Etiketler

24 Nisan'a üç ay kaldı

Emre Aköz
Bugün ayın 24'ü... 24 Nisan'a sadece üç ay kaldı. Bu tarihin anlamını kısaca hatırlayalım:İttihat ve Terakki yönetimi Osmanlı topraklarını Ermenilerden temizlemeye karar vermişti...  Öte yandan Ankara'nın içeride izleyeceği strateji az-çok biliniyor: Soykırıma karşı 'Çanakkale Savaşı' öne çıkarılacak. Çünkü Çanakkale üzerinden hem Türkçülük, hem İslamcılık, hem de Batı karşıtlığı yaparak halkın büyük bölümünün hislerine dokunmak mümkün. ("İyi de Çanakkale'nin komutanı Alman'dı" diyerek pişmiş aşa su katmayın lütfen.) Mesela iki yıl önce Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Konseyi... Bütün üniversitelerden, 18 Mart günü, yemek olarak öğrencilerine buğday çorbası, hoşaf ve ekmek vermesini istemişti. 1915'te Çanakkale'de savaşan askerler, o gün bunları yemişti. Şimdi de öğrenciler aynısını yiyerek, Çanakkale şehitlerinin anısını yaşatacaktı. Tabii asıl amaç 2015'e hazırlıktı. 24 Nisan geldiğinde bilhassa Ermeni diasporası, "Soykırımcı Türkler" diye bağırırken... Ankara da buna "Askerimiz şehit olurken, Ermeniler bizi arkadan vurdu" diyecek. Bu tartışmada canımı en çok sıkanlar, "Kestik, yine keseriz" diyenler.

Hrant Dink sanığı polis Zenit: Amirlerim beni yem olarak kullandı

İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr
Dink cinayeti tutuklusu polis Muhittin Zenit, cinayet günü Yardımcı İstihbarat Elemanı (YİE) Erhan Tuncel ile görüşmesini isteyen dört amirini suçladı. Zenit'in 'beni yem yaptılar' dediği dört amir arasında Cizre Emniyet Müdürü iken tutuklanan Ercan Demir de var.

Yıllar sonra 301'den mahkûmiyet: Eren Keskin'e 10 ay hapis

İsmail Saymaz - ismail.saymaz@radikal.com.tr / 
Avukat Eren Keskin, 2005 yılında Mardin’de 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın babasıyla birlikte öldürülmesi sonrası Çerkezköy’de katıldığı panelde, “Devlet 12 yaşında bir çocuğu katledecek kadar vahşi bir anlayışa sahip. Türkiye hesap vermek zorunda... Türkiye’nin tarihi kirli bir tarihtir” dediği için Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi gereğince “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılamak” suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.(Değerli insan hakları savunucusu, aktivist sayın Eren Keskin'e verilen ceza toplumumuzda büyük bir üzüntüye neden oldu. Umarız karar Yargıtay tarafından düzeltilir. HYETERT) 

Ermeni Soykırımı, Mustafa Kemal ve devletin devamlılığı

Mustafa Kemal'in fiziki ve siyasi olarak Ermeni soykırımıyla ilgisi bulunmadığı anlatılır. Osmanlı İmparatorluğu'nu tüm kurumlarıyla birlikte tasfiye etmiş, eskiyi kaldırmış, yeniyi var etmiştir. Anlatılan budur, ancak gerçek daha farklıdır...16 Mart 1923'te Adana'da esnaf ile konuşurken sarf ettiği sözler, Mustafa Kemal'in Ermeni meselesiyle ilgili görüşlerini olanca çıplaklığıyla açığa vuruyordu: "Arkadaşımız beyanatında demişlerdi ki, Adana'mızı idaresi altına alan diğer unsurlar, şunlar, bunlar, Ermeniler sanat ocaklarımızı işgal etmişler ve bu memleketin sahibi gibi bir vaziyet almışlardır. Şüphesiz haksızlık ve küstahlığın bundan fazlası olamaz. Ermenilerin bu feyizli ülkede hiçbir hakkı yoktur. Memleketiniz sizindir, Türklerindir. Bu memleket tarihte Türk'tü, o halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşıyacaktır (...) Memleket en nihayet yine sahibi aslilerinin elinde kaldı. Ermeniler vesairenin burada hiçbir hakkı yoktur. Bu bereketli yerler koyu ve öz Türk memleketidir..."

Ermeni Yalanları CHP'yi Karıştırdı!

İstanbul'da gerçekleştirilen Hrant Dink anmasında bazı CHP’li milletvekillerinin “Yüzleşin Hrant’la, Soykırımla!” pankartının arkasında yürümesi CHP’de krize neden oldu.CHP Beyoğlu İlçe Başkan Yardımcısı Barış Tınay, parti programında “soykırım” iddialarının reddedildiğini hatırlattı ve ilgili vekillerin parti programına uymadığı için disipline sevk edilmelerini talep etti. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Parti programımızda (s.131-132) soykırım iddiaları ile ilgili yer alan ifadeler şu şekildedir: "Sözde Ermeni Soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız önyargılarla suçlanmasına karşı bugüne kadar Partimiz öncülüğünde sürdürülen kararlı duruşa sahip çıkmaya devam edecektir.

Türkiye’ye Sözde Ermeni Soykırım Baskısı ve Erdoğan’dan Karşı Hamle

Rıdvan Karluk
Türkiye’nin gündemi iç politikaya yoğunlaştığı için ülkemizi sıkıntıya sokacak gelişmeler ulusal basında maalesef yeterli ölçüde yer almamaktadır… Bu gelişmeler olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le ortak basın toplantısında tarihi bir kararı açıklamıştır. Erdoğan,  “Çanakkale Savaşları’nın 100. yıl anmasına tüm devlet başkanlarını çağırdık. 24 Nisan’da da Aliyev kardeşimizle orada olacağız”  demiştir. Ermenistan’ın soykırım yalanlarının 100. yılında Erdoğan’ın yaptığı bu diplomatik atak,  Ermeni diasporasının dünyayı kandırma çabalarını eğer yeterli önlemler  alınabilirse,   “kısmen”  gölgelemiş  olacaktır…AİHM’deki dava kaybedilirse ne olur? Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermenilere soykırım yapıldığını Mahkeme kararı ile  kabullenmiş olur. Ermenistan Türkiye’den toprak ve tazminat talep edebilir”

Rus milletvekilleri, Avetisyan ailesi üyelerinin mezarlarını ziyaret ettiler

Rusya Fderasyonundan bir grup milletvekili bugün 23 Ocak’ta Gümrü’de hunharca katledilen Avetisyan ailesi  üyelerinin mezarlarına çiçekler koymak üzere Şirak Mezarlığını ziyaret ettiler… Rus Parlamento Heyetinde Devlet Duması üyeleri Mikhail Krotov,  Boris Reznik, Igor Lebedev, Irina Rodnina, Igor Lebedev yer almakta.

Deacon Mkrtich Ksachikyan to be Ordained and Consecrated into the Priesthood

Western Diocese  of the Armenian Church of North America.





It is with great spiritual joy that we announce the ordination of Deacon Mkrtich Ksachikyan into the Holy Priesthood in the Armenian Apostolic Church.

Fransız «l’Historie» dergisi Ermeni Soykırımını mercek altına aldı

Fransız tanınmış  «l’Historie» dergisi son sayısında Ermeni Soykırımı mercek altına alındı. Toplam 50 sayfa yer tutan makaleler arasında Fransalı Ermeni tarihçi Raymond Harutyun Gevorgian’ın «Bir imha senaryosu» ve Yves Ternon’la 20.yy. ortalarından itibaren başlayan Ermeni Soykırımının anılması etkinliklerine ilişkin röportaj da yer almakta.

Dinkjianlardan Amed Ermeni şarkıları

Ünlü müzisyenler, baba oğul Dinkjianların Amed ziyaretini anlatan Garod (Hasret) filminin DVD'si, baba Onnik Dinkjian’ın Amed Ermeni şarkılarından oluşan albümüyle eşzamanlı olarak çıkıyor. Onnik Dinkjian, Amedli bir ailenin oğlu olarak Fransa’da doğdu, Amerika’da yaşadı. 75 yaşına gelene kadar, memleketim dediği Amed’i hiç görmedi ama, hayatı boyunca babasından dinlediği hikayelerin kafasında çizdiği masal kentinin dilinde, Amed Ermenicesinde şarkılar söyledi. Bu hafta Mira Records’tan çıkacak olan ve kayıtları Amerika ve İstanbul’da yapılan bir albüm, Onnik Dinkjian’ın sesinden Ermenice Amed şarkılarını yepyeni düzenlemelerle dinleyiciyle buluşturacak.

