Etiketler

"Ben tercihimi yaptım"

Değer Akal
Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir soykırım karar tasarısını neden Federal Meclis'e taşıdıklarına ilişkin olarak DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı… Burada başka bir ülke hakkında karar vermek gibi asla bir niyetimiz yok. Zaten kararı okuyan böyle bir şeyi hiçbir yerde bulamaz... Dörtte biri Hristiyandı nüfusun, bugün yüzde birin altında. Yani başka bir şey söylemeye gerek var mı? Herkes elini vicdanına koysun ve şunu kendisine sorsun: Türkiye’nin kökeninde Enver Paşa, Tâlât Paşa, Sarıkamış’ta Türkleri, 70 bin insanı donduranlar mı köken olarak var, yoksa Kütahya Valisi gibi ‘Benim bölgemde Ermenilerin kılına dokunanlar benim kapımdan geçmek mecburiyetinde' diyenler mi? Ben onları köken olarak kabul ediyorum. Benim örneğim bunlar. Evlatlarıma bunları örnek gösteriyorum. Mevlevîleri örnek gösteriyorum, Konya Valisi'ni örnek gösteriyorum. Çünkü onlar dediler ki, ‘Ermeniler de bizim gibi bir Allah’a inanıyor, onlara saldıran, bana bir Müslaman olarak saldırmış olur.' Bir de farklı kişileri örnek alanlar var.. Katilleri örnek alanlar var. Herkes tercihini koymalı. Ben tercihimi yaptım. Kısa link http://dw.com/p/1IziA

CHP'li Selina Doğan'dan soykırım açıklaması

Selina Doğan, Almanya'nın 1915'te yaşananları soykırım olarak tanıyan kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan Alman Federal Meclisi’nin Ermeni Soykırımı tasarısına ilişkin," Ailemin her iki tarafında da, insanlar yok olmuşlar. Bunun bir açıklaması olmalı. Milyonlarla bahsedilen insanlar bugün on binlerle ifade ediliyorlar. Bizim de artık kafamızı kuma gömmekten vazgeçmemiz gerekiyor" dedi.

HDP sözcüsü Bilgen'den Ermeni Soykırımı’na ilişkin açıklama

Almanya'nın Ermeni soykırımını tanıması kararına ilişkin yöneltilen soruyu, Bilgen şöyle yanıtladı: "Aslında tarih bir kez daha gösteriyor ki yaptığınız yanlışların bedelini yüz yıl sonra bir halk ödemek zorunda kalıyor. Seçilmiş milletvekilini dışlayanlar, ya da tehcir kararını alan zihniyet bugün bizim geleceğimizi ipotek altına sokmuş oldular. Tehciri kimsenin savunmasının hakkı yok. Tehcir bir insanlık suçudur. Tehcir ceza hukukunda da bir insanlık suçu olarak tanımlanmaktadır. Milyonlarca insanı zorla yerinden ettirmenin kabul edilebilir hiçbir gerekçesi olamaz…” (Suç tehcir mi yoksa soykırım mı? Soykırım başka çok daha ağır bir suç, insanlığa karşı suç başka bir suç kategorisidir. Doğal olarak sonuçları da farklıdır.Karar verin soykırım mı, İnsanlığa karşı suç mu?)

New York Times’ın başyazısı: Evet, bu bir soykırım

ABD’nin etkili gazetelerinden New York Times, Alman meclisinde kabul edilen ‘Ermeni soykırımı’nın tanınmasını yorumladığı başyazısında, “Evet, bu bir soykırım” dedi. 1915 yılında 1.5 milyondan fazla Ermeni’nin ölmesinin soykırım olarak tanınmasının tamamen haklı olduğu belirtilen başyazıda, “Kendileri de geçmişte korkunç bir soykırım gerçekleştiren Almanlar, Erdoğan’ın tehditlerine meydan okuyarak iyi bir şey yaptı” dendi.

Türk, Ermeni ve Yunan müzisyenler neyzen ekibinde buluştu

Suat Salgın
Ünlü ney ve bağlama virtüözü Ömer Faruk Tekbilek, "Müzisyen arkadaşlarımın değişik milletlerden oluşu, aslında benim için Allah'ın bir hediyesidir. Sahnede görev yaptığımız üç Yunan müzisyen arkadaşımın dışında Amerika'daki çalışmalarım sırasında ekibimde Ermeni ve Yahudi müzisyen arkadaşlarım da var. Yahudi olan müzisyen arkadaşım halen müzik hayatını Kanada'da sürdürüyor. Ermeni müzisyen arkadaşım ise Amerika'da işleri için olduğu için şu an aramızda değil. Biz bir arada sahneye çıkıp müzik yaptığımız dönemde Yunan, Ermeni, Yahudi ve Türk olarak tam takımdık aslında. Bu tabloyla aslında insanlara örnek oluyoruz. Aslında milliyetçiliği Ademoğlu olarak biz yaratmışız. Oysa hepimiz insanoğluyuz ve bunun güzelliğini müzikle çok iyi şekilde yaşıyoruz." dedi.

Bekir Bozdağ bu haberi okusun: Türkiye'de insanların yakıldığı katliamlar

Bekir Bozdağ, "Bizim geçmişimizde insanları diri diri yakmak yok" dedi. Ancak bu sözler gerçekten uzak. 6-7 Eylül, Sivas Katliamı, 19 Aralık Katliamı yalnızca birkaçı.

İşte Ermeni soykırımı var diyen 11 Türk vekil

Ermeni soykırımı tasarısını Alman meclisine getiren isim ise Türkiye kökenli olan Yeşiller Partisi'nin Eş Başkanı Cem Özdemir oldu. Tasarısının oylamasında tek ret oy Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Milletvekili Bettina Kudla'dan gelirken, tek çekimser oy da yine CDU milletvekili Oliver Wittke'dan geldi. Buna karşın Alman Parlamentosu'nda yer alan 11 Türkiye kökenli vekil tasarıya destek verdi.

Almanya’nın Yerevan büyükelçiliği önünde “Teşekkür eylemi’’

2 Haziran’da  Almanya parlamenmtosu tarafından Ermeni Soykırımı yasa tasarısının onaylasnmasının ardından Ermenistan başkenti Yerevan’daki Alman büyükelçiliği önünde bir “teşekkür eylemi” düzenlendi. Eylemciler ellerinde “Danke Deutschland”, “Danke Schön” yazılı pankartlar taşıyordu. Eylemcilerden Arusyak Poğosyan, Bundestag tarafından Ermeni Soykırımının tanınmasi ile kınanmasının sadece diplomatik değil, aynı zamanda insani bir adım olduğunu belirtti.

