Etiketler

Nurettin Demirtaş: Almanya Türk-Ermeni milliyetçiliğini kızıştırıyor

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ağabeyi, DTP eski Genel Başkanı, Nurettin Demirtaş, örgütün Avrupa'daki gazetesi Yeni Özgür Politika'ya açıklamalarda bulundu. "Ermenistan cezaevlerinden çıkanların yanında Ermeni dostluğundan bahsetmeye korkuyor insan: 'Bana Ermenilerden bahsetmeyin' diye kestirip atıyorlar" diyen Demirtaş, Ermeniler'in Kürtler'e yönelik katliam yaptığını iddia etti. Ermenistan'da gözaltına alınan ve tutuklanan PKK'lileri hatırlatan Demirtaş, "Bundan daha önemlisi gözaltı, mahkeme ve cezaevi süreçlerinde Ermeni yetkililerin söyledikleridir: 'Hakkari taraflarında en küçük çocukları dahil birçok Kürt aileyi imha ettik, daha da öldürmeye devam edeceğiz' 'Ağrı, Van ve diğer yerleri elinizden alacağız!' Bunlar maalesef bir-iki kendini bilmez-aymazın sözleri değil, bir istisna olsa anmaya bile değmezdi"ifadelerini kullandıktan sonra şöyle devam etti: "Hakkari’de ne zaman nasıl katliam yapmışlar bilemiyoruz fakat boşuna bu sözü sarf etmedikleri son 30 yıl içinde yaşanan katliamlardan bellidir: Gerek PKK gerillası kılığına girerek, gerekse bizzat Türk komandoları adıyla yüzlerce cinayet işlendiği kayıtlıdır." (Yoruma gerek var mı? HYETERT)

AP Çek milletvekili: "Almanya'nın kararı domino etkisi yaratabilir"

Çek gazeteci, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili, Evranest Parlamenter Asamblesi heyet üyesi Jaromir Ştetina, Çek Cumhurbaşkanı Miloş Zeman'ın, kendi ülkenin parlamentosuna ve hükümetine, Almanya örneğine takip etme çağrısını olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ermenistan kaynaklı "ArmenPress" haber ajansına konuşan Ştetina, "Cumhurbaşkanı'nın sözü, tabi ki etkileyicidir. Ben, bu adımını tamamen destekliyorum. Çünkü Çek Parlamentosu henüz Ermeni Soykırımı'nı tanımadı. Bu, ülkemizin ayıbıdır" ifadelerini kullandı.

Guardian: Dokunulmazlık yasası Ankara'nın AB umudunu bitirdi

Guardian yazarı Simon Tisdall, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dokunulmazlık yasasını onaylamasıyla Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği olasılığının tamamen kaybolduğunu yazdı. Tisdall İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkmasının oylanacağı referandum öncesi, AB'den çıkma yönünde kampanya yapanların savunduğu gibi Türkiye'nin 2020 itibarıyla AB üyesi olma ihtimalinin kalmadığını belirtti. Tüm aday ülkelerin demokratik yönetim ile hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve azınlıkların korunması gibi temel değerlere bağlı kalmasını şart koşan 1993 tarihli Kopenhag kriterlerine uymasının öngörüldüğünü hatırlatan Tisdall "Türkiye bu kriterlere uyum sağlamakta zorlanıyor" dedi: "Bu yeni önlemler AB üyeliğini daha da imkânsızlaştırıyor. Yasanın muhalif milletvekillerine karşı siyasi amaçlı kovuşturmalara izin vererek Erdoğan'ın iktidardaki neo İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi'ne karşı parlamentodaki muhalefetin içini daha da boşaltması bekleniyor.

Almanya'nın soykırım kararına evet diyen Türkiye kökenli 11 vekile Nobel önerisi

Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi 11 vekil için Nobel adaylığı mektubu yazdı. Seyfo Center olarak da bilinen  Süryani Soykırım Araştırmalar Merkezi’nin Başkanı Sabri Atman, Nobel Barış Ödülü Komitesi’ne mektup yazarak Almanya’daki Ermeni Soykırımı tasarısının kabul edilmesi yönünde oy veren Türkiye kökenli vekillere Nobel Barış Ödülü verilmesini önerdi.

Sharmazanov: ''Aliyev'in açıklaması saçmalık''

Ermenistan Parlamento Başkan yardımcısı  Eduard Sharmazanov'dan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ''Sadece Karabağ'ın değil , Syunik'ten Yerevan'a kadar Azerbaycan'ın tarihi toprakları olduğu'' iddiasına sert tepki geldi.Aliyev'in açıklamasını komik ve saçmalık olarak nitelendiren Sharmazanov ''Aliyev bir cümle ile tüm dünya tarihinin büyük tarihçilerini yalanlıyor... dedi.

eNewsletter of the Eastern Diocese

Saintly Defiance
The king ruled over an empire of many nations, and had a great opinion of himself. He had his own image sculpted in a statue of gold, 90 feet tall, and ordered all the authorities of his realm—political, judicial, religious—to fall down and worship it. Predictably, they all did. Almost all. For among the captive nations ruled by King Nebuchadnezzar, three Hebrew men refused to obey the command. Shadrach, Meshach, and Abednego were identified by lackeys of the king, and brought before his angry judgment. The king offered them a simple choice—worship the idol or die—along with a menacing question: “Who is the god that will deliver you out of my hands?”

Ukrayna Parlamentosu Fener Patrikhanesi'ne başvuracak

Yunanistan'ın Girit adasında önümüzdeki hafta bin yıl aradan sonra düzenlenecek olan Ortodoks Konsülü öncesinde Ukrayna Parlamentosu'nda iktidar partilerine mensup milletvekilleri, Fener Patrikhanesi'ne, Ukrayna'da Rus Kilisesi'nden bağımsız Ukrayna Ortodoks Kilisesi kurmasına yardımcı olması için çağrıda bulunmaya hazırlanıyor.

