Etiketler

Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri hocasız kaldı.

Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Duymaz, Seneden seneye onların sözleşmelerini karşılıklı olarak uzatıyoruz. Ermeni bölümüne gelen hocalarımız geçen yıl sözleşmelerini uzatmayı istemedi. Anlaşamadık. Dolayısıyla onlar bölümlerinden ayrıldılar. Bunun üzerine biz Ermeni Dili ve Edebiyatı bölümünü devam ettirmek için hoca arayışına başladık. Tüm imkânları kullandık." İstanbul’da azınlık okulları ve Ermeni okulların bulunması nedeniyle bu ilin milli eğitim müdüründen yardım istediklerini anlatan Prof. Dr. Duymaz, bu konuda kendilerine verilen bazı isimlerle irtibata geçtiklerini ancak kendi programlarını yürütecek kadar hoca bulamadıklarını açıkladı. Ermenice ders verecek hoca bulamadıkları için öğrencilerle bir araya gelerek durumu değerlendirdiklerini kaydeden Dekan, öğrencilerle onları Ermenice’ye yakın başka bölümlere kaydırma konusunda fikir birliğine vardıklarını anlattı.

Conception of the Holy Virgin Mary

The Armenian Church styles her Sourp Asdvadzadzin: the "Holy Mother-of-God"—an almost cosmic title which has elicited reverent love from generations of Armenian Christians, and is honored in the name of many of our churches. In more common parlance she is St. Mary: the girl of humble piety who carried the Hope of the world within her body, and delivered Him as a baby in Bethlehem.

Joseph Marquart: ALMAN ÜSLUBU SÜKUT

JOSEPH MARQUART (1864- 1930) Alman doğubilimci, Ermeni araştırmaları uzmanı, dilbilimci ve coğrafyacı. Tübingen Üniversitesinden mezun olup, ardından orada, daha sonra da Leyden ve Berlin üniversitelerinde öğretim üyeliği yapmıştır. 1920de Berlin Üniversitesi bünyesinde Ermeni filoloji kürsüsünü kurmuştur. İran, Türk, Ermeni ve Kafkas araş­tırmaları dalında çok sayıda eseri mevcuttur. Viyana’daki Mkhitarist Rahipler’le sıkı ilişkiler içinde olup, “Handes Amenorya” dergisinde makaleler yayınlamıştır. Maalesef, Marquart’ın Ermeni araştırmaları konusundaki eserlerden birçoğu hala yayınlanmamıştır.

Dn. Rith-Najarian to be Ordained as a Priest

The parishioners of the St. Sarkis Church of Charlotte, NC, are anticipating an extraordinary milestone this weekend, as their deacon-in-charge, Dn. Benjamin Rith-Najarian, becomes a priest of the Armenian Church. Archbishop Khajag Barsamian, Diocesan Primate, will ordain Dn. Benjamin into the holy priesthood in services at the Charlotte church. The ordination will begin with the traditional Service of Calling on Saturday, December 6. On Sunday, December 7, Archbishop Barsamian will celebrate the Divine Liturgy and ordain Dn. Benjamin. A celebratory banquet will follow.

AKP’nin ‘Süryani Açılımı’ soykırımı unutturmaya yönelik bir aldatmaca

Murat Kuseyri - Stockholm
Son dönemde Türk medyasında yer alan “Hükümet Süryani açılımı için düğmeye bastı”, “Hükümetten Süryani açılımı” başlıklarıyla yayımlanan ve Süryanilere “Yurdunuza ve köylerinize dönerseniz size her türlü destek verilecek mesajının verileceği” belirtilen haberler İsveç’te sayıları 100 binin üzerinde olan Süryaniler tarafından kaygı ve tepkiyle karşılanıyor.

XVIII. DERNEKLERARASI TATYOS GÜNTER TAVLA TURNUVASI - 4

Turnuva tüm hızıyla devam ediyor. Renkli ve çekişmeli maçlar oynanıyor. Perşembe akşamı oynanan karşılaşmalarda dört namağlup takımdan üçü daha mağlubiyetle tanıştı.

4 Aralık günü oynanan karşılaşma sonuçları şöyle;
MARAL
VAKIFLIKÖY
3
2
22
21
TARKMANÇATZ
GETRONAGAN
0
5
0
25
SAHAKYAN
YEŞİLKÖY
1
4
12
22
TIBREVANK
VARTUHYAN
2
3
17
19
DADYAN
FERİKÖY
2
3
21
19
BEZCİYAN
BOMONTİ
2
3
21
21

Ogün Samast, Dink Cinayeti Soruşturmasında Tanık Sıfatıyla Dinleniyor

Ogün Samast bu sabah tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevinden Çağlayandaki İstanbul Adalet Sarayına getirildi. Samast için adliyenin 7. katında geniş güvenlik önlemi alındığı görüldü. Savcının bulunduğu koridorun giriş ve çıkışlarına güvenlik için jandarma ve polis yerleştirildi. Ogün Samast soruşturma savcısı Yusuf Hakkı Doğana mektup yazarak cinayetle ilgili konuşmak istediğini belirtmişti. Bunun üzerine savcı Doğan geçtiğimiz günlerde Samastın, tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verdi. Samast soruşturma savcısı Doğana tanık sıfatıyla ifade veriyor.

Չեթինօղլուն Էրդողանի հայտարարություններից դատելով Մեջլիսում Ցեղասպանության առաջարկի ընդունման շանսեր չի տեսնում /Cetinoglu says approval of proposal to apologize for Genocide is unlikely

ԵՐԵՎԱՆ, 1 ԴԵԿՏԵՄԲԵՐԻ, ԱՐՄԵՆՊՐԵՍ: Շատ փաստեր կան կարծելու, որ օրերս Թուրքիայի Ժողուրդների դեմոկրատական կուսակցության (HDP) պատգամավոր Սեբահաթ Թունջելի ներկայացրած օրինագիծը, որով վերջինս կոչ էր անում պետությանը ներողություն խնդրել Ցեղասպանության համար,  անկեղծ է:

Dink soruşturmasında 'fiş' bilmecesi

İstanbul (DİHA) - Hrant Dink'in katledilmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifade veren İstanbul İstihbarat eski Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in, "Hrant Dink hakkında sol faaliyetlerinden dolayı bir fiş vardı" dediği öğrenildi.

Müteveffa Başepiskopos Şahan Sıvacıyan'ı anma Konseri

Patriklik Armaş Korosu 5 Aralık Cuma günü (Bu gün) saat 20:30'da Kadıköy Surp Takavor Ermeni Kilisesi'nde.   

Ermeni Meselesine Risaleden Bakalım Ne Anlatıyor…

Mehmet Aslan,
Ermeni halkı Bediüzzaman Said-e Kurdi’ye göre, Hz Nuh’un tufanından beri Kürtlerle komşuluk yapan yoldaş bir halktır. Osmanlı döneminde de zimmî statüsündeydiler. Yani, vergisini veren, yaşam hakları başta olmak üzere dini inanç hürriyetleri ve yerleşim hakları anayasal korunma altına alınması gereken gayrimüslim azınlık. Bu halka ne Osmanlı ne de Kemalizm gerekli hakkı sağlayamadı. Bediüzzaman münazarat risalesinde Ermenileri değerlendirirken, “Onların hürriyetleri onlara zulüm etmemek ve rahat bırakmaktır” ve bu şeriatın emridir diyor. Bu da gösteriyor ki o zaman bir zulüm var. Bunu Ermeni katliamı olmadan yani 1910’da söylüyor. O sıralar Adana Olaylarında 30.000 insan öldürüldü, bunların çoğu Ermeni’ydi. Bediüzzaman Hazretlerinin bu tebliğlerine, ne devlet erkânı ne de halk sahip çıkmadı. 1916’da Kürtçe “fermana fileha” diyorlardı, bu gerçekleşti ve on binlerce Ermeni katledildi.