Almanların Türkiye'ye güveni sarsıldı

Alman kamu televizyonu ARD'de yayınlanan bir anketin sonuçlarına göre Almanların yüzde 91'i, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye'ye güvenmiyor. Türkiye'ye güvenmeyenlerin oranının nisan ayına göre yüzde 12 arttığı kaydedildi. Ankete katılanların sadece yüzde 7'si Türkiye'nin güvenilir bir partner olduğuna inanıyor… Federal Meclis'te kabul edilen Ermeni soykırım tasarısı da Alman kamuoyunda büyük destek gördü. Ankete katılanların yüzde 74'ü, Meclisin 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirmesinden yana görüş bildirdi, yüzde 18'lik kesim karşı görüşü savundu.

Times: Türkiye, Ermenilerin kitlesel kıyımını kabullenmeli

İngiliz Times gazetesi, Almanya Federal Meclisi'nin dün 1915 olaylarını "soykırım" olarak niteleyen tasarıyı kabul etmesini başyazısında değerlendirdi. Gazete "Türkiye'nin, Ermenilerin kitlesel kıyımını kabullenmesi gerektiğini" yazdı. Times'ın yazısının başlığı, "Soykırımın inkarı"… "Almanya'da kabul edilen karar tasarısı, hem mesajı hem de diplomasi açısından doğrudur… Times daha sonra da, Türkiye'nin inkar politikasına karşı çıkılması gerektiğini vurgulamış başyazısında: "Ermenilerin kıyımı, soykırımı inkar eden Türklerin savunduğu gibi plansız yapılmış ve savaş zamanı olabilecek kaçınılmaz bir trajedi değildir. Osmanlı rejiminin, kitlesel tehcire ve insan öldürmeye dayalı özel bir kampanyasıdır. Bu politikanın baş mimarı Talat Paşa da, 1921'de soykırımdan kurtulan bir kişi tarafından öldürülmüştür...

İstanbul'daki Alman Konsolosluğu Önünde Protesto Gösterileri

Alman Parlamentosu'nda oylanarak kabul edilen 'Ermeni soykırımı' tasarısı, Türkiye'de büyük tepkiyle karşılandı. Taksim'de bulanan Alman Konsolosluğu önünde toplanan bir grup Mehter Takımı eşliğinde kararı protesto etti. Polis, Alman Konsolosluğu önünde geniş güvenlik önlemleri alarak konsolosluğun bulunduğu caddeyi araç trafiğine kapattı. http://av.voanews.com/Videoroot/Pangeavideo/2016/06/f/fb/fb255339-b500-4833-9a99-d28273bccafc.mp4

eNewsletter of the Eastern Diocese

"Bread and Salt" Season Finale
The pilot season of the Eastern Diocese’s new video series, “Bread and Salt: Stories from the Armenian Church,” comes to a close this week with an episode about the meaning of lighting candles in church.

Paros Haziran Sayısı Çıktı


ՄՏՈՐՈՒՄՆԵՐ ՎԵՐՋԻՆ ԱՌԱՋՆՈՐԴԱԿԱՆ ԸՆՏՐՈՒԹԵԱՆՑ ԱՌԻԹՈՎ

ՈՍԿԱՆ ՄԽԻԹԱՐԵԱՆ
Մինչեւ ե՞րբ պիտի շարունակուին այս հիւանդագին եւ ողորմելի, ժողովուրդը քնացնելու, խաբելու ժամանակավրէպ խաղերը: Անձերը չեն մեր մտահոգութիւնները, այլ ընտրական կանոնագրային խախտումները, որոնք կը նսեմացնեն Եկեղեցւոյ եւ արժանաւոր եկեղեցականներու արժանապատուութիւնը: Լոս Անճէլըսի տեղական մամուլէն կ'իմանանք որ Ուրբաթ 6 Մայիս, 2016-ին գումարուեր է Հիւսիսային Ամերիկայի Արեւմտեան (Ս. Էջմիածնական) Թեմի 89-րդ Պատգամաւորական Ժողովը: 

Ermenistan Futbol Takımı El Salvador takımını 4:0 mağlup etti

Ermenistan Futbol Takımı ABD’de gerçekleştirdiği dostluk maçında El Salvador takımını mağlup etti. Ermeni futbolcular 4 gol atıp, maçı 4:0 skoru ile bitirdi. Geçtiğimiz hafta Ermenistan Milli Futbol takımı, Guatemala Takımını 7:1 mağlup etti.

Matpia.com: Fotoğraflarla Karabağ’lı kadınlar

Bu güne dek 80’i aşkın ülkeyi ziyaret etmiş olan fotomuhabir  Carl Mancini bu kez Karabağ’lı (Artsakh) kadınlar temasını işlemekte. Fotoğraflar  www.echophotojournalism.com sayfasında da görünebilir.

Almanya ‘Ermeni soykırımı’nı tanıyan 29’uncu ülke oldu

Bugüne kadar Ermenistan dışında 28 ülkede parlamento veya senato ‘Ermeni soykırımı’nı tanımıştı. ‘Ermeni soykırımı’nı kabul eden ilk ülke 1965’te Uruguay olmuştu. Diğer ülkeler şunlar: Arjantin, Avusturya, Belçika, Bolivya, Brezilya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Hollanda, İtalya, İsveç, İsviçre, Kanada, Kıbrıs, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Paraguay, Polonya, Rusya, Slovakya, Suriye, Şili, Uruguay, Vatikan, Venezuela, Yunanistan.

Almanya - Türkiye Bahar’ı Sona mı Erdi?

