Etiketler

Panarmenyan Oyunlar katılımcıları Soykırım Anıtını ziyaret ettiler

Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyat Oyunlarının sayısı binleri bulan katılımcıları Tsitsernakaberd Soykırım Anıt Kompleksini ziyaret ettiler. Panarmenyan Oyunlar Dünya Komitesi Başkanı İşkhan Zakaryan açıklamasında şunları kaydetti: ʺTsitsernakaberd Ermeni insanının kutsal mekanıdır. Erivan’da bulunan herhangi birinin Tsitsernakaberd’e gelmemiş olmasını düşünemiyorum bile. Panarmenyan Oyunlar Ermeni değerlerinin korunması ve Anayurt-Diaspora-Karabağ sacayağı anlamını taşımaktadır. Tsitsernakaberd’i ziyaret eden gençlerin Yeghern yaşamış halkımızın nesilleri olduğunu unutmamalıyıʺ dedi.

Ermeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-11

Ümit-Kurt / umit105@gmail.com
Ermeni siyasi örgütlerinin reform meselesini beynelmilel diplomasinin bir ajandası haline getirmesi ve bunu sürekli gündemde tutması İttihatçılar nezdinde onların ‘vatan haini’ olarak kodlanmasını beraberinde getirdi. Şurası muhakkak ki Birinci Cihan Harbi, İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi’ne  Ermenilere yönelik imha siyasalarını kuvveden fiile çıkarmak noktasında ‘uygun’ bir ortam sağladı. Balkan savaşlarındaki muazzam toprak kaybı ve yenilgi sonrasında Anadolu’nun Türkleştirilmesi eksenli Türk milliyetçiliği ideolojisi keskinliğini artırmış ve son tahlilde İttihat ve Terakki Cemiyeti liderleri için resmi ideoloji derekesine yükseltilmişti. Bu bağlamda, Ermeni nüfusunun Anadolu’nun tamamından elimine edilmesi söz konusu ideolojik yönelimin adeta olmazsa olmazıydı.

PAN ARMENIAN GAMES Opening ceremony | Համահայկական Խաղերու Բացման Նկարներ

12643_b
Օգոստոսի 2-ի երեկոյան Երևանի Վազգեն Սարգսյանի անուան Հանրապետռւթեան մարզադաշտին մէջ, տեղի ունեցաւ  Համահայկական վեցերորդ խաղերռւն բացումը:

Ermeni Soykırımı Müze Enstitüsü’nde “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni sporu ve vücut eğitimi” sergisi açıldı


4 Temmuz’da Ermeni Soykırımı Müze Enstitüsü’nün geçici sergiler salonunda “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni sporu ve vücut eğitimi” başlıklı sergi açıldı. Daha önce 2009 yılında Ermeni toplumuna sunulan sergi Batı Ermenistan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun, Ermenilerin yoğun yaşadığı şehirlerinde başlayan vücut eğitimi hareketine değinen yeni elde edilmiş yüzlerce belge ve fotoğraflarla zenginleştirildi.

HDP'nin Ermeni Merakı Nereden Geliyor? Siyasi Kürtçülüğün Bilinmeyenleri

Erdal Sarızeybek /erdalsarizeybek@gmail.com
Bedirhan İttifakında İkinci Perde. Siyasi Kürt hareketinde Ermenilerle ittifak arayışlarının Mikdat Mithat Bedirhan zamanında başlatılmış olduğunu biliyoruz. Türk tarihinde ilk kez ‘Ermeni-Kürt ittifak ile Türk düşmanlığına’ kapı aralanmış ve bu süreçte çıkış noktaları, Ermeni yayın organı Droşak’da yayınlanan şu bildiri olmuştu; ‘Ey Kürtler! Sabahtan akşama dek, 60 para kazanıyor, onun da yarısını hükümete vermeye mecbur tutuluyorsunuz. Sizin emeğinizin meyvelerini toplayan hükümet, size, paralarınızı alan, karılarınızın ve kızlarınızın ırzına geçen zaptiye ve memurlar gönderiyor. Niye ses çıkartmıyorsunuz?..’[1]

Markar Esayan: O röportaj çocuk istismarı

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan’dan, kendisi hakkında yürütülen itibarsızlaştırma kampanyalarına çarpıcı bir yorum geldi. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ın HDP Milletvekili Garo Paylan üzerinden kendisini hedef aldığını söyleyen Esayan, "Bana bir çocuk istismarı gibi geldi, üzüldüm doğrusu" dedi.

Kırgızistan, Avrasya Ekonomik Birliği’ne Katıldı

Kırgızistan, Rusya'nın öncülüğünde kurulan ve Rusya, Belarus, Kazakistan ve Ermenistan'ın üye olduğu Avrasya Ekonomik Birliği'nin beşinci üyesi oldu. Kırgızistan, Rusya'nın öncülüğünde kurulan ve Rusya, Belarus, Kazakistan ve Ermenistan'ın üye olduğu Avrasya Ekonomik Birliği'nin beşinci üyesi oldu. Avrasya Ekonomik Birliği Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, anlaşmaların son olarak Kazakistan tarafından da onaylanmasının ardından Kırgızistan'ın dün itibariyle resmen Avrasya Ekonomik Birliği üyesi olduğu açıklandı.

Panarmenyan Oyunları katılımcıları 8 Ağustosta dinlenecek

Ermenistan’da devam eden Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyat Oyunlarının tüm katılımcıları 8 Ağustos’ta dinlenecek. Panarmenyan Oyunlar Dünya İcra Komitesi kararıyla sabahleyin tüm delegasyonlar Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsünü ziyaret edecekler.

IŞİD Süryani kasabası Karyatayn’a girdi

IŞİD, Suriye’nin Humus bölgesindeki Süryani kasabası Karyatayn’a girdi. 100 ailenin IŞİD’in elinde olduğu belirtiliyor. Süryani Ortodoks Humus Metropoliti, IŞİD tehdidine karşı yardım istedi. Metropolitin kamuoyuna, yardım kuruluşlarına ve Süryanilere yönelik yazdığı mektupta, 100 ailenin IŞİD’in elinde olduğu belirtiliyor. Mektupta erkeklerin köyleri korumak için kaldığı, kadın ve çocukların daha güvenli yerlere gittiği ifade ediliyor. Mektuba göre, IŞİD’in Süryani kasabalarına yönelmesiyle 1500 aile bu durumdan etkilendi ve büyük tehdit altında.

Ստամբուլահայ երգչուհի Սիբիլը ցանկանում է Հայաստանն ավելի լավ ճանաչել


ԵՐԵՎԱՆ, 6 ՕԳՈՍՏՈՍԻ, ԱՐՄԵՆՊՐԵՍ: Նա իր գեղեցիկ ձայնով և հայ երգի յուրօրինակ կատարումներով կարողացավ նվաճել շատ ու շատ ազգերի` հատկապես թուրքերի սրտերը:

Cabbar Duyum'dan Gümüş Madalya

Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu Cabbar Duyum, güreşte Avrupa ikincisi oldu. Sırbistan’da yapılan Yıldızlar Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu Cabbar Duyum 54 kiloda çıktığı müsabakalarda ilk turda Fransız rakibi S. Khamer’i 10-0, 2. turda Makedon C. Sekfullah’u 9-4 ve yarı finalde Moldovalı rakibi I. Solita’yı 10- 4 mağlup ederek finale kalmayı başardı. Finalde Ermeni rakibi Tevanyan ile karşılaşan Cabbar Duyum, son ana kadar iyi götürdüğü müsabakayı 6 - 4 kaybedince gümüş madalyanın sahibi oldu.

