Etiketler

2015’te Batı-Erdoğan ilişkilerinde iki muhtemel yol -1-

Ümit Özdağ / uozdag61@gmail.com
Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı makamına geçtikten sonra parti içindeki gerilimleri de göz önünde tutarak, dışarıda ABD ve AB ile içeride cemaat ve büyük sermaye grupları ile eş zamanlı olarak çatışarak, iktidarını sürdürmesinin mümkün olmadığını düşünebilir. Bu noktada ABD ve AB’nin kendisine yönelik politikalarını yumuşatmak amacı ile bazı stratejik adımlar atabilir… ABD, Ermeni sözde soykırımı iddialarının kabul edilmesini talep etmektedir. V. Nuland’dan önce görev yapan P. Gordon’ın öncelikli dosyasının bu olduğu bilinmektedir. (Hürriyet,16 Şubat 2014, Tolga Tanış, Türkiye Ne Verecek?) 2015 Nisan’ı yaklaşırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin Ermeni propaganda ve saldırılarına karşı mücadele etmek için hiçbir hazırlığı yoktur. Çünkü bu aşamada Ermeni tezleri ile mücadele etmek değil, Ermenistan ve Ermeni diasporasını tatmin edecek bir çözümün fikri alt yapısının hazırlanması ön plana çıkıyor görünmektedir. Davutoğlu’nun 2013’te Ermenistan ziyareti sırasında tehciri  “gayriinsani”  diyerek eleştirmesi, 15 Nisan 2014’te Başbakan Erdoğan’ın yayınladığı bildiride tehcir için gayriinsani nitelemesini kullanması, bir taviz politikasının girişini oluşturuyor olabilir.

Ahmet Davutoğlu, azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle bir araya geldi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, azınlık cemaatleri temsilcileriyle buluşmasında, "Bütün dünyaya, hangi türden olursa olsun ötekileştirme ve zulme karşı ortak sesimizi duyurmak lazım" mesajını verdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da gayrimüslim azınlık cemaatlerinin temsilcileriyle yemekte bir araya geldi. Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi'nde basına kapalı gerçekleşen yemek, yaklaşık 3,5 saat sürdü.  Yemeğe, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Rum Ortodoks Patrik Vekili Peter Stefanos, Türkiye Keldani Katolik Cemaati Ruhani Reisi Francois Yakan, Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul ve Ankara Metropoliti Yusuf Çetin, Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Mehmet Paçacı, Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Ermeni Katolik Başpiskoposu Levan Zekiyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva ve Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan katıldı.

Եկեղեցի՞, թէ՞ Մզկիթ

ԲԱՑ ՆԱՄԱԿ Առ Բարձր. Տ. Արամ Ս. Արք. Աթէշեան
Պոլսոյ Պատրիարքական Ընդհանուր Փոխանորդ
Սոյն բաց նամակին վերնագիրը, առաջին հայեացքով, վստահաբար խորթ թուի ընթերցողին: Այս գրութեան պատճառը առաւել եւս խորթ է: Վերջերս ընկերային լրատուամիջոցներուն՝ facebook-ի https://www.facebook.com/video.php?v=1461390254100019&set=vb.100006871744964&type=2&theater Նշեմ, որ Facebook-ի վրայ տեղադրուած այս տեսերիզը աւելի ամբողջական պատկերացում կու տայ ընթերցողին:) եւ youtube-ի (https://www.youtube.com/watch?v=NlwxCWdxlHg https://www.youtube.com/watch?v=gO6VXWFHvDU) վրայ տեղադրուած է Պոլսոյ Օրթագիւղ թաղամասի հայոց Սուրբ Աստուածածին եկեղեցւոյ խորանին առջեւ, «Կանանց Դասավվուվ» երգչախումբին ընկերակցութեամբ, «Շէպ-ի-Արուս»ի թուրք սուֆի Տերվիշ կրօնականներու ելոյթին տեսերիզը (հատուածաբար):

1937-38 Dersim Katliamında Ermeniler-Kazım Gündoğan

Biz, “Dersim ve Dersim’in Kayıp Kızları” kapsamındaki çalışmamızı genişletirken yalnız 1937-1938′in değil, 1915′in de mağdurları olan Ermenilerden yetim kalan, Alevileşen, Müslümanlaşan ve her biri ötekinden çileli yaşam süren insanlarımızın yaşam öykülerini topladık. Esas olarak onların öykülerini paylaşacağız. Burada tarihsel arka plana değinmek isterdik, ancak sınırlı zaman içinde mümkün olmayacak. Şunu söyleyebiliriz ki, çalışmamıza konu olan Dersim Ermenileri bugünlere ulaşan etnik grupların en eskisidirler. Dersimi kapsayan yukarı Fırat havzasında Urartu devletinin yıkılış aşamasından beri varlığı belirgin olan Ermeniler en az 2.600 yıllık geçmişe sahiptir.

Yunan tarihçiler soykırım yasasını reddetti

Yunanistan Parlamentosu’nun kabul ettiği sözde Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasaya 152 Yunan tarihçi bildiriyle karşı çıktı. Meclisten geçen yasanın 2. maddesine itiraz eden tarihçiler, ‘Bu, fikir özgürlüğüne aykırı” dedi. Talat Paşa Komitesi 9 Ocak’ta, Yunanistan hükümetinin çıkardığı “soykırım” suçunu inkarı suç  kabul eden yasayı çiğnemek üzere Atina gidiyor. Yunanistan’ın önde gelen 152 tarihçi ve akademisyeni, 9 Eylül 2014 günü Yunan Parlamentosu’nda kabul edilen “Irkçılıkla mücadele” yasanın 2’nci maddesinin geri çekilmesini talep eden bir bildiri yayınladı.

Ermenistan, Avrasya Ekonomik Birliği'nde

Rusya, Belarus ve Kazakistan'ın oluşturduğu Avrasya Ekonomik Birliği'ne, Ermenistan da 2 Ocak'ta resmen üye oldu. Şu anda dört eski Sovyet cumhuriyetinden oluşan ekonomik birliğe, 2015 yılı içinde Kırgızistan'ın da katılması bekleniyor.

