Etiketler

PODEM'in 1915 raporu: Türkiye'deki Ermeniler fişlenme korkusuyla paranoyak olmuş durumda

Ermeni olmayan katılımcıların tamamına yakını "Soykırım yok" diyor... Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği’nin (PODEM), Türkiye’de Ermeni meselesine nasıl bakıldığını anlamaya dair yürüttüğü  çalışmanın sonuçları açıklandı. "1915 ve Ötesi: Türkiye’de Toplumsal Algı" başlıklı rapora göre, Türkiye'deki Ermeniler "1900’lerin başından beri fişlenme korkusuyla yaşıyor" ve son dönemde bu durum "bir paranoyak ruh haletine" dönmüş durumda. Araştırmaya katılan bir kişi, "Türk ve Müslüman olmayan insana şu ülkede çok garip bakılmaya başlandı. Ama Ermeni olarak özellikle bunu her geçen gün hissediyorum" görüşünü dile getiriyor. Araştırmada, Ermeni ve Ermeni olmayan vatandaşlara 'soykırım' tartışması hakkında ne düşündükleri de soruldu. Türkiyeli Ermeniler yaşananların bir 'soykırım' olduğunu savunurken, Ermeni olmayan 74 katılımcıdan sadece iki tanesi 1915’te yaşananları 'soykırım' olarak adlandırıyor.

Ermenistan Meclis Başkan Yardımcısı, Çavuşoğlu'nun "hoşgörü" açıklamasını değerlendirdi

ECP sözcüsü Edvard Şarmazanov, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğu'nun açıklamalarını değerlendirdi...  "Türkiye'de 1915 tarihine kadar binlerce Ermeni ve Rum kilisesi vardı. Bu kiliselerin büyük bir kısmı şuanda yoktur, üstelik bazı kiliseler ahır haline getirilmiştir, en iyi sonuç ise camiye dönüştürülmektir. Türkiye'nin en büyük şehri olan İstanbul'un sembollerinden biri, zamanında Osmanlı Türkler tarafından Ayasofya Camisine dönüştürülen Aziz Sofya Katedralidir. Türkiye, yıllar boyunca kültürel soykırım gerçekleştirdi. Azerbaycanlılar da Türkiye'den geride kalmadılar. Yeni Culfa'daki binlerce haçkarların yok edilmesi, Azerbaycan devletinin 'höşgörülüğünün" bir ifadesi. Onların yeni  ve sahte bir tarih yazma ihtiyacları varsa , bizim gerçekleri anlatmakta bir sakıncamız yok. Vu tüm medeni dünya bunları biliyordur.  Bu konuda videolar da mevcuttur."

ABD’deki Ermeni Soykırımı anıtına çirkin saldırı

Scottdale kentindeki Ermeni kilisesinin avlusunda bulunan Ermeni Soykırımı anıtına yapılan saldırıya ilişkin polis inceleme başlattı. ABD’nin Arizona eyaletindeki Ermeni Soykırımı anıtı, kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerin saldırısına uğradı. Arizona’nın Scottdale kentindeki Surp Apkar Ermeni Kilisesi’nin avlusunda bulunan ve Ermeni Soykırımı’nda hayatını kaybedenlere ithaf edilen anıt, balyoz veya yıkıcı alet kullanan vandallar tarafından tahrip edildi.

Bilal Sambur yazdı: Ortadoğu’da çoğulculuk can çekişiyor

Ortadoğu, üç büyük monoteist dinin beşiği olma itibarına sahiptir. Mısır, Suriye ve Irak’taki çatışma ve krizler, bölgenin dini plüralizmini darmadağın etmiştir. DAİŞ; Süryaniler, Yezidiler ve Ermeniler başta olmak üzere Suriye ve Irak’ta gayrimüslimleri katliamdan geçirmektedir. Ortadoğu, artık farklı dini kimliklerin güven içinde yaşadığı bir yuva değildir. Ortadoğu’nun her yerinde dini plüralizm, otoriter şiddet yanlısı örgütlerin ve devletlerinin kuşatması altındadır. Dürziler, Yezidiler, Süryaniler gibi gayrimüslim azınlıklar bugün Ortadoğu’da yok olma tehdidi hissetmektedir. (Aynı tehdidi Türkiye Hıristiyanları da duyuyor. HYETERT)

Eski Ermenistan Başbakanı: Nükleer silahımız var

Ermenistan’ın eski başbakanı Bagratyan, ülkesinin nükleer silaha sahip olduğunu iddia etti. Armenia Today sitesinin haberine göre, eski Ermenistan Başbakanı Hrant Bagratyan, bugünkü basın toplantısında, “Ermenistan nükleer silaha sahip” dedi.

Dink cinayetine ilişkin yeni iddianame hazırlandı

Birleşen Hrant Dink davası 19 Nisan’da başlıyor. Hrant Dink cinayeti soruşturmasında, dönemin Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılınç hakkında 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Özkılınç’ın “Bulmak için görev aldığı” kamu görevlilerini kayırıp, tam tersine kasıtla; tespit edilmelerine engel olduğu iddia edildi.

Bülent Pınarbaşı, "İki Erdoğan" yazısında Erdoğan'ın çelişkili açıklamalarına dikkat çekti

Gazeteci Bülent Pınarbaşı, "aliagaekspres.com.tr" için kaleme aldığı "İki Erdoğan" yazısında , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın farklı tarihlerde dile getirdiği çelişkili sözlerini karşılaştırıyor. Pınarbaşı'nın yazısında Erdoğan'ın özellikle şu açıklamalarına yer verildi: "NATO'nun Libya'da ne işi var" diyordu, sonra bir baktık, gemilerimiz/gemiciklerimiz NATO ile beraber orada..." "16 Kasım 2013'te sözde Kürdistan paçavralarının gölgesinde "Bugün Diyarbakır'da tarihi bir gün yaşıyoruz, Kürdistan'a selam olsun" demişti, 1 Aralık 2013'te Muğla'da "biz bayrağımızdan başka hiçbir bayrağa bu ülkede müsade etmedik, etmeyiz" dedi." "2012'de "Türkçe ile felsefe yapılmaz demek ırkçılıktır", 2014'te "Türkçe ile felsefe yapılamaz..."

