Etiketler

'Türkiye'yi yönetmek AKP'yi yönetmekten kolay'

Ayşe Karabat
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Fahri Danışmanı Etyen Mahçupyan'a göre, Türkiye’yi yönetmek AK Parti’yi yönetmekten daha kolay olabilir. Mahçupyan, "Asıl soru AK Parti'nin ne olmak istediği. AKP milliyetçi, devletçi bir parti olacaksa Türk toplumu onu zihninde manen bitirir" diyor. AK Parti Kongresi öncesi Mahçupyan'la partinin geleceğini, sorunlarını konuştuk. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Fahri Danışmanı Etyen Mahçupyan'a göre, seçimler yaklaşırken AK Parti'nin milliyetçi oyları mı, yoksa giden Kürt oylarını mı yeniden kazanmaya çalışacağı varoluşsal bir sorun. Mahçupyan, 'fabrika ayarlarına dönüşten' neyin kast edildiğini, AK Parti'ye son zamanlarda gelen yeni insanların nasıl karşılandığını, Davutoğlu'nun karşı karşıya kaldığı sorunları ve zorlukları anlattı.

Hayal ve gerçekler arasında Ermeni soykırımı tazminatları

Raffi Kalfayan / Hukukçu, Uluslararası İnsan Hakları Ligleri Federasyonu (FIDH) eski genel sekreteri
Yerkir Europe ve Anadolu Kültür tarafından İstanbul’da 27 Haziran 2015’te  Repair projesi kapsamında düzenlenen, Friedrich-Ebert Vakfı ve Fransa Büyükelçiliği’nin desteklediği yuvarlak masa toplantısında hukukçu Raffi Kalfayan Ermeni soykırımı tazminatlarına dair hukuki girişimleri ve tezleri eleştirel açıdan ele aldı. Kalfayan hukuki ve siyasi açıdan pek çok soru ortaya koyan bu girişimlerin farklılıklarını inceliyor, bugüne kadar ihmal edilen yönlerinin altını çiziyor.

Amerika 11 Eylül’de Ölenleri Anıyor

Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama, saldırıda ölenlerin anısına Beyaz Saray bahçesinde bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Merkezi gökdelenlerine ve Savunma Bakanlığı binası Pentagon’a yolcu uçaklarıyla saldırı düzenlenmiş; bir uçak da, Washington’da olası hedefine erişemeden yolcuların girişimiyle Pennsylvania eyaletinin Shanksville kasabası yakınlarına düşmüştü.

Syria's Armenians look to ancient homeland for safety

A picture taken on August 13, 2012 shows Armenian man (L) as he meets his relatives upon their arrival from Syria at Zvarnots airport outside Yerevan. As Europe's refugee crisis unfolds, Armenia says it has hosted thousands of Syrians, particularly those from the Christian-Armenian community. Since the start of the conflict, at least 15,000 Syrians have found refuge in Armenia, according to UNHCR figures.The majority of these are descendents of Armenians who escaped the mass killings and deportations by the Ottoman Turks in 1915, and were given refuge in Syria.

Bir tehcir romanı

Yavuz Selim Küçük
Bahadır Yenişehirlioğlu bu kez karşımıza yüreklerde derin izler bırakan ve 1915 Ermeni tehcir olayını işleyen romanı Kanaviçe ile çıkıyor. Hayatın içinden, gerçek bir hayat hikâyesi Kanaviçe.Bahadır Yenişehirlioğlu bu romanla, bir gecede evlerinden, yurtlarından, vatanlarından olan “millet-i sadıka”nın evlatlarının yaşadığı acı ve hüzün dolu günleri özgün kalemiyle yeniden gün yüzüne taşıyor. Toplumun fertlerini yargılamadan, suçlamadan sadece yaşanmış hayat hikâyelerini, acıları, hüzünleri, umutları ve sevdaları 1915 Ermeni tehcir olaylarının 100. yılında yeniden hatırlatıyor. 1915 yılında Anadolu’da yaşanan Ermeni tehciri, yıllardır ithamlarla, inkârlarla tartışılıp duruyor.

PKK’nın Amacı Ne Olabilir?

Prof. Dr. Beril Dedeoğlu / Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler
PKK, asker polis öldürerek devlet kurulacağını sanıyor olabilir mi? Hayır. İşin içine halklar karışmadıkça, yani iç savaş olmadıkça bu gerçekleşmez. Ayrıca bir örgüt bağımsızlık istiyor diye devlet içinde devlet de kurulmaz. Yeni bir devletin kurulmasının yolu en az üç devletin karıştığı ve bunlardan da en az birinin küresel güç olduğu savaşlardan geçer. Ayrıca kurulacak devletin küresel güçlerce tanınması gerekir. Bu beklentinin konjonktürde karşılığı yok. Yani Türkiye büyük hatalar yapmazsa, PKK kendi başına bu amacına ulaşamaz. Geriye kalan olasılık ise terör yoluyla Türkiye siyasetini sevk ve idare etmek. Bu da PKK aklını aşan bir akla karşılık gelir. Yani Türkiye PKK ile vuruşuyor ama aslında başkalarıyla mücadele ediyor. Bakılması gereken PKK’nın değil başkalarının ne istediği.

Müslümanlar, neden Hıristiyan ülkelerine göç ediyor?

M.Tanzer Ünal / tanzer_unal@hotmail.com
Suriyeli, Iraklı, Pakistanlı, Afganistanlı, Libyalı, Bangladeşli on binlerce Müslüman; dini Müslüman olmayan ülkelere göç ediyor… Kendileri de Müslüman, ama Müslümanların zulmünden, şiddetinden, tecavüzünden kurtulmak için Hıristiyan ülkelerine göç ediyorlar… Hıristiyanların, pek hoşlanmasalar da kendilerine kucak açacaklarından eminler. En azından “öldürülme korkuları” olmayacak. İş bulacaklar, karınlarını doyuracaklar. Çocukları iyi bir eğitim alacak. Gelecekleri güven içinde olacak. Vatanlarına hasret duyacaklar, ama gittikleri ülkelerde de huzur içinde yaşayacaklar. Demokrasinin, özgürlüğün ne olduğunu anlayacaklar. İnsanca yaşamanın tadına varacaklar…

İngiliz Kraliyet ailesinden Ermenistan’lı Mariam Nazaryan’a mektup

İngiliz Kraliyet ailesi, Ermenistan’da faaliyet gösteren ¦Elişi Çalışmalar: Çocuk elbiseleri Mağazası§ kuruluşunun Cambridge Dük ve Düşesi William ve Kate’in bu yıl 2 Mayıs’ta doğan prenses Charlotte için hediyesini sevgiyle kabul etti.