"Anadolu'da toplu Ermeni mezarına rastlayamazsınız"

Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir Yıldıran, "Anadolu'da Türklere ait toplu mezarlar bulundu. Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir Yıldıran, "Anadolu'da Türklere ait toplu mezarlar bulundu. Oysa bir tane Ermeni toplu mezarına rastlayamazsınız" dedi. (Toplu mezarlar yüzde doksan dokuz devletin cinayetlerini gizlemek amaçlıdır. Teröristler, çeteler toplu mezara ihtiyaç duymaz, tam aksine meydanda bırakır çünkü amaç toplumu terörize etmektir. İkinci olarak da böyle bir zamanları olamaz.  HYETERT)

ՊԱՏԵՐԱԶՄ, ՑԵՂԱՍՊԱՆՈՒԹՅՈՒՆ ԵՎ ՏԱՐՀԱՆՈԻՄ. 1922Թ. ՅԱԿՈԲ ՔՅՈՒՆՑԼԵՐԻ ԿՈՂՄԻՑ ՀԱՅ ՈՐԲԵՐԻ ՏԱՐՀԱՆՈՒՄՆ ՕՍՄԱՆՅԱՆ ԿԱՅՍՐՈՒԹՅՈՒՆԻՑ

Գոհար Խանումյան
Հայոց ցեղասպանության թանգարան-ինստիտուտ (ՀՑԹԻ)
relief

1915-1923 թթ. Հայոց ցեղասպանության հետևանքով հազարավոր հայ երեխաներ որբացան և կրոնափոխ եղան: Նրանց մեծ մասը հարազատների կորստից հետո հայտնվեց անմարդկային պայմաններում՝ զրկվելով կենցաղային ամենատարրական պայմաններից: Որբերից շատերը մահացան սովի և այդ տարիներին մոլեգնող տարբեր համաճարակներրի հետևանքով:Խարբերդից տարհանված 5000 հայ երեխաներից մի խումբ, 1922 թ.

İfade özgürlüğüyle Doğu Perinçek, Hrant Dink, Charlie Hebdo…

Hasan Cemal
Soykırımı inkâr suçu olmaz, olmamalı. Böyle bir suç, demokrasileri demokrasi yapan ifade özgürlüğüne aykırıdır. Bu nedenle, bir İsviçre mahkemesinin Doğu Perinçek hakkındaki tecilli hapis ve para cezası fikir özgürlüğüne ters düşen bir karardır… Demokratik özgürlüklere saygıdan yana olanlar, hem Doğu Perinçek’in, hem de Hrant Dink’in ve onun gibi düşünenlerin ifade özgürlüğünden yana çıkar. 

Ermeni, Musevi ve Rum gençleri buluşturdular

İBB Gençlik Meclisi İstanbul’da eğitim veren azınlık okulu öğretmen ve öğrencileri ile bir araya geldi… Okulları temsilen 115 öğrenci ve öğretmenin de hazır bulunduğu toplantıda İBB Gençlik Meclisi Başkanı Samed Ağırbaş, Ermeni, Musevi ve Rum okullarının öğrencileri ile ilk kez bir araya geldi. Okulların sıkıntılarının dile getirildiği toplantıda İstanbul gençliği için ortak projeler üretilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Toplantıda yapılan görüşmelerde ortaya çıkan bir başka karar ise İBB Gençlik Meclisi bünyesinde Azınlık Çalışmaları Birimi kurulacağı oldu. (İBB İstanbul Büyükşehir Belediyesi. HYETERT)

Hindistan’ın yerlisi Ermeniler

Antik Yunan düşünürü Ksenophon’un ‘Cyropaedia’ başlıklı seyahatnamesinde M.Ö. 300’lü yıllara dayandırdığı Ermenilerin Hindistan’daki varlığı, bugüne kadar gelen köklü bir ilişki… Hindistan’ın Batı Bengal Eyaleti’nin başkenti, Doğu Hindistan’ın en büyük şehri, kültür ve ticaret merkezi Kalküta, Asya’nın en ilginç şehirlerinden biri… Bu şehri ilginç kılan özelliklerinden biri de, 150 nüfusu, üç kilisesiyle küçük ama kadim Ermeni topluluğu… Ermenilerin o yöreye yerleşmesi 16. yüzyılı buluyor. Kalküta’daki en eski kilisenin bir Ermeni kilisesi olduğunu ve 1700’lerin hemen başında inşa edildiğini de bu bilgilere eklemek gerekir. Bugünse, giderek nüfusu azalan Ermeni toplumundan geriye bir okul ve birkaç kilise kalmış durumda. Her ne kadar 150 kişi kalmış olsa da Ermeni toplumu Hindistan’da hâlâ aktif. Üçü Kalküta’da olmak üzere toplam beş kilisede Noel ayinleri, türlü anmalar, sosyal etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor.

Çankaya Köşkü'nü istiyorlar!

Kasım Cindemir / HT Gazete
Ermeni asıllı ABD’li yayıncı Harut Sassounian, Ermenistan hükümeti ile bazı diaspora gruplarının Ankara’yı uluslararası mahkemelere götürmeyi düşündüklerini vurguladı. Sassounian, California Courier Gazetesi’ndeki yazısında, Ermeni Katolikos Aram I’in Adana’daki el konulan kilise mülkleri için davacı olmayı planladığını ve dava Türkiye’de reddedilirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gidileceğini belirtti. Bir diğer davacı olan Ermeni asıllı ABD’li Zuart Sudjian’ın ailesinden alınan topraklarda Diyarbakır Havalimanı’nın yer aldığını yazan Sassounian, Türkiye’de sonuç alınamazsa onların da AİHM’ye başvurabileceğini ifade etti ve “AİHM’den olumlu karar çıkarsa Türkiye’de mallarına el konulmuş olan tüm Ermeniler için kapıları açmış olur” görüşünü savundu.Harut Sassounian, Ankara’daki Çankaya Köşkü’nün Kasapyan Ailesi’ne, İstanbul Atatürk Havalimanı’nın bulunduğu arazinin kısmen Van’dan Kevork Sarıyan’ın ailesine ait olduğunu, İncirlik Üssü’nün bulunduğu alanın da Ermeni ailelerin elinden alındığını ve bu konunun ABD’de mahkeme sürecinde olduğunu yazdı.

Deniz Baykal da Ermeni Soykırım yalanına karşı Strazburg'da olacak.

AİHM Büyük Daire'deki İsviçre-Perinçek davası için Türkiye'den Strazburg'a adeta bir çıkarma olacak. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde yer alan CHP sözcüsü Haluk Koç, “Deniz Baykal ve Gülsün Bilgehan'la birlikte davada olacağız” diye konuştu. Özellikle 2005-2006 yıllarında Avrupa'da yükselen Ermeni soykırım iddialarına karşı, Deniz Baykal'ın Genel Başkanlığında CHP, Ermeni soykırım iddialarına karşı yoğun bir karşı kampanya açtı. Ermeni soykırım iddilarına karşı bu dönemde CHP ve özellikle CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen etkin lobi faaliyetlerinde bulundu.

Karadeniz’de Neden Rumca (Romeyika) Konuşuluyor

Vahit Tursun / Devrimci Karadeniz
Bilindiği üzere Helenler, Karadeniz ile ilişkileri Mitolojik dönemden önce başlar. Tarihin henüz yazılmamış olduğu bu dönemlerden itibaren, bu coğrafyada çeşitli otoriteler, krallıklar ve imparatorluklar kurmuş, egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Bunları sıralamak gerekirse; başta Koloni Kentler dönemi (yaklaşık MÖ 800 – MÖ 281) ele alınabilir. Bu dönemde Helenler, Karadeniz’de birçok koloni kentler kurmuştur. Bunlar; Sinop (Sinopi), Samsun (Amisos), Amasya (Amasia), Ordu (Kotiora), Giresun (Kerasus), Trabzon (Trapezounta), vb. gibidir. Sonrasında ise Pontos Krallığı (MÖ 281 – MÖ 63) kurulmuştur.

Faşizme İnat, Kardeşimsin Hrant

Ali Vefa Yurdal / info@gaziantephaberler.com
Hrant Dink her şey önce basın mensubu biri.Gaziantep te yayında olan PUSULA gazetesinin 20 ocak 2015 gününde bir habere takıldım. Hani siz Kürttünüz....? Hrant Dink'i araştırmadan, tanımadan yazılan bir yazı ve tamamen ırkçı, şoven bir yazı. Sosyal medyada Hrant Dink in en son röportajını izledim. Barışı savunan, barıştan yana tavır koyan biri idi. Ülkemde kandan beslenen bazı odaklar, Ermeni-Türk meselesini hiçbir zaman gündemden düşürmüyorlar. Avrupa odaklı Fransa’nın yıllardır AB'ye sunduğu Ermeni soykırımı için özür dileyin.Tarihteki küskünlerin yada soykırımların bekçisi misin Fransa.?

Kepazelik: Ermeni soykırımına 'Çanakkale savunması'

Vahap Biçici
Ermeni Soykırımı'nı Anma Günü olan 24 Nisan'da, Çanakkale savaşı yıldönümü töreni düzenlenmesi tepki topladı. Vahap Biçici, denk gelen/getirilen tarihlerle ilgili önemli ayrıntılara dikkat çekiyor: "24 Nisan'ın Çanakkale Savaşı'nın yıl dönümü olduğu yönündeki söylemler en yalın ifadeyle, yalandır! Çanakkale Savaşı; itilaf devletlerinin 19 Şubat 1915 tarihli deniz harekatı ile başlamıştır. Erdoğan'ın bilinçli olarak çarpıtmaya çalıştığı tarih ise kara harekatının başlangıç günüdür ki, o da 24 değil, 25 Nisan’dır."