İspanya yerel yönetimlerinden Ermeni Soykırımı kararı

Hrant Kasparyan
İspanya’da son dönemde Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıyan yerel yönetim sayısı 10’a yükseldi. İspanya’nın Carcaixent, Alaquas ve Elda kent meclisleri, Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıyan karar tasarılarını oy çokluğuyla kabul etti. Karar tasarıları, kent konseylerinde yer alan siyasi parti temsilcileri tarafından kent meclisi gündemine de getirilerek 27 ve 28 Nisan 2016 tarihlerinde kabul edildi.

Ermenistan, Karabağ müzakerelerine dönülmesi için üç talep belirtti

Ermenistan Milli Meclisi Cumhuriyetçi Grubu Başkanı Vahram Bağdasaryan , Dağlık Karabağ ihtilafıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Karabağ meselesine ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması için Cumhurbaşkanı Sarkisyan tarafından üç şartın (saldırıların kaynağını tespit amaçla araştırma; somut tarafa yönelik açıklamalar; ateşkes garantileri) önerdiğini dile getiren Meclis Başkan Yardımcısı Edward Şarmazanov'un açıklamasına değinen Bağdasaryan, şu ifadeleri kullandı.

ABD Kongresi’nde Ermeni Soykırımı etkinliği

27 Nisan’da ABD Kongresi’nde Ermeni Soykırımının 101 yıldönümüne ithaf edilen  yıllık etkinlik düzenlendi. Etkinlikte konuşma yapan Kongrenin 20 üyesi arasında  Senatör Robert Menendez, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce, Kongre Ermeni Soruları ile ilgili araştırmalar komisyonu eşbaşkanları Frank Pallone ve Robert Dold katıldı. Etkinlikte Ermenistan’ın ABD Büyükelçisi Grigor Hovhannisyan ve ABD’de Dağlık Karabağ’ın temsilcisi Robert Avetisyan ve ABD’deki Ermeni teşkilatlarının yöneticileri de hazır bulundu.

Erdoğan’ın açıklamasına Ermenistan’dan sert tepki

Ermenistan Dışişleri Bakan yardımcısı Shavarsh Kocharyan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ermenilere yönelik açıklamasını kınadı.Kocharyan’a göre bu açıklama ile Erdoğan, Soykırımdan 100 yıl sonra da Türkiye’nin zihniyetinde bir şey değişmediğini itiraf etti. Erdoğan’ın Türkiye’deki Ermeniler hakkında söz edip Ermenistan’a tehdit etmeye çalıştığını belirten Kocharyan “Erdoğan diyor ki Azerbaycan hiç kimseye benzemez. Ancak aslında kendi ırkçılığı ve soykırımcı yaklaşımlarıyla Azerbaycan Türkiye'ye benziyor.” dedi.

ՀԱՂՈՐԴԱԳՐՈՒԹԻՒՆ

 17 Ապրիլ Կիրակի օրը Առաջնորդ Գարեգին Սրբազանի ձեռամբ Ենա քաղաքի մէջ կատարուեցաւ Հայոց Ցեղասպանութեան նահատակներու յիշատակին նուիրուած խաչքարի մը օծումը: Քաղաքապետարանի աջակցութեամբ եւ Տիար Փոլ Կիւլօղլուի բարերարութեամբ տեղադրուած խաչքարի օծման ներկայ էին ՀՀ Գերմանիոյ Դեսպան Տիար Աշոտ Սմբատեան, Քաղաքապետ Ալպրէխթ Շրէօթէր, եկեղեցական, քաղաքական, ընկերային հաստատութիւններու ներկայացուցիչներ եւ բազմահարիւր հիւրեր:

24 Nisan Bir Vicdan Hareketidir

Zeynep Tozduman
24 Nisan 1915'in üzerinden tam 101 yıl geçti. 101 yıldır ölüleri gömülmeyenlerin ülkesinde, belki de bu yüzden ne huzur var, ne de barış. Şimdi göklerde birer yıldız olan, kefensiz ölülerin ahıyla sulanmış dört bir yanımız. Dile kolay! 101 yıllık yüzleşilmeyen acılarla yaşıyoruz. Daha dün gibi yaşanan acılar. Henüz yaralar sarılmadı.101 yıldır yaralarından, kan damlıyor insanların.

Sarkis Hatspanian: Ermeniler İçin Hergün 24 Nisan !




Her geçen gün, bizim kayıplar hanesine bir kayıp daha eklendiğinden bizler her geçen gün biraz daha ölmüyor muyuz? Bizi soykırıma uğratanlar “on yılda on beş milyon genç, yaratırız her baştan” marşlarıyla bir yüzyıla yakın zaman zarfında bizlerden gasbedilen zengin topraklarımızda sürekli çoğalır da çoğalırken, biz giderek azalmıyor muyuz ?Dilimiz yok oluyor, kültürümüz, sanatımız, her şeyimiz, atalarımızın yaratmış olduğu ve hep bizim olmuş, her ama her değeri yitiriyoruz. İnsan bu değerleri olmadan nasıl var olmayı becerebilir ki? … Öyleki Talat’ların alçak ve hain planı halen tüm yok ediciliğiyle işliyor gördüğünüz gibi ! Kanlı soykırım, beyaz soykırıma dönüşmüş sadece ve bal gibi de yok oluyoruz işte, soyumuz bugün de kırılıyor, bitip tükeniyor. Yani, biz Ermeniler için her gün 24 nisan, çünkü biz her gün ölüme yürüyoruz !