İçimizdeki terörist

Taner Talaş yazdı
Maalesef kritik her dönemeçte aynı zafiyetlerin faturasını canımızla, malımızla ödemeye devam ediyoruz… Bu ülkede Devlet aklı diye rasyonel bir mantıkla işleyen bir politika olmadığına, Millet aklının ise kısmen dumura uğradığına artık kani oldum… Millet aklına/sağduyusuna da güvenilmeyeceğini, bu konuda da sınıfta kaldığımızı yaşayarak gördük. Bu topraklarda istediğimiz kadar nutuk atıp, hoşgörüden, beraber yaşama ülküsünden bahsedelim ama unutmayalım bizler Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum da, Başbağlarda,12 Eylül evveli tüm sokaklarda birbirimizi boğazladık. 5/6 Eylül olaylarında gayrimüslim vatandaşların mallarını yağmaladık, canlarına kast ettik. Bu ülkede bu zemin iyi yönetilmezse sönmüş yanardağ gibi her zaman patlamaya müsait volkan gibi yerinde durduğunu unutmamamız gerekiyor.

Armenian-Populated Districts of Istanbul Attacked

Supporters of ultra-nationalist groups shout slogans during a protest against recent Kurdish militant attacks on Turkish security forces, in Istanbul, Turkey, September 8, 2015. (Source: EUTERS/Yagiz Karahan) Supporters of ultra-nationalist groups shout slogans during a protest against recent Kurdish militant attacks on Turkish security forces, in Istanbul, Turkey, September 8, 2015. (Source: REUTERS/Yagiz Karahan)

This Day of Infamy

This Friday marks 14 years since the dreadful event that altered the landscape of our country—in ways both literal and figurative. Who will ever forget, having lived through September 11, 2001, the horror and outrage we felt, as we confronted the terrible loss of life, and the prospect of an evil enemy who would willfully extinguish those lives?

Հայ Կեանքի մէջ ,Խաչվերացի Ժողովրդական Սովորութիւններ / Ermeni Yaşamında ''Haç'ın Yüceltilme'' Yortusu Gelenekleri

Խաչվերաց կամ Վերացման Խաչ, խաչի հնագոյն տօներէն է, որ կը վերաբերի խաչը վերացնելու եւ փառաւորելու առաջին գործողութեան: Խաչվերացի տօնին օրը եկեղեցին եւ եկեղեցիի մեծ խաչը կը զարդարուի գոյնզգոյն ծաղիկներով եւ հոտաւէտ բոյսերով, մասնաւորաբար՝ Մարաշի նշանաւոր ռեհանի տերեւներով: Ապա՝ զարդարուած այս խաչով հոգեւոր դաս եւ ժողովուրդ, եկեղեցիին շուրջ թափօր կը դառնան:

11 Eylül Saldırılarının Yıldönümünde Amerikalılar Acılarını Dünya ile Paylaşıyor

Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en büyük terör saldırılarından biri olan 11 Eylül saldırılarının yıl dönümünde bütün dünyanın gözü Amerika'da. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yapılacak anma törenleri ile teröre lanet yağdırılacak. Bilindiği gibi Amerika 11 Eylül sonrası tüm dünyada yeni cepheler açmıştı.

TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİKLİĞİ TERÖR SALDIRILARINI KINADI

Türkiye Ermenileri Patrikliği, 10 Eylül 2015, Perşembe, son zamanlarda yurdun değişik yörelerinde vuku bulan terör olaylarını kınayan bir basın bildirisi yayınladı. Aynı gün, Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram, bildirideki ifadeleri kullanarak, Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na bir de taziye mektubu gönderdi. Başepiskopos Aram, bazı kişiler tarafından kullanılan ifadeler sonrasında, Ermeni cemaatinin duyduğu üzüntüyü de bildirdi.

İzmir hatırlıyor: İzmir’in kurtuluş ve ganimet bayramı

Her 9 Eylül’de “İzmir’in Kurtuluşu” kutlanır. Bir şehrin yanıp kül oluşunun yıldönümlerini kutlamak, ancak “inkılâp tarihi” ile körleştirilmiş akıllara yakışır. Aslında 9 Eylül 1922, İttihat Terakki’nin, ileride üçüncü cumhurbaşkanı olacak Celâl Bayar’a verdiği “ekonomiyi Hıristiyanların elinden kurtarmak, Gâvur İzmir’i Türkleştirmek” hedefine ulaştığı gündür. İzmir’e “kurtarıcı süvariler”in girişini göstermeyi, bir de “Rumlar ve Ermeniler yaktı” demeyi sevenler, İzmir’in “yağma” edilmesinden söz etmezler. Eski yazı ve eski dilde olduğu için “milli gönül rahatlığı” ile açılan “kurucu meclis”in gizli oturum tutanakları(*), İttihatçıların bu hedefe 9 Eylül 1922’de İzmir’i kurtararak ulaştıklarını belgeler.

Son Ermeni Kralı Leon V’in Mezarı Paris’tedir

Cezmi Yurtsever  
- Kilikya Emeni Krallığı tarihinde son kral 5. Leon’un kral olması, Sis şehrini Memluklulara ve Türkmenlere karşı savunması, kendi soydaşlarının ihaneti ve teslim olması ile ilgili tarihi bilgileri derleyen Ermeni tarihçi Kürkçiyan’ın araştırma yazısını Türkçeye çeviren saygıdeğer Dr. Nejat Yaycıoğlu’nun  yayınını sunuyorum: (1)

Marul vs. börek

Dr Elif Uluğ  
Yine harika bir sabah, tam çıkacağım kapıdan ama o da ne, acil bir mail gelmiş, cevap yazmam gerekiyor. Benim sevgili Amerikalı öğrencilerimden biri, yine on puanlık uzmanlık sorusu kıvamında zihni sinir bir soruyla karşı karşıya bırakmış beni.Vereceğim cevabı düşünürken, evet ben de çalışırken sizin gibi tembellik ediyorum, facebook’ta bir habere denk geliyorum: “Ermenistan’ın yeni adalet bakanı belli oldu.” Gene tık almak için yaptıkları saçma sapan haberlerden biri sanıyorum. Çünkü haberde mükemmel bir genç kızın fotoğrafları var; dal gibi incecik duru yüzlü bir kız ve kocaman bir çift mavi göz. Yine merakıma dayanamayıp tıklıyorum sizler gibi, “Bakalım bu sefer altından ne çıkacak?” diye merakla. Şaka değil, Ermenistan Ulusal Meclisi 32 yaşındaki Arpine Hovhannisyan’ı adalet bakanı olarak atamış. 

AKP’nin soykırım resti 4 ay sürdü

1915 olaylarının 100’ncü yılında peş peşe soykırım tanımlamasını kabul eden ülkelere tepki olarak Büyükelçisini çeken Türkiye’nin resti 4 ay sürdü. Merkeze çağrılanlardan Lüksemburg Büyükelçisi Levent Şahinkaya dün görevine döndü.