Nashiville Mission Parish to Mark 20 Years

Archbishop Khajag Barsamian, Diocesan Primate, will visit the mission parish of Nashville, TN, this weekend, as the community marks the 20th anniversary of its establishment. On Saturday evening, August 8, Archbishop Barsamian will ordain Vartgez Mansourian, Armen Nadryan, and Stephan Oskian to the rank of acolyte. Razmig Kalanjian will be ordained to the sub-diaconate. The Rev. Fr. Abraham Ohanesian, the parish’s visiting pastor, and the Rev. Fr. Tateos Abdalian, the Diocese’s director of Mission Parishes, will assist the Primate.

Asimder Başkanı Gülbey'den 'Ermenistan' İddiası

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Başkanı Göksel Gülbey, "Ermenistan, Türkiye'deki terör örgütlerini gizliden destekliyor" dedi.
Dernek binasında basın açıklaması düzenleyen ASİMDER Başkanı Göksel Gülbey, Türkiye içerisinde faaliyet yürüten tüm terör örgütlerinin Ermenistan devleti içerisindeki yapılanmadan destek aldıklarını iddia etti. (Halaçoğlu gibi bunların da her sözü yalan, yanlış. HYETERT)

Suriyeli Ermenilerin Ermenistan’daki yeni hayatları ve zorlukları

Ermenistan Diaspora Bakanlığı verilerine göre, 2015 ilk yarısı itibarıyla Ermenistan’da 12 bin Suriyeli Ermeni var; bunlardan 9 bini Ermenistan vatandaşlığı almış. Suriye’deki savaş içinden çıkılmaz bir hale gelince, Suriye Ermenileri büyük gruplarla Ermenistan’a gelmeye başladı. Bunlardan çoğu özellikle yaşı daha büyük olanlar halen evlerine dönme hayalinin peşinde. Gençlerin bir kısmı ise, AB ve ABD vizesi almak için Ermenistan’a geliyor. Ermenistan’ın gelişmemiş ekonomisi nedeniyle Suriye Ermenilerinin Ermenistan’da daimi kalmalarını engelleyen önemli bir sebep olsa da, bugün Ermenistan’da yeni bir hayat kuran Suriyeli Ermeniler de az değil.

Kayseri’deki Ermeni Tomarza Manastırı yok oldu

Kayseri’nin (Kesarya) Tomarza İlçesi’nde yaklaşık 300 yıllık Surp Astvatsatsin Kilisesi’nden (Tomarza Manastırı) geriye bugüne sadece birkaç yıkık duvar kaldı… Kalıntıları bulunan manastırın bünyesinde rahip ve rahibe yetiştiren ’Grogeryen Ermeni Okulu’nun bulunduğu, her yıl 12 Ağustos’ta düzenlenen 'Oğlak Gıran' törenlerine Orta Anadolu ve Klikya Ermenileri’nin katıldığı ve dışarıdan gelen misafirlerin ’Paşa Odası’nda ağırlandığı anlatılıyor. İlçe merkezine bulunan Tomarza Kilisesi’nin de (Surp Bogos Bedros Kilisesi) yine Tomarza Manastırı gibi yaklaşık 300 yıl önce yapılan ve günümüze kadar gelmeyi başardığı ifade edildi.

Türkiye Savunucusu Hackerlardan '2015' Vurgusu

Sanal dünyanın savaşçıları olarak tanınan Türk Hack Team üyesi hackerlar, bölgesel lider Türkiye’nin dünyadaki yükselişine dikkat çekmek amacıyla aralarında önemli marka ve devlet adreslerinin de bulunduğu 2 bin 15 web sitesini ele geçirdi. Sözde Ermenistan soykırımını tanıyan ülkelerin internet sitelerine saldırılarıyla dikkat çeken ve Alman Gizli Servisi’ni hedef aldıktan sonra Mısır’ın darbeyle devrilen lideri Mursi’ye destek vermek için birçok dünya devletine siber saldırılar düzenleyen Türk Hack Team, seçim sürecinde ise iç ve dış provokasyonlara karşı duruş sergilemişti. (Ne yani şimdi de sanal dünyanın holiganları, korsanları olan hackerlerle mi övüneceğiz. Provokasyonları önlemek bunlara mı kaldıysa vay halimize? HYETERT)

Dünya Barışı İçin Sakarya Üniversitesinde Buluşacaklar

Ulusal Ajans’ın desteği ile düzenlenen ‘Herkes için Herhangi Biri’ isimli proje İtalya, Ermenistan, İngiltere ve Türkiye’den toplam 40 gencin bir araya gelmesiyle Sakarya Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. AB Bakanlığı’na bağlı Ulusal Ajans’ın hibe desteğindeki Whoever for Everyone (Herkes için Herhangi Biri) adlı proje 7-14 Ağustos, 2015 tarihleri arasında, Sakarya Üniversitesi’nde İtalya, Ermenistan, İngiltere ve Türkiye’den toplam 40 gencin bir araya gelmesiyle gerçekleştirilecek.

Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Sarkisyan ile Görüştü

Eş başkanlar Hatice Çoban ve Bekir Kaya, Ermenistan'da düzenlenen olimpiyata katılarak Cumhurbaşkanı Sarkisyan'la görüştü. Van Büyükşehir Belediyesi eş başkanları Hatice Çoban ve Bekir Kaya, Ermenistan'da düzenlenen olimpiyata katılarak Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'la bir araya geldi. Hatice Çoban ve Bekir Kaya, Ermenistan'ın Erivan kentinde 6. Pan Ermenian Komitesi'nin daveti üzerine Ermenistan'a giderek olimpiyatların açılış törenine katıldı. 100'den fazla ülkeden Ermenilerin katıldığı olimpiyatlara Türkiye'den de 900 kişi katıldı.

Hiroşima'nın 'küçük çocuğu' 70 yıldır ağlatıyor

Hiroşima kentine 2. Dünya Savaşı'nda atılan 'Küçük çocuk' adlı atom bombasının etki ve hayaletlerinden kurtulamayan Japonya, hayatını kaybeden 140 bin kişiyi felaketin 70. yılında da unutmadı. Başbakan Abe nükleer silahsızlanma için BM'ye yeni tasarı sunacaklarını söyledi, BM Genel Sekreteri Ban da bir daha aynı olayların yaşanmamasını diledi.

Mahçupyan'dan 30 aydına: İdeolojik ahmak!

Gazeteci yazar Etyen Mahçupyan bugünkü yazısında 30 aydının hükümeti ve Erdoğan'ı suçladığı barış bildirisini eleştirdi… "Bütün bunlar yaşanırken bir de ‘diğer' aydın tipolojisi var. Şöyle demişler: “… ‘Çözüm Süreci'nin, başlamasının da sonlandırılmasının da yegâne sebep ve dayanağının, iktidar partisini vesayeti altına almış bir kişinin şahsi hesap ve hevesleri olduğu anlaşılıyor. Bu konuda baştan beri duyulan kaygılar, yaşanan son olaylarla da açıkça kanıtlanıyor.” Bu kadarının artık ahlaksızlığa girdiğini düşünenler olabilir ama mesele daha derin. İdeolojinin psikolojiye hapsolmasının ve yapısal bir aptallığa dönüşmesinin tezahürlerinden biriyle karşı karşıyayız. Bildirinin altında kendi dar çevrelerinde saygın aydınların yer alması da kimseyi şaşırtmamalı. Gerçeklik karşısında yenik düşenlerin zihni kendini tekrarlamaya başladığında ideolojik ahmaklığın sürükleyiciliği de kaçınılmaz oluyor."