Vakıflardan azınlıklara gıda yardımı

Meltem Özgeç
Vakıflar Genel Müdürlüğü, tarihinde ilk defa ekonomik durumu iyi olmayan azınlık vatandaşlarına kuru gıda yardımına başladı. Vakıflar Meclisi Üyesi Laki Vingas, “Tüm azınlık vakıflarından ekonomik durumu iyi olmayan kişilerin başvurmasını istedik. Rum cemaatinden sayısı 10’u geçmeyen kişilere yardım yaptık. Bir çekince olduğunu fark ettik. Bunun giderilmesi için örneklerin artırılması gerekiyor” dedi. (Eğer vakıf yöneticileri bu haberi fakirlere duyurmamış, başvurmalarını sağlamamışsa, yöneticiler görevlerini yapmamış demektir. HYETERT)

Rektör : "Sözlük Hıristiyan Alemindeki En Yüksek Mevkiye Ulaşmıştır"

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Ankara Üniversitesince hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Papa Franciscus'a hediye ettiği İslamiyet-Hıristiyanlık Kavramları Sözlüğü'nün Hıristiyan âlemindeki en yüksek mevkiye ulaştığını belirtti... Erdoğan, çok iyi derecede Almanca bilen Papa Francesco'ya, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Alman Bilim İnsanları işbirliğinde hazırlanan 2 ciltlik İslamiyet-Hıristiyanlık Kavramları Sözlüğü'nün Türkçe ve Almanca baskılarını hediye etti.

Azize Santa Barbara Anıldı

Bir dönem Roma İmparatorluğu'na da başkentlik yapan ve Bağçeşme Mevkii'nde bulunan surlarda geçtiğimiz yıllarda da birkaç kez gerçekleştirilen tören bugün Santa Barbara Kulesi olarak da adlandırılan tarihi kulenin altında gerçekleştirildi. Ayine Konya Metropoliti (Başpiskopos) Theoliptos Fenerli, Fener Rum Patrikanesi Ortodoksu Baş Danışmanı Yorgo Benlisoy, Bithinyia Uygarlıkları ve Kültürünü Araştırma Derneği Başkanı Selman Gürpınar, yönetim kurulu üyesi Numan Gülşah ve Hıristiyanlar katıldı. Burada başı kesildiğine inanılan Azize Santa Barbara için dualar okunarak ve mumlar yakılarak anıldı.

Սասնոյ Փիրչենք գիւղի հայերը

ՈՒԽՏԱԳՆԱՑՈՒԹԻՒՆ ԴԷՊԻ ՍԱՍՈՒՆ - Բ.
Սասունի հեռաւոր գիւղերու երկարատեւ մեկուսացումը, այս շրջանի ըմբոստ բնակչութիւնը «պատժելու» թրքական պետական դիտաւորեալ քաղաքականութի՞ւն մըն է, թէ՞ պարզապէս մինչեւ 90-ական թուականներու սկիզբը Արեւելեան Անատոլուի մէջ քրտական նահանգներու զարգացման արգելակման երեւոյթներէն մէկը։ Այդ շրջանները այսօր կը զարգանան, վկայ՝ Պաթմանի ունեցած կարեւորութիւնը. Պաթմանը 500 հազար բնակչութիւն ունեցող քաղաք մըն է այսօր, որ հիմնուած է 1946-ին, քարիւղի դաշտերու յայտնաբերումէն ետք։

Paros Aralık Sayısı Çıktı


Երուսաղէմի Պատրիարքարանի Կալուածական Յայտարարութիւն

Çakır Ceyhan Süvari: “Düşman kalmayınca namluları birbirine çevirdiler”

Söyleşi: Büşra Akman
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çakır Ceyhan Süvari, Türkiye’nin çok kültürlülüğe bakış açısını antropolojik boyutuyla inceleyip bu konuda araştırmalar yapıyor…Malazgirt’den başlayarak Çanakkale ve Kurtuluş Savaşına kadar hep “silah arkadaşlığı”ndan bahsediliyor. Müttefik bu iki halk, sahip oldukları silahları sadece Bizans’a veya işgalci İngilizlere, Fransızlara ve Ruslara karşı mı kullandılar? Ermenilere, Rumlara, Alevilere, Ezidilere, Süryanilere, Keldanilere, Nasturilere ve adını sayamadığım diğer yerli halklara karşı da kullandılar. Sonuç olarak ortada “düşman” kalmayınca silah kullanma alışkanlığından olsa gerek namluları birbirlerine çevirdiler. Başta da dediğim gibi insanların ölmemesi adına yapılan her türlü girişimi önemsiyorum. Ama asıl barışın, sayısal olarak azınlıkta olanlar- aslında azaltılanlar daha doğru bir ifade- ile birlikte ötekileştirilmiş herkesin/her kesimin can güvenliklerinin, bireysel ve kültürel haklarının korunup garantiye alındığı bir ortamda geleceğine inanıyorum. Böyle bir anlayıştan yoksun barışın samimi ve kalıcı olabileceğini düşünmüyorum.

Aleviler için din dersi muafiyeti gelebilir

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Alevilerin, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muaf tutulabileceği bir düzenlemenin yapılabileceğini işaret ederek, “Avrupa’da zorunlu dersler var ama o zorunlu derslerden velilerin yazılı talebiyle muaf tutulma seçeneği var. Muafiyet genişletilebilir. AİHM’e yapılan başvurular da ayrıca gündeme getiriliyor. Bunları hesaba katan bir düzenleme yapılabilir. Onun müzakeresini bu şûrada yapabiliriz” dedi. Avcı’nın Alevilik için “kültürel özellik” ifadesini kullanması ise dikkati çekti. (Müslüman olmayan azınlıklar da kesin olarak muaf olmalıdır. HYETERT)

Sevimsiz düşünceler…

Yakup BarokaS /   ybarokas@salom.com.tr
Nefret suçlarına, antisemitizme karşı mücadele vermek, sabit fikirleri değiştirmeye, ikna etmeye çalışmak, Yahudilerin her Türk vatandaşı gibi anayasal haklara sahip bireyler olduklarını savunmak mıdır yapılması gereken, yoksa sessizliğini korumak veya küsüp vatanını terk etmek mi? Artık güncel haber ve yorumları almanın, dinletileri, esprileri paylaşmanın yanı sıra ‘devlet meseleleri’ hakkında durum değerlendirmelerini de sosyal medyadan yapar olduk. Birkaç kişi arasında geçen bir diyalogu isim vermeden aktarıyorum: “Artık ben de bunu düşünmeye başladıysam, düşünün artık… Terk mi etsem memleketimi ahir yaşımda?”

Ara Güler: Ermeni olduğumu gizledim

Dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısından biri olarak addedilen Ara Güler, zengin bir Ermeni ailenin oğlu olduğunu ama ismini sakladığını dile getirdi… "Ermeni olduğunuz için sıkıntı çektiniz mi?" sorusuna "Yok. Herkes bilmez zaten benim Ermeni olduğumu." şeklinde yanıt veren Güler, nedenini "Burası acayip bir memlekettir. Puştlar vardır, takar. Yoksa buranın en yerlisi benim."  şeklinde açıklıyor.

Safrastyan: Güney Amerika diğer ülkelerinin de Ermeni Soykırımı’nı tanımaları beklenmeli

Ermenistan Bilimler Akademisi’nin Şarkiyat Enstitüsü müdürü Ruben Safrastyan Ermeni Soykırımı’nın 100. yıldönümün Ermeni tarafı için soykırım hakkında bilgiler yayınlamaya  iyi imkan sağlayacağını bildirdi. Safrastyan, dünyada 1915’te neler yaşandığını bilmeyen çok sayıda ülke, toplum ile aydının var olduğunu dile getirdi.

Ermeni Soykırımında kardeş değil miydik?