Sivas’tan Uruguay’a 1915’in acılarını götürecek

Efe Sönmez
Murat Aluçlu, 1915 Ermeni Soykırımı'nın Ermeni toplumuna yaşattığı acılarla yüzleşmek için 24 Nisan’da bisikletiyle dünya turuna çıktı. İstanbul’da yaşayan Murat Aluçlu, 1915’teki Ermeni Soykırımı'nın “Ermeni toplumuna yaşattığı acılarla yüzleşmek için” 24 Nisan’da bisikletiyle dünya turuna çıktı. Aluçlu, 1915 öncesinde Ermenilerin yaşadığı, daha sonra babasının dünyaya geldiği ve şu an harabe durumda bulunan Sivas Hafik-Koşutdere köyündeki evden sembolik olarak taş alacak. Aluçlu, aldığı taş ya da taşlarla birlikte; Dersim’den Ermenistan’a, Kamboçya’dan Şili’ye dek,Türkiye ve dünyanın neredeyse tamamını bisikletiyle katedecek. Aluçlu, “Geçmişteki acılarla yüzleşmek” için bu yolculuğa çıkıyor. 24 Nisan tarihini seçmesi ise tesadüf değil. “Babamın evinden alacağım taş, benim için göçün, gidenlerin, öldürülenlerin, yolda kalanların, evini bırakmak zorunda olanların acısını temsil ediyor” diyor Aluçlu.

“74 milyonun çoğu Yahudi’nin ne olduğunu bile bilmiyor”

Pınar Kılavuz Ekerbiçer / Paris  
‘Türkiye’nin Güncel Durumu Ve Azınlık Hakları Konferansı’na konuşmacı olarak katılan HDP Milletvekili Garo Paylan ile Türkiye’deki azınlıklardan ve gayrimüslim milletvekili olmak hakkında konuştuk. "74 milyon insanın çoğu Yahudi’nin ne olduğunu bile bilmiyor. Onu sanki bütün dünyayı yöneten bir güç olarak görüyor, bütün kötülüklerin altında Yahudilerin olduğu öğretisi ile yaşıyor. ‘Uslu çocuk’ olursak hoş görülen unsurlarız ama herhangi bir itirazımız olursa ‘hain’ olarak yaftalanıyoruz."

Diyarbakır'da Vakıf Eserleri, Kilise ve Camiler Kamulaştırılmayacak"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Diyarbakır Sur'daki ibadethanelerin kamulaştırılmasında ibadethane ve anıtsal yapıları korumanın her zaman öncelikleri olacağını söyledi. Yeneroğlu, bu çerçevede, vakıf eserlerine, kilise ve camilere yönelik herhangi bir kamulaştırmanın söz konusu olmadığını belirtti.

Amerikan şirketi Ermeni Soykırımı karşıtı mesajlar için özür diledi

Gökyüzüne Ermeni Soykırımı karşıtı mesajlar yazan Amrerikan Geico Skytypers şirketi bu yazıları için özür diledi. The Washington Post gazetesinin bildirdiğine göre şirket uzmanları New York gökyüzüne “Soykırım yalanının 101. yılı”, “Türkiye=gerçek”, “Tarih karar versin”, “Gerçek=Barış” mesajlar yazdılar. Ancak şirket, Amerikan vatandaşlarından gelen tepkiler üzerine özür açıklamasında bulundu.

Sur'da Ermeni yalnızlığında tedirginlik

Sertaç Kayar
Her savaş aynı zamanda bir kültürü, bir dili, bir sanatı, bir rengi öldürür. Her savaşın ölenleri, ağlayanları, korkanları, tedirgin olanları vardır. Türkiye’de yıllardan bu yana farklı dönemlerde yaşanan çatışmalar da böylesi bir yok oluşu getiriyor. Farklılıkların yok oluşunu. Bunlardan biri de Ermeniler. 1915 travmasının ardından sayıları giderek azalan Ermeniler, her savaşın ilgili ya da ilgisiz hedeflerinden biri oluyor. Devletin en alt kademesinden en üst kademesine kadar Ermeniler ile ilgili toplumda yaratılan algı kin, nefret ve şiddete neden oluyor. Çözüm sürecinin bitip çatışmaların başlaması ile aynı algı çatışma alanlarında da kendini gösterdi ve Ermenilik bir hakaret ve küfür olarak kullanıldı. Devlet yetkililerinin hakaretvari açıklamaları yankısını, yasaklı ilçelerdeki duvarlarda buldu: “Ermeni dölleri”, “Ermeni p…çleri”…

Ermeni Kilisesi Vakfı da dava açtı

Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı, Sur’a dair alınan ‘acele kamulaştırma’ kararının iptali için mahkemeye başvurdu. Dava dilekçesinde kamulaştırma kararının hukuka aykırı olduğu savunuldu. Bakanlar Kurulu’nca alınan ve 25 Mart’ta Resmi Gazete’de yer alan ‘acele kamulaştırma’ kararına göre, sokağa çıkma yasaklarının devam ettiği Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde yer alan 6 bin 300 parsel, karar kapsamına alınmıştı. Kamulaştırma kararının alındığı yerler arasında Ortadoğu’nun büyük Ermeni Kilisesi olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi ile Surp Sarkis Keldani Kilisesi, Ermeni Katolik Kilisesi, Süryani Meryem Ana Kilisesi ve Protestan Kilisesi de bulunuyor. Süryani ve Protestan Kiliseleri’nin kamulaştırma kararının iptali için mahkemeye yaptığı başvurunun ardından Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı da yürütmesinin durdurulması ve kararın iptal edilmesi için Danıştay’a dava açtı. 

Bu tartışma çok iyi oldu

Meryem Gayberi
Geçmişte, Amerika ve İngiliz laiklik anlayışı yerine Fransa'nın, kara Avrupa'sının katı laiklik anlayışı tercih edildi. Düğme o zamandan yanlış iliklendiği için de laiklik bir mühendislik projesi deli gömleği gibi topluma giydirilmek istendi. Anayasalar toplumsal sözleşmelerdir. Herkesin söz hakkı vardır, olmalıdır. Müslüman'ın, Hıristiyan'ın, Musevi'nin, Alevi'nin, Sünni'nin, her türden etnik kökenden insanların yani özetle "Milletin" üzerinde anlaşacağı ortak bir metin üzerinde uzlaşacağız inşallah…

Dışişleri: Ermeni Soykırımından yüz yıl sonra da Türkiye yönetiminin zihniyeti değişmedi

Dışişleri bakan yard. Şavarş Koçaryan, Ermeni Soykırımından yüz yıl sonra da Türkiye yönetimi zihniyetinin değişmediğinin itirafıdır. Türkiye cumhurbaşkanı, Türkiye’de yaşayan Ermenilerin ülke yönetimine olan bağımlılığını ve bu yıl 24 Nisan’da gönderdiği inkarcı mesajı Ermenistan’la bağlantılandırarark tehditte bulunmaya çalışıyor. Bu mesaja göre Azerbaycan ne komşu devletlere ne de Ukrayna’ya benzemekte. Geriye Azerbaycan’ın yabancı düşmanlığıyla destabilizasyon ve kan dökme dalgası yayma hezeyanı ve soykırımcı yaklaşımlarıyla Türkiye’yle aynı ve tek devlet olduğunu eklemek kalmaktadır.