Havra (Sinagog) ve Kiliseler

Uzun ve sağlam surlarıyla müstahkem bir şehir olan Diyarbakır’a Hıristiyanlığın miladi birinci asır ortasında Urfa’ya yayılmasından sonra Hz. İsa (a.s)’ın 70 öğrencisinden biri olan Aday/Adday öncülüğünde ulaşmıştır. 313 yılında Milano Fermanıyla Roma İmparatorluğunun resmi dini haline gelen Hıristiyanlık, devletten de destek görerek imparatorluk içinde rahatça yayılabilmiştir. Bunun sonucundadır ki Diyarbakır’da Hıristiyanlık kültürüne ait önemli eserler bulunmaktadır. 19. yüzyılda Diyarbakır vilayetinde çoğunlukla Müslümanlar yaşamaktaydı. 19 yüzyılın ikinci yarısında vilayetin nüfusu 312.444 kişi olup bu rakamın 240.574’ünü Müslüman, 45.291’ini Ermeni, 1.437’sini Rum, 6.332’sini Katolik, 13.649’unu Süryanî, 3.975’ini Protestan, 1.170’ini Yahudî ve 16’sıda Latin halklardan oluşmaktadır.

70 yıl sonra Hiroşima

ABD'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya kentleri Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombaları atarak öldürdüğü 200 binden fazla kişi, saldırının 70. yılında ilk bombanın düştüğü yerde, bugünkü Barış Anıt Parkı'nda anıldı.

Azerbaycan Ermenistan'a savaş mı ilan etti?

Azerbaycan Savunma Bakanı Korgeneral Zakir Hasanov, şöyle konuştu: "Şimdi de korku ve endişe içerisindeler. Artık zamanı geldi. Sabrı tükenen halkımız, kendi yurtlarından kovulan insanlarımız, bizden harekete geçmemizi ve işgalcileri topraklarımızdan çıkarmamızı talep ediyor. Uluslararası kurumların çatışma konusunda aldığı kararlar hak ve adaletin bizim tarafımızda olduğunu kanıtlıyor. Halkımız iyi bilsin ki savaş ruhu yüksek Azerbaycan askeri, ülkemizi Şuşa'sız, Laçın'sız ve işgal altındaki diğer şehir ve köylersiz tasavvur edemiyor. Ordumuz, intikam ve zafer duyguları ile yaşıyor ve topraklarımızı kurtarmak için kutsal borcunu yerine getirmeye hazırdır. Azerbaycan askeri, kendi gücü ile düşmanı işgal altındaki bölgelerden kovarak toprak bütünlüğümüzü temin edecektir. Buna kimsenin şüphesi olmasın. (Anlaşılıyor ki Azerbaycan sorunu savaş yoluyla çözmeye karar vermiş. Bu da olsa olsa savaş ilanı olur. HYETERT)

Yenişehirlioğlu'nun Yeni Romanı Kanaviçe Raflardaki Yerini Aldı

Bahadır Yenişehirlioğlu’nun yeni romanı Kanaviçe, raflardaki yerini aldı. Yazar yeni romanında bu aileler üzerinden, acıların eksik olmadığı coğrafyamızda tarihi bir yolculuk yaparken, aslında bir ömrü ele alıyor. 1915 olaylarının 100. yılında bir ailenin acıları, sevinçleri, pişmanlıkları ve aşklarıyla bir ömrü anlatılıyor. Romanda ocağına tehcirin ateşi düşen bir kadın olan Ani, geride ailesini, çocuklarını, en büyük aşkını bırakıp uzaklaşmak zorunda kalan, yüreğine ayrılık acısı çöken biri olan Aram, bir trafik kazasında tüm ailesini kaybedip içine itildiği yalnızlıkta; mazi, aşk ve merhamet kuyusuna düşen, tek başına bir delikanlı olan Mert ve önemli bir süreçten geçerken tarihe küçük de olsa bir iz bırakmak isteyen, Ermeni Tehciri kararına, “O benim komşum, o benim arkadaşım, o benim halkım!” deyip itiraz eden cesur Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Bey’in hikayesi anlatılıyor.

Asala’nın iki yüzü

Viktor Apalaçi   
Ermeni asıllı Fransız yönetmen Robert Guédigian ‘Bir Deli Hikâyesi’ ile ırkına bir 100.yıl armağanı sunuyor. 19 filmlik zengin kariyerinde, konuları Marsilya’da geçen filmleriyle, iyi bir öykü anlatıcısı olduğunu kanıtlamış Robert Guédiguian ‘Ermenistan’a Yolculuk’ ve ‘Suç Ordusu’ndan sonra Ermeni meselesini ele alıyor. Asala’nın Madrid suikastında kötürüm kalan, İspanyol gazeteci José Gurririan’ın ‘Bomba’ adlı otobiyografik romanından esinlenen yönetmen, 1979’da Asala’nin Türk Büyükelçisine yaptığı suikastın ardından yaşananları, kurmaca bir öyküyle anlatıyor. Bu yazımda filmin konusundan ve senaryosunun barındığı hilelerden bahsediyorum. Guediguian’ın samimiyeti hakkında karar vermek sizlere kalıyor.

II. Wilhelm’den Nasyonal Sosyalizme Alman Yakındoğu Politikası -1-2

Marsel Russo /   perspektif@salom.com.tr
Almanların Ortadoğu - belki de buna Yakındoğu demek gerekir – için geliştirdikleri stratejiyi kısaca, İslam toplumlarını düşmanları aleyhine çevirmek, bu topraklarda devrim niteliğinde değişiklikleri özendirecek çalışmalar yapmak olarak özetlemek mümkün… Gelin görün ki, 1915 Ermeni olaylarının patlak vermesi ve bunun Filistin’deki Yahudi kolonisi tarafından – konulan kesin sansüre rağmen – öğrenilmesi ile birlikte işler değişmeye başlar. Yahudiler giderek İstanbul hükümetine olan desteklerini azaltmaya başladılar. Benzer bir techir hareketinin kendilerine de uygulanacağı ve Filistin’den Mısır’a doğru sürülecekleri haberleri ile allak bullak oldular. Şam Valisi Cemal Paşa ile Kudüs’teki Osmanlı yöneticisi Ahmet Münir’in geliştirdikleri politikaları dikkate almak gerekir. Onlara göre bölgedeki Yahudi varlığı sakıncalıydı ve bunların buradan temizlenmesi, boşalttıkları yerlere ise Türk unsurların yerleştirilmesi gerekmekteydi…

Yunanistan'ı Kim Batırdı

Prof. Dr. Ata Atun / Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi
Boşuna batmadı Yunanistan. Erken yaşlarda emekli olmuş devlet memurları başına tam bir bela oldu. Sayıları nüfusa oranla inanılmaz boyutlarda. Ölüm kayıtları bilinçli olarak yapılmıyor. 1950’li, 1960’lı yıllarda ölen kişilere hala daha emekli maaşı ödeniyor. Yunanistan, bu nedenle dünyanın en yüksek yaş ortalamasına sahip. Resmi kayıtlara göre dünya üzerinde 100 yaşını geçen insanların en çok bulunduğu ülke Yunanistan. Her ay 4-5 farklı yerden emekli maaşı alan aileler bulunmakta Yunanistan’da. Ölen devlet memurlarının sayıları yaklaşık 40 binin üzerinde olan evlenmemiş kızları ayda bin Avro gibi bir sosyal yardım parası almakta. Bu yardım paraları Yunanistan maliyesine yılda 530 milyon Avro’ya mal olmakta. Devlet ihaleleri ise tam bir yasal soygun havasında. Hastanelerde kalp hastalarına takılan kalp pilleri için devlete çıkarılan fatura, AB ortalamasının neredeyse 400 katından da fazla.