Kocharyan: ''Ateşyan'ın mektubu İstanbul Ermenileri'nin baskı altında yaşadığını kanıtlıyor''

Ermenistan Dışişleri Bakan yardımcısı  Shavarsh Kocharyan İstanbul Ermeni Patrikhanesi Vekili Aram Ateşyan'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yazdığı mektubun, İstanbul Ermenilerinin baskı altında yaşadığını kanıtladığını dile getirdi.... Ermenistan Parlamentosu Müreffeh Ermenistan grup temsilcisi milletvekili Naira Zohrabyan, Ateşyan’ın yaptığının daha önce Ermeni tarihinde görülmemiş aşağılıkta bir davranış olduğunu söylerken Eçmiadzin’e çağrıda bulundu , “Bu kişi görevden alınmalıdır, bu aynı zamanda bana farklı kanallar ile ulaşan birçok İstanbullu Ermeninin de arzusudur” şeklinde konuştu. Zohrabyan’ın bu çağrısına Eçmiadzin’den cevap geldi. Mayr Ator (Ana Merkez) Eçmiadzin  Haberleşme Bölümü Müdürü Kahana Vahram Melikyan “Bolis Ermeni Patrikliği orada yaşayan insanlar yani Ermeni cemaati için sorumludur. Bugün o ülkede ne kadar büyük bir korku ortamı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ateşyan’ın bu adımı cemaatini korumak  ve Türk milliyetçilerin olası saldırılarını engellemek  için atılmıştır. Kısaca bu adımı ihanet olarak değil, bir koruma adımı olarak görmek gerekir” şeklinde konuştu.

Amal Clooney, soykırım kurbanı Ezidilerin haklarını savunacak

ET Online’ın verdiği habere göre,  aktör George Clooney’nin eşi Amal Clooney, İŞİD terör örgütü tarafından soykırıma uğrayan Ezidilerin haklarını savunacak. İŞİD militanları Irak’ın kuzeyindeki kentleri işgal sonrasında kitlesel katliamlar gerçekleştirdiler. Ayrıca kadınları seks kölesi olarak kaçırdılar. Clooney açıklamasında ″Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, İrak’ta İŞİD tarafından Ezidilere soykırım uygulandığını kabul etti. Nasıl olur da insanlığın bilindik en ciddi suçları gözlerimiz önünde icra edilir, ancak Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından cezalandırılmaz″ dedi.

Ermeni Soykırımı’na ithaf edilen bale performansı "Emmy” ödülüne layık görüldü

ABD’de Televizyon'un Oscarları olarak nitelendirilen Emmy Ödülleri sahiplerini buldu. Ermeni Soykırımı’na ithaf edilen “Yaşamamız için öldüler” bale performansı ABD “Emmy” ödülüne layık görüldü. Ödül, bale performansı yapımcıları olan Diane Paskerian ve Charles Paskerian’a verildi.

Beşikçi: 'Seni başkan yaptırmayacağız' anlayışı yanlıştı

PKK'yı, HDP'nin 7 Haziran'da TBMM'ye 80 milletvekili göndermesi ardından 'geri planda kalmamakla' eleştiren Beşikçi, "HDP’nin, PKK’yı, Kandil’i ikna edememesi de şüphesiz bir zaaftır. 80 milletvekili karşısında, PKK/Kandil artık geri planda kalmalıydı. PKK/Kandil bu bilinçte olmalıydı. Ama PKK’nın, Kandil’in bunun bilincinde olması gerekirdi. Sonuçta bu tutum elbette HDP’ye büyük zarar vermiştir" dedi. 'Çözüm sürecinde' yapılan görüşmelere de değinen Beşikçi, müzakerelerin İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’la yapılmasını da sakıncalı buldu: "Görüşmeler, HDP ile yapılmalıdır. HDP, görüşmeler sürecinde Kandil’le irtibatlı olur. Abdullah Öcalan’ın çok daha yoğun bir baskı ve kuşatma altında olduğu biliniyor. Bu koşullar altında, milletvekilleri tarafından Kandil’e ulaştırılan mektupların içeriğinde, devletin/hükümetin istediklerini dışında bir ifade olabilir mi?"

“Dersimli” Kemal Kılıçdaroğlu’nun Siyasi Açmazları

Mustafa Elveren*
“Dersimli” Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olmasıyla birlikte demokrasi mücadelesine katkı yapacağını düşünmüştüm. Bazı olumsuz davranışlarını (Aleviliği, kürdlüğü, sosyal demokratlığı, vs.) normal karşılamış, bu durumu “güvercin tedirginliği” ve “dürüstlüğü”ne bağlamıştım. Ne yazık ki, gerçeğin öyle olmadığını geç de olsa anladım. Şöyle ki: 1.    Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildiğinde Aleviliğini ve kürdlüğünü dolaylı olarak inkâr etmesi. 2.    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP’li Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ortak aday olarak göstermesi. 3.    Belediye seçimlerinde Ankara Büyük Şehir başta olmak üzere birçok il ve ilçede MHP’li adayları göstermesi. 4.    7 Haziran seçimleri sonucunda her ne sebeple olursa olsun Deniz Baykal’ın TBMM Başkanlığına aday olmasına göz yumması.

Sessizlikten sessizliğe ? Ermeni kimliği ve Müslümanlaştırılmış Ermeniler

Laurence Ritter / Sosyoloji doktoru
Kısa süre önce  «saklı »  ve  «Müslümanlaştırılmış » Ermeniler meselesi su yüzüne çıktı. Türkiye’de bazı tabuların yıkılmasından yararlanarak bazı Ermenilerin kimlik uyanışları olgunun farkına varmayı sağladı. Max Sivaslian ile birlikte hazırladığı «Kılıç artıkları » kitabının yazarı, sosyolog Laurence Ritter bu makalede bize Ermenilerin Türkiye toplumunda kendilerini tanımlamakta yaşadıkları zorlukları ve az ya da çok karmaşık durumları aktarıyor. Yerleştikleri ülkelerde kültür kaybına uğrayan diaspora Ermenileri ile bu gruplar arasında paralellik kuruyor. “Müslümanlaştırılmış” Ermenilerin kimlik tartışması diasporada asimilasyon ve kimlik sorunlarında yankı buluyor. Laurence Ritter otoriterleşen bir sistemde Türkiyeli Ermenilerin kimliklerine yeniden sahip çıkmalarına dair mevcut hareketi tehdit eden unsurları da belirtiyor.