Tarihi Ermeni kilisesi ahır oldu

İzmir'in Menemen ilçesindeki tarihi Gregoryan Ermeni Kilisesi ahır olarak kullanılıyor. Kimi vatandaş inek ve atını kilise içerisine koyarken mahalleli kilisenin uyuşturucu içenlerin ve alkoliklerin mekanı olmasından şikayetçi. Menemen ilçesindeki iki kiliseden biri olan Esatpaşa mahallesindeki Gregoryan Ermeni Kilisesi görenlerin içini acıtıyor. 19. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamayan tarihi kilise bugünlerde ahır olarak ve tinercilerin, alkoliklerin esrar içenlerin mekanı oldu.

Garabet Balyan’ın mezar taşı şantiyede çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 'işin ehli' sözleriyle övdüğü Balyan ailesine mensup Dolmabahçe Sarayı’nın mimarı Garabet Balyan’ın kayıp mezar taşı Kartal’da İstanbul Belediyesine ait bir inşaat şantiyesinde ortaya çıktı.

ABD 24 Nisan’a hazırlanıyor

Bu yıl 24 Nisan'da hem Türkiye'de hem de Ermenistan'da yapılacak anma törenlerine hangi devletlerin hangi temsilcilerinin katılacağı merak konusu… Mark Grigorian: Hayli nazik bir sorun bu. Çünkü bu Ermenistan ve Türkiye ’nin siyaset sahnesindeki yerlerini ortaya koymakla kalmayacak, modern siyasette ahlakî değerlerin yerini de gösterecek. Ermenistan medyası Fransa Cumhurbaşkanının Erivan ’da düzenlenecek anma törenine katılacağını yazıyor sürekli. (İngiltere Kraliyet Veliahtı) Prens Charles’ın Türkiye ’ye gitme konusunda şimdilik ‘Evet ’ demiş olmasından duyulan derin hoşnutsuzluk da gizlenmiyor. Şimdi merak edilen nokta ise Türkiye ve Ermenistan ’daki törenlere ABD ’den kimlerin gideceği ve Vladimir Putin ’in Türkiye’ye gidip gitmeyeceği.

Amerika'da Ermeni Meselesinin Doğumu

Dr. M. Galip Baysan /  mgalipbaysan@yahoo.com.tr
 2015 yılı hem yurt dışı ve hem de yurtiçinde yaşayan vatandaşlarımız için çok çetin bir yıl olacak. Hiç şüphe edilmemeli ki Diyaspora Ermenileri ve onlara destek veren toplumlar ve kurumlar Ermeni Tehcir olayının 100ncü yılını ülkemize ve halkımıza nefret tohumları ekerek anacaklar. Diğer ülkelerde olduğu gibi ABD halkı da bu faaliyetlerle yoğun bir şekilde meşgul olacak. Amerikan halkının bu konuya neden bu kadar ilgi gösterdiği ve 1915 olaylarını bir soykırım olarak tanımaya neden bu kadar hazır olduğu Türk kamuoyunca pek bilinmeyen ve garipsenen bir durumdur. Ancak geçmişte Ermeni olaylarının en fazla işlendiği toplum Fransa ve İngiltere'den de çok Amerikan halkıdır. Günümüzde ABD 'de meydana gelecek gelişmeleri değerlendirebilmek için olayların başlangıcı ile ilgili bilgilerin hatırlanmasının yararlı olacağına inanıyoruz.

Stockholm’de soykırım paneli ve Hrant Dink anması

Murat Kuseyr 
İsveç’in başkenti Stockholm’deki İşçi Eğitim Merkezi (ABF) son bir hafta içinde soykırımı konu alan iki etkinliğe ev sahipliği yaptı… Abdulhamid’in Ermenilere karşı Kürtlerden oluşan Hamidiye Alayları’nı kurdurarak Ermenilere yönelik katliamları 1904 yılında başlattığını ve daha sonraları İttihat ve Terakki’nin 1914 ve 1915’te sürdürdüğünü aktaran Karlsson, İttihat ve Terakki’nin her yerde Hıristiyan nüfusun % 10’u aşmamasını hedeflediğini söyledi. Karlsson, İstanbul’da büyükelçi olarak görev yaptığı 2001 yılında çatışmaların çözümüne katkıda bulunabilmek amacıyla İzmir’de bir konferans düzenlediklerini, Türk-İsveç ilişkilerinin tarihsel geçmişini ele alan bir broşürde 1915 yılında yaşanan trajediden de söz ettikleri için kendisinin ve İsveç’in toplantıya katılanların sözlü saldırılarına uğradıkları için konferansı tamamlayamadıklarını söyledi.

İnancı Açığa Vurma

 Nurettin Değirmenci
“Yıldırımlar Jüpiter tarafından yollanmıyor, aksine her şey öylesine düzenlenmiş durumda ki, Jüpiter tarafından gerçekleştirilmemiş şeyler bile akıldan yoksun bir şekilde oluşamaz, zaten o akıl da Jüpiter’den gelir…” Seneca (MÖ 4-MS 65).Açık yazarsak: Seneca’ya göre, Jüpiter (Tanrıların başı) mutlak akıldır. İnanma bellek etkinliğidir; hayal kurulur, düşünülür, bellekte ölçme yapılır, yaratıcılık eklenir ve yargıya varılır. Varılan yargı iletişimle diğer insanlara iletilir. Konuşma, yazma, resim, heykel, müzik, bedensel hareketler… İletişim araçlarıdır.

Benefit Concert for the Syrian Armenian Relief Fund

Western Diocese  of the Armenian Church of North America

'Çanakkale' ile soykırımın üstü kapanır mı?

İhsan Çaralan
Bu yıl “Ermeni Soykırımı”nın 100. yılı ve bu vesileyle, 24 Nisan’a yaklaştıkça Türkiye’nin “Ermeni Soykırımı”nı kabul etmesi için yapılacak baskıların daha da artması bekleniyor. “En iyi savunma saldırıdır” diyerek olmalı ki, Türkiye 24 Nisan’da 102 ülkenin liderlerini, “Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı etkinliklerine” davet etti. Davet edilenler arasında Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan da vardı. Ancak Sarkisyan bu daveti reddetti. Reddederken de, “Biz kendisini geçen yıl 24 Nisan törenleri için Erivan’a davet ettik gelmedi. Bizde davete gelmeyenin davetine gidilmez!” diyerek, bir “mütekabiliyet dersi” de verdi! Tabii burada Erdoğan-Davutoğlu diplomasisinin bir “uyanıklık” yaptığı da gözleniyor. Her yıl ve “normal” olarak, “Çanakkale zaferi kutlamaları”, 18 Mart’ta yapılırdı. 24 Nisan ise “Ermeni Soykırımı’nı anma günü” ve bütün dünyada da böyle biliniyor.

100. Yıldönümü

Adolf Hitler 22 Ağustos 1939’da, yani Polonya’ya saldırmadan bir hafta önce evinde Alman ordusu Wehrmacht komutanlarıyla yaptığı gizli toplantıda şöyle diyordu:... Şimdilik yalnızca doğuda ölüm teşkilatlarını [SS Kıtalarını] hazır bulunduruyorum. Onlar Leh kökenli ve Leh dilini konuşan erkek kadın, çocuk yaşlı her kim varsa hepsini gözlerini kırpmadan ve acımadan öldürmek için emir aldılar. İhtiyacımız olan yaşama alanını, ancak bu şekilde ele geçirebiliriz. Tüm olanlara rağmen bugün kim Ermenilerin imhasından bahsediyor…" Bugün soykırımı tanıma konusunda dünküne nazaran daha elverişli bir durum söz konusu. Şimdiye değin Ermenistan Cumhuriyeti dahil olmak üzere 22 devlet 1915’i soykırım olarak tanımıştı… Türkiye ise devletiyle ve milletiyle kendisiyle yüzleşmekten çok uzaktır. Birçok konuda birbirleriyle sık sık dalaşan burjuva partilerinin tamamının ittifak ettikleri tek konu Ermeniler konusunda tarihin inkârıdır. Bir başka deyişle, Ermeni tabusunda hepsi hemfikirdirler.

Soykırım pankartının ardında Yeni CHP Yöneticileri..

Hrant Dink yürüyüşü Soykırım propagandasına dönüştürülürken, CHP Genel Başkan Yardımcıları Şafak Pavey ve Sezgin Tanrıkulu "Yüzleşin! Hranta!.. Soykırımla" pankartının arkasında yürüdü. Pankartın arkasında yürüyen diğer CHP milletvekili Umut Oran ise, Sosyalist Enternasyonel Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunuyordu. Yürüyüşte yerini alan diğer milletvekilleri ise,İstanbul Milletvekilleri Süleyman Çelebi ve Kadir Gökmen Öğüt, Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün , İzmir Milletvekilleri Mustafa Moroğlu ve Alaattin Yüksel oldu.