Zirve sanıkları: Devlet sizi biliyor, ailenizin başına iş gelir denildi

Eşref Akgün - Malatya
Malatya'daki Zirve Yayınevi cinayetlerini işleyen 5 gençten 4'ü, mahkemedeki savunmalarında, Emre Günaydın'ın karanlık ilişkiler içinde olduğuna işaret ederek kendilerini tehditle olaya bulaştırdığını belirtti. Sanıklardan Abuzer Yıldırım, "Emre de bana 'Devlet seni ve aileni tanıyor gelmezsen ailenin başına bir şeyler gelmesini istemiyorsan gel' dedi. Diğer sanık Salih Gürler de "Olayın 16 Nisan'dan 18 Nisan'a alınması tamamen Emre Günaydın'ın ifadesidir. Bizlere 'Beyler olay 18 Nisan'a alındı' dedi. 'Alındı' kelimesi tamamen bizlere Emre Günaydın'ın arkasında başka güçlerin olduğunu göstermektedir" ifadesini kullandı.

Azerbaycan-Ermenistan cephe hattı gergin

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında ateşkes ihlalleri ve can kayıplarıyla sonuçlanan çatışmaların sayısı son günlerde arttı. Azerbaycan ve Ermenistan arasında 1991-1993'te, Ermenilerin Yukarı Karabağ ve çevresindeki yedi ili işgal etmesiyle sonuçlanan savaşın ardından 1994'te ateşkes imzalanmasına rağmen, temas hattında gerginlik hiç bitmedi.Daha önce küçük çaplı silahların kullanıldığı çatışmalarda, son aylarda büyük çaplı silahlar, havan topları, toplar ve bazı iddialara göre füzeler kullanılmaya başlandı.

Avrupa Parlamentosu, Azerbaycan’ı kınayan bir tasarı kabul etti

Avrupa Parlamentosu, Azerbaycan’ı kınayan bir tasarı kabul etti. Tasarı 10 Eylül’^de gerçekleşen yoğun tartışmalar sonrasında kabul edildi. Tasarı AP Liberal Demokrat Grubunca hazırlandı.AP üyeleri Azerbaycan’ı insan hak ve özgürlüklerini ihlal etmesi ve demokrasiye saygı göstermemesinden ötürü kınadılar.

Ermeni Soykırımı anısına Los Angelos’ta 100 nar ağacı dikilecek

Los Angelos Kentr Meclisi Ermeni Soykırımı anısına Los Angelos’a 100 nar ağacı dikilmesi projesinin finansmanını onayladı. Projeyi öneren Meclis üyesi Paul Krekorian, Asbarez’in verdiği bilgiye göre, ağaçlaı tüm kent partklarına dikmeyi öngörüyor. İlk ağaç bu yıl 23 Nisan’da Kent Belediye binası önüne dikildi, böylece Ermeni Soykırımının tanınması konusunda dayanışmasını ifade etti.

Նուրհան Պատրիարքի Պոլիս Այցելութիւնները Յաճախակի Կը Դառնան. Ինչո՞ւ

Թուրքիա-   Երուսաղէմի Հայոց  Պատրիարք Տ. Նուրհան Արք. Մանուկեանի   դէպի Պոլիս կատարած այցելութիւնները   յաճախակի կը դառնան: «Զիլ Խօսք»ի աղբիւրները կը  յայտնեն, որ անցնող  շաբաթավերջին  Պատրիարաք հայրը ընկերակցութեամբ   Տ.  Պարէտ  Ծ. Վ.  Երէցեանի   քանի մը օրով    այցելութիւն  տուած է Պոլիս:   Այցելութեան մասին պաշտօնական   հաղորդագրութիւն չէ հրապարկաուած ու   ինչպէս անցնող  վերջին   այցերուն այս անգամ եւս  Պատրիրաքը     Պոլսոյ Պատրիարքարան չէ այցելած  եւ չէ տեսակցած    Պոլսոյ Պատրիարքութեան տեղապահ Տ. Արամ  Արք. Աթէշեանին  հետ:  

Kozan Kalesi

Kalenin eteğinde, kasabanın hemen kuzeyinde ikinci bir sur kalıntısı daha bulunmaktadır. Bu sur, bir zamanlar Kozan'da yerleşmiş olan Ermeni Prensliği­'nin kilisesi ile bu kiliseye bağlı olan kütüphaneyi, misafirhaneyi ve keşiş odalarını çevreliyordu. Hıristiyanlık aleminde çok önemli bir mevki olan bu manastırda vaktiyle "pelesek" denilen vaftiz yağı çıkarılırdı. Vaftiz yağının çıkarılışı büyük merasimlerle olurdu. Bu merasimlere dünyanın her yanından gelen zengin Hıristiyanlar katılırlar ve inançlarına göre aziz mertebesine erişirlerdi. Vaftiz yağı çıkarma merasimleri Kozan, Açmiyazin ve Kudüs’te olmak üzere üç ayrı yerde yapılırdı ve böylece Kozan'a üç yılda bir sıra gelirdi…

ԾԱՅՐԱՅԵՂԱԿԱՆՈՒԹԵԱՆ ԴԷՄ ՊԱՅՔԱՐԵԼՈՒ ՀՐԱՄԱՅԱԿԱՆԸ

Ամէն Անգամ որ մամուլին մէջ նման համագումարի մը մասին կը կարդամ, --այս վերջինը տեղի ունեցաւ 2-3 Սեպտեմբեր 2105-ին Աթէնքի մէջ,-- նոյն վրդովմունքը կ'ունենամ եւ հարց կու տամ ինքզինքիս. այս ժողովները, որոնք տարիներէ ի վեր կը գումարուին զանազան վայրերու մէջ, ի՞նչ կապ ունին իրականութեան հետ եւ ո՞րքան իրենց նպաստը կը բերեն իսկական համագոյակցութեան ամրապնդման:

Beyrut’daki Kozan

Adanalı, özellikle Kozanlı olan, yahut  Kozan veya Beyrut'u ziyaret etmeyi planlayan okuyucularıma ilginç geleceğini düşünerek, Beyrut'daki Sis (Kozan) Müzesi'ni anlatma cesaretini buldum. Günümüzden yüzlerce yıl önce, Bizans'ın güçsüz olduğu yerine de henüz güçlü bir otoritenin kurulamadığı yıllarda (M.S.1043), kısa bir müddet için bugün Adana'nın bir ilçesi olan Kozan çevresinde bir Ermeni Krallığı kurulmuş. Bölgenin o zamanki ismi ise Sis imiş. Bu oluşumun krallarından Heytum Kozan'da çok büyük bir manastır inşa etmiş.