İsveç’te ‘Ermeni Soykırımı’nı reddetmek suç değil

Abdullah Gürgün
İsveç Mahkemesi Yargıcı Linda Mohlin, ‘Ermeni soykırımını reddetmek suç değil’ dedi. Karar İsveç’te yayın yapan Türk yayın organlarının soykırımı reddeden haberlerinin şikayet edilmesi üzerine alındı…Bir halk grubu tarafından rahatsız edici ya da doğrudan yanıltıcı olarak anlaşılan ifadeler için bile ceza gerektiren bölgenin sınırlarını ihlal edinceye dek geniş bir alan vardır. Hükümet Adalet Müfettişi bunlardan hareketle yazılarda -şikayetçinin anlattığı şekliyle- halk grubuna karşı kışkırtma suçu olmadığı görüşüne varmıştır. İçerik başka herhangi bir basın yayın suçu da içerdiği de düşünülemez. Bu nedenle ön kovuşturma başlatılmayacaktır. (Şikayetçinin anlattığına bakmak gerekmez mi? HYETERT)

Zorlu bir dönemde ekonomik birlik

Moskova Ekonomi Okulu'ndan ticaret politikası profesörü Aleksey Portanski, “Durum cesaret verici değil. Entegrasyonun bu evresinde olumlu kazanımlar olması gerek... Son dönemde, Rusya'nın partnerleriyle ilişkisinde zorluklar görüyoruz. Belarus ile ürünlerin geçişi, Kazakistan ile Rusya'ya elektrik ve kömür gönderimi konusunda tartışmalar söz konusu“ şeklinde konuşuyor. Ayrıca Kırgızistan ve Ermenistan'ın da katılımıyla, birliğin gayri safi yurt içi hâsılasının yüzde 80 kadarını, Rusya oluşturacak ve bu da entegrasyonun ana yükünü taşımasına neden olacak. Portanski, “Bu hâlihazırda Belarus'a yapılan mali yardımlar ve sürekli tavizlerde görülüyor. Bunu, Kırgızistan ve Ermenistan'a yönelik tavizler izleyecek. Birliğe her yeni katılım Moskova için masraf anlamına gelecek“ diyor.

Bir zamanlar Yahudi Ermeni Rum milletvekilleri vardı

Muzaffer Ayhan Kara yazdı:
Bir zamanlar Yahudi Ermeni Rum milletvekilleri vardı
Cumhuriyet tarihi boyunca Yahudi, Ermeni ve Rum yurttaşlarımızdan kimler milletvekili olmuştu? Atatürk ve İnönü döneminin, yani CHP tek parti döneminin azınlıklara politik arenada oldukça önem verdikleri görülüyor. Çok partili dönemde de 1950-1960 arasında CHP ve DP’nin yine listelerinde azınlık milletvekili adaylarına yer verdiklerini ve bunların bir kısmının da seçilerek TBMM’ye girdiğini görüyoruz. Zaman zaman basında yer alan haberlerden derlediğim listeye bakıyorum, kimler gelmiş, kimler geçmiş… Bu arada belirtmeliyim ki, İsrail devletinin kurulduğu 1948’i izleyen yıllarda ve 6-7 Eylül olayları sonrası olsun, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında olsun Yahudi, Ermeni ve Rum cemaatinden epeyce bir yurttaş İsrail’e, Yunanistan’a, başta Fransa ve ABD olmak üzere yabancı ülkelere göçtü.

İHH/Bülent Yıldırım: “Yahudiler, 1950’lere kadar bizim arşivlere ellerini kollarını sallaya sallaya giriyorlarmış”…

Anadolu Ajansı haberine göre Bülent Yıldırım, İHH tarafından Gaziantep’te düzenlenen “Kudüs ve Etekleri” konulu “konferansta”, 1950’li yıllara kadar Osmanlıca yazılı evrakların kütüphanelerden çalındığını tespit ettiklerini iddia etti. Kütüphanedeki evrakların Avrupa’ya götürüldüğünü ve Yahudilerce kullanıldığını öne süren Yıldırım, nefret körükleme söylemini bir kez daha sergiledi.

Başbakan Davutoğlu Gayrimüslimlerle Yeni Yıl Yemeğinde

Başbakan Davutoğlu Dolmabahçe Sarayı'nda bugün Hristiyan ve Musevi temsilcileriyle bir araya gelecek. Yemeğin Mevlit Kandili'yle aynı güne denk gelmesi dikkat çekti.Başbakan Ahmet Davutoğlu 2015'e sürpriz yaparak girdi. Davutoğlu, programda olmayan bir yemekle Dolmabahçe Sarayı'nda bugün Hristiyan ve Musevi azınlık temsilcileri ile yeni yıl yemeğinde bir araya gelecek. Yemeğin Mevlit Kandili'yle aynı güne denk gelmesi dikkat çekti. Yemeğe, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patrikliği Ruhani Meclis Başkanı Aram Ateşyan ile Türkiye Musevileri Hahambaşısı İsak Haleva da katılacak.

2015 Önemli Olaylara ve Gelişmelere Gebe

Ercan Kanar /  ercankanar@hotmail.com
2015 Nisan’ı Ermeni soykırımının 100. yılı. Her türden milliyetçiler, ırkçılar yine salyalarını akıtacaklar. “İsyan vardı veya düşmanla işbirliği yaptılar veya onlar katlettiler veya karşılıklı oldu” gibi utanmazca yalanlarını süslemeye çalışacaklar. Ama artık dünya alem biliyor ki mızrak çuvala sığmıyor. Soykırım kavramı ilk kez Polonya’lı hukukçu Raphael Lemkin tarafından 1943 yılında Yahudi’lere yönelik holocaust uygulamasının daha önceki imha ve katliamlardan farklılığını sergilemek amacıyla oluşturulmuş ve ilk kez yine Lemkin tarafından kitabında kullanmıştır. Kavram Yunanca “genos” (ırk, aşiret, kabile) ile Latince “Cide” (öldürmek) sözcüğünün birleşiminden oluşmuştur. Soykırım suçu 1948 tarihli “BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme” ile tanımlanmıştır.

Artık Avrasya Ekonomik Birliği var

Rusya, Belarus ve Kazakistan’ın kurduğu, Ermenistan ve Kırgızistan’ın da dahil olacağı Avrasya Ekonomik Birliği, oluşumunu tamamladı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 40’a yakın ülke de Avrasya Ekonomik Birliği ile serbest ticaret anlaşması imzalamak istiyor. Hedef: Siyasal birliktelik. Eski Sovyet ülkelerinde mal, hizmet ve paranın serbest dolaşımını öngören Avrasya Ekonomik Birliği bugünden itibaren aktif hale geliyor. Birliğin derinleşmesi yönünde atılacak adımlar 3-10 yıllık süreler içinde tamamlanacak. Rusya, Belarus ve Kazakistan’ın oluşturduğu yapıya Ermenistan ve Kırgızistan da dahil olacak.

