Etiketler

Nine Centennials of Armenian Genocide & Massive Dispossession

By Appo Jabarian 
appofltIn June, 2014, Harut Sassounian, Publisher of The California Courier, wrote: “Two important conferences took place in Yerevan last week in preparation for next year’s Armenian Genocide Centennial… In my talk … (at) the second meeting, held on May 27, I suggested that since the Armenian Genocide lasted from 1915 to 1923, the planned Centennial activities should extend from 2015 to 2023.

Gazi Üniversitesi'nden "Ermeni zalimliği" afiş yarışması

Bahadır Özgür - bahadir.ozgur@radikal.com.tr / Arşivi
Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, 1915'in 100. yıldönümü için uluslararası afiş yarışması açtı. Ne var ki, sanatçılara yönelik çağrının dili, sanatsal bir davetten ziyade, "Türk hoşgörüsüne ihanet edenler", "tecavüzcü ve işkenceciler" gibi sıfatlarla dolu. Baştan sona bir bildiri üslubuna sahip çağrının sonundaki mesaj ise manidar: "İnsanca yaşama hakkına saygılı tüm dünya sanatçılarını davet ediyoruz." (DurDe'ye bu üniversiteyi ve fakültesini Yılın Irkçılığına aday gösteriyoruz. HYETERT)

Ermeni Etıbba Cemiyeti bu kitapta ele alınıyor

Hrant Kasparyan / Demokrat
Tıp tarihi ve dönemin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkartan kitabın tanıtımı, yazar Arsen Yarman ve okurlarını bir araya getirdi. HaberTarih Vakfı tarafından yayımlanan, “Ermeni Etıbba Cemiyeti (1912-1922) Osmanlı’da Tıptan Siyasete Bir Kurum” adlı kitabın tanıtımı, İstanbul Beyoğlu’ndaki Sismanoglio Megaro Konağı’nda düzenlenen bir sergi ve etkinlikle yapıldı. Etkinliğe Ekmeleddin İhsanoğlu’nun da katılması dikkat çekti.

XVIII. DERNEKLERARASI TATYOS GÜNTER TAVLA TURNUVASI - VIII

Ve Şampiyon belli oldu… GETRONAGAN

Murat Bardakçı: AGOS'tan "Amot" yani "Ayıp"!

Murat Bardakçı
Başlığın yanında gördüğünüz Ermenice ibarede "amot", yani "ayıp" yazıyor... Ayıbın sebebini anlatayım:Agos Gazetesi önceki hafta benimle bir röportaj yaptı ve bugünkü sayısında “güya” yayınladı. Ama ne yayın! Röportajın içerisinden sadece bir bölüm cımbızlanmış ve Agos’a verdiğim özel bir demeç gibi gösterilmiş ama bu kısmı bile ya kasten bozmuşlardı yahut gazetecilikten nasiplerini almamış olduklarından olacak, bambaşka bir hale getirmişlerdi.

Hristiyan aleminin Noel Bayramı’na doğru

Hristiyan aleminin gelecek hafta kutlayacağı Noel Bayramı öncesi Papa Franciscus, bu dönemde Noel geleneği olarak yapılan Noel Ağacı ve Hazreti İsa’nın doğuşu sahnesinin anlatıldığı maketlerin herkes için dostluk simgeleri olduğunu söyledi. Hristiyanlıkta Hazreti İsa’nın doğumunun kutlandığı Noel Bayramı öncesi Vatikan’nın ünlü Aziz Petrus Meydanı'ndaki hazırlıklar tamamlandı. İtalya’nın güneyindeki Catanzaro kentinden kasım sonunda getirilen 25 metre uzunluğundaki Noel Ağacının ışıklarıyla kuzeydeki Verona kentinden “Arena di Verona” vakfının işçiliğini üstlendiği Hazreti İsa’nın doğuşunun sahnelendiği maketin açılışı, havanın karardıktan sonra düzenlenen törenle yapıldı.

Murat Bardakçı açıkladı: 1915 Ermeni tehciri belgeleri sümen altı edilmiş

Gazeteci Murat Bardakçı, bir TTK yetkilisinin 1915’te verilen tehcir kararı sonrasında tutulan sevk defterlerini Osmanlı arşivlerinden alarak, başka bir kurumun arşivinde sakladığını söyledi. Bardakçı’ya göre, bu iş, resmî bir kararla ilgili değil, bireysel işgüzarlığın sonucu. TTK’nın değişen yönetimi bile, bu belgelerin nerede olduğunu şu an bilmiyor. (Resmi tarihin ve Halaçoğlu'nun iddialarının yanlışlığı meydanda. HYETERT)

Serhat TV, ‘Diyalog’da

Hollanda’da faaliyet gösteren FREE Press Unlimited adlı fon kuruluşu tarafından desteklenen ‘Diyalog’ adlı proje devam ediyor. Proje kapsamında aralarında Kars’tan SERHAT TV, Azerbaycan’dan Kanal 13 internet televizyonu ve Ermenistan’dan LORİ TV’nin yer aldığı; uluslararası işbirliği projesinin 5. Ayağı, Genel Koordinatör Alican Alibeyoğlu’nun koordinesindeki SERHAT TV ekibinin Ermenistan’ın Gümrü, Vanadzor ve Digor’un Halıkışlak köyünün öte yanı olan Ermenistan’ın Bagaran köyünde devam etti.Temel amacı medya üzerinden bu üç toplumu birbirine tanıtmak, kültürel köprü kurmak ve insanların kafalarında var olan olumsuz ön yargıları kırmak olan projenin devamı için Ermenistan’a giden SERHAT TV ekibinde, Koordinatör Alican Alibeyoğlu, Tacettin Durmuş, Vedat Akçayöz ve Koordinatör Tercüman Armine Avatisyan yer aldı.Alibeyoğlu koordinesindeki Serhat TV ekibi karayolu ile Gürcistan üzerinden Ermenistan’a geçerek ilk olarak Gümrü’ye gitti.

2.4 Միլիոն Տոլար Կը Հաւաքուի Ի Նպաստ Հայաստանի Երեխաներուն

ՆԻՒ ԵՈՐՔ.- Ուրբաթ, Դեկտեմբեր 12ին, Նիւ Եորքի «Քիփրիանի» սրահին մէջ տեղի ունեցաւ Հայաստանի մանուկներու հիմնադրամի տարեկան 11րդ դրամահաւաքի հաւաքոյթը՝ ի մի բերելով աւելի քան 450 համակիրներ։ Ձեռնարկին ընթացքին կարելի եղած է գոյացնել 2.4 միլիոնի հասնող նուիրատուութիւններ, որոնց շնորհիւ Հայաստանի գիւղերուն մէջ կազմակերպութեան բարեսիրական աշխատանքները կարելի պիտի ըլլայ ընդարձակել:

“Maraş’tan Toprak Getir, Ölmeden Önce Kokusunu Duymak İstiyorum…

Fahri Kurt
Bugün sizlere Fransa’dan emekli hemşerimiz Şeref Şakacı’nın iki hatırasını paylaşacağım. Üzerinde düşüneceğiz. Şeref Bey 1943 Maraş merkez doğumlu, Kuyucak’ta büyümüş olan hemşerimiz, 1974 yılında Fransa’nın başkenti Paris’e turist olarak gider. Sonra oraya yerleşir. Evinde terzilik yaparak çalışır. Sonra orada Kahramanmaraş’tan mecburi göç ile giden, Paris’te Eczacılık yapan, bir Ermeni ile tanışır. Adını hatırlamıyor. Bir sohbetlerinde o şöyle der: “Maraş’tan bana toprak getir. Ölmeden önce koklamak istiyorum.”