İngiliz basınından Türkiye'nin 24 Nisan kararına eleştiri: Eşi görülmemiş diplomatik çılgınlık

Ermeniler, 'soykırımın 100. yıldönümünü' 24 Nisan'da tüm dünyada etkinliklerle anmaya hazırlanırken Türkiye'nin Çanakkale Savaşı'nın yıldönümü dolayısıyla aynı tarihte dünya liderlerini Çanakkale'ye davet etmesine Ermeni çevrelerinin sert eleştirileri sürerken Ankara'nın bu kararına İngiliz İndependent gazetesinin tanınmış yazarı Ortadoğu uzmanı Robert Fisk'ten de ağır tepki geldi. Robert Fisk, "Çanakkale yıldönümü, Ermeni soykırımını gizlemeye yönelik utanç verici bir girişim" gibi sert bir başlıkla yayınlanan yazıda "Dünya liderleri, Çanakkale için yapılan 1. Dünya Savaşı muhaberesini anmayı planlarken diğer bir korkunç yıldönümünün gözünden kaçması riski bulunuyor" dedikten sonra şu savlara yer veriyor: "Aralarında Prens Charles ile Avustralya ve Yeni Zelanda başbakanları dahil dünya liderleri Türk hükümetinin daveti üzerine Nisan ayında 1. Dünya Savaşı muhaberesini anmak üzere Çanakkale'de toplandığında katledilen bir buçuk milyon Hristiyan Ermeni'nin hayaleti, onlarla birlikte yürüyecek."

Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Ateşyan'dan Malatya'ya Ziyaret

Ateşyan, Malatya Valisi Kamçı'yı ziyaret etti. Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Aram Ateşyan, Malatya Valisi Süleyman Kamçı’yı ziyaret etti. Malatya Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ateşyan, beraberinde Malatya Hayırsever Ermeniler Derneği (HAYDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sarkis Çizmeci, Yönetim Kurulu üyesi Kevork Özkaragöz ve Malatya Temsilcisi Serdar Boyacı'yla Vali Kamçı’yı makamında ziyaret ederek, hayırlı olsun dileğinde bulundu.

Zirve Yayınevi sanıklarına tahliye

4 kişinin katledildiği Zirve Yayınevi katliamı davası kapsamında tutuklu olan 3 kişi tahliye edildi. Malatya Zirve Yayınevi'nde 4 kişinin katledilmesine ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, 18 Nisan 2007'de 1'i Alman 3 kişinin boğazlarının kesilerek katledildiği davada tutuklu yargılanan sanıklar emekli Albay Mehmet Ülger, emekli Binbaşı Haydar Yeşil ile İnönü Üniversitesi öğretim görevlisi Ruhi Abat tahliye edildi. Böylece davada tutuklu yargılanan sanık kalmadı. (Bu ne biçim bir adalet anlamak zor. HYETERT)

Zakaryan: Hayat, Türkiye’nin diyaloğa hazır olmadığını gösterdi

Ermenistan Meclis Dış İlişkiler Daimi Komisyonu Başkanı Artak Zakaryan, «Bu kanaatim artık Ermeni-Türk ilişkilerinin tesisine yönelik Türkiye’nin boş çağrılarına artık güvenmediğimden değil, aksine Ermeni Soykırımı inkarcılığının, tüm diplomasi ve enformasyon kanallarıyla vurgulanan Ermeni karşıtı propaganda, kapalı sınırlar aracılığıyla Ermenistan ekonomisini  tecrit politikasının tüm zamanlarda Türkiye için öncelikli kalmaya devam etmesinden kaynaklanmaktadır...Rahmetli Hrant Dink cinayetinin 8. Yıldönümü günü Ermeni-Türk dostluğu ve tabuların kırılmasından konuşmak resmi riyakarlıktan başka birşey değildir.

Soykırımla yüzleşin, çünkü tarih yaşıyor!

İrfan Aktan
Manuel Kırkyaşaryan’ın ailesiyle birlikte Adana’dan çıkarılışının üzerinden tam 100 yıl geçti.6 Mart 1906’da Adana’da doğan Manuel Kırkyaşaryan, 1915’te ailesi ve bölgedeki Ermenilerle birlikte tehcir ediliyor. Ölüm yolculuğunda annesi Mariam, gözlerinin önünde nehre atlayıp intihar ediyor. İki gün sonra, geceyarısı uyandığında babası Stephan’ın açlık ve yorgunluktan ölmüş olduğunu görüyor. Henüz 9 yaşındaki Manuel, 17-18 yaşına kadar Midyat-Cizre bölgesindeki Kürt köylerinde kâh satılarak; kâh kaçarak, rençberlik, ırgatlık yaparak bir şekilde hayatta kalmayı başarıyor. Ölümlere, tecavüzlere, gaddarlıklara, hırsızlıklara, talanlara tanık oluyor.

Holokost Anma Etkinlikleri

Nazi rejiminin insanlık suçlarının tüm kurbanlarını saygıyla anıyoruz. Holokost’u, Yahudi yurttaşlarımıza yönelik çeşitli kesimler tarafından sistematik bir şekilde gerçekleştirilen ve ülkeyi terk etmelerini istemeye kadar varan ırkçı nefret propagandasının yaygınlaştığı bir dönemde anmanın ayrı bir anlamı var.Hep birlikte, “Bir daha asla!” demek, ırkçı ayrımcılığa, Antisemitizme ve faşizme karşı sesimizi daha güçlü duyurabilmek için 24 Ocak ve 27 Ocak’ta düzenlediğimiz etkinliklere tüm aktivist ve dostlarımızı bekleriz. 
DurDe Platformu

Yirmi Kur’a askerleri

Ümit Kardaş
Konuyla ilgili ilk yazımda, II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’deki gayrimüslimlerin askere alınarak toplumdan ve işlerinden uzaklaştırıldığını ayrıca eziyete tabi tutulduğunu belirtmiştim.Bu konuyu ilk defa araştırıp bir kitap hâline getiren Rıfat N. Bali’yi anmadan ve ona atıf yapmadan geçmek eksiklik ve kadirbilmezlik oluşturur. Bali, “Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri” isimli kitabında gayrimüslimlerin II. Dünya Savaşı yıllarında yaşadıkları ve etkisinden kurtulamadıkları bir olayı Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde bulabildiği belgelere ilaveten mektup, fotoğraf ve sözlü tarih mülakatlarıyla birlikte değerlendirerek anlatıyor.

Bir Müslüman-bir gayrimüslim, din ve insana saygı

Prof. Dr. Fikret Akınerdem
Sofraya oturuyoruz ama benim kaygım devam ediyor. Bizde ki gibi alıştığımız şatafatta olmayan sofra, eski bir ahşap masa ve yüksek koltuklu sandalyalardan ibaret. Ortada, sırlı toprak çanakta bir salata, gösterişsiz tabaklar ve bezden peçeteler. Çocuklarla beraber toplam yedi kişi oturuyoruz. Bu arada yemekte müzik tercihimin klasik veya çağdaş olduğu soruluyor, tercihim Türk müziği olsa da,  “klasik müzik” olarak söylüyorum. Eski denecek bir sistemden odanın her tarafında Mozart’ın “TÜRK MARŞI” çalıyor. Şu inceliğe ve nezakete bakınız.   Esas sürpriz şimdi geliyor. Ev sahibi, benim kaygılarımı anlamış olacak ki, yemek öncesi: “KÖFTE İÇİN ETİ HELAL ÜRÜN SATAN BİR TÜRK KASABINDAN ALDIM, İÇECEĞİ BAHÇEMDE Kİ MEYVELERDEN KENDİ ELLERİMLE HAZIRLADIM, HİÇBİR DOMUZ ÜRÜNÜ DE YOKTUR”  diyor.

Karapet göçeli 10 sene oldu…

Murat Bora
Bu yazımızda, ünlü Xerzanlı Ermeni asıllı, müthiş bir sese ve belleğe sahip olan Karapetê Xaco’yu elimizden geldiğince sizlere tanıtmaya, sözlü kültürümüz açısından gelecek nesillere aktarılması zorunlu olan hayat hikayesini ve hayat verdiği kilam-stranlarını sizlerle paylaşmaya çalışacağız…

HÜDA PAR'ın azınlıklara bakışı

Hür Dava Partisi Bitlis İl Başkanı Celal Gül, HÜDA PAR’ın azınlıklara bakış açısının İslami ve insani olduğunu söyledi…HÜDA PAR, bu bağlamda İslam toplumları içinde gayrimüslim varlığını insani bir hal olarak görüyor. İnanç hürriyetini, ibadet hürriyetini sadece Müslümanlar için değil, Yahudi ve Hıristiyanlar için de vaat ediyor. Gayrimüslim azınlıklara devlet eliyle veya başka bir şekilde inançlarından dolayı baskı yapılmasını reddediyor. Gayri Müslim azınlıkların eğitimini kendisine bırakıyor; çocuklarını kendileri gibi yetiştirme tercihini gayri Müslimlerin hakkı olarak görüyor. Gayri Müslimlerin dinine karışılmasına karşı çıktığı gibi dillerine de müdahale edilmesine karşı çıkıyor.” şeklinde konuştu.

