, öyle sayılan, kendilerini belli siyasal-ideolojik çevrelerle, mihraklarla özdeşleştirmiş olanlardan... Bunlar daha popüler, daha görünürlerdir, toplumca tanınır, bilinirler. Tahsil-terbiye görmüş, okumuş, dünyayı tanımışlardır; yazarlar, çizerler, konuşurlar. Diğer kümedeki entelektüellerden ayrıldıkları nokta: mensup oldukları kesimin, parçası oldukları mahallenin veya siyasal- ideolojik merkezin çizgisini, doğrularını, ezberlerini sorgulama, eleştirme, değiştirme yeteneğinden uzak oluşlarıdır. Uzaktırlar, çünkü böyle bir sorgulama derin ve sürekli derinleştirilen bir birikim, farklı görüşleri bilmekle yetinmeyip anlamaya çalışma, çifte standartlardan kurtulma, bağımsız bir kafa, bitmeyen bir “hakikat” arayışı, gereğinde yalnızlaşmayı göze alacak medenî cesaret gerektirir.

Lavaş, Ermenistan’ın kültürel mirası oldu!

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Ermenistan mutfağının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirttiği lavaşı “Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne ekledi. UNESCO, 2014 yılının "Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi"ni açıkladı. Lavaş "Ermeni mutfağının ayrılmaz bir parçasını oluşturan ince ekmek" şeklinde tanımlandı.

Türkiye'de bugün Ermeni olmak / Being an Armenian today in Turkey

Yetvart Tomasyan / Aras yayıncılık'ın kurucusu
ARAS Yayınları'nın kurucusu Yetvart Tomasyan'la Türkiyeli Ermeni olma halini, kimliğin tanımlanışında son yıllarda yaşanan değişiklikleri, kimliğin yegane ifade alanı bulduğu "kilise" ve "okul"la ilişkileri, Müslüman Ermenilerin görünürlük kazanmasıyla başlayan tartışmaları ve "hayata 2-0 yenik" başlamayı konuştuk. (Yetvart Tomasyan'ın düşünceleri, sanırım sessiz çoğunluğu değil ama hakim zihniyeti çok büyük ölçüde temsil ediyor. HYETERT)

Türkiye ve Azerbaycan, lavaş için UNESCO’ya başvurmak istemişlerdi

Lavaş’ın Ermeni gıda ürünü olarak UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesinde yer alması Türk medya çevrelerinde büyük yankı buldu. Türkiye’den Sabah gazetesinde yer alan haberde «Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, geçtiğimiz günlerde Azerbaycan’la birlikte çok önemli projeler yapacaklarını belirterek "Lavaş başta olmak üzere pek çok dosyayı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine ortak dosya olarak vereceğiz. Köroğlu konusunda da ortak dosya çalışmamız var" demişti.» denmekte.

System Of A Down 'soykırım turnesine' çıkıyor

ABD'li müzik grubu, 'Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı' sebebiyle bir turne hazırlığında olduklarını duyurdu. Ermeni asıllı ABD’li alternatif metal grubu System Of A Down, Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı sebebiyle bir araya gelerek turneye çıkacaklarını açıkladı. Uzun zamandır birlikte müzik yapmayan grup, “Wake Up The Souls” adını verdikleri turneye 10 Nisan 2015’te Londra’daki Wembley Arena’da başlayacak.

1915 Soykırımında Hıristiyanları Koruyan Ezidi Çemberi

Sincar’da [1914-18] savaş yıllarında yaşananlar:…[Ezidilerin] Ermeni’lere sağladıkları koruma inkar edilemez. Ermeniler Mezopotamya’ya varınca misafir edilip korunacakları tek yer Ḫamo aşiretinden Ḫamo Şerro’nun yanıydı. Bütün tehlikesine rağmen bir tek adam, Sincar’ın efendisi, onları kabul eder, korur ve beslerdi ve saklardı, yüzlerce esiri, çoğunlukla Ermeni’yi kurtardı. Sincar çevresindeki Arap kabileler Tay ve Şammar (özellikle Şammar) katliam ve talanlara katılırlar. 1914’ten itibaren savaştan kaçan Hıristiyanlar Sincar’a sığındılar. 1915’te yeni katliamlar Diyarbakır vilayetinde yaygınlaşınca gençlerden kaçabilenler Sincar’a varıp Ḫamo Şerro’ya sığınır. Onlara evler ve çadırlar verir, yiyecek sağlar. Böylece Haziran’da Başpiskopos Maloyan’a Sincar’a kaçması tavsiye edilir ama o topluluǧunu terk etmez. Siirt’in Kildani başpiskoposu Adday Şer, kabul eder ama yolda tanınır ve öldürülür.[1]

Happy Thanksgiving from Archbishop Khajag Barsamian

We give thanks and remember
You, who crown your saints and dispense eternal abundance, grant peace to your servants who have fallen asleep when you return in judgment. Be our guide in the field of your holy and benevolent will. And make us worthy to give you thanks and to glorify your name. Amen. This Thursday, as we remember the many blessings in our lives, let us also remember those who, a century ago, gave their lives in the name of our Lord. In Armenia the forget-me-not flower has been adopted as the symbol for our 100th year of remembrance of the Armenian Genocide.

Dersimliler Bahçeli’nin gelmesini istemiyor

Alevi örgütleri ve kentteki kimi siyasal örgütlerin ziyarete dair yaptığı açıklamalara Demokratik Halklar Federasyonu (DHF) da eklendi. Ziyarete dair Çağlar İş Hanı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan DHF İl Örgütü sözcüsü Tahir Demirtaş, Dersim'in uzunca bir süredir siyasal rant haline getirildiğini belirterek, AKP, CHP ve MHP'nin 'Dersim'e özür' tartışması üzerinden şekillenen bir gündemi olduğunu ifade etti…  Bahçeli ve zihniyetinin Dersim'de propagandasını yapmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Demirtaş, diğer sivil toplum örgütleriyle gerçekleşen toplantıda alınan kararla birlikte yarın saat 10.00'da Sihenk (Atatürk) Mahallesi'nde bulunan Çarşım Marketin önünde bir araya gelerek Dersim Valiliği'ne yürüyüş gerçekleştireceklerini de söyledi.

Diocese of the Armenian Church of Mexico to Operate Under the Jurisdiction of the Western Diocese

The Diocese of the Armenian Church of Mexico was transferred to operate under the jurisdiction of the Western Diocese. The historic transfer was made official by the Pontifical Encyclical (number 877) of His Holiness Karekin II, Supreme Patriarch and Catholicos of All Armenians dated November 21, 2014.
(Caption Primate's Visit to the Armenian community of Mexico in August 2014)

7 madde ile ‘Devlet nasıl özür diler?” kanun teklifi

HDP, Devlet Özür Dileme Kanun Teklifi hazırlayarak, insanlık suçlarına ilişkin devlet adına nasıl özür dilenmesi gerektiğini 7 madde ile açıkladı. Halkların Demokratik Partisi (HDP), İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel imzasıyla 7 maddelik ‘Devlet Özür Dileme Kanun Teklifi’ hazırladı. Teklifte, özrün bir törenle yapılması ve kamuya bağlı görsel yayınlardan canlı olarak sunulması, olayın yaşandığı günün Ulusal Yas olarak ilan edilmesi, özür dilemenin kapsamının Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, şartlı cümleler koyulmadan net bir şekilde belirtilmesi gibi maddeler yer alıyor.