The Armenian Genocide: 100th Year of Remembrance

The coming year will mark 100 years since the start of the Armenian Genocide of 1915. At the time, it was the greatest calamity to ever befall our nation. But the subsequent century also tells an extraordinary tale of our people‘s resilience, strength, and faith. Armenian-Americans will commemorate this milestone year with a national observance in Washington, D.C. in May 2015.

’Hoşgörü Toplumunda Ermeniler’ Projesi İçin Araştırmacı-yazar Abdullah Ayata'dan Konferans

Programa konuşmacı olarak katılan araştırmacı-yazar Abdullah Ayata ise, "’Hoşgörü Toplumunda Ermeniler’ konusunu sizlere anlatacağım. Bugün burada konuyla ilgili bildiklerinize, duyduklarınıza ilaveten sizlere değişik bilgileri paylaşmaya çalışacağım. Ermeniler, 1,5 milyon ırktaşlarının Türkler tarafından katledildiği, soykırıma uğradıkları iddiaları ile sürekli olarak dünya kamuoyunu meşgul etmektedir. Ne yazık ki bu yoğun karalama kampanyaları yaşamakta oldukları ülkelerde tasvip görülüp, aleyhimize delil olarak kullanılmaktadır. 
***

Anadolu’nun Diasporadaki Çocukları

Ufuk Coşkun / Milat
Hafta sonu Eyüp Bahariye Mevlevihanesi’nde LDT’nin ev sahipliğini yaptığı “Anadolu’nun Diasporadaki Çocukları için Geri Dönüşün Yolunu Birlikte Açmak” konulu anlamlı bir programdaydık. Birbirinden kıymetli yazar, aydın, sanatçı ve akademisyenlerin katıldığı programda geri dönüşün yol ve yöntemleri masaya yatırıldı. Aynı zamanda kendisi de 1915 mağduru olan Batı Ermenileri Ulusal Kongresinden Karen Mikaelyan kendilerini anavatanlarından mahrum bırakılmış insanlar olarak takdim etti. Çok hasret çektiklerini, acı ve üzüntü içerisinde olduklarını ifade eden Mikaelyan yerinden edilmenin var olduğunu ancak geri dönüş için ciddi bir çabanın olmadığını ifade etti. Bu yıl 90. yılını kutlayan Apoyevmatini Gazetesi adına bir konuşma yapan Mihail Vasiliyadis’te benzer duygularını dile getirdi.

1536 Yılında Sis Şehrinde Yaşayan Ermeniler

Cezmi Yurtsever
-Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Sis şehrine gelen Tapu-Tahrir memurları şehir merkezinde bulunan Hristiyan mahallelerinde yaşayan Ermenilerin sayılarını ve isimlerini yazdılar.
-Falcı Keşiş mahallesinde yaşayan Fermanoğlu adındaki Ermeni ailesi aynı isimle varlıklarını Osmanlı’nın son zamanlarına kadar korudular.Fermanoğlu ailesinden kalan değirmen günümüzde aynı isimle lokanta ismi  olarak hizmet veriyor
-Sis şehrinde kuyumcu sırçacı(aynacı) esnafının tamamına yakını Ermeni olduğu ortaya çıkıyor.
-Sis şehrindeki Hristiyan veyaErmeni mahalle isimleri 19.yüzyılda gelindiğinde tamamen ortadan kalktı. Ve yeni isimler aldı.
-Sis Ermenileri hakkındaki ayrıntılı bilgiler KOZAN TARİHİ kitabında da yayınlandı.

Erivan’da Yılbaşı etkinlikleri 22 Aralık’ta başlıyor

Erivan’da Yılbaşı etkinliklerinin startı Cumhuriyt Meydanındaki Noel Ağacının ışıklarının yakılmasıyla verilecek.  22 Aralık saat 19:00’da Erivan Belediye Başkanı Taron Margaryan, meydandaki ışığın yakılması etkinliğine katılacak. Tüm ilçe merkezi meydanlarında 31 Aralık’a kadar Noel Ağaçları etrafında konser ve farklı kutlama etkinlikleri gerçekleştirilecek. 23 Aralık saat 17:00’de Kuğu Gölünde bulunan buz pateni sahasının sezon açılışı yapılacak.

Ocak 2015’te de AİHM’den Adalet Bekleniyor!

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya
Ocak 2015’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nden önemli bir karar beklenmektedir: Perinçek-İsviçre davasında nihai karar! Ermeni lobisi bütün imkânları seferber ederek AİHM’ye baskı yapmaktadır. Bu baskılar, başta mahkeme çevreleri olmak üzere herkesi bîzar etmiş durumdadır. Hıristiyan batıdaki irsi Türk - Müslüman düşmanlığı ile hukuk birimlerinin asgari adalet anlayışı kıran kırana mücadele içindedir. Bunun yansımaları nihai kararda görülecektir. Her hâlükârda mahkemede adaletin ağır basacağı beklenmektedir. Bununla beraber önümüzdeki karar öncesi yaklaşık bir ayın son derece kritik olduğunu belirtmek gerek.

‘Türkiye’den özür bekliyoruz’

Araştırmacı yazar Mehmet Bayrak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Ermeni ve Dêrsim soykırımları ile yüzleşip özür dilemesini bekliyoruz” dedi. Almanya’nın Ludwigsburg kentinde, Dêrsim Soykırımı Karşıtları Derneği ve Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi tarafından “Dêrsim ve Alevi Katliamları“ konulu bir panel düzenlendi. Panel öncesinde gulbanglar okundu; Dêrsim Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına mumlar yakıldı. Panelde konuşan araştırmacı yazar Mehmet Bayrak, Dêrsim Soykırımı’yla ilgili çalışmalarından aktarımlar yaptı.

Azınlıkların adlarındaki Terziyan, Berberyan gibi ifadelerin nedeni sempati mi yoksa baskı-korku mu?

Kerim Korkut
Yani bir Nubar Terziyan’ın “Terziyan” ı sempati gibi görünüyor ama bilemeyiz tabii ki. Türkiye’de yaşayan Ermeni ve Rumlar yıllarca beraber yaşadıkları Türk halkına sempati duyup adlarını Türkçe olarak almış olabilirler. Öte yandan soyadı kanununa göre Türk vatandaşları Türkçe soyadı almak zorunda mıydılar acaba? Ama örneğin “Keşişyan” soyadı Türkçe ama Türk değil. Bizim derdimiz kimin hangi soyadını neden aldığı falan değil; azınlıklar kendilerine gerek devlet gerekse milliyetçi kesimlerce yapılan ya da yapılacak olan muhtemel baskılara karşı korktukları için Nubar adının yanına Terziyan (Türkçe çağrışımlı ve sempatik, yani bizden) adını koyup koymadıklarını anlamak.

Beşiktaş’ta farklı dinlerin mensupları Hz. Mevlana’yı 741. vuslat yıldönümünde kilisede andı.

Düzenlenen Şeb-i Arus gecesi Müslüman ve Hıristiyan din adamlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Surp Vartanants Ermeni Kilisesi Korosu’nun katılımıyla Mevlana Celalettin Rumi anısına Ortaköy Surp Asdvadzadzin (Meryem Ana) Ermeni Kilisesi’nde Şeb-i Arus gecesi düzenlendi. (Umarız aşırı entegrasyon asimilasyonun yolu olmaz. HYETERT)

İsrail’de Ermeni Soykırımına ilişkin site açıldı

Ermeni Soykırımı 100. yıl dönümü Küdüs komisyonu bir Web sitesi girişiminde bulundu.  Ermeni Soykırımının 100. yıl dönümüne adanmış olan sitenin amacı İsrail’li okurlara 20. yüzyılın ilk soykırıma dair bilgi vermesidir. Girişimciler, İsrail’in akademisyen ve aydınlarıyla beraber  halk çevrelerde yapılan çalışmalar sonuç vererek bu ülkenin Hükumetine de etkileneceğini umuyorlar.