Ermenistan'ın işgal ettiği hayalet şehir Şuşa’dan 23 yıl sonraki görüntüler

23 yıl sonra Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan şehirlerinden ve Kafkasya’da müziğin başkenti olarak anılan Şuşa’nın fotoğrafları yayınlandı. Azerbaycan’da sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan bu fotoğraflar oldukça büyük ilgiyle karşılansa da aradan geçen 23 yıl sonra müziğin başkenti olarak anılan Şuşa’nın hayalet şehre dönüştüğünü de gözler önüne sermiş bulunuyor.

Հայ Դատը Նեցուկ Կը Կանգնի Խաչօ Աշաճեանի Ընտրապայքարին

ԼՈՍ ԱՆՃԵԼԸՍ.- Ամերիկայի Հայ Դատի յանձնախումբը որոշած է նեցուկ կագնիլ 2016ի քոնկրեսական ընտրութեանց իր թեկնածութիւնը առաջադրած Խաչօ Աշաճեանի ընտրապայքարին։ Սան Լուի Օպիսպոյէն երեք անգամ Քալիֆորնիոյ խորհրդարանի անդամ ընտրուած Աշաճեան մեծապէս յարգուած քաղաքական անձնաւորութիւն մըն է։

Assyrian Community Commemorates Centennial of the Assyrian Genocide

On August 4, 2015, the Diocesan Primate H.E. Archbishop Hovnan Derderian participated in an ecumenical service commemorating the Centennial of the Assyrian Genocide. His Eminence was accompanied by five Diocesan clergy including the Very Rev. Fr. Dajad Dz. V. Yardemian, Archpriest Fr. Hovsep Hagopian, Archpriest Fr. Shnork Demirjian, the Rev. Fr. Avedis Abovian and the Rev. Fr. Khajag Shahbazyan. Organized by the Assyrian Genocide Centennial Committee of Los Angeles, the service was held at St. Mary's Assyrian Church of the East and was presided by His Grace Mar Aprim Khamis, Bishop of the Western Diocese of the Assyrian Church of the East.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan Milletvekili'ne: “Ne kadar oy o kadar hizmet”

Erzurum’un Hınıs ve Tekman ilçelerine bağlı bazı köylerin muhtarları giderilmeyen sorunları için CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan’a başvurdular. Sorunları yerinde görmek ve bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e iletmek amacıyla Doğan, bugün Erzurum’a gitti. Muhtarlarla CHP İl Başkanlığında toplantı yaptı. Ardından Sekmen’le görüşmek için belediye binasına gitti. Doğan’ı yarım saatten fazla bekleten Sekmen, sorunları bile dinlemeden “CHP’nin vekili olarak İstanbul’dan buraya boşuna gelmişsiniz. Biz Kürt, Laz, Türk ayrımı yapmadan hizmetlerimizi sunuyoruz. İki ay önce de muhtarların sorunlarını dinledim. Onlarla görüşmem gerekmiyor. Hizmet için oy verselerdi...” ifadelerini kullanmaktan çekinmedi. Belediye meclis toplantı salonunda giderilemeyen sorunlarını belediye başkanı ile konuşmak için bekleyen muhtarlar ise “Bizim belediyede çapulculara yer yok” denilerek belediye binasının dışına çıkarıldılar.

İzmir gerçekten gavur mu?

Bünyamin Ertekin / b-ertek@hotmail.com
İzmir’e neden “Gâvur İzmir” derler bilir misiniz? Aslında “Gâvur İzmir” sözünün gayet masumane İzmir’in tarihine atfen söylenen bir söz olduğunu biliyor musunuz? Tarihi vesikalardan da anlaşıldığı üzere İzmir bir dönem “Müslüman İzmir” ve “Gâvur İzmir” olarak İki ayrı yönetimle idare edilmiştir. Bu yönüyle Osmanlıca gazete ve evraklardan da anlaşılacağı üzere “Gâvur İzmir” söylemi doğru bir söylemdir çünkü Tarihte bir dönem bu isimle anılmıştır. Dolayısı ile bu söz kimsenin üstüne alınmasını gerektiren bir söz değil tarihe mal olmuş bir sözdür. İşler istedikleri gibi gitmeyince, sıkıştıklarında ve söyleyecek sözleri kalmadığında Maksatlı olarak bu sözü alışkanlık haline getirenler artık bu söylemi dillerine dolamayı bıraksınlar. Ben inanıyorum ki bu yazımızdaki bilgilere göz gezdiren ehli vicdan kimse bir daha bu palavralara inanmaz, inanması için insanın gözünün kör, kulağının sağır olması lazım.

120 İmzalı Bildiri: Ölümler Son Bulsun, Süreç Yeniden Başlasın

Adalet Ağaoğlu, Gülten Kaya, Murat Belge, Rakel Dink, Tarık Ziya Ekinci silahlı çatışma ve ölümlerin son bulması, çözüm sürecinin hemen başlamasını talep ediyor. Son dönemde gelişen çatışma ortamına karşı Adalet Ağaoğlu, Gülten Kaya, Murat Belge, Rakel Dink, Tarık Ziya Ekinci'nin çağrıcı olduğu bildiriye aydın ve sanatçılardan oluşan 120 kişilik grup imzaladı. Bildiride karşılıklı sürdürülen silahlı çatışmaların ve ölümlerin son bulması, çözüm sürecinin acilen yeniden başlamasını talep edildi. (!!! HYETERT)

Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunan Eren Keskin ırkçıların hedefinde

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
 Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunan insan hakları savunucusu Eren Keskin tehdit ediliyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “HDP’ye oy veren şerefsizler” açıklaması hakkında suç duyurusunda bulunan insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin sosyal medyada ırkçıların hedefi haline geldi.Eren Keskin’in de üyesi olduğu Özgürlükçü Hukukçular Derneği’ne bağlı avukatlar tarafından, Bahçeli hakkında “hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” iddiasıyla dün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda suç duyurusunda bulunulurken, avukat Eren Keskin, twitter hesabından tehdit edildi.