Cevat Sinet
Normal zamanlarda kardeşiz, ama iş katliama, tehcire ve soykırıma gelince kardeş değiliz. Bu kardeşlik teraneleri gerek Ermeniler açısından, gerek Süryaniler açısından, gerekse Kürtler açısından tabiri caizse artık şişmiş bir balondan öte bir şey değildir. İğneyi batırdığın anda patlayacak. Trabzon’da, Sivas’ta, İstanbul’da soykırım ve tehcir başlarken, kardeş değil miydik?... Ecdadınız Osmanlı’yı, 1,5 milyon Ermeni’yi öldürürken, katliam, tehcir ve soykırım yaparken ecdadınız olarak görmüyor muydunuz? Yeri geldiğinde “ecdadımız şöyle, ecdadımız böyle” diyorsunuz. Katliamda, soykırımda niye sahip çıkmıyorsunuz, “ecdadımız” demiyorsunuz? Peki, o zaman kardeş değil miydik? Ya da şöyle soralım; Ermeni soykırımı başlarken biz Ermenilerle kardeş değildik, ama oldu bitti, şimdi kardeşiz. Hadi diyelim bazıları bunu yuttu, buna inandı. Peki aklı selim tek bir insan, tek bir halk, düşünür, aydın, demokrat buna inanır mı? Binlerce Ermeni yetimi bıraktınız arkada. Binlercesi Dere Zor çöllerinde açlıktan, susuzluktan öldü.

Ermeni Sorunuyla İlgili Ciddi Bir Çalışma Yok!

Hülya Sancak
21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, birtakım konferanslar ve görüşmeler için hafta sonu Almanya'daydı. Konferanslar sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özdağ, BOP ve Ermeni sorunuyla ilgili soruları yanıtladı… Ben bu konuyla bir bakanlık yetkilisiyle konuştum hiçbir çalışmamız yok dedi. Ben hükümetin böyle kapsamlı bir karşı koyma stratejisinden çok, "Biz yapmadık İttihatçılar yaptı" noktasına doğu kaydığını görüyorum. Zaten başbakan ve cumhurbaşkanı Ermenilerden özür dilediler. Şimdi bu özrün bir üst aşamaya taşınacağını düşünüyoruz. PKK' ya silah bırakmasınlar çağrısında bulunan, biz bu hatayı yaptık soykırıma maruz kaldık diyen şahsın şimdi başbakanın başdanışmanı olduğunu görüyoruz… Kısa bir süre önce önemli bir Ermeni milliyetçisi "Türkiye'nin parçalanma süreci başlamıştır, buna çok dikkat etmeliyiz şeklinde bir açıklama yaptı. Ermenistan , Türkiye'nin jeopolitik bir parçalanmaya maruz kalması durumunda kendisine bir pay düşeceğini düşünüyor. 

MHP TBMM Grup Toplantısı Genel Başkan Bahçeli

Papa Franciscus'un Türkiye ziyaretine de değinen Bahçeli, "Yeni sarayının açılışını Papa ile beraber yapan Erdoğan’ın sanki günah çıkarmak için sabırsızlık çekmesi ayrı bir analizin konusudur" dedi.  Ziyaretin en önemli tarafının, Papa’nın İstanbul’da Fener Rum Patriği ile bir araya gelmesi ve Ermenistan ile sınır kapılarının açılmasını önermesi olduğunu belirten Bahçeli, "Sözde Ermeni soykırımıyla ilgili uydurmaların 2015 yılında zirveye çıkacağı anlaşılmaktadır. Papa sanki bunun haberini verir gibi konuşmuş, üstüne vazife olmayan bir konuda yorum yapmıştır" diye konuştu. Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki 960 yıllık ihtilafın giderilmesi ve birleşmenin sağlanması için yoğun bir girişim ve temas olduğunu dile getiren Bahçeli, "Yüzyıllarca birbirini aforoz eden iki ekolün mutabakat arayışı, Müslümanlar parçalanırken Hristiyan birliğinden bahsetmeleri bize göre kuşku verici bir gelişmedir. Dinler arası diyalog ve Ilımlı İslam gibi defolu kavram ve sinsi projelerle üzerimizdeki operasyonun şekil ve muhtevası çoktan deşifre olmuştur" dedi.  Papa'nın Fener Rum Patriği'nin Ekümenik sıfatına kendince meşruluk atfettiğini belirten Bahçeli, bu unvanın Lozan Anlaşması'na aykırı olduğunu vurguladı. (Başka ne beklenebilir ki? Ermeni MHP'lilere hediye. Lozan'ı bildiği de şüpheli HYETERT)

Devletten Sevan Nişanyan’a 6 yıl 6 ay daha hapis cezası

İzmir’in Selçuk İlçesi’nin turistk köyü Şirince’de SİT alanındaki arazisi iki kez mühürlenmesine rağmen ev yaptığı gerekçesiyle aldığı hapis cezasını çeken ateist aydın Sevan Nişanyan’a şimdi de 6 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Sevan Nişanyan’ın 5 yıl 8 aylık kesinleşmiş olan ve Yargıtay’da bekleyen 3 yıl 2 aylık hapis cezalarının yanına bu hafta 6 yıl 6 aylık hapis cezası daha eklendi. Cezanın neye istinaden olduğu bilgisi Nişanyan’ın yakınları tarafından henüz açıklanmadı.

Ապսպրված ու թելադրված հոդվածներ

Երուսաղէմի Պատրարքութեան հետ առընչուած վերջին իրադարձութեանց կապակցութեամբ, կասկած չկայ մեր մտքին մէջ որ մեր վերլուծութեան առարկայ դարձող չորս յօդուածներն ալ («Հայկական Երուսաղէմին Պետական Պաշտպանութիւն» հեղինակ՝ Յակոբ Աւետիքեան, «Սթափվելու ժամանակն է» հեղինակ՝ Բագրատ Եպս. Գալստեան, «Յովակիմ Եպիսկոպոսի Պատասխանը Երուսաղէմի Հայոց Պատրիարքի Նամակին» եւ «Գերագոյն Հոգեւոր Խորհուրդը Հանդէս է Եկել Յայտարարութեամբ») ապսպրուած եւ թելադրուած են Գարեգին Բ. Կաթողիկոսին կողմէ, գալիքներէն զատ, հակադարձելու համար Երուսաղէմի Պատրիարք՝ Նուրհան Արքեպիսկոպոսի նամակին, զոր այս օրերուն http://www.lragir.am/index/arm/0/society/view/107260 համացանցի զանազան թերթերուն մէջ կը կարդանք մեծ յուզումով:

Resolution with Justice: Theriault Discusses Armenian Genocide Reparations Report

Posted By Henry Theriault - Special for the Armenian Weekly
While recognition of the Armenian Genocide by the government of Turkey has been a priority for Armenian communities around the world, the notion of legal consequences that can emerge after recognition has generally been unaddressed or ignored.

Ermeniler Bursa'yı unutmadı! Tehcirden 100 yıl sonra Erivan notları...

Kadir Güzel
Ermeniler Bursa'ya önce 10 hane geldi. Görevleri, Yeşil Cami yapılırken (1413-1424) kış günleri mescide gelen cemaate hizmet etmekti. Sonra esnaf ve dost oldular, hatta akraba...
Bir nisan ayı şehre yağmur yağmadığı için kiliselerini yakan Müslüman kadınların yaptıklarını bile zamanla unuttular ama devlet affetmedi. Sorumlular ceza aldı, kiliseyi hazine onardı.
Peki ya şimdi? Huzur buldukları Bursa'da 500 yıl yaşayıp binlerce nüfusa ulaşan Ermeniler, tehcirden 100 yıl sonra başkent Erivan'da Bursa'yı nasıl hatırlıyor? Cevap; işte bu Setbaşı/İpekçilik fotoğrafında...