ARMENIA AND THE CINEMA OF INDEPENDENCE

For Immediate Release
Euphoria, dignity, pride, surprise, resilience, adaptation, disappointment, and endless hope – these are the sentiments expressed in a series of films to be screened on the occasion of Armenia’s Independence Day, by the USC Institute of Armenian Studies. The films will be shown on Sunday, September 20, from 3 to 7 pm at the Laemmle’s Playhouse in Pasadena. Admission is free.  Together with the films, there will be a Q&A with Lusine Sargsyan, the Armenia-born director of THE ABODE, the feature length film included in the Sunday afternoon program. [See the entire program below.]

Hristiyan, Yahudi, Süryani ve Dönmelerin Makus Talihi

Hristiyan, Yahudi, Süryani ve Dönmelerin Makus Talihi 2. Emperyalist Savaşı’nda da Değişmedi: Amele Taburlarında Zulmedildiler.
1. Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında 1915 şubat ayı Osmanlı ordusunda öncelikle/özellikle Ermenilerin ve Hıristiyanların silahlarının alınarak amele taburlarında çürütülmeye ve öldürülmeye bırakıldığı tarihin de yüzüncü yıl dönümü. Bu uygulamaya milli mücadele döneminde de başvurulduğu gibi  2. Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında da uygulamaya devam edilmiş amele taburları oluşturulmuştur. Amele taburlarına bütün gayrimüslimler doldurulmuş, hatta Müslümanlığa geçenler (“dönmeler”) dahi bu uygulamadan kurtulamamışlardır.

Papa: “Ermeni halkı sadece Hıristiyan olduğu için zulüm gördü”

Papa Franciscus, 7 Eylül’de, yeni seçilen Kilikya Patriği Grigor Pierre Gabroyan ile birlikte Santa Marta’da bulunan kilisede yaptığı ayinde Ermeni halkının Hıristiyan olduğu için zulümlere kurban gittiğini dile getirdi.

Ermeni güreşçi Artur Aleksanyan dünya şampiyonu oldu

Las Vegas’ta devam eden Dünya Grekoromen Güreş Şapiyonası'nda Ermenistan’ın temsilcisi Artur Aleksanyan altın madalyaya sahip oldu.  Artur Aleksanyan ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Run With Us, Armenia!

ONEArmenia is all about firsts. That's why we are beyond excited that the first ever international half marathon will be taking place this year in Yerevan. Not only that, but it also so happens that our upcoming campaign, to be called HIKEArmenia, pairs very well with the theme of this event--promoting exercise culture in Armenia. So, what did we do? Introducing...RUNArmenia, 1A's official YHM running team! We've already teamed up with a dozen community members and if you happen to be in the area early October, we'd love to have you run by our side. Sign up and make history with us!

İsveç’te cemaatsiz kalan 16 bin kilise satışa çıkıyor

Geçen yıl 940 bin üyesini kaybeden İsveç Kilisesi, ekonomik sorunlardan kaçınmak için 16 bin kilise binasını satışa çıkarabileceğini açıkladı. Üye sayısının son 20 yılda ciddi şekilde azalması nedeniyle ekonomik krizde olan İsveç Kilisesi’nin 16 bin kilise binasını satışa çıkarabileceği bildirildi. İsveç resmi haber ajansı TT’nin haberine göre, İsveç Kilisesi’ne üyelik oranı, 20 yıl önceye göre neredeyse yarı yarıya düştü.

Patrikhane'ye Bin Ermenice Meal Hediye Edildi

Bilgi Merkezi Araştırma ve Yayınevinin (B.M-AR) sahipleri Murat Rumevleklioğlu ve Murat Biçer ile çevirmen Emekli Yarbay Yavuz Aydın ile birlikte Patrik Vekili Aram Ateşyan'ı ziyaret etti. Yayınevi sahipleri Ateşyan'a, Yavuz Aydın'ın, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Türkçe Kur'an-ı Kerim meallerinden yararlanarak hazırladığı 500'ü Doğu, 500'ü Batı lehçelerinden olmak üzere bin adet Ermenice Kur'an-ı Kerim meali hediye etti… Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, "Artık din kültürünü de paylaşmamız lazım. Madem 3 semavi din iç içe yaşadık, Türkçe bilmeyen bir Rum, bir Musevi veya bir Ermeni’nin de Kur'an-ı Kerim'i okuması lazım" dedi. (Demek ki aramızda Türkçe okumayı bilmeyen, sadece Ermenice okuyabilenler varmış.Tek eksiğimiz de tamamlanmış oldu. Umarız Ermenice Kitab-ı Mukaddes'i de okurlar. HYETERT)

1536 Yılında Sis Şehrinde Yaşayan Ermeniler

Cezmi Yurtsever  
 -Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Sis şehrine gelen Tapu-Tahrir memurları şehir merkezinde bulunan Hristiyan mahallelerinde yaşayan Ermenilerin sayılarını ve isimlerini yazdılar.
-Falcı Keşiş mahallesinde yaşayan Fermanoğlu adındaki Ermeni ailesi aynı isimle varlıklarını Osmanlı’nın son zamanlarına kadar korudular. Fermanoğlu ailesinden kalan değirmen günümüzde aynı isimle lokanta ismi  olarak hizmet veriyor
-Sis şehrinde kuyumcu sırçacı(aynacı) esnafının tamamına yakını Ermeni olduğu ortaya çıkıyor.
-Sis şehrindeki Hristiyan veyaErmeni mahalle isimleri 19.yüzyılda gelindiğinde tamamen ortadan kalktı. Ve yeni isimler aldı.

Ermeni Soykırımı varsa, en büyük pay, Kürtlere düşer..

Cazim Gürbüz / hcazimgurbuz@hotmail.com
AB’den sorumlu bakan Ali Haydar Konca, koltuğa oturur oturmaz, içindeki zehri döküp, sivri laflar etmeye başladı… Bu lafların en sivrisi de “Ermeni soykırımını kabul etmek gerek” sözüdür… Vallahi öyle bir şey olursa, siz zararlı çıkarsınız Sayın Bay Konca. En büyük pay ve sorumluluk Kürtlere (sizinkilere) düşer ha!.. Bu konuda birçok belge, bilgi, tanıklık; yani apaçık, yadsınamaz gerçekler var. Bunların çoğuna siz inanmazsınız. Ben sizin cenahtan iki yazarın yazdıklarından örmekler vereyim. Bu örnekler, Ermenileri soyup soğana çeviren, katledenlerin çoğunun Kürtler olduğunu tartışmasız bir biçimde ortaya koymaktadır. Ayşe Hür’ün yazdıklarından başlayalım:

Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan Moskova'da

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Rusya'nın Ermenistan'a 200 milyon dolar kredi açtığını ve doğal gaz fiyatına yüzde 25 indirim yaptığını söyledi.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova yakınlarındaki Novo-Ogarevo Başkanlık Rezidansı'nda Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan'la görüştü. Görüşmede konuşan Sarkisyan, "Rusya ile 200 milyon dolarlık kredi anlaşması imzaladık, bu rakam silahlı kuvvetler envanterimizi yenilemek için kullanılacak" dedi. Sarkisyan, Rusya'nın, Ermenistan'a sattığı doğalgaz fiyatına 25 dolar indirim yapacağını açıklayarak, söz konusu anlaşmanın bugün iki ülke Enerji Bakanları arasında imzalandığını ifade etti.