AİHM Ermeni Milliyetçilerinin İddialarına Benzeri Görülmemiş Bir Darbe İndirdi

Maxime Gauin
Perinçek – İsviçre davasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüce Divanı’nda görülmesi, 1915 olaylarının yüzüncü yılına tekabül edecek 2015 senesinin Ocak ayında olacak. Fransız Anayasa Konseyi’nin Şubat 2012’de Boyer’in sunduğu tasarınının 1789 İnsan Hakları Beyannamesi’ne aykırı olduğu yönündeki kararının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı, Ermeni milliyetçileri için büyük bir darbe olmuştu. Mahkeme, Doğu Perinçek’in ifade hürriyetinin ihlal edildiğine hükmederek, ‘ırkçılık’ ithamlarını reddetmişti. AİHM, “Türk hükümetinin Yahudi soykırımının inkarının bugün Yahudi karşıtlığının arkasındaki başlıca itici güç olduğu yönündeki görüşü paylaşılmaktadır. Aslına bakılırsa bu, uluslararası toplumun katı ve ihtiyatlı bir şekilde yaklaşması gereken süregelen bir hadisedir.

Rus siyaset adamı: Karabağ sorunu büyük ölçekte çözülmüştür

Karabağ sorunu büyük ölçekte çözülmüştür. Dağlık Karabağ kuşkusuz bağımsızlığından vaz geçmeyecektir. Beyanat «Den TV» Analitik On-line TV’ye verdiği röportaj esnasında Rusya Devlet Duması milletvekili Konstantin Zatulin’den geldi. Ve bu bağımsızlığın tanınması için, Zatulin, Ermeni tarafının Azerbaycan’a bugün fiilen Dağlık Karabağ Savunma güçleri tarafından kontrol altında olan rayonların teslim edilmesi gerektiğini ifade ederek ″Ancak bu rayonlar Ermeni tarafınca müzakerelerde  başarının teminatı için kart blanş olarak kullanılmakta ve bunlar tam çözüme ulaşmadan tabii ki Azerbayan’ın payına ulaşmayacaktır″ dedi.

Türkiye'ye kilise eleştirisi

Rum-Ortodoks Kilisesi'nin Avrupa'daki üst düzey temsilcisi Metropolit Augoustinos, Papa'nın ziyaretinin Türkiye'deki kiliselerin durumunu iyileştirmesini umduğunu söyledi. DW'ye konuşan Rum-Ortodoks Kilisesi'nin Almanya'daki üst düzey Batı Avrupa temsilcisi Metropolit Augoustinos, Türkiye'deki kiliselerinin yasal durumunun 'dayanılamaz' olduğunu belirterek Papa Françesko'nun Türkiye ziyaretinin kiliselere daha fazla hak sağlamasını umduğunu söyledi.

Cleveland Parish Marks 50 Years

St. Gregory of Narek Church of Richmond Heights, OH, celebrated its 50th anniversary on November 15 and 16. Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), traveled to Cleveland to take part in the weekend's activities. On Saturday evening, November 15, the community gathered for a banquet. Master of ceremonies Ara Bagdasarian opened the program with welcoming remarks.

Thankful for you

Armenian National Committee of America

THANKSGIVING DAY GREETINGS – ԳՈՀԱԲԱՆՈՒԹԵԱՆ ՕՐՈՒԱՆ ՈՂՋՈՅՆՆԵՐ 2014


HDP'den olay yaratacak 'Ermeni' teklifi!

HDP'li Sebahat Tuncel, kanunun gerekçesinde şöyle dedi: “Türkiye’de toplumsal barışın sağlanmasının ve devlet ile toplumun yeni bir toplumsal sözleşme ile bir gelecek tahayyülü sunmasının önünde, son zamanlarda gündeme 38 Dersim katliamı yanı sıra yaşanmış pek çok insanlığa karşı işlenen suç bulunmaktadır. Dersim dışında Maraş, Sivas, Çorum Katliamları, Ermenilerin soykırıma uğratılması, 12 Eylül askeri darbesi ile tüm muhalif kesimlere yönelik devlet teröründen kaynaklı işlenen insanlık suçları gibi pek çok yaşanmış olay bulunmaktadır.” Kanun teklifine göre devlet adına Cumhurbaşkanı, TBMM’de resmi olarak özür dileyecek. Ertesi gün Cumhurbaşkanı olayın yaşandığı yerde de özür metnini okuyacak. Özür dileme resmi olarak yapıldıktan sonra en fazla 1 yıl içerisinde, konuya özgü TBMM’de yasa ile Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurularak, devletin elindeki tüm arşivler açılacak. Teklif maddi ve manevi tazminat verilmesini ve yasal düzenlemeler yapılmasını da öngörüyor. Teklifte ayrıca olayın yaşandığı günün “Ulusal Yas” olarak ilan edilmesi de isteniyor.

Karabağ Kitabının Yazarı Thomas De Wall "Türkiye'nin Cesur Adımı Karabağ İçin Domino Etkisi Yaratır"

Nilay Vardar
Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın kapanmasına neden olan Karabağ meselesiyle ilgili kitabın yazarı Thomas de Waal, Karabağ'da yeni bir çatışmanın çıkmasından endişe ettiğini belirtti… Waal, Türkiye’nin sınırı açması ve çatışmanın sona erdirilmesi konusundaki rolü sorulduğunda şu yanıtı verdi. “Azerbaycan ve Ermenistan liderleri bunu bir siyaset malzemesi yaptığı için herhangi bir geri adımda ülkelerinde hain olarak adlandırılırlar. Bu siyasi bir gerçeklik. Ancak Türkiye cesur bir hamle yaparsa domino etkisi yaratabilir. Önce Ermenistan’la protokol imzalanıp, sonra sınır açılıp sonra da Ermenistan'ın Karabağ’ın belli reyonlarından çekilmesini isteyebilir.”

Avrupa’nın başkentinde sürpriz Ermeni açılımı

Ercan Gürses / ercan.gurses@tg.com.tr
Europalia-Turkey diye bir festival başlayacak yakında. Türkiye’nin ne kadar kültür ürünü varsa Avrupalıya tanıtılacak. Festival, 2015 yazında Belçika’da yapılacak. Biz de bir grup gazeteciyle Belçika’nın başkenti Brüksel’e festivalin tanıtım toplantısına geldik. Ünlü Edmond Sarayı’ndayız. Kültür Bakanı Ömer Çelik Belçikalı yetkililerle basın toplantısı yaparken... Tahmin edilen oldu. Belçikalı gazetecilerden “Acaba Ermeni sanatçıların da eserlerini sergileyecek misiniz?” sorusu geldi. Çelik net cevap verdi: “Biz kültürümüzü kompartmanlara bölmüyoruz.” Yani. Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Hitit... Kimin neyi varsa sergilenecek... Avrupalı böyledir. Türkiye deyince kafasındaki oryantalist bakışı kalemine simsiyah yansıtır. Ama bu defa öyle olmayacak. Türkiye gelecek yıl Belçika’da yapılacak bu festivalde Anadolu Ermenilerinin Kültür ürünlerini de sergileyecek. Bunlar arasında Türkiye’de restorasyonu yapılan Ermeni kiliselerinin fotoğrafları.O kiliselere Ermenistan’dan getirilen uzmanlar. Ünlü Ermeni mimarlar. Türk Ermenilerinin katkıları. Tek tek anlatılacak... Tatyos Efendi’den, Nikoğos Ağa’ya... Kemani Sarkis Efendi’nin eserleri dinletilecek...