Bundestag tarafından Ermeni Soykırımının tanınması Türkiye’yi tuhaf bir duruma düşürdü

Dışişleri Bakan yard. Şavarş Koçaryan’ın ifadesiyle ‘katılımcının suç ortaklığını kabul edip, suçlununsa reddettiği koşullarda’ bu sonuncunun davranışı en azından tuhaf olmaktadır. Muhabirlerden birinin "Tasarının kabul edilmesine ilişkin Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’ın Türkiye cumhurbaşkanına mektubuna" ilişkin imasına Koçaryan şu yanıtı verdi: "Yorumlamak istemem ancak sadece İstanbul’da değil, birçok yerde Ermeniler üzerine büyük baskı uygulandığı anlamına gelmektedir".

Türkolog: Ermeni Patrik makamı Türkiye iç ve dış politika çıkarları için kullanılıyor

Yerevan Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı, Türkolog Ruben Melkonyan, tarihe bakıldığı zaman hiç bir Ermeni Patriğin tarihi gerçeklerden uzak değerlendirmelerde bulunmadığını, ancak Aram Ateşyan’ın böyle açıklamalar yaparken Ermeni Patrik makamının Türkiye iç ve dış politika çıkarları için kullanıldığını açıkladı. Melkonyan “Çeşitli dönemlerde Ermeni Soykırımı yıldönümlerinde Bolis (İstanbul) Ermeni Patrikleri açıklamalarında siyasi ve tarihi değerlendirmelerden uzak durabildiler, ancak Aram Ateşyan tarihi tahrif ederek bunu yapıyor. Çok önemli bir şey de vurgulamak gerekiyor: Aram Ateşyan, Ermeni Apostolik kilisesinin yüksek rütbeli rahiplerinden biri olduğuna rağmen Ermeni Kilisesi’nin ve Tüm Ermenilerin Katolikosu’nun tutumlarına karşı açıklamalarda bulunuyor.”

Ermenistan Türkiye Sinemasi atölyesine başvuruda son hafta

Ermenistan Türkiye Sinema Platformu (ETSP), proje geliştirme atölyesinin tarihleri açıklandı. 11-13 Temmuz 2016’da, Yerevan’da yapılacak atölyeye, 15 Haziran’a kadar başvurmak mümkün. ETSP, 8. yılında proje geliştirme atölyelerine devam ediyor. Türkiye ve Ermenistan’ın yanı sıra iki ülkenin de diasporasına açık olan atölye iki gün sürecek. Kısa filmci ve belgeselcilere açık olan atölyede, katılımcılar proje sunumlarını yapacak, bire bir toplantılar düzenlenecek.

Lammert Erdoğan'a sert çıktı

 Alman Federal Meclisi Başkanı Norbert Lammert, Ankara'nın tavrını sert bir dille eleştirdi. Tek bir vekile tehdit yoluyla baskı yapmanın, tüm parlamentoya saldırmakla eşdeğer olduğunu" vurgulayan Lammert, Türkiye'den özellikle siyasetçiler tarafından yapılan eleştirilerin meclis üyelerine yönelik tehdit ve hakaretlere zemin hazırladığına işaret ederek, "Türkiye'deki bazı üst düzey politikacılar açıklamalarıyla, Ermeni soykırımı kararı nedeniyle Meclis üyelerine nefret dolu tehditler ve hakaret içeren söylemlere kısmen ön ayak oluyor" eleştirisini getirdi.Lammert "21. yüzyılda demokratik bir seçimle işbaşına gelmiş bir cumhurbaşkanının, yine demokratik seçimle görevlendirilmiş Alman Federal Meclis üyelerinin Türkiye kökeninden şüphe etmesini, kanlarını 'bozuk' olarak nitelendirebileceğine hiç ihtimal vermezdim" dedi ve "Meclis üyelerinin bir de teröristlerin uzantısı olduğu yönündeki iddialarını tamamen geri çeviriyorum" şeklinde konuştu.

‘Hakaret ve tepkiler soykırımın daha çok tartışılmasını sağladı’

Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı resmen tanımasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedef aldığı Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, tasarının kabul edildiği 2 Haziran’dan sonra yaşananları anlattı. Almanya’nın aldığı kararla Türkiye’ye “Biz de oradaydık” mesajı verdiğini söyleyen Özdemir, kendisine yönelik hakaret ve tehditlere ilişkin olarak da “Soykırımın daha çok tartışılmasını sağladı” dedi.

 Screening of the Award-Winning Movie “The Cut“ at OIA Center.


Event details
Date; on June 12, 2016
Time: st 6:00 pm
 Oia Center 9726 Sherman Way Winnetka, CA 91306
 More info: 818 800 1976

Rhode Island Senatosu Ermeni Soykırımı eğitim programı eyaletin müfredatına dahil eden yasayı onayladı

Holokost’u ve başka soykırımlarını anlatan eğitim programını ABD Rhode Island eyaletinin müfredatına dahil edecek yasa tasarısı yakında Temsilciler Meclisinin oylamasına sunulacak. Senato tarafından oybirliği ile onaylandığı yasa tasarısı Ermeni Soykırımı’nı, Holokost’u, Kamboçya, Irak, Ruanda ve Darfur soykırımlarını da kapsayan eğitim programının, 7 -12.  sınıfların müfredatı içerisinde zorunlu kılmasını öngörüyor. Şu anda ABD eyaletlerinden California, Florida, Illinois, Michigan, New York, New Jersey ve Pennsylvania’da artık bu gibi yasalar kabul edilmiş durumundadır.