Halkların Ya da Din Kardeşliği Aldatmacası

Mustafa Elveren*
“Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganı yıllardır demokrasi güçleri tarafından meydanlarda dillendiriliyor. İtiraf etmek gerekirse; geçmişte bu sloganın kullanılmasını ben de çok istiyordum.  Hâlbuki kardeşler de birbirleriyle kavga eder, düşman olabiliyorlar. Zamanla yaşadığımız pratik bize gösterdi ki; yaşasın halkların kardeşliği değil, birliği gerçeği oldu. Günümüzde “yaşasın halkların kardeşliği” sloganının pratikte hiçbir önemi ve anlamı artık kalmamıştır. Bunun yerine; yaşasın halkların birliği, halkların ortak duruşu, halkların demokratik güç birliği vb. sloganların kullanılması daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.

Kongre Üyesi Stockman’dan Ermenistan’a Hocalı ve İşgal Eleştirisi

İbrahim H. Aydoğan - Turkishny.com
ABD Kongresi’nde Teksas’ı temsil eden vekillerden Steve Stockman, Temsiciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada Ermenistan’ı Azerbaycanlılara karşı etnik temizlik politikası gütmek ve Yahudi karşıtlığı ile itham etti.AzerTag Haber Ajansı’nda yer alan habere göre Ermenistan’da etnik ve dini azınlıklara hoşgörüsüzlüğün hakim olduğunu ve Yahudi karşıtlığının yaygın olduğunu söyleyen Stockman, ülkedeki Azeri azınlığa etnik temizlik uygulandığını söyledi.

Hrant Dink cinayeti soruşturmasında 6. savcı

Hrant Dink cinayeti soruşturmasınının yeni savcısı Gökalp Kökçü oldu. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti soruşturmasını, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan'ın Yargıtay üyeliğine seçilmesi nedeniyle savcı Gökalp Kökçü yürütecek.

Fatih Akın ve Hakkı Keskin'in soykırım tartışması

Fatih Akın şöyle "Sayın Keskin, beni mail listenizden lütfen silin" diye başlayan açıklamasında şu sözlere yer verdi: "İsteğim olmadan göndermiş olduğunuz siyasi içerikli açıklamalarınızı artık istemiyorum. Ben 1915 olaylarını bir soykırım olarak değerlendiriyorum. Sizin düşünceniz doğrultusunda ve benim isteğim dışında göndermiş olduğunuz açıklamalarınız için bu cevabımı bir zorunluluk olarak hissediyorum. "The Cut" filminden ve içeriğinden bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum. Belki bu konuda basına yansıyan çeşitli demeçlerimden de haberdarsınız. Sizinle aynı düşünceyi paylaşmıyorum. Dikkate almanız dileğiyle, teşekkürler. Fatih Akın".

'Ermeni soykırımının olmadığını kanıtlayın' ödevi tepki çekti

Haber: Bahadır Özgür - bahadir.ozgur@radikal.com.tr 
9 Eylül Üniversitesi'nde bir öğretim üyesinin 'Ermeni soykırımı olmadığını kanıtlayan belgelerle ödev hazırlanmasını' istemesi tepki çekti. Öğretim üyesinin bu isteğini öğrencilere duyurduğu yazının sosyal medyada paylaşılması tartışma yarattı. 9 Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Türkan Başyiğit'in öğrencilerine verdiği bir ödev, dün akşam sosyal medyada büyük tartışma yarattı.

A Christmas Concert At St. Vartan Cathedral

By Florence Avakian
Christmas is the season of magic, giving, and the joy of children, and St. Vartan Armenian Cathedral in New York was bubbling with all three qualities on Saturday afternoon, December 6. More than 500 people crowded the sanctuary for an uplifting program of seasonal music. Warmly welcoming the large crowd, Diocesan Vicar General the Very Rev. Fr. Simeon Odabashian expressed his happiness that the cathedral was filled with so many children, parents, and grandparents. He thanked the cathedral dean, the Very Rev. Fr. Mamigon Kiledjian, for organizing the event.

KONSER

Konser 18 Aralık 2014 Perşembe akşamı saat 19:30'da Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Gösteri Salonu'nda. Arp Sanatı Derneği'nin bir uçak kazasında ölen arpist Ceren Necipoğlu'nu anmak üzere her yıl gerçekleştirdiği konserin bu yılki konuk solisti Natali Boğosyan. 

Ahmet Türk: Kürt aşiretleri soykırıma ortak oldukları için Süryani, Ermeni ve Ezidilerden özür dilerim


İsveç’in Sigtuna Belediyesi’nin davetlisi olarak İsveç’te bulunan Mardin Büyükşehir Eşbaşkanı Ahmet Türk, Stockholm’de düzenlenen bir seminerde 1915 Soykırımı sırasında bazı Kürt aşiretlerinin soykırım suçuna ortak olmalarından duyduğu üzüntüyü dile getirip Süryani, Ermeni ve Ezidilerden özür diledi. Stockholm dışındaki Märsta semtinde moderatörlüğünü Feyyaz Kerimo’nun yaptığı panelde, Mardin Büyükşehir Eşbaşkanları Februniye Akyol ve Ahmet Türk’ün yanı sıra Sigtuna Belediyesi Başkanı Gun Eriksson, Belediye Meclisi Başkanı Lars Bryntesson, Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Yılmaz Kerimo ve 1 yıldan bu yana Sigtuna’da misafir yazar olarak yaşamını sürdüren yayıncı Ragıp Zarakolu da konuşma yaptı.

Ermeni Tehcirinin 100. Yılında Çözüm Arayışları

Merve Gülçin Güleç By Akademik Perspektif
Dünya'nın kuruluşundan günümüze, çok az olay tüm Dünya'nın dikkatini çekmiştir. Doksan dokuzuncu yılına giren, Ermeni Sorunu bunlardan biridir… Her çatışma kendine özgüdür. Bu nedenle çözümü de özgün olmalıdır. Ancak tüm çatışmaların çözümünde ortak tek bir nokta vardır: Empati. İnsan her zaman insani yönünü korumalıdır. Dünya’da insanlar bir bütündür ve her ne olursa olsun, karşısındakine empati ile yaklaşabilirse tüm sorunların çözümü mümkündür. Dostluk, hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşamış Türkler ve Ermenilerin, sekiz yüz yıllık geçmişi unutulmuştur. Şimdi unutulanları, yeniden hatırlama zamanıdır.

Yüzleşme Atölyeleri’nde bu hafta: “1915 Ermeni Soykırımı: Neler yaşandı?”

DSİP Şişli İlçe Örgütü’nün düzenlediği Resmi Tarihle Yüzleşme Atölyeleri, bu hafta 19 Aralık Cuma günü, “1915 Ermeni Soykırımı: Neler yaşandı?” başlıklı toplantı ile devam ediyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim görevlisi Bülent Bilmez ile Müzik Bölümü öğretim görevlisi Tolga Tüzün’ün konuşmacı olacağı atölyede, 1915’te yaşananlar, bölgelerde işlenen suçlar, 24 Nisan, verilen emirler ve uygulayıcıları, kısacası soykırım ve o günlerden günümüze uzanan inkâr geleneği konuşulacak.

Armenians Celebrate Mass in China for First Time in Decades

Guangzhou, China (A.W.)—The Armenian community in China gathered at a church in Guangzhou on Dec. 14 to celebrate mass for the first time in decades. Bishop Haigazoun Najarian presided over the mass that brought together dozens of Armenians from Guangzhou, Shanghai, Nanjing, Hong Kong, and other cities.

Almanya ne yapmak istiyor?