ՄԵԾԱՆՈՒՆ ԲԱՆԱՍՏԵՂԾ ՅՈՎԱՆՆԷՍ ՇԻՐԱԶԻ (Օննիկ Կարապետեան) ԾՆՆԴԵԱՆ 101-րդ ՏԱՐԵԴԱՐՁԻ ԱՌԹԻՒ (1915- 1984).

101տարի առաջ 27 Ապրիլ 1915 թուականին Մեծ Եղեռնի արհաւիրքին Հայաստանի Կիւմրի քաղաքի մէջ ծնաւ Օննիկ Կարապետեան անունով մանուկ մը:Երբ, Օննիկ հազիւ 3 տարեկան էր,1918 թուականին Թուրքական արշաւանքին հայրը զոհուեցաւ եւ  հօր կողմէ որբեցաւ: Ապա վերջ պատերազմի խուճապային մթնորլորտին մայրը կորսունցուց ու մնած անօթեւան,երկար ժամանակ ապրեցաւ անպատսպար ու թափառեցաւ փողոցներու մէջ:

Sizin laiklik anlayışınız hikâyedir hikâye, siz ‘dindar Kemalist’ oldunuz

Hasan Cemal / hsncml / hsncml@t24.com.tr
Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nde demokratik ya da gerçek laiklik hiç olmadı. Çünkü devlet dine karışıyordu. Dini kontrol ediyordu. Belli bir inancı empoze ediyordu. Allah’a ulaşmanın farklı yolları olan tarikatlar, tekke ve zaviyeler yasaklanmış, yer altına itilmişti. Devletin dine dönük bu kontrolü bir yandan kanuni yasaklarla, öte yandan bir devlet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı ile yürütülüyordu. Bu çerçevede Sünnilik dikte ediliyor, Alevilik dışlanıyordu. Sünniliği esas alan mecburi din dersleri anayasada yer alıyordu. Başörtüsüne, örtünmeye dönük yasakçı anlayış en hoyrat biçimde uygulanıyordu.Bütün bunlar alt alta sıralandığında tek bir sonuç çıkıyordu: Bu ülkede laiklik hikâyedir!

1894-1923 Tarihleri Arası Batı Ermenistan Ermenilerine Yapılan Soykırım

Yüzyıllarca Osmanlı despotizmi Batı Ermenistanı işgal ederek sömürgeleştirmiş, bir çok  katliam yaparak, zorla İslamlaştırmış, asimile etmiş, göçe zorlamış ve ağır vergiler uygulamıştır. Müslüman-feodal derebeyliklerinde uyguladıkları baskı, zulüm ve zorla İslamlaştırma gibi çok ağır şartlar altında yaşayan Hristiyan Ermeniler, kendilerine yakın buldukları Aleviliğe geçiş yapmak durumunda kaldılar.

ԱՉՔ - EYE, An Extraordinary Book of Armenian Poetry

Oshin Elagoz, Istanbul
Istanbul-based Armenian journalist and writer Vercihan Ziflioglu has a new book out titled "Աչք" ("Eye" in Armenian). Her immediately previous book was about Islamized Armenians of Anatolia. Ziflioglu's new book is a collection of poems in Armenian. It's a one-of-a-kind anthology mainly because it's poetry as Cubism. The book reminded me of Picasso’s paintings.

Amerikan Büyükelçisi Morgenthau’nun anılarında Ermeni soykırımı…

Attila Tuygan
Bilindiği gibi, Henry Morgethau dönemin ABD başkanı Wilson tarafından Osmanlı imparatorluğuna büyükelçi olarak atanmış ve Kasım 1913′ten Şubat 1916′ya kadar, imparatorluğun en çalkantılı döneminde İstanbul’da görev yapmıştır…O tarihlerde ABD Dışişleri bakanı lansing’e hitaben “kişiye özel ve gizli” damgasıyla gönderdiği bir raporda şöyle yazar ittihatçılar hakkında: “Daha önceki Ermeni katliamlarının bir nedeni de maalesef büyük devletlerin failleri cezalandırmamasıdır; bu adamlar daha önce görmezden gelinmiş bir suçun muhtemelen yine göz ardı edileceğine inanıyorlar… Bu ve benzeri tecrübeler, şimdi, büyük devletlerden dördünün kendileriyle savaştığı ve ülkelerine girmeyi becerememiş olduğu ve diğer ikisinin de kendi müttefikleri olduğu bir ortamda, Ermenilerin soyunu kazıma planlarını hayata geçirme ve böylece Avrupa’nın Türklerin iç işlerine müdahalesi saydıkları ermeni reformu meselesini kökünden çözme fırsatı yarattığını düşünmelerine yol açıyordu.”

Özdemir: Meclis Ermeni Soykırımı’nı tanıyacak

Yeşiller Eşbaşkanı Özdemir, Almanya'da meclisin 2 Haziran'da "Ermeni Soykırımı’nı" tanıyacağına inandığını söyledi. Öte yandan Dışişleri Bakanı Steinmeier, Türkiye'nin tepkisini çeken konser projesi Aghet'e destek verdi. Deutsche Welle televizyonunun Conflict Zone programına katılan Cem Özdemir, 1915 yılında Osmanlı Devleti'nde yüz binlerce Ermeninin öldürülmesinin soykırım olarak tanınması için bir girişimde bulunduklarını söyledi. Hırıstiyan Demokratlarla parlamentoya ortak bir önerge sunmak üzere uzlaştıklarını belirten Özdemir, “2 Haziran tarihinde, 101 yıl boyunca Ermeni Soykırımı’nı yok saydıktan sonra Federal Alman Meclisi bunun bir soykırım olduğu, Osmanlı Devleti'nin müttefiği olduğumuz için Almanya'nın da burada bir sorumluluk taşıdığı yönünde bir karar verecek” diye konuştu.