Yıldız Yazıcıoğlu
Avrupa Birliği (AB) ile müzakereler kapsamında Angela Merkel’in girişimleriyle adeta Almanya - Türkiye ilişki yaşanan bahar havası ardından 1915 olaylarıyla ilgili “Ermeni soykırımı” kararı infiale yol açtı. Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Ankara’ya geri çağrılırken; Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann da nota verilmek üzere Türk Dışişleri’ne davet edildi ancak kendisi şehir dışında olduğu için Müsteşar ile görüşülecek… Başbakan Binali Yıldırım da, Ankara’daki konuşmasında, “Bu karar hatalı bir karardır. Türk milletinin geçmişi bellidir. Bu millet, geçmişiyle övünen bir millettir. Bizim geçmişimizde yüz kızartacak, başımızı öne eğdirecek hiç bir olay yoktur. Türkiye'nin Almanya Büyükelçisini istişareler için Türkiye'ye geri çağırdık. Tabii ki karar metnini kapsamıyla gördükten sonra atılacak adımları atmakta bir saniye bile tereddüt etmeyiz…  ” diye konuştu… Bu arada TBMM’de AKP, CHP ve MHP’nin imzasıyla konuya ilişkin Almanya Federal Meclisi’ni kınamak üzere ortak bildirge hazırlanması kararlaştırıldı. HDP ise, bildirgeye imza vermeyeceğini duyurdu… TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Taha Özhan, “Federal Meclis’in bu keyfi, hukuksuz ve anlamsız tasarrufu, yalnızca tarihin nasıl siyasileştirildiğini ve istismar edildiğini değil; tarihte eşi benzeri görülmemiş bir suç olan Holokost’un ağırlığını bir öncül yaratarak azaltma gayretini de ortaya koymaktadır…” dedi.

Alman Meclis Başkanı tehditleri kınadı

Alman Federal Meclisi'nde soykırım tasarı ile görüşmenin açılışını yapan Meclis Başkanı Lammert, tasarı yüzünden Türk asıllı Alman milletvekillerinin tehdit edilmesini kınadı… Lammert, karar tasarısı ile ilgili olarak Türk asıllı milletvekillerine yapılan tehditleri sert dille kınadı. Lammert, genel kurul toplantısını açılış konuşmasında, "Alman Meclisi'ndeki hür fikir oluşumunu engellemek amacıyla yapılan tehditlerin kabul edilemeyeceğini" söyledi. Meclis Başkanı tehditlere boyun eğilmeyeceğini ve meclislin tehditlerle yıldırılamayacağını da ifade etti.

Türkiye-Rusya ilişkileri: Vekalet savaşı sürecek mi?

Selin Girit
24 Kasım'da bir Rus uçağının Türkiye tarafından düşürülmesinden bu yana iki ülke arasındaki gerginlik kontrollü bir şekilde devam ediyor…Vladimir Putin, birkaç gün önce Atina’da yaptığı açıklamalarda ise ilk adımla ne kastettiklerini açıkça belirtmişti: Düşürülen uçak için özür ve tazminat..."Erdoğan’ın kamuoyu önünde bizzat özür dilemesinden aşağısı Putin’i tatmin etmeyecektir. Bunun olması ihtimali de Erdoğan'ın kişiliğini göz önünde bulundurursanız çok düşük… ” Bu noktada genel kanı, iki ülke arasındaki gerginliğin vekalet savaşları üzerinden süreceği yönünde. "Devletlerin fiilen birbirlerine saldırmayıp üçüncü bir tarafın vasıtasıyla savaş halinde olması" anlamına gelen vekalet savaşları denilince de son günlerde çok tartışılan Rusya'nın PKK'ya silah desteği verip vermediği konusu akla geliyor.

Türkiye acilen özür dilemeli

Baskın Oran
Ben niye İttihatçıların cinayetlerini savunacakmışım? Soykırım kelimesini kullanmak şart değil. Hatta bence doğru da değil; çok çeşitli nedenlerle ben kullanmıyorum. Ama yapılacak şey bellidir: Yapılacak şey Derhal şöyle bir resmî bildiri yayınlamak:
1) 'Savaş içinde Jöntürk hükümetinin yüz binlerce Osmanlı Ermenisinin yok olması ve Anadolu'nun fukaralaşmasıyla sonuçlanan politikasını lanetliyor, bu insanların torunlarına büyük başsağlığı diliyor, geride kalan malların sembolik olarak da olsa tazmin edileceğini ilan ediyoruz.
2) Bu felaketi bugüne kadar kendi vatandaşlarımızdan sakladığımız için onlardan özür diliyoruz."

Merkel'den Ermeni Soykırımı kararına ilişkin ilk açıklama

Merkel, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile başbakanlıkta yaptığı görüşmeden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı… Almanya'da yaşayan 3 milyon Türk asıllı insanın da önemli ortak konulardan biri olduğunu dile getiren Merkel, "Bu nedenle ben ve tüm Alman hükümeti de 101 yıl önce yaşanan olaylar sebebi ile Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyaloğu teşvik etmek ve bu ülkelerin olayları birlikte değerlendirmesi için her türlü çabayı harcamak istiyoruz. “Diğer yandan Alman-Türk ilişkilerini tüm yelpazesi ile korumak ve Almanya'da yaşayan Türk asıllı insanlara da ülkemizin bir parçası olduklarını ve böyle de kalacaklarını söylemek istiyoruz. Ayrıca, bazı tartışmalı konular hakkında konuşulmasının da demokratik kültürün bir parçası olduğunu da söylemek istiyoruz"  ifadelerini kullandı.

AK Partili Kuzu ve Tayyar: Alman gavuru, Hitlerin torunları

Almanya Federal Meclisi'nin soykırım kararına AK Partili Burhan Kuzu ve Şamil Tayyar Twitter'dan tepki gösterdi. AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Almanya'nın ‘Ermeni Soykırımı'nı tanımayan kararının ardından, "Tarihin yüzkarası Hitlerin torunları Türkiye'yi soykırımla suçluyor. Bizim için yok hükmündedir, şiddetle kınıyoruz" mesajını Twitter'dan paylaştı... AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ise, Twitter'da, "Alman gâvuru yine yapacağını yaptı. Her zaman söyledim; Almanya bize hiç bir zaman samimi dost olmadı. Osmanlı da bunların yüzünden dağıldı" sözleriyle tepkisini dile getirdi. (!!! HYETERT)

CHP'den Ermeni Soykırımı açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Tarihin tartışmalı bir dönemine ilişkin; Almanya Federal Meclisi'nin, yetki ve sorumluluğu olmayan hukuki bir konuda önyargılara dayanan siyasi hüküm vermesi asla kabul edilemez. Almanya Federal Meclisi, bu kararıyla Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin daha da çetrefilli hale gelmesine ön ayak olmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye-Almanya ilişkilerine de zarar vermiş ve özellikle bu ülkede yaşayan 3,5 milyon Türk'ü derinden yaralamıştır. Hiç şüphesiz bu karar; bizim açımızdan hükümsüz ve geçersizdir.