PKK'nın Ermenistan'da Yeni Kandil Yaratma Çabası

PKK'nın geride bıraktığımız bir ay boyunca eylem sahasını ağırlıklı olarak Van, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Erzurum'un içerisinde bulunduğu alan itibarıyla seçmesi örgütün "özerkliğe" atıf yaparak çıktığı yoldaki stratejisini ele veriyor. Anlaşılan o ki, PKK bu alanlara doğru kaymaya, tutunmaya, burada merkezlenerek "devrimci halk savaşı" dediği modele olanak sağlayacak imkânlar bulmaya çalışıyor. Dahası Kandil'de merkezlenmiş olan iskeletini Ermenistan'a doğru kaydırarak hedef çoğaltmanın arayışı içinde de olabilir. Uzun süredir Ermenistan'ın PKK'ya verdiği destek bilinen bir gerçektir. Hatta geçmiş dönemlerde örgütün Ermenistan'da da kamplarının bulunduğu da ifade edilmekteydi. Şimdi Ermenistan'da örgüte ait yeni alanlar oluşturma çabası zor olsa da Türkiye'nin elini zayıflatmak yada onu kendi hesaplarına mecbur bırakmak isteyenlerin yapabileceği mümkün bir hamledir. (Neresini düzeltmeli bu hezeyanın? Ermenistan kendi derdinde, hangi güçle PKK’ya destekleyecek? Ne diyelim Ermenistan kadar başınıza taş düşsün. HYETERT)

Ermenilerin gözünden 1915

Yitik Kuşlar (Lost Birds), Ermeni tehcirini anlatan Türkiye’de çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyor.  Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle Ermeni tehcirini anlatan Türkiye'de çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyan Aren Perdeci ve Ela Alyamaç'ın yönettiği 'Yitik Kuşlar', sonbaharda gösterime girecek. 1915 olaylarını ailesini bir gecede kaybeden iki kardeşin hüzünlü hikayesi üzerinden anlatan filmin yayımlandığı günden bu yana ilgi gören masalsı fragmanının 113 ülkeden seyredildiği açıklandı.

Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar

Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora yaptı. İngilizce doktora çalışması, “Ermenistan’a Harbord Askeri Misyonu: Amerikan Hakikati Araştırma Komisyonu’nun Hikâyesi ve Türk-Amerikan İlişkilerine Etkileri” başlığını taşıyor. ABD’li General James G. Harbord’un liderliğindeki heyet, 1. Dünya Savaşı sonrasında ABD Başkanı Thomas Woodrow Wilson tarafından bağımsız bir Ermeni devletinin kurulup kurulamayacağı, sınırlarının nasıl olacağı ve soykırım iddialarının araştırılması için görevlendirilmişti. General Harbord, Washington’a soykırım iddialarının “gerçeği yansıtmadığını” rapor etmişti. Orgeneral Akar tezinde, “Harbord heyetinin raporu, Türk-Amerikan ilişkilerinin Ermeni lobisinin etkisinden bağımsız olarak sürdürülebilmesini sağladı” görüşünü ortaya koydu.

ANCA Makes Case for US-Armenia Tax Treaty in Meeting with US Treasury Secretary

The ANCA met today with Treasury Secretary Jacob Lew to personally thank him for leading President Obama's April 24th delegation to the international Armenian Genocide Centennial remembrance ceremony in Yerevan, and also to discuss the Treasury Department's role in the further growth of the U.S.-Armenia economic relationship.  During the meeting, the ANCA raised a number of policy priorities, including the mutual benefits of a new U.S.-Armenia Tax Treaty.

Hangi Çözüm Süreci, hangi savaş

Çözüm Süreci değil ülkede, bölgede paradigma değiştirecek bir barış projesi olarak ilerlerken ona ölümüne düşmandılar. Ama ne zaman ki Öcalan'ın bahsettiği darbe mekaniği tarafından zehirlendi, o zaman sürecin destekleyicisi oldular. İlk haliyle süreç, Türkler ile Kürtlerin bin yıl sonra ikinci ittifakı ile Sykes-Picot'nun panzehiri olacaktı. Ortadoğu ve tüm mazlum ülkelere çıkış modelini gösterecekti. Ülke yüklerini atıp havalanacaktı.İşte süreç bu yönde ilerlerken ondan nefret ettiler. Kendilerini Kandil'e, Diyarbakır'a attılar. Sırrı Süreyya Önder ile Öcalan'a “Beyaz Türk eliti rahatsız” mesajı gönderdiler. Gezi ve 17/25 Aralık operasyonu için “darbedir, ateşe odun taşımayın” dediğinde Öcalan'a çok bozuldular, önce tehdit ettiler sonra fişini çektiler, Demirtaş'ı parlatmaya başladılar. 

Ermenistan ve Türkiyeli belediye başkanlarından dostluk mesajı

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Van Belediye Eşbaşkanı Hatice Çoban, Yerevan Belediye Başkanı Daron Markaryan’ı Van’a davet etti. Bu yıl altıncı kez düzenlenen ‘Pan-Armenian’ Ermeni Olimpiyatları’nın resmi davetlisi olarak Ermenistan’a giden Türkiyeli belediye başkanlarından oluşan heyet, Ermenistan’ın başkenti Yerevan (Erivan) Belediye Başkanı Daron Markaryan ile bugün bir araya geldi. Konuk heyette yer alan Van Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya ve Hatice Çoban, Bitlis Belediye Başkanı Hüseyin Olan, Mutki Belediye Başkanı Özkan Birlik, Norşen (Güroymak) Belediye Başkanı Mehmet Emin Özkan, Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Fatma Şık Barut’u makamında kabul eden Yerevan Belediye Başkanı Daron Markaryan, yerel yönetimler arasında dostluk ve kültürel bağların güçlendirilmesinden yana olduklarını söyledi.

KONDA: Gayrimüslim azınlıkların sadece yüzde 21'i sosyal medyada özgürce yazıyor

Hazal Özvarış
KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “Sosyal Medya ve Azınlıklar” projesi kapsamında yaptıkları araştırmanın sonuçlarını açıkladı. KONDA, Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların sosyal medya kullanımını ölçmek amacıyla yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır'ın sunumunu yaptığı basın toplantısında, katılımcıların sadece yüzde 21'inin sosyal medyada "Özgürce paylaşım yapabiliyorum, rahatım" dediği aktarıldı. Araştırmaya göre, gayrimüslim azınlık mensuplarının yüzde 41'i "Bazen tedirgin oluyorum", yüzde 15'i "Çekiniyorum, aslında çoğu zaman gerçek düşüncelerimi paylaşamıyorum", yüzde 23'ü de "Paylaşım ve yorum yapmıyorum, sadece izliyorum" dedi.

Sibil, Ermenistan Cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirildi / Պոլսահայ երգչուհին պարգևատրվել է ՀՀ նախագահի երախտագիտության մեդալով

İstanbul’lu Ermeni şarkıcı Sibil, “Hamahaykakan olimpiyatların” (PanArmenian Games) organizasyonuna sağladığı katkı için Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan tarafından minnet madalyası ile ödüllendirildi.

Ezidi Meclisi Sözcüsü Faris: Katliamlara örgütlenerek yanıt vereceğiz

Ezîdi Meclisi Sözcüsü Hıdır Faris, katliamın birinci yılında ETHA'ya konuştu. Ezîdiler örgütlü olmadıkları için büyük bir katliamla karşılaştıklarını belirten Faris, "Şengal'de 200 bine yakın Ezîdi silah kullanabilecek yaştaydı. Ancak hem örgütsüz olduğumuz hem de gençlerimiz eğitimsiz olduğu için öz savunma yapamadık" dedi… Örgütlülüğün önemine vurgu yapan Faris, Şengal Direniş Birlikleri'nin (YBŞ) öz savunma ihtiyacından doğduğunu belirtti. Faris'in verdiği bilgiye göre, katliamın ardından kurulan YBŞ, 20 savaşçısını Şengal'in savunmasında kaybederken, Şengal'in en önemli silahlı güçlerinden biri olarak dikkat çekiyor. IŞİD'e karşı etkili eylemler düzenleyen YBŞ, Ezîdi Meclisi'ne bağlı olarak savunma görevini yerine getiriyor.

Bahçeli'den zehir zemberek açıklamalar!