Yalçın Bayer / ybayer@haberkonseyi.com
Türklere yönelik ırkçı saldırılar, dinleme krizi, karikatür krizi, son olarak anadil tartışmalarıyla gittikçe gerginleşen Türk-Alman ilişkilerine, bu sefer de Ermeni meselesi yeni bir gerginlik getirecek gibi görünüyor. İki ülke arasında arka arkaya yaşanan krizlerin ateşi sönmemişken, Ermeni olaylarının 100. yıldönümüne yaklaşılan şu günlerde, Almanya cephesinde ciddi bir hareketlilik gözleniyor. Almanya'da farklı şehirlerde hemen her hafta, değişik kültürel veya akademik faaliyetler adı altında, Ermeni anlatısını destekleyen yeni bir etkinlik düzenleniyor.

Have We Forgotten? Gallipoli and the Armenian Genocide

By Robert Kaplan
A century ago, in a misconceived encounter on the history-soaked precipices of Asia Minor, the sons of Anzac received their battle initiation against the German-trained forces of the Ottoman Empire. Now, in an annual event that grows in mythology and status in proportion to the passing of the years, is celebrated the shared combat ordeal of gallant “Johnny Turk” and the Bronzed Anzac.

Turkish journalist Hasan Cemal wins Louis M. Lyons Award for Conscience and Integrity in Journalism at Harvard

Nieman Fellows in the class of 2015 at Harvard University have selected prominent Turkish journalist and writer Hasan Cemal as this year’s recipient of the Louis M. Lyons Award for Conscience and Integrity in Journalism. Cemal was chosen in recognition of a long career dedicated to championing freedom of the press in Turkey and as a representative of all Turkish journalists working today under increasingly difficult conditions.

Gülbey: “Ermeni Diasporası Iğdır’da Gizli Hesap Peşinde”

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermeni diasporası veya yandaşlarının Ermenistan sınırında yaşayan Iğdır köylerindeki halkın aklını karıştırarak ASİMDER’e karşı kirli bir propaganda yürüttüklerini söyledi. (Bu hasta zihinlerde paranoyanın sonu yok. Böyle bir grubu ciddiye almak için onlar kadar hasta olmak gerekir. HYETERT)

Mildanoğlu: Anadolu’da soykırıma rağmen Ermeni izleri silinemedi

Onur Öztürk
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Irkçılığa ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon 10-17 Aralık 2014 İnsan Hakları Haftası kapsamında Zakarya Mildanoğlu 'Anadolu'da Ermeni Kültür İzleri' başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Cezayir Toplantı Salonunda gerçekleşen sunum-söyleşide Zakarya Mildanoğlu Anadolu'nun 19 şehrinden, 354 görsel ile Ermenilerin bu toprakların kadim halklarından birisi olduğunu ve bunca inkar, imha ve asimilasyona rağmen bu izlerin kesinlikle silinemediğini gösterdi.

Türkiye’deki Sermayenin Kaynağı El Konulan Ermeni ve Rum Mallarıdır

Nedim Karael / Hêvî ya Dawî
1915’te Osmanlı Sanayi Sayımı yapılmıştı. İstanbul çevresinde, Ege’de, Karadeniz, Akdeniz yörelerinde fabrikalar, atölyeler, iş merkezlerinin % 95-96 oranında azınlıklara yani Rumlara, Ermenilere ait olduğu saptanmıştı. Bunları Müslüman Türk tüccarın denetimine vermek, Osmanlı ekonomisini bu şekilde millileştirmek önemliydi. Doktor Bahattin Şakir’in, Doktor Nazım’ın, Ziya Gökalp’in sürekli olarak çok üzerinde durduğu, çok ayrıntılı planlar, projeler hazırladığı esas konu buydu.

Davutoğlu: Hrant Dink cinayeti tesadüf değil

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Fethullah Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddiasıyla gündeme gelen polislerin ifadesi sırasında Dink ailesiyle temasa geçip geçmediği sorusunu Habertürk gazetesine yanıtladı…"Hrant Dink’i ben akademik hayatımda tanıdım, entelektüel camiada da sevdiğim, saydığım bir insandı. Birkaç konferansta da birlikte olduk. Hatta şunu hiç unutmam: 11 Eylül’den kısa bir süre sonraydı. İstanbul Barosu’nda birlikte bir açık oturumdaydık. 'Bizim oğlanı orada esmer görünce Türk-Müslüman zannetmişler, dövmüşler. Biz gavur bile olsak, sizin gavurunuz, bu toprakların gavuruyuz' dedi. Bir kere Hrant Dink cinayeti tesadüfi bir cinayet değil. Katledildiği günü hiç unutmam. Haber bana geldi, çok üzüldüm… Davutoğlu, Hrant Dink'in ailesiyle görüşüp görüşemeyeceğini ise, "olabilir" diye değerlendirdi. "Olabilir tabii. Mesela ben Ermeni kimliği dolayısıyla değil, kendisine güvendiğim için Etyen Mahçupyan’ı başdanışmanım yaptım. Cumhuriyet tarihinde bir Ermeni vatandaşımızın geldiği en önemli kamu görevi. Dediğim gibi, bu tamamıyla onun entelektüel kimliğiyle alakalı ama ne konuşmaktan çekinirim, ne bunları tartışmaktan...

Mahçupyan: 'Problem aynı: Aydınlar düzeysiz'

Cansu Çamlıbel'in haberi
Başbakan Davutoğlu’nun başdanışmanı Etyen Mahçupyan, "Laik kesimdeki problemin aynısı, hatta belki daha da serti ve kırılganı Sünni kesimde var. Aydınlar düzeysiz" dedi… Ben ‘Hepimiz mağdur olduk’ sözünün çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Bu iktidardan da, her iktidardan da şikâyetçi olanlar olabilir. Ama ben Türkiye’de yaşayan bir kişi olarak –bütün kimliklerimle- AK Parti iktidarında mağdur olduğumu hiçbir şekilde düşünmüyorum, tam aksini düşünüyorum. AK Parti iktidarında ben çok daha özgür oldum; hem bir Ermeni olarak hem bir aydın olarak… Benim vatandaş olarak ‘Artık AK Parti’nin hakikaten bir şeyler yapması lazım’ diye hissedeceğim an 2015 seçiminin sonrasıdır… Laik kesimdeki problemin aynısı, hatta belki daha da serti ve kırılganı Sünni kesimde var. Yani aydın düzeysizliği.

Türkiye Ve Ermeni Hayaleti

Ayşe Günaysu
İletişim Yayınları’ndan çıkan ‘Türkiye ve Ermeni Hayaleti, Soykırımın İzinde Adımlar’ adlı kitabı harika çeviren, iyi ki de komisyonumuzun üyesi Renan Akman güzel özetlemiş: "“Çeviriyi yaparken, yıllardır güncel haberler üzerinden yakından takip ettiğim Ermeni Soykırımı’nın bugüne yansımalarına ilişkin pek çok bölük pörçük bilgiyle topluca karşılaşmak beni derinden etkiledi.

Bu Maral'ı dünya görmeli..

Hıncal Uluç
Maral'ın yaptığı o.. İstanbul'daki 65 bin kişilik cemaate kendi kültürünü yaşatmak..
Bir cemaat var.. Ama yüzlerce yıl, Anadolu'yu paylaşmak da var..
Bunca asır, bir arada yaşamış insanların birbirlerinden etkilenmemeleri mümkün mü?.
Bir bakıyorum, kıyafetlerinden, melodilerine, adımlarına, bizimkiler..
Kafkaslar.. Bir bakıyorum, Karadeniz'e inmişler.. Horonlar.. Daha içerleri..
Barlar.. Daha da Güney.. Halaylar, Lorkeler..
Müzikleri, giyimleri, dansları, lezzetleri ortak insanlarız biz..
"Biziz" işte.. Ötesi var mı?.