Hollanda'da camilere gelir kaynağını açıklama zorunluluğu

Yusuf Özkan
Hollanda Parlamentosu, ülkedeki camilere "gelir kaynaklarını açıklama zorunluluğu" getiren düzenlemeyi kabul etti. Parlamento, "ultra Ortodoks Müslümanların" camiler üzerindeki etkisinin azaltılmasını istiyor. Türkiye ve Fas gibi ülkelerden Hollanda'daki camiler ve dini kuruluşlara yapılan yardımların durdurulması konusunda hükümetin ivedilikle çalışma yapması da parlamento nezdinde benimsendi.

Zirve Yayınevi davasının tek tutuklu sanığı da tahliye edildi

Malatya’da Zirve Yayınevi’ni 18 Nisan 2007’de basarak 4 kişiyi öldüren sanıkların yargılandığı davanın 1 Haziran’da görülen 113. duruşmasında mahkeme ara kararını verdi; davanın tek tutuklu sanığı Varol Bülent Aral'ın tahliyesine hükmetti… Heyet, bir sonraki duruşmayı 28 Haziran 2016 tarihine erteledi.( Ne gariptir ki, 4 Hıristiyan’ı vahşice boğazlayan ve suçlarını kabul eden sanıklar halan ellerini kollarını sallayarak evlerinde yaşıyorlar ve yine ne gariptir ki bu durumu itiraz eden siyasiler ortada görünmüyor. HYETERT)

Türk hacker grubu, Ermenistan ordusunun sitesini hackledi

"Aslan Neferler Tim" adlı hacker grubu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın Rusya ile birlikte PKK'ya açık destek verdiğini, bu nedenle Ermenistan Enerji Bakanlığı ve Ermenistan Silahlı Kuvvetleri sitesini erişime kapattıklarını duyurdu. (Ermenistan’ın başında yeteri kadar dert var, bilinen nedenle kimseye yardım edecek halde de değil. Yine de bu aslanlara madalya verilse yeridir, sırada Rusya, ABD ve Hıristiyan dünyası var, düşman çok. HYETERT)

Ermenistan ve İran arasında vizesiz dönem başlıyor

Ermenistan ve İran'ın vizeleri karşılıklı olarak kaldırmak için anlaşma imzalamayı planladığı belirtildi. Ermenistan hükümetinden yapılan açıklamada, bakanlar kurulunun yarın yapılacak toplantıda anlaşma taslağını gündemine alacağı ifade edildi. Açıklamada, "Anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini, ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesini ve iki ülke halklarının karşılıklı ziyaretlerinin düzenli hale getirilmesini hedefliyor" dendi.

Boş Alanlar sergisi: Rumlar ve Ermeniler nereye ve nasıl gitti?

“Sanatatak” haber sitesinde Efe Beşler  İstanbul’da açılan  “Boş Alanlar” sergisini gezip izlemlerini aktardı. "6 Haziran’a kadar sürecek olan bu sergiyi görmenizi, incelemenizi  ve üstünde düşünmenizi” tavsiye eden Efe Beşlerin yazı şöyle: Marianna Hovhannisyan’ın küratörlüğünü  yaptığı 6 Nisan’da Salt Galata’da açılan “Boş Alanlar” sergisini gezme fırsatı buldum. Sergi, American Board of Commissioners for Foreign Missions (ABCFM) arşivi ile Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’deki Protestan misyonerlik faaliyetlerini mercek altına almakta ve Amerikalı misyonerlerle Osmanlı İmparatorluğu ve sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Protestan cemaatlerin (Ermeniler ve Rumlar) günlük yaşamından kesitler sunan görsel ve yazılı materyallerden oluşuyor. Özellikle 1915’de yaşanan Felaket’in izlerini sürebilmek mümkün. Prof. Manissadjian’ın 1918’de tamamladığı bu çalışma, Maurice Blanchot’nun ifadesiyle bir “felaket anlatısı”. Ermenice, Rumca ve Türkçe’nin kullanıldığı sergi geçmişimize de ayna oluyor.

Մենավորիկի վերջին օպերան՝ անվերջ սուգ

Սայիդ Չեթինօղլու
Կյանքի դժվարին պայմանների դեմ երկար ժամանակ անպաշտպան մնացած, Մենավորիկ Կոմիտաս վարդապետի՝ տառապանքով ուղեկցված կյանքում, ուր ցավալի իրադարձություններն անվերջանալի շղթայի պես հաջորդում էին մեկը մյուսին, կարելի է առանձնացնել որբության երեք ժամանակաշրջան: Կենսաբանական որբություն՝ այն ժամանակաշրջանը, երբ կորցրել էր ծնողներին, հոգևոր որբություն՝ Գևորգ IV կաթողիկոսի և հայ ժողովրդի խնամարկու՝ Խրիմյան Հայրիկի վախճանը, և հավերժական որբություն՝ Ցեղասպանություն. հայ ժողովրդի բնաջնջումն ու մահը:

Almanya Meclisi'ndeki Ermeni Soykırımı Tasarısı'nın tam metni

Almanya'da büyük koalisyonu oluşturan Hristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller Partisi tarafından hazırlanan Ermeni Soykırım Tasarısı, Almanya Federal Meclisi tarafından kabul edildi.

Ermeniler, Bundestag önünde dans ediyor

Almanya Federal Meclisi (Bundestag) binası önünde toplanan Ermeniler, Ermeni Soykırımı tasarısının kabul edilmesini ünlemler ve alkışlarla karşıladı. Haberi alınca Bundestiga binası önünde bulunan Ermeniler “Koçari” denilen Ermeni dansı oynadı ve “Masis (Ararat dağı) şahitir, Ermeni kahramandır” şarkısını söylediler. https://youtu.be/yZqtTr0_UWE

Almanya Büyükelçisi Geri Çağrılıyor

Kenya'da açıklama yapan Cumhurbaşkanı ilk olarak Almanya Büyükelçisinin danışmalarda bulunmak üzere geri çağrılacağını daha sonra da konuyla ilgili kararlar alınacağını açıkladı.
http://www.ntv.com.tr/canli-yayin/ntv?t=1301

Ermenistan'dan 'soykırım' açıklaması

Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, Almanya'nın "Ermeni soykırımı tasarısı" ile ilgili açıklama yaparak, kararı memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.Sputnik'in haberine göre Almanya'nın "Ermeni soykırımını tanıma" tasarısının ardından Ermeni din adamları ve eylemciler üzerlerinde Danke (Teşekkürler) yazan dövizler açarken, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı da kararın memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