Christmas Tree Lighting 2014


When:
December 19, 2014 @ 7:00 PM
Where:

“ABD Kongresi’nden Ermeni Tasarısı Geçmemesi İçin Çalışıyoruz”

Çavuşoğlu, bakanlığının 2015 yılı bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı...Gelecek yıl, sözde Ermeni soykırımının yüzüncü yılı olması münasebetiyle, ABD’de kongreden Ermeni tezlerinin tanınmasına yönelik bir karar çıkmaması için çabalarını sürdürdüklerini dile getiren Çavuşoğlu, lobilerin aktif çalıştığını bildiklerini ve diğer bakanlıklarla koordineli bir şekilde çalışma yürüttüklerini işaret etti. Çavuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Stratejik Derinlik kitabına yönelik eleştirileri yanıtlarken de "Bizim dış politikamız kesinlikle panislamist değildir, emperyalist de değildir" görüşünü dile getirdi.

Türkiye’den ABD’ye hassas Ermeni uyarısı

Ankara, Ermeni diasporasının algı operasyonuna ve 2015 kampanyalarına karşı ABD yönetimine, önemli hassasiyet uyarılarında bulundu. Ankara,  ABD’ye 1915 iddiaları konusunda,  “İlişkilerimiz olumsuz etkilenir” mesajını açıkça verdi. Bu mesajın gündelik dildeki  anlamı: "ABD'de, 2015 yılında soykırım iddiaları yasal bir zemine oturursa Ankara, ABD ile ilişkilerini köklü olarak gözden geçirecek.."

ՅՈՒՇԱՄԱՏԵԱՆ. Սիս – Եկեղեցիներ Եւ Սրբավայրեր

ՎԱՀԷ ԹԱՇՃԵԱՆ
ՆՈՐ ՎԱՆՔ (Կաթողիկոսարան)
Սսեցիները Նոր Վանք կը կոչեն կաթողիկոսական համալիրը, որ կը գտնուի քաղաքին հիւսիս-արեւմուտքը, բերդի բլուրին լանջին: Ճիշդ այս վայրին տեղը հին ժամանկներուն, Կիլիկեան թագաւորութեան օրերուն, Հեթում Ա. (1226-1269) կառուցել տուած է թագաւորական պալատը, որ ունէր իր սեփական տաճարը՝ Ս. Սոփիան: Սիսը դարձած էր արդէն (1180ի եւ 1190ի միջեւ) Կիլիկիոյ հայ իշխաններուն մայրաքաղաքը եւ այս ձեւով փոխարինած նախկին կեդրոնը՝ Անաւարզան: Թագաւորական համալիրը կը քանդուի Եգիպտոսի մամլուքներուն դէմ պատերազմներուն ընթացքին, 1375ին: Կանգուն կը մնան երկու անկիւնային աշտարակներ, որոնք յետագային մաս պիտի կազմէին նոր կաթողիկոսարանի ընդհանուր կառոյցին (1):

ABD Patrik’e El mi Veriyor?

Ahmet Tan
Siz istediğiniz kadar... “Patrikhane, Eyüp Kaymakamlığı’na bağlı ‘cemevi gibi’ bir kurumdur!” türküsünü söyleyip durun.Amerika ve “Batı”, patrikhaneyi “yıllara ayarlı bir saatli bomba” gibi tutmaya devam ediyor. Tıpkı “Asmayın şartı” ile paketleyip sunduğu Apo’yu ve PKK’yi tuttuğu gibi...Biden ile Bartholomeos diz dize oturmuşlar, el ele poz veriyorlar. Devir, fotoğraflı mesaj devri. Obama mesajını beyzbol sopası ile veriyor.Yardımcısı Biden da TC vatandaşı patriğe “el vererek”...Bu topraklarda doğup da “el vermenin”, “güçleri birleştirmek, yardım etmek, fırsat vermek, işbirliği yapmak, yardımlaşmak, teslim olmak” anlamına geldiğini bilmeyen yoktur. PKK ile yürütülen sürecin “Bağımsız Kürdistan” kadar uzanabileceği gibi. (Bunlar da sosyalist. HYETERT)

Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’a göre Edirne Valisi “Hissi davranmış” ve İstanbul’da “sadece 2 bin civarında Musevi var”mış…

Hükümet Sözcüsü, Edirne’deki sinagogun Vakıflar Genel Müdürlüğünce “şevkle restore edildiğini” dedi. “Sinagog’u restore ederken bugüne kadar ibadet yapılmış bir yerden ibadet yapma imkanını, fonksiyonunu düşünmedik. Sayın Valimiz yanlış yapmıştır. Hissi davranmıştır” diye belirtti. Ayrıca İstanbul’da “sadece 2 bin civarında Musevi var“, diye vurgulama yaptığı basın toplantısında şunları ekledi: “Biz ülkemizde yaşayan farklı inanç gruplarına da azınlıklara da onların vakıflarına da eşit gözle objektif gözle bakıyoruz.... Edirne Valisinin açıklamasını yeterli görmeyen İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’istifaya davet etti. Edirne Valisi Dursun Ali Şahin ırkçılık yapmış, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Yahudileri hedef göstermiştir.

Papa'dan Avrupa'ya 'yaşlı' eleştirisi

Katolik aleminin ruhani lideri Papa Fransis bugün Strasbourg'dan Avrupa'ya mesaj gönderdi. Avrupa'yı "yaşlı" olmakla eleştiren Papa, gençlere iş olanakları sağlanmasını istedi. Papa Fransiz önce Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'na daha sonra da, Avrupa Konseyi'ne seslendi.Papa Fransis Avrupa Birliği'ne, "Akdeniz'in kaçak göçmen mezarlığı olmasını engelleyin" çağrısı yaptı.

OIA Raise Money For Scholarship Fund

PLEASE HELP OIA RAISE MONEY FOR SCHOLARSHIP FUND MOST OF YOU ALREADY SHOP AT AMAZON AND HAVE YOUR OWN ACCOUNTS. WITH THEIR NEW “AMAZON SMILE” PROGRAM, YOU CAN HELP OUR SCHOLARSHIP COMMITTEE RAISE MUCH NEEDED FUNDS.

$10,000 Saroyan Playwriting Prize to Be Awarded

For Immediate Release
Honors to Meg Ryan and Co-producers of 2015 Film “Ithaca,” “Raging Bull” Writer Mardik Martin.  2014 – To kick off Human Rights Day, The Armenian Dramatic Arts Alliance (ADAA) will award the $10,000 2014 William Saroyan Playwriting Prize for Human Rights / Social Justice at a gala event on December 6 at the Pasadena Playhouse.

Karadeniz Haber Ajansları Birliği Genel Kurulu yapıldı

 Karadeniz Haber Ajansları Birliği Genel Kurulu'nda, AA'nın da yer aldığı birlik üyeleri, aralarındaki işbirliğini güçlendirmeyi ele aldı.Bölgesel haber kaynaklarının verimli kullanılması için uluslararası işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan Karadeniz Haber Ajansları Birliği (BSANNA) genel kuruluna, Anadolu Ajansı (AA), Rus haber ajansı TASS,  Arnavutluk Haber Ajansı (ATA), Ermenistan Haber Ajansı (ARMENPRESS), Bulgaristan Haber Ajansı (BTA), Gürcistan Haber Ajansı (GHN), Romanya Haber Ajansı (Agerpress) ve Ukrayna Haber Ajansı (UKRINFORM) yöneticileri katıldı.