MHP lideri Devlet Bahçeli Twitter hesabı üzerinden zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Hırsıza hırsız demekten korkmamak ne kadar zorunluysa, şerefsize şerefsiz demek o kadar yüksek ve milli bir sorumluluktur. Şahsen bu sorumluluğu yerine getirmenin huzurunu yaşıyorum." dedi… Mazlumların feryadını duymak yerine, Kandil-İmralı ve Oslo havarisi kesilerek değerlerine sırt dönenler şerefin karşı kıyısıdır. Şeref için fedakarlık yapmak yerine keyif için şerefe diyen bir avuç kaymak tabaka HDP ve PKK’nın kuyruğuna tutunmakla kaybetmişlerdir. Şeref; yanlışa direnmek, hakkın ve hakikatin yanında durmaktır. Bohem tavırlar, bozuk fıtratlar, basit hevesler şerefle bağdaşmaz… (Bilmem hala AKP olmasın da kim olursa olsun ya da  MHP, CHP, HDP koalisyon kurmalıdır diyenler var mı? Varsa şaşılmaz ya. HYETERT) 

Ermeni Kadın, Her Yılın Yaz Mevsimini Mereto Dağında Geçiriyor

İstanbul'da ikamet eden Ermeni Kadın Bessé Kabak, Batmanın Sason İlçesinde bulunan Mereto Dağında, yılın 3 ayını geçiren Ermeni yurttaş Bessé Kabak, "Sason ve özellikle Mereto Dağı benim için kutsaldır" dedi. Mereto Dağı yürüyüşüne katılan aktivistlere ev sahipliği yapan Kabak, "İstanbul ve dünyanın birçok yerinde yaşayan Ermeniler, Sason'u çok seviyor. Ben de İstanbul'da ikamet ediyorum ve yılın 2-3 ayını Mereto'nun zirvelerinde geçiriyorum" dedi.

Eygi: Ayasofya müze kalmaya devam ederse...

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, Ayasofya'nın camiye çevrilmemesini eleştirerek, "Fatihin vakfiyesidir, cami olması gerekir. Sen hâlâ müze kalmasında ısrar edersen elbette başın beladan kurtulmaz. Çünkü vakfiyede çok ağır şartlar var." dedi. Ayasofya’nın cami yapılmasının Müslümanların menfaatine ve lehine olduğunu belirten Eygi, "Müze kalmasını isteyenler azınlıktadır" şeklinde yazdı. (Bari ismini değiştirseler, Ayasofya isminde bir cami, Sultan Ahmet kilisesi gibi garip. Adam AKP’nin neden başının beladan kurtulmadığını bulmuş.Yap Ayasofya’yı cami,  kurtul bütün belalardan. Sen sağ, ben selamet. HYETERT)

Abdülhamit’in Şam Devleti

Prof. Dr. Anıl Çeçen
Abdülhamit, Osmanlı başkentini Balkanların yanı başındaki İstanbul’dan Orta Doğu’nun merkezi kentlerinden Şam’a taşımaya karar verirken, geride kalan iki yarımadayı bir arada tutabilmek üzere Anadolu yarımadasına yönelik önemli devlet yatırımlarını öne çıkarıyordu… Abdülhamit’in Yeni Osmanlı İmparatorluğuna başkent yapamadığı Şam kenti, Orta Doğu’da son dönemde sürüp giden savaşlar doğrultusunda Büyük İsrail’in mi, yoksa Lövanten kesimlerin Hristiyan devletlerin desteği ile gerçekleştirmeye çalıştıkları Lavant Federasyonunun mu başkenti olacağı daha belli olmamıştır. Bu arada, ABD-İsrail ikilisinin Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu ve Büyük Alman Birliği girişimlerine karşı İsrail-Fransa işbirliği ile yavaş yavaş gündeme getirilmeye çalışılan Akdeniz Birliği’ne mi Şam’ın başkent olabileceği de tartışma alanına girmiştir. Bölünecek Türkiye’den gelecekte ortaya çıkabilecek Trakya, İyonya, Likya ve Klikya gibi eski Bizans eyaletlerinin yeniden özerk ve bağımsız bir yönde gündeme getirilmesiyle birlikte Akdeniz Birliği’nin doğu bölgesi örgütlenmesinin tamamlanabileceği düşünülmektedir.

Barıştan Kaçış

Etyen Mahçupyan / etyen.mahcupyan@aksam.com.tr
Yine de şiddetin devam edebilmesinin en az üç nedeni olduğunu söylemek mümkün ve bunları aklın kenarında tutmak şu anki ‘yeniden çatışma’ atmosferini belki anlaşılır kılabilir. İlk neden şiddet örgütlerinin birer sosyolojik ve ideolojik özne olmanın ötesinde, kendini yeniden üreten bir kurumsallaşma yaratmaları. Gerçekliği kendi eylemlilikleri bağlamında tanımlayan, gündelik hayatın işlevini bu misyon etrafında kurgulayan bir insan grubundan söz ediyoruz. Şiddetin zaman zaman kesintiye uğraması bu bakışı ortadan kaldırmıyor… İkinci neden zihniyetle ilgili ve her iki tarafı da aynı şekilde etkiliyor. Çatışma ortamları kaçınılmaz olarak çatışan tarafların otoriter zihniyete doğru kaymalarını, yaşanan pratiğin soruna ilişkin tutumu belirler hale gelmesini ifade eder…  Çatışmaya dönüşü teşvik eden bir diğer neden ise siyasi imkanların değişimidir. Barış her zaman zamansız bir gelecek için üretilmiş gibi sunulur. Oysa belirli bir tarihsel anda, tarafların somut imkanları çerçevesinde mümkün hale gelir.  

‘Korsan halife olmaz’

IŞİD, yaptığı gayr-i insani ve gayr-i İslami uygulamalara kılıf bulmak için İslam’ı kullanmaktadır. Bu konuda bazı örnekler verilebilir.  Meselâ, Hz. Peygamberin sözlerini araştırmadan ondan naklettikleri şu rivayete sarılıyorlar: “Her kim Allah yolunda bir gayrimüslimi öldürürse, Allah ona cehennemi yasak eder.”  Hâlbuki İslam’da bir kural vardır: “Etnik kimliği ve inancı ne olursa olsun bütün insanların insan hakları korunmuştur. ” Bunun en büyük kanıtı Hz. Peygamber dönemini Medine İslam toplumunda gayr-i Müslimlerin Müslümanlarla bir arada barış içinde yaşamasıdır. (Bu alçakların saçmalıkları önemli değil, önemli olan bu sahtekarlara inanan, onlara katılan binlerce insanın varlığı. HYETERT)

"Devlet Êzîdî Kamplarını Yok Saymaktan Vazgeçmeli"

İHD Mülteci Hakları Komisyonu, Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan Êzîdîlerin kaldıkları kamplarda ciddi eksiklikler olduğuna dikkat çekerek devletin bu kamplara belediyelerle koordineli şekilde yardım etmesi gerektiğini belirtti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Mülteci Hakları Komisyonu, geçen sene Irak’ın Şengal kentinden IŞİD saldırısı sonucu Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan Êzîdîlerin durumuyla ilgili bir rapor hazırladı.

Eylül ayında Viyana’da Ermeni Nükleer Santrali güvenliği değerlendirilecek

NEWS.am’e açıklamada bulunan Enerji bakan yardımcısı Areg Galstan, ″Viyana’da gerçekleşecek konferans çerçevesinde, biz periyodik olarak iki yılda bir donörlerle işletimdeki enerji blokuna teknik destek meselesini görüşüyoruz. Bunlar eski donörler, onlarla 10 yılı aşkın bir süredir çalışıyoruz.″ dedi.