Serj Sarkisyan’ın Yeni Yıl kutlama mesajı

Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Ermenistan devlet televizyonundan yaptığı konuşmayla yurttaşların yeni yılını kutladı. Cumhurbaşkanı şunları söyledi: «Sevgili yurttalar! Geçen yılda seyrimize devam ettik, inşa etmeye devam ettik, toplum ve devlet olarak yenilenmeye ve gelişmeye devam ettik. 2014 yılı dünyada meydana gelen fırtınalı olaylarla dikkat çektik. Ne yazık ki bu fırtınalar henüz tamamıyla sakinleşmemiştir. Sadece bir yıl önce olayların bu hızda gelişeceğini ve ne kadar olumsuz sonuçları olabileceğini belki de çok az kişi tasavvur etmekteydi.

Batı Ermenicesi - Doğu Ermenicesi

Bedo Gesaratsi
"Doğu Ermenileri" ve "Batı Ermenileri" gibi etiketler kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınmaya çalışsam da, ne yazık ki bu metnin ele almaya çalışacağı konu sebebiyle buna mecbur olacağım. Buna benzer etiketler kullandığınızda, ironik bir şekilde "AYRILIK" yaratmaya da mahkum edilirsiniz. Halbuki varlığını gezegenimizin neresinde sürdürmeye çalışıyor olursa olsun, sadece tek bir Ermeni Milleti vardır ve dili de Ermenice'dir ; farklı lehçeler, şiveler ve ağızlar gibi zenginliklerimiz ise bu gerçeği değiştirmez ; aksine pekiştirir.

Ermeni Lobisi, 2015'te Obama'ya Baskıyı Artıracak

ABD'de 2015 yılında özellikle Türkiye'yi yakından ilgilendiren bir konu da 1915 olaylarının 100. yıl dönümü olması sebebiyle ABD'deki Ermeni lobisinin Türkiye aleyhtarı faaliyetlerini ve Obama yönetimi ile Kongre üzerindeki baskılarını artırması ihtimali. Ermeni lobisinin, 2015'in 1915 olaylarının 100. yıl dönümü olmasını fırsat bilerek Obama'ya 24 Nisan açıklamasında "soykırım" sözcüğünü kullanması için her türlü baskıyı uygulaması, bunun yanında da Kongre'de Ermeni tezlerini destekleyen tasarıların gündeme getirilmesine yönelik çabalarına hız vermesi yüksek olasılık.

Türk Yahudileri: Yıl Bitti Biz de Bittik! Ama Neden?

Mois Gabay aslında kibarca “Türk Yahudileri gidiyor!” haykırışını duyurmak istedi. “Okulumuz mezunlarının [UÖML] bu sene yüzde 10’u, cemaat genelinde de lise mezunlarının yüzde 37’si bu yıl eğitimine yurtdışındaki üniversitelerde devam etmeyi seçti”  gözleminden çıkan sonuç kaygısını dile getiren bu yazı yurt dışında medyalarda da aktarıldı. Yaklaşık bir asırdır erimekte olan Azınlıklar nüfusunda Rumlardan sonra nesli tükenmekte olan ikinci gayrimüslim toplum Yahudiler mi?  Şalom’da, başka bir deyişle Cemaat ileri gelenlerince tescilli bu yazının yayınlanmış olması belli bir “SON” a yaklaşmış olmanın kaygısının resmi ilanı. Bir anlamda son 12 yıllık “Politik İslamcılık” ideolojisi yörüngesinde Türk Yahudilerinin “Yaşama Alanı” daraldıkça daraltıldı.

Noel Bayramı ve Yeni Yıl Kutlaması

Kemal Bülbül
“Yılbaşı” dedim de kimilerinde bir “Yılbaşı” düşmanlığıdır gidiyor! Neymiş “Gavurların bayramıymış!” Bilindiği gibi “Yılbaşı” Hıristiyanlar tarafından miladi takvime göre İsa Mesih’in “Doğum günü” olarak kabul edilir. “Doğum günü” kavramı Hıristiyani bir kavramdır. İslam Aleminde doğum günü kutlaması yapılmaz. Ama sormak gerek; bu “Kutlu doğum haftası” neyin nesi? Görüldü ki “Doğum Günü” nedeniyle yapılan kutlama, anma, hatırlama vb. programlar etkili oluyor o zaman “Biz de Kutlu Doğum Haftası yapalım!” dediler. Egemen tekçi ve Türk/İslamcı anlayış nedeniyle Türkiye’de yaşayan Hıristiyan canlarımız Noel Bayramlarını bile özgürce, gönüllerince kutlayamıyorlar! Kiliselerde kutlama ve ayin yapıyorlar ama Avrupa’daki gibi sokakta, meydanlarda kutlama yapamıyorlar. Biz Alevilerde İsa Mesih ve Meryem Ana çok değer bulur ve kutsallarımızdandır.

3 bin 300 Suriyeli Ermeni Ermenistan vatandaşı oldu

Ermenistan Diaspora Bakanı Hranuş Hakobyan, 2014 yılında 3 bin 300 Suriyeli Ermeni’nin Ermenistan vatandaşı olduğunu açıkladı. Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Diaspora Bakanı Hakobyan, Diaspora Ermenileri Entegrasyonu Programı hakkında bilgi verdi ve 2014 yılının Ocak-Ekim ayları arasında 3 bin 300 Suriyeli Ermeni’nin vatandaşlık aldığını belirtti.

The Armenian genocide Seeing through fire / Untangling the hatred between Turks and Armenians

There Was and There Was Not. By Meline Toumani. Metropolitan Books; 304 pages; $28. Buy from Amazon.com
Annıversaries have become the party theme of our time, especially over the past year, as the world was reminded of the start of the first world war. At least two further historic moments will be marked in 2015. One is the battle of Waterloo, which on June 18th will be accompanied by triumphal chest-beating (at least in Britain). Elsewhere, the centenary of the Armenian genocide is likely to arouse rage as well as recrimination.

Yılbaşı Hristiyan Geleneği İlanı

Afyonkarahisar'da çeşitli sivil toplum kuruluşları, kentin bazı noktalarındaki açık hava reklam alanlarına astırdığı ilanlarda, Yılbaşı kutlamanın Hristiyanlara ilişkin bir gelenek olduğu ve Müslümanların kutlamasının hata olduğuna dikkati çekti. Afyonkarahisar'da aralarında İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), Ensar Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği ile Ülkü Ocakları'nın da yer aldığı bir grup Sivil Toplum Kuruluşu, yılbaşını kutlamanın Hristiyan geleneği olduğuna dikkati çekmek amacıyla açık hava reklam alanlarına ilan verdi. Yılbaşı süslemeleri ve Noel Baba figürlerinin kullanıldığı ilanda, Hz. Ömer'in 'Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce kendi amellerinizi tartınız' sözüyle Noel Baba'nın ağzından 'Biz Müslüman değiliz de kutluyoruz. ya siz sebep bizim bayramımızı kutluyorsunuz?' ifadelerine yer verildi.