Գերմանիայի Բունդեսթագն ընդունեց Հայոց ցեղասպանության ճանաչման բանաձևը

Գերմանիայի Բունդեսթագն ընդունեց Հայոց ցեղասպանության ճանաչման բանաձևը, որն ունի «1915 թ. հայերի և մյուս քրիստոնյա փոքրամասնությունների ցեղասպանության հիշատակի և ոգեկոչման մասին» անվանումը: Բանաձևն ընդունվեց ունենալով ընդամենը մեկ դեմ, մեկ ձեռնպահ ձայն:

Almanya Federal Meclisinde Kabul Edilen Ermeni Soykırımı Tasarısı

1915-1916 döneminde Ermenilere ve diğer Hıristiyan azınlıklara dönük soykırımı hatırlama ve anma
I. Almanya Federal Meclisi şu noktaları saptar:
Almanya Federal Meclisi, yüzyıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nda başlayan, Ermenilere ve diğer Hıristiyan azınlıklara yönelik tehcir ve katliamların kurbanlarının anısı önünde saygıyla eğilir. Parlamento, o dönemin Jöntürk  yönetimi tarafından yapılan ve Osmanlı İmparatorluğu  içerisindeki Ermenilerin neredeyse tamamen yok edilmesine sebebiyet veren eylemlerinin yasını tutar. Aynı dönemde keza başka Hıristiyan toplulukların mensupları, özellikle de Süryani ve Keldaniler de tehcir ve katliamlara maruz kalmıştı.

Kılıçdaroğlu: Ermenistan da arşivini açsın

Rifat Başaran
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AB ülkelerinin Ankara’daki büyükelçileriyle yaptığı toplantıda, 1915 olaylarına ilişkin Ermenistan’a da arşivlerini açma çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, dün AB büyükelçileri ile kahvaltıda bir araya gelerek gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. (Yanılmıyorsak Sayın Kılıçtaroğlu’nun bilgileri çok yetersiz. Öncelikle Ermenistan arşivleri açık http://team-aow.discuforum.info/t16207-Ermenistan-Ulusal-Ar-ivi-T-rk-ara-t-rmac-lara-a-k.htm ; ikinci olarak Türkiye’de Genel Kurmay Arşivi ATESE kapalı, açık olanların da temizlendiği bazı Türk tarihçilerin de katıldığı bir iddiadır. http://bianet.org/bianet/toplum/155294-acik-arsivler-sorunlu-genelkurmay-arsivi-fiilen-kapali  ; http://www.etha.com.tr/Haber/2011/09/13/guncel/soykirim-belgeleri-silinmekle-kalmadi-karartildi/ Son olarak Dünyada Tarihçiler tarafından soykırım kararı verilmiş bir örnek de yoktur. HYETERT)

Ermeni Soykırımında Alman Etkisi

Kadir Akın
Berlin’deki Alman Başkomutanlığından gelen açık ve kesin emirlerle, Alman Askeri Yardım Heyeti’nde görevli çok sayıda Alman subayının, İmparatorluğun Ermeni ahalisinin imha edilmesi sürecine müdahalesi yasaklandı. Kayser’in onayladığı bu müdahale etmeme politikası, Alman hükümetinin en üst düzeyinde kabul gördü. Bu işbirliğinin en açık göstergelerinden biri, Talat Paşa’nın Alman sefiri Metternich’in Ermeniler lehine sürekli müdahalede bulunması üzerine, Berlin’e gönderilen ortak notayla Alman sefirin görevden alınmasının talep edilmesiydi. Şimdi Almanya’nın, 101 yıl sonra Ermeni soykırımını ve bu soykırım esnasında ki sorumluluğunu görüp bunu tanıması, çok gecikmiş bir kabul ve özeleştiri olmakla birlikte tarihsel bir hakikatin hatırlanması ve hatırlatılması bakımından önemli sonuçlar yaratacaktır. Türkiye’nin hala bu konuda sorumluluğunu gizleme ve yok sayma tutumunu benimsemesi ise, sorunun her geçen gün daha da büyüyerek önüne gelmesinden öte bir anlam taşımayacaktır.

Binali Yıldırım'dan Ermeni tasarısı yorumu

Tasarı için "Bu oylama çok saçma bir oylama" diyen Yıldırım şöyle konuştu: "Aslı astarı olmayan 1915'de savaş şartlarında yaşanmış sıradan olaylardan biri. Biz çok açık ve seçik diyoruz ki, bütün detayları incelensin. Kimin ne taksiratı varsa ortaya çıksın… Böyle bir kararın çıkmasını arzu etmiyoruz. İnşallah öyle rahatsız edici bir karar çıkmaz. Çıkarsa ne olur hiçbir şey olmaz! Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz çok iyi düzeyde. Türkiye şantaj yapan bir ülke değil. Türkiye aklında ne varsa onu söyler, iki gündemli bir ülke değildir. Biz anlaşmalarımıza sonuna kadar bağlıyız. Burası kabile devleti değil, köklü geleneği olan ülkeyiz. " (Sayın başbakan bırakın soykırımı katliama bile sıradan diyemeyiz. HYETERT) 

Hrant Dink'in ailesi anayasa mahkemesine başvurdu

Hrant Dink davasında takipsizlik kararına itirazların reddedilmesi üzerine Dink'in ailesi Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin soruşturmada, Dink ailesi avukatları, aralarında dönemin MİT Bölge Başkan Yardımcısı Özel Yılmaz, yine dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz’in de yer aldığı 24 şüpheli hakkında verilen takipsizlik kararına itirazlarının reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Ankara'nın Berlin'e yanıtı ne olacak?

Emekli büyükelçilerden Ünal Çeviköz, soykırım yasa tasarısıyla Türkiye-Almanya ilişkilerinde gelinen noktayı DW Türkçe’ye değerlendirdi. , Çeviköz, “Siyasi ağır mesajların yanı sıra Türkiye, Almanya’yla ekonomik ambargolar üzerinden ilişki çevirebilir mi? Hayır. Yani, ikili ilişkileri rencide eden adımlar atmanın bedeli ağır olur ki; Türk Dışişleri’nin bunu hesapladığını ummak istiyoruz. Sığınmacı anlaşmasına tarafların yaklaşımının nasıl olacağı da ikili ilişkilerin geleceği açısından belirleyici olacak” diyor… Büyükelçi Çeviköz, “Türkiye nedense hep reaksiyon geliştiriyor. Proaktif politika hiç üretemiyoruz. Ermenistan’la ilişkilerin normalleştirilmesi, Azerbaycan’ın bu konuda ikna edilmesi yıllardır üzerinde çalışılan konular ama bir türlü adımlar atılamıyor. Reaksiyonel politikalarla geldiğimiz durum da, herkes için kırıcı ve üzücüdür” yakınmasında bulunuyor.