Çünkü barış çok güzel

Tuğçe Çetin
Gezi’den sonra birçok kişiden şunu duyduk: “yıllardır medya bize başka gösteriyormuş, biz aslında doğruları duymamış ve görmemişiz”. Tam da öyle, peki şu an bir farkı var mı? Şu anda da sanki tek bir taraf suçlu gibi değil mi? Hep “Asala kuklaları, Rum tohumu, Çingen hırsız, Hain Kürt, Ermeni Dölü, fahişe kadın, dinsiz Alevi, ahlaksız eşcinsel” sorumlu olmadı mı her olumsuzluklarda? Yine aynı. Ama şu var ki, bir yerde birileri bir şeyleri araştırmak istemiyorsa orada kötülük vardır, orada faşizm vardır. Bize kalan ise, yıllardır sürdürülmeye çalışan “insanlık” mücadelesi altında haksızlıkları duymak ve görmek, elden geldikçe de ses çıkarmak. Çok sevdiğim bir dostum, o kendini bilir, bir yürüyüşte sessizlik olduğunda “Yarın çok geç olacaaaak” diye bağırdığında çok gülmüştük, hatta “teyzeler gibisin” bile demiştik ne yalan söyleyeyim. İşte o dostum o gün çok haklı bir tepki vermişti aslında, hatta belki hep beraber geç bile kalmıştık. Çünkü barış çok güzel, geldiğinde çok mutlu olacağız, hem de hepimiz.

8 Eylül'de Peçenek anıtında buluşalım!

Baskın Oran / Arşivi
Van Ahtamar Kilisesi var ya, ben orayı Ermeni kilisesi sanıyordum. Meğer Türk kilisesiymiş! Devlet bize yalan söylemiş. Hani 1951’de yıkımına girişilen, 2007’de de restore edilen Van Ahtamar Kilisesi var ya, ben orayı Ermeni kilisesi sanıyordum. Meğer Türk kilisesiymiş. Devlet bize yalan söylemiş. Şimdi hesap verecek. Yakında savcılarımız çok önemli üç dava açabilirler: 1) Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, bin küsur yıllık bir Türk anıtını 25 Haziran 1951’de yıkmaya fiilen girişmekten; 2) Başbakan Erdoğan hükümetine, bu Türk anıtını “Ermeni kilisesi” diye ilan ve restore ettirmekten; 3) Cumhuriyet döneminin bütün hükümetlerine, bu Türk anıtını yıkılmaya terk etmekten. Üç dava da, “Türklüğü alenen aşağılama”yı cezalandıran TCK Md. 301/1’den, tabii.

Resmi tarihin 'sözde' Kürt 'ayaklanmaları'

Ayşe Hür    
Reşat Hallı tarafından hazırlanan ve Genelkurmay tarafından basılan 'Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları I' kitabında 'resmi tarih'te ayaklanma olarak görülen olaylara yer veriliyor. Geçtiğimiz hafta Kürt Meselesi’nin 90 yıllık bir özeti yaparken, “Resmi tarihin ‘ayaklanma’ adını verdiği ancak yakından bakınca böyle olmadığı görülen bu ve benzeri 10 kadar olayı ayrı bir yazıya bırakıyorum” demiştim. Bu hafta bu sözümü tutacağım. Yazının dayanağı, Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları I adlı kitap. Reşat Hallı tarafından hazırlanan ve Genelkurmay tarafından basılan kitabın ilk baskısı 1972 yılında yapılmıştı ama kitabı piyasada bulabilmek imkansızdı.

“Barış Süreci” / Oyalama Süreci

Anjel Dikme    
Kürt halkını liderlerine inanarak kat ettikleri yolda ödediği bedeller, yine liderlerinin yapabileceği hatalarla hiç yol alınmamış gibi büyük bir kayba neden olabilir.“Barış Süreci” denen süreci ta başından beri oyalama süreci olarak değerlendiren ben tam da bu noktada Kürt halkı ve bölge halklarının geleceği için endişelenmeye devam ediyorum. Tarih boyunca esarete boyun eğmeyen, başkaldıran Kürt halkının, 1915’te Ermeni halkının maruz kaldığı soykırımdan, uluslararası çirkin oyunların kurbanı olarak asırlık topraklarından nasıl söküldüklerini, demografik yapının bir soykırımla nasıl kolayca(!) değiştirilebileceğini ve bu oyunda din faktörü kullanılarak Kürt halkının belli kesiminin de nasıl bir piyon olarak kullanıldığının bilincinde olarak tüm bu acılardan çıkartılması gereken dersleri çıkarttıklarına inanmak istiyorum.

60’ıncı yılında 6-7 Eylül Olayları: Unutmadık!

DurDe Platformu, 6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yılında İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu ile ortaklaşa bir dizi etkinlik düzenliyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin örgütlü bir şekilde düzenlediği bu pogromun mağdurlarını anmak ve adalet arayışımıza destek vermek üzere tüm dostlarımızı etkinliklerimize davet ediyoruz. » Basın Açıklaması Tarih: 5 Eylül 2015, Cumartesi; Saat: 16.30 Yer: Galatasaray Meydanı, Beyoğlu – İstanbul

Türkiye’den gelen konuklar Tsitsernakaberd’i ziyaret ettiler

Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyatlarının açılış törenine katılmak üzere Türkiye’den Ermenistan’a gelen onur konukları bugün 3 Ağustos’ta Panarmenyan Oyunlar Dünya Komitesi Başkanı İşkhan Zakaryan ve İcra Komitesi üyeleri refakatinde  Tsitsernakaberd Anıt Kompleksini ziyaret ettiler, anıta çiçekler koydular, Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsünü ziyaret ettiler.

MÜRON Kutsamasına Davet

Dr. Med. Sarkis Adam
Değerli Dostlar. İlk Ermenistan gezim 1994 yılında, deprem sonrası Ermenistan'a tıbbi yardım götürmekle başladı. O tarihten Eylül 2014 tarihine kadar 12 defa Ermenistan'a gittim,ortalama 3 senede bir giderim, her gidişimde küçük ama yeni bir gelişme gördüm. Son olarak ise 15/9/2014-25/9/2014 tarihleri arasında 22 Alman dostlarımla Ermenistan'da idim.

Serj Sarkisyan: Ermeni olmak hepimizin ana kimliğidir

Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyat Oyunları açılış töreninde, Vazgen Sarkisyan «Cumhuriyet»  Stadyumunda katılımcılara ve konuklara hitap etti. «Sevgili yurttaşlar! Panarmenyan 6. Yaz Olimpiyat Oyunlarının tüm katılımcı ve konuklarını yürekten kutluyorum. Diasporadan gelen tüm hemşire ve kardeşlerimize, hepimiz adına vatana, ana Ermenistan’a hoş geldiniz diyorum.