Iranian Newsha Tavakolian Wins Prestigious Prince Claus Award for Her ‘Bold’ Photography

Tori Egherman contributed translation to this post.
Portrait of Newsha Tavakolian taken for the Prince Claus Fund by Frank van Beek. Image provided by the Prince Claus Fund and used with permission.  Newsha Tavakolian, considered to be one of Iran's first professional female photographers, was announced as the recipient of the Dutch Prince Claus Award for 2015 earlier this month.

Kıbrıs Tarihinde Ermeniler

Tuncer Bağışkan
Bugünkü yazımda, Kıbrıslı Türklerle iyi ilişkiler içinde yıllarca birlikte yaşayan ve genellikle Türkçe konuşan Ermenilerin Kıbrıs’taki tarihi geçmişi ile yapıtları üzerinde duracağım. Bu yazıyı kaleme alırken Ermeni kilisesinin yayınladığı “Kıbrıs’ta Ermeni Kilisesi” kitabından, Bizantolog/İlahiyatçı Andreas Foulias’ın “Kıbrıs’ın Ermeni Cemaatı” araştırmasından ve 30.Ekim.2013 tarihinde “Costas ve Rita Severis Vakfı” organizasyonuyla Alexander Michael Hadjilyra’nın Barış Salonu’nda gerçekleştirdiği “Kıbrıs’ta Ermeni anıtları” sunumundan büyük oranda yararlandığımı öncelikle belirtmek isterim.

Çok-Kültürlü Toplumda Tarafsızlık

Yrd. Doç Dr. Cennet Uslu / Kırıkkale Üniversitesi, Siyaset Bilimi
Devletin tarafsızlığı liberal devlet kuramının temel ilkelerinden biridir. Tarafsızlığı tesis etmenin eşit muamele etmek ve eşit mesafede olmak şeklinde iki boyutu mevcuttur. Modern-devlette (ulus-devlet) tarafsızlık ilkesi görece uygulaması daha kolay olan, vatandaşlar arasında ayrımcılık yapmadan onlara hukuki ve siyasi olarak eşit muamele etmek şeklinde idealize edildi. Ancak bu ilke bile pek çok devlette çok geç hayata geçebildi veya hiç geçmedi. 1980’lerle birlikte modern devlet paradigmasının sorgulandığı, sarsıldığı ve kısmen değişmeye zorlandığı bir post-modern döneme girildi. Ulus-devlet paradigması hâlâ hakim olmakla birlikte toplumlarda ulus-devlet demir kalıbı ile üstü örtülen ve baskılanan çeşitlilik ve çok-kültürlülük görünür olmaya başladı.

Kilikya Ermenileri (I)

Cezmi Yurtsever
Ermeni Katogigosluk kilise merkezi de 1190’lı yıllarda Sis/ Kozan şehri eteğindeki manastıra yerleşmişti. Kilikya Ermeni krallığının sona ermesinden sonra bile Sis Ermeni manastırı dini çalışmalarını aynı yerden sürdürdü. Sis Ermeni manastırı, Güney Anadolu Ermenilerinin hac merkezi görevini sürdürdü, yüzyıllardır. Sis manastırında bulunan kutsal eşyalar arasında İsa’nın hayatını yansıtan el yazması dini kitaplar ile zengin arşiv belgeleri, altın kazan olarak tabir edilen vaftiz işinde kullanılan üzerinde Ayasofya’ya benzer kubbe şekilleri bulunan eser vardı.

ABD’li punk davulcusu Halepli Ermenilerin sesini dünyaya taşıdı

Washington D.C.’de yaşayan bir punk davulcusu, bir yanlış anlama sonucunda Halepli Ermenilerin müziğini ve tarihini dünyaya tanıtan bir aracı haline geldi. Jason Hamacher, ABD’nin başkenti Washington D.C.’de yaşayan bir müzisyen. Hamacher NPR’ye verdiği demeçte kendisini “Babam güneyli bir Baptist vaizdi. Texas’ta doğdum. Ne Ortadoğu’yla ne de Ortadoğu’da yaşayan halklarla kültürel ya da kan bağım yok” diye tanıtıyor. 2000’li yılların başlarında bir punk rock grubunda davul çalan Hamacher’ın Ortadoğu’yla bir bağı olmadığını söylemesinin nedeni ise Hamacher’ın bir tesadüf sonucu kendisini Suriyeli Ermenilerin müziğiyle iç içe bulması.

Paros Eylül Sayısı Çıktı


Ermenistan, Danimarka'ya geçit vermedi..

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) Elemeleri I Grubu'nda Ermenistan ile Danimarka 0-0 berabere kaldı. Karşılaşma öncesi averaj ve maç fazlasıyla Arnavutluk'un önünde ikinci sırada bulunan Danimarka, son sıradaki Ermenistan'a konuk oldu. Danimarka, etkisiz oynadığı karşılaşmada gol bulamayınca bir puanla yetindi ve ilk iki ümitlerini iyice azalttı. Bu sonucun ardından Danimarka puanını 12, Ermenistan ise 2'ye yükseltti.

Putin'den Ermenistan'a süper haber

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'ya ziyaret gerçekleştiren Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşmesinde Rusya ve Ermenistan'ın çeşitli alanlarındaki işbirliğinin geliştirilmesi için yapılması gerekenleri ve Avrasya alanında entegrasyon sürecini masaya yatırdılar.

The origin of the Armenian Alphabet

Armenian Erkatagir- Armenian letters woven together Did the Armenians have  an alphabet before Mashtots?  There is evidence which supports this assertion. One of the Classical accounts about the existence of an Armenian alphabet comes from Philo of Alexandria (20 BCE – 50 CE), who in his writings notes that the work of the renowned Greek philosopher and historian Metrodorus of Scepsis ( ca. 145 BCE – 70 BCE),On Animals, was also translated into Armenian. Metrodorus was a close friend and a court historian of the Armenian Emperor Tigranes the Great.

Ermeni Asıllı Ressamın İsminin Verildiği Çeşme Yeniden Yapılıyor

Van’ın Edremit Belediyesi, Ermeni asıllı ünlü Amerikalı Ressam Arshile Gorky isminin verildiği Çeşmenin yapım ve onarımına başladı. 1915 olayları öncesinde Edremit ilçesine bağlı Dilkaya Mahallesi’nde yaşayan Ermeni asıllı Amerikalı ünlü ressam Arshile Gorky, evlerinin yanında yaptırdığı ve zamanla tahrip olan çeşmenin yeniden inşası için Edremit Belediyesi harekete geçti. (Ermeni asıllı değil Ermeni. Ermeni asıllı diye dönmelere derler. HYETERT)

Mereto Dağında Bir Gece

Behcet Çiftçi
Büyük Tufan’dan günümüze atalarının geleneklerini devam ettiren Sasunlular, daha önceden yaşanılmış acıların tecrübesiyle bir daha böyle büyük felaketlerin bu coğrafyada tekrar yaşanmaması umudunu taşımakta. Bu umutla Mereto dağında kültürlerin hoşgörüsüyle kutlanan Vartavar ile yeni bir hayata yeniden başlangıç yapılmakta...