AİHM'in O Kararı Anlamlı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, soykırım yalanının 100'üncü yılı giderken AİHM Perinçek davasını değerlendirdi. Çavuşoğlu, "Bu kararı, konunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymuş olması bakımından son derece anlamlı buluyoruz" dedi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, soykırım yalanının 100'üncü yılı giderken AİHM Perinçek davasını değerlendirdi. Çavuşoğlu, "Bu kararı, konunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymuş olması bakımından son derece anlamlı buluyoruz" dedi.

Kasparyan ailesinin dramı

Kobani'de yaşayan Ermeni Kasparyan ailesi 100 yıl içerisinde 2.kez vatanlarından uzaklaştılar... 1915 yılında tehcirle Türkiye'den ayrıldılar. 100 yıl sonra başka bir dram sonucu Türkiye'ye geri döndüler. Kobani'li Ermeni aileleri IŞİD'in vahşetinden kaçtılar. KASPARYAN ailesinin acısı yürek yakan cinsten. Kobani'li sığınmacı Vrej Kasparyan  '' Benim dedelerim 1915'te Şanlıurfa'nın Garmuş ilçesine yerleştiler'' diye sözlerine başkayarak IŞİD zulmü üzerine 100 yıl içerisinde 2. kez vatanlarını terketmek zorunda kaldıklarını anlattı.

Dersim’in ve Ermenilerin yasını tutmak

Ferhat Kentel // Mail: ferhatkentel@gmail.com
Dersim katliamının yıl dönümündeyiz. Memleket olarak geçmişimizle yüzleşemediğimiz ve iyileşemediğimiz için, Dersim’i aşamıyoruz bir türlü… Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Dersim’in vahşetini ortaya çıkarmak “bu memlekette başka vahşetler de oldu” bilgisinin kapısını ardına kadar açacak… O zaman 1915’te Ermenilere yapılanları saklamak için atılan bütün adımlar görünür olacak. Dersim’i örtmek için başvurulan vicdansızlığın, kendine yontmanın (“ama onlar da bizi öldürdüler”, “savaş vardı”) ya da rasyonel açıklamaların aslında aynılarının Ermeni meselesi için kullanıldığını fark edeceğiz. Ve o zaman fark edeceğiz ki, bu topraklarda yaşayan milyonlarca Ermeni kadın, yaşlı ve çocuğu sürmenin, öldürmenin hiçbir “soğuk” gerekçesi olamaz. O zaman fark edeceğiz ki, -Cenevre adlı şehirde imzalanan bir takım hukuksal metin ya da tanımlara uysun ya da uymasın, isterseniz o kelime kullanılsın ya da kullanılmasın- Ermenilere yapılan bal gibi soykırımdır…

‘Kimliğinde Hıristiyan yazıyor. Seninle mi uğraşacağız?’

Cevat Sinet / http://cevatsinet.blogspot.be/
1915 Soykırımında 1,5 milyondan fazla Ermeni öldürüldü. Dinleri, inançları sırf farklı olduğu için, tek tip bir halk yaratmak istedikleri için bu soykırımı gerçekleştirdiler. O yüzdendir ki, günümüzde bile, şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; “tek dil, tek millet” diyor. Peki, bir Ermeni’nin Türkiye’de yaşama ihtimali ne kadardır? Bir Ermeni’nin Türkiye’de linç edilme, aşağılanma, hakarete uğrama, öldürülme, “affedersin Ermeni” denme olasılığı %70’tir. Kaç tane Ermeni kaldı, o da ayrı bir tartışma konusu. Kalan Ermenilerin kaç tanesinin, kendini Ermeni olarak hissetmesi ve görmesi, bu da daha başka bir tartışma konusu. Tabi bunun yanında kendini Ermeni-Türk hissedenler de var. Bu da ayrı bir trajedi. (Güzel sorular. Ermeni kalamayanlar revaçta şimdilerde. Ermeni Türk hissedenler de başka bir grup. HYETERT)

Sivas Ermenileri: Bin Varmış, Bir Yokmuş

Osman Köker
Sivas’ı Madımak katliamıyla hatırlıyor bugünkü kuşaklar, Aleviler ve Sünniler arasındaki gerilimle… Oysa Sivas’ın tarihi bir zamanlar bu toprakların çok daha zengin bir insan kaynağına ev sahipliği yaptığına tanıklık ediyor. Yalnızca yüz yıl önce, Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden, bugünkü Sivas iliyle hemen hemen aynı yerleşim yerlerini kapsayan Sivas Sancağı, Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerden biriydi.

Watch and Support Telethon 2014!

This Thanksgiving, while gathering with your family members, don't forget to tune in and watch a great show on TV or your computer! Be grateful for having your loved ones next to you, appreciate all that you have and make sure to give back.

Eski Ermeni köyü yine define avcılarının hedefinde

Karayazı'da, Ermenilerden kalan hazinelerin olduğu ileri sürülen bir kayanın altı kepçe ile kazıldı. Erzurum'un Karayazı ilçesine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Kırgındere Mahallesi'ne gece saatlerinde gelen kimliği belirsiz kişiler, Ermeniler döneminden kalan ve üzerinde kuş figürü bulunan bir kayanın altında kepçeyle define aradı. Kazı yapıldığını öğrenen bölge sakinlerinin mahalleye gitmesi ile söz konusu kişiler, kepçeyi arkalarında bırakarak kaçtı.

Kars’ta Tarihi Mezarlık Korunmayı Bekliyor

Kars’ta Tarihi Mezarlık Korunmayı Bekliyor Kars Fevzi Çakmak Mahallesi Eski Erzurum Caddesi üzerinde bulunan Türk ve ermeni mezarlığı bakımsızlık nedeniyle yok olmuş durumda. Kars Fevzi Çakmak Mahallesi Eski Erzurum Caddesi üzerinde bulunan Türk ve ermeni mezarlığı bakımsızlık nedeniyle yok olmuş durumda. 1890’lı yıllarda kurulduğu iddia edilen mezarlıkta binlerce mezar taşı bulunmakta iddiaya göre bazı mezarların ermeni bazılarının ise Türk Mezarlığı olduğu çevre sakinlerinden öğrenildi.

Sevan Nişanyan nerede yatar?

Sabri Kuşkonmaz
Sevan Nişanyan’ı “Küçük Oteller Kitabı”ndan tanıyanlar, başlıktaki soruya kolay bir yanıt verebilirler: Nerede yatacak, elbette küçük bir otelde yatar! Onu Şirince’deki sevimli otelinden tanıyanlarsa, onun kendi otelinde yatacağını söyleyebilirler. Geleneksel mimarisini koruduğu, eski evleri onardığı yerdeki otelinde.Verilen her iki yanıt da yanlıştır. Biliriz ki bu sorunun doğru yanıtı bu toprakların kültüründe yatar. “Yatmak” bu ülkede kavak altında keyif yapmak anlamına gelmez. Bu fiilin temsiliyeti çok açıktır; yatmanın lügat anlamı da, yan anlamı da bu toprakların kültüründe hapiste yatmak demektir.

‘Türkiye, kendisinin rehini oldu’

Birkan Bulut
Bugün gerçekleşen panelde Karabağ sorununu ele alan Cenevre Webstar Üniversitesi Medya İletişim Bölümü Öğretim Üyesi ve gazeteci Vicken Cheterian, Sovyetler Birliği’nin çöküşünün ardından çıkan en önemli meselelerden birinin de Karabağ sorunu olduğunu söyledi. Ancak böyle bir siyasi problemin hızla şiddete dönüşmesinin kendisini şaşırttığını belirten Cheterian, bu şiddetin mevcut ilişkilerden değil, geçmiş ilişkilerin kırıntılarından meydana geldiğini ifade etti.