Ergen; "Yeni yıla ibadet ederek girelim"

Sarayönü Müftüsü Hüseyin Ergen, Son yüzyılda batıdan ve Avrupa ülkelerinden dinimizde yeri olmayan bazı uygulamalar ne yazık ki ülkemizde de yerleşmeye başladı. Yılbaşı kutlamaları adı altında yapılan dinimize aykırı davranışlar, yılbaşı piyangosu ve ikramiyesi adı altında bilet satışları, içki, kumar, özel yemekler vs. birçok yanlış davranış sanki normalmiş gibi karşılanmaya başlandı. Bankaların faiz uygulamalarını televizyon ve bilbord reklamlarıyla artık yadırgamaz olduk. Halbuki Müslüman'ın asla gayrimüslim toplumlara benzememesi gerekir.  (Bak sen işe, bizimkiler de farklı olmak istemiyoruz diyor. HYETERT)

90'ların Hak Mücadeleleri/ Barış için 1 Milyon İmza Yağdı

Esra Koç
Ülkede her gün kan dökülüyor, bir savaş yaşanıyor ama savaşa savaş demek suç sayılıyordu. Barış İçin 1 Milyon İmza Girişimi böyle bir ortamda doğdu. Doksanlı yılların karanlığı içinde faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar olanca hızıyla sürerken ''teröristlere'' yataklık iddiası ile köyler boşaltılıyor, insanlar çoluk çocuk yaşlı genç yurtlarından edilerek Anadolu’nun dört bir tarafına gönderilerek dillerini bile konuşamadıkları yerlerde yaşamaya zorlanıyordu.

"Türk-Ermeni İlişkileri Sempozyumu” düzenleniyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Ocakları İstanbul Şubesi ve İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nün işbirliği ile, “19-20. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri Sempozyumu” düzenleniyor... Sempozyumun açılış programı, 5 Ocak 2015 Pazartesi günü, İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda saat 09.30’da başlayacak.

Շնորհաւոր Նոր Տարի - Yeni Yılınız Kutlu Olsun-Happy New Year- Bonne Annee- Prosit Neujahr- С Новым Годом



Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի Կոնդակը Հայոց Ցեղասպանութեան 100րդ Տարելիցի Առիթով

Դեկտեմբերի 28ին Մայր Աթոռ Սուրբ Էջմիածնում եւ Հայաստանեայց Առաքելական Ս. եկեղեցու բոլոր եկեղեցիներում Ս. պատարագի ընթացքում հրապարակուեց Հայոց Ցեղասպանութեան 100ամեայ տարելիցի առիթով Գարեգին Բ. ծայրագոյն պատրիարք եւ Ամենայն Հայոց կաթողիկոսի Սրբատառ կոն-դակը:

Surp Haç Tıbrevank


Ամանորեան Ողջոյններ – New Year Greetings – 2015


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 1915 olaylarıyla ilgili olarak Ermeni tezlerine karşı insani hassasiyetlerle çok yönlü çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Neşe Sarıdoğan
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Ermeni iddialarının üçüncü ülkelerle ilişkilerimizi rehin almasına izin verilmemesi için, ilkeli tutumumuz muhataplarımıza sürekli olarak aktarılmakta, 1915 olayları konusunda adil bir hafızaya ulaşılması gerektiği vurgulanmaktadır” …“Gayemiz, gerek Ermeni tarafını, gerek konuyu layıkıyla değerlendirmeyen/değerlendirmeyi tercih etmeyen üçüncü tarafları sağduyu ve hakkaniyet zeminine çekmektir dedi.

Year in Review and New Year and Christmas Schedule of Services

Western Diocese  of the Armenian Church of North America
Each year is a new journey in our God-given lives. Each journey becomes meaningful when we enrich our spirituality with the love of God and become the living message of peace in the life of the world. We live in a world where turmoil and suffering increases everyday. Thus, we ought to counterbalance by living a prayerful life and reaching out to all people in sharing our God-given gifts especially with those who are deprived of love, care and friendship.

90'ların Hak Mücadeleleri / Başka Bir Medya Mümkün Dediler...

Nadire Mater
90'lı yılların baskıcı medya ortamında nefes alma alanları açan girişimler de oldu... Sokak Dergisi, Özgür Gündem, Pazartesi, Evrensel, Agos, Açık Radyo ve bianet bunlardan bazılarıydı. Başbakan- cumhurbaşkanı Turgut Özal iki buçuk gazete yeter, diyordu. Durum Özal’ın bile hayallerini zorlayacak yere geldi. Ne zaman ‘’mühim’’ bir şey oldu, basın aralarındaki seviyesi sorunlu inanılmaz kavgaları derhal bir yana bıraktı, tek bir ses oldu.

Yılbaşı ve Güzel Yemekler

İnsanlar midelerini besledikleri oranda belleklerini beslemiş olsalar dünyada süregiden sorunların büyük kısmı ortadan kalkar.
1-Yaşam için gıda zorunlu ihtiyaçtır. Yeterli gıda temin edemeyen canlılar yaşamlarını sürdüremezler.  

Շնորհաւոր Նոր Տարի - Yeni Yılınız Kutlu Olsun-Happy New Year- Bonne Annee- Prosit Neujahr- С Новым Годом

'Ermeni soykırımı, Anadolu’nun Büyük Felâketi bu topraklardaki tabuların anasıdır'

Cengiz Aktar, 2015'e girerken yüzleşmeyi yazdı
 Taraf gazetesi yazarı Cengiz Aktar, 2015'e girerken Ermeni Soykırımı tartışmalarını yazdı. "Ermeni soykırımıyla yüzleşilmediği sürece bu lanet üzerimizde olacak" diyen Aktar'ın '2015'e girerken' başlıklı yazısı şöyle: Kim bilir, başımıza çökmüş olan bunca kötülük, bitmeyen toplu kıyımlar, belimizi bir türlü doğrultamıyor olmamız, yüz yıllık âh ile yüz yıllık yalanın lânetidir. Ne dersiniz? Bu topraklarda inleyerek can veren, mezarsız, tabutsuz, duasız sabilerin, kadın, erkek silâhsız Ermenilerin bedduasıdır belki. Rumlar, Süryaniler akabinde Alevîler, Kürtlerle birlikte bütün karayazılı vatandaşlarımızın azap içindeki ruhlarının, yüz yıldır semalarda süzülen hayaletlerinin ruhlarımızda yarattığı kasırgalardır.