Korkular, Hayaller ve Özgüven

Etyen Mahçupyan
Osmanlı’nın yıkılışı hala bir hayalet gibi üzerimizde. O süreçteki hatalar ve günahların yükü çok fazla. Bu nedenle gerçeklikle ilgisi olmayan ve sıkı sıkıya sarıldığımız bir tarih anlatımımız var. Buna göre Batı 1. Dünya Harbi ile ‘bizi’ parçalamaya, ortadan kaldırmaya çalışmış… Ermeniler Rusya tarafında savaştığı için tehcir edilmiş… Ya da Kurtuluş Savaşı ‘yedi düvele’ karşı verilmiş… Bu kendi psikolojik ihtiyacımız için uydurmuş olduğumuz ve son yüz yılda bizi gerçeklikten kopartan, hastalandıran bir söylem. Gerçek 1. Dünya Savaşı’na Osmanlı’nın kendi isteğiyle ve toprak genişletmek amacıyla girdiği, Anadolu Ermenilerinden Rusya tarafına geçmiş kişi sayısının sadece iki bin olduğu, Kurtuluş Savaşı’nın da aslında bir Türk-Yunan savaşı olduğudur.

İHD, 6-7 Eylül’ün yıldönümünde, ‘Bir daha asla!’ dedi

Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
60. yıldönümünde 6-7 Eylül Pogromu’nda hayatını kaybedenleri anmak ve adalet talebiyle bir araya gelen İnsan Hakları savunucuları “Bir daha asla” eylemi düzenledi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, 6-7 Eylül 1955’te başta Rumlar olmak üzere gayrimüslim azınlıklara yönelik olarak düzenlenen pogromun 60. yıldönümünde İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda anma ve protesto eylemi düzenledi.

100.Yıl etkinlikleri devam etti

2015 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında İsviçre genelinde Ermenilere yapılan soykırımın 100. yılı dolayısıyla bir çok bölgede etkinlikler düzenlendi. Esas olarak Cenevre, Lozan ve Bern Kantonları’nda yoğun olan etkinlikler İsviçre’nin diğer bölgelerinde de konferanslar, paneller, film gösterimleri olarak gerçekleşti.

Mereto Dağı’nın zirvesinde Barış ve Kardeşlik için dua ettiler

Sason Mereto Dağına tırmanan STK Temsilcileri ve vatandaşlar barış ve kardeşlik için dua ettiler. Ermeniler tarafından kutsal sayılan ve her sene gerçekleştirilen Mereto dağı ziyaretine katılan vatandaşlar dağın Zirvesinde bulunan Meryem Ana Kilisesinde mumlar yakıp dualar ederek barış ve kardeşliğin dünyaya hakim olmasını temenni ettiler.

Utanç müzesi

Orhan Kemal Cengiz / ocengiz@bugun.com.tr
 Bir gün, bu ülke iyileşmeye başladığında, devasa bir “utanç müzesi” kuracağız. O müzeyi, gözlerimiz yaşararak, kederlenerek, tüylerimiz ürpererek, utanarak gezeceğiz. Müzeyi gezerken, bu ülkede bazı insanları hemen her zaman güvercin tedirginliğinde yaşattığımızı fark edeceğiz. Tarihin bazı dönemeçlerinde, o güvercinlerin toplu olarak katledildiğini, bazı dönemlerinde bu ülkede yaşadıklarına bin pişman hale getirildiklerine tanık olacağız. * * * Utanç müzemizin upuzun koridorlarından bir tanesi de 6-7 Eylül 1955 pogromlarıdır. Devlet ve vatandaş el ele verip, bu ülkenin gayrimüslimlerinin yaşadıkları caddelere bir nefret seli olarak aktılar o günlerde...

Sur'da PKK'ın verdiği tahribat gün yüzüne çıktı

PKK'nın saldırılarından kilise de zarar gördü. İlçedeki Ermeni kilisesi hedef oldu. Hasırlı Mahallesi'nde bulunan Ortadoğu'nun en büyük Ermeni Kilisesi konumundaki tarihi Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin yakınlarında bulunan bir noktaya PKK'lıların yerleştirdikleri el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesiyle, kilisede camlar kırıldı ve hasar meydana geldi.

Sivil Toplum Örgütleri, Sığınmacılar ve İnsan Hakları Aktivistlerine Çağrı

Bu çerçevede Türkiyeli, Suriyeli ve diğer ülkelerden sığınmacı aktivistleri bir araya gelmeye, atılacak ortak adımları konuşmaya, acil bir eylem planı yapıp birlikte harekete geçmeye çağırıyoruz. Bu kitlesel kampanyayı Türkiyeli aktivistlerin, sığınmacıların adına değil, sığınmacılarla birlikte inşa etmesi çok önemli. Çağrımız, sığınmacılara yardım değil, sığınmacılarla dayanışma amacını taşıyor. Bu amaçla 10 Eylül, Perşembe günü Kadıköy’de düzenleyeceğimiz forum konuya ilgi duyan herkese açıktır. Aktivistler Forumu’nun ardından,  12 Eylül ,  Cumartesi günü Avrupa çapında “Mülteciler, Hoşgeldiniz” adı altında gerçekleşecek olan mültecilerle dayanışma eylemleri çerçevesinde, Tünel Meydanı’ndan Galatasaray Meydanı’na bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bu etkinlik için ilgi duyan tüm sivil oluşum ve inisiyatiflerle işbirliğine hazırız.

One Hundred Years of Silence: Turks Slowly Take Stock of Armenian Genocide

By Ralf Hoppe
Officially, discussion of the Armenian genocide is taboo in Turkey, even 100 years after the crimes. But the issue is becoming harder for the country to suppress and many Turks are rediscovering their long-lost Armenian identities. A church like that can help a person, says Armen. It can help them from giving up hope -- and that is indeed something. The fact that the church is even standing here -- beautiful and steadfast in a place that was only recently the site of ruins -- instills a sense of courage, says Armen. And courage is something that is badly needed in these parts, especially in Diyarbakir.