100’e 1 Kala Ermeni Gerçeğinin Topoğrafyası

Sibel Özbudun-Temel Demirer
2015 EŞİĞİNDE RESMÎ DURUŞ DEVLETİN İNKÂR VE İMHACI TUTUMU “ERMENİ AÇILIMI” DENEN ŞEY! ERMENİLER HÂLİ YA DA DİYORLAR Kİ 24 NİSAN 1915
 ERMENİ SOYKIRIMI MALTA BELGELERİ’NİN ANLATTIĞI
TARİHİN RESMÎ OKUMALARI
SOYKIRIMDA KÜRT FAKTÖRÜ/ VEYA ROLÜ
“EMVÂL-İ METRÛKE”: GASPEDİLEN ERMENİ ZENGİNLİĞİ
MÜSLÜMANLAŞTIRILAN -GİZLİ- ERMENİLER
ABD PATENTLİ İLLÜZYON(LAR)
PARLAMENTO KARARLARI İLE “SOYKIRIMI TANI(T)MA”!
VE BUGÜN… 

ՃՇՄԱՐՏՈՒԹԻՒՆՆ ԱՍԵԼԸ ԴԺՈՒԱՐ Է, ԼՍԵԼՆ Է՛Լ ԱՒԵԼԻ ԴԺՈՒԱՐ, ԻՍԿ ՀԱՄՈԶԵԼՆ ՈՒ ԱՊԱՑՈՒՑԵԼԸ ԾԱՅՐԱՅԵՂ ԴԺՈՒԱՐ

Ռաֆայէլ Պատկանեան
Ահաւասիկ այս սկզբունքէն մեկնելով պիտի անդրադառնանք մեր ներկայի եկեղեցական տագնապին, որ իր սաղմէն դուրս ելլելով, հրաբուխի նման ժայթքեց եւ իր ճաբուն վրայ գտնուող իւրանքանչիւր հայուն սիրտը հրդեհեց անդարմանելի վիշտով: Հասկնալու համար թէ ի՞նչ է բացարձակ ճշմարտութիւնը, անհրաժեշտ է որ նախ սահմանենք զայն: Բառարանի համաձայն ճշմարտութիւն կը նշանակէ.- ա. Միտքին համաձայնութիւնը իրին՝ իրականութեան հետ:

Altar Servers Ordained in Fair Lawn

On Sunday, November 30, Archbishop Khajag Barsamian, Primate of the Diocese of the Armenian Church of America (Eastern), visited St. Leon Church of Fair Lawn, NJ, where he celebrated the Divine Liturgy and ordained seminarians and a local altar server. He ordained recent St. Nersess Armenian Seminary graduate Saro Kalayjian to the diaconate, and seminarians Levon Asdourian and Eric Vozzy to the sub-diaconate. St. Leon parishioner Paul Chamesian also became a sub-deacon.

Armenian Christmas Service at St. Vartan Cathedral to Take Place on Tuesday, January 6, 2015

The Nativity and Baptism of Jesus Christ will be observed at New York’s St. Vartan Armenian Cathedral on Monday and Tuesday, January 5 and 6, 2015. A special liturgical schedule will be in effect for these “Armenian Christmas” services; please make a note of the times. January 5—there will be an Evening Service with Scripture Readings (by students from the Diocese’s Khrimian Lyceum and the St. Vartan Armenian School) at 6:30 p.m. The Divine Liturgy will immediately follow, beginning at 7:00 p.m., celebrated by the Very Reverend Fr. Mamigon Kiledjian, the dean of St. Vartan Cathedral.

Ermeni sitesinde Türkiye düşmanlığı!

gagrule.net isimli Türkiye aleyhinde kara propaganda yapan ermeni sitesinde Türkiye ve Türklere yönelik nefret söylemi içeren yayınlar yapılıyor. Site de sözde Ermeni soykırımını tanıdığı iddia edilen Türk yazar ve entelektüellerin görüşlerine de yer verilmiş.

Սաիթ Չեթինօղլու. "Անհրաժեշտ է հրաժարվել Ցեղասպանության ընթացքում ձեռք բերված ավարից"

Ներկայացնում ենք "Արմեդիա" ՏՎԳ բացառիկ հարցազրույցը թուրք մտավորական, գրող-հրապարակախոս, ակտիվիստ Սաիթ Չեթինօղլուի հետ: Հարցազրույցի բնագրին անգլերենով կարող եք ծանոթանալ այստեղ:
Սաիթ Չեթինօղլու, թուրք մտավորական, գրող-հրապարակախոս, ակտիվիստ

Ֆրանսիայի Լուսինյան քաղաքում օծվեց խաչքար

Դեկտեմբերի 13–ին Ֆրանսիայի Պուատիե նահանգի Լուսինյան քաղաքում տեղի ունեցավ Հայոց վերջին թագավոր Լևոն V-Ի (հայկական պատմագրության մեջ հիշատակվում է նաև որպես Լևոն VI), Ֆրանսաիայի ազատության հանար ընկած մարտիկների  և Հայոց ցեղասպանության զոհերի հիշատակին նվիրված խաչքարի հանդիսավոր բացման և օծման արարողություն, որին ներկա էին ՀՀ սփյուռքի նախարար Հրանուշ Հակոբյանը, Ֆրանսիայում ՀՀ դեսպան Վիգեն Չիթեչյանը։

Hrant Dink Davasında Bomba Gelişme !!!

Ermeni gazeteci  Hrant Dink öldürülmüştü.İşlenen cinayette ilginç bir gelişme yaşandı.Gündeme bomba gibi düşen bu gelişme herkesi şaşırttı. Son zamanlarda meydana gelen ve daha kapsamlı bir soruşturma haline gelmekte olan Hrant Dink soruşturması ile alakalı çok önemli gelişmeler yaşanıldı. İstanbul da eskiden emniyet müdürü olarak görev yapmakta olan Celalettin Cerrah ismi de ifadeye çağırıldı flaş anlar yaşanıldı. İstanbul'da meydana gelen Ermeni Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi davasında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

Hrant davası ve Cemaat

Kurtuluş Tayiz  / kurtulus.tayiz@aksam.com.tr
Hrant Dink davası, tetikçi Ogün Samast'ın Cemaat polislerini suçlayan ifadeleri üzerine yeniden gündemin ön sıralarına yerleşti. Ancak Hrant davasıyla yakından ilgilenen grupların ilk tepkisi biraz tuhaf oldu; "Hrant'ın Arkadaşları" ile Agos, Samast'ın ifadelerini "Suikastı Cemaat'in üzerine yıkmak istiyorlar" şeklinde yorumladı. Oysa Cemaat polisleri ilk günden beri şüpheliler arasında. Daha doğrusu "şüpheliler" arasına girmeleri gereken iki isim, Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, ihmal ve sorumlulukları ortada olmasına karşın düne kadar sorgulanamamıştı. Üstelik bu iki isim, geçen yedi yılda Hrant davasını maniple edecek makamları işgal ediyordu. Vahim olan "Hrant'ın arkadaşları"nın, Agos'un veya benzer grupların, Cemaat'in Hrant suikastını yedi yıldır başkalarının üzerine yıkma çabasını bir türlü fark edememesi...

1937-38 Dersim Katliamında Ermeniler

Kazım Gündoğan
Biz, “Dersim ve Dersim’in Kayıp Kızları” kapsamındaki çalışmamızı genişletirken yalnız 1937-1938′in değil, 1915′in de mağdurları olan Ermenilerden yetim kalan, Alevileşen, Müslümanlaşan ve her biri ötekinden çileli yaşam süren insanlarımızın yaşam öykülerini topladık. Esas olarak onların öykülerini paylaşacağız. Burada tarihsel arka plana değinmek isterdik, ancak sınırlı zaman içinde mümkün olmayacak. Şunu söyleyebiliriz ki, çalışmamıza konu olan Dersim Ermenileri bugünlere ulaşan etnik grupların en eskisidirler. Dersimi kapsayan yukarı Fırat havzasında Urartu devletinin yıkılış aşamasından beri varlığı belirgin olan Ermeniler en az 2.600 yıllık geçmişe sahiptir. Hititlerle zamandaş ve komşu olan Kemah merkezli Hayasa uygarlığı Ermeniliğin eski yerleşik damarı olarak hesaba katılırsa bu geçmişin 3.500 yıldan daha uzun olduğu söylenebilir.