Osmanlı adaleti hâlâ yürürlükte

Kabir Kilisesi'nin bakım işini Ortodoks, Katolik, Ermeni ve Süryaniler arasında denk olarak paylaştıran Osmanlı Fermanı Yedikıta Mecmuası'ne konu oldu. Yedikıta Tarih ve Kültür Mecmuası kasım sayısında Sultan Abdülmecid Han'ın Kudüs'e göndermiş olduğu fermanın bugün dahi geçerliliğini koruduğunu ortaya koyan bir doküman yayınladı. Kudüs Tarihi Uzmanı ve Hizmet Turizm Kültür Turları Müdürü Mustafa Usta'nın kaleme aldığı "Osmanlı Fermanı Kudüs'te Hala Yürürlükte" başlıklı yazıda Kıyamet Kilisesi ve balkonundaki merdivenin sırrı ile ilgili dikkat çekici bilgiler veriliyor.
Tarihî kaynaklarda Roma Hükümdarı Birinci Konstantin'in annesi Helana tarafından Kudüs'te Golgotha tepesinde yapılan, Kıyamet ve Kamame Kilisesi adlarıyla da anılan Mezar Kilisesi'nin bütün Hıristiyanlar için nihai derece önemli olduğu belirtiliyor. Kilisesi'nin temizlik ve bakımı Ortodoks, Katolik, Ermeni ve Süryaniler arasında denk olarak paylaştırılmış.

Nenemin şarkısı

Nurcan Baysal  / nurcanatlibaysal@yahoo.com
Diyarbakır: Nenem Ayşe Teyfur geçen ay 104 yaşında öldü. Bir asırdan fazla süren ömründe nenemle iletişimimiz oldukça sınırlı oldu, daha doğrusu olamadı. Hatta nenemi fazla tanıdığım bile söylenemez.  Çünkü onunla konuşamıyordum. Nenem Türkçe, bense Kürtçe bilmiyordum… Annemim tercümanlığı kabul ettiği günlerde ben neneme sık sık geçmişi sorardım, en büyük merakımdı 100 yıl öncesi. Nenem Ermeni komşularından başlar, nasıl katliama götürdüklerini sürekli anlatırdı. Katliama götürülen komşularının amcasına “Neden izin veriyorsunuz bizi götürmelerine?” dediğini ve amcasının da “Onlar hükümettir, biz ne yapabiliriz” diye cevapladığını anlatırdı nenem. Nenem, Ermenileri toplayıp götüren askerleri nasıl takip ettiklerini ve komşularının o zamanlar kurşun az olduğu için, demir küreklerle vurula vurula nasıl katledildiğini ve tepeden nasıl atıldıklarını uzun uzun anlatır ve her anlattığında bir iki damla gözyaşı eşliğinde onlar için bir ağıt yakardı.

Agos'un sitesi yine hack'lendi

Ermeni cemaatinin önde gelen gazetesinin internet sitesi saldırıya uğradı. Hrant Dink'in kurucusu olduğu Agos gazetesinin internet sitesi, bir  kez daha hacker'ların hedefi oldu. Agos.com.tr adresine girildiğinde, sayfa bir süre sonra kuralay.org/hacked sayfasına yönlediriliyor.

Siyaset tarihin neresinde?

Aydemir Güler
Güncel siyaset tarihi biçimlendirir. Tarih tartışması her zaman güncel siyaseti etkilemek amacıyla yapılır. Yani tarih bir mutlak ve nesnel hakikat olarak değil, zamanında nasıl içinde mücadele eden, bu mücadeleler yoluyla onu yapan, yorumlayan ve bugüne aktaran özneler var idiyse, bugün de günümüzün özneleri tarafından bugünün amaçları, çıkarları gözetilerek, üstelik verili güç dengeleri içinde yeniden ve yeniden yorumlanmaktadır. “Tam olarak ne olmuş, aslı neymiş” soruları meşrudur elbette. Bu sorular olmadan sorgulama, araştırma ve tartışma olmaz. Ama yanıtların “siyasi” olacağını da bileceğiz. Saf çocukları oynamanın manası yok. Örnek olsun; kimse yalnızca ve yalnızca hakikati açığa çıkarmak için Ermeni sorununu tartışmaya açmadı. Ermeni milliyetçiliği kendini gerekçelendirmek için yaptı bunu.

Kürt sineması: Yurtsuzluk, sınır ve ölüm

Mesut Kara / meskara@hotmail.com
Müjde Arslan’ın Kürt sineması üzerine yaptığı bu önemli çalışması “ulusal kültürler ile onların sanatsal ifadelerinin daha geniş kapsamlı ve daha küresel çaplı kaygılarla bir tarihsel randevuyu gerçekleştirecekleri güzel ve verimli sınır boylarında daha fazla şeyin daha fazla konuşulacağı bir zeminin ilk adımlarından olacaktır”… Kitapta yer alan Rohat Alakom’un yazısından Kürtleri, özellikle Kürt kadınları ve hayatlarını anlatan ilk Kürt filminin 1926 yılında çekilen Zare adlı film olduğunu öğreniyoruz. Film, Ermenistan sinemasının kurucusu kabul edilen Hamo Beknazaryan tarafından çekilmiş. Ermenistan’daki Kürt köylerinde çekimi yapılan filmin senaryosunu Ermeni harfleri tekelinde ilk Kürt alfabesini hazırlayan Hakob Gazaryan yazmış. Filmin senaryosuna yazarın Zare’nin Kaderi adlı öyküsü temel oluşturmuş. Filmde Zare ile çoban Seydo’nun aşk hikâyesi ve bundan rahatsız olan köyün ağası Temur Bey etrafında gelişen olaylar anlatılır.

TEOG’da Ermeni ve Rum Öğrenciler Yine Mağdur Olacak

Yüce Yöney
28-29 Kasım’da yapılacak TEOG’da, ilk kez Yahudi okulundaki öğrencilere kendi dininden soru sorulacak. Ermeni ve Rum okullarındaki öğrenciler ise din sorularını yanıtlamayacağı için mağduriyet yaşayacak. Yahudi okulundaki öğrencilere bu yıl Temel Eğitimden Orta Eğitime Geçiş Sınavı’nda (TEOG) Yahudi dininden soru sorulacak. (Düzeltme: Sayın Hyetert İlgilileri,  Hyetertte bir kaç kez TEOG ile ilgili çıkan haberlerde haberi yazan ilk kişi/ler   tarafından maddi hata yapılmaktadı.TEOG sınavı 28-29 kasım 2014 tarihinde değil 26-27 Kasım 2014 tarihlerinde yapılacaktır.Düzeltilmesini talep ediyorum.
Arsin Arşık
Dadyan Okulu Kurucu Temsilcisi)

Yanıbaşımızda Büyüyen Ortaklık: İsrail ve Azerbaycan

Sedat Laçiner  / slaciner@gmail.com
Hepimiz biliyoruz ki İsrail ve ABD, İran’ı uydular, İHA’lar ve hayalet uçaklarla sürekli olarak izliyor. Hatta diğer başka devletler de bu tür faaliyetleri gerçekleştiriyor. Hikayenin sıradışı olan kısmı İsrail’e ait insansız hava aracının kalktığı ülke: İran, İHA’nın “kuzeydeki bir eski Sovyet cumhuriyetinden” atıldığını söyledi. İranlı yetkililer isim vermedi, ancak bu tanıma uyan ve İHA’nın menziline uygun en önemli aday Azerbaycan... İran ve Ermeni basınında yer alan bazı haberlere göre ise İHA’nın kalktığı tam yer Azerbaycan’ın Türkiye sınırındaki toprakları olan Nahçıvan..