Osmanlı'da Oyun Çok

Kadir Akın
1912 yılı seçimleri öncesinde İttihatçılar’ın, Ermeni partisi Taşnaktsutyunla dokuz maddelik anlaşmaya göre, Ermeni reformu gündeme alınacak ve yeni meclise 19 Taşnak vekil girecekti. Ermenilerin canla başla çalıştığı kampanya döneminden sonra seçimi İttihatçıların kazanacağı anlaşılınca söz verilen vekil sayısı 9’a düşecek, anlaşma maddelerinin hiç biri yerine getirilmeyecekti. 1914 yılında Birinci Dünya savaşının arifesinde, sorunu çözeceğiz, Ermeni reformu yapacağız diyen İttihatçılar, bunun şartı olarak ta, Ermenilerden Kafkasya’da Rus Çarına karşı silahlı mücadele başlatılmasını isteyeceklerdi. Hâlbuki bu yıllarda İttihatçı önderler için Ermeniler "söküp atılacak bir ur” gibiydi. Onlar için dış düşmanla, iç düşman birdi. Ve bunu her yerde söylüyorlardı. 

Maral Müzik ve Dans Topluluğu... Anadolu ve Ermeni Halk Dansları, Çok Sesli Orkestrayla Hayat Buluyor !..

Anadolu ve Ermeni halk danslarını çok sesli orkestrasıyla bir araya getiren ve bugün Genel Sanat Yönetmeni Garbis İris Çapkanın kareografi ve genel sanat yönetmenliğiyle yaşları 6-35 yaş aralığında 200’e yakın dansçı ile birlikte Maral Müzik ve Dans Topluluğu sanatseverlerin huzuruna çıkmaya hazırlanıyor… Maral MDT geçmişte gerçekleştirdiği sayısız konser ve turnenin ardından 35. Yıl şerefine 14 Aralık 2014 ve 25 ocak 2015 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi'nde sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazır.

Kuzey Caddesinde Yılbaşı ve Noel için stantlar kurulacak

Erivan Belediyesi, 2015 Yılbaşı ve Noel bayramları vesilesiyle  Belediye-özel sektör işbirliği çerçevesinde «Pascal ve Diadato» kuruluşuyla beraber 6 Ocak da dahil olmak üzere Kuzey Caddesinde geleneksel hale dönüşen Yılbaşı ve Kutsal Noel  stantları kuracak.

Google'da Ermeni baskısı

Sosyal medya kullanıcıları Google'a Ermeni soykırımı temalı doodle yayınlaması için baskı yapıyor. Sosyal medya kullanıcıları, dünyanın en büyük arama motoru Google’a sözde Ermeni soykırımı için doodle yayınlaması için baskı yapıyor. Ermenilerce Ermeni soykırımının 100. yılı olarak kabul edilen 24 Nisan 2015 tarihinde Google’ın yayınlayacağı bir doodle ile dünya genelinde internet kullanıcılarını bu alandaki sitelere yönelendirmesine Google’ı ikna edebilmek için bir kampanya başlattı.

Azerbaycan "sözde Ermeni soykırımı"na böyle hazırlanıyor “ "Ermeni psikolojisi" kitabı çıktı „

Bu günlerde Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi İnsan Hakları Enstitüsü hattı ile "Benzersiz" gazetesinin baş editör yardımcısı Eldeniz Elgu’nun “Ermeni psikolojisi” kitabını incelediler. Bu konuda açıklama yapan Eldeniz Elgün, “bu kitap üzerinde birkaç senedir, çalışıyorlardı ve esas amaç sözde Ermeni "soykırımı" nın 100 yıldönümü öncesi Ermenilerin asıl kimliğini dünyaya tanıtmaktır”. Onun sözlerine göre, kitapta Ermeni toplumunun dini bakışları, erkek ve kadınlarının ayrı psikolojik sistemi tüm şişkinliği ve detayları ile açıklandı. Eldeniz Elgün onu da kaydetti: ”bu kitabı okumakla Ermeni toplumunun alt ve üst çıkarlarını tamamen öğrenmek olur: "Bir kaç yüzyıldır, Türk toplumuna nefretle yaklaşan Ermenilerin asıl kimliğini asla öğrenmeye girişim etmememiz çok ciddi bir sorundur. Ama "Ermeni psikolojisi" bu yönde bir ilk olacak ve Ermenilerin kimliğini ermənifobiyaya kapılmadan öğrenmek mümkün olacak ".

En eski ve ibadete açık Ermeni Kilisesi Kayseri'de

Kaan Akbaş
Orta Anadolu'nun en eski ve ibadete açık Ermeni Kilisesi Kayseri'de yer alıyor.
Yapımı 1191 yılında bitirilen, 820 yıllık Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, Fatih Sultan Mehmet Han'ın fermanı ile 1461 yılında kurulan İstanbul Ermeni Patrikhanesi'ne bağlı olarak, hayırseverlerin ve vakıf yönetiminin yardımlarıyla ayakta duran Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi halen Kayseri'de ibadete açık bulunuyor...Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi'nde 13 Mart 2015 Cuma tarihinde Ermenilerin inançlarına özgü miçing ve badarak ayini gerçekleştireceği belirtildi.

Yargıtay: Cemevi yapılması anayasaya aykırı değil

Yargıtay, cemevilerinin ibadethane olup olmadığının yargı kararıyla belirlenemeyeceğine karar vererek, cemevi yaptırmak üzere dernek kurulabileceğine hükmetti. Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği hakkındaki kapatma davasını reddeden yerel mahkeme kararı onandı.

XVIII. DERNEKLERARASI TATYOS GÜNTER TAVLA TURNUVASI

Turnuva tüm hızıyla devam ediyor. Renkli ve çekişmeli maçlar oynanıyor. Pazartesi akşamı oynanan karşılaşmalarda dört namağlup takımdan üçü daha mağlubiyetle tanıştı.

Uluslararası Engelliler Günü / International Day of Disabled Persons

Engeliler gününü kutluyor, engellilerimize sağlık ve mutluluk diliyoruz. HYETERT
1992 yılından bu yana 3 Aralık günü Birleşmiş Milletler tarafından uluslarararası bir gün olarak kabul edilmiştir. Bu günde dünya çapında organizasyonlar düzenlenmektedir.

1915 Özür Ve Sembol Mekanlar Üzerine

Hovsep Hayreni
Tarihçi Murat Bardakçı, HDP Milletvekili Sebahat Tuncel'in Meclis'e sunduğu yakın tarihin utanç sayfalarıyla yüzleşme ve devlet adına özür dilemeye dair kanun teklifini değerlendirmiş. Bir dizi karşı argüman geliştirirken, özürlerin suç mahalli olan sembol mekanlarda dile getirilmesi isteğini de saçma bulmuş… Bardakçı'nın en çok zoruna giden, kanun teklifi içinde Ermeni soykırımının açıkça ifade edilmesi ve bunu tanıyarak gereğine uygun adımlar önerilmesi olmuş. Tuncel'in misal olarak zikrettiği Maraş, Sivas, Çorum  Alevi katliamları ve en yakın dönemde sorumluluğunu doğrudan Erdoğan'ın taşıdığı Roboski Kürt katliamı da var. Şüphesiz bütün bunlar ve Cumhuriyet tarihinin diğer Kürt katliamları da devletin hesap vermesini bekliyor. Ama hepsinden önce ve bütün sonrakilerin anası olan 1915 Ermeni-Süryani soykırımı hiç bir şekilde gözardı edilemez. Esasen bunun da bir adım öncesi, Erdoğan'ın tarihsel idollerinden olan Sultan Abdülhamit'in 1894-1896 dönemi birkaç yüzbin Ermeniyi kurban ettiği çok yaygın kırımlar var. 