Բեռլինի սրտում կանգնեցվել է խաչքար` ի հիշատակ Հայոց ցեղասպանության զոհերի

ԵՐԵՎԱՆ, 25 ԱՊՐԻԼԻ, ԱՐՄԵՆՊՐԵՍ: Բեռլինի Սուրբ Հեդվիգի տաճարի հարևանությամբ ապրիլի 23-ին Գերմանահայոց թեմի առաջնորդ Գարեգին արքեպիսկոպոս Բեկչյանի ձեռամբ օծվեց Հայոց ցեղասպանության անմեղ զոհերի հիշատակը հավերժացնող խաչքար: Այդպիսով իրականացավ գերմանահայերի վաղեմի ցանկությունը՝ Բեռլինում ևս կանգնեցնելու հիշատակի կոթող:

Yine Bir 24 Nisan Ertesi

Verda Özer / vozer@hurriyet.com.tr
Türkiye aslında unutmadı. Unuttuğunu sandı. Ve bilinçaltına gömmeye çalıştığı o travma, bulduğu her fırsatta karşısına dikildi. Şimdi ise hatırlamayı seçiyor. Ve Ermenilerle ortak travmasını, yine onlarla birlikte hatırlıyor. Zaten bu yüzden bugün Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, iki gün önce yine Osmanlı Ermenileri için taziyede bulundu, yine “ortak acımız” dedi. Ancak bu hatırlama her ne kadar kıymetli olsa da, artık yeterli değil. Şimdi 2014’te başlayan bu “yüzleşme” sürecini ileriye taşımak gerekiyor. Türkiye nasıl Ermenilerin acılarını paylaştıysa, onlardan özür dilemesi de içine girdiğimiz bu yeni dönemin gereği. Diyaspora dahil ülke dışına sürülen tüm Ermenilerin torunlarına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı önerilmesi de keza aynı şekilde. İki ülkenin sınırlarının açılması ise artık elzem.

KAİAD Sözde Ermeni Soykırımına Karşı Abd'de Lobi Yaptı

Karadeniz İşadamları Derneği KAİAD Başkanı Murat Camadan ve beraberindeki heyet, sözde ermeni soykırım tasarısına karşı lobi faaliyetlerinde bulunmak üzere ABD'de temaslarda bulundu. KAİAD Başkanı Camadan, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgaline dur denmesi gerektiğini belirterek, AGİT Minsk Grubu ve uluslararası toplumu göreve çağırdı. Camadan ayrıca Azerbaycan sorununun çözülmeden Türk-Ermeni ilişkilerinde iyileşmenin sürdürülebilir olmayacağını da ifade etti. (Şaşılmaz para çok nasıl olsa. HYETERT)

CHP’li Doğan: Laiklik Yoksa Eşitlik de Olmaz

Ankara - TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik ilkesinin yeni Anayasa’da yer almaması gerektiğine ilişkin açıklamaları ve yeni Anayasa’da İslam vurgusunun yer alacağına dair haberlere CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan sert tepki göstererek “Laikliğin olmadığı yerde eşit yurttaşlık da olmaz” dedi.

Armenian Genocide commemoration around the World

Freedom House 2016 Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı

Dünyada basın özgürlüğünün korunması için önde gelen kuruluşlardan birisi olan Washington merkezli Freedom House 2016 Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı.Özgürlük Evi'nin raporunda, Türkiye 66 puanla, 199 ülke içinden başını özgür olmayan ülkeler arasında yer aldı. Merkezi Washington'da bulunan sivil toplum kuruluşu Freedom House'un (Özgürlük Evi) 2013 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye daha da geriledi.

Ara Guler’s documentary Film ‘The Eye of Istanbul’

Ara Guler’s documentary Film
‘The Eye of Istanbul’
will Present screening at OIA Center
(Full Film)

 Event details DATE : Friday,  April 29, 2016
TIME:  8:00 pm
 PLACE : OIA Center

Van'da Ermenilerin öz savunmasını anlatan orjinal fotoğraf bulundu

Bugün Ermeni Soykırımı Müze Enstitüsü Van'da Ermenilerin öz savunması sırasında yapılan çok değerli bir fotoğrafın originali teslim aldı.Fotoğrafta 1915 yılının Nisan-Mayıs aylarında Van öz savunmasında savaşan Ermeni kahramanları ve Türk ordusundan 101 yıl önce ele geçirdikleri topları görüntüleniyor.

Siirt'teki Deyr Mor Yakup Manastırı yok olmak üzere

Süryani ve Ermeniler için önemli bir ibadethane olan Siirt'teki Deyr Mor Yakup Manastırı, 1915 tarihinde başlayan yıkım ve sahipsizlik nedeniyle artık yok olmak üzere. Siirt’ten 10 kilometre uzaklığındaki manastırdan sadece iki duvar kaldı. Botan Bölgesi'ndeki kilise mensuplarının eğitim gördüğü Mor Yakup Manastırı'nda Hz. İsa'nın konakladığına dair rivayetler mevcuttur.

24 Nisan için yazılmış bir yazı. Geç oldu ama olsun.

Sevan Nişanyan
1.- Etnik temizlik düşüncesinin ve bunu savunan bir zümrenin 1880 veya 90’lardan itibaren devlet teşkilatı içinde etkin olduğu anlaşılıyor. 1895 katliamları şüphesiz Abdülhamit’in kişisel kaprisine indirgenemez. 1909 Adana katliamının da merkezden örgütlenip kışkırtıldığı, vali ve emniyet teşkilatı aracılığıyla kontrol edildiği açıktır. İttihat-Terakki’nin “Genç Türk” kadrolarında etnik temizlik fikri 1909’dan itibaren taraftar bulur; 1913’e doğru egemen olur. 1914’te savaşa girme kararında, fırsattan istifade bu büyük “ulusal projeyi” hayata geçirme düşüncesi rol oynamış görünüyor.