Bernard Lewis’in Ortadoğu umudu: Kadınlar

Prof. Dr. Erol Göka
1916 doğumlu, Yahudi kökenli, bir dönem İngiliz istihbaratına çalışmış, uygarlık çatışması teorisyeni Samuel Huntington'a fikir babalığı da yapmış olan Princeton Üniversitesi Ordinaryüs Profesörü tarihçi ve Ortadoğu uzmanı Lewis, ülkemizde çok tanınıyor. Ermeni meselesinde Türk tezine, “Modern Türkiye'nin Doğuşu”nda resmi ideolojiye yakın görüşler savunması, 1988'de Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'ne layık görülmesinde pay sahibi. Tarihçiliğinin kalitesini tartışmak haddimizi aşar ama İslamcılara düşman, laiklikten ve modernlikten yana olduğu kesin. Kesin olan bir husus da Ak Parti'ye olan nefreti. Ona göre Ak Parti'nin “nihai hedefi İslami demokrasi diye adlandırdıkları şey. Bu demokrasinin tek yönlü sokak olması anlamına gelir. Bu yolla gelirsiniz ama aynı yolla gitmezsiniz.” Ak Parti nedeniyle Türkiye karanlık zamanlara geriye gidiyor. (Tarihçiliği de çok tartışmalı aslında. Bak sen meşhur Ermeni soykırımı karşıtı profesöre, nasılsa hükumete karşı. Bir şey eksik yapıldı galiba. HYETERT)

Hollanda Leiden Üniversitesinden Dengbejlik Tezi

Hollanda Leiden Üniversitesi Kültürel Antropoloji bölümünden Wendy Hamelink, Dengbejlik kültürü hakkında akademik tez hazırladı. Hazırlanan tez'de, Ermeni katliamından kurtulan kişilerin, halklar arasındaki iletişim bağının dengbejlik kültürü sayesinde kurulduğunu ve korunduğu belirtildi. Kürt halk şairleri (dengbêjler) üzerine bir doktora tezi yazmakta olan Wendy Hamelink, Sasonlu olan ve sonradan Müslüman olan Ermenilerin, geçmişleriyle ve bağlılık hissettikleri kimliklerle müzik aracılığıyla kurdukları ilişkileri anlattı. 

Tarihi Manastır Definecilerin Hedefi Oldu

Batmanın Sason İlçesinde bulunan 800 yıllık Ermeni Kilisesi, definecilerin hedefi haline geldi. Batman İli Sason ilçesi Mereto Dağı eteklerinde bulunan 800 yıllık manastır, tarihe meydan okuyor. Defineciler ve kaçak kazı yapanların yok ettiği manastırın geriye kalan eserleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Mereto Dağına çıkan aktivistlerin gezdiği manastırın geriye kalan taş duvarları ve etrafa saçılan eski lahitlerin korunması gerektiğini ifade eden aktivistler, "Tarihi manastırın turizme kazandırılması ile bölgeye her yıl binlerce yabancı turist gelecektir" dediler.

Venedik'te kilise-cami davası

Venedik Bienali kapsamında İzlandalı organizatörlerin hazırladığı "Cami" isimli eser, Venedik yönetimi tarafından kapatılınca organizatörler kent yönetimini mahkemeye verdi. Geçen Mayıs ayında başlayan Venedik Bienali'ndeki İzlanda pavyonunda, camiye dönüştürülen yıllardır kullanılmayan Santa Maria della Misericordia kilisesi ziyaretçiler tarafından cami olarak kullanılmaya başlayınca Katolik kilisesinden tepki gördü.

Yahudi Soykırımı: Dokunan Yanmıyor

Burcu Karakaş
Bu memleket nasıl bir yerdir ki soykırım gibi korkunç bir olayı romantize eden ifadelerle tur paketi pazarlanabiliyor? Biz nasıl bir yerde yaşıyoruz ki soykırımı destekleyen insanlar yüzleri hiç kızarmadan toplum içine çıkmaya devam edebiliyor? İfade özgürlüğünün sınırları, tüm dünyada sıklıkla tartışmalara konu olan bir durum. Avrupa ile ABD’deki yaklaşımların oldukça farklı olduğu ise bilinen bir gerçek. Türkiye’de ise yasal bir çerçeveden ziyade dönemin muktedirleri tarafından belirlenen atmosfere göre yelken açıldığını söylersek çok da yanlış bir ifadede bulunmuş olmayız. Yasalara değil, siyasi konjonktüre göre mağdur kavramının değiştiği bir coğrafyadayız. Bunun sıkıntısını çok çektik, halen de çekiyoruz.

Türkiye yakın takibindeymiş

Hillary Clinton’ın mahkeme kararıyla halka açıklanan Dışişleri Bakanlığı dönemi e-maillerinde, Türkiye’de azınlıklara ilişkin şiddet olaylarını yakından takip ettiği, Azerbaycan lideri Aliyev’e, ‘Türkiye-Ermenistan barışını raydan çıkarma’ uyarısı yaptığı görülüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Hillary Clinton’ın güvensiz bir e-posta servisi kullanması nedeniyle halka açıklanmasına karar verilen ve toplamda sayfa sayısı 2 bin 200’ü aşan daha önce yayınlanmamış e-postalarını kamuoyuyla paylaştı.

Bugün '2 Ağustos Dünya Çingene Soykırımı'nı anma günü'

Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı "2 Ağustos Dünya Çingene Soykırım günü" nedeniyle bir açıklama yaptı. Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, 2 Ağustos'un "Dünya Çingene Soykırım günü" olduğunu belirterek Nazi Almanyası'nda 500 binden fazla Çingene'nin fırınlarda yakıldığını, tıbbi deneylerde kullanıldıklarını ve aç bırakılarak yok edildiklerini belirtti.

Nalbandyan: LAP’nunkabul ettiği tasarı medeni dünyaya mesajdır

Latin Amerika ve Karayip havzası 23 yasama organını bir çatı altında toplayan Latin Amerika Parlamentosu (LAP) tarafından Ermeni Soykırımını tanıyan tasarının kabulü  Soykırımın 100. Yılında medeni dünyaya inkarcılığa karşı mücadelede bir dayanışma ve destek mesajıdır.

Bitirme tezi (olgun, yaratıcı, ahlâklı tarihçi)

Halil Berktay / yazarlar@serbestiyet.com /@HalilBerktay
Ayşe Hür, seçim kampanyası boyunca HDP’ye gelen bütün saldırıların hükümet ve/ya AKP’den geldiğini; Diyarbakır mitingini de gene AKP’nin bombaladığını; nihayet Suruç intihar saldırısının da AKP’nin işi olduğunu, kesin ve tartışılmaz bir gerçeklik sayıyor… Şimdi lütfen,  yukarıda, başlık resmi yerinde göreceğiniz tweet’i dikkatle inceleyin. Bunu, son kuşakların üstün beyinlerinden Ayşe Hür yazmış; bir diğer üstün beyin olarak Aslı Aydıntaşbaş da retweet’lemiş.  Ne iyi etmiş; bu sayede, etrafımızı saran zifirî karanlıklarda çok nadir çakan dahiyane bir gerçek şimşeği, eskilerin deyimiyle barika-i hakikat, muttasıl akıp giden zamanın derinliklerinde kaybolmaktan kurtulup ebediyete kazanılmış.

Ezidi Kültür Vakfı, BM ve Türkiye’yi Ezidi soykırımını tanımaya çağırdı

Ezidi Kültür Vakfı, Şengal’in IŞİD tarafından işgal edilmesinin yıl dönümünde Türkiye ve Birleşmiş Milletleri ‘Ezidi soykırımı’nı tanımaya çağırdı. Ezidi Kültür Vakfı, Şengal’in IŞİD tarafından işgali ve katliamın yıl dönümüne ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Daha önce buradan göç ettirdiğimiz Ezidiler adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bu soykırımı ilk tanıyan ülke olmaya ve bu soykırımın tüm devletler tarafından kabul edilmesi için Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunmaya çağırıyoruz” denildi.