HDP’li parlamenter Sabahat Tuncel’in Devlet Özür dileme Kanun Teklifi üzerine:

Sait Çetinoğlu
-Bu adım samimi mi?
-Tasarının siyasi gündeme taşınması ne gibi sonuçlar getirebilir?
-Tasarının kabul edilmesi mümkün olabilir mi?
Sabahat Tuncel’in samimi olduğunu düşünmek için elimizde yeterince veri vardır. Zaten niyet okumak gibi bir yeteneğimiz ve niyetimiz olmadığından da Sabahat Tuncel’in samimi olduğunu kabul etmemiz gerek. Kısaca niyet okumayı bir yana bırakarak konuya yaklaşmamızın gerekli olduğunun altını çizmemiz gerek. Devletin Soykırımın faili olduğuna kuşku yok. Ancak süreçteki mutabakatı nasıl anlamlandıracağız? İşbirliği, tetikçilik, nemalanma ve bunun sürdürülmesinin de altının çizilmesi, Soykırımın diğer faillerinin ortaya çıkarılarak, Soykırımı tanıyanların eğer üzerlerinde bir gasp malı varsa iade etmeleri gereklidir. Başta devlet olmak üzere herkesin sorumluluk payını üstlenerek buna uygun davranışları göstermesi zorunludur. Adalet isteyenlerin bunu isteme hakları vardır.Toplumun 1915 ahlakı ile yüzleşmesi ve hesaplaşması gerek.

Natanyan: 19. Yüzyılda Bir Düşünce Suçlusu!

Sait Çetinoğlu
Aykırı ve eleştirel Ermeni din adamı Boğos Natanyan’ın 1870’li yılların sonunda Sivas, Amasya ve Tokat izlenimleri[1] ve gözlemlerini, bir başka din adamı Karekin Sırvantsdyants’ın aynı dönem de bölgeye yaptığı gezi notları ve döneme ilişkin önemli fotoğraflar, notlar ve açıklamalarla zenginleştirerek yayına hazırlayan Arsen Yarman, bu çalışmasına yazdığı yaklaşık 150 sahifelik (bir kitap çapında) uzun sunuşu ile Natanyan ve Sırvantsdyants’ın raporlarını günümüz okurlarına daha anlaşılır kılacak tarihsel ve kültürel açıklamaların ötesinde bir katkı sunar.Natanyan yazdıklarından dolayı “Sanki kitabına isim verirken kullandığı metafor gelip kendisini bulmuş, rahibin hayatı gözyaşı ve sefalet içinde sona ermiştir.”[2]

Tarih tekerrür mü edecek?

Mehmet Sögüt
Tarihteki en büyük ihanetçilerimizden İdris-i Bitlisi, on altıncı yüzyılda bizi Osmanlı’ya bağlayarak, Kürt tarihinde kanlı ve zorlu bir dönemi başlatmış oldu. Çünkü o günden sonra, Kürtler kan ve zulüm içinde yaşayacaklardı. Bu büyük sorunun İdris –i Bitlisi ihanetiyle başladığını, Mir Celadet Bedirxan’da teyit etmektedir. 1915 ise, Kürt halkının felce uğrama yılının başlangıcıdır. Çünkü yanı başlarında Ermeni kardeşleri katledilirken seyircilerdi. Hatta Kürtlerden oluşan Hamidiye Alayları ve bazı Kürt derebeyleri katliamda etkin rol alacaklardı.Orada bin bir şekilde öldürülen Ermenilerle birlikte, Kürtlerin ölüm fermanı yazılmaktaydı.

Pope Francis was not tough enough with Turkey

by Fr Alexander Lucie-Smith
Then there was the Armenian question, and in particular the question of the Armenian Genocide, the hundredth anniversary of which falls next year. Again, this was seemingly raised by the Pope, but from what he says in the plane, one gets the distinct impression that Mr Erdogan did not give an inch, and neither is the Pope prepared to push him further. This is a huge pity. It will come as a major disappointment to all Armenians and all Catholic Armenians in particular. It will disappoint all those who feel, such as myself, that there can be no justice without truth and that the Armenians are victims of a continuing historical injustice. It will disappoint many Turks, those disenchanted with Mr Erdogan, too.

Almelo’da atılan slogan Meclis’te

Haziran ayında Almelo’daki Ermeni Soykırımı Anıtına karşı yapılan Birlik Mitingi ve özellikle bu mitingde kullanılan sloganlar Meclis gündemine geldi. Dışişleri Bakanı Bert Koenders Temsilciler Meclisine gönderdiği bir mektupta, Almelo’daki miting’de kullanılan sloganlar ve mehter müziğini “yaşanan ciddi sorunun çözümüne katkı sağlamıyor” şeklinde yorumladı. Özellikle “Karabağ Ermeni’ye mezarı olacak” şeklindeki sözleri eleştiren Koenders, eylemde çalışan mehter müziğinin de provokasyon olarak algılandığını belirtiyor.

Գերագույն Հոգևոր Խորհուրդը հանդես եկավ հայտարարությամբ

FrVahram Melikyan
Դեկտեմբերի 1-ին, Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնում, նախագահությամբ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի, տեղի ունեցավ Գերագույն Հոգևոր Խորհրդի ժողով: Ժողովին ի շարս այլ հարցերի անդրադարձ կատարվեց օրերս համացանցում տարածված Երուսաղեմի Հայոց Պատրիարք Տ. Նուրհան արքեպիսկոպոս Մանուկյանի նամակին:

1915'in gölgesinde 'Öfkenin Şenliği'

Jaklin Çelik’in romanı, 1915’in ardından hayata tutunmaya çalışanların öyküsünü anlatıyor… Edebiyatçı Jaklin Çelik’in Ermeni Soykırımı’nın gölgesinde yaşayan birkaç karakterin hayat hikâyesini anlattığı Öfkenin Şenliği adlı romanı, ABD’de yayın yapan The Armenian Weekly gazetesinde yayımlanan bir makaleyle ele alındı. İletişim Yayınevi tarafından 2011 yılında yayımlanan ve edebiyat çevrelerinde övgüyle karşılanan roman, Türkçe yayımlanmasının ardından Kürtçeye de çevrilmişti. Edebiyat alanında altıncı kitabını yayımlamaya hazırlanan Çelik’in romanı hakkında, The Armenian Weekly gazetesinde 26 Kasım 2014’te yayımlanan Aziz Gökdemir’in makalesini, İngilizce aslından Mehmet Ali Bahıt’ın çevirisiyle sunuyoruz:

AİHM’den “Cemevi İbadethanedir” Kararı

Arzu Çakır
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye'de Cemevleri'ne ayrımcılık yapıldığını ve cemevlerinin de diğer ibadethaneler gibi hukuki olarak tanınması gerektiğini oybirliğiyle karara bağladı. Geçtiğimiz ay Türkiye’den yapılan bir başvuru üzerine Türkiye’nin zorunlu din dersi uygulamasını kaldırmasını ve Alevi inancına sahip yurttaşların inançlarına da ders kitaplarında eşit ölçüde yer verilmesini kararlaştıran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) yeni bir karar daha geldi. AİHM, CEM Vakfı’nın başvurusu üzerine, ibadet mekanları ile ilgili uygulamalarda, Cemevleri’ne “ayrımcılık yapıldığını ve cemevlerinin de diğer ibadethaneler gibi hukuki olarak tanınması gerektiğini” karara bağladı.

Armenian Genocide of 1915: An Overview

By John Kifner
On the eve of World War I, there were two million Armenians in the declining Ottoman Empire. By 1922, there were fewer than 400,000. The others — some 1.5 million — were killed in what historians consider a genocide. As David Fromkin put it in his widely praised history of World War I and its aftermath, “A Peace to End All Peace”: “Rape and beating were commonplace. Those who were not killed at once were driven through mountains and deserts without food, drink or shelter. Hundreds of thousands of Armenians eventually succumbed or were killed .”

Panel: Çözüm Süreci ve Barış için Yeni Anayasa

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Demokratikleşme Programı, Dicle Üniversitesi işbirliği ile 3 Aralık 2014 tarihinde Diyarbakır'da "Çözüm Süreci ve Barış için Yeni Anayasa" konulu bir panel düzenliyor. TESEV Demokratikleşme Programı yeni anayasa yapım sürecine katkı sunmak ve bu sürece üniversitelerde olan ilgiyi arttırmak üzere paneller düzenlemektedir. Geçtiğimiz aylarda Çukurova, Kırıkkale, İzmir Ekonomi, Muş Alparslan ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerinde gerçekleştirilen panellerin altıncısı 3 Aralık günü  Dicle Üniversitesi'nde gerçekleştirilecektir.