Sarkisyan'dan Almanyalı Parlamenterlere Çağrı

Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan, Almanyalı parlamenterlere çağrıda bulunarak soykırım karar tasarısı ile Türkiye-AB mülteci anlaşması arasında bağlantı kurmamalarını istedi. Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan Almanya Federal Meclisi’nde 2 Haziran Perşembe günü oylanacak olan soykırım karar tasarısına ilişkin Bild gazetesine konuştu. Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller'in birlikte hazırladığı karar tasarısında 101 yıl önce Osmanlılar tarafından Ermenilere yönelik yapılan katliam, soykırım olarak tanımlanıyor.

Terör tarifinden Ermeni Soykırımı’na

Abdulkadir Özkan / Milli Gazete
Aslında Almanya Federal Meclisi’nde bu yasa oylanarak kabul edilse bile Türkiye açısından yok hükmünde olacaktır ama bu her alanda olduğu Haçlı ittifakının bir tezahürü olarak görülecektir. Görülmesi gerekir. Gerçi Almanya’nın bu konuyu gündeme getirmesi ilk yaşanan bir olay değildir. Geçmişte de Fransa başta olmak üzere benzer tasarı çeşitli AB ülkelerinde gündeme getirildi. Böylece Türkiye’ye karşı Haçlı ittifakının mensupları Ermenilerin yanında yer aldıklarını gösterdiler. Kısacası, aslında Hıristiyanlar saflarını belirleme konusunda sıkıntı çekmiyorlar, almaları gereken tavrı sergiliyorlar ama bizim ısrarlı bir şekilde ille de ABD ve AB ile birlikte olmak isteğimiz onları istedikleri gibi hareket etmekte cesaretlendiriyor. Sıkça vurguladığım gibi Haçlı ruhu ve ortak hareketi yüzyıllardan beri devam ediyor. Bunu bile bile Türkiye olarak ille de onlarla birlikte olma arzumuz ister istemez bizi onlar karşısında zayıf duruma düşürüyor. (NATO ile ABD ile AB ile birlikte olmak isteyen Türkiye. Vazgeçerse kimsenin bir diyeceği olmaz. HYETERT)

‘Ermeni soykırımı' endüstrisinden Almanya'nın kazancı ne?

Enes Bayraklı
Almanya'nın bu meseleyi bugün gündeme getirmesi dikkat çekicidir…Burada bir kimlik siyaseti güdüldüğü ortadadır… Osmanlı'nın son dönemindeki imparatorluk coğrafyasındaki Müslümanlara yönelik tüm katliamları göz ardı eden ve Hıristiyanlara yönelik bütün katliamları soykırım olarak nitelendiren bu tasarının Alman devletinin çıkarlarını Hıristiyanlık kimliği üzerinden tanımlayan bir zihniyetin ürünü olduğu açıktır. Uluslararası ilişkilerdeki konstrüktivist (inşacı) yaklaşıma göre devletlerin dış politikalarını çıkarları belirler ama bu çıkarları oluşturan asıl etken ise kimliklerdir. Burada açıkça gördüğümüz üzere Alman devleti Türkiye ile olan bütün ekonomik, insani, kültürel ve askeri ilişkilerini göz ardı ederek çıkarlarını Hıristiyan dayanışması üzerinden tanımlamaktadır. Daha da ilginç olanı ise söz konusu tasarıyı güya dine mesafeli olan Yeşiller Partisi, Sol Parti ve Sosyal Demokratların beraberce gündeme getirmeleridir. 

'Ermeni soykırımı' kabul edilirse ne olacak?

Ermeni soykırımı'nın kabul edilmesi halinde ortaya çıkacak sorunlar şimdiden konuşulmaya başlandı... Steinmeier, partisi SPD'nin tasarıya onay vereceğini de kaydetti. Steinmeier, mülteci sözleşmesinin bozulacağı endişelerinin çok büyük rahatsızlık yarattığını belirterek şöyle dedi: “Biz İstanbul'da Dünya İnsani Yardım zirvesinde yeni ve eski Türk hükümet yetkilileriyle görüşme fırsatı bulduk. Şahsi izlenimim bu görüşmelerden sonra, sadece Alman gazetelerini okuduğumda edindiğim izlenimden biraz daha farklı. İzlenimim, çoğu Türkiye'de bu konunun büyütülmesini istemiyor.” Steinmeier, Türkiye'nin tasarı olayını, mülteci sözleşmesini iptal etmek için kullanacağını sanmadığını kaydetti… Türk yetkililere göre, soykırım iddialarının kabul edilmesi, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyecek. İlk etapta akla gelen Karslıoğlu'nun Ankara çağrılması ve Almanya'ya nota verilmesi.

Bundestag üyelerine Ermeni Soykırım Tasarısı sebebiyle tehditler

Alman Parlamentosu Bundestag üyeleri son günlerde «Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni toplu katliamlarını soykırım olarak nitelendiren» Ermeni Soykırım Tasarısına ilişkin olarak e-mail kutularına tehdit mektupları almaktalar. Spiegel Online’ın verdiği habere göre, özellikle Türk kökenli olanlar başta olmak üzere parlamenterlere hakaret dolu mektuplar yollanmakta. Tasarıyı hazırlayan Yeşiller Grubu eşbaşkanı Cem Özdemir , e-posta kutusu, Facebook ve Twitter aracılığıyla kimliği meçhul insanlardan kendisini ″hain″, ″Ermeni terörist″ ve hatta ″Nazist″ nitelendiren mesajlar aldığı bilgisini verdi.

Moskova’da Ermenistan Nükleer Santraline yakıt sevkiyatı ile ilgili konular değerlendirildi

“AtomExpo-2016” çerçevesinde Rosatom’un yakıt şirketi “TVEL”in yönetimi ile Santral’e nükleer yakıt ikmali ile ilgili konular değerlendirdiler. TVEL’den yapılan açıklamada “Görüşmede başta Rus yakıtının ek sevkiyatları olmak üzere ilerideki işbirliğinin perspektiflerini ele alındı” denildi. Nükleer santrali Müdürü Vardanyan ise yaptığı açıklamada “Ermenistan Nükleer Santrali 40 yıldır Rus yakıtıyla işletiliyor. Rusya güvenilir bir ortak. Nükleer alanındaki Ermeni ve Rus uzmanlar hep verimli bir işbirliği içinde bulundu. Umarız ileride de bu yüksek kaliteli yakıtı kullanma imkanımız olacak” ifadelerini kullandı.