Վահան Յովհաննիսեանի Յուղարկաւորութիւնը Տեղի Պիտի Ունենայ 3 Յունուարին

ԵՐԵՒԱՆ.– Վարչապետ Յովիկ Աբրահամեանի գլխաւորութեամբ՝ կառավարութեան դահլիճին մէջ տեղի ունեցած է Գերմանիոյ մօտ Հայաստանի արտակարգ եւ լիազօր դեսպան, Հայ Յեղափոխական Դաշնակցութեան Բիւրոյի անդամ, հասարակական-քաղաքական գործիչ Վահան Յովհաննիսեանի մահուան առիթով ստեղծուած կառավարական յանձնաժողովի նիստը: Նիստին ընթացքին որոշուած է, որ Վահան Յովհաննիսեանի հոգեհանգիստը տեղի պիտի ունենայ 2 Յունուար 2015ին՝ ժամը 17:00ին (Երեւանի ժամանակացոյցով), Նոր Նորքի 5րդ զանգուածի Ս. Սարգիս եկեղեցւոյ մէջ, իսկ վերջին հրաժեշտի արարողութիւնը՝ 3 Յունուարին՝ ժամը 11:00-13:00, Կոմիտասի անուան կամերային երաժշտութեան տան մէջ, ապա յուղարկաւորութեան արարողութիւնը պիտի կատարուի Երեւանի քաղաքային պանթէոնին մէջ:

90'ların Hak Mücadeleleri / Barış İçin 1 Milyon İmza

Nesrin Aslan
"Barış İçin Bir Milyon İmza Kampanyası” 8 Ekim 1997'de Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde geniş ve renkli bir katılımla başladı. 300 kişinin imzasıyla yola çıkıldı, sözcülüğü Eşber Yağmurdereli’ye verildi. Doksanlı yıllarda böyle işlerin mutfağında biri olarak "Barış İçin Bir Milyon İmza Kampanyası" hakkında bir yazı yazmam istenince sadece kampanyayı anlatmanın yetmeyeceğini, politik açıdan olayın geçtiği yer ve zamanın bilinmesinin önemli olduğunu düşündüm. Bu bakımdan -yazıyı biraz uzatmak pahasına- birkaç önemli durumun altını çizmekte yarar var.

Ab Dönem Başkanlığı Letonya'ya Geçiyor

Letonya, AB dönem başkanlığını 1 Ocak'ta İtalya'dan devralacak. AB'ye 2004 yılında üye olan Baltık ülkesinin 6 aylık dönem başkanlığı süresince en önemli etkinliği, 21-22 Mayıs'ta Riga'da düzenlenecek Doğu Ortaklığı Zirvesi olacak. Ukrayna, Moldova, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Belarus ile AB arasındaki ekonomik ve siyasi bağların güçlendirilmesini hedefleyen zirvede, Rusya'nın bölge ülkeleri üzerindeki ağırlığını dengeleme arayışı öne çıkacak.

Armenia Fund USA


Yılın ikinci dört aylık döneminde, en çok Yahudiler hakkında nefret söylemine rastlandı…

Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Dil Mayıs-Ağustos 2014 Raporunda içerik sayısı bakımından hakkında en çok nefret söylemi üretilen ilk üç grup; Yahudiler, Ermeniler ve Hıristiyanlar, önceki dönemlerde birbirine yakın sayılara sahip olurken, bu dönem Yahudiler ve Ermeniler hakkında nefret söylemi üretilen içerik sayısı hemen arkalarından gelen grubun (Hıristiyanların) iki ila beş katı kadar fazla oldu. Hakkında en çok nefret söylemi üretilen grupların değişmemiş olmasıysa dikkat çekici. Bununla birlikte, gündemin nefret söylemi üzerindeki etkisi açısından bu dönem, çarpıcı bir örnek oluşturmakta.

Commemorate The Centennial of The Armenian Genocide In Diyarbakir, 22-24 April, 2015 Call to All Armenians And Friends

Why Diyarbakir (Dikranagerd)?
The Gomidas Institute, with the support of the Turkish Human Rights Association, is organising a series of commemorative events in Diyarbakir between April 22-24, 2015 to mark the centennial of the Armenian Genocide. The focus on Diyarbakir is for good historical and political reasons.

Agop Dilaçar ve Türkçe (Atatürkçü, Ermeni Bir Yurtsever!)

Yazan Prof. Dr. Kemal Arı
 Adı Agop…
Soyadı Dilaçar…
“Dilaçar” adını ona Atatürk vermişti.  Türkçe’nin bilinen en önemli uzmanlarından biriydi. Atatürk dönemini yaşamış bir cumhuriyet kuşağıydı.
Kendisi, Ermeni kökenli bir Türkiye yurttaşıydı. Türk Dili’nin tam bir tutkunu ve belki de dilin en iyi bileniydi.

Tuzağa düşmeyelim

Mehmet Söğüt
Bugünlerde Ermeni Katliamı ve PKK’li yöneticilerinin bazı açıklamaları çarpıtılıyor. Bu bizi derinden üzüyor. Ahmet Türk, İsveç’te Hamidiye Alayları ve bazı Kürt aşiretlerinin Ermenilere uyguladıkları vahşetlerden dolayı özür dilemişti. Sayın Türk’ün özrü yerindedir. Vicdanlı her Kürt’te bu özrün arkasında durur. Yalnız Türk medyası bu özrü çarpıttı. Sanki bu vahşeti Kürtler yapmış gibi gösterdi. Türk medyasının en büyük meziyeti yalan yazmaktır. Kısacası onlardan da bu beklenir. Yalnız Ermeni arkadaşlarımızın bu haberin üstüne atlamasını anlamıyorum. Yeni Akit Gazetesi gibi bir kontra gazetesini dikkate almak, ancak ezilen insanlarımızı üzer.

Շնորհաւոր Նոր Տարի - Yeni Yılınız Kutlu Olsun-Happy New Year- Bonne Annee


Savaşa, Milliyetçiliğe, Irkçılığa Karşı: Arkadaşıma Dokunma!

Ayşe Günaysu
İlk işimiz, beyaz zemin üzerine, siyah, “dur” diyen ve içinde Arkadaşıma Dokunma yazan bir elin bulunduğu rozetlerimizi bastırmak oldu. Her fırsatta sepet içinde insanlara dağıtmak dışında, hepimiz çantalarımıza, yakalarımıza taktık.