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ: Soykırımın 101. yılında Ermeni halkından özür diliyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Soykırımın 101. Yılında Ermeni halkından özür diliyoruz. Elizabeth teyzeden özür diliyoruz, Kirkor amcadan özür diliyoruz. Dostumuz, yoldaşımız Garo’dan, kızkardeşimiz Roza’dan özür diliyoruz” dedi...Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan Yüksekdağ’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle: “101 yıl önce yurdundan sürülen, katledilen Ermeni, Süryani, Keldani halklarımızı anarak sözlerime başlıyorum. Soykırıma yol açan zihniyet ne yazık ki yüzleşmekten sakınıyor. Oysa yüzleşmek hiçbir devleti küçültmez, aksine acıyı küçültür. Bu topraklar, akan kanı siz isteseniz de, istemesiniz de bir gün kusar. Tarihimiz katliamlar tarihi. Katliamlarla yüzleşmek güncel olduğu kadar tarihsel bir sorumluluktur da.

Yerevan’da patlayan otobüste patlayıcı madde izi çıktı

Ermenistan’ın Soruşturma komitesi, 25 Nisan, saat 21:50 civarında Yerevan’da bir halk otobüsünde meydana gelen patlama ile ilgili yeni ayrıntılar aktardı.Soruşturma komitesinin basın sözcüsü Sona Truzyan, olay yerinde yürütülen aramaları sonucu bir cep telefon kartı bulunduğunu bildirdi. Ermenistan Güvenlik Servisi’nin operatif soruşturma ekipleri ile birlikte kartın sahibinin kimliğini tespit ettiklerini dile getiren Truzyan, kartın sahibi Ermenistan uyruklu olduğunu duyurdu.

Almanya'da Ermeni konseri krizi

Almanya'da Ermeni olaylarını soykırım olarak gösteren konser iptal edilince Türk asıllı Alman vekil Cem Özdemir Türkiye'yi hedef aldı. Dresden Senfoni Orkestrası, 1915 olaylarının yıl dönümünde 'Aghet' (Ağıt) adlı bir konser projesi hazırladı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu da, 1915 olaylarını 'Ermeni Soykırımı' olarak gösteren projeye 200 bin Euro destek verdi, konserle ilgili bilgileri internet sayfasından duyurdu.

Ermeni Soykırımı’nda yaşamını yitirenler Ankara’da anıldı

"1915’te başlayan soykırım ve sonrasında, hatta Cumhuriyet dönemindeki politikalar sonucunda bu yerleşim yerlerinden geriye hiçbiri kalmadı." “Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nin verilerine göre Osmanlı İmparatorluğu’nda yaklaşık 2 milyon Ermeni yaşıyordu. Kent, kasaba, mahalle, köy olarak batıdan doğuya, kuzeyden güneye, Küçük Asya’nın her yerinde tam 2.925 Ermeni yerleşimi bulunuyordu. Buralarda yaşayan Ermeni cemaatlerinin 1.996 okulu, 173.000 erkek ve kız öğrencisi, 2.538 kilise ve manastırı vardı. 1915’te başlayan soykırım ve sonrasında, hatta Cumhuriyet dönemindeki politikalar sonucunda bu yerleşim yerlerinden geriye hiçbiri kalmadı.

AİHM: Cemevlerine yasal statü verilmeli

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'nin cemevlerine yasal statü tanınması gerektiğine hükmetti. Mahkeme kararına göre devlet, cemevlerine mali destek sağlamak zorunda. AİHM Büyük Daire'nin verdiği kararda, Alevi inancını benimseyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ibadet yerleri (cemevleri) ve bu yerlerin mali desteklerinin devlet tarafından sağlanması konusunda yapılan başvuruyu haklı buldu.

Ermeni Gibi Konuştu

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sözde Ermeni soykırımıyla ilgili şok ifadeler kullandı. 24 Nisan'ın sözde Ermeni soykırımın başladığı gün olduğunu öne süren Demirtaş," Bugün 101 yıl önce Ermeni kıyımının, soykırımının başladığı gündür" dedi… HDP İzmir İl Örgütü'nün olağanüstü. kongresinde konuşan Demirtaş, 1915 olayları için "soykırım" ifadesini yine kullandı. Geçen yıl katıldığı televizyon programında sunucunun "Siz bunu soykırım olarak değerlendiriyor musunuz?" sorusuna "Hiç tereddüt etmeden" diye yanıtlayan ve bundan kısa süre sonra katıldığı bir başka televizyon programında "soykırım" ifadesini kullanmadığını söylerek geri adım atan Demirtaş, İzmir'de bu kez şok ifadelere yer verdi, 24 Nisan'ın sözde Ermeni soykırımın başladığı gün olduğunu ileri sürdü.

CHP'li Ermeni vekilden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ermenicilerin sözde "soykırım"ın yıldönümünde gerçekleştirdikleri 24 Nisan ayinine mesaj gönderip, 1915'i anması CHP ile AK Partili Ermeni vekilleri sevindirdi; HDP'li vekil ise "az" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ermeni cemaatinin sözde "soykırım"ı anma adına dün İstanbul'da gerçekleştirdiği 24 Nisan Ayini'ne mesaj gönderip, 1915'te hayatını kaybeden Ermenileri anıp, onlar izin taziyelerini bildirmesinin yankıları sürüyor.

Toplumca yalana dayalı senaryoyu ne zaman elimizin tersiyle itip, inkârdan vaz geçeceğiz?!..


Tabu haline getirilen, gizlenen gerçeğin farkına vardığımdan bu yana, her 24 Nisan geldiğinde bir burukluk çöker içime. Nasıl ve neden geç kaldığımı da sorgularım hep, bu vesile ile.

Türk Kızılayı’nın Kurucularından Marko Paşa İsim Gününde Anıldı

Türk Kızılayı’nın kurucularından Marko Paşa, isim gününde Kuzguncuk’ta bulunan Rum Ortodoks Kabristanındaki mezarı başında anıldı.Türk Kızılayının kurucularından Marko Paşa, Kuzguncuk’ta bulunan Rum Ortodoks Kabristanındaki mezarı başında dualarla anıldı. Anma törenine Fener Rum Patriği Bartholomeos, Zoğrafyon Rum Lisesi Müdürü Yani Demircioğlu, Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Can, çok sayıda Türk Kızılayı görevlisi, Rum okulu öğrencileri katıldı.