Yahudi Soykırımı’nın inkârına hapis cezası

İtalya, Yahudi Soykırımı’nın inkârının hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.İtalyan milletvekilleri, Yahudi Soykırımı'nın inkârı ve belirli etnik gruptaki insanlara karşı nefret çağrılarına 2-6 yıl arasında hapis cezası öngören yasa tasarısını kabul etti.İtalyan haber ajansı Ansa'nın haberine göre, 237 milletvekili yasa tasarısına evet derken, 5 kişi hayır oyu kullandı. 102 milletvekili ise çekimser kaldı.(Tabi Perincek yok oralarda fırsattan istifade:)HYETERT)

Ermeni İş Adamı, Oğlunun Düğünü İçin 2 Milyon Dolar Harcadı

Milyarder Ermeni iş adamı Samvel Karapetyan, oğlu Sargis Karapetyan'ın düğünü için 2 milyon dolarlık harcama yaptı. Son zamanların en görkemli düğünlerinden biri geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Milyarder Ermeni iş adamı Samvel Karapetyan'ın oğlu Sargis Karapetyan, Salome Kinsturashvili ile Rus ve Ermeni cemiyet hayatının önde gelen konuklarının tanıklığında evlendi.

AB Parlamento Başkanı'ndan Erdoğan'ı kınayan mektup

Avrupa Birliği (AB) Parlamento Başkanı Martin Schulz, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Almanya Bundestag'ı tarafından onaylanan Ermeni Soykırımı tasarısı konusundaki konuşmalarını kınadı.  Schulz, konuyla ilgili Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup iletti. Mektutan bazı alıntılar Alman basınına da sızdı. AB Parlamento başkanı, Alman Federal Meclisi'nin Türk kökenli milletvekillerine yönelik Erdoğan'ın açıklamalarına cevaben şunları kaydetti: "Böyle bir adım, tabulerin açık ihlalidir .Ben bunu sert bir şekilde kınıyorum." Parlamentodaki milletvekilleri, görev tanımları çerçevesinde kendilerini fikir ayrılıklarından bağımsız olarak özgürce ifade etme hakkına sahip olduklarını dile getiren Schulz, " Buna istinaden asla terörist olarak nitelenemezler." diye ekledi.  Milletvekillerinin yargılanması olasılığını "söz konusu bile olamaz" diyen Schulz, kendisini milletvekillerini "korumak zorunda hissettiğini" kaydetti.

Stratejik ilişkilerde soykırım gerilimi

Soykırım gerilimi, güvenlik ve savunma alanında stratejik öneme sahip Türk-Alman işbirliğini etkileyecek mi? Uzmanlar ihtimal vermiyor ancak endişeli bekleyiş sürüyor. Türkiye ile Almanya arasında soykırım gerginliği tırmanırken, “ilişkiler bundan zarar görecek” restini çeken Ankara’nın tepkisini hangi alanlarda göstereceği belirsizliğini koruyor. Siyasi gözlemcilere göre, Türkiye ile Almanya yol ayrımında. Siyasi gerilimin ilişkileri her alanda zedeleyecek boyutta tırmanmasına izin mi verilecek? Yoksa Federal Meclis’in soykırım kararı bir görüş ayrılığı konusu olarak kendi dinamikleri çerçevesinde tartışılırken, her iki ülkenin çıkarına olan stratejik alanlardaki işbirliğine devam edilmesi mi tercih edilecek?

'Almanya yanlışından geri dönmeli'

Alman parlamentosunda 1915 olaylarının 'soykırım' olarak niteleyen tasarının onaylanmasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Almanya bu yanlış adımdan dönmeyecek olursa bizim de atacağımız adımlar farklı olacaktır" dedi.

FETÖ’nün kanı bozuk yazarı da ‘soykırım’ dedi

Yarına Bakış adlı sözde gazetede Ümit Kardaş isimli yazar, Almanya’nın aldığı “Ermeni” kararına destek vererek alçakça “Ermenilere soykırım yapıldı” diye yazdı.. İşte Paralel Yapı’nın “kapatın artık bu gazeteleri” dedirten yayın organında yayımlanan o yazı: Almanya, aklı ve vicdanı öne çıkarıp, medeni bir şekilde Ermenilere yapılan mezalimin suç ortağı olduğunu kabul ederek doğru olanı yaptı. İttihat ve Terakki ile yaptığı suç ortaklığı nedeniyle özeleştiride bulundu, vicdanlıca sorumluluğunu üstlendi, akıllıca elini kolunu bağlayan prangaları attı, toplumunu ve siyasetini bu olay nedeniyle iyileştirme yoluna soktu. Almanya, geçmişinden gocunmadan bu zulme ortak olanlarla yolunu ayırmasını bildi,“onlar benim ecdadım” demeden objektif ve ilkesel bir tavır sergiledi ve özür dilemesini bilen bir kültüre sahip olduğunu da gösterdi. Almanya’nın bunu hangi siyasî saikle yaptığı hiç önemli değil. Aslında bunu Erdoğan ve Merkel birlikte yapabilirlerdi. Bu, Türkiye’yi güçlendirir ve itibarlı hale getirirdi. Oysa İttihat ve Terakki vandallığının zihniyet kodlarıyla yaşayan siyasetçi ve bürokrat erbabının beyanları hepimizi medeniyetten, akıl ve vicdandan uzak bir çapsızlığın ve kalitesizliğin içine gömdü. Köşemin elverdiği ölçüde bu meseleyi bir süre analiz etmeye çalışacağım.