Melkonyan: «Hrant Dink Vakfı» Türkiye’nin menfaatlerine hizmet ediyor

«Hrant Dink Vakfı» sadec eTürk propagandası gerçekleştiriyor. Beyanat bugün 13 Aralık’ta düzenlenen basın toplantısında Türkolog Ruben Melkonyan’dan geldi. ″Hrand Dink çelişkili bir profildir, ancak şahıs olarak bir evrim yaşadı ve hayatının sonunda Türk propagandasına bir ölçüde zarar vermekteydi. Vakfın, Hrant Dink’in şahsıyla herhangi bir bağı yok. Burada Türk propagandası gerçekleştiren ve Türkiye’nin menfaatlerine hizmet eden bir kredi projesiyle işimiz var. Benim için «Agos» Yayın Kurulunun sıradan bir Türkten farkı yoktur. Ermeni Soykırımının 100. Yılı yaklaşırken Türkiye yeni propagandaya başlayacak, bize farklı düzenler kuracaklar. Aleni Ermeni karşıtı işlemler olmayacak, herşey proje kredileriyle beslenen vakıflar aracılığıyla yapılacak″ dedi.

Milletvekili Ören;Farklılıklarımız Zenginliklerimizdir

2015 yılı Bütçe Kanun Tasarısı görüşmeleri devam ediyor. AK Parti Siirt Milletvekili Osman Ören bütçe görüşmelerinde Türk Tarih Kurumu bütçesi ile ilgili olarak parti grubunun görüşlerini açıkladı. Türk Tarih Kurumunun 1930 yılında kurulduğunu hatırlatan Ören konuşmasında farklılıklarımız aynı zamanda zenginliklerimiz olduğunu belirtti.Osmanlıca tartışmalarında değinen Ören şunları söyledi “Türkiye tarihi üzerinde özgün ve evrensel yetkinlikte bilimsel araştırmalar yapılmasını sağlamak, bilimsel tarih araştırmalarının temelinde, bilimde ve eğitimde mükemmelliği özendirmek, toplumda tarih şuurunu ve kültürünü geliştirmek, uluslararası platformlarda etkin bir konuma getirmek bu kurumun asli görevleri arasındadır.

Sizler, “kaybedilmek” Nedir Bilir Misiniz?

Şeyhmus Diken
17 bin insan kayıp. Dile kolay; 17 bin… Gözaltında Kayıplar Sergisi üç dilli. Şimdiye kadar alışıldığı üzre üçüncü dil İngilizce değil. Kürtçe’nin, Türkçe’nin yanında Ermenice. Çünkü kaybedilenlerin, yok edilenlerin içinde 1915’in İstanbul-Çankırı sürgün kafilesinde kaybedilen Ermeni Aydınları da var. Ve coğrafyanın Kürt, Türk bütün kimlikleri…Bir gün tarih yeniden yazılırken, egemenlerin diliyle değil ama! Mağdurların, mazlumların diliyle tarih yeniden yazılırken!

1915’i diasporadan okumak ya da ‘Kesik’

Gülcan Tezcan / Gazeteci - Yazar
1915 Ermeni olaylarının 100. yılına girerken sinemada ilk fitili ateşleyen Fatih Akın’ın filmi Kesik oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1915’in 100. yılında tarihi gerçekleri anlatan filmler çekilmesi için özel çalışmalar yaptığıyla ilgili duyumlarımızın ne zaman hakikat olacağını bekleyeduralım Türk kökenli Alman yönetmen Fatih Akın, Ermeni tezine kalben sonuna kadar inandığına vurgu yaptığı röportajları eşliğinde filmi Kesik (The Cut)’ı Türk seyircisine sundu.

Siirt'te 47 toplu mezarda 822 cenaze var!

İHD Siirt Şubesi, Newala Qeseba'da (Kasaplar Deresi) anıt mezar yapılması çağrısında bulunarak, Siirt il ve ilçelerinde 47 toplu mezarda 822 yurttaşın cenazesi olduğunu kaydetti. PKK kurucularından Mahsum Korkmaz (Agit) cenazesinin yanı sıra 200'ü aşkın PKK'linin ve 1915'te katledilen Ermenilere ait cenazelerin bulunduğu Newala Qeseba (Kasaplar Deresi) toplu mezar mevkisinde hazırlanan raporları açıkladı.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Ermenistan’daki nükleer güvenlik rejiminin güvenirliğini takdir etti.

Ermenistan’ın başkenti Erivan’ın 30 kilometre güneyindeki Metsamor kenti yakınlarında yerleşen bölgenin tek nükleer güç santrali, 1980 yılında hizmete açılmıştı. 25 bin kişinin öldüğü Aralık 1988 depreminin ardından Mart 1989 yılında kapatılan santral, cumhuriyetteki ağır enerji krizi nedeniyle Kasım 1995’te tekrar faaliyete geçmişti.News.am sitesinin verdiği habere göre Ermenistan’ı ziyaret eden UAEK uzmanları, nükleer santralin 2016’ya kadar faaliyette bulunabileceğini söylediler. Ancak Avrupa Birliği, santralin kapatılmasında ısrar ediyor.

Şirince’nin kurtuluşu

Sevan eski Rum evlerini restore etti. Yıkılmışları ayağa kaldırdı. İğrenç binaları bir başyapıta dönüştürdü. Matematik Köyü’nü inşa etti, olağanüstü bir güzellik çıktı ortaya. Tiyatro Medresesi’ni yaptı. Bir de kendine bir köy yaptı, turizm amaçlı. Gidin görün o köyü...

Federal Kürdistan'da Türkmence, Süryanice ve Ermenice de resmi dil oldu

Barzani'nin 'resmi dil yasası'nı onaylamasıyla Kürtçe ve Arapça’dan sonra üç dil daha resmi dil oldu...Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, "resmi dil yasası"nı onayladı. Yasanın onaylanmasıyla beraber Kürdistan Bölgesi'nde Kürtçe ve Arapça’dan sonra Türkmence, Süryanice ve Ermenice de resmi dil oldu.

Seyfo Soykırımı Ve Sebahat Tuncel'in Teklifi

Yaraların sarılması, gözyaşların dinmesi, anaların bir daha ağlamaması ve Seyfoların son bulması için insani açıdan gerekli adımlar atılmalıdır. İşte buna benzer anlamlı bir adım, Seyfo dönemine rast gelen Ermeni soykırımı tanınması, bu halkın ve bölgedeki diğer yaraların sarılmasını öngören önemli bir teklif ile geçtiğimiz günlerde HDP milletvekili Sebahat Tuncel tarafından atıldı. Ancak bu teklifte 'SEYFO' adının geçmemesi ve hatıra gelmemesi sadece Süryanileri değil, hepimizi üzdü. Sayın Tuncel'den beklentimiz, Süryani halkının ve hepimizin gönlünü almasıdır. Teklifin Ermenilerle ilgili bölümünü olduğu gibi koruyarak, Seyfo'yu da eklemesidir. 06 Aralık 2014

Գրություններեն զգալի է, որ կը վերաբերիք որպես թեմեր

Նյութի հեղինակ՝ Լուսինե Պետրոսյան
Հազիվ որեւէ մեկը կարող է հիշել դեպք, երբ Մայր Աթոռ Սբ. Էջմիածնի եւ Երուսաղեմի կամ Կոստանդնուպոլսի Հայոց Նվիրապետական Աթոռների միջեւ տարաձայնությունները հրապարակային բնույթ ստացած լինեն: Անցյալ դարի կեսերին, երբ 1956-ի Անթիլիասի դեպքերից հետո տարիներ շարունակ բացարձակապես խզված էին հարաբերությունները Մայր Աթոռ Սբ. Էջմիածնի եւ Մեծի Տանն Կիլիկիո կաթողիկոսությունների միջեւ, Երուսաղեմի Հայոց Եղիշե Տերտերյան պատրիարքն է կամրջել անդունդը եւ կազմակերպել կաթողիկոսների խորհրդանշական ձեռքսեղմումը 1963-ին:

Dink cinayetiyle ilgili ilginç iddia

Emekli Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Hrant Dink cinayetinde dış istihbaratın parmağının olduğunu iddia etti. Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen ’Sözde Ermeni Soykırımı ve Gerçekler’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Emekli Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Hrant Dink cinayetinde dış istihbarat servislerinin parmağı olduğunu söyledi.