«Bir asır süren soykırım: Bakü’nün kara Ocağı» filminin tanıtımı gerçekleşti

Erivan’da bugün 20 Ocak saat 14:00’te «Ani Plaza» Oteli «Garni» salonunda «Bir asır süren soykırım: Bakü’nün kara Ocağı» filminin tanıtımı gerçekleşti.  «Bir asır süren soykırım: Bakü’nün  kara Ocağı» filmi ″Olağan Soykırımı″ projesi çerçevesinde hazırlanmış olup Azerbaycan’da Ermeni katliamlarının 25. Yılına ithaf edilmekte.

Etyen Mahçupyan: Erdoğan’ın taziye mesajı çok önemli bir jest oldu

Mahçupyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetinin önemli bir nokta olduğunu söylüyor: Sarkisyan’ın da Erdoğan’a aynı gün için Ermenistan’daki anmalara katılma daveti de söz konusu. Bu iki karşılıklı davet çok önemli. Umarım bu davetlere iki ülkeden katılım olur. Çanakkale Savaşı’nda sadece Türkler değil Ermeniler de öldü. Bu Osmanlı Devleti’nin savaşıydı ve o kayıplar Osmanlı’nın kayıplarıydı. Osmanlı’nın o dönemki anlamı Her milleti içinde barındıran bir devlet olmasıydı. Ermenistan Cumhurbaşkanı eğer o savaşta ölen Ermeniler ile bir bağ hissediyorsa kendisi olmasa bile birini Erdoğan’ın davetine yollamalı… Etyen Mahçupyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen sene tehcir sonucu hayatını kaybedenlere yönelik taziyesinin çok önemli olduğu görüşünde: “Çok önemli bir jest oldu. Erdoğan’ın taziyesi; tarihe, kendine, ötekine yeniden bakmayı öneren ve birlikte gelecek kurmaktan bahseden bir mesajdı. Bir kapı açıldı, bu diyalog kapısıdır. Ermeni Diasporasından Ermeni Hükümetine Türk toplumundan siyasetçilerine herkesin bu davete icabet etmesi gerekiyor.”

Başbakan'dan Hrant Dink açıklaması

Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndan devraldığı önemli meselelerden birine duygu ve düşünceleriyle ışık tutmaya çalışan Hrant Dink aramızdan ayrılalı sekiz yıl oldu. Dink’in kederli ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyoruz. Hrant Dink,  Ermeni kökeninden de, Türkiye’ye bağlılığından da ödün vermeden Türkler ile Ermenilerin ortak geleceklerini inşa edebilmelerinin yol ve yöntemini arayan değerli bir Anadolu aydınıydı. Türk-Ermeni dostluğunu özünde birleştiren, köklü acıların aşılması, tarihi birlikteliğin hatırlanması için yüreğini ve aklını ortaya koyan Dink’in dostluk yoluna tuttuğu meşalenin ışığında zihinlerde ve gönüllerde kapılar açmak istiyoruz.

Ermeni cemaatinde seçim AYM’lik oldu

Mert İnan
Patrikliğin 7 yıldır vekâletle sürdürülmesinden rahatsız olan cemaat üyesi avukat Setrak Davuthan “Mevzuatta eş patriklik diye bir şey yok” diyerek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan’ın Alzheimer hastalığına yakalanması nedeniyle bu göreve 7 yılı aşkın süredir Aram Ateşyan vekalet ediyor. Ancak Ermeni cemaatinin önde gelen bazı isimleri yeni patriğin seçilmesini istiyor. Ermeni Cemaati’nin önde gelen bazı din adamları ise bir mucize olabileceğine, Mutafyan’ın yeniden ayağa kalkıp göreve dönebileceğine inandıkları için seçimlere karşı çıkıyor. (Sayın avukata şunu sorun, Lozan’da ya da Türkiye Cumhuriyeti'nin yürürlükte olan herhangi bir yasasında ya da yönetmeliğinde patriklik var mı? HYETERT)

Erdal Doğan: Dink cinayetini Teşkilat-ı Mahsusa işledi

Yaşamında Hrant Dink’in avukatlığını yapan, cinayetten sonra da uzun süre davayla ilgilenen avukat Erdal Doğan’la, cinayetin öncesi, sırası ve sonrasını konuştuk. Dink cinayetiyle ilgili devlet içindeki güçlerin mutabakatının söz konusu olduğunu, sorumluluğu homojen bir yapıya yüklemenin asıl resmi kaçıracağını belirten Av. Doğan, “Cinayeti organize eden, Türkiye’nin 1915’ten beri, Teşkilat-ı Mahsusa’dan beri bildiğimiz ırkçı derin devlet yapılanmasıdır” dedi.

İBB'den ‘Hain Ermeni’, ‘Asker Kaçağı Rum’ Sergisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı “Havadis: Yüz Yıl Önce” sergisinde 1914 ve 1915 yıllarına ait gazete haberleri ve belgeler yer alıyor. Çanakkale Savaşı’nın ağırlıklı olduğu sergide Ermeniler “hain” iması ile anılırken, Rumlar da “asker kaçakları” olarak gösteriliyorlar. Her iki halkın yaşadığı katliamlardansa tek bir iz bile bulunmuyor.

Peder Özgürlük Meydanında Avetisyan’ların ruhları için dua etti

Gümrü’de 12 Ocak’ta katledilen Avetisyan ailesinin en küçük 6 aylık bebek Seryoja’nın hayata gözlerini yumması sonrasında Ararat Diyakozluğu «Ararat» Manevi Gençlik Birliği üyesi 15 üyesi Peder Petros Malyan refakatinde bugün 20 Ocak’ta Opera binası merdivenleri yakınında  menfur olayda kurban olan Avetisyan ailesi üyelerinin ruhlarının huzuru için dua etti. Özgürlük Meydanından NEWS.am muhabirinin verdiği bilgiye göre; yurttaşların meydana akını devam ediyor..

Küba'ya 'Ermeni camisi' geliyor

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Küba’da inşa edileceği belirtilen caminin, İstanbul Boğazı’ndaki nadide eserler arasında gösterilen tarihi Ortaköy Camii modelinde yapılacağı ifade ediliyor. 19’uncu yüzyılda Osmanlı’nın başlıca saray mimarları olan Ermeni Balyan Ailesi üyelerinden Nigoğos Balyan tarafından neo barok tarzda inşa edilen Ortaköy Camii, üç yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından geçen yıl yeniden ibadete açılmıştı. Tarihi caminin açılış törenine, Erdoğan’ın katılıp katılmayacağı konusunda danışmanları arasında tartışmalar yaşandığı, “Ermeni camisinin” açılışına başbakan düzeyinde katılım gösterilmesinin “spekülasyonlara” neden olabileceği iddia edilmişti.

Bebek Seryoja’nın naşı Gümrü’de

Dün Erivan Surp Astvatsamayr Tıp Merkezinde hayatını kaybeden bebek Seryoja’nın naşı Gümrü Surp Nışan Kilisesinde… Ayin-i Ruhaniyi Şirak Diyakozluğu ruhani önderi Piskopos Mikael Ajapahyan icra etmekte. Seryoja’nın cenazesi yarın Şirak Mezarlığında menfur olayda hayatını kaybeden 6 kişilik ailesinin yanına defnedilecek. Olayda Seryoja’nın 1.5 yaşındaki ablası da hayatını kaybetmişti.

Papa'dan üç çocuk açılımı!

Katolik aleminin ruhani lideri Papa Françesko, "Bazıları, iyi bir Katolik olmak için tavşanlar gibi çok çocuk yapmamız gerektiğine inanıyor" diyerek bu görüştekilere tepki gösterdi ve bir ailenin sahip olması gereken çocuk sayısını üç olarak açıkladı

Dink her yerde anıldı

 (DİHA) – Hrant Dink'in katledilişinin 8. yıl dönümü nedeniyle çeşitli illerde gün boyu yapılan etkinliklerle anıldı. Eylem ve etkinliklerde kardeşlik mesajı verilirken, katliamdan devletin sorumlu olduğuna işaret edildi. Ankara Dayanışması tarafından gün boyu Ankara’nın değişik yerlerinde etkinlikler düzenlendi. Dink'in katledildiği saat olan 15.00 sıralarında ilk olarak Sakarya Caddesinde gerçekleştirilen etkinliğe değişik kesimlerden çok sayıda kişi katıldı ve çevre katıldı.