Ermeni soykırım iddialarını kabulden bir şey olmazmış

Dr. Ahmet H. Kepekçi  /  posta@ahmethamdikepekci.com
Ülkemizde gündem sürekli değişse de temelde sorunlar aynı. Son yaşadığımız gündem Almanya'nın ermeni soykırım iddialarının kabulü oldu. Hükümet başta olmak üzere, gereken tepkide gösterilmedi. Ayrıca oylama öncesinde de hükümet gereken diplomasiyi ortaya koymadı. Hele oylama sonrasında bundan bir şey olmaz yaklaşımı kurbanlık koyun gibi başına gelecekleri kabullenmiş bir devlet ve hükümet görüntüsü verdi. Ermenilerin 4T diye bilinen dünyanın kabul ettiği ve devletimiz tarafından da çok iyi bilinen açılım, maalesef hükümet tarafından pek de dikkate alınmıyor.

Batının Türkiye Aleyhtarlığının Tarihi Kökeni

Dr. Oğuzhan Yanarışık / Akademik Perspektif Enstitüsü Başkanı
Ortalama bir Batılının bu kasıtlı yanlış bilgilendirme bombardımanının etkilerinden kurtulabilmesi oldukça zor. Türkiye’ye sempati ile bakanlar arasında bile, Türkiye hakkında seyrettiği, okuduğu veya dinlediği pek çok olumsuz yayının izlerini görmek mümkün. Tarihî kökenleri derinlere uzanan bu karalama kampanyasında, Osmanlı’ya karşı duyulan nefretin ciddi bir payı var. Nitekim özellikle pek çok tarihi çalışmanın da açıkça ortaya koyduğu üzere, İstanbul’un fethinden itibaren, Avrupa’daki kiliselerde Türklere karşı dinî ayinler düzenlenmeye başlandı. Osmanlı’nın sürekli zafer kazanıp Avrupa içlerine doğru ilerlemesiyle birlikte, Türklerin Hristiyanlığı yok edeceği korkusu bütün Avrupa’yı sardı. Kilise, bu duruma ilginç önlemler almaya çalıştı. Örneğin, Prag Başpiskoposu Türklerin Hristiyanlık üzerindeki galibiyetlerini ve yaklaşan tehlikeyi halka hatırlatması için, her Cuma saat dokuzda kilise çanlarının çalınması talimatını verdi. 16. yüzyılda yaşamış Viyana Piskoposu Fabri, vaazında cemaatini uyarıyordu: “Bu gökyüzü altında Türklerden daha merhametsiz ve daha gözü pek cani yoktur. Genç yaşlı veya kadın erkek ayrımı yapmadan, herkesi katlederler.” Sadece 16. yüzyılda bile, Avrupa’da Türk düşmanlığı ihtiva eden 2500 civarında kitap yazıldı. Böylece, “kana susamış Türk” imajı zihinlere iyice kazınmaya çalışıldı (Karlsson, 2006).

Avrupa'dan Erdoğan'a sert mesajlar

Avrupa Komisyonu, Erdoğan'a “AB konusunda niyetini açıkça söyle” çağrısında bulunurken, Avrupa Parlamentosu'nun en önemli grubu Hristiyan Demokratlar'dan ilk defa “Türkiye güvenilir ülke olmaktan çıkıyor” mesajı geldi… Oturumda Avrupa Komisyonu adına söz alan Genişlemeden sorumlu Avusturyalı komiser Johannes Hahn, Ankara ile “bulunduğu coğrafi konum” nedeniyle birçok konuda görüşülmesi ve işbirliği yapılması gerektiğini söylemekle birlikte, “Türkiye'nin AB'den uzaklaşıp, bambaşka bir istikamete yöneldiğine” işaret etti. “AB üyesi olmak isteyenin Türkiye olduğunu” hatırlatan Hahn, bunun için şartlar olduğunu, bu şartların yerine getirilmemesi halinde üyeliğin mümkün olamayacağını ifade etti. Hahn, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunarak "AB üyeliği konusunu ciddiye alıp almadığına açıklık getirmesini" istedi. "Aksi halde bu konuya bu kadar zaman ayırılmış olması yazık" şeklinde konuşan Hahn, "Biz hazırız ama sadece Avrupa koşullarıyla. Hukuk devletine saygı müzakere edilemez. Demokrasinin Türk varyantı yoktur" ifadelerini kullandı. Hahn, Avrupalı parlamenterlere "Ne siz ne de bizim Başkan Erdoğan'dan korkmamız için sebep yoktur. Bizim inanç ve ilkelerimiz ortada.

Agos’tan Erdoğan’a Mektup Yazan Ateşyan’a Mektup

Agos, Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi sonrası Erdoğan’a mektup yazan ve Ermeni toplumunun üzgün olduğunu iddia eden Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a mektup yazdı...“Mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okuduk.” “Almanya’da kabul edilen Ermeni Soykırımı yasasına ilişkin Cumhurbaşkanı’na hitaben ve ‘Türkiye Ermenileri Cemaati olarak’ ifadesiyle yazmış bulunduğunuz mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okumuş bulunmaktayız. “Bu mektubu, o cemaate mensup olan ancak sizin dile getirdiğiniz görüşlerin içerik ve üslubuna katılmayanların sesi olarak kabul edin. “Bir halkın vatandaşı olduğu devletin kararı ve sistematik uygulaması ile yaşadığı topraklardan neredeyse topyekûn silinişini, ‘Birinci Dünya Savaşı’nın trajik dönemlerinde cereyan etmiş olaylar’ şeklindeki devlet söylemiyle tarifiniz, sizin de dahil olduğunuz halkın nezdinde atalara, kurbanlara ve kalanlara hakarettir.