11th Annual Diocesan Christmas Ball is Sold Out!

The 11th Annual Diocesan Christmas Ball is Sold Out! We look forward to see you on December 6th.
Western Diocese  of the Armenian Church of North America

Kanadalı Türkler’in 100 yıldır unutulan tehciri

Kemal Çiçek/  kcicek@bugun.com.tr
Osmanlı hükümetinin 1915’teki Ermeni tehcirini yapmasından 8 ay önce Kanada hükümeti bir ‘Savaş Önlemleri Kanunu’ çıkardı ve 200 Türk’ü Osmanlı oldukları için esir aldı. Bin kilometre uzaklıktaki toplama kampına sürülen Türkler ne mektup gönderebildi ne de seslerini duyurabildi. Türk olmaktan başka suçları olmayan bu insanların bir kısmı topluca gömüldü. Tarihimizle yüzleşmenin gerekliliğinin konuşulduğu bugünlerde Birinci Dünya Savaşı’nda Türk ve Müslüman oldukları için tehcir edilen Kanada’daki Türkler için en azından bir taziye mesajı beklemek hakkımızdır. ( ! HYETERT)

Papa: "Türkiye-Ermenistan sınırı açılsın"

Türkiye'ye yaptığı üç günlük ziyaretin ardından Pazar akşamı İtalya'ya yola çıkan Papa Francesco, uçakta konuştuğu gazetecilere "Türkiye-Ermenistan sınırı açılsın" dedi. Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Şehir Devleti Başkanı Papa Francesco, üç günlük temaslarını tamamlayarak Türkiye'den ayrıldı.Roma'ya giden uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Papa, bir gazetecinin seneye 1915'in 100. yılı olması sebebiyle ne düşündüğü sorusuna şöyle yanıt verdi:"Türk hükümeti geçen yıl bir jest yaptı, dönemin başbakanı Erdoğan bir mektup (taziye) yazdı. Bazıları bunu çok zayıf buldu. Benim bu konudaki yargım ise, büyük ya da küçük bilmiyorum, ama bu bir el uzatmaydı. Bu her zaman pozitif bir şeydir. Ben elimi çok da uzatabilirim, ya da az uzatabilirim ve diğerinin bana ne diyeceğini beklerim."

Bolivya'dan Ermeni Soykırımı kararı / Bolivia Unanimously Approved a Resolution on the Armenian Genocide

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Bolivya Senatosu ve Temsilciler Meclisi, Ermeni Soykırımı’nı tanıyan ve 1915’te yaşananların inkârını kınayan tasarıyı kabul etti. Tasarıda, İttihat ve Terakki Hükümeti liderleri ile Jön Türklerin, örgütlü bir şekilde önceden planlayarak, 24 Nisan 1915’te Ermeni aydınları ve ileri gelenlerini tutukladıkları, sürgüne gönderdikleri, daha sonra ise ülkedeki Ermeni nüfusunun planlı ve sistematik bir şekilde toplu katliamlara maruz bırakıldığı kaydedildi.

Diyarbakır'dan Londra'ya uzanan tek kişilik film

H. Salih Zengin
Hayatı Diyarbakır'da başladı, papaz olmak için çocuk yaşta İstanbul'a geldi. Ama kader onu Londra'nın en büyük tiyatro sahnelerine, Spielberg setlerine kadar götürdü. Birçok ünlü filmde rol alan mütevazı oyuncu Kevork Malikyan'ın kendi hayatı bir film gibi...Diyarbakırlı fakir bir Ermeni ailesinin en küçük oğlu olarak dünyaya gelen, Londra'ya gidip birçok ünlü film ve tiyatroda rol alan Kevork Malikyan'ın kendi hayatı bir film aslında. Şimdi bu filmi 61 yıl geriye sarıp oynatmaya başlayalım.

“Ben bu filmi soykırımı anlatmak için yapmadım”

Asu Maro - asu.maro@milliyet.com.tr
 Fatih Akın’ın 1915 olaylarını anlattığı filmi “Kesik”, bu cuma Türkiye’de gösterime giriyor. Akın “Bu film soykırımı anlatmak hedefiyle yapılmadı. Bunun için Türklerin Anadolu’ya ilk gelişine kadar gitmem lazım” diyor. Hayatımda aldığı kötü eleştirilerle bu kadar barışık birini görmedim. Fatih Akın’la telefonla yaptığımız söyleşi bittiğinde beni en çok etkileyen buydu. Kahkahalar arasında “Batı’da yerden yere vurdular filmi” diyordu, “Demek kaderde bu da varmış”. Rahat, komplekssiz, yaptığı işin dürüstlüğünden emin ve şimdi artık aklı yeni yapacağı filmlerde...

Լուրեր Մխիթարեան Մայրավանք Ս. Ղազարէն։

Ուրբաթ, 21 Նոյեմբեր 2014-ի առաւօտեան, Սուրբ Աստուածածնի տաճար ընծայման տօնին օրը, Վենետիկի Ս. Ղազար մայրավանքի եկեղեցւոյ մէջ մատուցուած սուրբ եւ անմահ պատարագի ընթացքին, Մխիթարեան Միաբանութեան երկու մշտնջենաւոր եղբայրները՝ եղ. Անտոն (Զակքէոս) Գրիգորեան եւ եղ. Գէորգ (Սարգիս) Սարգսեան, ձեռամբ Թուրքիոյ Հայ Կաթողիկէ նորընտիր առաջնորդ՝ Գերապայծառ Լեւոն Արքեպիսկոպոս Զէքիեանի, սարկաւագական կարգ ստացան:

Do you know the difference between a Holocaust and a holocaust? The Armenians do

Robert Fisk
Despite what some sub-editors might think, the genocide of 1.5m Armenian Christians in 1915 was not a holocaust… An image from 1915. Turkey deported two thirds of the Armenian population; many were either killed or died of starvation during the journey An image from 1915. Turkey deported two thirds of the Armenian population; many were either killed or died of starvation during the journey Many years ago, therefore, I used the phrase “Armenian Holocaust” in The Independent. A sub-editor immediately changed the capital H to a lower-case h. My phone did not stop ringing. Armenians were outraged. Why did they not deserve a capital H, they demanded to know? Didn’t the Turks murder enough Armenians to qualify them for a capital H? I wrote a long memorandum to my then editor, Simon Kelner, explaining that it was racist to make a distinction between two genocides; we could not base our definition on the numerical difference between 1,500,000 and 6,000,000. Besides, Israelis (as opposed to the state of Israel, which doesn’t even regard the Armenian catastrophe as a genocide) refer to the Armenian massacres as the Armenian Shoah – using the Hebrew word for Holocaust. Kelner later published my memo as an article in The Independent – and it won the DC Watt journalism award.

Kürdistan’da Ermeni kimliği korunuyor

Alin Ozinian
Ermenistan ile Kürdistan Bölgesi arasında son dönemlerde diplomatik ve ticari yakınlaşma yaşanıyor. IŞİD saldırılarından kaçak çok sayıda Ermeni’nin Kürdistan Bölgesi’ne sığınması, Ermenistan’ın sığınmacılar için yardımda bulunması iki ülkeyi yakınlaştıran etmenlerden. Yakın bir gelecekte de Ermenistan, Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Erbil’de konsolosluk açacak.