90’larda Öğrenci - Gençlik Hareketi

Erdem Aksakal
Devrin sloganları öğrencilerin liberal politikalara ve devlet şiddetine karşı üniversitelerini sahiplenişini özetliyordu: "YÖK kalkacak, polis gidecek. Üniversiteler bizimle özgürleşecek", "Ferman devletin, üniversiteler bizimdir.", "Artık haraç ödemiyoruz". Hep 68 anlatıldı, 68 gösterildi. 68 gerçeklik statüsünden çıkarıldı göz göre göre, efsane mertebesine yükseltildi. Sonra 78'lilerin sesini duyurası geldi haklı olarak. Acının en büyüğünü belki de onlar çekmişti; her ne kadar ateş düştüğü yerlerin tamamını yaktıysa da. Onların ateşi, onların can havli hepimizin kabulü idi.

Bundan böyle her yıl Yılbaşı gecesi «Nar kutsaması» gerçekleştirilecek

Dünya Ermenileri Katolikosu Garegin II’nin yüksek müsaadeleriyle teyid edilen yeni kutsama  prosedürü gereği, bundan böyle her yıl Yılbaşı gecesi saat 00.:30’da Ana Taht Kutsal Etchmiatsin ve Ermeni Apostolik Kilisesine bağlı tüm kiliselerde  Şükran duası sonrasında «Nar kutsaması» gerçekleştirilecektir.

Ermeni ve Rumlara Ait Gayrimenkul

Mübadeleden gelen göçmenlerin yerleştirilmesi icin vilayetlerden bilgi istenir. Gayrimüslimlerden ne kadar gayrimenkul kalmıştır diye. Dersim Valisi Halim su bilgiyi verir: Vilayet dahilinde mübadil ve gayri mübadil eşhasa ait 42 bin dönüm arazi ve yalnız 50 hane mevcut olup 500 nüfus ve 2 bin hayvan iskan ve barınabileceği arz olunur.

DUYURU : 19.-20. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri “Kaynaşma-Kırgınlık-Ayrılık-Yeni Arayışlar”

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü ve İstanbul Türk Ocakları’nın birlikte düzenledikleri 19.-20. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri "Kaynaşma-Kırgınlık-Ayrılık-Yeni Arayışlar" başlıklı uluslararası sempozyumun programı ektedir.

Kürtlerin Ermeni sorunu

KCK’nin ve genel olarak Kürt hareketinin, 2015’e girerken Ermeniler (ve tabii Nasturiler, Asuri-Süryaniler) için söylemesi gereken şeyler var. Kürtlerin de Ermeni sorununda bir taraf olduğunu, buna göre plan-program yapılması gerektiğini kabul etmeli. Buna ek olarak, hâlihazırda devletle “bütün ezilenler adına” müzakere yürüten Abdullah Öcalan’ın, Ermeni meselesini de bu müzakerelerde en azından “geçmişle hesaplaşma” bağlamına oturtması beklenebilir.

շնորհավոր Ամանորն ու Սուրբ Ծնունդը

Հայկական Վերածնունդ Համահայկական շարժումը սրտանց շնորհավորում է Սփյուռքում և մայր հողում բնակվող մեր հայրենակիցների Ամանորն ու Սուրբ Ծնունդը:

Bu iktidardan hesap soracağız

MHP Genel Başkan Yardımcısı  Semih Yalçın,   "Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayı, onların hatırasına tecavüz etmeyi alışkanlık haline getiren bu iktidardan hesap soracağız. AKP iktidarını kuranları ve ona destek veren çıkar asalaklarını yüce adaletin önüne çıkaracak ve Türk milletinden özür dileteceğiz" dedi… Erzurum'un bazı ilçe ve köylerinde halen açılmamış toplu mezarlar bulunmaktadır. Bu mezarlarda Osmanlı Ermenileri değil, Ermeni çetelerinin katlettiği Müslüman Türkler yatmaktadır. Zulme ve katliama uğrayanların Ermeniler değil, Müslüman Türkler olduğu gerçeği, gerek Türk gerekse yabancı bilim adamlarınca belgelere dayanılarak ispatlanmıştır. Buna rağmen iktidar sözde Ermeni soykırımı iddialarının 100. yıl dönümü sayılan 2015'in Nisan'ında Türk milletinden değil de Ermeni çetelerinden özür dilemeye hazırlanmaktadır. Daha da ötesi 1915 Tehcirine 'soykırım'deme planları yapılmaktadır. Bunun işaretleri daha Tayyip Erdoğan Başbakan ve Ahmet Davutoğlu da Dışişleri Bakanı iken verilmiştir.

Bölmede Kalan Olmak

Aziz Dolu Atabey
Türkiye’nin, bir zamanlar Osmanlı tebaası olan ülkelerle -bir iki istisna dışında- bir sorunu bir sürtüşmesi bile yoktur. Sevgi ile oluşturulan bir birlik, dostça sona ermiştir neredeyse. Savaşlar hep üçüncü taraflarla yapılmıştır. Yani sömürgeci (müstevli, emperyalist) devletlerle… Üstelik Osmanlı’nın kalanı olmak, -bir yerde- Osmanlı’ya giden yolu da aydınlatmaktadır. Görme duyularında aksayan bir yan olanlar varsa; o zaman başka tabi! Gelin şimdi rahmetli Uğur Mumcu’ya kulak verelim: “Kürt’ü, Türk’e; Türk’ü, Kürt’e; Ermeni’yi, Türk’e; Türk’ü, Ermeni’ye; Alevî’yi, Sünnî’ye; Sünnî’yi, Alevî’ye düşman eden, emperyalizm ve emperyalizmin Ortadoğu’daki çıkarlarıdır. Dün öyleydi, bugün de öyle…”

Laik aydınlar niçin etkisiz?

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Bakış doğruları bildiğinden fazlasıyla emin, yaklaşım ise bu doğruları toplumun üstüne boca etmeye fazlasıyla hevesli… Hükümete, iktidara ve genelde siyasete yapılan eleştiriler ancak yüzeysel olarak anlam ifade ediyor. Çünkü adil bir biçimde ve meseleleri hak ettiği bağlama yerleştirerek bakılmıyor. Gerçekliğin önemli kısmını göz ardı ederek, geri kalanını ise parlatıp cilalayarak sunan yapay bir bilimsellik söz konusu. İkincisi önerilen ‘evrensel’ doğruların derinlikli bir analizi yapılmadığı gibi, bunlar siyaseti ve toplumsal tercihleri dışlayan bir sahte uzmanlık ambalajıyla vazediliyor. Sanki doğrular zaman, mekan ve insandan bağımsız olarak ‘orada’ duruyor ve bizlere düşen de ‘hakikati’ hazmedip onu uygulamaktan ibaret. Oysa bu yaklaşım siyasetin ölüm fermanı… Bu yaklaşım topluma ‘senin talep ve tercihlerin önemli değil, onların ne olması gerektiğini ben bilirim’ diyor.  Ne var ki Türkiye toplumu ilk kez gerçek siyasetin eşiğinde ve bu fırsatı kendinden menkul entelektüellerin hezeyanına malzeme yapmaya hiç niyetli gözükmüyor. Böylece sonuçta siyaset kendi hükmünü icra eder, toplum yüzyılın en otantik dönüşümünü gerçekleştirirken, laik kesim sol/liberal aydınları stadyuma girememiş fanatik seyirci kıvamında ‘kişiliklerini’ korumakla yetiniyorlar…