ՏԻԵԶԵՐԱԿԱՆ ԽԱՅՏԱՌԱԿՈՒԹՅՈՒՆ

Օսկան Քոչարյան
Կաթողիկոսը վրեժ է լուծում անհնազանդներից` բացահայտելով իր իսկական էությունն ու կերպարը.
Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնում, օրհնությամբ և նախագահությամբ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ և Արամ Ա կաթողիկոսների, գումարվեց Հայաստանյայց Առաքելական Ս. Եկեղեցու Եպիսկոպոսաց հերթական ժողովը: Ժողովին մասնակցում էին հայ եկեղեցու 61 արքեպիսկոպոսներ և եպիսկոպոսներ: Իսկ երեկ Էջմիածնում, հընթացս Ս. Պատարագի տեղի ունեցավ եպիսկոպոսական ձեռնադրություն և օծում` ձեռամբ Ամենայն Հայոց կաթողիկոսի: Այս երկու իրադարձությունների հիշատակումը պատահական չէ: Բանն այն է, որ նախորդած բոլոր օրերին, երբ հոգևոր հայրերը խոսում, քննարկում ու տարատեսակ որոշումներ էին կայացնում խնդիրների շուրջ, ոչ մի անգամ չհիշատակվեց այն մասին, որ Եպիսկոպոսաց ժողովին չեն մասնակցում Երուսաղեմի Հայոց Պատրիարքության ներկայացուցիչները:

İzmir Ermenileri

Yazan: Dr. Erkan Serçe  
1932 yılında İzmir Asarı Atika Muhipleri Cemiyeti üyelerinden
Arapzade Cevdet, aynı cemiyetin başkanı ve İzmir Valisi Kazım Dirik’in yönlendirmesiyle Konstantinos Oikonomos ile Bonaventure F. Slaars tarafından yazılmış ve 1868’de İzmir’de basılmış Etude sur Smyrne adlı kitabı İzmir Hakkında Tetkikat adıyla tercüme ederek bastırdı. Ancak çevrilen kitap, Slaars’ın 1868 baskısı kitabının tam çevirisi değildi; İzmir’de 1688 ve 1778’de meydana gelen depremler, St. Polycarpe’in ölümü, İzmir’deki Katolik kiliseleri ve İzmir Ermenileri hakkındaki bilgiler Türkçe baskı için gerekli görülmemişti. Arapzade Cevdet, İzmir Ermenileri hakkındaki bilgileri çeviriye koymamasının gerekçesini de şöyle açıklamıştı: “Mösyö Slaars bunla hakkında da uzun uzadıya yazmış. Bu yazıların mahiyeti atikiyyat vadisinden çok uzaktır… Bizim bildiğimiz bir şey varsa o da bu milletin bütün Türkiye’de olduğu gibi burada da rahat ve huzur içinde yaşadığı, servetler kazandığı, hükümetten ve halktan şefkat ve hüsnü muamele gördüğü, sonunda da güzel İzmirimizi tutuşturmakla izhar ettiğidir.”

Edirne Valisi, Türk Musevi Cemaati'nden özür diledi

Hahambaşılıktan yapılan yazılı açıklamada, "Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, 24 Kasım öğle saatinde Türkiye Hahambaşımız Sayın Rav İsak Haleva'yı telefonla arayarak; Edirne Sinagogu ve mezarlığımız ile ilgili ifadelerinin yanlış anlaşıldığını ve bazı medya organlarında açıklamaların çarpıtılarak yapılan yayınları kesinlikle onaylamadığını belirterek, kendi beyanının da yanlış anlaşıldığından dolayı derin üzüntülerini dile getirmiş ve açıklamanın Türk Musevi Cemaati ile hiçbir ilişiğinin olmadığını Hahambaşı Rav İsak Haleva’ya ifade etmiş, Türk Musevi Cemaatine özürlerini iletmiştir" ifadelerine yer verildi.

Osmanlı Belgelerinde Ermeni Soykırımı

Meline Anumyan // Mail: anu_mel@mail.ru
Osmanlı İmparatorluğu’nda Batı Ermeni aydınlarının yok edilmesi. Makale, bir bildiri olarak, 21-22 Nisan günleri arasında Yerevan’da Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü tarafından düzenlenen «I. Dünya Savaşı’nda Kafkasya Cephesi: Soykırım, muhacirler ve insani yardım» başlıklı Uluslararası Konferansta okunmuştur.

1930'lar Türkiye'sinde Dersimli kimdir?

Ayşe Hür
1932 tarihli Jandarma Umum Komutanlığı'nın gizli Dersim Raporu'nda şöyle denilir: Ermenilik hiçbir zaman Dersim umum nüfusunun yüzde 20'sini aşmamıştır. Asur ve Araplık hiç bir iz bırakmamıştır. Osmanlı Devletinin Dersimlilerle mücadeleye başladığı tarihten itibaren Dersim daha geniş adımlarla Kürtlüğe doğru ilerlemeye başlamıştır. Geçtiğimiz yıl “Kemalistlerin ve İttihatçıların Alevi ve Bektaşi politikaları” başlıklı yazımda ele aldığım konuya, giderek daha önemli hale geleceği anlaşılan Dersim tartışmaları dolayasıyla devam etmek istiyorum. Böylece, 1937-1938’de Dersim’e yapılan müdahalenin zihinsel arka planını biraz daha aydınlatabilirim diye umuyorum.

Diyanet Papa'ya ‘Fatura İslam’a çıkmasın’ diyecek

Türkiye’yi ziyaret edecek olan Papa’yla İslam coğrafyasındaki şiddet olayları ve azınlıklar meselesi ile dünyevileşme konular ele alınacak… IŞİD, El-Kaide, Taliban bunların hiçbirisi normal şartlar altında İslam dünyasında ortaya çıkmış değildir. Bunlar işgaller, savaşlar, dikta rejimlerinin gölgesinde ortaya çıkan bir takım travmalardır. Bugün ne Suriye’de ne Irak’ta hiçbir gayrimüslim azınlık kalmadı. Bunun da İslamiyet’e fatura edilmesi kabul edilemez. Bu topraklarda azınlıklar değil, çoğunluk da tehdit tehlike altındadır. Irak ve Suriye’den Türkiye’ye göçün yüzde 1’i azınlıklardansa, ayrıca 2 milyon Müslüman nüfus buraya geldi. Sorun bir azınlık sorunu değil, Müslümanların gayrimüslimlere bakış açısı meselesi değil ama böyle bakılıyor ve ortaya konuluyor.

Joe Biden, Patrik Bartholomeos için 'Ekümenik' ifadesini kullandı

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, resmi Twitter hesabından bu sabah Fener Ortodoks Rum Patriği 1. Bartholomeos'u ziyaretine ilişkin bir fotoğrafı paylaştı. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, resmi Twitter hesabından Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos ile çekilen fotoğrafını yayınladı. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, tweetinde Patrik Bartholomeos için "Ekümenik" (Evrensel Patrik) ifadesini kullandı.