HDP’nin savunduğu 1920 Meclisi’nde neden gayrimüslim milletvekilleri yok?

Çetin Çeko / cetin.ceko@gmail.com
HDP milletvekili Garo Paylan, Meclisin çoğulculuğu açısından neden 1908 ve 1920 meclislerini değil de sadece 1908 meclisini örnek vermektedir? Çünkü HDP’nin savunduğu 1920 Meclisi’nde Anadolu’nun Gayrimüslim kadim halkları Rumlar, Ermeniler ve Süryaniler “iç düşman” kabul edildikleri için, Birinci Meclis’te temsil edilmemişlerdir. Paylan, 1908-1914 Meclis-i Mebusan’ında İttihat ve Terakki’nin jenosidiyle katledilen Ermeni milletvekillerinin akıbetlerini sorarken, HDP’nin çoğulcu ve demokratik dediği 1920 Meclisi’nde neden Ermeni milletvekillerinin olmadığı, sadece Müslümanların olduğu sorusunu da sorması gerekirdi. Birinci Meclis’e çağrılan Kürtler yalnızca Mustafa Kemal yönetimine destek verenlerdir. Meclisin nasıl ‘demokratik’ bir meclis olduğunu anlamamız açısından, bu vekillerin de seçimle değil, atamayla meclise seçildiğini belirtmek gerekir. Hatta bu vekillerin bir kısmı, Kürdistan’da ikamet bile etmeyen şahıslardır.

Memorial Garden Opened in France for Assyrian Genocide Victims

Sarcelles, France (AINA) -- A memorial garden for the Assyrian victims of the Turkish genocide of Assyrians, Greeks and Armenians was opened on April 23. The event was organized by the Assyro-Chaldeens Association of France, in cooperation with city officials. The Turkish genocide of Christians occurred between 1915 and 1918 and claimed the lives of 750,000 Assyrians (75%), 500,000 Greeks and 1.5 million Armenians. Turkey denies the genocide occurred.

Akın Birdal: CHP’nin dokunulmazlık tavrı tehlikeli boyutları olan bir hendektir

Bilgehan Uçak / Haberdar (Özel)- İnsan hakları savunucusu ve eski  BDP Milletvekili Akın Birdal, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili CHP ve Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulundu. Birdal, “Barıştan yana olmanın testi burası” dedi. CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili tavrını “Hani doğuda hendekler ve tuzaklardan bahsediyorlar ya, CHP’nin bu tavrı çok daha tehlikeli boyutları olan bir hendektir” sözleriyle eleştiren Birdal, "CHP’nin “Kürt Sorunu’nun barışçı çözümü” için meclise sahip çıkması lazım" dedi.

24 NİSAN 1915 SÜRECİ VE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ

Yervant Özuzun
(Doğudaki isyan eden "Ermeniler sevk edilmiş", miş. Doğunun dışındakileri bilmezler mi? Bilirler ama doğruyu dilleri söylemeye, elleri yazmaya varmıyor). “Osmanlı Arşiv Belgeleri'nde, "Nazır Tal'at" imzalı şifreli telgraflarla, ulus devlet yaratma projesi, 24 Nisan 1915'de başlar. Paşalar Ermenilerle ilgili hükmü vermiş, kalem kırılmıştır. 24 NİSAN Cumartesi gecesinden itibaren, içlerinde, on altı ayan üyesi ve milletvekilinin de bulunduğu Ermeni aydınları, yöneticiler, toplum elitleri tutuklanmaya başlanır. Sürgüne gönderilerek toplum başsız kalmalıdır. Tutuklamalar İstanbul'dan başlar ve tüm Osmanlıda devam eder. O gece İstanbul'da insan avı başlar. Önce 180 kişi tutuklanmış. O gece bu sayı 235 olmuş. Sonrasında 2345 kişiye ulaşmış.

Antep’in gasp edilmiş Ermeni konakları

Yazar: Osman Oğuz
101 yıl önce bugünlerde, öyle ya da böyle, bu coğrafyadan sökülüp atılmak istendiler ama artlarında silinmez izleri kaldı; o izler, hatıralarını bugüne değin taşıdı. Birçok kentte zanaat erbabı ve tüccarlık yapan, konaklar, tesisler ve yollar inşa eden, kentleşmenin bugünlere taşınan ana hatlarına biçim veren Ermenilerden arta kalanlarla sohbet etmek, onlardan hem bir zamanların dostane ilişkilerinin hem de büyük acının hikâyesini dinlemek, hâlâ mümkün. Yeter ki etrafınıza şöyle bir göz atın. Mutlaka size yakın bir ize rast geleceksiniz.

Tarih kanamasın, artık yeter!

Hasan Cemal / hsncml  / hsncml@t24.com.tr
Tarihte kepaze sayfalar hiç eksik değildir. Her ülkenin tarihinde bu sayfalara rastlanır. Kiminde az, kiminde çoktur. Önemli olan, vicdanları kanatan bu kara sayfalarla demin belirttiğim gibi ‘yüzleşmek’tir…  Osmanlı Ermenilerinin yaşadıkları büyük 1915 acılarından dolayı devletin özür borcu vardır diyenler bugün hâlâ hain ilan edilebiliyor. Bütün bu acılar konusunda sessiz kalarak, bütün bu acıları unutarak, görmezden gelerek bu topraklara huzur gelmez. Gerçek barış kapıyı çalmaz. Geçmiş geçmiş olmaz. Tarih kanamaya devam eder. Tarih bizi bölmeye devam eder. Tarih bizi birbirimize düşürmeye devam eder. Çareye gelince... Hep birlikte demokrasi ve hukukun üstünlüğü rejimini benimsemektir. Farkındayım, bu noktadan çok uzaklaştığımız bir dönemden geçiliyor. Demek ki, daha yeterince acı çekmedik. Tarih, kanamaya devam ediyor. Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de... Tarih, kanamaya devam ediyor... Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin vicdanlarında... İyi pazarlar!