AİHM’nin ‘soykırım’ kararı değişmeyecek

Bülent Ünal
Emekli Büyükelçi Ömer Engin Lütem, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in AİHM Büyük Daire’de görülecek Ermeni soykırımı yalanı davasında İsviçre’nin tekrar mahkum olacağını söyledi. Lütem “İlk kararda olduğu gibi bir sonuç çıkarsa bu bizim tezlerimizi desteklemiş olur” dedi… Davanın karar gerekçesinde 1915 olaylarının “soykırım” sayılması halinde, bunun “politik” olacağını söyleyen Lütem “Eğer karar böyle çıkarsa soykırım iddialarıyla mücadeleyi kötü etkiler. İlk kararda olduğu gibi bir sonuç çıkarsa bizim tezlerimizi desteklemiş olur” dedi.

90'ların Hak Mücadeleleri / Kentin Direnişi: Park Otel’in 17 Katı Yıkıldı

Elif İnce
Mahallelinin açtığı davayla başlayan beş yıllık mücadele sonucunda 1993-94’te Park Otel’in 17 katı yıkılmıştı. Yüzlerce hukuksuz inşaat arasında bu çapta bir yıkımın tek örneği oldu. Yargı kararlarına rağmen durdurulamayan inşaat haberlerinin sıradanlaştığı şu günlerde, 20 sene önce İstanbul Gümüşsuyu’ndaki Park Otel’in 17 katının yıkılış hikayesi ibret niteliğinde.

90'ların Hak Mücadeleleri/ Elif İnce Park Otel'den CVK Park Bosphorus'a

Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Sami Yılmaztürk Park otelin yerine CVK Park Bosphorus’un yapılmasının yargı kararlarına rağmen durdurulamayış sürecini anlatıyor. Beş sene süren bir mücadele sonucunda 1993-94 senelerinde 17 katı yıkılan Park Otel bir süre otopark olarak kullanıldı, yıllarca atıl kaldı. Park Otel’in içinde yer aldığı parseller, ‘80 darbesinin eseri kanun’ olarak anılan, imar kararlarının merkezi idarelerce alınmasına imkan veren ‘Turizmi Teşvik Kanunu’na dayanılarak Temmuz 1984’de ‘Turizm Merkezi’ ilan edilmişti. Park Otel ve Gökkafes gibi onlarca gökdelen inşaatı bu kanun sayesinde yapıldı.

Samatya'da Maritsa Küçük ve Roboski için ortak anma

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Roboskili aile yakınları ile Maritsa Küçük’ün ailesinin katıldığı anma etkinliklerinde adalet talebi yinelendi. İstanbul Samatya’da bir dizi yaşlı Ermeni kadına yapılan ve ağır şiddet uygulanan saldırıların birinde hayatını kaybeden Maritsa Küçük, ölümünün ikinci yıldönümünde yapılan tören ve etkinliklerle anıldı.

Ermeni taziyesinin perde arkası..

Ahmet Takan / ahttakan@gmail.com
“Tarihi açılım”, “2015’e ön hamle yaptı”,  “Tabuları yıkan lider” vs… başlıklarıyla yutturulmaya çalışılan yeni sinsi tezgaha daha ayrıntılı bir şekilde bakalım. Başbakan Recep Erdoğan’ın Ermeni torunlarına sunduğu taziye mesajının ardındaki gerçekleri daha iyi tahlil edelim. Tarih; 29 Ekim 2004. Yer; Roma.. Türkiye, Cumhuriyet Bayramı’nı ve, Cumhuriyetin 81. yılını kutluyor. Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Gül, “Avrupalı dostlarının” kuşatması altında Avrupa Birliği Anayasası’na imza atıyor.. Kimin gölgesi ve himayesinde?.. Fotoğrafa tekrar dikkatlice bakın; Müslümanların katledilmesi emrini veren Haçlı seferlerinin öncüsü Papa X. Innocenzio’nun heykeli altında. Vee!.. Tarih 23 Nisan 2014; Başbakan Recep Erdoğan yine Milli bir bayramda Türk Devletinin kuruluş temellerinin ve Milli Egemenlik ilanının yapıldığı anlamlı günde, Türk kanı içen Ermenilerin torunlarına taziyelerini sunuyor, hem de devletin resmi internet sitesinden.
Bütün bu olup bitenler basit birer tesadüf mü? Hayır!..

Türk kamuoyu Ermeni meselesine üzgün ama...

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM), 1915 Olayları hakkında Türkiye çapında bir kamuoyu araştırması yaptı. Anket sonuçlarına göre, kamuoyunun kayda değer bir kısmının dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Nisan 2014 tarihinde yapılan açıklama ile somutlaşan resmi politikaya destek verdiği görülüyor... 1915’te hayatını kaybedenlerin sadece Ermeniler olmadığını belirtip, bütün kayıplar için üzüntü belirtilmesi görüşünü savunan yüzde 24’lük bir kesime ilave olarak yüzde 12’lik bir kesim 1915’te hayatlarını kaybeden Ermeniler için üzüntü belirtilip ancak özür dilenmemesi görüşünde. Soykırım iddialarının kabul edilmesi görüşünü kabul edenlerin oranıysa sadece yüzde 9; başka bir yüzde 9’luk kesimse iddianın kabul edilmeden özür dilenmesi yönünde bir adımı tercih etti.  Araştırma çalışmasına katılanların yüzde 21’i ise Türkiye’nin Ermeni Soykırımı iddiaları konusunda herhangi bir adım atmaması görüşünü savundu.

İnkarın yüzyılı nasıl başladı?

100. yıla girerken... ERMENİ SOYKIRIMI 1. bölüm
Ragıp Zarakolu
Ankara Hükümeti, Batı’dan bir ülke ile ilk diplomatik anlaşmayı da 1921 yılı Haziran’ında Fransa ile yaptı. Fransa, soykırımdan sağ kalanları yurtlarına dönmeye çağırmış, şimdi ise onları yalnız bırakmıştı. İngilizlerin daha sonra Ermenilere ve Yunanlılara yapacağı gibi... 99 yıl sonra ilk kez bir Türkiye Başbakanı, 24 Nisan tarihinde resmi bir mesaj yayınlayarak Ermeni halkından, 1915 yılında yaşamını yitirenlerin daha sonraki kuşaklarının acılarından dolayı taziyelerini bildirdi. Bir özür söz konusu olmasa bile, en azından ilk kez bir Türkiyeli devlet adamı, hiç olmazsa insani bir davranışta bulunarak başsağlığı diliyordu. Ben bunu önemli bir başlangıç olarak görüyorum, arkası gelmese bile; aynen Dêrsim Kıyımı’ndan dolayı biçimsel de olsa özür dilemesi gibi.