Using poetry to shed light on the worst of memories, including genocide

Just over a century ago, the Armenian Genocide saw the expulsion and death of at least 1.5 million people in what was then the Ottoman Empire. Among those affected was Pulitzer-winning poet Peter Balakian’s family, which did its best to repress memories of the tragedy. Balakian used poetry to help him cope as he discovered the trauma of his history, and he joins Jeffrey Brown to explain how.

Bursa Ekonomi Tarihi yazıldı

Bir kentin ekonomi tarihi hakkında Türkiye’de yazılmış ilk ve en kapsamlı çalışma” olan Bursa Ekonomi Tarihi” kitabının üçüncü cildi, Uludağ Üniversitesinde tanıtıldı… Tanıtımda ilk iki cilt hakkında kısa bilgiler veren Kağıtçıbaşı, Bursanın ilk ticari sermayeyi İpek Yolu ticareti ve kervanlarla sağladığını, ardından Avrupada sanayi devrimi ve makineleşme ile birlikte Bursa’da yabancılara ait ipek flatür fabrikaları ile tekstilin temelinin atıldığın kaydetti. Kağıtçıbaşı, Cumhuriyet dönemine kadar Bursa ekonomisinin, nüfusun çok büyük bir bölümünü oluşturan Türk ve Müslümanların değil, azınlığı oluşturan gayrimüslim Ermeni, Rum vs. kesimin kontrolünde olduğunu hatırlattı.

İsrail’de yaşayan Halepli Ermeni, Elias ile tanışın

Halepli Elias çocukluğunda ona ‘Siyonist Düşman’ olarak öğretilen ülkede; İsrail’de son iki yıldır mutlu bir hayat sürüyor… Koyu renkli rahip pelerini ve kahverengi sandaletleri ile Kudüs’ün Hristiyan mahallerindeki  geleneksel ortama uyum sağlamakta hiç zorluk çekmeyen Elias, İsrail’de Suriyeli, Halepli bir Ermeni olmayı The Media Line mikrofonlarına anlattı… The Media Line muhabiri Elias’a sen çocukluğunda ‘Siyonist düşman’ olarak sana öğretilen insanlar için bugün ne düşünüyorsun şeklinde bir soru yöneltti. Elias,  bu soruya 2000 yıl önce söylenmiş İsa Peygamberin sözlerini tekrar ederek cevap verdi: “Ben kimim ki insanları yargılayacak…”

Putin'den Avrasya-Avrupa işbirliğine tam destek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ile AB arasında işbirliği başlatılması için konferans düzenlenmesini öngören inisiyatife destek verdi. Kazakistan'ın başkenti Astana'da, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) bünyesindeki Avrasya Yüksek Ekonomi Konseyi'nin devlet başkanları düazeyindeki toplantısında konuşan Putin, "Kazak partnerlerimizin AEB-AB işbirliği konusunda uluslararası konferans düzenleme inisiyatifini memnuniyetle karşılıyoruz. Avrasya Ekonomik Komisyonu'nun bu alandaki çalışmaları katılması gerekir" dedi. Putin, AEB'nin Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ile işbirliğini geliştirmesine yönelik önerileri desteklediklerini de söyledi.

9 Soruda Alman meclisindeki ‘Ermeni soykırımı’ tasarısı

Elmas Topcu  / @topcuelmas
Almanya’da ‘Ermeni soykırımı’ tasarısı 2 Haziran‘da federal mecliste oylanacak. Muhalif bir parti tarafından hazırlanan ancak iktidardaki partilerce de desteklenen tasarının kabulüne kesin gözüyle bakılırken Ankara-Berlin hattında nasıl bir kırılmaya yol açacağı merak konusu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün, “Bütün ilişkiler zedelenir” diyerek ‘alarm zili’ çalması da gerilimi tırmandırdı… Alman meclisinde ‘Ermeni soykırımı’ ifadesi ilk olarak geçen yıl 1915’in 100’üncü yıldönümü nedeniyle yapılan anmada açık biçimde kullanılmıştı. Hem Meclis Başkanı Norbert Lammert, hem de Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, İttihat ve Terakki yönetiminin 1915’te başlattığı sürgün ve katliamları ‘soykırım’ diye nitelemişti. Yeşiller Partisi geçen yılın sonunda konuyu yeniden dillendirmiş, hazırladığı ve meclise şubat ayında sunacağını söylediği ‘Ermeni soykırımı tasarısı’nı son anda geri çekmişti.

Erdoğan’dan Merkel’e: 1915 tasarısı bütün ilişkileri zedeler

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefonda görüşen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Merkel’e Almanya Parlamentosu’nda oylanacak Ermeni Soykırımı tasarı hakkındaki ‘kaygılarını’ iletti…Uganda ziyareti öncesi Merkel’le yaptığı görüşmeye ilişkin konuşan Erdoğan, görüşmeye dair şu bilgileri paylaştı: “Kendileri ‘Elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz’ gibi ifadeler kullanıyor. Biz şuna inanacağız: Bizim sözde Ermeni soykırımı gibi bir problemimiz var mı? Bizim böyle bir problemimiz yok. Biz bu konuda rahatız. Bize bu şekilde yaklaşım gösteren Almanya, 3 milyonu aşkın Türk’ün yaşadığı bir ülke, aramızdaki ilişkiler çok çok üst düzeyde. Böyle bir oyuna girecek olursa bu bizim geleceğimize yönelik, iki ülke arasındaki gerek diplomatik, ekonomik, ticari, siyasi, askeri, aynı zamanda NATO’da olan iki ülkeyiz, bütün bunları zedeler.

Almanya'dan flaş Türkiye-Ermenistan açıklaması!

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier,1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarıyla ilgili, "Bunun, asıl gerekli olanlar için ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyalogsuzluktan çıkılmasına giden yolu kapatmamasını ümit ediyorum." dedi. Steinmeier, Yabancı Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği toplantıda, bir olayın 100 yıl önce gerçekleşmesinin parlamentonun bu konuyla ilgilenmesi için bir engel taşımadığını savundu...Söz konusu tasarının Federal Meclis’ten geçmesi durumunda Almanya’da yaşayan Türklerin Alman toplumuna ve siyasetine güvenini kaybetme endişesi taşıyıp taşımadığına ilişkin soruya karşılık Steinmeier, "Hayır. Almanya’da yaşayan ve çoğunluğu Alman vatandaşlığına geçmiş Türk kökenli insanların ülkemize karşı olan tutumlarını sadece Federal Meclis’teki bir tartışmaya ve bir karar tasarısıyla şekillendirmelerini yanlış bir algı olduğunu düşünüyorum." cevabını verdi.