Stockholm’de Armin T. Wegner’in soykırım sergisi

Murat Kuseyri / Stockholm
Alman Subay Armin T. Wagner’in 1915 soykırımı sırasında çektiği resimler İsveç’in başkenti Stockholm’deki Ordu Müzesi’nde (Armemuseet) sergilenmeye başladı. “Armin T. Wagner-1915 Ermeni Soykırımı’nın tanığı” başlıklı sergi “ İsveç Ermeni Federasyonu ve Ermenistan’ın Stockholm Büyükelçiliği tarafından soykırımın 100. yıldönümü dolayısıyla düzenlendi. 22 Kasım tarihine kadar sürecek olan sergide Wagner’in soykırım ve tehcir sırasında çektiği 30 civarında fotoğrafı yer alıyor. Sergi dolayısıyla Wagner’in 1915 soykırımını anlatan ***“Ermeni Halkının çöllere sürülüşü” adlı kitabı da İsveççeye çevrilerek yayımlandı.

Hristiyanların ilk kilisesi!

Çınar ilçesindeki Roma İmparatorluğu döneminde "askeri üs" olarak kullanılan Zerzevan Kalesi'nde gerçekleştirilen kazılarda Hristiyanlığa geçen ilk Romalıların ibadethanesine ulaşıldı.

13 Maddede Utancın Bine Katlandığı 6-7 Eylül Olayları

Doğuş Dağdeviren@algidagecici

 Aslında her şey o gün başlamadı. Uzun süre yürütülen bir politikanın en son toplu infazı yaşandı sadece. Siyaseti, üst kimliklerinizi, kimliğinizi ve nerede olduğunuzu unutun. Ve hayal edin bir akşam evinizde ailenizle otururken, eviniz tanıdığınız ve tanımadığınız bir grup insan tarafından basılıyor. Eşyalarınız, evinizin kadınları, evinizin erkekleri darmadağın ediliyor. İş yerinizdesiniz, dükkânı o günün kazancı için en bildiğiniz dua ile açmışsınız, yine bir grup insan daha yeni sildiğiniz vitrinizi alaşağı ediyor, tezgâhınız artık yok, sokakta sürükleniyorsunuz, etraf kan ve şiddet içinde… Hayal edin aşağıdakiler sizin başınıza geliyor…

Batı müziğinin dikey hareketi kilisenin yarattığı tanrının sesidir

Belki yirmi yıldır çeşitli konferanslarda, sempozyumlarda, BSV ve İLEM gibi kuruluşlarda, gerek Haliç Üniversitesi, gerek İstanbul Üniversitesi ve gerekse İstanbul Teknik Üniversitesi'nde verdiğim “Müzik Felsefesi” derslerimde batı müziğinin dikey (vertical) hareketinin, kilisenin yarattığı tanrıya ve bu tanrı inancına uygun olarak tasarlandığını söylerim. Gerçekten de Avrupa müziği, tahrif edilmiş İncil'den sonra bu muharref yeni dine göre oluşturulmuş yeni inanma biçimi ve kilise doktrinine ve bu doktrinin tanrısına göre yeniden tasarlanmıştır. Kilise, İncil'in tahrifatından sonra müziği de kadîm köklerden kopararak yeniden tasarlamıştır. Bu yeni tasarım, yüzyıllar içinde şekillenerek bugünkü formuna ulaşmıştır. (Kuran tahrif edilmiştir denince haklı olarak isyan eden, Allah kitabını korur diyenler, Yine Allah’ın kitabı olduğunu söyledikleri Tevrat ve İncil’in tahrif edildiğini söylemeleri yaman bir çelişki değil mi? Allah kitabını koruyorsa Mukaddes kitabı neden korumasın. HYETERT)

Ermeniler’in Sis’ten (Kozan) Ağlayarak Gitmesi

Cezmi Yurtsever      
-Fransız işgalinin sona ermesi ile birlikte Sis’ten ayrılmak zorunda kalan yerli Ermeniler ve manastır Başpapazı Yağişe Efendi ağlıyordu. 
-Yağişe Efendi, Türklerin yanına gelerek manastırın anahtarını teslim etti. Ve dini yapıların (manastır ve kilise) okul olarak kullanılmasını tavsiye etti. 
-Kozan’daki ermeni manastırı 1950 yılında Belediye Reisi Dede Akçalı zamanında davul zurna çaldırılarak yıkıldı.

6-7 Eylül 1955 yağması ve 1964 sürgünleri

Ayşe Hür
6-7 Eylül olaylarında Türk basınına göre 11 kişi ölmüştü. Yaralı sayısı resmi rakamlara göre 30, gayriresmi kaynaklara göre 300'dü. Sadece Balıklı Hastanesi'nde 60 kadın tecavüz nedeniyle tedavi görmüştü. Resmi rakamlara göre 5.300'ü aşkın, gayriresmi kaynaklara göre 7 bine yakın bina saldırıya uğramıştı. En büyük tahribat Beyoğlu'nda yaşanmıştı. Bunu Eminönü, Fatih, Şişli, Beşiktaş, Sarıyer, Kadıköy, Adalar, Üsküdar, Bakırköy izlemişti.

6-7 Eylül Olayları İçin Anma Ayini Düzenlendi

İstanbul’da, 6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yılında, Rumlar tarafından ilk kez anma ayini düzenlendi. Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfında yapılan ayinde, hayatını kaybedenler için dua edildi.Türkiye’de yaşayan Rumlar başta olmak üzere gayrimüslim azınlıklara yönelik olarak 6-7 Eylül 1955’te gerçekleştirilen saldırılarda hayatını kaybedenler için 60’ıncı yılında Rumlar tarafından ilk kez anma ayini düzenlendi. Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfında düzenlenen ayine CHP İstanbul Milletvekili Selina Özuzun Doğan, Kudüs Patrikhanesi İstanbul Temsilcisi Nektarious, Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfından Laki Vingas ve Ermeni vatandaşlar katıldı. Rumlar tarafından 60 yıl sonra ilk kez düzenlenen anma ayininde, ilahiler eşliğinde dualar edildi.

CHP’li Doğan’dan TBMM’ye 6-7 Eylül Çağrısı

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, 6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla bugün Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı tarafından olaylar sırasında saldırıya uğrayan Aya Yorgi Kilisesi’nde düzenlenen ayine katıldı…6-7 Eylül olaylarının 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla bugün Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı tarafından olaylar sırasında saldırıya uğrayan Aya Yorgi Kilisesi’nde düzenlenen ayine katıldı…Ayinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP’li Doğan da 6-7 Eylül’ün Türkiye tarihinde bir utanç sayfası olduğunu belirterek “Vatanını seven onbinlerce insan vatanını terk etmek zorunda kaldı. Biz bugün onlarsız çok eksiğiz. Hepimize çok büyük görevler düşüyor. Mağdurlar hala hayatta. Torunlar ve çocuklar. Ama failler yakalanmadılar. Bu cezasızlık kültüründen arınmamız lazım” dedi.