Ermeni Toplumunun Varoluş Mücadelesinde Ermeni Etıbba Cemiyeti

Sait Çetinoğlu
Ermeni yazılı kültürü, Ermeni tabipler, sağlık kurumları ve sağlık hizmetleriyle ilgili çalışmaları, biyografi ve  şehir incelemeleri bazında kapsamlı mikro tarih  araştırmalarıyla tanıdığımız Arsen Yarman,  bu kez kurucularının pek çoğu dönemin İstanbul’unun kendi alanlarındaki en parlak hekimleri olan unutulmuş bir Ermeni sağlık kurumu Ermeni Etıbba Cemiyetini gün ışığına çıkarmış, Cemiyetin(1912-1922) faaliyetleri ve yayını Tarmana odaklanarak Ermeni Halkının zor yıllarının  varoluş mücadelesine ışık tutmaktadır.

‘Fatih Akın’ın filmi, o film değil’

Gülay Altan
Markar Esayan ile izlenimlerini, duygularını konuştuk. “Önemli ve anlamı büyük bir film. Fatih Akın’ın aldığı sorumluluk çok büyük. Her taraftan eleştirileceğini ve bu filmin asla kendi değeriyle ölçülmeyeceğini bile bile böyle bir yükün altına girmiş olması bile tek başına büyük bir iş. Görev dağıtmayı sevmem ama spor, sanat, kültür çok etkili mekanizmalar. Siyasetin tıkandığı noktaları aşmakta büyük maharet gösterebiliyorlar. Keşke bütün sanatçılarımız bütün yönetmenlerimiz, edebiyatçılarımız bu cesareti gösterebilse. İnsanların kalbinde bitiyor her şey. Kalpleri yakalamak sanatçı için çok daha kolay” diyen Esayan’ın çağrısı dileriz karşılığını bulur… Benim de hissettiğim şuydu: 1915 konusunda, 1915’i hak eden film ne zaman yapılacak? Beni tatmin edecek o filmi kim yapacak, ne zaman yapılacak? Çünkü bu film, o film değil. Bunu hissetim ama bu Fatih Akın’ın suçu değil. Muhtemelen Fatih Akın da birçok konuda dayak yiyeceğini hatta Ermeniler tarafından da eleştirileceğini bilerek girmiştir bu işe. Teknik anlamda bir uzman değilim ama hissettiklerim bunlar. Evet, bu film, o film değil. Belki bu benim beklentilerimin yüksek olmasından, belki de filmin eksikliğinden…

Bir “Ermeni Dölü” (!) :Sevan Nişanyan

Mustafa Güneş
M. Kemal, soyadı kanunu çıktığında Agop olan adına dokunmamış ancak Dilaçar soyadını vermiş, o da M. Kemal’e karşı bir jest olarak Atatürk soyadını önermişti. Yani “En Büyük Türk”ün soyadını bir Ermeni vermişti. Ne İroni değil mi?.. İşe bakın ki TRT, Dilaçar’ın vefat haberini verirken, Atatürk’ün bile dokunmadığı Agop adını (bir ırkçılık rezaleti olarak) söylemeye dili varmamış, Adil Dilaçar olarak vermiş, üstelik birkaç gerçek aydın dışında kimse rahatsız olmamış, bu faşistlik de TRT’ye kâr kalmıştı… Kader mi, trajedi mi, yoksa rezalet mi dersiniz bilemem. Ama adına Türk Dil Kurumu denilen ve 80 yıldır sırf Türk Dilini geliştirip araştırmalar yapmak adına kurulmuş olan kurum, bu süre zarfında bir türlü derli toplu bir “etimoloji sözlüğü” ortaya koyamamış; iş gene yaramaz, deli dolu ve kabına sığmaz, durumdan vazife çıkaran bir ”Ermeni Dölü”ne kalmıştır: Sevan Nişanyan.

Bir Kürt'ten Ermeniler'e açık mektup

Fatih Tunç
"Farklılıklar aradılar yüzlerimizde. Birbirimize çok benziyorduk ki düşman olmamız için ezanlar okuttular evlerinizin pencere eşiklerinde. Can sesi ile baharın Nisan ayında yağmur yerine kan akıttılar Erzurum'dan ta Ağrı dağının doruklara uzanan şafaklarına." Yüzyıllarca yaşadık aynı topraklar üzerinde. Babanıza amca, Ninenize teyze derken cehaletin inançlarında yok ettik beraberliğimizi. En iyi siz tanırsınız bizi, Ermenice bilmesek de siz Kürtçeyi  öğrenmiştiniz kimsenin anlamadığı kardeşlerinizi çaresiz kalmasın diye. Ama biz sizi anlayamamıştık belki de şaşırmıştık herkes bizi anlamıyor bunlar nasıl anlıyor düşüncesi ile ölümlerinize ortak olmuştuk sebepsiz cehalet kokan inanç vesveselerinde.

Ermenistan: Türkiye Uzattığımız Eli Kabul Ettiğinde...

İbrahim H. Aydoğan - Turkishny.com
Dışişleri Bakanı Nalbandian tarafından yapılan bir açıklamayla bir kez daha Türkiye’nin Ermenistan'a uyguladığı müeyyidelerin Ermeni halkına olan saldırgan siyasetinden kaynaklandığı gibi bir algı oluşturmaya çalışarak “topun Türkiye’nin sahasında” olduğunu ileri sürdü. Türkiye ve Ermenistan arasında işbirliğinin ancak Türkiye hazır olduğunda mümkün olacağını söyleyen Nalbandian, Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik agresif bir politika izlediğini ve Ermenistan’la diplomatik münasebet kurmayı ve hudutlarını açmayı reddettiğini iddia etti.

Azınlıklara çifte müjde

Tarık Işık
Başbakan Davutoğlu: Gökçeada Rum okulu en kısa zamanda açılacak. Azınlık vakıflarında seçim yapılmasının önündeki engeller kaldırılacak.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 5-6 Aralık'ta gerçekleştirdiği Atina ziyareti sırasında Batı Trakya Türklerinin yanı sıra Gökçeada ve İstanbullu Rumların temsilcileri ile de bir araya gelmişti.