Soykırımda fabrika ayarlarına dönüş

Cengiz Aktar
Aksi şaşırtıcı olurdu. Milliyetçi travmayla yatıp kalkan bir memlekette Türk/Sünnî/Erkek olmayan her farklıya gösterilen şiddetin Ermeni meselesine bulaşmaması mümkün değildi. Esasen ilk salvo Nisan başında “iki devlet bir millet” soydaşımız Azerbaycan’ın Karabağ saldırısı sonrasındaki açık tarafgir beyanla geldi. Ankara bütün diplomatik teamüllerin aksine Ermenistan’a ayar verdi, Bakü dışında kimsenin dikkate almadığı ama bir kenara not ettiği beyanlarda bulundu. Rusya’nın, Fransa’nın ve ABD’nin aksine Güney Kafkasya’da günün birinde bir çözüm gerçekleşirse Türkiye’nin bu çözümde asla tuzu olamayacağını bir kez daha kanıtladı. Ankara Bakü’nün (ve Katar ile Suud’un) petrolü tükenene kadar onlara bağımlı olarak yaşayacak, başka kimsesi olmadığından. Ermenistan politikası da bu bağımlılık ve elbet Ermeni düşmanlığıyla belirlenecek.

Eğer ABD mahkemesi Ermeni Soykırımı'nı tanırsa, hükümet de aynısını yapmaya mecbur kalacak

"The Independent" gazetesi, şöyle yazdı:"ABD vatandaşı olan üç Ermeni, Adana'dan birkaç kilometrelik mesafede bulunan Amerikan İncirlik üssüne olan mülk haklarının iadesi talebiyle Kaliforniya mahkemesine başvurdu. Bu, esrarengiz bir tarihi argüman değil, çok uygunsuz bir siyasi durumdur"... "Independent",  bir asır önce bu mükemmel toprakların, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Ermenilere ait olduğunu anımsattı:"Bu topraklarda çiftlikler, evler, kilise, okul ve Adana'daki Hristiyanların yazlıkları, bir de incir bahçeleri vardı. Osmanlı İmparatorluğu'nun işlediği Soykırım sonucunda adeta tüm Ermeniler yok edildi. Onlar bıçaklarla katledilerek toplu mezarlara atılmış, karıları tecavüz edilmiş, çocukları ise canlı canlı yakılmıştır." Ermenilerin bu acısının , Rusya, Fransa , Almanya dahil dünyanın 20'den fazla ülkesi tarafından tanındığını hatırlatan gazete, "İncirlik'i kaybetmekten ve Türkiye'yi kızdırmaktan korkan ABD, Ermeni Soykırımı'nın tanınmasını hala reddeden az sayıdaki modern Batı ülkelerinden biridir. Halbuki bu tarihi gerçek, Türk tarihçiler de dahil birçok tarihçiler tarafından kabul ediliyor.

Hristiyan Ortodokslar Ramazan ayını afişle kutladı

Salih Berktaş
Hatay'ın İskenderun ilçesinde Hristiyan Ortodoks Kilisesi'nde açılan pankartla Ramazan ayı kutlandı. Her yıl Ramazan ve Kurban Bayramı'nda kilise duvarına pankart asan Hristiyan cemaati, bu yıl da Müslümanların Ramazan ayını kutladı. Şehit Pamir Caddesi'ndeki Aziz Nikola Ortodoks Kilisesi'nin duvarına "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlarız" yazılı pankart asıldı.

Türk avukattan Almanya Anayasa Mahkemesi’ne "soykırım" başvurusu

Almanya Parlamentosu’nun 2 Haziran’da aldığı ve büyük tepkilere neden olan Ermeni soykırım kararının iptali için, Alman yargısına ilk başvuru bir Türk avukattan geldi. Ankaralı Avukat Melih Akkurt, parlamentonun aldığı kararın yok sayılması için Almanya Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Akkurt “Uluslararası örnekler ve Alman hukuku haklı olduğumuzu gösteriyor. Birkaç gün içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gideceğim. Sonuçta hukukun evrensel ilkelerinin kazanacağına eminim“ dedi.

Sarkisyan: Ermeni Soykırımı’nın tanınma sürecinin engellenmesi mümkün değil

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan resmi ziyaret için Ermenistan’da bulunan Çek Cumhurieyti Cumhurbaşkanı Miloš Zeman’ı kabul etti. Görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplatısında Sarkisyan, mevkidaşına, Çek parlamentosu dış ilişkileri komisyonu tarafından Ermeni Soykırımı’nın kabul edilmesi için Ermeni tarafının memnuniyetini ilettiğini açıkladı.Sarkisyan, Almanya Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı’nı tanıyan yasa tasarısını kabul ettiğini dile getirerek “Bir kaç gün önce Almanya’da Bundestag’ın Ermeni Soykırımı’nın tanınmasına dair tarihi kararı, gerçekleri inkar ederek, tarihi  tarhif ederek veya tehdit ederek Soykırımın tanınma sürecinin engellenmesi mümkün olmadığını yeniden ispatladı” ifadelerini kullandı.

Kutsal Ejmiadzin temsilcisi: "Ateşyan'ın bu tür davranışları bir ilk değil"

Ermenistan kaynaklı "Tert.am" internet gazetesine konuşan Kutsal Ejmiadzin Ana Makamı Bilgilendirme Servisi Başkanı rahip Vahram Melikyan, Alman Bundestagı tarafından Ermeni Soykırımı'nın tanınmasının ardından Türkiye Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak Cemaat adına üzüntülerini sunan Ateşyanı eleştirdi. Önceki dönemde Türkiye Ermenileri Patriği Mesrop Mutafyan'ın faaliyetleri ile konuşmalarını hatırlatan Melikyan, Ateşyan'ın ise bu tür davranışlarının bir ilk olmadığına dikkat çekti.