Ezidiler

Ümit Kardaş
İmparatorluk’ta, Anadolu’daki Aleviler gibi Ezidiler de bir kitap dininin mensupları olarak görülmüyor, heretik (sapkın) sayılıp dışlanıyorlardı. Onlar da Ermenilere yönelik şiddet politikalarından nasiplerini aldılar. Ölümden kurtulanlar zorla Müslüman yapıldı. Cumhuriyetin Kürtlere uyguladığı asimilasyon politikası Ezidileri de kapsıyordu. Çünkü Ezidiler de Kürtçe konuşuyorlardı ve Kürtlerle bazı bakımlardan kültürel benzerliklere sahiptiler. Devlet, Ezidilere vatandaşlık hakkı tanımış değildi. Nüfus cüzdanlarının din hanesine “dinsiz” yazdırmak istememeleri nedeniyle çarpı işareti konuluyordu. Bu işaret, Ezidilerin inançsız ve Allahsız olduklarının kabul edildiğini vurgulayan bir damgalamaydı.

Kültürler arası müzik yolculuğu!

Arapçadan, Kürtçeye; Balkan coğrafyası dillerinden Kerkük Türkmenlerine; Çerkez ezgilerinden Gürcü ve Ermeni melodilerine ulaşan geniş müzik yelpazesi ile kulaklarımızın pasını silecek...  “Yedi Cihan Kadınları” Yunus Emre Enstitüsünün himayesinde Cemal Reşit Bey konser salonunda “Türkiye’nin Dilleri Türkiye’nin Ezgileri” isimli bir konserle unutulmaz bir geceye imza atacak.

Satılmış Basın ve Diplomasi

ROMAIN ROLLAND (1866- 1944) Ünlü Fransız yazar, müzisyen, Nobel ödülü sahibi (1915) ve Ermeni halkının fedakar dostu. Eserleri, Ermenice de dahil olmak üzere, çeşitli dillere çevirilmiştir. Onun “Jean-Christophe” gibi romanları çoktandır Ermeni okurların beğenisine sunulmuş bulunmaktadır. Ünlü yazar, Ermeni davasına ilişkin birçok konuşmalar yapmış, konferanslar vermiş, konuya ilişkin sayısız makalelere imza atmıştır.

Türkiye’deki sermayenin kaynağı el konulan Ermeni birikimi

Sait Çetinoğlu:
Araştırmacı-yazar Sait Çetinoğlu, Türkiye’de hem taşra hem de İstanbul sermayesinin kaynağının, 1915 soykırımından sonra el konulan Ermeni birikimleri olduğuna dikkat çekti, “Bugünkü AKP’nin içinde o gün Ermenilerin birikimlerinin üzerine konanların çocukları, torunları var” dedi. Özellikle Ermenilere ilişkin araştırmalarıyla bilinen yazar Sait Çetinoğlu, ANF’nin sorularına yanıt verdi.

Süryani kurumlarından HDP’ye çağrı

Asuri-Süryani dernek ve kurumları HDP’nin Meclis’e verdiği ‘Devlet Özür Dileme Kanun Teklifi’ne Süryani ve Pontus Rumlarını da eklemeleri çağrısında bulundu.Dünyanın farklı ülkelerinde çalışma yürüten 6 Asuri-Süryani dernek ve kurumu Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerine yolladıkları ortak mektupta, HDP Milletvekili Sebahat Tuncel’in Meclis’e verdiği ‘Devlet Özür Dileme Kanun Teklifi’ne soykırımına uğrayan Süryani ve Pontus Rumlarını da eklemeleri çağrısında bulundu.

İlk Türk romanını Ermeni bir vatandaşımız yazdı.

Hüseyin Su, Öykümüzün Hikâyesi seminerinin ikinci bölümünde Modern Türk Öykücülüğünün Kuruluş Dönemi’ni anlattı… Hüseyin Su’nun modern edebiyatın ilk yıllarında Batı edebiyatının romanlarının alınıp; yer, mekan ve isimleri değiştirerek Türkçe yazıldığını ifade ettikten sonra, en sağlıklı Batılılaşma düşüncesinin Tanpınar’a ait olduğunu söyledi ve dinleyicileriyle Türk edebiyatının perspektifini değiştirecek bir iddiasını paylaştı: “İlk Türk romanı Vartan Paşa’nın Akabi Hikayesi’dir.” “Modernleşmeyle birlikte ilk Türk romanından bahsedilir. İlk Türk romanı derken, bundan romanın ilk kez Türkçe yazılmasını anlıyorsak bu roman Şemsettin Sami’nin yazdığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat değil, ondan yedi-sekiz yıl önce Ermeni bir vatandaşımız olan Vartan Paşa’nın yazdığı Akabi Hikayesi’dir. Nedense bu görmezden gelinir.”  

‘Arin Mirkan Ermeni ismidir izin vermiyoruz!’

Bitlis (DİHA) - Hizan’da açılan Arin Mirkan Gençlik Kültür Merkezi için Bitlis Valiliği’ne başvuran dernek yöneticilerine, “Arin Mirkan Ermeni ismidir. İzin vermeyeceğiz” cevabı verildiği ileri sürüldü. Bitlis Valiliği, Hizan’da 18 Kasım’da açılışı yapılan Arin Mirkan Gençlik Kültür Merkezi’nin ismine onay vermedi. Kültür Merkezi yöneticilerinin Valiliğe bağlı Dernekler Masası’na yaptığı başvuruyu inceleyen kurum, kültür merkezinin isminden dolayı başvuruyu kabul etmedi. Gerekçeli kararın daha sonra gönderileceğini aktaran yetkililer, kararın gerekçesinde ise “Arin Mirkan isminin Ermenice olduğu ve kendini bomba ile patlatan birinin topluma ve gençliğe iyi örnek teşkil etmediği kanaatine varıldığı” ifadelerini kullandığı ileri sürüldü.

Papa Francesco, Hastanede Mesrop Mutafyan'ı Ziyaret Etti

Haber-Kamera Çağatay Kenarlı
Papa Francesco, hastanede tedavi gören Mesrop Mutafyan'ın elini öptü, haçı alnına götürdü. Papa Francesco, demans teşhisi nedeniyle 2008 yılından beri görevini sürdüremeyen İstanbul Ermeni Patriği ve Türkiye Ermenileri ruhani reisi Mesrop Mutafyan'ı tedavi gördüğü Yedikule Surp Pirgiç Ermeni Hastanesi'nde ziyaret etti. (Bir Papa Hazretlerinin kadirbilirliğine bir de hasta patriğimizin unvanını alamaya çalışanlara bakın. HYETERT)

Երուսաղեմի պատրիարքի նամակը Գարեգին Բ-ին. Հով սերմանեցիք ու հիմա պիտի պատրաստուիք անոր փոթորիկները հնձել

Գարեգին Բ. Կաթողիկոս Ամենայն Հայոց 
Էջմիածին, Հայաստան 
Վեհափառ Տէր,       
Վստահ եղէք թէ այս տողերը ակամայ թուղթին կը յանձնեմ, մանաւանդ երբ տակաւին քիչ առաջ լսեցի թէ վերջերս պախարակած ըլլաք ձեր եպիսկոպոսները, որոնք իբր թէ կայքէջերուն մէջ յաճախակի երեւցող ձեր դէմ գրուած բազմաթիւ յօդուածներուն երբեք չեն հակազդեր. ինչպէս կըսեն, »Լռութիւնը համաձայնութեան նշան է«: 

Papa ve Patrik'ten ortak bildiri

Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Papa Franciscus, İstanbul buluşmasından ortak bildiriye imza attılar..."Ortak niyetleri ve kaygıları teyit" amacıyla kaleme alındığı belirtilen bildiride, başta Katolik ve Ortodokslar olmak üzere bütün Hristiyanların birliğine yönelik gayretlerini yoğunlaştırma yönündeki kararlılıkları ifade edildi. Irak, Suriye ve bütün Ortadoğu'daki bugünkü durumla ilgili ortak kaygılarının altı çizilen bildiride, "Barış ve istikrar arzumuzda, çatışmaların diyalog ve uzlaşmayla çözülmesini teşvik irademizde birlik içindeyiz" denildi."Halkların kaderiyle ilgili sorumluluk taşıyan herkesi, acı çeken topluluklar için gayretlerini derinleştirmeye ve Hristiyanlar dahil bölgedeki toplulukların anavatanlarında kalmalarına yardım etmeye çağırıyoruz" ifadeleri kullanılan bildiride, "Hristiyanların olmadığı bir Ortadoğu'ya razı olamayız" görüşü dile getirildi.