Ermeni soykırımı kiliseler üzerinden devam ediyor

Selman Keleş
Erzurum (DİHA) - Aziziye ilçesinde önceden ahır olarak kullanılan, şimdi ise define avcılarının hedefi haline gelen Ermeni Surp Minas Kilisesi, "özel mülkiyet olduğu" iddiasıyla yetkililer tarafından onarılmıyor. Bu kapsama girmeyen onlarca Ermeni Kilisesi de aynı kaderi paylaşırken, harabe haline gelen kiliselerin duvarlarına yazılan hakaretler ise Ermenilere karşı duyulan nefret söyleminin göstergesi. "7 Ermeni öldürün cennete gidersiniz", "Ermeni dölü", "Ermeni" ve "Ermeni oğlu Ermeni" söylemlerinin Erzurum'da halen küfür ve hakaret olarak kullanılması, Ermenilere karşı duyulan kin ve nefret söylemlerini bir kez daha göz önüne sererken, 1915'teki soykırımdan geriye kalan Ermeni iş yerleri, han, hamam, ev ve kiliseler de intikam alırcasına tahrip ediliyor.

Can Gözü İle Görmek…

Ali Ülger
Irkçı soykırımcı devlet yapısıyla kalıcı nihai çözüm mümkün değildir. Irkçı ittihatçılığın kökünden tasfiyesiyle kalıcı çözümler ve demokratikleşme mümkün olabilir… Var olan öneri ve taleplerin, bu yönde gelişip siyasal güce dönüşmesi ile geniş ittifaklarla yenilenip demokratikleşmeye ihtiyaç olduğu asla unutulmadan… Yeni ve demokratik açık önerilerin oluşmasına ortam sunulmalıdır… Buraya bir Kürt özürü(!) aktarayım… Mardin’in Kürt Belediye Başkanı Ahmet Türk; Ermenilerden, Süryanilerden özür dileyip kendilerinin af edilmesini diledi !.. Peki Ahmet Türk neden dedelerinin gasp ettiği Süryani mülkünü iade etmiyor? Kuru kuruya özür he!… Bunun anlamı bir bardak su için ve unutun değil de nedir?..

Binlerce kişi Agos'un önünde Hrant Dink'i andı

Rengin Arslan / BBC Türkçe, İstanbul
Ermenice ve Türkçe olarak yayın yapan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülüşünün sekizinci yılında binlerce kişi Taksim’den, Şişli-Osmanbey’deki Agos gazetesi önüne yürüdü.Anma için gelenler, “Yüzleşin! Hrant’la, soykırımla!” yazılı pankartın arkasında toplandı. Sekiz yıldır her 19 Ocak’ta yapılan anmalarda ilk kez “soykırım” ifadesi pankartta yer almış oldu.

Ermeni Soykırımını Tereddütsüz Kabul Ediyoruz !

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik'in konuğu oldu. Gündemi ve çözüm sürecini değerlendiren Demirtaş, Cizre olayları ve cihatçı teröre dair çarpıcı yorumlarda bulundu… Biz hiç tereddüt etmeden Ermeni soykırımının gerçekliğini kabul ediyoruz. Kürtlerin de herkesin de rolü olmuştur bu soykırımda. Ama siyasi irade Enver Paşa ve Talat Paşa'nın başını çektiği İttihat ve Terakki'idir. Madem Osmanlı'nın bütün mirasını sahipleniyorsanız çıkın bunu da sahiplenin. Öyle değilse de bu acı ile yüzleşilsin.

HDK: Devlet Ermeni soykırımının üzerinde yükseliyor

(DİHA) - Hrant Dink'in katledilmesinin üzerinden 8 yıla rağmen olayın halen aydınlatılmamasını eleştiren ve Hrant'ı devletin öldürttüğüne işaret eden HDK Eşsözcüleri Sebahat Tuncel ile Ertuğrul Kürkçü, Türkiye Cumhuriyeti'nin halklar için bir hapishane haline geldiğini ve devletin Ermeni soykırımının üzerinde yükseldiği değerlendirmesi yaptı.

100. yıldönümünde Çanakkale Savaşı, Ermeni Tehciri ve her iki tarafın anma davetlerinin samimiyetsizliği

Ermeni tehcirinde ve devamında yaşanan dramda Türkiye'nin en büyük çelişkisi şudur: Osmanlı'yı Birinci Dünya Savaşı'na sürükleyerek imparatorluğu yıkıma götüren ve gerçekleşmesi mümkün olamayacak tezlerle hareket eden İttihat ve Terakki'nin hatalarının savunuculuğunu yaparak, ultra milliyetçi hayaller uğruna yapılan sistematik bir sürgünü meşrulaştırmak ve uluslar arası toplum önünde insanlık dışı bir uygulamayı savunur konumda bulunmak. Türkiye'nin bu politikayı kolay kolay değiştirmeyeceği ve Osmanlı mirasçısı olarak kendi tezlerini koruyacağı açıktır. Türk ve Ermeni tarafının tarafsız bir tarih komisyonu kurup, arşivleri açarak meseleyi olduğu gibi ortaya koyma düşüncesi de, önyargılarla ve gerçeklerle yüzleşmekten kaçışın bir başka yöntemidir. Ermeni meselesi her şeyden önce bir önyargı ve geçmişle yüzleşmekten kaçış meselesidir. Arşivlerden çıkan sayısal sonuç ne olursa olsun, her iki tarafın önyargılı bakışını değiştirmeyecek ve mevcut sonucun daha da derinleşmesine sebep olacaktır. Ermeni tarafının 'soykırım' iddiası da meselenin çözümünün başka bir yolu olmadığını ve 'soykırımı' tanımadan ilişkilerin normalleşmesinin mümkün olamayacağını iddia etmektedir.

Şeria Nehrinde Ortodoks Hristiyanların Vaftizi

Ortodoks mezhebine mensup çok sayıda Hristiyan, İsrail ile Ürdün arasında doğal sınır teşkil eden Şeria nehrinin Batı Şeria ve Ürdün yakalarında vaftiz oldu. Hristiyanlığın Yunan Ortodoks mezhebine bağlı Yunanistan, Eritre, Etiyopya ve Rusya'dan gelen binlerce hacı, Yunan Ortodoks Kilisesi Kudüs Patriği III. Theophilos'un yönettiği ayinde Ürdün-İsrail sınırını oluşturan Şeria nehri üzerindeki Kasru'l Yehud bölgesinde suya girerek vaftiz oldu.

"Türk terbiyesini almış Ermeni futbolcu Beşiktaş'ta çok iş yapar"

Aras’ın eski takımı Kuban’daki antrenörü Yüksel Yeşilova, başarılı futbolcuyu yorumladı: "Aras çok iyi bir sol ayak, uzaktan topa vuruşları çok iyi. Sol ayak olmasına rağmen sağ açıkta daha etkili. Kritik goller atıyor. Benim zamanımda çok maçları kurtardı. Oyunu her an değiştirebilecek kapasiteye sahip. Türk terbiyesini almış. Tam bir profesyonel. Takım içinde neşe kaynağı. Çok güldürür, güler. Türkiye’de ve Avrupa’da oynayabilecek kapasiteye sahip. Çok karakterli bir isim."

Australian Online Calendar released for Armenian Genocide Centenary



"Yaratıcı Eylem ve Toplumsal Hareketler" atölyesine açık çağrı!

Anadolu Kültür, Ermenistan ve Türkiye'den toplumsal ve politik meselelere ilgi duyan ve bu konu üzerine çalışan kişileri 26-31 Mart 2015 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleşecek olan Yaratıcı Eylem ve Toplumsal Hareketler Atölyesi'ne davet ediyor… Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Ermenistan-Türkiye Normalleşme Süreci Destek Programı çerçevesinde gerçekleştirilen Yaratıcı Eylem ve Toplumsal Hareketler Atölyesi sırasında Türkiye, Ermenistan ve farklı ülkelerden gelecek olan akademisyenler ve uzmanlar tarafından örnekler aktarılırken, katılımcıların ilgi alanları doğrultusunda şekillenecek etkinlikler de düzenlenecek.

Putin, Ermenistan Krizine El Koydu

Türkiye sınırında yakalanan ve cinayetleri işlemekle suçlanan Rus asker Valeri Permyakov’un Rus üssüne götürülmesi vatandaşların tepkilerine neden oluyor…İki ülke arasında tansiyonun yükselmesine neden olan olayla ilgili Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ı arayarak başsağlığı diledi. Olaylara neden olmakla suçlanan Rus askerle ilgili gerekli tüm işlemlerin yapılacağı taahhüdünden bulunan Putin, soruşturmanın kısa sürede tamamlanacağını ve suçluların cezalandırılacağını belirtti. Gümrü’ye ulaşan Rus doktorlar ise olayda yaralanan 6 aylık bebeği ameliyat etti.

Baronyan ve Tiyatro Dergisi

Duygu Dalyanoğlu
baronyanBir önceki yazımda Hagop Baronyan’ın İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti ve Haşmetlü Dilenciler eserleri arasındaki benzerliklere dikkat çekmiş ve Haşmetlü Dilenciler oyununu sahneleme sürecinde tiyatrocuların İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti’deki anlatılardan karakter çalışması yaparken nasıl yararlanabileceğini anlatmıştım. Aradan geçen zamanda Baronyan üzerine yürüttüğüm araştırma çalışmasına devam ettim ve Hagop Baronyan’ın 20 Mart 1874 ile 12 Nisan 1875 yılları arasında çıkarmış olduğu Tiyatro dergisinin sayılarını inceledim.