Avrupa Konseyi, Azerbaycan'da Ermeni karşıtı nefret propagandasını kınadı

Avrupa Konseyi'nin(AK) , Irkşılığa ve Ayrımcılığa Karşı Mücadele Komisyonu, Azerbaycan hakkındaki raporunu 7 Haziran'da yayınladı. Raporda, Azerbaycan'da nefret propagandası yapan açıklamalar, bağımsız sivil topluma ve basına karşı devam eden baskılar, cinsel azınlıklara uygulanan saldırı ve şiddetten dolayı en derin kaygılar ifade edildi. Raporda, son 5 yılda Azerbaycan'da ırkçı nefret sebepli cinayetler işlenmediği , fakat buna rağmen yine de siyasi önderler, eğitim kurumları ile basın mensuplarınca Ermenilere karşı nefret propagandası yapılmaya devam ettiği kaydedildi.

İspanya'da sözde Ermeni soykırımı iddialarına ret


Şenhan Bolelli     
İspanya'nın 17 özerk yönetiminden ve ülkenin kuzeybatısındaki Galisya özerk yönetiminin yerel parlamentosu, sunulan sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir karar tasarısını reddetti. Galisya Parlamentosundaki Karma Grup tarafından 25 Nisan'da gündeme getirilen ancak Genel Kurulda oylaması bugün yapılan sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin karar tasarısı 32 lehte oya karşı 38 oyla reddedildi.

YÖK'ten 'Uluslararası Ermeni Konferansı' çağrısı

Selma Kasap
YÖK Başkanı Saraç, Alman Federal Meclisi'nde Ermeni iddialarına ilişkin alınan karara karşı, konunun üniversitelerde bilimsel zeminde ele alınması ve tartışılması gerektiğini belirterek, iddialara karşı uluslararası nitelikte akademik bir konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı.Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Alman Federal Meclisi'nde Ermeni iddialarına ilişkin alınan karara karşı, konunun üniversitelerde bilimsel zeminde ele alınması ve tartışılması gerektiğini belirterek, iddialara karşı uluslararası nitelikte akademik bir konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı.

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu Bakü’ye Ermeniler karşı nefret tahrikine son verme çağrısında bulundu

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (European Commission against Racism and Intolerance, ECRI) 7 Haziran’da Azerbaycan’a ilişkin yeni raporunu yayımladı… Raporda ″Siyasal liderler, dini kurumlar ve haber araçlarında Ermenilere yönelik nefret tohumları eken dil kullanımı devam etmektedir. Bu retoriği duyarak bir bütün Azerbaycan nesli yetişmiştir. Ermenistan’la uzlaşıya yönelik süreçlerde yer alan aktivistler tartışmalı suçlamalarla hürriyeti bağlayıcı cezalara çarptırılmış ve Taliş’lilere yönelik de nefret dili kullanıldığı endişeleri bulunmaktadır. ECRI kamu görevlilerinin Ermenilere yönelik nefret tahrikinden uzak durmalarının temini, çoğulcu ve bağımsız sivil toplumun gelişimi için eşdeğer koşullar yaratılması için yönetime çağrıda bulunmaktadır.

Ermeni çocuklar uluslararası sergi-festivalde 14 madalya kazandılar

Ermenistan bu yıl Polonya’da yapılan 10. Uluslararası Çocuk ve Ergenler Modern Tekstil Sanatı Sergi Festivaline ilk kez katıldı. 14 ülkenin (Ermenistan, Rusya, Bulgaristan, Hırvatistan, Küba, Büyük Britanya, İrlanda, Litvanya, Letonya, Polonya, Romanya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna) yer aldığı festivalde yaklaşık 5500 katılımcının eserleri yer aldı.

Patrik vekili Ateşyan'dan Erdoğan'a 'soykırım' mektubu

Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan, Almanya’nın Ermenis Soykırım Tasarısı’nı kabul etmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir mektup yazdı. Ateştan, mektupta tasarının kabulünü “Ermeni Milletinin emperyalist güçler tarafından kullanılması’ olarak tanımlıyor; kararın ‘Ermeni milletinde derin bir üzüntü yarattığını’ belirterek ‘Yüksek Makamımıza arz ederiz” diyor. (!!!!!!!HYETERT)

Mısırlı profesör, Ermeni Soykırımı'nı inkar eden Türkiye’yi eleştirdi

Profesör Ayman Salaman, “Kendisinin gerçekleştiği soykırım suçunu inkar ederek ve tarih ile insanlık karşısında uluslararası sorumluluktan kaçarak büyük bir hata işleyen Türkiye nasıl Almanya Parlamentosu’nun kararını tarihi hata olarak niteleyebilir?” şeklinde Türkiye’nin tavrını eleştirdi… Salaman şöyle devam etti: “Ermeni Soykırımı’nın tarihi gerçek olduğu ve 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermenilere karşı yaptıklarının 1948 tarihli BM Soykırım Sözleşmesi’ndeki tanımlamalara göre suç olduğu için Türkiye’nin beraatleri uluslararası hukuk açısından hükümsüzdür.”

Polonya'nın Polanov kentinde Ermeni Soykırımı anıtı açıldı

4 Haziran’da Polonya’nın Polanuv şehrine yakın bulunan St. Ler kilisesinin avlusunda Ermeni Soykırımı 101. yıl dönümüne ithaf edilen bir haçkar dikildi. Haçkarın açılış törenine katılan Ermenistan’ın Polonya büyükelçisi  Edgar Ghazaryan , anıtın anma sembölü olmakla beraber, Hristiyanlık ortak değerleri olan Ermeni ve Polonyalı halkların dostluğunun sembolü de olduğunu söyledi.

Bizim tarihimizde katliam yok mu?

Hasan Cemal
Bizim tarihimiz ‘şefkat tarihi’ymiş... ‘Merhamet tarihi’ymiş...Erdoğan böyle buyuruyor. Peki, ama daha bir kaç yıl önce 1915’e ilgili olarak taziye yayınlayan, üzüntü belirten kim? Üstü örtülü ‘özür’ün kıyısında dolaşan kim? Daha 2010’da, “1938 yılında Dersim’de 50 bin kişi katledildi” diyen kim? Bunlar, başbakanlık koltuğunda otururken senin ağzından çıkmadı mı? Şefkatli, merhametli tarihimizde varlık vergisi yok mu? Trakya pogromu yok mu? 6-7 Eylül yok mu? Çorum katliamı yok mu? Kahramanmaraş katliamı yok mu? Madımak katliamı yok mu? Roboski katliamı yok mu?