Vakıflar Meclisi Azınlık Temsilcisi Seçildi

Vakıflar Meclisinin 15 üyesinden biri olan Azınlık vakıfları temsilciliği seçimi bu gün yapılı. Vakıflar Meclisinin Azınlık vakıfları temsilciliğine Doç. Dr. Toros Alcan seçildi. Surp Haç Tıbrevank Yönetim Kurlu başkanı olan Toros Alcan Cemaat vakıfları temsilciliğini de yürütecek.
Sayın Toros Alcan'ı kutluyor, başarılar diliyoruz. HYETERT



Müslüman Ermenilerden Cumhurbaşkanı'na çağrı

Türkiye'de yaşayan ve İslamiyet'i seçmiş Ermenilerin kurduğu platform 1915 olayları öncesinde Cumhurbaşkanına açık bir mektup yazdı. Müslüman Ermenilerden Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Çağrı: Bizler Osmanlı Devletinin son dönemlerinde ırkçı İttihatçıların zalimane uygulamaları sebebiyle çok büyük acılar çekmiş Ermeni halkının torunlarıyız. Çok azımız bu topraklarda kalabilmiş, büyük çoğunluğumuz ise ata topraklarının dışında büyük sıkıntılar çekerek hayatını sürdürebilmeyi başarmıştır. Günümüzde Türkiye'de azınlık olan Ermeni toplumunun içinde de din seçimimiz nedeniyle daha da azınlık olan biz Müslüman doğmuş veya sonradan Müslüman olmuş Ermeniler olarak bundan 2 yıl kadar önce bir araya gelerek Müslüman Ermeniler Platformunu kurmuş bulunmaktayız. (En önemli eksiğimiz de tamamlandı. Son modaya uygun olarak ismini değiştirmeden Müslüman olanların ve de neden Müslüman Ermeni olmasın diyenlerin katılımı ile büyüyecekleri kesin. HYETERT)

Radikal yazarından olay yaratacak Mevlid Kandili yazısı

"Noel ile yılbaşını ‘bitiştirme’ kastını bir kenara bırakalım, acaba bu memlekette ‘İslâmi’ diye kaygı duymadan baş tacı ettiğimiz ama aslında İslâm-dışı (Hristiyan) etki ve etkileşimlerle ortaya çıkmış hiç mi kutlama yok?... Mesela ‘Hızır Aleyhisselam’ ile ‘İlyas Peygamber’in buluşması diye asırlardır bu topraklarda Müslümanlar tarafından İslâmi ölçülerle kutlanan Hıdrellez gerçekte nedir?... Söyleyelim: Hristiyanlık propagandası yapılan bir başka etkinlik! Çünkü Hıdrellez, Anadolu’da İslâm-öncesi dönemde Hristiyan ahalinin takdis ettiği bir aziz olan Aya Yorgi (Hagios Georgios) için yapılan törenin İslâmileşmiş halinden başka bir şey değil… Bu topraklarda ‘Mevlid’in de yasaklanması gerektiğini ileri sürebilirler. Çünkü Hz. Muhammed’in doğumunu anma amacıyla gerçekleştirilen tören de ‘İsa-Mesih’in doğumuna yönelik ‘Noel’le bir etkileşimden çıkmıştır ve pek çok ‘püriten’ (Selefi/Vahhabi) Müslümanca ‘bidat’ (dine aykırı) sayılır. Onlar, Mevlid’le Peygamber’e kutsiyet atfedildiğini ileri sürerler ve böyle ‘münasebetsiz’ bir ritüele temel oluşturan manzum eseri yazdığı için de Süleyman Çelebi’ye lânet yağdırırlar. Kısaca durum şu ki Mevlid’i kazıyın, altından ‘Noel’ çıkıyor!..

ԵՊԻՍԿՈՊՈՍԱԿԱՆ ԵՐԿՐՈՐԴ ԺՈՂՈՎԻ ՁԱԽՈՂՈՒԹԻՒՆԸ

Մեծի Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկոսութեան կայքէջին վրայ կը կարդանք որ 11-13 Նոյեմբեր 2014-ին Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածնի մէջ, օրհնութեամբ եւ նախագահութեամբ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Գարեգին Բ. Ծայրագոյն Պատրիարք եւ Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսի եւ Ն.Ս.Օ.Տ.Տ. Արամ Ա. Մեծի Տանն Կիլիկիոյ Կաթողիկոսի, գումարուեցաւ Հայց. Առաքելական Ս. Եկեղեցւոյ եպիսկոպոսաց հերթական ժողովը, որուն կը մասնակցէին Հայ Եկեղեցւոյ 61 արքեպիսկոպոսներ եւ եպիսկոպոսներ:

Bir Etnik Temizlik Mimarı: İsmet İnönü

Sait Çetinoğlu
“Biz açıkça milliyetçiyiz ve milliyetçilik bizi birleştiren yegâne unsurdur.Türk çoğunluğunun yanında diğer unsurların hiçbir etkisi yoktur. Her ne pahasına olursa olsun, ülkemizde yaşayanları Türkleştirecek, Türklere ve Türkçülüğe karşı çıkanları yok edeceğiz…” [1]. Sait Çetinoğlu Türkiye’de azınlıklara yönelik politikaların ortak paydası kesintisiz kovma ve yok etme şeklinde ifade edilebilir. Bu politikalar Hamid döneminde başlamış, İttihatçılar (1.Jöntürk dönemi) politikaları sistematize edilip soykırıma varacak pratiklerle hayata geçirilmiş, Kemalistler (2. Jöntürk) de kesintisiz sürdürerek günümüzde Gayrimüslim azınlıklar folklorik bir figüre indirmişlerdir.

France: Law of Armenian genocide denial, Ankara's influence

The Nouvelles d'Arménie magazine of January 2015 reveals a collusion between a member of the French Constitutional Council and a Turkish personality at the time of the examination of the Boyer Law in 2012 to criminalize denial of the Armenian genocide. The magazine of the Armenian community in France title on the cover page: "Constitutional Council: The dangerous connections of Hubert Haenel." Hubert Haenel, 72, is a former Senator (UMP) appointed to the CC in 2010. He is also a member of the Bosphorus Institute, a pro-Turkish lobby in France.