Yüzleşme kapısında sanatın tokmağı

Yrd. Doç. Suncem Koçer*
'100 yıl sonra Türkiye toplumunun soykırımla yüzleşmesi ve Ermeni halkıyla dayanışması bu tarihin yükünü bir nebze de olsa hafifletir, cesareti olan herkesi biraz da olsa özgürleştirir.' … Ermeni soykırımının 100. yılında yüzleşmenin dar kapısı açılır mı, nasıl açılır bilinmez ama sanatın o kapının tokmaklarını vuruyor olduğu bir gerçek. İrlandalı fotoğraf sanatçısı Helen Sheehan’ın 14 Ocak’ta açılışı yapılan fotoğraf sergisi o kapıda epey tok bir ses çıkartıyor. Sheehan’ın üzerinde beş yıldır çalıştığı “Ermeni Aile Hikâyeleri ve Kayıp Manzaralar” sergisi 8 Şubat’a kadar Depo’da görülebilir.

Hrant Dink Anılıyor

19 Ocak 2007’de suikast sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink 19 Ocak’ta anılacak. Hrant Dink için hem Türkiye'de hem de yurtdışında etkinlikler düzenlenecek.Dink için Pazartesi günü yurtiçinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Çanakkale ve İskenderun’da, yurtdışında Lyon, Viyana, Massachusets, Ottawa, Toronto, Los Angeles, Perlin, Brüksel ve Paris’te  etkinlikler düzenlenecek.

Ceren Sözeri: Hrant Dink, Sabiha Gökçen haberinden sonra 'kötü' Ermeni oldu

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Ceren Sözeri, Hrant Dink'in katledilme sürecinde medyanın rolünü anlattı. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Ceren Sözeri, Hrant Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in,katledilme sürecinde medyanın rolüne dikkat çekti. Sözeri, Hrant Dink'in Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğuna dair haberi yapmasının ardından birden 'kötü' Ermeni ilan edildiğini hatırlattı. Medyanın, haberleştirirken Dink'ten bahsediş şekli ve Dink'le ilgili manşetlerde kullanılan ifadelerin cinayette doğrudan olmasa da önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, Dink'in ölümüne giden süreçte medyanın rolünü ve daha sonra bu medyanın neden birden Dink'i sahiplendiğini söyledi.

24 Nisan yerine 19 Ocak tarihi mi seçildi

Ve bu sene 1915 Olayları'yla ilgili geleneksel başkanlık bildirisini 24 Nisan yerine 2007'de katledilen Ermeni kökenli Türk gazeteci Hrant Dink'in öldürüldüğü 19 Ocak'ta yayınlamasıydı. Neden? Çünkü bu tartışmada her iki tarafın durumunu da klinik vaka olarak gören ve "Ermenilerin Türklere karşı tarihsel bir travması var. Türklerin de paranoyası" diyen Hrant Dink'in bu sorunun aşılmasında bir sembol olacağı düşünüldü. Üstelik bu sene 19 Ocak gününün, tıpkı Dink gibi 1968'de bir suikasta kurban giden Amerikalı sivil haklar savunucusu Martin Luther King'in Amerika'daki anma gününe denk gelmesinin de böyle bir bildiriyi ayrıca anlamlı kılacağı dile getirildi.

"Ankara'nın Çanakkale manevrası utanç verici"

Haber: Serdar Korucu - serdarkorucu@hotmail.com
Prof. Taner Akçam ile "Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek" kitabını hazırlayan tarihçi Ümit Kurt'a göre Ankara'nın kararı "taziye mesajından bir geriye dönüş" niteliğinde… “Ve taziyeden sonra yapılan bu Çanakkale manevrası maalesef utanç verici bir durum. Tarihin çarpıtılmasından başka bir şey değildir bu. Eğer ‘adil hafıza’ diyorsanız, o zaman gidin Çanakkale’de Osmanlı ordusunda ülkesi için savaşırken ve hayatını kaybederken bir taraftan aileleri sürgün yollarında katledilen Ermeni askerler, subaylar ve aileleri için bir rahmet okuyun. Kocatepe camiinde Cuma namazından sonraki hutbede bu insanlar için bir Fatiha okutturun. Bakın “adil hafıza” nedir biliyor musunuz? 1915’te Osmanlı vatandaşı Ermenilerin başına gelen “olay”, Ermenilerin ne yaptıklarına bakılmaksızın, dönemin iktidar partisi İttihat ve Terakki’nin Ermenileri “toptan veya kısmen” izalesine (kökünü kurutma) yönelik bir karardır. Bu karar neredeyse Anadolu’nun tamamında uygulandı. Dolayısıyla burada “ama işte Ermeniler ayaklandılar”, “bizi arkadan vurdular” vs. gibi tarih dışı değerlendirmelerin göremediği nokta şudur: Ortada bir cinayet vardır ve tartışılması gereken esas konu buradadır.”

Maskeli Aranjman

Türk popunda hemen herkesin bildiği bazı şarkılar var. Sezen Aksu Yalnızca Sitem, Var Git Turnam; Cem Karaca Sevda Kuşun Kanadında; Seden Gürel Sebebim Aşk. Fakat bu şarkıların Türk pop müziğinin hitleri olmasının yanında bir ortak özelliği daha var. Bu şarkılar aslında Ermeni halk ezgileri olup aranje edilerek Türk popuna kazandırıldılar… Kaç neslin çocukluğu, gençliği geçti kim bilir bu tamamen Türkçe sandığı şarkılarla. Politik nedenler dedik. O politik nedenler ki neler etti Anadolu’ya. Şarkıların kimliğini gizleyerek yaşamak zorunda kalması politikanın bu topraklarda ettiği en küçük eziyet. İşte politikanın katıp karıştırdığı yerde, politikaya rağmen orijinal müzik yapan biri var bugün: Sibil Pektorosoğlu. Sibil bir İstanbul Ermenisi. Superman’ın aslında gazeteci olması gibi Sibil de aslında finansal danışman. Küçük yaşlarda Surp Vartanants kilise korosunda şarkı söyleyerek başlamış müziğe.

İslam Barış Dini midir?

Deniz Kavukçuoğlu / dkavukcuoglu@superonline.com
Yeni Akit yazarı Faruk Köse, 12.1.2015 tarihli, “Kim Demiş ‘İslam Barış Dinidir’ Diye?” başlıklı yazısının bir bölümünü noktasına, virgülüne, vurgulamalarına dokunmadan aşağıya alıyorum… “İslam barış dinidir” söylemi, “İslam barışı önerir/önceler”in önemini vurgulamaya yönelik değil. Bu tür söylemleri genelde “Müslüman olmayanlar”ın veya “gayrimüslimlere hoş görünmek isteyenler”in kullandığına dikkat etmenizi isterim. Bu, “cihad ve kıtal ayetleri olmayan bir uysallaştırılmış ve vicdanlara hapsedilmiş İslam” tarifinden başka bir anlama gelmiyor.  İslam sadece “barış dini” ise, Kur’ân-ı Kerim’deki “savaş ve cihad ayetleri” ne oluyor? Kur’an’da “Savaş” anlamına gelen “kıtâl” kelimesi 13 yer-de, “karşılıklı savaş” anlamındaki “mukatele” ve türevleri 57 yerde, bu kavramların kökü olan “katl” kelimesi ve türevleri 170 yerde, “harb” kelimesi ve türevleri 11 yerde, “cihad” kelimesi ve türevleri 41 yerde geçiyor. “Barış” anlamındaki “silm” kelimesi ise, “barış” anlamında sadece 6 yerde geçiyor. Bu noktada sormak istiyorum: Müslüman Kur’an’ın tamamına muhatapken, savaşmayan bir Müslüman tipi, Kur’an’ın önerdiği bir Müslüman tipi olabilir mi?

Uzlaşmak hala mümkün

Mensur Akgün
Umudum Türkiye’nin bu çıkış yolunu kullanarak Ermenistan’a makul bir cevap vereceği yönünde. Ve bana öyle geliyor ki en makul cevap iki ülke dışişleri bakanlarının karşılıklı biçimde birbirlerinin törenlerine katılması, davetli bulunan cumhurbaşkanlarını temsil etmesi olacaktır. Ermenistan açısından Gelibolu çıkartmasının yıl dönümü törenlerine katılmasının sorun yaratacağını sanmam. Türkiye açısında da eş zamanlı yaşanmış büyük bir trajedinin anma törenlerine katılmanın sorun yaratmaması gerekir. 23 Nisan 2014’te yayınlanan taziye mesajıyla Türkiye zaten kendini aşmış, adil bir hafıza yaratılması yolunda adım atacağını dünyaya Başbakan’ı Erdoğan imzasıyla açıklamıştır. Unutmayalım ki törenlere katılmak 1915 trajedisinin soykırım olarak tanındığını göstermez.