Fatih Akın: Ermenilere bir el uzattım ve o eli tuttular, kabul ettiler

'The Cut' filminin yönetmeni Fatih Akın, Ermeni olaylarını anlattığı filmi hakkında konuştu. 1915 Ermeni olaylarını anlattığı “The Cut” filmi Cuma günü vizyona girecek olan Yönetmen Fatih Akın, “Ermeniler bu filmi çok beğendi. Bir el uzattım onlara ve o eli tuttular, kabul ettiler. Şöyle bir pozitif şok yaşıyorlar: ‘Aaa, bunu bir Türk yaptı. Demek ki bütün Türkler kötü değilmiş’. O yüzden bence iyi bir şey Türkler adına” dedi.

Papa İstanbul'da Patrik Mesrob Mutafyan için dua etti!

Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus, Türkiye ziyaretinin ikinci gününde İstanbul'daki Saint Esprit Kilisesi'nde ayin yönetti… Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus, vaazında diyalog ve birlik mesajı verdi. Vaazının sonunda, hastalığı nedeniyle 2008'den bu yana görevini icra edemeyen Ermeni Kilisesi Patriği Mesrob Mutafyan için dua ettiğini belirten Papa Franciscus, Mutafyan'ı sevgiyle andığını dile getirdi.

Ermeni soykırımı ve tanıklıklar

Ayşe Günaysu
Osmanlı  İmparatorluğu’nda 20. yüzyılın başında Edirne’den Eskişehir’e, Adapazarı’na, Bursa’ya, Merzifon’a, Amasya’ya, Ankara’dan Adana’ya, Antakya’ya, Gaziantep’e, tüm Trakya ve Anadolu’daki Ermeniler, kent, mahalle ve köy olmak üzere, 2 bin 925 yerleşim yerinde yaşıyordu. Ermeni nüfus, kayıtlara 6 Ermeni vilayeti (Vilayat-i Sitte) olarak geçen Erzurum, Van, Mamüretü’l Aziz, Diyarbekir, Sivas ve Bitlis’te yoğunlaşmıştı. İstanbul Patrikhanesi’nin 1913’te yaptığı nüfus sayımına göre nüfusları yaklaşık 2 milyondu. Bin 996 okulu, 173 bin erkek ve kız öğrencisi, 2 bin 538 kilise ve manastırı vardı. Kısacası imparatorlukta canlı ve köklü bir Ermeni varlığı bulunuyordu.

Kontrbas ve Piyano Resitali: “Double Bass in Love”

Kontrbas: Arda Ardaşes Agoşyan
Piyano: Eren Aydogan
Tarih ve saat: 3 Aralık Çarsamba 20:00
Yer: İTU Maçka Kampüsü MIAM İlhan Usmanbaş Salonu
Besteci, şef ve kontrbas sanatçısı Arda Ardaşes Agoşyan, sevilen şarkılar ve opera aryalarını bir değişiklik yapıp kontrbasta “söylüyor”.

AK Partili Vekilden Ermeni Bakana: "Yalan Söylüyorsunuz"

Rusya’nın Kazan şehrinde düzenlenen Avrasya Forumu’na Türkiye’yi temsilen katılan Ak Parti İzmir Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu Üyesi Rıfat Sait, kongredeki konuşmasında Ermeni Bakanın "Ermeni soykırımı iddialarını savunmasına tepki göstererek "Yalan söylüyorsunuz" dedi… Bölgedeki yaşanan sorunlara değinen Rıfat Sait, "Ukrayna ve Kırım sorunları bir an önce çözülmeli. Kırım’ın Rusya tarafından, Azerbaycan’ın Karabağ bölgesi ise Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Bu işgaller bir an önce sona ermelidir. Avrasya’daki bütün bu sorunların arkasında bir şekilde Rusya var. Hatta Balkanlar’da Sırbistan’ın Bosna ve Kosova ile sorununda da Rusya’nın aktif olduğunu görüyoruz. Suriye’ye müdahale edilmesine Birleşmiş Milletler bünyesinde veto eden ülke de Rusya. Bütün bu sorunları isterse Rusya çözebilir" diye konuştu.

Lübnan'da dini belirlenemeyen kadın defnedilemiyor

Beyrut'ta 100 yaşında hayatını kaybeden bir kadının, dini ve mezhebi belirlenemediği için cenaze defin işlemi gerçekleştirilemiyor… Habere göre, Bolancıyan'ın yakınlarının, cenaze işlemleri için başvuruda bulunduğu Ermeni Ortodoks Kilisesi, "Kadının evraklarının eksik olduğu, 25 yıl önce evlendiği Mısırlı Müslüman kocasının dinine geçip geçmediği tespit edilmediği" gerekçesiyle bu talebi geri çevirdi. Bolancıyan'ın Ortodoks Hristiyan olduğunu, cenazenin Ermeni Ortodoks Kilisesinden kalkmasını istediğini söyleyen ailesi, kilise yetkililerini ikna edemedi. (Bizim aslanlar kilisemiz bütün ailesi açıkça din değiştirmiş Müslüman olmuş kişinin cenazesini kaldırmadığı için kıyameti koparmışlardı. HYETERT)

Dersim, Atatürk sevgisi, Ermeni malları ve cehennem

Ekrem Ekşi
Televizyonlarda Dersim tartışmalarını izlerken hep şunu görüyoruz: "Dersim'de yaşananlardan Atatürk sorumlu tutulur, imajı zarar görür" korkusuyla, muhakkak birisi öne atılıp, bu uğurda kendini feda ediyor… Korunması gereken "insani değer" yok mu peki? Bu "değerler", bir yerlerde, işte Dersim katliamında karşı karşıya geldiğinde ne yapacağız? Hangisini sağlam tutacağız ve hangisini korumaya çalışacağız? Ya da Ermeni Tehciri meselesinde karşı karşıya geldiklerinde? O dönem Anadolu'da yaşayan tüm Ermenileri, bir çete üyesiymiş gibi sunup, sonra "isyan çıkardılar" mı diyeceğiz yine? Başka kişiler, başka "değerler" uğruna, "kişilik intiharları" mı olacak televizyonlarda yani yine? "Dini değerlerimiz" de var tabii bizim. "Kul hakkı" diye bir şey var. Hani o Allah'ın; "Kul hakkıyla karşıma çıkmayın sakın!" dediği. Gasp edilmiş Ermeni malları var. Herhalde o "tazminat" dedikleri şey. Hani o "Gündeme gelecek" korkusuyla tirtir titrediğimiz. Neyse. Boş verelim bunları biz! "Atatürk sevgisini yaşatmak" hep birinci vazifemiz olsun bizim! Ermeni mallarını afiyetle yemeye devam edelim biz!

Ermeni tezlerine belgeli cevaplar

Türk Tarih Kurumu, Ermeni Diasporası'nın iddialarına belgelerle cevap veriyor. Kurumun açtığı Ermeni Meselesi adlı sitede, sorunun tüm boyutlarıyla ele alınması sağlanırken, konuyla ilgili sorulara tek tek cevap veriliyor…  Ermeni Diasporası’nın 2015 yılına yönelik yürüttüğü çalışmalara karşı açılan “http://ermenimeselesi.ttk.gov.tr”  adlı adreste, 1878’den 1923’e kadar detaylı bir kronolojiyle birlikte, “Ermeni Dosyası”yla sorunun tüm boyutları yer alıyor. Yerli ve yabancı çok sayıda orijinal belge dikkate sunuluyor. Bir süre önce ABD Kongresi’nde tartışma yaratan “Ermeni Soykırımı Karar Tasarısı”ndaki iddialara da tek tek “Soru- Cevap” bölümünde yanıt veriliyor.