Անհրաժեշտ է կանխել այս չարիքը

Վերջին շրջանում հայկական մամուլի էջերում հաճախ տեղ են գտնում ներեկեղեցական սկանդալների, վիճահարույց խնդիրների եւ այլ անհասկանալի երեւույթների մասին ընդարձակ հոդվածներ, որոնք տարաբնույթ խոսակցությունների դուռ են բացում հասարակության մեջ: Նման ժանրին են պատկանում նաեւ որոշ եկեղեցական այրերի բաց նամակները` ուղղված Գարեգին Բ կաթողիկոսին եւ Մայր Աթոռի պաշտոնեությանը: Այս ամենը կարծես «բնական» ընթացք է ստանում, հատկապես երբ գործին միջամուխ են լինում բարձրաստիճան եկեղեցականները:

Sözlük çalışmasına devam

Sevan Nişanyan
Bunlar 11 – 18 Kasım arası çalıştıklarımın bir kısmı. Bugün 19 Kasım. Not almazsam unutuyorum.
Sıkıntı: 17. yy’da sadece “sıkılmış meyve suyu” anlamında. “Dert, kasvet” anlamı 19. yy’da mevcut. Dişlek eskiden “dişlenmiş” demekken sonradan “dişi eksik”. Düzgün 19. yy’dan önce sadece “preparat, kimyasal karışım, kozmetik madde, göz sürmesi”; düzülmüş şey gibi. 1876’da Vefik Paşa üçüncü yahut dördüncü anlam olarak “muntazam” demiş.

Şengal'den Bakınca The Cut - Kesik Dilin Anlattığı

Cihad İlbaş
Kılıç Nazaret’in canını değil ama sesini almıştır. Kim bilir, belki de sesini alan kılıç değil yaşadıklarının kendisidir. Biliriz, IŞİD vahşetinden kaçan Şengalliler arasında hala konuşamayanlar var. Geçen(?) 99 yılın ardından, Ermeni Soykırımı’nın bir provası bu yıl Şengal ve Kobanê’de, bu kez İttihatçılar tarafından değil, Ortadoğu’nun yarım asırlık fenomeni fundementalist faşizm tarafından yapıldı. Fatih Akın’ın filmi The Cut, bu yıl gördüğümüz “sahne”lerle, hiç de uzak olmayan bir hikaye

Hasan Cemal ve içimizden çıkabilecek nice Hasan Cemaller Ermeni Soykırımı Yalanıyla mücadelemize asla sekte vuramaz!

Talat Paşa Komitesi Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin'in Azerbaycan haber portalı vesti.az'da Hasan Cemal'in Ermenistan'da Ermenice basılan ve geçen gün Hasan Cemal'in katılımıyla Erivan'da düzenlenen tanıtım toplantısıyla ilgili röportajı Rusça yayımlandı… Tabii Hasan Cemal’in kitabının Ermeniler tarafından psikolojik savaş amaçlı ve algı yönetimi için kullanılması bizim açımızdan tasvip edilecek bir şey değil. Ancak söz konusu kitabın Ermenistan'da yayınlanması ve Hasan Cemalin Erivan’ı ziyareti, Ermeni yalanlarına karşı Türkiye’nin mücadelesini etkilemeyecektir. Bizim bu emperyalist yalana karşı argümanlarımız gerçekleri ve doğruları içeriyor. Türkiye’nin bu konudaki mücadelesi Hasan Cemal ve içimizden çıkabilecek nice Hasan Cemallerin, kafası karışıkların aleyhteki bütün faaliyetlerine rağmen büyük bir başarıyla sürecektir. Bu konudan hiç kimse şüphe etmemelidir. Hasan Cemaller Türkiye’nin bu konudaki mücadelesine asla sekte vuramazlar. Yaptıklarıyla kalırlar ve anılırlar. (Bu isimdeki komiteden başka ne beklenir? HYETERT)

Worldwide Reading for Armenian Genocide Centenary Planned for April 21, 2015

By Muriel Mirak-Weissbach
Among the numerous initiatives launched to commemorate the Centenary of the Armenian Genocide is a reading of Armenian literary works on a grand scale. Organized by two cultural institutions in Germany, the initiative will honor the memory of Armenian intellectuals rounded up and killed on April 24, 1915, by presenting public readings of their works and those of later writers. On Nov. 20, at the Bundespressekonferenz in Berlin, Dr. Rolf Hosfeld, director of the Lepsiushaus, and Ulrich Schreiber of the International Literature Festival Berlin, presented the initiative to representatives of the international press.

Tarık, Lüsi ve yakın tarih

Serkan Kara  / kitap.eki@aksam.com.tr
Romanlarını toplumsal olaylar etrafında kurgulayan Vedat Türkali, geçmişi travmalarla dolu iki gencin aşkını anlattığı romanında, hikâyenin temelini, Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananlar ile 1915 Ermeni Tehciri ve bu olaylar sırasında İttihat ve Terakki’nin rolü üzerine kuruyor.

Başkan Barzani azınlıkları koruma sözü verdi

Başkan Barzani bugün, Erbil’e bağlı Pirmam’daki (Selahaddin) Başkanlık Ofisi’nde Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’nun Türkmen, Keldani, Asuri, Süryani ve Ermeni temsilcilerini kabul etti. Kürdistan Bölgesi Başkanlığı’nın web sayfasından yapılan açıklamada, Başkan Barzani’nin, azınlık temsilcilerinin Yüksek Seçim Komisyonu’na ilişkin taleplerini desteklediği belirtildi. Barzani’nin, “Parlamentonun komisyon üyelerinin sağlıklı bir şekilde belirlenmediğini ve bunun Kürdistan Bölgesi’nin konumuna zarar vereceğini” belirttiği iletildi.

Türkiye Ve Ermeni Hayaleti / Fantome Armenien

15 Aralık /  Saat 19:00 
Konuşmacı: Laure Marchand
Moderatör: Cengiz Aktar
Fransız Kültür Merkezi, yakın zamanda İletişim yayınlarından Türkçe’ye çevrilen “Türkiye ve Ermeni Hayaleti” (Actes Sud 2013) kitabının yazarlarından Laure Marchand (Le Figaro) ile gerçekleşen bir söyleşiye ev sahipliği yapıyor.

Tan gazetesini yakıp yıkmışlardı...

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Yayıncılar Birliği, Tarih Vakfı'nın desteğiyle açılan ve Cağaloğlu Yokuşu'nun başında yer alan "Yokuşun Başı-Demokrasi Mücadelesinde Tan Gazetesi 1935-1945." sergisi 31 Mayıs 2015'e kadar devam edecek. 4 Aralık 1945'te o dönemin en çok satan yayın organlarından Tan gazetesi ve matbaası kışkırtılmış bir grup üniversite öğrencisi tarafından vahşice basılıp, yok edilmişti… İstanbul Üniversitesi bahçesinde toplanan gençler iktidarın yönlendirdiği karanlık kişiler tarafından Tan gazetesine saldırdılar.  Gençlerin arasında sonradan değişik siyasi pozisyonlarda olacak ilginç isimler de yer almıştı: Orhan Birgit, Süleyman Demirel, Ali İhsan Göğüş, İlhan Selçuk vb...

Malta Referansı

Sait Çetinoğlu 
Vartkes Yeghiayan, hazırladığı Malta Belgelerinin[1] girişine; Babam Boğos Yeghiayan’ın ve mezalimden sağ kurtulup yetimliğin acısını çeken kuşağa mensup Ermenilerin anısına …Bu fırsatta babamın kuşağının biz çocukları için yaptıkları her şeye teşekkür ediyor ve bu suçluları teşhirde bu kadar geç kaldığımız için özür diliyorum. Sözleriyle başlar. Malta- Belgeleri Yeghiayan’ın bu çalışması yakın tarihimizin en önemli olaylarından olan ama bir o kadar da uzak durduğunuz Ermeni Soykırımı’nın üstündeki sis perdesini aralayan dökümanlarından biri kuşkusuz Malta Belgeleridir.

Ermeni Kültür İzleri Söyleşi

İnsan Hakları Haftası çerçevesinde, Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonumuzun Etkinliği:  15 Aralık 2014 Pazartesi Günü, saat 19.00'da Cezayir Toplantı Salonunda Zakarya Mildanoğlu bir sunum ve söyleşi gerçekleştirecek. Basını ve dostları bekliyoruz.