6-7 Eylül Olaylarının Pek Bilinmeyen İsyanı: Burgazada Direnişi

Heybeliada'da silah sesleri duyulmuştu, alevler yükselmeye başlamıştı. Burgazada yerel yönetimi ise direnişe hazırlanıyordu. Nahiye müdürü Zühtü, komiserleri Remzi ve Ahmet, tüm adalıları yağmaya karşı örgütlemeye başladı. Gayrimüslimler, Müslümanların evlerine alınarak korunmaları sağlandı. Yağmacılara karşı, silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik bölgelerine yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi! Yağmacılara karşı, silahı olan silahla, olmayanlar sopa ve taşlarla Ada'nın kritik bölgelerine yerleştirildi. Kararlılardı, direneceklerdi! Burgazada'ya doğru gelen yağmacı motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu. Burgazada'ya doğru gelen yağmacı motorlarını engellemek yine direnişçi motorlara düşüyordu. Ada'ya yaklaşmalarına bile izin vermeyerek uzun süre direndiler. Teknelerden zorla Ada'ya girmeye çalışanlar, taşlar ve sopalarla püskürtüldü Burgazadalılar, Müslüman’ıyla gayrimüslimiyle sonuna kadar direndi ve kimsenin canına zarar gelmeden yağmacıları uzaklaştırdılar. Belki de 6-7 Eylül'ün insana umut veren tek şeyi buydu, Burgazada direnişi...

"Anneannem Evinin Yıkılışını Alkışlayarak İzledi"

Nilay Vardar
Andon Parizyanos ve Taki Francis, ikisi de İstanbullu Rumlardan, biri hala İstanbul'da biri Atina'da yaşıyor. Çocuk hafızalarından 6-7 Eylül'ü ve bugüne yansımalarını anlattılar. Burgaz, Yunanca kale/burç anlamına geliyor. İsmini Yunanca’dan alan ve nüfusun yüzde 90’ını Rumların oluşturduğu Burgaz Adası’nda şimdi 6-7 Rum kalıyor.

Papa: Her kilise bir mülteci aileyi ağırlasın

Övgü Pınar / Roma, İtalya
Göçmenlerin kabul edilmesi için uluslararası topluma çağrılarda bulunsa da zaman zaman somut adım atmamakla eleştirilen Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco bu kez eyleme geçerek, Avrupa'daki tüm kiliselerden bir mülteci aileyi ağırlamalarını istedi. Her pazar Vatikan'da yaptığı Angelus duasının ardından, San Pietro Meydanı'nı dolduran binlerce kişiye seslenen Papa Francesco göçmenlere merhamet gösterilmesi mesajı verdi.

Azınlık Vakıfları İçin Yeni Yönetmelik Yolda

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan soru önergesinde azınlık vakıflarının seçim yapabilmesine olanak sağlayan yönetmeliğin neden iptal edildiğini sordu… Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, soru önergesini Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre yanıtladı… Arınç, Cemaatler Vakıflarının bu kapsamda ihtiyaçlarını daha iyi tespit ederek yeni bir yönetmelik hazırlanması amacıyla, cemaat vakıfları mensuplarından da alınan görüş ve öneriler doğrultusunda, yönetici seçimlerine ilişkin yeni bir yönetmelik hazırlama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Mirasçı Aranıyor

İstanbul Şişli'deki dairesi hazineye kalan HORASANCIYAN'ın varisleri aranıyor.
Adı           :    Nune Nina (Pelinia iken 1978 yılında değiştirilmiş)
Soyadı     :    Horasancıyan
Baba Adı :    Serkis
Anne Adı :   Perus
Doğum T:    22.10.1938
Doğum Yeri Sütlüce Beyoğlu

HDP: Geçmişle Yüzleşemeyen, Yeni Utanç Tablolarına Mahkum Olur

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, 6-7 Eylül olaylarının yıldönümü nedeniyle yayınladıkları açıklamada cezasızlık ve yüzleşmenin olmamasına dikkat çekti. “6-7 Eylül’ü unutmuyoruz...” başlıklı açıklamada kalıcı barış çağrısı yer aldı: “Unutturulmaya çalışılan 6-7 Eylül utancını bir kez daha hatırlatıyoruz. Farklı dillerden, kimlik, kültür ve inançlardan halklarımıza, tarihimizde yaşanmış olan ve bugün yaşanmakta olanlar karşısında barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükselterek, halkların kalıcı barışını, eşitliğini ve kardeşliğini inşa edelim diyoruz.”

Geride kalan tek Ermeni köyü: Vakıflı

Halil İmrek
Vakıflı, Hatay’ın Samandağ ilçesine dört km uzaklıkta bir Ermeni köyü. Onca köyden onca yerleşim alanından sonra “Türkiye’nin tek Ermeni köyü” olma özelliğini sürdüren Vakıflı şimdi turistlerin, gazetecilerin uğrak yeri. Biz de Vakıflı köyünü ve doğanın kollarına bırakılmış civarındaki Ermeni coğrafyasını gezdik.

Kılıçdaroğlu'ndan 6-7 Eylül mesajı: Tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri

CHP Genel Başkanı'ndan açıklama. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 6-7 Eylül olaylarını "Tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri" olarak tanımladı. Kılıçdaroğlu twitter hesabından 6-7 Eylül olayları ile ilgili  şu mesajı paylaştı: "6 Eylül 1955'i 7 Eylül'e bağlayan gece tarihimizin en büyük demokrasi ayıplarından biri yaşandı. Kardeşçe yaşadığımız bir ülke diliyorum."

Bireysel Özgürlüğün Katilleri; Kollektivizm, Örgütçülük ve Örgütsel Cemaatçilik

Doç. Dr. Bengül Güngörmez / Uludağ Üniversitesi, Sosyoloji
Geçtiğimiz günlerde Suruç’ta gerçekleşen canlı bomba eylemiyle sarsıldık. Ocaklara ateş düştü. Gencecik fidanlar hayatlarını vahşice kaybetti. Bu eylemi kanlı illegal örgütlerden birisi gerçekleştirdi. Hangisi olduğu fark etmez. Örgüt demek “kolektivizm” demektir. Kolektivizm ise baskı, şantaj, tecavüz, infaz ve cinayet demektir… Bugün bir takım cemaatler de bu türden bir kollektivist yapıya dönüşme tehlikesi içinde olabilir. Nitekim elimizden kayıp giden bir dünya var ve bu akışkanlıkta kimi cemaat yapılarının tabanını tutmak adına hızla kolektivist bir yapıya evrilebilmesi muhtemel. Açıkçası cemaatsiz bir toplum düşünülemez. Cemaatsiz bir toplum mümkün de değildir. Dini cemaatler olmasa seküler cemaatler olacaktır. Ulus kavramının kendisi de bir cemaati sembolize eder. Cemaatler çoğulluğu merkezi bir iktidarın mutlaklaşmasının panzehiridir. İnsanların cemaate ait olma ihtiyaçları yok sayılamaz, engellenemez.