Mother’s Day 2016

Türkiye’nin Los Angeles başkonsolosluğu önünde 60 bin kişilik protesto

On binlerce kişi 24 Nisan’da, Türkiye’nin Los Angeles baş konsolosluğu önünde toplanıp Ermeni Soykırım kurbanlarını andı. Los Angeles Polisinden verildiği bilgilere göre etkinliğe 60 bin prostestocu katıldı.

“Aurora” İnsanlık Ödülünün ilk sahibi 30 bin çocuğun hayatını kurtaran Marguerite Barankitse oldu

Ermeni Soykırımı’nın anma günü 24 Nisan'da Ermenistan’ın başkenti Yerevan’da düzenlenen “Aurora” İnsanlık Ödülünün  (Aurora Prize for Awakening Humanity) sahibi Burundi’den Marguerite Barankitse oldu. Aurora Ödülü olağanüstü zor koşullar altında insanlık için mücadele edenlere veriliyor. Barankitse ödülünü  Aurora Ödül Komitesi Başkanı, oyuncu George Clooney’den aldı. Ödülü aldıktan sonra konuşmada bulunan Barankitse şöyle konuştu: “Değerlerimiz insani değerlerdir. Şefkat, onur ve sevgin olduğunda seni hiç birşey korkutamaz, hiçbir şey durduramaz. Hiçbir ordu, hiçbir nefret, hiçbir infaz seni durduramaz” dedi.

‘Türkiye Büyükelçiliği, soykırım filmini yayından çıkarmamızı istedi’

İsveç'te yayın yapan TV4 televizyonu yaptığı açıklamada, Türkiye Büyükelçiliği'nin ‘soykırım filmini yayından çıkarmamızı istedi’ dedi. İsveç'te yayın yapan TV4 televizyonu, Türkiye Büyükelçiliği'nin Osmanlı döneminde Ermeni, Süryani ve diğer etnik azınlıklara yönelik soykırımın anlatıldığı belgeselin yayından çıkarılması için talepte bulunduğunu söyledi.

Կոչ Եվրոպայի Հայերի Համագումարի գրասենյակ /Appeal to the UN, EU and to the Organizations of the International Community

ՄԱԿ-ի եւ Եվրոմիության համապատասխան մարմիններին, մարդու իրավունքների եւ միջազգային բոլոր կառույցներին,  միջազգային հանրությանը Օսմանյան կայսրության ժառանգորդ հանդիսացող Թուրքիան, Ցեղասպանության գլխավոր պատասխանատուն է եւ միջազգայնորեն պիտի ենթարկվի պատասխանատվության:

Rusya, Karabağ’a ordu getirme hevesinde

Sevil Nuriyeva
Son aylarda sık sık Rusya’nın, Karabağ’a “barış gücü” adı altında ordu getirme isteğinden bahsediyordum. Bu tedirginliğe neden olan bir kaç veri mevcut idi. Karabağ’daki son olayların akabinde, bu tezin giderek fazlasıyla seslendirilmesi tedirginliğimizi daha da artırdı. Ermenistan Parlamentosu’nda; bir kaç gündür tahmin ettiğimiz gibi Karabağ’a Rusya’dan barış gücü getirilmesi teklifleri görüşülmektedir. Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan başarısızlığına rağmen, Azerbaycan’ın işgal edilmiş Karabağ bölgesinin, Ermenistan’la birleştirilmesi hayallerini dillendirmekte.(Buradaki Ermeni karşıtları yetmedi bu da ithal. HYETERT)

'Rai 'Ermeni Soykırımı' belgeselini Türkiye'nin baskısıyla sansürledi'

Övgü Pınar
İtalya'da devlet kanalı Rai’nin geçen hafta sonu yayınlamayı planladığı “Ermeni Soykırımı” belgeselini yayın akışından çıkarması ülkedeki Ermeni toplumunun tepkisini çekti. Roma’daki Ermeni cemaati ve Ermenistan’ın İtalya temsilciliğinin protestolarının ardından Rai, belgeseli bu akşam yayınlayacağını açıkladı.Roma Ermeni Cemaati Konseyi tarafından yapılan açıklamaya göre, Rai Storia (tarih) kanalında 16 Nisan’da yayınlanacağı duyurulan ABD yapımı “Ermeni Soykırımı” belgeseli, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yayın akışından çıkardı.

The United States Must Officially Recognize the Armenian Genocide

H. A. Goodman
The United States recently declared ISIS guilty of genocide against the Yazidis and other ethnic groups within its conquered territory. No doubt, the rape and enslavement of Yazidi women, in addition to the slaughter of Yazidi men and the horrors inflicted upon other minority groups, constitute genocide. To ignore the ISIS rampage in Syria and Iraq as anything but genocide, would be to erase the untold suffering and death of its victims.

Uluslararası hukuk uzmanı: Bugünkü Türkiye Osmanlı İmparatorluğu’nun halefidir

Stokholm Üniversitesinin uluslararası hukuk uzmanı, profesör Ove Bring  Ermenistan başkenti Yerevan’da düzenlenen 2. Uluslararası  “Soykırım suçlarına karşı” forumunda konuşmada bulundu… Türkiye’nin 1915 yılı için sorumlu olduğunu savunan Bring, ekonomi sorumluluğun da var olduğunu dile getirdi. Bring’e göre o dönemdeki Türkiye’de mülkiyetini kaybedenler ekonomi davalar açabilir, hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) gidebilirler.

ABD Kongre üyesi: Tüm ülkeler Ermeni Soykırımından ders almalılar

ABD Demokrat Partili Kongre üyesi Whip Steny H. Hoyer (MD), «Bir asır sonra bile bu trajedi aralarında ülkemizde de yaşayan ve ABD’yi musibet ve hoşgörüsüzlükten bağımsız kılma işinde katkı gösterenler de olmak üzere milyonlarca Ermeni’nin gözlerini yaşla doldurmaktadır. Tüm insanlar ve tüm halklar bağnazlık ve yabancı düşmanlığını, bunun tehlikeli sonuçlarının bilinciyle yeryüzünden kökten temizlemek için  Ermeni Soykırımından ders almalılar…” dedi.