Edirne Valisi'ne kınama

ABD'de Yahudi lobisinin en etkili kuruluşlarından "İftira ve İnkarla Mücadele Birliği", Edirne Valisi Dursun Şahin'in restore edilen sinagogla ilgili açıklamasını kınadı. Açıklamada, "Sinagogda ibadete izin verilmeyeceği yönündeki açıklamanın "saldırgan ve tehdit edici" olduğu belirtildi. Kuruluşun Başkanı Abraham Foxman, "Edirne valisi yahudilere karşı duyduğu nefreti gizlememiştir" dedi.

“Herkesin etnik kimliği açıklansın!”

Arslan Bulut / arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr
Ahmet Davutoğlu, Tunceli’de yaptığı konuşmada,  “Aslında herkes bir şeyleri sakladı, onlarca yıl bu topraklarda. Şimdi saklanma vakti değil, şimdi herkesin onurla, gururla öne çıkıp ne düşüncedeyse, ne ideolojideyse, hangi etnik veya mezhebi veya dini arka plandan gelmişse gururla, onurla bunları dile getirme vaktidir”  dedi. Doğrusu, ben de uzun zamandır bu düşüncedeyim. Fakat konuya eğilenlerden biri olan Hrant Dink’in, bu sebeple öldürüldüğünü düşünüyorum! Dink, ölümünden kısa bir süre önce Türkiye’deki gizli Ermeniler hakkında  “300 bin rakamının abartılı olduğunu düşünmüyorum. Bence daha da fazladır”  demişti. Hrant Dink, bir Ermenistan gezisinde oradaki muhataplarına  “Siz 1.5 milyon kişiden bahsediyorsunuz. Oysa aynı dönemde yaklaşık 500 bin Ermeni, din değiştirip Türk olmuştu. Bunları neden dikkate almıyorsunuz?” diye sormuş, muhatabı da  “Bu konunun gündeme gelmesi, davamıza zarar verir”  cevabını vermişti.

ՕՐԷՆՔ, ԵԿԵՂԵՑԻ ԵՒ ՄԵՆՔ

Ի՞նչ պիտի հասկնանք եկեղեցի ըսելով, եւ ի՞նչ կապ ունի եկեղեցին օրէնքի կամ իրաւունքի հետ: Բոլորս ալ գիտենք որ Եկեղեցւոյ հիմնադիրը նոյն ինքն Քրիստոս է, որ իր կեանքի օրինակով ցոյց տուաւ մարդկութեան թէ ինչ կը նշանակէ հաւասարութիւն եւ եղբայրութիւն:  Այս երկու չափանիշներու չգոյութեան պատճառով  մարդիկ դարձած էին հլու հնազանդ ստրուկներ, որովհետեւ բիրտ ոյժն էր որ կը գերիշխէր:

Öğretmenler Günü Kutlu Olsun / Շնորհաւոր ուսուցչաց օր

Dünyada 5 Ekim günü kutlanan Öğretmenler Günü, Türkiye'de 12 Eylül rejiminin kararıyla 24 Kasım gününe alınmıştır. 

“YETER DİYE HAYKIRALIM MI”

Sümeyra Tansel
Azınlık vakıfları Temsilcisi Laki Vingas “Kendimizi aidiyetimizi devamlı pazarlık masasında hissediyoruz. İnsaf ve yeter artık diye mi haykıralım” dedi. Edirne Valisi Dursun Şahin’in Sinagog restorasyonuyla ilgili yaptığı skandal konuşmaya ilişkin yorum yapan Azınlık vakıfları Temsilcisi Laki Vingas “Kendimizi aidiyetimizi devamlı pazarlık masasında hissediyoruz. İnsaf ve yeter artık diye mi haykıralım” dedi. Taraf’a konuşan Vingas sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben azınlıklar hakkında yapılan bir konferans için Paris’teyim burada azınlık haklarıyla ilgili Türkiye’de yapılan iyileştirmeleri anlatıyoruz. Restorasyon Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Yahudi cemaatiyle sürekli diyalog halinde yapılmıştı. Sonra birden öyle bir yumruk yiyince insan şaşırıyor. Vali’nin kullandığı “kin” kelimesi nasıl bir kelimedir. Biz bunun altından nasıl kalkarız. Çok ağır bir ifade.

Ermeni Meselesinde 2015’i Beklerken

Prof. Dr. Çağrı Erhan / cagrierhan@yahoo.com
2015’in “soykırım” iddialarının aralarında ABD’nin de yer alacağı çok sayıda ülke tarafından tanındığı bir zincirleme travmalar yılına dönüşmemesi için Türkiye bir süredir çok yönlü bir “2015 Stratejisi” yürütüyor. Söz konusu stratejinin başlangıcını 2009’da Ermenistan’la imzalanan fakat yürürlüğe girmeyen protokollere kadar götürmek mümkünse de, aslında 23 Nisan 2014’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanken yayımladığı “1915 mesajını” bir milat olarak almak herhalde daha doğrudur. Türkiye’de, Ermenistan’da ve Azerbaycan’da çok tartışılan söz konusu mesajda bir yandan “ortak acı” vurgusu yapılmakta diğer yandan da olup bitenlerin “adil hafıza” temelinde objektif biçimde değerlendirilmesi çağrısında bulunulmaktaydı. Birçok uzman tarafından, 23 Nisan mesajıyla Türkiye’nin 1915 konusunda bir paradigma değişikliğine gittiği, bunun sıradan bir konjonktürel açılımın ötesinde uzun yıllara damgasını vuracak kalıcı bir çözüm için atılan en önemli adım olduğu değerlendirmeleri yapılmıştı. Peki, Türkiye bu çizginin bir adım ötesine geçecek mi? Türkiye’nin paradigma değişikliği, soykırım iddialarını savunanları daha uzlaşmacı bir tavır içine sokacak mı?

1915 Soykırımının Melezleştirdiği Toplumlar: Ermeniler, Zazalar ve Kızılbaşlar

25- 27 Ekim 2014 tarihleri arasında Erivan’da düzenlenen konferansta 1915 soykırımının melezleştirdiği toplumlar  Konferansında Erdem Özgül'ün konuşması. 
International Colloquium: The Alevi Zazas and Their Neighbours
Organized by: Department of Iranian Studies, Yerevan State University and Modus Vivendi Centre, Yerevan Oct. 25-27, 2014, Yerevan

Soykırımlar ve Devletsiz Halklar

İsmail Beşikçi
Dünyada ilk soykırım 1915’de, Osmanlı Devleti’nde, İttihat ve Terakki yönetimi tarafından Ermenilere karşı yapıldı.  Bir buçuk milyon civarında Ermeni soykırımla yok edildi. Ermeniler, binlerce yıldan beri yaşadıkları topraklardan koparılıp atıldılar. Dünyada ikinci soykırım, İkinci Dünya Savaşı döneminde, Almanya’da yaşandı. Beş milyon civarında Yahudi, Nazi yönetimi tarafından soykırımla yok edildi. Ermeni soykırımının ve Yahudi soykırımının ortak bir yönü var. Soykırımlara uğradığı dönemde, her iki halk da bir devlete sahip değildi. İki soykırım arasında önemli farklar da vardır. Ermeniler, binlerce yıldır yaşadıkları topraklarda soykırıma uğramışlardır. Yahudiler ise, İsa’dan önceki yıllardan itibaren özellikle Roma İmparatorluğu’nun ilk dönemlerinde dünyanın dört bir yanına dağılmış bir halktır. Sığındıkları, yerleştikleri her ülkede baskıyla karşılaşmışlar, Almanya’da soykırıma uğramışlardır.