Uzman: Türkiye, Ermeni Soykırımını tanırsa, 50-70 milyar dolar kazanacak

Uzman Ermeni Soykırımı sırasında öldürülen Ermenilerin hayatları ile varlıkları İsveçre’li ve ABD’li şirketler tarafından sigortalandığına dikkat çeken uzman “Söz konusu kişiler Türkiye vatandaşıymış, ve Türkiye Ermeni Soykırımını tanırsa onların sigorta tazminatları Türkiye Cumhuriyetine geçecek. 1993 yılı itibariyle 25 milyar dolara ulaşan miktar bugün artık 50-70 milyar dolara ulaşıyor” dedi.Gabrileyan bugün Soykırım kurbanlarının haleflerinin sadece yüzde 5’inin hayatta olduğunu belirtti.

Merkel: Türkiye'nin iddiaları makul değil

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal Meclis'te Ermeni soykırımının tanınmasıyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sert açıklamalarına ilk kez yanıt verdi ve Erdoğan'ı bu açıklamalarından dolayı eleştirdi. Berlin'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelişinden sonra düzenlenen basın toplantısında konuşan Merkel, "Alman Federal Meclisi'nin milletvekilleri, istisnasız, serbest bir biçimde seçilmiş milletvekilleridir ve Türkiye tarafından konuyla ilgili ileri sürülen iddia ve açıklamaları makul bulmuyorum" dedi.

İstanbul'da kabul edilen "soykırım" paneline ne diyeceksiniz?..

Ahmet Takan / ahttakan@gmail.com
"Eyy Almanya" denmişti... "Burada bir üst akıl var. Talimat gelmiş olmalı...""Alman ekolü, Türkiye üzerinde bazı operasyonlar peşinde" diye efelenilmişti..."Merkel yüzüme nasıl bakacak" diye recon kesilmişti!..Hele hele bir de o "delikanlı ol ciğerimi ye" yok mu?..Yerseniz yoğurt cinsinden bu asılsız hönkürmelere kulak verip, bir de inandıysanız vay halinize!..Alman Parlamentosunda 2 Haziran'da kabul edilen sözde Ermeni soykırım tasarısından sonra çadır tiyatrosu  tüm hızıyla devam ediyor..."Kasımpaşa'dan kendini bilmez Almanlara ne biçim de diklendik. Merkel de kaçacak delik arıyordur" diye kendi kendinizi kandırıyorsanız... Sıkı durun o zaman!..Gördüğünüz bu renkli ilan (!) sözde soykırım tasarısının kabul edildiği gün İstanbul'da elden ele dağıtılıyordu. Fotoğrafa bakıp da hâlâ anlayamamış olma ihtimalinize karşılık daha açık hale getirelim;İlanın kocaman başlığı;Soykırımın İzinde Ölüm ve Yaşam.Yüzler, sözler, izler.Ve altında kocaman bir mikrofon resmi.Panel programı;4 Haziran 2016 Cumartesi. 

İstanbul Ermeni cemaatinde Süryani oyuncu tartışması

Türkiye'de yaşayan Ermeniler arasında düzenlenen basketbol turnuvasında Yeşilköy Takımı oyuncusu Cem Temirci'nin Süryani olması sebebiyle organizasyonda yer alamaması tartışmalara sebep oldu. Temirci ve takım arkadaşları, formalarını çıkararak kararı protesto etti. Turnuvanın tertip heyeti ise konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Vordan Karmir ünlü Ermeni boyası

Vordan Karmir (Böcek Kırmızısı/Porphyrohora hameli) geleneksel Ermeni boyasının UNESCO Kültürel Miras Listesi'ne girmesi için “SARD” Mağazalar ağı tarafından başvuru yapılacak. Mağazanın halkla ilişkiler bölümünden yapılan açıklamada “Yakında Vordan Karmir’i kaydetme teklifi UNESCO Ermeni Komisyonuna sunacağız” denildi. Açıkamada Avrupa üretimli en kaliteli boyaların birkaç on yıllık garanti olurken Vordan Karmir’in renginin bin yıllar boyunca kaybetmediğini söyleniyor. 

Kalın: Ermenistan kararı yasa dışı, yanlış ve zarar verici

Kalın, "Ermenistan Kararı: Yasa dışı, yanlış ve zarar verici" başlığıyla Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi için makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Alman Federal Meclisinin (Bundestag) 2 Haziran Perşembe günü 1915 olaylarıyla ilgili kabul ettiği kararla sadece hukuku ihlal etmekle kalmadığını aynı zamanda dar görüşlü ve yanlış bir karar da verdiğini belirtti.

Erdoğan'a 'tahrikçilik' suçlaması

Alman Federal Meclisi Başkanvekili Claudia Roth, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Alman milletvekillerine yönelik açıklamalarını eleştirerek, Erdoğan'ın 'apaçık tahrikçilik yaptığı' suçlamasında bulundu. Almanya Başbakanı Angela Merkel'i Erdoğan'ın suçlamalarına karşı resmi bir protesto tavrı sergilemeye çağıran Roth, "Başbakan net bir tavır sergilemek zorundadır. Erdoğan'ın yaptığı tüm teamüllere aykırıdır, sineye çekilmemelidir" diye konuştu. Claudia Roth, Erdoğan'ı Almanya'daki milyonlarca Türk üzerinden huzursuzluk çıkarmaya çalışmakla suçladı ve "Türkiye'deki çatışmacı tarzını Almanya'ya taşıyıp, bu tür saldırılarla burayı da kutuplaştırmaya çalışıyor" ifadesini kullandı.