"Avrupa'da Artık Müslümanlar Çoğalıyor, Hristiyan Nüfusu Azalıyor"

Bunun İslam düşmanlığı, Müslümanların terörist olarak kabul edilmesi gibi anlamları bulunduğunu dile getiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, şöyle konuştu:"Bu manada son derece kritik gelişmeler var. Bu korkunun iki nedeni var; birincisi Avrupa'da artık Müslümanlar çoğalıyor, buna karşılık Hristiyan nüfusu azalıyor. Fransa, 2050 yılı Avrupa'sında çoğunluğu Müslüman bir ülke olacak. Fransa'da bugün nüfus yükselme oranı 1,6 iken Müslümanların nüfus artışı hızı 8,1'dir.  

Ermenistan'la ilişkilerin güncel parametreleri

Prof. Dr. Çağrı Erhan / cagrierhan@yahoo.com
Konunun uzmanlarının çeşitli platformlarda sürdürdükleri tartışmalara göre, 2015’te Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde şu gelişmelerin yaşanması muhtemeldir:
1-2009’da imzalanan fakat yürürlüğe girmeyen protokollerin güncellenerek uygulamaya konulabilmesi için yeni bir diplomasi trafiği başlatılması.
2-Ortak Tarih Komisyonu’nun kurulması.
3-Türkiye’nin, geçen yıl 23 Nisan’da yaptığı açıklamaya benzer bir açıklama yaparak, 1915 olaylarından üzüntü duyduğunu teyid etmesi.
4-Türkiye-Ermenistan sınır kapısının açılması.

Fransa’nın Washington elçisi: Ermeni Soykırımının gerçekleştiğine eminim

Fransız elçi şunları kaydetti: «Son dönemde yaptığım birkaç beyanatımın yanlış yorumlandığını ve benim güya Ermeni Soykırımının inkarını hukukileştirdiğim şeklini almıştır. Bu düşünce benim dışımdadır. Ermeni Soykırımını sadece Fransa resmen tanımamıştır, aynı zamanda ben kendim de, aktif bir Ermeni toplumunun bulunduğu, birçok arkadaşımın olduğu Marsilya kentinde büyüdüm. Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni cefasının modern tarihin ilk soykırımı olduğuna her zaman emin oldum. Bu açıklamanın bu meseleye ilişkin sizde oluşmuş olabilecek her tip şüpheyi dağıtacağı umudundayım».

Nijer'de Charlie Hebdo protestoları: 2 kilise yakıldı

Nijer'in başkenti Niamey'de, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Muhammed Peygamber'in karikatürünü yayımlamasını protesto için yapılan eylemlerde en az iki kilise ateşe verildi. Protestolar, başkentteki büyük caminin önünde başladı.Polis kalabalığa göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
Ülkenin ikinci büyük kenti Zinder'deki protestolarda dün 4 kişi ölmüştü.

Ermeni köyünden Perinçek’e destek

Hüseyin Güler / Hatay
En anlamlı çağrı ise Ermeni köyü Vakıflar Muhtarı Berç Kutrun’dan geldi. Kutrun, “Perinçek’in yurtdışı yasağının kaldırılmasını isterim. Yasaklarla bir yere varılmayacağını anlamamız lazım” diye konuştu. Kutrun ayrıca şunları söyledi: “Osmanlı döneminden bu yana Ermenilerle Türkler ortak yaşamışlardır. Bu dönemde bazı olaylar olmuş olabilir. Ama biz ortak yaşamaya devam etmişiz. İki halkın düşmanlığından yana değiliz. Türkiye’de olmaktan memnunuz. Şimdiye kadar kimse bize düşmanlık yapmadı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in özgürlük hakkını kullanmasını isteriz. Bu anlamda da yurt dışı yasağının kaldırılmasını özgürlükler açısından da önemli buluyorum.” ( Diplomat muhtarımız bir de susmayı bilse. HYETERT)

Ermeni iddialarına karşı bizim de çalışmalarımız var

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2015'in sadece Ermeni iddialarının değil, "centilmenler savaşı" olarak bilinen Çanakkale Savaşı'nın da yıldönümü olduğunu ifade etti… Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Osmanlı ordusunun içinde Ermeni askerler de vardı. Bir taraftan 1915 yılında doğuda bu ayaklanmalar olurken, diğer taraftan cephede Türk, Boşnak, Suriyeli, Yemenli, Mısırlı, Kürt, Laz herkes işgal güçlerine karşı mücadele verdi. Etkinliklere herkesi davet ettik, geleceğini şimdiden teyit eden başbakanlar var. Davetiyeler yeni ulaştı, davet bizden, katılıp katılmamak o ülkelerin liderlerinin bileceği şey. Önümüzdeki süreçte bahsedilen isimlerin katılıp katılmayacağını da göreceğiz."

Halaçoğlu ve Öymen’den 24 Nisan davetine tepki!

Haber: Fatih Erboz
Halaçoğlu, “Türk ordusuna karşı savaşanların yarısına yakını Ermeniydi. İngiliz ordularında 8 bin gönüllü Ermeni vardı. Ermeniler bize karşı savaştı. Düşman ile işbirliği yapmıştı” diye konuştu. Ermenilerin haklı olarak davet sırasında “Mademki vatanı birlikte kurtardık. Bizi neden sürgün ettiniz” sorusunu dillendirebileceklerini vurgulayan Halaçoğlu,  Erdoğan’ın tarihi bir yanlış yapmak üzere olduğunu söyledi… CHP’li Öymen, şöyle konuştu: “Çağıracağınız ülkelerin hepsi, yarın sözde Ermeni soykırımı iddialarını kabul ederse ne olacak? Bunun bir garantisi var mı? Öte yandan Birleşmiş Milletlerdeki oylamalarda size çıkan destek ortada. AB’deki konumuz ortada. Böyle bir durumda siz nasıl oluyor da bu çağrıyı yapıyorsunuz. Ermenistan Hocalı Katliamını yapmış bunu dile getiriyor musunuz? (Al birini vur ötekine. HYETERT)

Sahibinden satılık kilise

Kayseri'nin Melikgazi ilçesindeki tarihi Rum kilisesi, sahibi tarafından 2 bin metrekare arsasıyla 450 bin euro'ya satışa çıkarıldı. Ömer Sicimoğlu, sahibi olduğu Tavlusun Mahallesi'ndeki tarihi Rum kilisesini satabilmek amacıyla,  internet sitesine ilan verdi. Sicimoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gayrimenkul alım satımıyla uğraştığını belirtti. Kiliseyi de 2013 yılında özel kullanım amacıyla satın aldığını ifade eden Sicimoğlu, şöyle devam etti: "Daha sonra Kayseri Büyükşehir Belediyesi burayı almak istedi. Biz de devretmeye hazırdık ancak sonra vazgeçtiler. Bunun üzerine satmaya karar verdik. İnternet sitesine ilan verdik. 2 bin metrekare arsası var. İmar planında da kilise olarak yer alıyor. 400-450 bin euro istiyoruz. Teklifleri değerlendireceğiz."

Լոյս Տեսաւ Ռ. Հատտէճեանի Նոր Գիրքը «ՊՏՈՅՏ ՄԸ ՀԱՅՈՑ ԼԵԶՈՒԻ ԲԱՌԱՐԱՆԻՆ ՄԷՋ»


Լոյս տեսաւ ու ընթերցողներու տրամադրութեան տակ դրուեցաւ մեր Խմբագրապետ  Ռ. Հատտէճեանի « Յուշատետր » սիւնակէն « Պտոյտ Մր Հայոց Լեզուի Բառարանին Մէջ» շարքի 6րդ հատորը։ Այս հատորն ալ կ'ընդգրկէ շարքին 406րդ յօդուածէն մինչեւ 488րդ յօդուածը։ Հատորը տպուած է Արի Հատտէճեանի կողմէ պատրաստուած շատ գեղեցիկ կողքով մը։ Ըստ թուագրական կարգի, այս հատորը կը դառնայ   « Յուշատետր » շարքի 83րդ հատորը։

'AİHM'nin kararı Ermeni soykırımı iddialarını tamamen bitirebilir'

İsmet Özçelik
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ‘28 Ocak’ta görülecek Perinçek davası için 3 siyasi partinin temsilcilerinden oluşan bir heyeti Strazburg’a gönderme kararı aldık. TBMM heyeti orada gözlemci olacak’ dedi...TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Aydınlık’a yaptığı açıklamada, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in İsviçre aleyhine AİHM’de açtığı davada verilen kararın son derece önemli bir karar olduğunu bildirdi. Bu kararla Ermeni soykırımı iddialarının çöktüğünü kaydeden Çiçek, “İsviçre bu karara itiraz etmeyeceğini söylemişti. Ama ne olduysa oldu, sonradan karara itiraz etti... ” dedi.

Hem Panislamizm, hem Panturanizm...

Altan Öymen / altan.oymen@radikal.com.tr
İkisinin de sakıncaları tecrübeyle görülen bu iki akım, eşzamanlı olarak sahneye konuluyor. Yeniden ‘büyük devlet’ olmanın yolu, Osmanlı Devleti’nin son döneminde de aranmıştı. O yol bazen 'Panislamizm’de aranmıştı, bazen de ‘Panturanizm’de...