Arsen Yarman ile 19.Yüzyılda Ermeniler ve Bozulan İlişkiler Üzerine

 “Tek bir kelime bile tarihe ışık tutabilir… ”
 Toplum ve Kuram Dergisi: Arsen Bey, sizi, Ermeni toplumunun unutulan ve unutturulan geçmişi ile ilgili kapsamlı araştırmalarınızdan tanıyoruz. Son araştırmanız ‘Palu, Harput 1878: Adalet Arayışı” (1. Cilt) ve ‘Palu, Harput 1878: Raporlar” (2. Cilt) kitapları nasıl ortaya çıktı?

Biden ve Bartholomeo

Yılmaz Polat  / yılmaz.polat@yurtgazetesi.com.tr
Başkan Yardımcısı Joseph Biden'ın İstanbul'da yapacağı temaslar ABD'de yaşayan Rum asıllı Amerikalılarla Ermeniler tarafından da ilgiyle izleniyor. IŞİD, Suriye ya da Irak konuları Rum ve Ermeni diyasporasının fazla umurunda değil. Rumlar ziyaretin Biden'ın Fener Rum Patriği Bartholomeos'la yapacağı görüşmede, Heybeliada Ruhban Okulu'nun durumu ve Kıbrıs bölümleriyle ilgileniyor. Ermeni lobisi ise Türk yetkililerin Beyaz Saray'da sergilenen sözde soykırımı sembolize eden Ermeni halısını gündeme getirmesi halinde (tabi sorulursa) Biden'ın vereceği cevabı merak ediyor.

Terziyan'ın adı sokağa verildi

Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden "Tonton Amca" lakaplı oyuncu Nubar Terziyan'ın adı, Sarıyer Büyükdere'deki sokakta yaşayacakTürk Sinema tarihinin unutulmaz isimlerinden Nubar Terziyan'ın adı, Sarıyer Büyükdere'de yaşadığı sokağa verildi. Büyükdere Surp Hripsimyants Kilisesi Yönetim Kurulu, geçen yıl sanatçının isminin sokağa verilmesi için çalışmalar başlatmış, ancak hazırlanan teklif ilk etapta Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kabul edilmemişti. Daha sonra vakıf tarafından başlatılan bir imza kampanyası sonrası teklifini revize eden Büyükşehir Belediye Meclisi, sonunda ünlü oyuncunun adının sokağa verilmesini onayladı.

Ermeni Meselesinin Oluşumu ve Etkin Devletlerin Tavrı

İstanbul Aydın Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nin düzenleyeceği "Ermeni Meselesinin Oluşumu ve Etkin Devletlerin Tavrı" Konferansı Prof. Dr. Ali ARSLAN'ın konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleşecektir.

25 Kasım 2014 / 14.00 / D Blok Turuncu Salon

Fotoğraf üstadı hemşehrimiz Ara Güler

Yazar: Emre Erdemir
Dünya otoritelerince kabul edilen dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri. Tam adı Aram Güleryan. ASMP’nin (Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği) tek Türk üyesidir. Savaş foto-muhabirliği yapmıştır ve çektiği savaş fotoğraflarından biri dünyaca ünlü “Times” dergisine kapak olmuştur. Ara Güler Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen “Master of Leica’ ünvanını kazanan nadir fotoğrafçılardan biridir. Meslek hayatına onlarca ödül ve başarı sığdıran Ara Güler, bu topraklardan çıkan en önemli isimlerdendir.

Süryanilşer ve Seyfo kitabın tanıtım toplantısı

13 Aralık 2014, Cumartesi günü, Bochum'da yapılacak olan Süryaniler ve Seyfo başlıklı kitabımın tanıtım toplantısına sizleri ve arkadaşlarınızı özel olarak davet ediyorum.

TMC: “Orta Doğu sorunları hiçbir yetkiliye biz Türk Yahudilerini hedef haline getirme hakkını vermemektedir”

Türkiye Cumhuriyeti Hahambaşılığı ve Türk Musevi Cemaati, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin’in restore edilen Edirne Sinagogu ile ilgili sözlerine tepki gösterdi...Hahambaşılık ve Türk Musevi Cemaati’nin ortak yazılı açıklamasında, hükümetlerin yıllardır sürdürdüğü ayrımcılığı reddeden anlayışa rağmen, Vali Şahin’in dün verdiği beyanda, Türkiye’nin asırlardır önemli bir unsurunu teşkil eden Yahudi vatandaşlarını ötekileştirdiği vurgulandı: “Ortadoğu’daki politikalar, eylemler ve davranışlar, hiçbir yetkiliye bu topraklarda asırlardan beri yaşayan, Osmanlı ve Türk milletinin bir parçası olmaktan gurur duyan biz Türk Yahudilerini hedef haline getirme hakkını vermemektedir. Bu tür bir söylemin devletimizi temsil eden bir valimiz tarafından ifade edilmesinden dolayı hicap duymaktayız. Dönemin koşullarından dolayı mazbutaya alınmış olan Büyük Edirne Sinagogu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün özverisi ve teveccühüyle Türk Musevi Cemaati yönetiminin bilgisi ve arzusu doğrultusunda el birliği ile restore edilmiştir. 

40 yıldır yüzleşilemeyen ASALA terörü

Prof. Dr. Kemal Çiçek
Bundan 30 sene önce 19 Kasım 1984 günü Viyana’da Birleşmiş Milletler’de görevli diplomatımız Enver Ergun, bombalı bir saldırıda şehit oldu. Ve adına 'Asala' denilecek olan kanlı bir süreç işte böylece başlamış oldu. Türk diplomatlarına yönelik son Ermeni terör saldırısının üzerinden 40 yıl geçti. Türk insanı, 1890’lardan itibaren dalga dalga gelen, Osmanlı padişahını, sadrazamını ve cumhurbaşkanını hedef alan Ermeni terör hareketlerini sözde soykırım iddiaları ile kopartılan fırtına yüzünden hatırlamaz oldu.

Savaş ve Çocuklar

Nurettin Değirmenci
Çocuklar her türlü haset, kin, nefret, acılardan uzak; bilgi, beceri ve yaratıcılığa ulaşma hakkına sahip olmalıdır. Bilim adamları çocuğun büyümesinin ve gelişmesinin çok büyük bir bölümünün 18 yaşına kadar tamamlandığını söylemiştir. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler 0-18 yaşlarında ki insanları çocuk kabul eder. İnsan dönemleri konusunda ise çocukluk dönemi ergenlik döneminin başlamasıyla biter. Genel olarak 12-21 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.

Yenikapı yeni baştan

Fatma Aksu
Yenileme alanı ilan edilen Yenikapı’da, Marmaray İstasyonu ile sahil yolu arasındaki 60 bin metrekarelik alandaki yapılar yıkılacak. Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘yenileme alanı’ ilan edilen ve Yenikapı Marmaray İstasyonu ile sahil yolu arasındaki 60 bin metrekarelik bölgenin çehresi sil baştan yenileniyor. Mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Fatih Belediyesi, TCDD, özel şahıslar, Yedikule Surp Prigiç Ermeni Hastanesi, Ermeni kiliseleri ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Sultan Murat Vakfı’na ait, 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı olan bölgede, tescilli tüm yapılar korunuyor.