Ermeni Dili ve Şiveleri

Vartanuş. A. Çerme
Dünyadaki tüm dillerin şiveleri ve yerel şiveleri (lehçeleri ) vardır. Diller arasında en çok şiveye Hintçe sahiptir. O kadar karışık ve anlaşılmaz olan bu şiveler karşısında İngilizce, ortak halk dili haline dönüşmüştür. Şivelerin sınırları oldukça geniş ve karmaşıktır. En basit şekliyle eğer iki Ermeni birbirinin konuştuğunu anlamıyorsa bu konuşulan dilin farklı şivelerinin konuşulduğunu ortaya koyar. Bu şiveler nasıl ve ne zaman doğmuştur? Şivelerin doğuşuyla ilgili iki açıklama vardır.

Avrupa Parlamentosunda Ermeni soykırımı konulu kongre

Avrupa Parlamentosunda “Ermeni Soykırımının tanınması ve kültürel mirasın yeniden inşasının yasal ve siyasi perspektifleri” başlıklı bir kongre düzenlendi. Avrupa Hay Dat (Ermeni davası) ofisi basın sekreteri Bedo Demirchyan “Bu kongrenin amacı Ermeni soykırımının tanınması dışında tazminat sorusunun önemliği hakkında da bilgilendirmek” dedi. Kongreye insan hakları avukatı Jeffrey Robertson, uluslararası hukuk uzmanı Ove Bring, Türk asıllı  avukat Cem Sofuoğlu, gazeteciler Doğan Özgünden ve Kiyom Perry katılıyor.

Alman profesör: “Almanya Ermeni Soykırımı yasarısını kabul edecek’’

30 Mayıs’ta, Ermenistan’da yayınlanan bir TV programına katılan Hamburg üniversitesi profesoru Otto Luchterhandt Alman halkının Ermeni Soykırımının tanınmasını gerekli bulduğunu belirtti. Alman profesör ''Türkiye ile iyi ilişkilerde olan hükümetimiz bugüne kadar “ölçülü’’ olmaya çalıştı. Almanya Dışişleri Bakanlığı Türkiye'yi hakaret etmemeye bile çağırmış. Maalesef böyle konularda önemli olan ülkenin dış çıkarları.'' dedi.

Lavrov: Türkiye'ye 'zeytin dalı' uzatmayacağız

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye'yle ilişkilerin düzelmesi için 'zeytin dalı' uzatmadıklarını belirtip öncelikle Ankara'dan özür beklediklerini vurguladı. Lavrov Komsomolskaya Pravda gazetesine demecinde, "Türkiye'ye 'zeytin dalı' ya da başka herhangi bir 'dal' uzatacağımızı hiçbir zaman söylemedik. Neye dayanarak bunu söylüyorlar? Bizim söylediğimiz, Türkiye'nin özür dilemesi ve işlenen savaş suçu nedeniyle yaşanan kayıpları tazmin etmesi gerektiğiydi" dedi.

"Ermeniler yine unutuluyor"

Leipziger Volkszeitung, perşembe günü Alman Federal Meclisi’nde görüşülecek Ermeni soykırımı karar tasarısını taşımış yorum sütunlarına: “Milletvekilleri bir yasa çıkarmıyor ya da adli bir hükme varmıyor. Karar tasarısı, unutulmuşluğa, hali hazırda her Ermeni'nin yaşamaya devam ettiği kolektif bir travmanın bastırılması karşısında bir jest. Trajik olan Federal Meclis'teki soykırımın kabulü tasarısının sadece Türkiye ya da Erdoğan dikkate alınarak görüşülecek olması. Kimi bunu Erdoğan'a direniş hareketi olarak görüyor bir başkası da bu sayede Boğaz'daki despotun sinir olup olmayacağına kafa yoruyor. Ermeniler yine unutuluyor.”Lüneburg kentinde yayımlanan Landeszeitung gazetesi de yine aynı konuyu işlemiş: “Zamanlama hiç bu kadar kötü olamazdı ama yine de yarın Federal Meclis'te oylama yapılacak ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 100 yıl önce Ermenilere yaptığı kıyım soykırım olarak tanımlanacak. Almanya'nın mülteciler konusunda ihtiyaç duyduğu Türkiye ise tetikte; tehditler savurup, köpürüyor.

Almanya'da Ermeni iddialarıyla ilgili tasarı protesto edilecek

Almanya Federal Meclisi (Bundestag) tarafından 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının gündeme alınması, Almanya'da yaşayan Türkler tarafından protesto edilecek. Bundestag'da 2 Haziran'da görüşülecek olan sözde soykırım iddialarıyla ilgili yarın (bu gün) Berlin'de sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Türk-Alman Dayanışma Platformu gösteri düzenleyecek. Protesto gösterisine tüm Almanya'dan on bin kişinin katılması bekleniyor. Gösteride sanatçı Uğur Işılak'ın da kısa bir konser vereceği öğrenildi. (Üç milyondan on bin! HYETERT)

Ukrayna Ermenileri Birliği (UEB) Brüksel’de ofis açacak

Ukrayna Ermenileri Birliği (UEB)  Heyeti bir dizi Avrupa ülkesini ziyaret etti. Büyük Britanya, Almanya, Belçika ve Hollanda ziyaretleri çerçevesinde toplum-siyaset çevreleri, Ermeni toplumu ve dini çevre temsilcileriyle temaslarda bulunuldu. Analitikaua’nın verdiği habere göre, UEB Basın Servisinden verilen bilgiye göre, Belçika ziyaretinde UEB temsilcilik ofisi açılması konusu çözüldü. UEB Bşk. Vilen Şatvoryan, Nisan olaylarının yeni bir realiteyi dikte ettiği ve Diaspora Ermenilerinin olası her senaryoya hazır olmaları gerektiğini ifade ederek ″Farklı ülkelerdeki topluluklar ve Ermenistan’la işbirliğini yoğunlaştırmalıyız. Ermeni dünyası sorunlarının çözümü için bizi büyük çalışma bekliyor″ dedi.